İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/871 E. 2024/48 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/871
2024/48
18 Ocak 2024
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/871 Esas
KARAR NO : 2024/48
DAVA : Sözleşmenin İptali
DAVA TARİHİ : 23/10/2023
KARAR TARİHİ : 18/01/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; taraflar arasındaki, ... şirketimle uyuşmazlığın İzmir ...Noterliği yevmiye no ... Devredilen %49 payın 272,60 TL karşılığını vekaleten ne kendisine ne de ... şirketine ödemediğini, davalı ...'nun 2009 yılında satın aldığı, davalı borçlu ...Turizm Dış Ticaret Limited Şirketinin kendisine ve ... şirketine edim borçlarını yerine getirmeden ticareti terk ettiğini, şirkete duran ayınlarına karşılık bir kuruş ödemediğini hisse devri tescil edildikten sonra, hisse devrinin usulüne uygun olmadığı geçersiz olduğunun şimdi fark edildiğini ve hep başından beri şirketinde hiç bir hakkının olmadığını, 24.01.2001 tarihinde vekaleten yaptığı %49 pay devrinin 272,60-TL mufesih bir şirketin ödemesininde mümkün olmadığı 26 bin sermaye içi boş bir şirketin hak ve talepleri yersiz ve mesnetsiz olduğunu, ödenmeyen pay devrinin geçmişe etkili iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar ...Turizm Dış Tiz. Ltd. Şti ve ... vekili, cevap dilekçesinde; davacı avukat olmadığından vekil olarak dava açmak hakkı olmamakla davanın reddinin gerektiğini, davacının taleplerine karşı zamanaşımı ve hak düşürücü süreler geçtiğinden itiraz ettiklerini, davacının şirket adına dava açmak hakkı bulunmadığını, davalı ... ... Yat Şirketi ortağı olmadığından aleyhinde husumet yokluğundan davanın reddinin gerektiğin, hisse devri sözleşmesinin davacı vekili ... ile yapılmadığını, müvekkili şirket hisseyi devraldığı kişiye ödeme yaparak hisseyi devraldığını, yönetim kurulu kararıyla tescil edilen devir işlemi için dava açılmasının hakkın kötüye kullanılması olduğunu, banka kredi borcundan kurtulmak amacıyla şirkette usulsüz bir şekilde hisse alıp şirketi ele geçiren diğer ortak... mahkemelerce durdurulduğunu, müvekkili şirketin faal olduğunu,. asıl sorun ise müvekkili şirketin ortağı olduğu ... Yat şirketinin davacı tarafından pasif halde bırakılarak müvekkili şirketin mülkiyet ve tasarruf haklarının engellenmesi olduğunu, ... Yat Şirketinin faaliyetlerinin davacı tarafından gasp edilerek engellendiğinden şuan şirketin Ayvalık Belediyesi emlak vergi borcunun yaklaşık 5.500.000,00.TL civarında olduğunu, ... Yat Şirketini ve müvekkili şirketi büyük bir vergi borcu altına sokan davacının beyanları mahkemeyi yanıltmaya yönelik olduğunu, kesinleşmiş mahkeme ilamıyla...'ın müdürlüğünün yok sayıldığını, -kesinleşmiş mahkeme ilamıyla yeniden eşit hisseye geri dönülebildiğini, ... açısından husumet yokluğu nedeniyle, ... şirketi açısından dava açmak hakkı olmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü, cevap dilekçesinde; dava konusunun taraflar arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklaması sebebiyle Ticaret sicili Müdürlüğü için husumet yönünden reddine, müdürlükleri tarafından gerçekleştirilen tescil işleminde herhangi bir hukuka aykırı husus bulunmaması nedeniyle müdürlüklerinin aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Şirket ticaret sicili kayıtları, pay devri sözleşmesi, vekaletname delil olarak değerlendirilmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE;
-
Dava, ... Yat İşletmeciliği Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin dava dışı ...'a ait 2726 adet hissesinin İzmir...Noterliği'nin 25/01/2001 tarihli ... yevmiye sayılı pay devri sözleşmesi ile davalı ...Turizm Dış Ticaret Limited Şirketi'ne devrine dair sözleşmenin iptali davasıdır.
-
6100 sayılı HMK'nın dava şartlarını düzenleyen 114/1. e maddesindeki dava takip yetkisi, davada taraf olan kişinin o davayı kendi adına yürütebilme ve talep sonucu hakkında kendi adına hüküm alabilme yetkisidir (HMK md. 53). Sözü edilen kurum, şeklî taraf kuramının kabulünün sonucu olarak ortaya çıkmış ve sözü edilen kuramı tamamlamak amacıyla geliştirilmiştir. Davayı takip yetkisi, maddi hukuktaki tasarruf yetkisinin usul hukundaki karşılığını oluşturur. Ayrıca, bu kavram, davada taraf olmadığı hâlde kanun gereği taraf gibi davranmakla görevli kılınmış olanların hukukî konumlarının açıklanmasında başvurulan bir kavram konumundadır. Kural olarak taraf ehliyeti ve dava ehliyeti bulunan kişinin dava takip yetkisi vardır. Ancak bazı istisnai durumlarda davada taraf olarak gösterilen kişinin taraf ve dava ehliyeti olmasına rağmen dava takip yetkisi olmayabilir. Örneğin hakkında iflas kararı verilen kişinin taraf olduğu hukuki davalarda da istisnai durumlar dışında davayı takip yetkisi iflas idaresine aittir.
Taraf sıfatı (husumet) ise, maddi hukuka göre belirlenen, bir subjektif hakkı dava etme yetkisini ya da bir subjektif hakkın davalı olarak talep edilebilme yetkisini gösteren bir kavramdır. Taraf ehliyeti; davada taraf olabilme, usulî hukuki ilişkinin süjesi olabilme ehliyetidir. Taraf ehliyetine sahip olan kişi, davada davacı veya davalı olabilecektir. Bu nedenle, taraf ehliyeti usûli bir kavramdır. Taraf ehliyetine sahip olabilmek için medeni hukuktaki hak ehliyetine sahip olmak gerekir. HMK'nın 50. maddesine göre, medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan, taraf ehliyetine de sahiptir. Buna göre tüm insanlar, hak ehliyetine ve dolayısıyla taraf ehliyetine sahiptir. Dava ehliyeti ise, medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir. (HMK md. 51) Fiil ehliyetine sahip olan kişi, dava ehliyetine de sahiptir ve davayı yürütebilir, usûl işlemlerini yapabilir. Reşit olan ve temyiz kudretine sahip olan kişiler fiil ehliyetine sahiptir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve dava takip yetkisi davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu subjektif hakka ilişkindir. Davacı tarafta yer alan taraf için aktif taraf sıfatı, davalı tarafta yer alan taraf için pasif taraf sıfatından söz edilebilir. Uygulamada, "sıfat" yerine "husumet" terimi de kullanılmaktadır. Sıfat dava şartı olmayıp, itirazdır. Çünkü bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir. Bu durumda ise dava esastan ret veya kabul edilir. Oysa, dava şartları davanın esasına girilmesini engelleyen niteliktedir. Ancak sıfat bir itiraz olduğundan, hâkim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden nazara alır. Sıfat, davada taraflardan birinin davaya konu subjektif dava hakkının bulunup bulunmadığı ile ilgili bir husustur. Tarafların sıfatının yargılama sonuna kadar devam etmesi zorunludur. Bu husus mahkemece re'sen gözönünde bulundurulmalıdır. Bir davada, taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet sıfatının) olmadığı belirlenirse, artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden, davanın husumet sıfatı yokluğundan reddi gerekir. Bir kişinin belli bir davada davalı veya davacı sıfatını haiz olup olmadığı şeklinde nitelendirilen husumetin ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi davalı veya davacı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def'i de değildir. Davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde re'sen nazara alınması gerekli hukuki bir durumdur.
-
Somut uyuşmazlıkta dava konusu pay devri sözleşmesi pay sahibi adına davacı... tarafından gerçekleştirilmiş ise de, pay devri sözleşmesi yalnızca pay sahibi... yönünden sonuç doğurmaktadır. Davacı tarafça yargılama sırasında açıkça davanın kendi adına açıldığı belirtilmiştir. Oysa davacının dava dışı pay devri gerçekleştiren... adına dava açma ve takip yetkisi bulunmadığı gibi husumet yönüyle kendisi adına da bu davayı yürütme noktasında husumet ehliyeti bulunmamaktadır. Mahkemeler nezdinde bir kimse adına vekaleten dava açma yetkisi yalnızca avukatlık meslek mensuplarına ait olup davacının adına düzenlenen vekaletnameye istinaden bir kimse adına dava açamayacağı ve kendisi adına da bu davanın yürütülmesinde kendisine husumet düşmediği değerlendirildiğinden davanın usulden reddine karar verilmiştir.
-
6100 sayılı HMK'nın 115/2.maddesi uyarınca tamamlanabilir nitelikte dava şartlarına ilişkin noksanlıkların giderilmesi hususunda davacıya süre verilmesi mümkün ise de somut uyuşmazlıkta davacının davayı kendi adına açmış olduğu ve gerek kendi adına gerekse dava dışı... açısından husumet eksikliğinin tamamlanabilecek bir husus olmadığı, dava dilekçesinin davacı adına düzenlendiği ve pay devreden...'ın sonradan muvafakat vermesinin de davanın açılış anında olması gereken dava takip yetkisine yönelik noksanlığı tamamlamayacağı gözetilerek eksikliğin tamamlanması hususunda davacıya süre verilmesinin mümkün olmadığı değerlendirilmiştir.
-
Dava, esasa girilmeksizin usulden ret kararı verildiğinden AAÜT 7/2.maddesi uyarınca davalı şirket lehine maktu ücreti geçmemek üzere dava değeri üzerinden nispi vekalet ücreti takdir edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın, 6100 sayılı HMK'nın 114/1. e maddesi uyarınca dava takip yetkisine yönelik dava şartı noksanlığı ve aktif husumet yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60. TL harçtan peşin olarak alınan 269,85. TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75. TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına takdir edilen 43,62. TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılar ... ve ...Turizm Dış Ticaret Limited Şirketi'ne verilmesine,
-
Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
Dair, davacının yüzüne karşı, davacı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/01/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29