SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/894 E. 2024/179 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/894

Karar No

2024/179

Karar Tarihi

6 Mart 2024

T.C.

İZMİR

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/894

KARAR NO : 2024/179

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 15/11/2023

KARAR TARİHİ : 06/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01.08.2017 tarihinde 2017 yılına ait ... marka model araç satın aldığı, işbu ... plakalı aracın satın alındığı tarihten itibaren tüm bakımlarının yetkili serviste yapıldığı, aracın yetkili servise her götürüldüğünde araçta yağ eksilme sorunu olduğundan bahsedilerek bu araçta kullanılan motorda yağ kaybının normal olduğunun müvekkili şirket yetkilisine bildirildiği, aracın garanti süresi bittikten sonra araç turbo arızası verdiği, iyi niyet garantisi kapsamına sokulan araçta turbo başta olmak üzere birçok parça değişikliği ve onarım yapılarak 11.02.2021 tarih ve 17.477,57 TL bedelli e-faturadaki tutarın bir kısmı müvekkil tarafından ödendiği, bir kısmı ... tarafından karşılandığı, araç turbo değişiminden sonra dahi araçta yağ kaçağı devam ettiği, birçok kez aracın yetkili servise götürülmek zorunda kalındığı, yetkili servisin davalı ...Ş. tarafından yapılan, İş Emri Açılış ve İş Emri Kapanış başlıklı belgelerde yer alan tespitlerde motorda yağ kaybı olduğu belirtilerek birçok kez onarım ve parça değişikliği yapıldığı, bu hususlara ilişkin olarak müvekkili adına faturalar düzenlendiği ve kusuru olmamasına rağmen müvekkilinin tüm ödemeleri yaptığı, tüm bu onarım, parça değişikliği ve tamiratlara rağmen araç turbosunun yeniden arızalandığı, bu sefer araç turbosu parça garantisinden dolayı değiştirildiği hatta ikinci turbo değişiminden önce araçta motor kaynaklı olarak arıza meydana geldiği tespit edilerek araçta yine birçok parça değişikliği ve tamirat yapılarak müvekkili adına 15.04.2022 tarih ve 27.963,68 TL bedelli e-fatura düzenlendiği ve fatura bedelinin müvekkili tarafından ödendiği, garanti süresinin sona ermesinden sonra davalı ...Ş. tarafından müvekkiline ait araçtaki tespitlere ilişkin olarak 10 adet İş Emri Açılış başlıklı belge, 10 adet İş Emri Kapanış başlıklı belge ile 11.02.2021 tarihli, ... no'lu, 17.477,57 TL toplam tutarlı, 12.02.2021 tarihli, ... no'lu, 2.731,62 TL toplam tutarlı, 15.02.2021 tarihli, ... no'lu, 18.958,33 TL toplam tutarlı, 17.03.2021 tarihli, ... no'lu, 1.511,56 TL toplam tutarlı, 31.08.2021 tarihli, ... no'lu, 1.052,73 TL toplam tutarlı, 11.10.2021 tarihli, ... no'lu, 6.679,54 TL toplam tutarlı, 08.11.2021 tarihli, ... no'lu, 156,22 TL toplam tutarlı, 15.04.2022 tarihli, ... no'lu, 27.963,68 TL toplam tutarlı, 11.08.2022 tarihli, ... no'lu, 72.303,20 TL net tutarlı 9 adet e-fatura düzenlendiği, aracın ikinci kez turbo değişimi yapıldıktan sonra araç servisten çıkamadan yapılan testler sonucunda motorunun arızalı olduğu ve motorun değişmesi gerektiğinin müvekkiline bildirildiği, davalı ...Ş.'nin 21.09.2022 tarihli İş Emri Kapanış başlıklı belgesinde motor değişimi başta olmak üzere yapılacak işlemlerin toplam tutarının 345.553,01 TL olacağı müvekkiline bildirildiği, müvekkili tarafından davalı borçluya 12.10.2022 tarihinde 100.000 TL, 08.11.2022 tarihinde 247.306,75 TL olmak üzere toplam 347.306,75 TL banka aracılığıyla gönderildiği, belirtilen sebepler uyarınca müvekkilinin ... plakalı aracı satın alındığı günden itibaren motordaki yağ kaybından kaynaklı olarak birçok kez araç yetkili servise götürüldüğü, araçta farklı zamanlarda ve çok sayıda parça değişikliği gerçekleştirildiği, garanti süresi bittikten sonra yağ kaybından kaynaklı onarım, parça değişimi, tadilatlara ilişkin müvekkili adına düzenlenen faturaların bedellerinin müvekkilinin kusuru olmamasına ve salt aracını kullanabilmesi için ödenmek zorunda kalınmış olup tüm bu onarımlara rağmen motorun arızalandığı, araçta meydana gelen zararlara sebep olan asıl arızanın veya kusurun tespiti, bu arızanın veya kusurun üretimden mi yoksa servisteki hatalı, eksik onarımdan mı kaynaklandığının tespiti, arıza veya kusur sebebiyle değişecek parçaların, gerçekleştirilecek tamiratın, onarımın nelerden oluşacağının tek tek tespiti ve bu parça değişikliği, tamirat, onarımın bedelinin tespiti amacıyla açmış oldukları İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı delil tespiti dosyasından alınan bilirkişi raporunda motordaki arızanın sebebinin üretim kaynaklı olduğu, kullanıcı hatasının tespit edilemediği, zararın kullanım kaynaklı olmadığı, motorun komple değişiminin gerektiği, yetkili servis ortamında orijinal parçalarla hasar onarım bedelinin iskontosuz olarak yedek parça ve işçilik olmak üzere KDV dahil 369.2308,95 TL, iskontolu olarak yedek parça ve işçilik olmak üzere KDV dahil 345.553,01 TL olduğunun tespit edildiği, işbu bilirkişi raporu ve ödeme makbuzlarıyla birlikte davalı-borçluya 11.11.2022 tarihinde e-posta yoluyla yapmış oldukları başvuruda 5 gün içerisinde ödeme yapılması isteminde bulunulduğu ancak davalı tarafça cevap verilmediği ve herhangi bir ödeme de yapılmadığı, davaya konu araçtaki motor arızasının üretimden kaynaklanması, kullanıcı hatasından kaynaklı olmaması sebebiyle müvekkili tarafından motor değişim ücreti olarak ödemiş olduğu toplam 347.306,75 TL tutar ile birlikte İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosyasının vekalet ücreti 2.400 TL, iş bu delil tespiti dosyasındaki gider ve harçlar toplamı olan 2.013,40 TL (37 TL başvurma harcı, 133 TL peşin harç, 11,50 TL vekalet harcı, 571,90 TL keşif harcı, 1260 TL gider avansı) olmak üzere toplam 351.720,15 TL'nin, asıl alacak yönünden 17.11.2022 tarihinden işlemiş avans faizi, delil tespiti dosyasındaki alacaklar yönünden 17.11.2022 tarihinden itibaren işlemiş yasal faiziyle birlikte tahsili amacıyla İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından davalının da aralarında bulunduğu borçlulara karşı taraflarınca ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça icra takibine itiraz edilerek takibin durduğu, arabuluculuk yoluna başvurulduğu, anlaşma sağlanamadığı belirtilerek açıklana nedenlerle yargılama sürecinde Mahkemece re’sen belirlenecek hususlar ışığında, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ederek, takibin durmasına sebep olan davalı / borçlunun; İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına, itirazın haksız ve kötü niyetle yapılması sebebiyle İİK 67/2 maddesi uyarınca alacağın %20'den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.

Cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davacı tarafın satın almış olduğu aracın üretici sıfatını taşıyan ... Benz markasının yetkili servisi olduğu yani taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi mevcut olmayıp, esasen müvekkil şirketin üretici firma ile akdettiği isimsiz bir sözleşme olan yetkili servis sözleşmesinin bahis konusu olduğu, bu sözleşme ilişkisi ile satış sonrası hizmetlerin yerine getirilmesini yetkili servis olarak tanımlanan tarafın üstlenmediği, bununla birlikte davacının taleplerinin ilişkin olduğu zamanın garanti süresinin sona erdiği bir aşamaya ilişkin olduğunun dikkate alınması gerektiği, satış sözleşmesinin 01/08/2017 oluşunun kendilerini bu sonuca adeta sürüklediği, davaya konu edilen hususun 21/09/2022 tarihli iş emrine dayanan hizmet sunumunun uzantısında ödenen bedelin iadesi olduğu gözetildiğinde, sözleşmenin kurulmasından itibaren Garanti Belgesi Yönetmeliği'nin 6. Maddesi ile Yönetmeliğin ekli listesinde öngörülen iki yıllık sürenin, ilgili tarihte sona ermiş olduğunun anlaşıldığı, her ne kadar garanti süresi içerisinde üretici/ithalatçının malda çıkan ayıplar ve arızalardan sorumlulukları bulunmakta ve bu eksiklikleri yetkili servisler aracılığıyla gidermekteyseler de somut durumda işlemin gerçekleştirilme tarihi itibariyle garanti süresinin son bulmasının, satış sonrası hizmetler kapsamında bir değerlendirme yapılmasını engellediği dolayısıyla garanti süresi dışında ortaya çıktığı ileri sürülen ayıp ve zararlara ise alıcının katlanmasının olağan olduğu, kaldı ki ayıplı mal ve arızalardan servis istasyonunun sorumluluğunun söz konusu olamayacağı, bu tip bir ayıplı edimden kaynaklı sorumluluğun, satış sözleşmesi bağlamında satıcının ayıptan doğan hukuki sorumluluğunu gündeme getirebileceği ancak müvekkil şirketin satıcı safıtı taşımadığı, aracın satın alınmasına ilişkin dava dilekçesinin ekinde sunulan 01/08/2017 tarihli "e-Fatura" içeriği ile sabit olduğu, bu faturanın incelenmesiyle satıcının, ... Türkiye Anonim Şirketi bayisi olan ... Ticaret Anonim Şirketi olduğunun anlaşıldığı dolayısıyla ayıptan doğan sorumluluğun kendisine karşı ileri sürülebileceği kişinin satıcı sıfatını haiz olan bu şirket olabileceği ve davaya konu taleplerin muhatabı olabileceği sonucuna kolaylıkla ulaşılmakta olduğu nitekim alıcı ile servis istasyonu arasında bir sözleşme ilişkisi kurulmamakta olup, müvekkil şirketin yol açmadığı bir eksiklikten; kullanıcı kaynaklı bir durum bulunmadığından bahisle sorumluluk taşıdığının varlığına kanaat getirilemeyeceği, servis istasyonuna garanti belgesi kapsamında başvurulup başvurulmamasının üreticinin sorumluluğu esas alındığında müvekkil şirketin mevcut olmayan sorumluluğu üzerinde herhangi bir etki yaratmadığının saptanabilmekte olduğu, müvekkilİ şirket tarafından bir bölümü üretimden kaynaklı şekilde ortaya çıkan diğer bölümü kullanıcıdan kaynaklı olan eksikliklere ilişkin olarak garanti süresi dışında bir servis hizmeti sunumu gerçekleştirildiğinden gerçekleştirilen hizmet sunumlarının karşılıklarının, düzenlenen faturalara yansıtıldığı, servis istasyonuna getirilen malın bakım veya onarım işlemlerinin yürütüldüğü, garanti süresinin sona ermesi sebebiyle üretici/ ithalatçıların ifa yardımcısı konumunda olunduğu ileri sürülemeyecek bu evrede, taraflar arasında ilk kez bir sözleşme ilişkisinin kurulduğuna dikkat çekilmesi gerektiği, taraflar arasında kurulan sözleşmenin niteliğinin ise eser sözleşmesi olarak ortaya çıktığı ancak bu eser sözleşmesi ilişkisinde yerin getirilen işlemlerin tamamında sadakat ve özen esaslarına riayet edildiği, muhatabın haklı menfaatlerinin gözetildiği, dava dilekçesinde yer alan açıklamalara bakıldığında bunun kullanıcı hatasından kaynaklı bir durum mevcut olmadığı ve üretim kaynaklı arıza sebebinin varlığı üzerinde toplandığının anlaşıldığı, bu iddiayı kabul anlamına gelmemekle birlikte kullanıcı hatasının söz konusu olmaması, garanti süresi dışında servis olarak hizmet ifası gerçekleştiren müvekkil şirketin eser sözleşmesi bağlamında sorumluluk koşullarının oluşmadığının göstergesi olduğu, zira somut durumda olduğu gibi eksikliklerin üretici kaynaklı olması dahilinde, yani kendisine yüklenilemeyecek bir sebeple ortaya çıkan eksiklikleri giderebilmek adına ticari işletmesi bağlamında karşı tarafa menfaat sağlayan taraf olan müvekkil şirketin iş sahibinin bedel ödeme borcuna dayanarak kendisinden ödemede bulunmasını talep etmesinin kaçınılmaz olduğu, motorun arızalı olduğu ve motorun değişmesi gerekliliği yönündeki bildirimin uzantısında motor değişikliğinin yapılmış olması ayıp sebebiyle açık bir gereklilik taşımakta olup, satış sonrası garanti süresi dışında hizmet sunumu gerçekleştiren müvekkil şirketin karşılaşılan bu sorunun ortaya çıkmasında kusurlu bir davranışının bulunmadığı, servis istasyonu sıfatıyla yürütülen işlemlerden 21/09/2022 tarihli iş emri içerisinde belirtilen 345.553,01 TL bedele konu olan işlemlerin hiçbirinde ayıplı hizmet ifası mevcut olmadığı gibi davacı tarafın bu yönde bir iddiasının da bulunmadığının özellikle dikkate alınmaya muhtaç olduğu belirtilerek açıklanan nedenlerle müvekkil şirketin araçta karşılaşılan ayıpların giderilmesi yönünden sadakat ve özen yükümlülüğüne uygun bir hizmet sunumu gerçekleştirdiği dikkate alınarak davanın reddine, davacının icra takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu gözetilerek davaya konu meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.

Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir.

DELİLLER:

İzmir .... İcra Dairesine ait ... Esas sayılı dosyasının Uyap örneği ve İzmir .... SHM'nin ... D. İş sayılı dosyasının Uyap örneği dosyamız arasındadır.

İzmir .... İcra Dairesine ait ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde özetle; Mahkememiz davacısı tarafından davalı şirket ile dava dışı ... ... aleyhine toplam 354.791,45 TL alacağın tahsiline yönelik ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının davacıya ait ... plaka sayılı aracın motor değişimine ilişkin ödenen tutarın iadesi ile bu hususta İzmir ... SHM'nin ... D iş sayılı dosyasındaki yargılama giderleri ile işlemiş faize yönelik olarak belirtildiği, davalı yanca geniş anlamda borca itirazlarda bulunulduğu ve takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;

Yapılan inceleme neticesinde; Mahkememiz davacısı tarafından dava dışı ... AŞ'den 01/08/2017 tarihli fatura ile adına kayıtlı ... plaka sayılı aracı satın aldığı, aracın satın alınmasından sonra davalı yandan sadır olduğu anlaşılan birden fazla şikayet ile davalı yetkili servise gittiği, bir kısım onarımlar yapıldığı bununla alakalı davalı yanca davacı aleyhine birtakım faturalar düzenlendiği, fatura bedellerinin ödemesinin yapıldığı devamındaki süreçte davacı tarafça İzmir ... SHM'nin ... D İş sayılı dosyası üzerinden araçtaki arızanın ve bundan kaynaklı kusurun tespitine yönelik açtığı delil tespiti davası üzerine Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, kazandırılan rapor kapsamında ve davacı aracının motor değişimine yönelik davalı yana ödendiği belirtilen 347.306,75 Tl'den oluşan toplam alacak istemi ile davalı aleyhine yukarıda belirtilen şekilde İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan ilamsız takibe davalı yanca yapılan geniş anlamda borca itiraz üzerine takibin durdurulduğu konularında dosya kapsamında bir uyuşmazlık olmadığı tespit edilmiştir.

Yukarıdaki yapılan tespit göz önüne alındığında; taraflar arası uyuşmazlığın davacı aracındaki motor değişim bedeli olarak talep konusu edilen 347.306,75 TL alacak ile bu alacağın tespitine yönelik yaptırılan delil tespiti kapsamında alınan rapora istinaden harcanan yargılama giderleri ile bunun faizlerinden oluşan toplam tutarın Mahkememiz davalısından talebi bakımından davalı yanın araçtaki üretimden kaynaklı arıza sebebiyle sorumluluğunun olup olmadığı, bu anlamda davalı yanın icra dosyasına yaptığı itirazın haklılık teşkil edip etmediği sorumlu olması halinde motor değişimi ile bunun tespitine dair talep konusu edilen bedelin gerçek bedeli yansıtıp yansıtmadığı hususlarının tespiti ile değerlendirilmesinin yanı sıra taraflarca istem konusu edilen icra inkar ve kötü niyet tazminat taleplerinin somut olayda koşullarının olup olmadığı hususlarının belirlenmesine yönelik açılan itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır.

Dava ve icra takip dosyasının incelenmesinde davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir.

Mahkememizce davaya dayanak icra takibinin konusunu teşkil eden alacağın davalı yandan hangi gerekçe ile istenildiği yani davalı tarafça yapılan işlemden kaynaklı problem mi yoksa davalı yanın yetkili servis olarak yapmadığı bir işlemden mi kaynaklandığı, söz konusu zararın İzmir .... SHM'nin ... D. İş sayılı dosyası üzerinden aldırılan rapor baz alınmak suretiyle mi istenildiği yahut raporun konusu itibariyle mi davalıdan talep edildiği hususu sorulmakla davacı vekilinden alınan beyanda "davalı aleyhine dayandığımız konu dilekçemizde belirttiğimiz İzmir ... SHM'nin ... D İş sayılı dosyası üzerinden aldırılan rapordur. Davalı yetkili servis olarak araca birçok işlem yapmıştır. Müvekkilim motor tamir ücretini davalı tarafa ödüyor ve talebimizin konusu motorun üretim hatası olduğundan ve kullanıcı kaynaklı olmadığı tespit edildiğinden ve müvekkilimin de kusuru olmadığından yetkili servis olan davalıyı hasım gösterdik. Araç ile alakalı bütün işlemleri davalı yapmıştır. Biz davamızın Mahkemenizce başkaca bir işlem yapılmaksızın doğrudan değerlendirme yapılarak değerlendirme yapılmasını talep ediyoruz" şeklinde beyanda bulunulmuştur.

Yukarıdaki açıklama göz önüne alındığında davalının yetkili servis olduğu, talep konusunun motorun üretim hatasına dayandırıldığı anlaşılmakla uyuşmazlık tespitine geçmeden ve D. İş dosyasındaki rapor denetimi yapılmadan evvel plakası belirtilen aracın hatalı üretim olması halinde alıcı konumundaki davacının alacağının nasıl, ne şekilde ve kimden isteyebileceği yönünde değerlendirme yapılması gerekli görülmekle bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde;

6098 sayılı yasanın Taşınır satışı başlığı altında düzenlenen 219. maddesinde aynen "Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur.

Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." şeklinde düzenleme karşısında satıcının ayıptan sorumlu olacağı hükme bağlanmıştır.

Adı geçen yasanın 223. maddesindeki "Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." şeklindeki düzenleme karşısında adi satış halinde alıcının inceleme ve ihbar yükümlülükleri için herhangi bir şekilde süre belirtilmeyerek gizli ayıp ve ayıbın sonradan ortaya çıkma hali hariç olmak üzere inceleme yönünden “işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz”, ihbar yönünden ise “uygun bir süre içinde” durumun satıcıya bildirilmesinin kabul edildiği anlaşılmış buna karşın ticari nitelikte bir satış olması halinde ise 6102 sayılı TTK'nın 23 maddesine göre teslim sırasında açıkça belli olan ayıplar yönünden ayıbın 2 gün içinde, malda açık ayıp söz konusu olmasa bile malı satım ve teslim alan tacirin 8 gün içinde malı inceleme veya incelettirmekle yükümlü olduğu gibi aynı süre içinde durumu satıcıya bildirmesinin gerekli olduğu ancak ikinci fıkrasına göre ise olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp için 8 günlük inceleme ve ihbar süresinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Yukarıda belirtilen inceleme ve ihbar külfetleri alıcının ayıp nedeniyle doğan seçimlik haklarını kullanabilmesi için gerekli olduğundan yasal süre içinde ayıp ihbarının yapılmaması alıcının Kanundan doğan seçimlik haklarına başvuramaması sonucu doğuracaktır. Somut olaydaki gibi ticari nitelikte bir satış olması halinde alıcının seçimlik hakları 6098 sayılı yasanın 227 maddesinde aynen "Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:

  1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme,

  2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme,

  3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme,

  4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme, Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir." şeklinde düzenlenmiştir.

Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; iş bu dava dayanağı alacağın davalı tarafça araçta yapıldığı anlaşılan tamir işi nedeniyle ileri sürülmediği yani yapılan tamir işinin kusurlu olduğu yönünde bir iddiada bulunulmadığı tam tersi yetkili servis konumunda olan ve motor tamir işlemini yapan davalının yaptığı bu işleme yönelik bir iddiada bulunulmayarak aracın ayıplı olması sebebiyle iş bu davanın açıldığı anlaşılmakta ise de alıcı konumundaki davacının iddia konusu ayıp sebebiyle seçimlik haklarını satıcıdan, üretici firmadan ya da ithalatçı firmadan talep edebileceği, davalının sayılan bu kişilerden olmadığı, aksinin dosya taraflarınca da ileri sürülmediği değerlendirilmekle ileri sürülen alacak iddiası vakıası bakımından davalının husumetinin söz konusu olayda bulunmayacağından husumet nedeniyle davanını reddine dair kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

  1. Davanın HUSUMET NEDENİYLE REDDİNE,

  2. Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 427,60 TL harcın evvelce alınan 4.285,00 TL peşin harçtan mahsubu ile hazineye irat kaydına, fazladan alınan 3.857,40 TL harcın talep halinde ve kararın kesinleşmesinden sonra DAVACIYA İADESİNE,

  3. Davacı tarafından yatırılan başvuru harcı ile yukarıda mahsubuna karar verilen harç ile gider avansından kullanılan kısmın DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,

  4. Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesine göre İADESİNE,

  5. Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. 7/2 gereğince takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE,

  6. Dava açmadan evvel dava şartı kapsamında başvurunun yapıldığı sabit olduğundan 1.680,00 TL arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucu Dilara Antep'e ödenmesi halinde, bu ücretin 6831 sayılı Kanun kapsamında DAVACIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu hususta Hazineye müzekkere yazılmasına,

  7. Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 06/03/2024

Katip ...

e-imzalı

Hakim ...

e-imzalı

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

delillerİtirazınİptali(HizmetizmirSözleşmesindenhükümKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim