SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1027 E. 2023/717 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2017/1027

Karar No

2023/717

Karar Tarihi

24 Ekim 2023

T.C.

İZMİR

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2017/1027 Esas

KARAR NO : 2023/717

DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)

DAVA TARİHİ : 19/09/2017

KARAR TARİHİ : 24/10/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 2002 yılı öncesinde davalı kooperatifin ekonomik kriz içine girdiğini, inşaat faaliyetlerinin neredeyse durma aşamasına girmesi sonrası, kooperatif genel kurulu tarafından kooperatif için planlanan dükkanların satılması durumunun tartışıldığını, 30.06.2001 tarihinde yapılan Genel Kurul’da satışa dair karar verildiğini, yine 30.06.2002 tarihinde yapılan Genel Kurulda ise metrekare fiyatının 300,00 TL (yeni) az olmamak üzere dükkanların satışı konusunda yetki verildiğini, dükkanların alınan karar gereği öncelikle daire üyelerine teklif edildiğini, ancak üyelerin çoğunun, o tarihte yol geçmeyen geçse bile çamur vaziyette olan dükkanlara para verme yönünde iradesi olmadığını, bu durumda, dava konusu ... E nolu dükkan da kooperatif tarafından ilk önce ...’e devredildiğini, dükkanın 07.09.2012 tarihinde Karşıyaka ... Noterliği’nin ... yev nolu sözleşmesi ile müvekkili ...’e devredildiğini, durumun 14.09.2012 tarihinde taahhütlü gönderi ile davalı kooperarife satış sözleşmesi de tebliğ edilerek ihbar edildiğini, 23.09.2013 tarihinde yapılan numarataj değişikliği ile satılan dükkanın numaralarının ... olarak değiştirildiğini, işbu devirler öncesinde de, 2000 ve 2001 yılları mali dönemlerine dair 2001 ve 2002 yıllarında yapılan kooperatif olağan genel kurulunda alınan karar gereği yönetim kurulunun dükkan satışı ve üye kaydı yetkisini aldığını, 04.07.2002 tarihli ... sayılı karar ile üye kaydı şartlarının belirlendiğini, kooperatif karar defterinde ... sayılı karar ile kooperatif tarafından ...’e yapılan satış sonrasının da, müvekkili tarafından dükkanın yazılı sözleşme öncesi zaten devir edilmiş olması sebebiyle 14.09.2011 tarihli ... sayılı karar gereği kooperatif yönetim kurulu devri tanıdığını dava konusu işyerinin müvekkiline ait olduğunu belirtmiş olmakla gösterdiğini, müvekkilinin 2011 yılından bu yana dava konusu gayrimenkulleri kullandığını, berber dükkanı işlettiğini, dava konusu dükkanların müvekkili ve diğer maliklere peşin bir şekilde satıldığını, hatta 2002 yılında Belediye tarafından belirlenmiş rayiç bedelin üzerinde bir bedelle, tamamlanıp, 2012 yılında oturma ruhsatının alınmasından yaklaşık 10 sene önce natamam ve bu şekilde ön ödeme ile o dönemde kuş uçmaz, kervan geçmez, yol ve altyapısı olmayan durumda satılmış olmalarına rağmen, zamanla o bölgeden yeni ve geniş bir cadde geçmesi, altyapının düzelmesi ile bu durum sonradan kooperatif yöneticilerinin ve bazı daire üyelerinin gözüne batmaya başladığını, kooperatifin kendi kararlarını ve belgelerini tanımaz şekilde buraları satmadıklarını, eski yönetimin dolandırdığını, fark ücreti ödemelerini ve buralara ucuza sahip olduklarını belirterek müvekkili gibi dükkan sahiplerinin haklarını tanımamaya başladığını, oysa kooperatifin dükkanları sattığının 2001 yılı ve 2002 yıllarında yapılan Genel Kurullarda alınan kararlar ve Yönetim Kurulu kararlarına göre açık olduğunu, kooperatifin bir tüzelkişilik olduğunu, dolandırma varsa dolandıran hakları tanımama, kendi kararlarını, evraklarını tanımama çabasında olanın Kooperatif olduğunu, satış tarihinde dükkanların olduğu A ve B blokların 2-3. kat seviyesinde olduğunu, inşaatların satış geliri ile devam ettirildiğini, Karşıyaka ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... E., ... K sayılı dosyası incelendiğinde ise yine kooperatiften diğer dükkan satın alan kişilerle beraber kendisine dükkan satılan ...'ün kooperatif ile davalık olduğunu, kooperatifin kendisi aleyhine icra takibi başlatıldığını, dosyada kooperatifin, dükkan sahibi ...'den aidat isteyemeyeceği, normal inşaat giderlerinden sorumlu tutulamayacağı, ancak sadece altyapı ve genel yönetim giderlerinden sorumlu tutulabileceğinin tespit edildiğini, dükkan sahiplerinin kooperatifin site veya apartman yönetimi gibi yaptığı giderlerden ancak sorumlu tutulabileceklerini, kooperatifin inşaat giderlerinden, yönetimin sözlü iddia ettiği kendi kusurları ile doğan ve zamanında ödenmemiş SSK (SGK) borçlarından, bunların gecikme cezalarından veya vergi cezalarından sorumlu tutulmalarının mümkün olmadığını, buna rağmen çabaların futursuz bir hal aldığını, adeta haraca bağlama iradesi gösterildiğini, tehditlerle, güncel değer üzerinden alınan paralar ile güncellenmeden fark istediklerini, yoksa tahliye edeceklerini belirttiklerini, 2016 yılında yapılan Genel Kurulda dükkan sahiplerinden alınan miktar ile diğer üyelerden alınan aidatlar arasındaki farkların kapatılması bu şartlarla dükkan sahiplerine tapu verilebileceğinin kararlaştırıldığını, dükkan sahipleri tarafından tapu masrafları ve elektrik, su vs abonelik giderleri gibi giderlerin de ödendiğini ve bunların kendilerinden zorla tahsil edilmiş olmasına rağmen, satış gerçeği ile kooperatif tahsilatlarına zıt şekilde aldığı kararlarla, MK-2 dürüstlük ve çelişik davranma yasağına aykırı, bu kaygısız davranışlar devam etmiş kooperatif yöneticileri tarafından sergilenen bu davranışlar altında da kooperatif yöneticilerinin haksız kazanç sağlama çabaları olduğunu, müvekkilinin selefinden satış bedeli dışında paralar da tahsil edildiğini, ancak dava değeri ve kabul edilen kısımdan da görülebileceği üzere tahsil edilmeye çalışılan paraların büyük bir kısmının haksız ve yersiz olduğunu, dükkan sahiplerini zor durumda bırakan ve bu şekilde husumet yaratarak aslında amacına da ulaşmış kooperatifin de tasfiyesini uzatan, kooperatifi soktukları haksız konum ve davalarla yöneticiliklerini uzatma çabası bulunduğunu belirterek, davalı kooperatifin satışa dair genel kurul kararına, yönetim kurulu kararlarına, bu satışın sonrasında yine tanınmasına dair yönetim ve genel kurul kararlarına, Karşıyaka ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... E., ... K. Sayılı kesinleşmiş hükmüne, hükme esas bilirkişi raporuna rağmen, müvekkiline satışı tanımama, 3. kişilere satma yönünde temayül göstermesi sebepleri ile gayrimenkulün 3. kişilere satış tehdidi olup, bu halde geri dönülemez zararların ortaya çıkmaması için ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne , müvekkilinin satın almış olduğu ... Bayraklı/İZMİR adreslerinde bulunan İzmir İli, ...( ... E) nolu dükkanın satış ve pay devrinin önlenmesi amaçlı ihtiyati tedbir konulmasına, dükkanların müvekkiline satıldığı sebebiyle bu durumun tespiti ile davanın kabulüne, öncelikle ilgili tapu kayıtlarının iptali ile sunulan sebeplerle tapuların müvekkili üzerine bila bedel kaydına, bu talep yerinde görülmemesi halinde depo edilmesi gereken miktar var ise bu bedelin tespit edilerek tapu kayıtlarının iptal edilerek müvekkili üzerine kaydına, bu talebinde yerinde görülmemesi halinde müvekkilinin üye olduğunun tespitine, dava masrafları ile vekalet ücretinin davalı kooperatif üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatifin ticari şirket olmadığı aynı şekilde davacının da tacir olmadığını ,tarafların ticari işletmesi ile ilgili olmadığı gibi iş bu davanın da ticari dava olmadığını belirterek, görev yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının dava değerini dilekçesinde 10.000-TL gösterdiğini, taşınmaz değerinin gösterilen bu değerin çok çok üzerinde olduğu da değerlendirildiğinde gerçek dava değerinin davacı yanca mahkemeye bildirilmesi ve eksik harç ikmal edilmesi gerektiğini, aksi durumda davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, müvekkili Kooperatifin 1997 yılında toplam 64 üye ile konut yapı kooperatifi olarak kurulduğunu ve işyeri imal yetkisi bulunmadığını, yasal olarak kooperatife ait dükkânın satışında dükkânı satın alan kişinin kooperatif üyesi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, çünkü kooperatifin ana sözleşmesinde kooperatifin ana iştigal konusunun ortaklarına sadece konut edindirme gayesini içerdiğini, müvekkili ile davacı arasındaki ilişkinin ortaklık ilişkisi olmadığını, eski yönetim tarafından yetki verilmeksizin kooperatife ait dükkanların geçerli olmayan satışına ilişkin olduğunu, davacının dükkân alımına ilişkin işlemin davacının kooperatife üyeliği sonucunu doğurmadığını, davacının dükkân satışını veya ortak olmasını onaylayan veya bu hususun sunulduğu herhangi bir genel kurul ve bu kurulda alınmış herhangi bir kararı olmadığını, yine dükkanların satın alındığı iddia edilen tarih olan 2001 -2002 yıllarında kooperatifin arsası yada herhangi bir binası olmadığı gibi Kooperatifin satış yetkisinin de bulunmadığını, yine aynı dönemdeki görevli kooperatif üyelerinin bu konular ve başkaca olaylar nedeniyle zimmet suçlaması ile yargılandığını ve

İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E ... K sayılı kararı ile hüküm giydiğini, ödenmiş olduğu iddia edilen dükkan bedellerinin ise

kooperatife gelir kaydedilmediğinin müvekkilince bilindiğini, kooperatif yönetiminin 2007 yılında değiştiğini ve bu tarihten sonra kooperatif işlemlerinin yasal zemine oturtularak doğru ve düzenli bir şekilde devam edildiğini, 2007 yılı öncesi tüm defter ve kayıtların halen İzmir... Ağır Ceza Mahkemesinde bulunduğunu, dava konusu işlemin kooperatife ait olan dükkânın davacıya satışını ilgilendirdiğinden bu işlem sonuçtan davacının kooperatif üyesi olduğu sonucu çıkarılamayacağını, bu hususun kooperatif ana sözleşmesine de aykırı olduğunu, Kooperatifin eski yöneticileri ve davacı tarafından yapılan tüm işlemlerin yasal dayanaktan yoksun olduğu gibi geçerli bir işlem olmayıp yok hükmünde olduğunu, 30.06.2002 tarihli genel kurul da alınan satış yetkisinin yasal olmadığını ve ana

sözleşmeye de aykırı olduğunu, kooperatifin önce 30.06.2001 tarihli genel kurulda dükkânların satılabilmesi için kat irtifakı kurulmasına karar verdiğini, ancak bir sonraki genel kurul olan 30.06.2002 tarihinde ise henüz kat irtifakı kurulmamış

olan dükkânların satışına karar verdiğini, bu iki kararın birbiri ile çeliştiğini, alınan kararların usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu durumda 2001-2002 yılındaki yöneticilerin düzensiz acemi, ana sözleşmeye ve yasaya aykırı hareket ettiğini gösterdiğini, yapılan bu işlemlerin yasal olmadığını, geçerli kabul edilemeyeceğini, taşınmazların kat irtifakının henüz yeni kurulabildiğini, diğerlerinin geçersiz olduğunu belirterek, öncelikle müvekkilinin mağduriyetine yol açan ve ferdileşme işlemlerine engel teşkil eden ve mahkemece verilmiş olan ihtiyati tedbirin kaldırılmasına, bu talebin uygun görülmediği taktirde taşınmazın gerçek bedeli kadar teminat alınmasına, davanın görev yönünden reddine, davanın esastan reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:

İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesi'ne ait... Esas ile ... Esas sayılı dosyaları,

İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası,

İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası,

İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası,

İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası,

İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası,

Karşıyaka ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyası,

Karşıyaka ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası,

Kooperatif ticari defterleri, karar defteri, üye kayıt defteri ve evrakları,

Bayraklı Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından gönderilen Bayraklı İlçesi, ... nolu bağımsız bölümün tapu kaydı,

Bayraklı Belediye Başkanlığı yazı cevabı,

06.09.2018 tarihli keşif tutanağı ve keşif sonrası Gayrimenkul Değerlendirme Uzmanı bilirkişi ile İnşaat Mühendisleri Bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 11.10.2018 tarihli bilirkişi raporu,

Kooperatif uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 05.12.2019 tarihli bilirkişi raporu ve 18.03.2020 tarihli bilirkişi ek raporu, 11.01.2021 tarihli ikinci bilirkişi ek raporu ve 21.10.2022 tarihli üçüncü bilirkişi ek raporu,

Nitelikli Hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen 25.08.2023 tarihli bilirkişi raporu,

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava; tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde üyelik tespiti istemine ilişkindir.

Davacı tarafından peşin ödemeli ortak ... adına dava konusu taşınmazın davalı kooperatif tarafından kendi adına tescil edilmesi gerektiği iddiası ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesi talep edilmiştir.

Davacının ortaklık durumu ve niteliği bakımından kooperatif kayıtları ve tutanakları celp edilmiş, toplanan delillere göre davalı kooperatifin 30.06.2002 tarihli genel kurul kararı ile 2001 yılı olağan genel kurul gündeminin 6.maddesinde kooperatife ait dükkanlara m2 si 300,00 TL'den az olmamak üzere şartlı üye kaydedilmesi yönünde yetki verildiği, kooperatif yönetim kurulu tarafından alınan 04.07.2002 tarih ve 126 sayılı karar ile genel kurul kararlarına uygun olarak dükkanların m2 satış fiyatının 350,00 TL olarak belirlendiği, yönetim kurulunun 05.08.2002 tarih ve 127 sayılı kararı ile dava dışı ...'ın dava konusu dükkan için kooperatife üye kaydedilmesine karar verildiği, ... tarafından üyelik sözleşmesinde belirlenen 6.240,00 TL'nin ödendiği ve Karşıyaka ... Noterliği'nin 07.09.2012 tarih ve ... yevmiye nolu hisse devir sözleşmesi ile ...'ın kooperatif üyeliğini davacı ... 'a devrettiği anlaşılmıştır.

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesi uyarınca ortaklar, hak ve yükümlülüklerde eşit konumdadır. Yönetim kurulunun bu ilkenin dışına çıkmak istemesi durumunda, bu durumu genel kurul gündemine alması, genel kurulun tartışmasına açıkça sunulması veya genel kurulun yapılan uygulamayı açıkça ya da zımnen benimsemesi gerekir. Bu nedenle, sabit ve peşin bedel ödemek suretiyle üyeliğe alınmadaki bu usule uyulmaması durumunda, böyle bir üyenin (devam eden inşaatların finansmanına katılımı için) üyelik aidatı ödeme yükümlülüğü devam eder. Bu usule uyulmuşsa, üyeliğe alınmadaki bu farklılık, üyeliğe alındıktan sonra üyelik aidatı istenmesini mümkün kılmamakla birlikte, üyenin, kooperatifin amacına ulaşmasına kadar yapılan genel yönetim ve alt yapı giderlerinden sorumluluğu devam eder. Genel kurulca açık yetki verilmedikçe ya da benimsenmedikçe, 1163 sayılı Kanun'un 23. maddesine aykırı şekilde yönetim kurulunun diğer üyelerden farklı statüde üyeliğe kabul kararı vermesine veya akçalı konularda bir üyeyi farklı statüde konumlandırmasına geçerli hukuki sonuç bağlanamayacaktır. Bir diğer anlatımla; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesi uyarınca ortaklar hak ve yükümlülüklerde eşit konumda olup, sabit ve peşin aidat ödemek suretiyle ortaklığa alınmadaki usule uyulmuşsa böyle bir ortak sadece kooperatifin amacına ulaşıncaya kadar yapılan genel yönetim ve altyapı giderlerinden sorumlu olacaktır. Aidat dışında, genel yönetim ve alt yapı giderlerinden borçlu bulunan ortağın tapu istemesi mümkün olup, bu tür alacakların kooperatif tarafından alacak şeklinde istenmesi gerekecektir. Davacı ... davalı kooperatifin peşin ödemeli ortağıdır.

Dava konusu iş yerinin dava tarihindeki harca esas değerinin belirlenmesi amacıyla keşif yolu ile bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

İnşaat mühendisi bilirkişiler ve Gayrimenkul Değerlendirme uzmanı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 11.10.2018 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değerinin 106.000,00 TL olduğu bildirilmiş, davacı vekili bilirkişi raporunda belirlenen değer üzerinden eksik kalan harcı mahkememizce verilen süre içerisinde yatırmıştır.

Tapu kaydının incelenmesinde, İzmir ili Bayraklı ilçesi ... numaralı dükkan niteliğindeki bağımsız bölümün davalı kooperatif adına tapuda kayıtlı olduğu, kat mülkiyetinin 21/08/2017 tarihinde kurulduğu anlaşılmıştır.

TBK’nın 97. maddesinde; “Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir.” düzenlemesine yer verilmiştir.

Davacı, kooperatifin peşin ödemeli ortağı olduğundan kooperatife aidat ödeme yükümlülüğü bulunmamakla birlikte genel giderler ve alt yapı giderlerinden kendi payına düşen nispette sorumludur.

Bu kapsamda davacının sorumlu olduğu genel gider ve alt yapı giderlerinin belirlenmesi amacı kooperatif bilirkişi tarafından kooperatife ait ticari defterler ve belgeler üzerinde inceleme yapılmış;

Kooperatif Uzmanı Bilirkişi tarafından düzenlenen 05.12.2019 tarihli kök raporda, "Kooperatif anasözleşmesinin 17/son maddesinin “Devir halinde eski ortağın kooperatife karşı tüm hak ve yükümlülükleri yeni ortağa geçer,” hükmü gereği davaya konu gayrimenkul için gayrimenkulün ilk sahibi... tarafından genel gider ve alt yapı giderlerine katkı payı ödenmemiş olduğundan davacı sorumluluğu 2002 yılından itibaren başlamaktadır. Bu kapsamdan olmak üzere, dava dava tarihine göre, /Davalı kooperatifin genel kurullarında kabul edilerek bilançoları kesinleşen 2002, 2003, 2004, 2005, 2006, 2007(Kısmi), 2011, 2012, 2013, 2014, 2015, 2016, 2017 yılları genel gider ve alt yapı giderlerinden payına düşen tutar nedeniyle) davalı kooperatife 14.509,53TL borçludur.

Dava dosyası ve incelenen belgeler içerisinde, davalı kooperatif tarafından her biten yılın kesinleşen bilançosuna göre hesaplanmış genel gider ve altyapı giderlerine katılım payının davacıdan talep edildiğine dair herhangi bir belgeye rastlanmamıştır." şeklinde rapor düzenlenmiştir.

Tarafların itirazları üzerine bilirkişi tarafından düzenlenen 18.03.2020 tarihli ek raporda; Karşıyaka ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı dosyasında belirlenmiş 1.136,10 TL'nin ödenmiş olduğuna dair belge ibraz edilmemesi halinde, kök raporda yer alan hesaplamaya göre 2002-2017 dönemine ait (İncelenemeyen 01.07.20007-31.12.2010 dönemi hariç) 14.509,53 TL içerisinde 01.012007-30.06.2007 tarihleri arası için hesaplanan 126,95 TL'nin düşülerek, mahkeme kararı ile kesinleşen 1.136,10TL'nin tutara eklenebileceği, bu duruma göre davacı ortaktan talep edilebilecek tutar 01.07.2007-31.12.2007 ve 23.02.2008-31.12.2010 dönemi gider katkı payı hariç olmak üzere (14.509,53-126,9541.136,10-) 15.518,68 TL olduğu tespit edilmiştir.

Davalı kooperatifin 2007-2008-2009 ve 2010 yıllarına ait ticari defterleri bulunamadığından diğer yıllar ve emsal durum esas alınarak bu yıllara ilişkin davacının sorumlu olduğu genel gider ve alt yapı giderleri belirlenmiştir.

Birlikte ifa kuralı gereği davacının karar tarihine en yakın tarihte sorumlu olduğu genel gider ve alt yapı giderlerinin belirlenmesi için kooperatif bilirkişisi tarafından düzenlenen 25.08.2023 tarihli bilirkişi raporunda, davacının ortaklık payına isabet eden genel gider ve alt yapı giderleri toplamının 41.282,71 TL olduğu tespit edilmiştir.

Toplanan delillere göre, davacının davalı kooperatifin peşin ödemeli üyesi olduğu, bu nedenle davalının yalnızca genel gider ve alt yapı giderlerine ilişkin katkı payından sorumlu olduğu, davacının davalı kooperatife normal aidat ödeme yükümlülüğünün bulunmadığı, davalı tarafça her ne kadar cevap dilekçesinde ve aşamalardaki savunmalarında dava konusu kooperatife ait dükkanların kooperatifin 2016 yılı genel kurul kararı ile 2016-2017 yılı rayiç bedeli üzerinden en az m2'si 1.500,00 TL olmak üzere dükkanlarda hak talep eden kişilerin bu bedeli ödemeleri halinde devredileceğine karar verildiği davacının bu bedeli ödemediği genel kurul kararının iptali yolunda herhangi bir dava açılmadığı savunulmuş ise de; davacının kooperatif pay devri yoluyla devir aldığı kooperatif ortağının 2002 yılı kooperatif genel kurul kararında alınan karar gereğince belirlenen fiyat üzerinden dava konusu iş yerinin bedelini ödemesi suretiyle iş yerinin peşin ödemeli ortağı olduğu, satış fiyatı belirlenerek peşin ödemeli ortak olarak alınan üyenin sonrasında alınan yeni bir genel kurul kararı ile belirlenen dükkan bedelini ödemek suretiyle hak sahibi olacağına karar veren genel kurul kararının yok hükmünde sayılması gerektiği, satış bedeli kararlaştırılan ve bu kapsamda ilgilisi tarafından ödemesi yapılarak peşin ödemeli ortak olarak kooperatif ortağı olan davacının aynı satışa ilişkin yeniden satış bedeli ödeyerek taşınmazın devralmasının istenilemeyeceği, davacının 2001 ve 2002 yılı kooperatif genel kurulu ve yönetim kurulu tarafından usulüne uygun olarak alınan karar ve belirlenen bedeller kapsamında yaptığı ödeme nedeniyle davacının dava konusu dükkanda hak sahibi olduğu ve taşınmazın davacı adına tescili gerektiği kanaatine varılmakla birlikte ifa kuralı gereği davacının genel gider ve alt yapı giderlerinden sorumlu olduğu dikkate alınarak hükme en yakın tarihte belirlenen ve mahkeme veznesine depo edilen genel gider ve alt yapı giderlerinin davalı kooperatife ödenmesi suretiyle dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile, davacı adına tesciline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davanın KABULÜ İLE; davacı tarafça mahkeme veznesine depo edilen 41.282,71 TL'nin karar kesinleştiğinde davalıya ödenmesi suretiyle; İzmir ili, ... Numaralı dükkan niteliğindeki taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına TESCİLİNE,

  2. Alınması gereken 7.240,86‬ TL nispi ilam harcından, peşin alınan 170,78 TL nispi harç ile 2.408,5‬0 TL tamamlama harcı indirildikten sonra eksik 4.661,58‬ TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

  3. Davacının yatırmış olduğu 31,40 TL başvurma harcı, 170,78 TL nispi harç ile 2.408,50 TL tamamlama harcı toplamı 2.610,68‬ TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  4. Davacının yapmış olduğu 3.550‬,00 TL bilirkişi ücreti ile 509,6‬0 TL tebligat. posta giderinden ibaret toplam 4.059,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  6. Davacının yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde kendisine iadesine,

Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

24/10/2023

Katip ...

E-imzalıdır.

Hakim ...

E-imzalıdır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapAlmayaVedelillerTapuİptaliizmirTescil(SatınhükümDayalı)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:10

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim