İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/436 E. 2024/451 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/436
2024/451
20 Mayıs 2024
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/436 Esas
KARAR NO : 2024/451
DAVA : Ticari Ünvanın Korunması
DAVA TARİHİ : 16/05/2024
KARAR TARİHİ : 20/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Ünvanın Korunması davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketi Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu Sanayi ve Ticaret A.Ş. (“...”) 2018’de Türkiye’nin ilk yerli otomobilini üretme amacıyla 25 Haziran 2018'de kurulmuş Türkiye merkezli bir otomobil şirketi olduğunu, müvekkili şirket, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde, diğer marka başvuru ve tescillerinin yanısıra, sair “...” ibareli markaların sahibi olduğunu, bu doğrultuda ‘...’ ibaresi için 24.01.2020 tarihinde ‘TANINMIŞ’ marka başvurusu kurum tarafından kabul edildiğini ve ... markası... sayısı ile TANINMIŞ MARKA olarak kabul edildiğini, yakın zamanda tesadüfen edindiğimiz bilgiye göre ‘...g Oto Kiralama Servis Ticaret Ltd. Şti.’ ve ‘...g Pazarlama Turizm ve Danışmanlık Ltd. Şti.’ unvanı altında faaliyet gösteren ve İzmir Ticaret Siciline kayıtlı benzer faaliyet alanlarına sahip olan şirketlerin kurulduğunun bilgisini aldıklarını, söz konusu eylemlerin Türk Ticaret Kanunu nezdinde Haksız Rekabet olarak nitelendirilmiş olup TTK md 54 ve TTK md 55'de düzenlendiğini, haksız rekabet teşkil eden davalıların bu eylemleri fark edildiği gibi Kartal ....Noterliği vasıtasıyla keşide etmiş olduğumuz ihtarnameyle ihlale konu eylemlerinin sona erdirilmesi bu eylemlerden dolayı ticaret unvanının terkini ve haksız rekabet kaynaklı ceza davası öncesinde ilgili eylemlere son vermeleri ihtaren davalılara bildirilmek üzere ihtarname keşide edilmiş olunsa da söz konusu ihtarnameler muhatabın adreste bulunamaması sebebiyle tebliğ edilemediğini, bu bağlamda sayın mahkemeniz nezdinde dava açma zorunluluğumuz hasıl oluştuğunu, '...' tanınmış marka statüsüne ve ayrıcalığını haiz olup, davalılar tarafından işbu markadan ve ünvandan haksız şekilde menfaat elde edildiğini, faaliyet konularımız da aynı olup tüketici nezdinde karıştılma ihtimali yüksek olduğunu, nitekim Yargıtay'ın yerleşik içtihatları da benzer yönde görüş birliğine varıldığını belirterek öncelikle dava süresince davalının haksız unvan kullanımının tedbiren durulmasına, TTK uyarınca haksız rekabet teşkil etmekte olan davalı şirketin unvanının ticaret sicilden terkini ile benzer unvana dair ibarelerin kaldırılmasına, davacı şirketin ticaret unvanına yönelik olan tecavüzün önlenmesi ve davalı şirketin her türlü tanıtım ve unvanlarının kaldırılmasına, haksız rekabet teşkil etmekte olan davalı şirket unvanın her türlü tabela.afiş ve benzeri yerlerden kaldırılarak imha edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücreti ve sair masrafların davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava, davacı adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezinde "..."ibareli markasının davalı tarafından haksız yere kullanılmasının önlenmesi ve sicilden terkini ve benzer unvana dair ibarelerin kaldırılmasının istemine ilişkindir.
Davacı vekili, ... markasının tanınmış marka olarak tescil edildiğini, davalıların tanınmış markadan ve unvandan haksız şekilde menfaat elde ettiklerini, davanın taraflarının faaliyet konularının aynı olmasından ötürü tüketici nezdinde karıştırma ihtimalinin yüksek olduğunu iddia etmektedir.
Olayları açıklamak taraflara hukuki nitelendirme hakime ait olup iddianın ileri sürülüş biçimi itibariyle uyuşmazlıkta; tescilli ticaret unvanına dayanılması nedeniyle TTK hükümlerinin, tescilli markaya dayanılması nedeniyle de 556 Sayılı KHK hükümlerinin uygulanması gereklidir (Yargıtay 11. H.D. 2014/12750 E., 2014/19221 K.)
556 Sayılı KHK’nın, 22.6.2004 tarih ve 5194 sayılı Yasa ile değiştirilen 71. maddesi hükmüne göre, bu Kanun Hükmünde Kararname'de öngörülen davalarda görevli mahkemenin ihtisas mahkemeleri olduğu, bu mahkemelerin yargı çevresini Adalet Bakanlığı’nın teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun belirleyeceği düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenmiş olup, görev kuralları, kamu düzenine ilişkindir ve temyiz dahil, yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınır. İhtisas Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, görev ilişkisidir.Bu açıklamalar uyarınca somut olayda davacı adına tescilli markadan kaynaklı haklara da dayanıldığı, davaya bakma hususunda mahkememizin görevli olmadığı görülmekle, görev hususu kamu düzenini ilgilendirdiğinden ve resen nazara alınması gerektiğinden davanın görev yönünden usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Açılan davada HMK' nun 114/1. c maddesinde düzenlenen göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nun 115/2. maddesi gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE,
-
Kararın kesinleşmesine müteakip süresinde müracaat halinde yetkili ve görevli İzmir Nöbetçi FİKRİ VE SİNAİ HAKLAR MAHKEMESİ'ne gönderilmesine,
-
Yargılama ücreti, vekalet ücreti ve sair hususların görevli mahkemece ele alınmasına,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/05/2024
Katip...
E imza
Hakim ...
¸e imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27