SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/317 E. 2023/963 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2020/317

Karar No

2023/963

Karar Tarihi

19 Aralık 2023

T.C.

İZMİR

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/317 Esas

KARAR NO : 2023/963

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

DAVA TARİHİ : 05/07/2020

KARAR TARİHİ : 19/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi gereği ticari uyuşmazlıklarda arabulucuya başvurunun zorunlu olması ve huzurdaki davanın ticari uyuşmazlıktan kaynaklanması nedeniyle zorunlu arabuluculuk yoluna başvuru yapılmış ise de arabuluculuk görüşmelerinde anlaşmaya varılamadığını, müvekkili ...'in kaza tarihinde 75 yaşında olup kazadan önce pazarcılık işi ile uğraştığını, emekli maaşına ek olarak bu meslekten elde ettiği gelir ile ailesinin geçimini sağladığını, 2013 yılında bu iş sayesinde elde ettiği gelirin aylık ortalamasının 500 TL olduğunu, kaza öncesi dönemde müvekkilinin akıl sağlığına ilişkin hiçbir sorunu bulunmadığını, yine bu dönemde müvekkilinin yaşlılığa bağlı oluşmuş hastalıkları dışında fiziksel sağlığına ilişkin de önemli bir sorunu bulunmadığını, 22/10/2013 tarihinde Menderes İlçesi Çevre Yolu’nun Menderes İlçesi 3000 Sokak ile kesiştiği kavşakta bulunan müvekkilinin yol üzerinde hiçbir lamba ve geçit bulunmadığından ve yolun karşısındaki otobüs durağına gitmesi gerektiğinden gelen araç olmadığından emin olduktan sonra orta refüje doğru yürümeye başladığını, bu esnada hakimiyetindeki ... plakalı araç ile hız sınırlarının üzerinde bir hızla seyreden ve dikkatini yola vermeyen ...'in, müvekkili yolun sol şeridine kadar gelmişken aracının sağ kısmı ile müvekkiline sertçe çarptığını, kaza sonucunda müvekkilinin ağır yaralandığını, hayati tehlike yaşadığını ve ancak başkalarının bakımı ile hayatını sürdürebilecek derecede malul kaldığını, kaza nedeniyle Menderes ... Asliye Ceza Mahkemesi’nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasından yapılan yargılama sonucunda davalı sürücü ...'in Taksirle Yaralama Suçundan dolayı cezalandırılmasına, ayrıca alınan Adli Tıp Raporları doğrultusunda suçun nitelikli halinin oluştuğu tespit edildiğinden cezanın yarı oranında artırılmasına karar verildiğini, ayrıca eylemin niteliği ve ağırlığı nedeniyle cezada alt sınırdan uzaklaşıldığını, olay günü İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden alınmış Adli Olgu Bildirim Raporu ile Epikriz Raporu’nda ve ceza yargılamasında alınmış 3 ayrı Adli Tıp Kurumu Raporu’nda bu kazanın müvekkilinin yaşamını tehlikeye sokacak biçimde ağır yaralanmasına, kafatasında ve omurgasında kırık oluşmasına, böbrek, akciğer gibi pek çok organının önemli ölçüde zedelenmesine ve başkaca pek çok yaralanmaya neden olduğunun tespit edildiğini, kaza sonucunda müvekkilinin bir başkasının yardımı olmadan günlük öz bakımını yapması ve hareket etmesinin kalıcı olarak olanaksız hale geldiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin maluliyet oranının gitgide arttığını, mevcut durumda %84 oranında malul duruma geldiğini, kaza sırasında kafatasına aldığı darbe müvekkilinin alzheimer hastası olmasına neden olduğunu, kazanın davalı sürücü ...'in ağır kusuruyla meydana geldiğini, davalı sürücünün müvekkilinin karşıdan karşıya geçtiğini gördüğü halde, müvekkilinden önce geçebileceğine güvenerek hızını azaltmadığını ve kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğini, ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporlarında müvekkilinin asli, sürücünün tali kusurlu olduğu kabul edilmişse de bu hususu kabul etmediklerini, huzurdaki dava ikame edilmeden önce 16/01/2020 tarihinde aracın ZMMS sigortacısı olan davalı ... A.Ş.'ye başvuru yapıldığını, sigorta şirketi tarafından 22/01/2020 tarihinde11.421,50 TL ödendiğini, ödeme sonrasında hangi kalemlere ilişkin ne kadar ödeme yapıldığı sorulduğunda ödemeye esas hesap raporuna göre sürekli işgöremezlik ücreti dışında hiçbir kalemin ödenmediğini, ödenen miktarın da gerçek zararı gidermekten çok uzak olduğunu, bu nedenle sigorta şirketinin 29/01/2020 tarihi itibariyle temerrüde düştüğünü, hastanede tedavi gördüğü süreçte ve taburcu olduktan sonrada müvekkilinin çok sık taksi masrafına oluştuğunu, kaza sonrasında müvekkilinin kalıcı sakatlığından dolayı birçok ilaç kullandığını, bu ilaçların bedelleri ile muayene katılım bedellerinin müvekkilinin maaşından kesildiğini, söz konusu kesintilerin tarih ve tutarlarını gösteren SGK tarafından verildiğini, maluliyeti nedeniyle müvekkilinin hasta alt bezi kullanmak zorunda kaldığını, bu bez giderlerinin tamamının SGK tarafından karşılanmadığını, kaza sonrasında tespit-kontrol amacıyla hastanelerden raporlar aldırıldığını, bu raporların temini sırasında müvekkilinden bazı ücretler alındığını, kaza sonrasında müvekkili bakıma muhtaç hale geldiğinden tüm bakımı, alt değiştirmesi de dâhil olmak üzere eşi ve çocukları tarafından yapıldığını, bu durumun aile bireylerinin kendi işlerinin aksamasına neden olduğunu, müvekkilinin bakımı için belli dönemlerde Buca Yaşlı Bakımevi’nde gündüz bakıma gönderildiğini ve buralara ücret ödendiğini, müvekkilinin 03/01/2020 tarihinde İzmir Torbalı Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi yerleştirildiğini, huzurevinin aylık ücretinin 1.857,00 TL olduğunu ve yıllarca ödeneceğini belirterek, HMK 107. maddesine göre belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla davalılardan (Sigorta Şirketi açısından poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) Sürücü açısından kaza tarihinden, sigorta şirketi açısından 29/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) şimdilik50TL geçici işgöremezlik tazminatının, 50 TL sürekli işgöremezlik tazminatının, 50 TL bakım giderinin, 50 TL taksi ücretinin, 50 TL tedavi, ilaç, hasta bezi ve tıbbi rapor giderinin, 50 TL ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararın müştereken ve müteselsilen tazminine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; trafik kazasının meydana geldiği 2013 yılında davacı ...'in 75 yaşında olduğunu, kaza tarihi üzerinden yedi yıl geçtiğini, davacı tarafın, kusurunun yoğunluğu nedeniyle ceza mahkemesinde cezanın arttırıldığını iddia etmiş ise de cezanın artırılmasının nedeninin davacıdaki kemik kırığı olup, davacı tarafın iyiniyetli olmadığını, kazanın oluşumunda davacının da kusuru bulunduğu gibi, olay tarihinden bu yana geçen zaman dilimi içerisinde davacının Türkiye şartlarının üzerindeki yaşam süresi ile yaşlılıktan dolayı bir takım sıkıntılar ve rahatsızlıklar yaşayabileceğini, bundan dolayı yöneltilecek bir kusur bulunmadığını, davacının tüm zararlarının diğer davalı ... Anonim Şirketi tarafından karşılandığını, davacı tarafın ugramış olduğu zarar ile trafik kazası arasında uygun illiyet bağı bulunmadığını, davacının yaşlılık nedeniyle oluşan zararlarını ve bir takım giderlerini trafik kazasına bağlamakta ise de bu iddianın soyut olduğunu, somut olarak davacının giderilmesini istediği zararların 2013 yılında meydana gelen trafik kazasından kaynaklandığının ispatlanması gerektiğini, davacı tarafça dosyaya sunulan raporları kabul etmediğini, davacı tarafın, kazanın meydana geldiği 2013 yılında ceza mahkemesi dosyasına sunulan rapor ile kaç günde iyileşeceği belirli iken yedi yıl sonra maddi zararının kaza olayından kaynaklandığını beyan ve talep etmesinin kötü niyetli olduğunu, tüm delillerin toplanması neticesi İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan 2013 yılındaki kaza olayına ilişkin ceza dosyası, ceza dosyasında bulunan tıbbi raporlar ve olaydan bu güne kadar davacının tüm tıbbi rapor ve bilgilerinin kamu hastaneleri birliğinden celbi ile rapor alınmasını talep ettiğini, her ne kadar davacı tarafça dosyaya arabuluculuk son tutanağı sunulmuş ve anlaşma sağlanamadığı bildirilmiş ise de kendisine ulaşmış arabuluculuk daveti bulunmadığını, 1 haftalık kesin süre içerisinde kendisine yönelik Arabuluculuk Son Tutanağı sunulmaması halinde davanın kendisi yönünden reddine karar verilmesini talep ettiğini, davanın kabulüne karar verilmesi halinde diğer davalı ... Anonim Şirketi tarafından yapılan tüm ödemelerin neticeten ortaya çıkacak miktardan düşürülmesini talep ettiğini, dava dilekçesinde isnat edilen beyanları ve kendisine yöneltilen iddiaları kabul etmediğini beyan ederek, 2013 yılında meydana gelmiş olan trafik kazası ile davacının olaydan yedi yıl sonra yaşlılığı nedeniyle meydana gelen giderleri arasında uygun illiyet bağı bulunmaması nedeniyle, haksız ve kötü niyetli olarak açılmış olan davanın reddine, tüm yargılama giderlerinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; başvuru şartının yerine getirilmiş kabul edilebilmesi için, gerekli belgelerin tamamının sigorta şirketine ibraz edilmesi ve kanunda öngörülen süre dolmasına rağmen ödeme yapılmamış olması gerektiğini, davacı tarafın gerekli belgeleri müvekkili şirkete ibraz etmemek ve ödeme süresinin dolmasını beklememekle, kanunda belirtilen başvuru şartını yerine getirmemiş olduğundan dava ikame etme hakkı bulunmadığını, buna rağmen davacının başvurusunun kabul edildiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın müvekkili şirkete, 03.05.2013-03.05.2014 tarihleri arasında ... numaralı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olmak üzere, ölüm/sakatlık halinde azami 250.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, teminat limitini bildirmelerinin davayı kabul anlamında gelmediğini, müvekkili şirket tarafından ... numaralı hasar dosyası açıldığını, davacı için 22.01.2020 tarihinde 11.421,50-TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin belirtildiği şekilde, ödeme yapmak suretiyle poliçe kapsamındaki tüm sorumluluğunu yerine getirdiğinden davacıların maddi tazminata ilişkin talebinin reddi gerektiğini, davacının trafik kazası sebebi ile meydana gelmiş bir maluliyetinin olup olmadığının ve varsa oranının belirlenmesi için davacının Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi’ne veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümlerine sevkine karar verilmesini talep ettiklerini, hazırlanacak bilirkişi raporunda maluliyet tespit edilmesi halinde; maluliyetin geçici nitelikte olup olmadığı, kaza ile netice arasındaki illiyet bağı bulunup bulunmadığı ve maluliyetin sürekli olup olmadığı konularının belirlenmesi gerektiğini, tazminatın ödenebilmesi için davacıların yapmış oldukları harcamaların uygun olup olmadığı, maluliyet oranı, çalışabilecek durumda olup olmadığı, bir maluliyet söz konusu ise bu zararlarının uzman bilirkişilerce ayrı ayrı hesap ettirildikten sonra sonuca göre karar verilmesi gerektiğini, maddi tazminat için geçerli olan teminatın her halükarda verilecek bir teminat olmayıp belirtilen incelemeler sonucunda ortaya çıkacak ve verilecek bir tazminat olduğunu, hesap raporunda asgari ücretin esas alınması gerektiğini, davacının kaza tarihi itibariyle pasif dönem içerisinde yer aldığından AGİSİZ asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, geçici iş görmezlik tazminatı, tedavi giderleri, bakım giderlerinin poliçe kapsamında olmadığını, trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin sosyal güvenlik kurumu tarafından karşılanacağını, davacının, başvuru tarihinden itibaren faiz istemesinin haklı ve yerinde olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için davacı lehine faize hükmedilmesi durumunda davacı yanın ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceğini, davacının müvekkili şirkete başvurusu neticesinde ödeme yapıldığını ve ödeme ile birlikte poliçe kaynaklı tüm sorumluluğu yerine getirdiğinden temerrütten bahsedilemeyeceğini, ZMMS Genel Şartları uyarınca dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek tazminat taleplerinin sigorta kapsamı dışında olduğunu, bu nedenle müvekkili Şirket açısından rapor ücreti vb. gider ve kayıplardan dolayı talep edilen dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek tazminat taleplerinin reddi gerektiğini belirterek, müvekkili şirket aleyhine açılmış bulunan davanın, davacı yanın dava şartı olan müvekkili şirkete başvuru şartını yerine getirmediğinden işbu davanın usulden reddine, aksi takdirde davanın esastan reddine, tüm delillerin toplanması ve Adli Tıp Kurumu, Trafik İhtisas Dairesi tarafından kusur tespitinin yapılmasından sonra müvekkili şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması durumunda; maluliyet oranının tespiti için davacının tam teşekküllü bir devlet hastanesinden son durum raporu alınarak Adli Tıp Kurumu ...İhtisas Dairesi’ne sevkine, yine aktüer sıfatına sahip bir bilirkişi kanalı ile sakatlıktan kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplanmasına, müvekkili şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması halinde sorumluluğunun azami limitinin belirtilen çerçevede ve sadece davacının maddi zararları ile sınırlı olacağına, davacının ödeme tarihinden itibaren yasal faiz talebinin reddi ile kesinlikle kabul anlamına gelmemek üzere dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, yol gideri gibi poliçe teminatı kapsamında bulunmayan taleplerin reddine, müvekkili şirketin dava açılmasına sebebiyet vermediği için yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:

22/10/2013 tarihli Kaza Tespit Tutanağı, ... nolu ZMMS sigorta poliçesi, 10421127 sayılı hasar dosyası,

Menderes Asliye Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası,

İzmir Bozyaka Eğitim Araştırma Hastanesi tarafından gönderilen davacıya ait tedavi evrakları,

Karşıyaka Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen Özürlü Sağlık Kurulu raporu,

Konak SGK Müdürlüğüne, İzmir Trafik Tescil Şube Müdürlüğüne, Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği, Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi yazı cevapları,

Trafik Bilirkişisi tarafından düzenlenen 14.01.2021 tarihli bilirkişi raporu,

İstanbul Adli Tıp Kurumu ...İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 22.06.2021 tarihli ATK raporu,

Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Üst Kurulu tarafından düzenlenen 13.09.2022 tarihli ATK raporu,

Aktüerya hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen 02.05.2023 tarihli bilirkişi raporu ve 05.0.2023 tarihli bilirkişi ek raporu,

Davacılar vekili 16.10.2023 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; bahse konu dava kapsamında fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak toplamda 300,00 TL tazminat talebinde bulunduklarını, yargılama sürecinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde müvekkilinin tazminat alacağının toplamda 2.780,00 TL olduğunun bilirkişi raporunda tespit edildiğini, bu nedenle davayı ıslah ettiklerini belirterek, ıslah talebinin kabulü ile fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla dava dilekçesini 2.480,00 TL için ıslah ederek toplamda 2.780 TL olarak ıslah ettiklerini, 1.710,95 TL geçici işgöremezlik tazminatına, 766,12 TL bakım giderinden kaynaklı maddi tazminata, 220 TL taksi ücretine (tedavi ile ilişkili muhtemel ulaşım gideri), 82,925 TL tedavi, ilaç, hasta bezi ve tıbbi rapor giderine (belgeli ve belgeli olmayan tedavi gideri toplamı) hükmedilerek sürücü açısından kaza tarihinden, sigorta şirketi açısından 29/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davalılardan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiş ve ıslah harcını ikmal etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, trafik kazasından kaynaklı bakıcı gideri ve tedavi masrafları ile geçici ve kalıcı iş göremezliğe ilişkin tazminat davasıdır.

2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu 85/1.maddesi gereğince, bir motorlu aracın işletilmesi, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa işleten doğan zarardan sorumlu olur. 85.maddenin son fıkrası gereğince araç işleteni aracın sürücüsünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olur.

2918 Sayılı yasanın 91/1.maddesi gereğince, işletenler bu kanunun 85.maddesinin 1.fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadır.

2918 Sayılı yasanın 92. maddesinde, Mali Sorumluluk Sigortası dışında kalan hususlar düzenlenmiştir.

Karayolları Trafik Kanunu'nun 97.maddesine göre zarar gören Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında ön görülen sınırlar içerisinde sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuruda bulunması gerekir.

Aynı kanunun 99.maddesi gereğince, sigortacı, hak sahibinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile belirlenen belgeleri sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadır.

TBK'nun 49.maddesi gereğince, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren bu zararı gidermek ile yükümlüdür. Aynı kanunun 50.maddesi gereğince zarar gören zararın ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.

Davalıların sorumluluk durumlarının tespiti için ve davacı ...'in yaralanmasından dolayı oluşan zarardan davalıların sorumlu olup olmadığının tespitinde araç sürücüsünün ve davacının kusur durumunun tespiti gereklidir.

Davacı yargılama sırasında vefat etmiş, İzmir... Noterliği'nin 11.08.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı mirasçılık belgesindeki davacılar vekili tarafından sunulan vekaletname uyarınca yargılamaya devam olunmuştur.

Kazaya ilişkin trafik polisi tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında kazanın oluşumunda davacı yayanın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84. maddesini ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu, araç sürücüsünün ise kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir.

Kazaya ilişkin Menderes Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davacının katılan olduğu, davalı araç sürücüsünün sanık olarak taksirle yaralama suçundan yargılandığı, dava sonucunda sanık sürücü hakkında davacıya yönelik taksirle yaralama suçunu işlediğinden mahkumiyet kararı verilmiş ve bu karar Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin ... Esas, ... Sayılı karar sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir. Kesinleşmiş mahkeme hükmüne dayanak teşkil eden ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 26.03.2015 tarihli raporunda davalı sürücünün tali kusurlu olduğu, davacı yayanın ise asli kusurlu olduğu belirlenmiştir.

Mahkememizce trafik bilirkişisinden kusur durumu ve varsa kusur oranının tespiti için rapor düzenlenmesi istenilmiş, dosya üzerinde tarafların sundukları delillere göre yapılan değerlendirme sonucu trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen 14.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda davacı yaya ... trafiğin normal ve seri işlediği meskun mahal gündüz vakti bölünmüş yolda yolun diğer tarafına geçmeden evvel gelen araç/araçların hız ve yakınlık durumlarını müteyakkız biçimde kontrol edip yolun müsait zamanında seri, kontrollü ve emniyetli geçiş yapması durumunda zaten bu kazanın meydana gelmeyeceği, dolayısı ile davacı tehlikeyi hafife almak süreti ile belirtilen hususlara riayet etmeyip yola gereken dikkat ve önemi göstermediği, yolu yeterince kontrol etmeden ve gelen araca yakın kaplamaya giriş yapıp dalgın geçişe yeltendiği, bu kontrolsüz ve tedbirsiz davranışı nedeni ile yaratmış olduğu tehlikeli ortamda davalı sürücünün güzergahını kapatıp geçiş hakkını engelleyerek ikazlarını duymadığı, kendini koruyup kollamada yetersiz kalıp can güvenliğini tehlikeye atarak tehlikeli geçişini sürdürüp çarpmaya maruz kalması olayında zararlı sonucu önleyecek beklenilen dikkat ve özeni göstermediğinden dolayı 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 68. Maddesini ihlal ettiğinden % 75 oranında asli derecede kusurlu olduğu, davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile gündüz vakti meskun mahal iki şeritli tek yön konumlu trafiğin seri işlediği yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, taşıt yolu üzeri yolun diğer tarafına geçen yayayı gördüğünde dikkate alması, trafiğin farkında olmadığı düşünerek ona çarpabileceği öngörüsünde bulunarak bu duruma uygun önlemler (yavaşlama, etkili yöntemlerle ve korna ile uyarma,yolu etkin kontrol etme vb.) alması gerekirken, sürücü belirtilen hususlara tam riayet göstermediği, davacının geçişini görüp ikaz ile birlikte hızını azalttığı halde devam edip durma veya daha etkin tedbir cihetine başvurmadığı, davacının geçişine olanak sağlamayıp yolun solundan geçerim varsayımı ile tehlike arz edecek tarzda seyre yönelip aynası ile çarpması olayında davacı yayaya göre az da olsa zararlı sonucu önleyecek beklenilen dikkat ve özeni göstermediğinden dolayı 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52(b) maddesini ihlal ettiğinden % 25 oranında tali derecede kusurlu olduğu tespit edilmiştir.

Dava konusu kaza nedeniyle davalı araç sürüsünün yargılandığı ceza dosyasında verilen hükme esas alınan ATK raporunda davalı araç sürücüsünün tali kusurlu olduğunun belirlendiği, mahkememizce aldırılan trafik bilirkişisi raporuna göre de davalı araç sürücüsünün %25 oranında tali kusurlu olduğu anlaşılmakla bu kusur oranına isabet eden miktarda davalıların tazminattan sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.

Davacı ...'in sürekli ve geçici maluliyeti bulunduğu iddiası ile tazminat davası açıldığından davacının maluliyetinin belirlenmesi için kaza tarihi olan 22.10.2013 tarihinde yürürlükte bulunan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği Hükümleri'ne göre maluliyetinin bulunup bulunmadığı yönünde rapor düzenlenmesi istenilmiş, bu hususta düzenlenen İstanbul Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi'nin 22.06.2021 tarihli sağlık kurulu raporunda, Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için uygulanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Kaybı Gücü Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre geçirmiş olduğu trafik kazasının davacının maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı ve yargılama sırasında vefat eden davacı hakkında 21.12.2018 tarihinde konulan alzheimer hastalığı ile müteveffanın geçirmiş olduğu 22.10.2013 tarihli trafik kazası arasında illiyet bağının bulunmadığı, geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olduğu tespit ve mütalaa edilmiştir.

Menderes ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına hitaben İzmir Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 05/06/2015 tarihli raporda davacının duyularından ve organlarından birinin sürekli zayıflamasına neden olduğuna yönelik düzenlenen rapor, İzmir Adli Tıp Kurumu tarafından ceza dosyası için düzenlenen diğer raporlar ile Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen rapordaki maluliyete ilişkin tespit ve raporlar arasında çelişki bulunduğundan çelişkinin giderilmesi ve davacının sürekli maluliyet oranı ve geçici maluliyet süresinin tespiti için dosya tüm tedavi evrakları ile birlikte ATK İkinci İhtisas Dairesi Üst Kurulu'na gönderilmiş, ATK İkinci İhtisas Dairesi Üst Kurulu tarafından düzenlenen 13.09.2022 tarihli raporda; kaza tarihinde yürürlükte bulunan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için uygulanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Kaybı Gücü Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacının maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan sürekli maluliyetin bulunmadığı, 21/12/2018 tarihinde tanı konulan Alzheimer hastalığı ile Müteveffanın 22/10/2013 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası arasında illiyet bağının kurulamadığı, ayrıca göz muayenesinde tespit edilen bilateral kompose miyop astigmat ve nükleer kataraktın senilite ile ilgili olduğu, dava konusu kaza ile illiyet bağının bulunmadığı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 ay olduğu tespit edilmiştir.

ATK İkinci İhtisas Dairesi Üst Kurulu tarafından düzenlenen raporun kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, bu raporla tüm raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği ve ATK yönetmeliği gereğince Üst Kurulun çelişkiyi giderecek merci olarak belirlendiği, raporun davacının tıbbi tedavi evraklarının ve tüm tedavi evraklı ve diğer raporlarının da irdelenerek düzenlendiği ve bu şekilde raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği, ATK Üst Kurulu tarafından düzenlenen denetime elverişli rapora göre, davacının dava konusu kaza nedeniyle oluşan yaralanmasının davacıda bir araz bırakmadığından davacının kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre sürekli maluliyetinin bulunmadığı, geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olduğu, maluliyet ve kusur raporları dikkate alınarak davacının tazminat alacağı bulunup bulunmadığı hususunda Aktüerya bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda; geçici maluliyetinin bulunduğu dikkate alınarak bu süre için 6.843,83 TL geçici maluliyet alacağı ile bakım giderinden kaynaklı maddi tazminat alacağının 3.064,50 TL, SGK sorumluluğunda olmayan belgeli tedavi giderinin 181,70 TL, SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi giderinin 150,00 TL,

tedavi ile ilişkili muhtemel ulaşım giderinin 880,00 TL olmak üzere davacının toplam zararının 11.120,03 TL olduğu, olaydaki kusurunun (%75) indirilmesi sonrası davalıların sorumlu olduğu maddi tazminat alacağının 2.780,00 TL olduğu, davalı ... A.Ş. tarafından 22.01.2020 tarihinde davacıya dava konusu trafik kazasında yaralanması nedeniyle 11.421,50 TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin davacının belirlenen maddi tazminat alacağını karşıladığı, bu nedenle davacının bakiye maddi tazminat alacağının bulunmadığı kanaatine varılmış ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davanın REDDİNE,

  2. Alınması gereken 269,85 TL nispi ilam harcı, peşin alınan 54,40 TL nispi harç ile 269,85 TL ıslah harcından mahsup edildikten sonra artan 54,40 TL harcın davacılara iadesine,

  3. Yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,

  4. Davalı ... A.Ş. kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince belirlenen 2.780,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ... A.Ş.'ye verilmesine,

  5. 7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabulucu ücretinin davacılardan alınarak Hazineye gelir kaydına,

  6. Karar kesinleştiğinde ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden kalan gider avansının taraflara iadesine,

Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı ... vekilinin E-duruşma yolu ile yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

19/12/2023

Katip ...

E-imzalıdır.

Hakim ...

E-imzalıdır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

SebebiylecevapagisizVeTazminat)delillerCismaniZararAçılanizmirhükümTazminat(Ölüm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim