İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/534 E. 2023/990 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2016/534
2023/990
27 Aralık 2023
T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/534
KARAR NO : 2023/990
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 11/09/2015
KARAR TARİHİ : 27/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İzmir ... ASHM'nin ... esas sayılı dosyasına sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı ... tarafından kullanılan ... plaka sayılı aracın 22/07/2015 tarihinde Konak, Fahrettin Altay istikametinde mithatpaşa caddesi ile 56. Sokağın kesiştiği kavşakta yaya halde olan davacıya yasak olmasına rağmen U dönüşü yaparken çarptığı, davacının yaralandığı, kazaya karışan araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, davalı ...'in sürücünün babası olduğu, diğer davalı sigortanın ise kusurlu aracın ZMMS sigortacısı olduğu, olay ile alakalı İzmir CBS'nin ... sor. sayılı dosyası üzerinden soruşturma başlatıldığı bu kaza sebebi ile davacının geçici ve kalıcı iş göremezlik durumun oluştuğu gibi çeşitli hastanelerde tedavi gördüğü ve bundan kaynaklı maddi zarara uğradığı ve ayrıca manevi zarara da uğradığı belirtilerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL tedavi gider alacağı, 200,00 TL geçici iş göremezlik ve 700,00 TŞL sürekli iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile 20.000,00 TL manevi tazminatın da davalı ... ve ... müştereken tahsili ile davcıya verilmesinin yanı sıra yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasının talep edildiği görülmüştür.
Mahkemece ... karar sayılı ilam ile görevsizlik kararı verildiği ve kesinleşmekle tevzisi yapılarak mahkememizin yukarıda belirtilen esasına kaydedildiği görülmüştür.
Dava dilekçesinin usulüne uygun tenliğine rağmen davalılarca cevap verilmediği böylece dilekçelerin teatisi aşamasının tamamlandığı ve taraf teşkilinin sağlandığı anlaşılmış davalıların iş bu davayı inkar çerçevesinde savunduğu kabul edilmiştir.
DELİLLER:
İzmir CBS'ye, İzmir ... ASCM'ye, trafik tescil şube müdürlüğüne, davalı ... şirketine, davacının tedavi gördüğü hastanelere, SGK il müdürlüğüne, sosyal ve ekonomik durum tespiti için ilgili kolluğa yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüş, kusura ilişkin mahallinde keşif yapılmış 16/11/2016 tarihli kusur raporunun dosya arasında olduğu anlaşılmış, davacı asilin maluliyeti yönünden EGE ATK'ca hazırlanan 12/12/2017 tarihli raporun yine EGE ATK'ca hazırlanan 07/08/2019 tarihli raporun ve İstanbul ATK'ca hazırlanan 17/12/2021 tarihli raporun ve İstanbul ATK ... Üst kurulunca hazırlanan 14/03/2023 tarihli raporun ve aktüer hesabına yönelik hazırlanan 09/04/2018 tarihli, 05/12/2018 tarihli, 24/09/2019 tarihli, 29/05/2021 tarihli, 29/09/2023 tarihli ve 10/10/2023 tarihli raporların yine dosya arasında olduğu anlaşılmıştır.
İzmir ... ASCM'nin ... esas ve... karar sayılı dosyasının incelenmesinde; dava konusu trafik kazası sebebi ile ... aleyhine açılan taksirle yaralamaya neden olma suçundan kamu davası neticesi verilen cezanın adli para cezasına çevri,ldiği ve kararın 26/10/2016 tarihinde kesinleştiği dosya kapsamına kazandırılan İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi raporun göre ...'un asli, ... ise tali kusurlu olduğu görülmüştür.
Mahkememizce mahallinde kusur bilirkişi vasıtasıyla yapılan tespit ve incelemeler neticesi dosyaya kazandırılan ve taraflara tebliğ edilmekle birlikte davacı yanca itiraza uğradığı görülen 05/12/2016 tarihli raporda davalı ...'nin 7/8 oranında asli, ... ise 1/8 oranında tali kusurlu olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce davacı asilin maluliyet durumun tespit ve tayini açısından verilen ara karar kapsamında EGE ATK tarafından hazırlanan 12/12/2017 tarihli raporda özetle; Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği kapsamında davacı asilin olay tarihindeki yaşına göre sürekli maluliyetinin % 21,2, bugünkü yaşına göre ise % 22 olduğu ve kazadan sonra 3 ay süre ile geçici iş göremezliğe uğradığı yönünde kanaat belirtildiği ve rapora davalı ... tarafından itiraz edildiği anlaşılmış, kaza tarihi itibariyle maluliyetin Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporu Hakkında Yönetmelik kapsamında düzenlenmesi gerektiği belirtilerek yeniden tevdi üzerine EGE ATK tarafından hazırlanan 07/08/2019 tarihli raporda davacı asilin sürekli iş göremezlik oranın % 5, olay tarihinden itibaren ise 3 ay süre ile geçici iş göremezliğe uğradığı yönünde kanaat belirtilmekle birlikte rapora taraflarca itiraz edildiği görülmekle yapılan itirazların karşılanması bakımından dosyanın İstanbul ATK'ya tevdi yönünde karar verilmekle birlikte sunulan ön rapor kapsamında davcının yeniden muayenesinin yapılmasına dair kurulan ara kararın ikmali neticesi İstanbul ATK ... İhtisas Kurulunca Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporu Hakkında Yönetmelik kapsamında hazırlanan tarihli raporda 17/12/2021 tarihli raporun incelenmesinde davacı asilin sürekli iş göremezlik oranın % 8, olay tarihinden itibaren ise 4 ay süre ile geçici iş göremezliğe uğradığı yönünde kanaat belirtilmekle birlikte rapora itirazlarda bulunulduğu görülmüş, dosyada Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporu Hakkında Yönetmelik kapsamında EGE ATK tarafından hazırlanan rapor ile İstanbul ATK ... İhtisas Kurulunca hazırlanan raporlar arası oran ve süre yönünden çelişki olduğu anlaşılmakla ve bu çelişkinin giderilmesi gerektiği kanaatine varılmakla dosyanın tevdisi üzerine İstanbul ATK ... Üst Kurulunca hazırlanan 14/03/2023 tarihli raporun incelenmesinde davacı asilin sürekli iş göremezlik oranın % 8, olay tarihinden itibaren ise 4 ay süre ile geçici iş göremezliğe uğradığı ve dolayısıyla 17/12/2021 tarihli rapordaki sonuç kanaatin benimsendiği yönünde kanaat belirtilmekle birlikte davalılarca rapora itirazlarda bulunulduğu görülmüştür.
Mahkememizce verilen ara karar kapsamında kazandırılan 09/04/2018 tarihli rapor ve 15/12/2018 tarihli raporlar kazandırılmış ise de bu raporların kaza tarihi itibariyle uygulama imkanı olmayan maluliyet raporu baz alınarak hazırlandığı anlaşılmakla birlikte yine aktüer bilirkişisi tarafından 01/04/2019 tarihli ek rapor sunulmuş ise de bu raporun TRH 2010 tablosu kullanılmak ve 1.8 teknik faiz üzerinden yapılan hesaplama ile oluşturulduğu anlaşılmakla birlikte bu aşamaya kadar bahsedilen raporların hem hatalı yönetmelik kapsamında hem de TRH 2010 tablosu kullanılmak ve % 10 artırım ve % 10 eksiltim yönetimine göre hazırlanmayan raporlardan oluştuğu, 01/06/2021 tarihli aktüer raporunda ise söz konusu hesaplama yöntemi kullanılmış ise de Mahkememizce bu raporun alınmasından sonraki aşamada maluliyet raporlarına yönelik çelişkiyi giderir mahiyette yeni bir raporun alındığı göz önüne alındığında söz konusu raporlardan şu aşamada bahsedilmenin gerekli olmadığı değerlendirilerek kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken yönetmelik kapsamında dosyada bulunan raporlar arası çelişki,yi giderir mahiyetteki maluliyet raporuna istinaden TRH 2010 tablosu kullanılmak ve % 10 artırım ve % 10 eksiltim yöntemine göre hazırlanan geçici ve kalıcı iş göremezlik yönünden hazırlanan 23/09/2023 tarihli ve tedavi gider talebi yönünden hazırlanan 10/10/2023 tarihli raporlarda özetle davacı asilin bu kazadan kaynaklı geçici iş göremezlik zararının 5.758,48 TL, sürekli iş göremezlik zararının ise 228.529,13 TL olduğu, kusur indirimi neticesi davacının talep edebileceği toplam iş göremezlik tazminat tutarının 205.001,65 TL olarak belirtildiği, bu kazadan kaynaklı davacının SGK sorumluluğunda olmayan toplam 1.302,50 TL tutarında tedavi gider alacağının olduğu, kusur indirimi neticesi davacının talep edebileceği tedavi gider alacağının 1.139,68 TL olduğu, yönünde kanaat belirtildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından sunulan 28/12/2018 tarihli dilekçe ile geçici ve kalıcı maluliyetten kaynaklı ileri sürülen tazminat talebinin toplamda 90.781,54 TL olarak ıslah edildiğinin belirtildiği görülmekle birlikte sonradan sunulan 07/12/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile bu sefer geçici ve kalıcı iş göremezlik yönünden başlangıçta belirtilen tutar ile tedavi giderinden oluşan tutarların artırılmakla toplam 235.427,29 TL tutarında tazminat talep edildiği yönünden ıslah dilekçesinin sunulduğu anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Yapılan inceleme neticesinde; 22/07/2015 tarihinde davalı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davacı asilin yaya halde maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasına karıştıkları olay neticesinde başlatılan soruşturmanın kamu davasına dönmekle birlikte davalı ...'un İzmir ... ASCM'nin ... esas ve ... karar sayılı ilamı ile cezalandırılmasına dair verilen kararın 26/10/2016 tarihinde kesinleştiği, diğer davalı ...'in ... plakalı aracın kaza tarihi itibari ile maliki, diğer davalı sigortanın ise bahse konu aracın kaza tarihini kapsar biçimde ZMMS sigortacısı olduğu, davacı asilin kazadan sonra yaralanmakla tedavisinin yapıldığı, bu kaza sebebi ile davacıya rücuya tabi gerek SGK'ca yapılan gerekse davalılarca yapılan herhangi bir ödemenin olmadığı konularında taraflar arasında bir uyuşmazlık olmadığı tespit edilmiştir.
Yukarıdaki tespit göz önüne alındığında taraflar arasındaki uyuşmazlığın bahse konu trafik kazasını oluşumunda kimin ne oranda kusurlu olduğu, bu kaza sebebi ile davacı aslin geçici ve kalıcı iş göremezliğe uğrayıp uğramadığı, uğradığının anlaşılması halinde sürekli iş göremezlik oranı ile geçici iş göremezlik süresinin tespiti neticesi bu oran ve süreye karşılık gelecek tazminat tutarlarının belirlenmesi, yine davacının bu kazadan kaynaklı tedavi giderine ilişkin zararının olup olmadığı, var ise bedelinin belirlenmesi neticesi tespit edilecek maddi tazminatlardan davalıların sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise ne şekilde sorumlu olduğu ile bu kazadan kaynaklı davacının manevi zarara uğrayıp uğramadığı, uğradığının anlaşılması halinde talep konusu edilen manevi zararın yerinde ve makul olup olmadığının tespiti ile değerlendirilmesine yönelik manevi zarardan sigorta şirketi haricindeki diğer davalıların sorumlu olup olmadığı hususlarına yönelik yapılacak inceleme neticesi varılacak kanaate esas trafik kazasından kaynaklı açılan maddi ve manevi tazminat davası olduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın değerlendirilmesine geçmeden evvel şu hususun belirtilmesinde fayda vardır; kaza tarihi itibariyle somut uyuşmazlığa yönelik somut talepler bakımından davalı sigortanın kişi başına teminat limitinin 290.000,00 TL olduğu tespit edilmekle herhangi bir ödeme yapılmadığından ıslah ile talebe konu edilen tutarın teminat limiti dahilinde olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar dosyada daha evvelden mahallinde yapılan keşif ile 16/11/2016 tarihli kusur raporu kazandırılmakla birlikte rapora itiraz edilmiş ise de kazandırılan raporun dosya kapsamı ile uyumlu olduğu gibi dosya arasına kazandırılan ve yukarıda bahsedilen kesinleşmiş ceza Mahkemesi kararına esas teşkil eden kusur raporu ile de uyumlu olduğu anlaşılmakla bahse konu dosyamıza sunulan raporun yeterli teknik incelemeyi içerdiği ve denetlemeye elverişli olduğu anlaşılmakla rapora yapılan itirazların reddine karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar dosyaya yukarıda da belirtildiği gibi birden fazla maluliyet raporu kazandırılmış ise de EGE ATK tarafından hazırlanan raporun kaza tarihi itibariyle uygulanması mümkün olmayan yönetmelik kapsamında oluşturulduğu, EGE ATK tarafından kazandırılan 2. Raporun ise uygulanması gereken yönetmelik kapsamında hazırlanmakla birlikte itiraza uğradığı görülmekle ve önceki rapordaki oran ile oldukça farklı bir oranı içerdiği anlaşılmakla birlikte İstanbul ATK'dan yeniden rapor alındığından ve alınan bu rapor ile EGE tarafından sunulan son rapor arasında aynı yönetmelik uygulansa bile maluliyet oran ve süresinin farklı olduğu görüldüğünden buraya kadar bahsedilen raporların hükme esas alınmayacağı kanaatine varılmakla bu kapsamda Mahkememizce çelişkinin giderilmesine esas olmak üzere İstanbul ATK Üst kurulunca dosyaya kazandırılan 14/03/2023 tarihli raporun kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken yönetmelik kapsamında hazırlandığı, önceki raporlar arası çelişki,leri giderdiği görülmekle hükme esas alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Yine her ne kadar yukarıda da belirtildiği gibi aktüer raporu olarak dosyaya birden fazla rapor kazandırılmış ise de bu raporlardan 09/04/2018 tarihli ve 05/12/2018 tarihli raporların kaza tarihi itibariyle uygulama olanağı olmayan maluliyet raporu baz alınarak hazırlandığı, 24/09/2019 tarihli raporun ise 1. teknik faiz uygulanmakla oluşturulduğu, 29/05/2021 tarihli raporun hükme esas alınmayan maluliyet raporu baz alınarak hazırlandığı anlaşılmakla söz konusu raporların hükme esas alınması mümkün görülmemiş bu açıklamalar ışığında kazandırılan geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatına esas hazırlanan 25/09/2023 tarihli kök rapor ile bu raporda hesaplanmayıp ek rapor ile karşılandığı kanaatine varılan tedavi giderinden kaynaklı alacağa yönelik düzenlendiği anlaşılan 10/10/2023 tarihli ek aktüer raporuna itirazlarda bulunulmuş ve davalı ... tarafından ek rapor alınması, Secarettin ve ... vekilince ise yeni bir bilirkişiden rapor alınması talep edilmiş ise de yapılan itirazların bir kısmının resen değerlendirilecek itirazlardan olduğu bir kısmının aksi iddia edilmekte ise de Mahkememizce de kabul edildiği üzere hali hazırda raporda karşılandığı, söz konusu raporların kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken ve çelişkiyi giderir mahiyetteki maluliyet raporuna istinaden ve TRH 2010 tablosu kullanılmak ve % 10 artırım, % 10 eksiltim yöntemi ile hazırlandığı ve davacının maaş bordroları ve SGK kayıtları baz alınmakla oluşturulduğu tespit edilmekle raporların denetime elverişli ve yeterli teknik incelemeyi içerdiği, rapordaki belirtilen bir takım hesaplama problemlerinin de resen değerlendirilebilecek problemlerden olduğu anlaşılmakla ek rapor yahut yeni bir bilirkişiden rapor alınmasını gerektirir bir durum olmadığı kanaatine varılmakla raporlar hükme esas alınmıştır.
Yukarıdaki açıklamalar göz önüne alındığında şu hususunda belirtilmesinde fayda vardır; her ne kadar dosyaya daha evvelden davacı vekilince ıslah dilekçesi sunulmuş ise de bu ıslah dilekçesinin hesaplamaya katılma imkanı olmayan aktüer raporu neticesi alındığı, bu aktüer raporunun da yürürlükte olmayan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği kapsamında hazırlandığı anlaşılmakla dilekçenin esasen teknik anlamda bir ıslah olmadığı kabul edilerek söz konusu 28/12/2018 tarihli dilekçenin değer artırım dilekçesi olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Davalı ... şirketi tarafından talep konusu edilen geçici iş göremezlik ve tedavi gideri yönünden taleplerin 6111 sayılı yasa kapsamında sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığı ve dolayısı ile bu yönlerden husumet itirazında bulunulduğu belirtilmekte ise de 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde "Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar, tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ve çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir. Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır. Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki; bakıcı giderleri, çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları) ve sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir. Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez. Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder. Dolayısı ile Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin bir anlamda mütemmim cüzü olan eki niteliğindeki genel şartların, hazırlanma ve bağıtlanmada taraf olmayan Sosyal Güvenlik Kurumu'na İdari bir düzenleme ile kanuni düzenlemesinin aksine bir sorumluluk yüklenmesi de düşünülemez. Bu halde davalı ... şirketi vekilinin geçici iş göremezliğin ve tedavi masraflarının teminat dışı olması yönündeki itirazlarının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; ; 22/07/2015 tarihinde davalı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın İzmir ili, konak ilçesi, mithatpaşa caddesi 56 sokağın birleştiği 3 yönlü (T) şeklindeki kavşakta park yasağı ve 56 sokağa dönüşün yasak olduğu yerde aracın mi,thatpaşa caddesini takibden fakhrettin altay meydanı isitkameitne doğru seyir haliden iken 56 sokaka kavşağa geldiğinde gelmiş olduğu yöne doğru U dönüşü yapmak için şeritten çıkıp solunda olan ve girişi olmayan sokağa yönelmesi ile sol ön tampon kısmı ile istikametine göre solundan sağına doğru yani karşıdan karşıaya geçmek için kaplamaya inerek yürümekte olan yaya haldeki davacıya çarpması ile oluşan trafik kazasından efe'nin eyleminin 2918 sayılı yasanın 48/5 ve 67. Maddeleri ihlal ettiği, yaya haldeki davacının ise aynı yasanın 68/b bendini ihlal ettiği anlaşılmakla her ne kadar doğrudan oran belirtilmiş ise de söz konusu oranın %'lik dilime resen çevrilmesi ile somut olayda mahkememiz davacısının % 12,5 (1/8 oranına) oranında, davalı ...'nin ise % 87,75 ( 7/8 oranında) oranında kusurlu olduğu, söz konusu olay sebebi ile davacının yaralandığı ve bu yaralanması ile kaza arasında illiyet bağının olduğu anlaşılmakla maddi tazminatlar açısından söz konusu kaza sebebi ile davacının % 8 oranda sürekli maluliyetinin ve olaydan itibaren 4 ay süre ile geçici maluliyetinin oluştuğu anlaşılmakla davacının sürekli maluliyetten kaynaklı tazminat alacağının 228.529,13 TL, geçici iş göremezlikten kaynaklı tazminat alacağının ise 5.758,48 TL olduğu, bu kaza sebebi ile davacının SGK tarafından karşılanmayan şekilde 1.302,50 TL tutarında tedavi giderine yönelik zararının oluştuğu, davalı ...'nin kusur oranı göz önüne alındığında davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik tazminat tutarının 4.894,70 TL, sürekli iş göremezlik tazminat tutarının 194.249,76 TL ve SGK tarafından karşılanmayan teavi gideri zararının 1.139,68 TL olduğu tespit edilerek ileri sürülen maddi tazminat talepleri açısından oluşan davacı zararından davalı ... şirketinin 2918 sayılı yasanın 91. maddesi uyarınca, davalı ...'in aynı yasanın 85. maddesi uyarınca ve davalı ...'nin ise 6098 sayılı yasanın 49 vd. maddeleri uyarınca sorumluklarının olduğu, sigorta şirketine o tarihte başvuru zorunlu olmamakla birlikte davadan evvel zarar giderim talepli herhangi bir başvuru yapılmadığı anlaşılmakla sigortanın dava tarihi itibariyle diğer davalıların ise olay tarihi itibariyle talep konusu edilen maddi tazminatlar yönünden temerrüte düştüğü tespit edilmekle davacı yanın ileri sürdüğü maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 1.139,68 TL tedavi gideri, 4.894,70 TL geçici iş göremezlik ve 194.249,76 TL sürekli iş göremezlik tazminatından oluşan toplam 200.284,14 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden dava tarihi olan 11/09/2015 tarihinden itibaren, diğer davalılar ... ve ... yönünden olay tarihi olan 22/07/2015 tarihinden itibaren ayrı ayrı işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş davacı yanın aynı zamanda manevi tazminat talep ettiği de göz önüne alınmakla bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde davacının maluliyet durumu, kazanın oluş şekli ve kusurun oranı ve dosya kapsamına kazandırılan deliller, tarafların sıfatları, olayın oluş şekli, kusur durumu ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları göz önüne alınarak manevi tazminatın zenginleşme aracı olmadığı gibi manevi duyguları bir nebze tatmin edecek nitelikte oluşu ayrıca göz önüne alındığında ileri sürülen manevi tazminat talebinden bir miktar indirim yapılmak suretiyle talebinin kısmen kabulü ile 18.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan olay tarihi olan 22/07/2015 tarihinden itibaren ayrı ayrı işleyecek yasal faizleri ile birlikte adı geçen davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
- 22/07/2015 tarihinde meydana gelen davaya konu trafik kazasından kaynaklı;
-
Maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 1.139,68 TL tedavi gideri, 4.894,70 TL geçici iş göremezlik ve 194.249,76 TL sürekli iş göremezlik tazminatından oluşan toplam 200.284,14 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden dava tarihi olan 11/09/2015 tarihinden itibaren, diğer davalılar ... ve ... yönünden olay tarihi olan 22/07/2015 tarihinden itibaren ayrı ayrı işleyecek yasal faizleri ile birlikte DAVALILARDAN MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin reddine,
-
Manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 18.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan olay tarihi olan 22/07/2015 tarihinden itibaren ayrı ayrı işleyecek yasal faizleri ile birlikte ADI GEÇEN DAVALILARDAN MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin reddine,
-
Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 14.910,98 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 872,41 TL ( 71,73 TL peşin harç ile 800,68 TL toplam ıslah harcından oluşan ) harcın mahsubu ile hazineye irad kaydına, bakiye 15.783,39 TL karar ve ilam harcının DAVALILARDAN (davalı sigortanın bu tutarın 14.481,87 TL'si ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) MÜTESELSİLEN TAHSİLİ HAZİNEYE İRAD KAYDINA, söz konusu tutar ile ilgili 492 sayılı harçlar kanunu 28. Madde uyarınca kararın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde tahsil harç müzekkeresi düzenlenmesine,
-
Davacı tarafından yatırılan 900,11 TL (71,73 TL peşin harç, 27,70 TL başvuru ve 800,68 TL toplam ıslah harcından oluşan) harç ile gider avansından kullanılan (tebligat ücreti, posta masrafı, keşif harcı ve bilirkişi ücretinden oluşan) kısmın ret kabul oranına göre hesaplanan 5.154,04 TL yargılama giderinden oluşan toplam 6.054,15 TL'nin DAVALILARDAN MÜTESELSİLEN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
- Davacı yanca Ege Üniversitesi Hastanesi ATK'dan alınan rapor zamanında peşin ödendiği anlaşılan masrafın yargılama gideri olarak kabulü ile ret kabul oranına göre hesaplanan 282,01 TL'sinin DAVALILARDAN MÜTESELSİLEN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFA İADESİNE,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince;
-
Maddi tazminat yönünden kabul tutarı üzerinden hesap ve takdir edilen 32.042,62 TL vekalet ücretinin DAVALILARDAN MÜTESELSİLEN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
-
Manevi tazminat yönünden kabul tutarı üzerinden hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin DAVALI ... ve ...'TAN MÜTESELSİLEN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
- Davalılar kendileri ayrı ayrı vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince;
-
Maddi tazminat yönünden ret tutarı üzerinden hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK 1/3 ORANINDA DAVALILARA VERİLMESİNE,
-
Manevi tazminat yönünden ret tutarı üzerinden hesap ve takdir edilen 2.000,00 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK 1/2 ORANINDA ... ve ...'a VERİLMESİNE,
-
Dosya arasında olan İzmir ... ASCM'nin ... esas ve ... karar sayılı dosya aslının kararın kesinleşmesinden sonra adı geçen mahkemeye İADESİNE
-
Dair Davacı/Vekili Av. ... ile davalı ... ve ... vekili Av. ...'nin yüzlerine karşı diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 27/12/2023
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:35