SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/304 E. 2023/692 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2019/304

Karar No

2023/692

Karar Tarihi

13 Ekim 2023

T.C.

İZMİR

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/304

KARAR NO : 2023/692

DAVA : Tazminat

DAVA TARİHİ : 28/09/2001

KARAR TARİHİ : 13/10/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili İzmir ... ATM'nin... Esas sayılı dosyasına sunduğu 28/09/2001 tarihli dava dilekçesinde, davalıların davacı kooperatifin yönetim kurulu başkanı ve yönetim kurulu üyeleri olduklarını, kooperatifin 2000 yılı genel kurul toplantısının 18.02.2001 tarihinde yapıldığını, bu toplantıda yönetim kurulunun hesap ve kayıtlarının incelenmesi için hesap tetkik komisyonu kurulmasına karar verildiğini, hesap tetkik komisyonunun hazırladığı rapora göre 1998,1999 ve 2000 yıllarında yönetim kurulu üyelerinin kooperatifi 32.277.499.445-TL zarara uğrattığının anlaşıldığını, ardından 2000 yılı olağan genel kurul toplantısının 13.05.2001 tarihinde yapıldığını, bu toplantıda yönetim kurulu hakkında dava açılması ve yönetim kuruluna bu konuda yetki verilmesine karar verildiğini, komisyon raporundan sonra hesapların daha detaylı incelenmesi sırasında başka usulsüz ödeme ve işlemlerin de tespit edildiğini, hesap tetkik komisyonu incelemesine göre gelir gider farkının 32.277.499.445-TL olduğunu, ... A.Ş'den alınan malzeme bedeli olarak verilen çeklerin karşılığının süresinde ödenmemesi nedeni ile ... ve ...'nin karşılıksız çek keşide etmek suçundan ceza aldığını, bu borcun halen ödenmekte olduğunu, dava tarihine kadar 8.778.208.280-TL nin ödendiğini, kalan ödemeler için ayrı bir dava açılacağını ancak dava tarihine kadar ödenen söz konusu tutarın talep konusu olduğunu, davalıların bu nedenle kooperatifi zarara uğrattıklarını, ... Elekt. Ltd. Şti. 'nden alınan malzeme bedelinin kooperatif kasasından nakit çıkılmasına rağmen, ...'un nakit parayı ... Elektriğe ödemediğini, ilgili yıllarda tahakkuk etmesine rağmen ödenmeyen vergi borcunun faiz toplamının 24.570.000-TL olduğunu, ilgili yıllarda tahakkuk etmesine rağmen ödenmeyen SGK borcu toplamının 213.315.000 TL olmak üzere davalıların kooperatifi toplam 41.294.492.000-Tl zarara uğrattığını, usulsüz işlemlerin çoğunlukla o tarihte kooperatif başkanı olan ...'un eylem ve işlemlerine dayalı olduğunu, ancak yönetim kurulu üyeleri olan diğer davalıların da olaya katılıp katılmadıkları, veya ihmalleri taraflarından tespit edilemediğinden, sorumluluk hükümleri gereğince müşterek ve müteselsil olarak davalılardan zararın talep edildiğini ileri sürerek, 41.294.492.000 ETL zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, % 70 oranında faize hükmedilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.10.2001 tarihli, ... Esas sayılı kararı ile ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile davalıların davacı kooperatifteki ortaklık payının iş bu dava sonuna kadar ahara devrinin tedbiren önlenmesine (4.130.000.000 ETL teminat karşılığında) karar verilmiştir. Kooperatifin 11.10.2001 tarihli cevabı yazısı ile ..., ... ve ...'nin paylarına tedbir konulduğu, ... ve ...'in 2000 yılında paylarını devir ettiklerinden, bu iki davalı yönünden tedbirin uygulanmadığı bildirilmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; davacı kooperatifin 1998,1999,2000 yıllarında yönetim kurulu üyesi olan müvekkilinin kooperatife karşı olan tüm yükümlülüklerini noksansız olarak yerine getirdiğini, o dönemde kooperatif başkanı olan ... tarafından yapılan ve yapılmayan ödemelerden haberdar olmadığını ve bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; müvekkilinin 1998 ila 2000 yılları arasında yönetim kurulu üyesi olmadığı gibi kooperatif üyesi de olmadığını, 1998 yılında yapılan ilk genel kurul toplantısından evvel kooperatif yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldığını, daha sonra da kooperatif üyeliğinden ayrıldığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, 1998 yılı bilançosunun kooperatif denetçileri tarafından ibra edildiğini, 13.05.2001 tarihli genel kurul toplantısı için üyelere usulüne uygun çağrı gönderilmediğini, davanın 1 aylık kesin süre içinde açılmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; kooperatif yetkili organlarınca yöneticiler hakkında dava açılması için usulüne uygun olarak alınmış bir karar bulunmadığını, kendisine usulüne uygun tebligat yapılmadığını, karar tarihinden itibaren 1 aylık süre içinde davanın açılmadığını, genel kurul kararı ile ilgili açılmış iptal davası bulunduğunu, bu davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; müvekkilinin asil üye ...'in üyeliği devretmesi sonucu yedek üye olarak yönetime katıldığını, ilk genel kurula kadar ticaret siciline tescili yapılmadığını, yapılan imalatların alınan kararların gerek kontrolün gerekse komisyonun, gerekse denetçilerin bilgileri ve görgüleri dahilinde olduğunu, muhasebe kayıtları ile imalatlar incelendiğinde, sorumluluğunu gerektirecek bir durum olmadığını savunmuştur.

Davalı ... 02.07.2014 tarihli dilekçesinde; davada kendisine tebligat yapılmadığını, söz konusu tarihlerde her ne kadar yönetim kurulu üyesi ise de; bütün harcama yetkilerinin kooperatif başkanı ...'a ait olduğundan sorumlu bulunmayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davanın niteliğine göre;taraflara delillerini sunmaları için imkan tanınmış, taraflarca ibraz edilen genel kurul toplantı tutanakları ile diğer belgeler dosyasına konulmuş, ceza davası bekletici mesele yapılarak ceza dava dosyası incelenmiş, kooperatif kayıtları incelenerek bilirkişi kurulundan rapor ve ek rapor alınmış ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilmiştir.

İzmir ... AĞCM'ne ait ... esas sayılı dosyanın tetkikinden; 1997 yılı ve sonrası suç tarihi itibariyle ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında kooperatif yönetim kurulu başkan ve üyesi bulundukları sırada görevlerini kötüye kullandıkları, zimmetlerine para geçirdikleri iddiası TCK 230/1 maddesi uyarınca cezalandırılmaları isteğiyle kamu davası açıldığı, yapılan açık yargılama sonunda sanık ...'un cezalandırılmasına, diğer sanıklar hakkındaki kamu davasının zaman aşımı nedeniyle düşürülmesine karar verildiği, verilen kararın temyiz incelemesinden geçerek 12/02/2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Davacılar ... tarafından ... aleyhine 13.05.2001 tarihinde yapılan genel kurulda alınan tüm kararların iptaline karar verilmesi talebi ile açılan İzmir ... ATM'nin ... Esas sayılı davasında yargılama sonunda 30.01.2013 tarihinde davanın feragat nedeni ile reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Bilirkişiler ..., ..., ... ve ... tarafından sunulan 29.06.2005 tarihli raporda ...nin kasasında bulunduğu halde yeni yöneticilere teslim edilmeyen 3.978.116-TL ... Ltd. Şti.'e yapılan hayali ödeme ile 800.000.000-TL ... Ltd. Şti'ne yapılan hayali ödeme nedeni ile 2.000.000.000-TL, şantiye şefi ...'ya yapılan hayali ödeme ile 1.105.000.000-TL, ... A.Ş.'ye ödenen vade farkı nedeni ile 3.769.708.280-TL, sigorta primi borçlarının süresinde ödenmemesi nedeni ile 213.315.000-TL olmak üzere toplam 7.892.001.396-TL zarara uğratıldığını, ...'un bu tutarın tamamından, ...'nin 7.842.001.396-TL sinden, ...'nin 5.203.686.396-TL'sinden, ...'in 2.688.315.000-TL'sinden, ...'in 50.000.000-TL sinden sorumlu olduğunu ortaya koymuşlardır. Taraflarca bu rapora itiraz edilmiştir.

İzmir ... AĞCM'nin ... Esas sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporu örneği dosyamız arasına alınmıştır.

Bilirkişiler 20.09.2007 tarihli raporlarında, ceza mahkemesinde alınan bilirkişi raporunu değerlendirerek, kooperatif zararının 8.892.000-YTL olduğunu, ceza dosyasına düzenlenen bilirkişi raporu ile kendi görüşleri arasındaki farkın açıklandığını ortaya koymuşlardır. Bu rapora da taraflarca itiraz edilmiştir.

Bilirkişiler 07.04.2014 tarihli ek raporlarında; 20.09.2007 tarihli ek raporda, davalılardan talep edilebilecek tazminat hesabının 8.892.000-YTL olarak tespit edildiğini, faiz ve gecikme zammı olarak vergi dairesine ödenen 409.24-TL dahil edildiğinde, davalılardan talep edilebilecek tazminat miktarının 9.301.24-TL olduğunu, 25.01.1997/18.01.2001 döneminde görev yapan ...'un bu tutarın tamamından, 21.06.1998/18.02.2001 döneminde görev yapan ...'nin 8.254,24-TL'sinden 22.06.2000 / 18.01.2001 döneminde görev yapan ...'nin 5.203,68-TL'sinden, 15.05.1997 / 22.06.2000 döneminde görev yapan ...'in 3.097,56-TL'sinden, 25.01.1997 / 21.06.1998 döneminde görev yapan ...'in 50,00-TL 'inden sorumlu olabileceğini ortaya koymuşlardır.

İzmir ... ATM'nin ... Esas sayılı dava dosyası İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesine devredilmekle, ... Esas sırasını almıştır.

İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı 03.07.2014 tarihli kararı ile ''Davanın kısmen kabulü ile;kabul edilen bu miktara göre; Davalı ...'un bu miktarın tamamından, davalı ...'nin 8.254,20-TL'lik, davalı ...'in 5.203,70-TL'lik, davalı ...'in 3.097,60-TL'lik, davalı ...'in 50,00-TL'lik bölümünden sorumlu tutulmaları kaydıyla; toplamda 9.301,20-TL'nin 28/09/2001 dava tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,'' şeklinde karar verilmiştir.

Bu karara karşı temyiz yoluna başvurulmuştur. Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ...Esas ... Karar sayılı 31.10.2016 tarihli kararı ile ''Dava Kooperatif yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 1-Davacı kooperatif vekili ile davacı ... vekilinin itirazları yönünden Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun “ceza hukuku ile medeni hukuk arasında münasebet” başlıklı 53. maddesi, “Hakim, kusur olup olmadığına yahut haksız fiilin failinin temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamiyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraat karariyle de mukayyet değildir. Bundan başka ceza mahkemesi kararı, kusurun takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda dahi hukuk hakimini takyit etmez.” hükmünü içermektedir. Karar tarihinden önce yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesinde de benzer düzenlemeye yer verilmiştir. Görülmektedir ki, ceza mahkemesinin “delil yetersizliğine dayanan beraat kararının” hukuk hakimini bağlamayacağı, ancak beraat kararı bir maddi olguyu tespit ediyorsa, diğer anlatımla beraat kararı suçun sanıklar tarafından işlenmediğinin kesin olarak tespiti olgusuna dayanıyorsa, bu kararın hukuk hakimini de bağlayacağı, ceza davasında hükme dayanak yapılan maddi olgularla ve özellikle eylemin hukuka aykırılığını ve failini belirleyen, mahkumiyet kararının bu yönlerinin hukuk hakimini bağlayacağı, kusurun takdiri ve zararın miktarını tayini hususundaki kararın hukuk hakimini bağlamayacağı hususları doktrinde ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında kabul edilmektedir. Öte yandan, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır (YHGK'nın 10.01.1975 gün ve ... E., ... K.; YHGK'nın 23.01.1985 gün ve... E., ... K. sayılı ilamları). Bilindiği gibi ceza mahkemesinin, uyuşmazlık konusu olayın tespitine; diğer bir söyleyişle, olayın varlığına ve sanık tarafından işlendiğine ilişkin maddi olgular hakkındaki kesinleşmiş saptaması, aynı konudaki hukuk mahkemesinde de kesin hüküm oluşturur. Bunun nedeni, ceza yargılamasındaki ispat araçları bakımından ceza hakiminin hukuk hakiminden çok daha elverişli bir konumda olmasıdır (HGK'nın 16.09.1981 gün ve ... E., ...K. sayılı ilamı, ..., Hukuk Davalarında Kesin Hüküm, 1965, s. 22 vd; ..., Borçlar Kanunu Şerhi, C. 1, s. 844; YHGK'nın 28.03.2012 gün ve ... E., ... K. sayılı ilamı). Böylece, kural olarak hukuk hakimi ceza yasasındaki hükümlerle ve ceza hakiminin kararıyla bağlı tutulmamış; BK’nın 53. maddesi ile bağımsızlık ilkesi benimsenmiştir.(..., Tazminat Hukuku, 1996, s. 437 vd.) Dosya kapsamında yer alan ceza mahkemesince alınan bilirkişi raporu ile hukuk mahkemesince alınan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğu, bu konuda taraf vekillerinin itirazları da dikkate alınarak meblağlar arasındaki çelişkinin nereden kaynaklandığının belirlenmesi maksadıyla denetime elverişli gerekçeli ek rapor alınmak suretiyle oluşacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken bu hususa riayet edilmemesi doğru görülmemiştir.

  1. Davalı ...’in temyizi yönünden davalı ...’e ilk dava dilekçesinin tebliği Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre yapılmış ise de tebliğin usulüne uygun olmayıp, 6100 sayılı HMK'nın 27. maddesi uyarınca davanın tarafları kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptir. Hukuki dinlenilme hakkının gereği olarak taraflar duruşmaya çağrılmadan, eş anlatımla; taraf teşkili sağlanmadan hüküm verilememesi, Anayasanın 36. maddesi ile düzenlenen iddia ve savunma hakkının kullanılmasına olanak tanınması ilkesinin doğal bir sonucudur ve aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının da en önemli unsurudur. Mahkemece, yasanın bu açık hükmüne aykırı olarak kendisine usulüne uygun tebligat yapılmayarak savunma hakkı kısıtlanmış olan davalı ...’e usulünce dava dilekçesi tebliğ edilip, ortaya koyacağı deliller toplanıp, savunmaları da dikkate alınarak bir değerlendirme yapılması gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan davalının yokluğunda yargılama yapılıp hüküm kurulması doğru görülmemiştir....'' gerekçesi ile söz konusu karar bozulmuştur.

Bozma üzerine dosya mahkemeye ulaşmakla ve İzmir ... ATM'nin dosyaları İzmir ... ATM'ye devredilmekle, İzmir ... ATM'nin ... Esas numarasını almıştır.

Yargıtay bozma ilamına uyulmuş, Yargıtay ... Hukuk Dairesinin bozma kararı doğrultusunda, ... vekiline dava dilekçesi tebliğ olunmuştur.

... vekili müvekkili aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Bozma sonrasında ...'un 09.09.2016 tarihinde vefat ettiği, ...'in 23.08.2020 tarihinde vefat ettiği, anlaşılmış, mirasçıları davaya dahil edilerek ve mirasçılarına tebligat yapılmak sureti ile yargılama devam olunmuştur.

Bozma ilamı doğrultusunda, ceza mahkemesinden alınan bilirkişi raporu ile daha önce mahkememizde alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi ve taraf itirazlarının değerlendirilmesi bakımından bilirkişi heyetinden ek rapor alınmıştır.

Bilirkişiler 21.11.2022 tarihli ek raporlarında, kooperatifin Ağır Ceza Mahkemesine göre zimmete geçirilen para miktarının 2.788,00-TL, muhtelif faiz, ceza vade farkı ödemeleri nedeni ile 3.983,02-TL, vergi dairesine ödenen faiz ve gecikme bedeli 429,24-TL olmak üzere kooperatif zararının 7.180,26-TL olduğunu, İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesinin yargılaması sırasında ... tarafından 2.788,00-TL nin kooperatife iade edilmiş olmasi sebebi ile bu tutarın düşülmesi ile kooperatifin zararının 4.392,26-TL ye düştüğünü, ..., ... ve ...'nin bu tutarın tamamından sorumlu olduğunu, ...'in sorumluluğunun 23.096,56-TL olup, ...'in sorumluluğunun 50,00-TL ile sınırlı olduğunu bildirmişlerdir.

Ağır Ceza Mahkemesindeki yargılama sırasında zimmete geçirildiği tespit edilen 2.788,00-TL nin ... tarafından ödenmiş olması karşısında, bu tutarın davalıların sorumluluğu kabul edilen tutardan düşülmesi gerektiği ve hatta önceki kararı temyiz etmeyen davalılar yönünden de müteselsil sorumluluk söz konusu olacağından, bu ödemenin ödendiği ölçüde borcu sona erdirdiği kanaatine varılarak hüküm kurulmuştur.

Toplanan tüm deliller karşısında, ...'un 25.01.1997/18.02.2001 tarihleri arasında kooperatif yönetim kurulu başkanı olduğu, ...'nin 21.06.1998/18.02.2001 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi, ...'nin 22.06.2000/18.02.2001 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi, ...'in 15.05.1997/22.06.2000 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olduğu, ...'in 25.01.1997/21.06.1998 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olduğu, davalı kooperatifin 1998,1999,2000 ve 2001 yılları arasında 2.788,00-TL nin zimmete geçirilmesi, 3.893,02-TL nin muhtelif faiz ceza ve vade farkı ödemeleri, 409,24-TL vergi dairesine ödenen faiz ve gecikme bedelleri olmak üzere 7.180,26-TL zarara uğratıldığı, bu zarardan aralarında müteselsil sorumluluk olan yönetim kurulu üyelerinin görev yaptıkları dönemlerle sınırlı olmak üzere müteselsilen sorumlu oldukları, sadece kooperatif başkanının sorumlu olduğunun kabul edilemeyeceği, zira diğer yönetim kurulu üyelerinin kontrol ve denetim yükümlülüklerinin bulunduğu, bu nedenle zarardan davalı kooperatif üyelerinin görev yaptığı dönemlerle sınırlı olmak üzere sorumlu oldukları, ceza yargılamasında zimmete geçirildiği tespit edilen 2.788,00-TL nin ceza yargılaması sırasında ... tarafından ödendiği, bu nedenle söz konusu tutarın toplam 7.180,24,-TL zarardan düşülmesi ile kalan zarar miktarının 4.392,26-TL olduğu, ... (mirasçılarının) ... ve Olgar Küçükgörme'nin bu zararın tamamından, ...'in görev yaptığı dönem itibarı ile 3.097,56-TL sinden, ... (mirasçılarının)'in görev yaptığı dönem itibarı ile 50,00-TL sinden diğerleri ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğu kanaatine varılmakla, aşağıda belirtildiği üzere, davamızın açılmasından sonra ... tarafından ödenen 2.788,00-TL için dava konusu ortadan kalktığından, karar verilmesine yer olmadığına, 4.392,26-TL için davanın kısmen kabulüne, fazlaya dair talebin reddine karar vermek gerekmiştir.

Dava açıldıktan sonra Türk Lirasından altı sıfır atılması itibarı ile altı sıfır atılmış hali ile hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın kısmen kabulüne,

Dava konusu zarar tutarının 2.788,00-TL sinin dava açıldıktan sonra ... tarafından kooperatif hesabına yatırılması ile bu kısma ilişkin dava konusu ortadan kalkmakla, bu tutara ilişkin dava nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına,

4.392,26-TL ye ilişkin davanın kabulüne, 4.392,26-TL 'nin (davalı ... mirasçıları; ... ve ...'nin bu tutarın tamamından, davalı ...'in 3.097,56-TL sinden, ... 'in ise 50,00-TL sinden faizleri ile birlikte sorumlu olması kaydı ile) 28.09.2001 tarihinden itibaren yasal faizi ile müteselsilen davalılardan alınarak, davacıya verilmesine,

Fazlaya dair talebin reddine,

  1. Karar tarihi itibarı ile alınması gereken 300,03. TL harcın peşin alınan 557,50. TL harçtan mahsubu ile 257,46. TL harcın karar kesinleştiğinde talebi halinde davacıya iadesine,

  2. Davacı kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine ve davanın kabul edilen kısmı ile karar verilmesine yer olmadığına ilişkin toplam tutar üzerinden belirlenen 7.180,26. TL vekalet ücretinin (..., ...'nin bu tutarın tamamından, ...'nin bu tutarın 4.796,95. TL sinden, ...'in 3.097,56. TL sinden, ...'in 50,00. TL sinden sorumlu olması kaydı ile ) davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre ve davanın reddedilen kısmı dikkate alınarak, takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, 1/5 pay itibarı ile ... (mirasçılarına), ..., ..., ..., ... (mirasçılarına)'e verilmesine,

  1. Davacı tarafından bozmadan önce yapılan 837,50. TL yargılama gideri ile bozmadan sonra yapılan 2.570,70. TL yargılama gideri olmak üzere toplam 3.408,20. TL yargılama giderinden davanın karar verilmesine yer olmadığına ve kabul edilen kısmı ve reddedilen kısmına göre oranlanarak belirlenen ve takdiren 592,61. TL yargılama gideri ile 3,24. TL başvurma harcı, 300,03. TL peşin harç olmak üzere toplam 895,88. TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

-Davalı ... tarafından yapılan 379,00-TL yargılama giderinin davanın kabul edilen ve reddedilen kısmına göre oranlanarak belirlenen ve takdiren 350,00-TL sinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,

-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayıp artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

Dair, oybirliği ile verilen karar davacı vekili ile davalıların yüzüne karşı, tebliğden itibaren15 günlük süre içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/10/2023

Başkan ...

e-imzalı

Üye ...

e-imzalı

Üye ...

e-imzalı

Katip ...

e-imzalı

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

izmirTazminat

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim