SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/684 E. 2023/769 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2018/684

Karar No

2023/769

Karar Tarihi

7 Kasım 2023

T.C.

İZMİR

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/684 Esas

KARAR NO : 2023/769

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

DAVA TARİHİ : 06/06/2018

KARAR TARİHİ : 07/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine İzmir ... İera Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyası ile girişilen icra takibine davalı borçlunun itirazda bulunduğu ve takibin durdurulduğunu, müvekkilinin ... olarak adlandırılan alış veriş merkezinin İzmir'de beş büyük, şehir dışında değişen sayılarda 30-40 toplamda yine değişken olarak 40-45 adet marketine kendi ürettiği börek ağırlıklı unlu mamaülleri toptan olarak 2006-2017 yılları arasında 10 yılı aşkın süre satışını gerçekleştirdiğini, müvekkilinin tüm Türkiye'de ... mağazalarının mağaza bünyesinde sattığı böreklerin tedarikçiliğini yaptığını, yapılan ticaretin 2017 yılı son aylarında sona erdiğini, aralarındaki ticaretin sona ermesinin sebebinin ise şirketin hsse devri yolu ile başka bir gruba satılması ve yeni sermaye grubunun (...) börek satışı gibi faaliyetlerde tedarikçiden alma değil başka bir yöntemi (...) tercih etmesi olduğunu, elindeki büyük ekonomik güçle küçük üretici, satıcı ve tedarikçiye uyguladığı satış üzerinden ciro primi tahsil etme, yeni mağaza açılışlarında maliyete katılma bedeli, yeni ürün giriş bedeli ve daha bir çok keyfi talepleri İçeren ve çok ağır koşullar içeren tedarikçi anlaşma formlarını kabul eden ve ayakta kalabilmek için bu şartlara boyun eğen müvekkiinin 2014 yılı şubat ayına kadar sattığı her maldan ayrıca % 4 ve üstü cirodan prim ödediğini, davalı Türkiye'nin muhtelif yerlerinde her yeni mağaza açtığında mağaza açılışı açıklaması ile kesilen faturaları ödeyerek ekonomik destek olduğunu, yıl sonlarında ayrıca prim ödediğini, insert denilen ... reklam dergilerine bütçe ayırdığını ve daha bir çok keyfi faturaları sadece üretliği böreği ... satıyor diye katlandığını, ancak müvekkilinin aradan geçen zamanla birlikte davalının dayattığı ve Cu sözleşmelere dayalı ticaret yaptığı sürece hiçbir zaman verimli bir işletme olamayacağının farkına vararak yeni sözleşme imzalamamaya karar verdiğini, Şubat 2014'de biten tedarikçi anlaşma formundan başkaca bir anlaşma formu imzalamadığını ve börek tedarikine sözleşmesiz olarak devam ettiğini, buna rağmen ... A.Ş. tarafından müvekkiline 11/07/2014 tarihli 3.460,33 TL ve 3.813,84 TL'lik iki ayrı faturada düzenlediği ciro primi faturalarını 24/07/2014 tarihinde yolladığını, müvekkilinin ise bu faturaları Bornova ... Noterliğinin 31/07/2014 tarihli ihtarı ile iade ettiğini, bu ihtarnameye rağmen davalı şirket tarafından ciro prim faturaları düzenlenmeye devam edildiğini, (13/10/2017 tarihli 4.074,24 TL tutarlı ciro primi faturasını da 27/10/2014 tarihli ... yev. Nolu Bornova ... Noterliği ihtarı ile iade edildiği), davalı firmanın hisse devri suretiyle bir başka sermaye grubuna satıldığını, yeni grubun tedarikçiler anlamında franchising yolu iİle kiralamaya başlayacaklarından artık çalışma imkanı kalmadığını ve müvekkilinin cari hesaptan kaynaklanan alacağını talep ettiğini, müvekkili ile davalı firma arasında yapılan tüm görüşmelere rağmen davalının böyle bir borcu olmadığını ileri sürerek ticari ilişkiye son verdiği gibi bakiye borcunu da ödemekten imtina ettiğini beyan ederek borçlunun itirazın iptali ile takibin devamına, itirazın haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle 9420'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatının davalı aleyhine hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki sözleşme gereği müvekkili şirkettin defter ve Kayıllarının esas alınması gerektiğini, taraflar arasında akdedilen satış sözleşmesinde Muhasebe kayıtlarırı" delil olması başlıklı maddesi uyarınca; “Taraflar arasında çıkacak anlaşmazlıklarda Kipa'nın ticari defter ve kayıtları ile müstenidatı belgelerin HUMK'nun 287. Maddesi gereğince delil olacağını tedarikçi kabul eder.” Şeklinde düzenleme bulunduğunu, delil sözleşmesine yönelik aynı yönde bir düzenleme HMK 193. Madde de mevcut olduğunu, İlgili düzenlemeler çerçevesinde müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarının tek delil olarak kabul edildiğine ilişkin tarafların mutabık olduklarını, taraflar arasındaki delil sözleşmesinin geçerli olması gerektiği ve taraflar arasındaki uyuşmazlıkta müvekkilinin şirketin defter ve kayıtlarının esas alınması gerektiği hükme bağlanmış olup, müvekkili şirketin defter ve kayıtları uyarınca davacının herhangi bir alacağının bulunmaması nedeniyle davanın reddine kara verilmesini talep ettiklerini, davacının taraflar arasındaki sözleşmenin şubat 2014 döneminde sona erdiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, taraflar arsındaki sözleşme 2006 tarihi olup, basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü olan bizzat kendi imzasını taşıyan ve 2006 yılından beri sürdürdüğü sözleşmesel ilişki gereği kesilen ve bu durumu da ikrar etmiş olan davacının söz konusu faturaları keyfi olarak nitelendirmesinirn kötü niyetli olduğunu, davacının 2006 yılından bu yana taraflar arsında sözleşmeler ile tedarik formları her yıl tekrar tekrar akdedildiğini, her seferinde de basiretli tacir olarak davacı söz konusu belgeleri imzaladığını ve 2014 senesinden bu yana vadelere ilişkin herhangi bir itirazda bulunmadığını, davacının yenilenmediğini belirtmiş olduğu tedarikçi anlaşma formu yalnızca o sene uygulanacak özel hükümlerin belirlendiği senelik imzalanan bir form olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin ana hatlarını düzenleyen sözleşme davacı tarafça feshedilmediğini, bu bağlamda taraflar arasındaki sözleşme uyarmcaü kesileceği öngörülen ve davacı tarafça da ikrar edilen faturalar taraflar arsında süregelen ticari ilişkinin bir sonucu olduğunu, özel şartları düzenleyen tedarikçi anlaşma formunun sona ermesi sözleşmenin sona erdiği anlamına gelmeyeceğini, müvekkili şirketin davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, taraflar arasındaki cari mutabakatsızlığın önemli bölümünü, davacı tarafça teslim edilmemiş olan ürünlere ilişkin olarak kesilen faturalar ile mükerrer olarak kesmiş olduğu faturaların oluşturduğunu, davacının taraflar arasındaki ticari ilişkiye ve anlaşmaya aykırı ve mükerrer olarak kesilmiş olan işbu faturaları ticari kayıtlarına işleyerek müvekkili şirketten talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek davanın reddine, davacı şirketin %20 kötü niyet tazminatı ile mahkumiyetine, yargılama masrafları ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:

Tarafların ticari defterleri,

Bornova ... Noterliği 31/07/2014 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ve ihtarnameye ekli faturalar,

Bornova ... Noterliği 27 /10/2014 gün ve ... yevmiye ile ihtarı ve iade edilen fatura

İzmir ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası,

Davalı ... Ticaret A.Ş. Vekili tarafından sunulan ... Ticaret A.Ş.'nin şirket yetkilisinine ilişkin Ticaret Sicil Tasdiknamesi,

İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabı,

Davacı vekili tarafından sunulan Yemin metni,

İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından davalı şirket yetkilisinin yemin tahtında alınan beyanı,

SMMM Bilirkişi tarafından düzenlenen 17.06.2019 tarihli bilirkişi raporu,

SMMM Bilirkişi tarafından düzenlenen 30.10.2019 tarihli bilirkişi ek raporu,

SMMM Bilirkişi tarafından düzenlenen 09.09.2020 tarihli bilirkişi raporu,

SMMM Bilirkişi tarafından düzenlenen 14.02.2022 tarihli bilirkişi raporu, 21.06.2022 tarihli bilirkişi ek raporu,

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi nedeniyle davacı tarafından başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından itirazın iptali davasıdır.

İzmir ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 157.355,03 TL asıl alacağın tahsili istemi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, alacağın dayanağının cari hesap alacağı olarak gösterildiği, borçlu davalı tarafından süresinde borca itiraz edildiği, takibin durmasına karar verildiği, itirazın davacıya tebliğ edilmediği ve süresinde itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır.

İcra takibinde borçlu olarak görülen davalı ... Ticaret A.Ş., ... Ticaret A.Ş. ile birleşme kararı almış, birleşme nedeniyle ticaret sicilinden terkin edilmiş ve davalı olarak birleşen ... Ticaret A.Ş. yönünden yargılamaya devam olunmuş ve ... Ticaret A.Ş. Vekillerine vekaletname sunmaları için süre verilmiş ve davalı vekilince usulüne uygun vekaletname sunulmuştur.

6100 Sayılı HMK'nun 222.maddesi uyarınca, mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya tarafların birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerini ibraz eden tarafın sunmuş olduğu defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre defterlerin eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter ve kayıtların birbirini doğrulamış olması gerekir. Bu şartları bulunması halinde karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmediği takdirde incelenen ticari defter ve kayıtları sahibi lehine delil olarak kabul edilir.

Taraflara ticari defterlerini sunmaları için ya da incelenmek üzere bulundukları yeri bildirmeleri için süre verilmiş, taraflarca bildirilen yerde ticari defter ve kayıtları üzerinde SMMM bilirkişisi tarafından inceleme yapılmış, davacı ve davalı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda bilirkişi tarafından düzenlenen 17.06.2019 tarihli rapor ve ek rapora göre, davacının ticari defterlerinin noter açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, sahibi lehine delil vasfına sahip olduğu, ticari ilişki nedeniyle icra takip tarihi itibari ile davalının davacıya 157.355,03 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, davalı şirkete ait ticari defterlerinin Noter açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davalının defterlerine göre icra takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olmadığı tespit edilmiştir.

İtiraz üzerine yeni bir SMMM Bilirkişisinden rapor alınmış bilirkişi tarafından düzenlenen 09.09.2020 tarihli raporda, davacı ile davalı arasında 2009-2017 yıllarındaki ticari ilişkiden kaynaklı fatura ve ödemelerin karşılaştırılmasına yönelik yapılan değerlendirmede, davacının cari hesabına göre 2008 yılında devir olarak 103.811,35 TL tutarında davalıdan alacağının bulunduğu, ancak davalının cari hesabına göre 2008 yılından devir olarak 107.526,63 TL borcunun bulunduğu, bu farkın davalının defterlerine 2009 yılından önceki yıllarda fazla kayıt yapılmasından kaynaklandığı, davacının cari hesabına göre 2009-2017 yıllarında davalının 11.686.985,15 TL borçlandırıldığı, ancak davalının cari hesabına göre 2009-2017 yıllarında davacı tarafın 12.084.543,72 TL alacaklandırıldığı, aradaki 397.558,57 TL farkın davacı tarafından davalıya düzenlenen faturaların davalı tarafın defterlerinin fazla kayıt yapılmasından kaynaklandığı, davacının cari hesabına göre 2009-2017 yılları arasında davalı tarafın 919.598,16 TL alacaklandırıldığı, ancak davalının buna göre 2009-2017 yıllarında davacı tarafın 1.126.333,62 TL borçlandırıldığı, kayıtlar arasındaki 206.735,00 TL tutarındaki farkın davalı tarafın davacıya düzenlemiş olduğu faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu halde davacı tarafın defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı tespit edilmiştir.

Bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğundan taraf vekillerinin de itirazları dikkate alınarak alacak ve borç durumunun tespiti için çelişkinin de giderilmesi amacıyla yeni bir SMMM bilirkişisi görevlendirilmiş ve bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 14.02.2022 tarihli raporda, davacının ticari defter ve cari hesap kayıtlarına göre, takip tarihi itibari ile davalıdan 157.267,50 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defter ve cari hesap kayıtlarına göre takip tarihi itibari ile davacıya borçlu olmadığı, ancak davalının cari hesap ekstresinde 29.02.2008 tarihli kapanış bakiyesi açıklamalı işlemin davacının cari hesabına 170.599,29 TL borç kaydedildiği, bu işlemin karşılığında aynı tutarda açılış bakiyesi açıklaması ile alacak kaydının bulunmadığı, dolayısıyla davalı kayıtlarında 170.599,29 TL'nin davacının cari hesap alacağından dayanaksız olarak düşüldüğü tespit edilmiştir. Davalı vekili tarafından bilirkişi tarafından tespit edilen 2008 yılı cari hesap ekstresinin kapanış ve 2009 yılı açılış bakiyesi yönünden yapmış olduğu itiraz üzerine bilirkişi tarafından ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 21.06.2022 tarihli ek raporda, 12 yıllık dönemde yıllık alacak ve borç tutarlarına bakıldığında 2006 yılından 2017 yılına kadar hiç bir dönemde davacı ve davalı işlemlerinin birbirleri ile uyuşmadığı, davalı vekilinin itirazları kapsamında yapılan inceleme sonucu 2008 ve 2009 yılına ilişkin cari hesapta 13222 ve 13223. satırlarında 170.599,29 TL'lik açılış ve kapanış fişlerinin kayıtlı olduğu, kök raporda cari hesap incelemesi sırasında bir takım filtre açıklamalarında oluşan hata nedeniyle 170.599,29 TL'lik açılış fişinin hesaplamaya dahil edilmediği, bu hatanın düzeltilmesi ile yeniden yapılan hesaplama sonucunda her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olan alacak tutarlarının karşılaştırmalı olarak gösterildiği, buna göre taraflar arasında 2006 yılından 2017 yılına kadar ticari ilişki bulunduğu, bu ticari ilişkinin davacının kayıtlarında toplam 39.171 adet işlemden oluştuğu, davalı kayıtlarında toplam 57.804 adet işlemden oluştuğu, bu 12 yıllık ticari ilişki döneminde davacının kayıtlarındaki davalıya ait cari hesap ekstresine göre icra takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 157.267,50 TL alacaklı olduğu, davalının cari hesap ekstresine göre icra takip tarihi itibari ile davalıya borçlu olmadığı tespit edilmiştir.

Toplanan deliller tarafların ticari defter ve kayıtları ile cari hesap ekstreleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacının ve davalının ticari defterlerinin Noter açılış ve kapanış onayının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin birbiri ile uyumlu olduğu, sahibi lehine delil vasfına haiz oldukları, davacının kayıtlarına göre icra takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 157.267,50 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defter ve kayıtlarına göre ise davalının icra takip tarihi itibari ile davalıya borçlu olmadığı, HMK'nın190. maddesi uyarınca davalıdan alacaklı olduğunu ispat yükünün davacıya ait olduğu, HMK'nın 222. maddesi gereğince ticari defter ve kayıtlarına göre davacı davalıdan alacaklı olduğunu ispat edemediği, davacı dava dilekçesinde yemin deliline dayandığından davacının karşı tarafa yemin teklif edip etmeyeceğinin hatırlatıldığı, davacı tarafça karşı tarafa yemin teklif edileceği belirtilerek yemin metninin sunulduğu, davalı şirketin ticaret sicilinde kayıtlı olduğu İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak, davalıya yemini eda etmesi için davetiye tebliğ edilmesinin istenildiği, davalı şirket yetkilisi ...'in İstanbul Anadolu ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30.03.2023 tarihli duruşmaya katılarak davalı şirket kayıtlarına göre davalının davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığına yönelik yemin ettiği, davacının davasını ispat edemediği anlaşıldığından davanın reddine, davacı icra takibinde kötü niyetli olmadığı kanaatiyle kötü niyet tazminatı koşulları bulunmadığından davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davanın REDDİNE,

-Koşulları bulunmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,

  1. Karar tarihi itibariyle alınması gereken 269,85 TL harç peşin alınan 1.900,46 TL harçtan mahsup edildikten sonra artan 1.630,61‬ TL harcın davacıya iadesine,

  2. Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

  3. Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince belirlenen 25.176,80 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  4. Karar kesinleştiğinde ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden kalan gider avansının taraflara iadesine,

Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

07/11/2023

Katip ...

E-imzalıdır.

Hakim ...

E-imzalıdır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapdelillerİtirazınİptali(HaksızZararEylemdenizmirKaynaklananNedeniyle)hüküm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:53:55

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim