İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1047 E. 2023/981 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/1047
2023/981
26 Aralık 2023
T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1047 Esas
KARAR NO : 2023/981
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/12/2022
KARAR TARİHİ : 26/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26.10.2022 tarihinde ...'e ait ve ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, müvekkili ...'a ait ve ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, İzmir ili, ...mahallesinde müvekkilinin trafik kurallarına uygun şekilde seyrettiği sırada sigortalı araç sürücüsünün aracını müvekkilinin aracının önüne kırması neticesinde meydana geldiğini, sigortalı araç sürücüsünün tam ve asli kusuru ile sebebiyet verdiği zarardan davalının sorumlu olduğunu, davalı ... A.Ş.'ye sigortalı aracın geçerli ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi olması nedeniyle yöneltildiğini, Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı kanunun asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesinde hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlendiğini, yine Türk Ticaret Kanununun 1483 ve devamı maddelerinde zorunlu sorumluluk sigortaları düzenlendiğini, bu nedenle asliye ticaret mahkemelerinin işbu davada görevli olduğunu, davaya konu kaza İzmir'de meydana geldiğinden uyuşmazlığın çözümünde İzmir mahkemelerinin yetkili olduğunu, dava açılmadan arabuluculuk yoluna gidildiğini, fakat anlaşma sağlanamadığını, arabuluculuk aşamasında son tutanağın düzenlendiği tarih itibari ile yürürlükte olan AAÜT ne göre tayin olunan maktu vekalet ücretinin dava konusu hakkında hükmedilecek vekalet ücretinden ayrı olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu kaza sebebiyle müvekkilinin aracında ciddi anlamda hasar meydana geldiğini, her ne kadar onarım gerçekleştirildiyse işbu kaza sebebiyle değer kaybı oluştuğunu, müvekkili adına davalı sigorta şirketine KEP üzerinden yapılan hasar ihbarının 02.11.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, Karayolları Trafik Kanunu’nun 99. maddesi uyarınca, davalı sigorta şirketine ödemekle yükümlü olduğu zarar miktarı bakımından ihbarı izleyen sekizinci iş günü sonu olan 15.11.2022 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmolunması gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla haklı davanın kabulüne, şimdilik 100,00 TL değer kaybı zararının davalı sigortanın temerrüde düştüğü 15.11.2022 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, arabuluculuk aşaması ile ilgili vekalet ücreti de dikkate alınarak bu hususta ayrıca hüküm kurulmasına ve vekâlet ücretine hükmedilerek yargılama giderleri ile birlikte davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin yerleşim yeri İstanbul olması sebebiyle HMK madde 6/1 gereği; İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, müvekkili şirkete gönderilen dava dilekçesi ekinde olması gereken belgelerin yer almadığını, bu nedenle HMK. 121 Md. gereğince delillerin tebliği gerektiğinden esasa ilişkin diğer cevap ve delil sunma haklarının saklı tutulmasını talep ettiklerini, müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığından huzurdaki başvurunun reddi gerektiğini, başvuranın, Trafik Kanunu ve Trafik Sigortası Genel Şartlarında yer alan yükümlülüklerini yerine getirmeden, doğrudan dava yoluna gitmiş olması nedeniyle HMK 115 maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle huzurdaki davanın usulden reddi gerektiğini, somut olayda kaza tarihi 26.10.2022 ve poliçe tanzim tarihi 25.04.2022 nazara alındığında 04.12.2021 tarihinde yürürlüğe girmiş olan yeni Genel Şartların değer kaybı hesaplamasına esas alınması gerektiğini, KZMSS sigortası ile işletenin veya araç sürücüsünün kusurlu davranışı bu tür sigorta ile teminat altına alındığını, maddi giderler için geçerli olan teminat her halükârda verilecek bir teminat olmayıp KZMSS sigortası kapsamında müvekkilinin sigorta şirketinin sorumluluğu sigortalısının kusuru oranında olduğunu, davacının usule uygun başvuru yapmadığı müvekkili şirketin temerrüdünden bahsedilemeyeceğini, davacı tarafın temerrüt tarihinden itibaren faiz taleplerinin reddini talep ettiklerini, söz konusu olayın işleten açısından haksız fiilden kaynaklanan bir olay olduğu, müvekkili şirketin de yasal olarak işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlendiği göz önüne alındığında haksız fiilden kaynaklanan olaylarda ise ancak yasal faizin talep edilebileceğini, bu nedenle başvuranın avans faiz talebinin reddi gerektiğini belirterek, davanın yetkisiz mahkemede açılmış olmasından dolayı İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, davaya cevap verilebilmesi için HMK 121 gereği delillerin tebliğini, davacının değer kaybına ilişkin usule uygun başvuruda bulunmaması nedeniyle reddini, her halükârda başvuranın aracın geçmiş hasar bilgilerinin araştırılarak araçta meydana gelen değer kaybı bedeli 04.12.2021 tarihli ZMSS Genel Şartları A.5. maddesi (a) bendi kapsamında atanacak alanında uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilmesini, her halde kusur oranlarının tespit edilebilmesi için konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmasını, her durumda müvekkili şirketin yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Kaza tespit tutanağı, olay anına ilişkin kamera kayıtlarını içerir CD,
... numaralı KTK ZMS Poliçesi,
... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Tarafından gönderilen dava konusu araçların onarımlarına ilişkin iş emirleri, servis kayıtları ve hasar dosyası,
Türkiye Noterler Birliği Başkanlığı' Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi yazı cevapları,
30.05.2023 tarihli keşif tutanağı ve keşif sırasında dinlenen tanık ...'ın beyanları,
Keşif sonrası Otomotiv Bilirkişisi ve Trafik Bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 12.06.2023 tarihli bilirkişi raporu ve 22.09.2023 tarihli bilirkişi ek raporu,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluştuğu iddia edilen değer kaybının davalı sigorta şirketinden tahsiline ilişkin maddi tazminat davasıdır.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu 85/1. maddesi gereğince, bir motorlu aracın işletilmesi, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa işleten doğan zarardan sorumlu olur. 85. maddenin son fıkrası gereğince araç işleteni aracın sürücüsünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olur.
2918 Sayılı yasanın 91/1. maddesi gereğince, işletenler bu kanunun 85. maddesinin 1.fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadır.
2918 Sayılı yasanın 92. maddesinde, Mali Sorumluluk Sigortası dışında kalan hususlar düzenlenmiştir.
TBK'nun 49. maddesi gereğince, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren bu zararı gidermek ile yükümlüdür. Aynı kanunun 50. maddesi gereğince zarar gören zararın ve zarar verenin kusurunun ispat yükü altındadır.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 92/g maddesi uyarınca, hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası dışındadır.
Davacının tazminat alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için öncelikle araç sürücülerinin kusur durumu ve oranının tespiti bakımından değerlendirme yapılmış, mahallinde trafik bilirkişisi ve otomotiv bilirkişisi refakatinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, davacı tarafça dosyaya sunulan kazanın oluşumuna ilişkin kamera kayıtlarının da incelendiği belirtilerek, dinlenen tanık beyanları da dikkate alınarak, davacının maliki olduğu aracı kullanan sürücünün gündüz vakti, görüş mesafesinin açık olduğu güzergahında üç şeritli yolun sol şeridinde seyir halinde iken yola ve yol üzerinde bulunan hareketli ve hareketsiz araç trafiğine gereken dikkat ve özeni göstermesi, önünde seyir halinde bulunan araç/araçlar arasında yeterli ve güvenli bir mesafe bırakıp yaşayabileceği bir olumsuzluğu yaşamaması için her an durabileceği bir hız ve teyakkuzla seyrini sürdürmesi gerekirken sürücü bu hususlara riayet etmeyerek aracının hızını, yol, görüş ve trafik akışının durumunu dikkate alarak, müteyakkız şekil ve tedbir alabilecek düzeyde tutmadığı, görüş mesafesini kontrol altında bulundurmayarak, önünde seyir eden aracın güvenli yakın takip mesafesi ile izlemediği, önünde trafik akışının yavaşlama ile fren yaparak yavaşlayan davalı aracına tehlikeli biçimde yaklaşıp arkadan çarpması sonucunda oluşan trafik kazasında dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı davranışları nedeniyle 2918 Sayılı Kanunu'nun 56/1-c maddesi hükmünü ihlal etmesi nedeniyle kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğu, kazaya karışan sigortalı aracın trafik akışının yavaşlaması ile kendisinin de yavaşladığı esnada arkasından gelen ve arkadan kendisine çarpması sonucunda oluşan trafik kazasında herhangi bir kusurunun bulunmadığı, ayrıca üçüncü kişi ve dış faktörün kazanın oluşumunda etken olmadığı tespit edilmiştir.
Davacı tarafça bilirkişi raporuna itiraz edilmiş, itiraz üzerine düzenlenen bilirkişi ek raporunda da davacıya ait aracın sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu kanaati belirtilmiştir.
Toplanan delillere göre, davacı tarafça dosyaya sunulan kaza anına ilişkin kamera görüntülerinin bulunduğu CD kayıtları, tanık beyanı, düzenlenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının incelenmesinde; olay hakkında trafik polisi tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında kazanın oluşumunda davacıya ait aracın sürücüsünün kusurlu olduğu, karşı araç sürücüsünün bir kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, trafik bilirkişisi ve otomotiv bilirkişisi tarafından mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen denetime elverişli bilirkişi raporunda da, davacıya ait aracın takip mesafesine riayet etmeden trafikte aracı ile seyir halinde olduğu sırada, trafiğin yavaşladığı durumda takip mesafesini korumadığından önündeki araca çarpması sonucunda oluşan kazada asli ve tam kusurlu olduğu, davalı önde bulunan araç sürücüsünün trafik yoğunluğundan dolayı yavaşlaması nedeniyle arkasındaki davacıya ait aracın çarpması sonucunda oluşan kazada bir kusurunun bulunmadığı, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı araç sürücüsünün kusurlu eyleminden dolayı davacıya ait araçta bir zararın oluşmadığı, bu nedenle davalı sigorta şirketinin davacıya ait araçta oluşan değer kaybından sorumlu olmadığı kanaatine varıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davanın REDDİNE,
-
Alınması gereken 269,85 TL nispi ilam harçtan, peşin alınan 80,70 TL nispi harç mahsup edildikten sonra eksik 189,15 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
-
Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince belirlenen 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Karar kesinleştiğinde ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden kalan gider avansının taraflara iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/12/2023
Katip ...
E-imzalıdır.
Hakim ...
E-imzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:35