İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/992 E. 2024/439 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/992
2024/439
16 Mayıs 2024
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/992 Esas
KARAR NO : 2024/439
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/12/2022
KARAR TARİHİ : 16/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı... Metal İşleri Elektrostatik Toz Boya Endüstri Otomotiv Nakliye İnşaat Gıda Oto Kiralama İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi davalı... Makine San. Ve Tic. A.Ş.'nin kazan sacı boyama işlemlerini yapmakta olup davalı ve davacı arasında bu konu ile ilgili ayıplı üretim ve ödeme konularında anlaşmazlık olduğu, 18.10.2022 tarihinde yapılan Arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığı tespit edilmiştir. Davacı ... Metal İşleri Elektrostatik Toz Boya Endüstri Otomotiv Nakliye İnşaat Gıda Oto Kiralama İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi davalı firma...Makine San. Ve Tic. A.Ş.'nin kazan, makine vb. ürünlerinin boyama işlemini gerçekleştirmekte olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin yoğun olması sebebiyle alacak/borç takibinin cari hesap ve muavin defter üzerinden yapıldığını, muavin defter kayıtlarında da davalı firmanın 59.469,44 TL borcunun bulunduğunu, borcun ödenmesi için firma yetkilileri ile görüşüldüğünü fakat sonuç alınamadığını, bu yüzden davalı firmaya İzmir ... Noterliği üzerinden farkı tarihlerde İki ayrı ihtarname çekildiğini, davalı firmanın ilgili ihtarnamelere cevaben Karşıyaka ... Noterliği kanalı ile ihtarname çektiklerini, borcu kabul etmediklerini ve kendilerinin alacaklı olduklarını beyan ettiklerini, bunu üzerine cari hesap ve muavin defter kayıtlarındaki alacağa istinaden İzmir... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası ile takibin başlatıldığını, davalı tarafın borcu ödememek adına zaman kazanmak için kötü niyetli girişimde bulunduğunu, davalının borcu olduğunu bilmesine rağmen haksız yere icra takibine itiraz etmesi sebebiyle alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesinin gerektiğini, davalının alacağına ilişkin icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devam edilmesi gerektiğini talep ve beyan etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı...Makine San. Ve Tic. A.Ş.ısıtma sistemleri sektöründe uzun yıllardan beri hizmet veren tanınmış, itibar sahibi bir şirket olduğunu, kimi zamanlarda yurt dışındaki firmalarla da çalıştığını, yurt dışına kazan ihracatı yaptıklarını, davacı firmanın ise dilekçesinde belirttiği gibi boya sektöründe eski bir firma olmadığını, aksine ticaret sicil gazetesi kayıtlarından da anlaşılacağı üzere davacı şirketin iki yıl önce kurulmuş olduğunu, davacı şirket ile yurt dışına satışı gerçekleştirilen bir kısım kazanın dış saç parçalarının fabrikadan alınıp işlemden sonra fabrikaya teslim edilecek şekilde nakliyesi de davacı firmaya ait olmak üzere boyanması için anlaşıldığını, yine benzer başka bir parti ürünün bir kısmının da dava dışı... Boya sanayi ve Ticaret Limited şirketince boyanması için anlaşıldığını, davacı firma tarafından boyanan parçaların bazılarının hasarlı olduğunu, davacı şirket tarafından getirilen bazı saçların davalı şirkete giriş çıkışı sırasında yapılan kalite kontrollerinde boya ayıplı olduklarını ve reddedildiklerini, bazı saçların üzerindeki boyanın atmış olduğunu, bazılarının ise çizilmiş olduğunu, bu saçları ve ayıplarını davacı firmaya bildirdiklerini, nakliye sırasında davacı firmanın boyamış olduğu ürünleri düzgün taşıma ve ambalajlama yapmayarak saçların çizilmesine neden olduğunu, reddedilmeyen saçların kazan dışlarına montajının yapılarak hassas ve özenli bir şekilde ambalajlandığını ve yurt dışına gönderildiğini, yurt dışına gönderilen kazanların alıcı firmalar olan... tarafından teslim alınmasının ardından boya kusurlu olduklarına dair yurt dışı firmalarından ihbarlar geldiğini ve davalı firmaya kusurlarla ilgili raporlar gönderdiklerini, hangi kazanın hangi parçalarında kusur olduğunu artikel numarası İle bildirdiklerini ve bila bedel olarak değiştirilmesini talep ettiklerini, firmaların gönderdiği fotoğraf ve raporlar incelendiğinde ürünlerin gizli ayıplı olduğu ve bazılarında renk farklılıkları olduğu, elektrostatik boya işlemlerinin gerektiği gibi yapılmadığı ve buna bağlı gizli ayıpların oluştuğunu, alıcı firmalarca reddedilen kusurlu kazanlar için davalı firmaya reklamasyon bedeli adı altında cezaların kesildiğini ve kesilmeye devam ettiğini,...Makine San. Ve Tic. A.Ş.yetkilisi ve kalite kontrol ekibinin yurt dışına giderek kusurlu olan kazanları yerinde incelediğini ve bunlara ait fotoğraf ile videoları mahkemeye teslim ettiklerini, ayıplı ürünlerin bazılarının davacı firma tarafından sprey boya ile düzeltilmeye çalışılmış olduğunun tespit edildiğini, yurt dışı alıcı firmaların değiştirilmesini talep ettikleri kusurlu parçaların işçilik, ambalaj, sevkiyat , gümrük bedelleri, sair giderleri davalı firmaya ait olacak şekilde yeniden temin edilerek 3. Bir firmaya boyatılıp bila bedel olarak yeniden gönderildiğini, bu yüzden hem maddi kayıplara hem de ticari itibar kaybına uğradıklarını, davacı firmanın yaptığı ayıplı boya imalatı sebebiyle hem edimini yerine getirmemiş he de davalı şirketi zarara uğratmış olduğunu, 07.07.2022 tarihinde 34.169,47 TL bedelli bir faturanın düzenlenip davacı firmaya reklamasyon bedeli olarak yansıtıldığı ve davacı firmanın yasal süresi içinde bu faturaya itiraz etmediğini, ve borcu kabul ettiğinin sayıldığını, daha sonra davacı şirketin 34 gün sonra kendilerine kesilen reklamasyon bedelli faturadaki tutara eşit tutarda bir fatura düzenleyerek 10.08.2022 tarihinde e arşiv faturası düzenlediğini ve bunların davacı firmaya iade edildiğini, bunlardan dolayı davanın reddini, akabinde davacı tarafın yaptığı ayıplı boya imalatı sebebiyle ağır kusurlu olduğunu, davalı şirketin herhangi bir borcunun bulunmadığını, aksine davacı firmanın davalı firmaya ayıp sebebiyle borcu olduğunu bilmesine rağmen davayı ve İcra takibini başlatması nedeniyle asıl alacağın %20,'sinden aşağı olmamak üzere davacı yanın kötü niyet tazminatına hükmedilmesini arz ve talep ettiklerini beyan etmişlerdir.
Bilirkişi heyetinden alınan 21/02/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Dosyadaki mevcut bilgi, belgeler ve davalı firmada yapılan keşif dikkale alındığında dava konusu ürünlerin;
-
Üretime ve elektrostatik boyamaya uygun nitelikli ve belirli standartları sağlayan sac malzemeler olduğu,
-
Davacı firma tarafından boyanan bazı parçaların ön temizleme, fırınlama, boya kürleme vb işlemlerinin doğru/uygun şekilde yapılmaması sonucu ayıplı üretim olarak nitelendirilebileceği
-
Davacı firma tarafından boyanan bazı ürünlerin renk atması, yüzey kabarması gibi kusurların sonradan ortaya çıkabileceği göz önüne alınarak gizli ayıplı ürün olarak değerlendirilebileceği
-
Davaya konu olan parçaların davalı firma tarafından kasa numarası üzerinden ve iş form/faturaları sayesinde nerede boyatıldığının tespit edilebileceği
-
Ayıplı ve gizli ayıplı parçalardan dolayı davalı firmanın özellikle yurt dışı firmalarla yaşadığı iade/değişim işlemleri ve yeni gönderilecek parçaların başka firmalarca yeniden boyanması sonucu maddi, manevi kayıplar yaşadığı kanaatine varıldığı husununda oluşan görüş ve kanaatimizin değerlendirilmesi Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere saygılarımız ile arz ederiz." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi heyetinden alınan 15/09/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Davalının davacıya 07.07.2022 tarihinde... numaralı “hatalı boya yapımından kaynaklı yurtdışından oluşan reklamasyon bedeli” açıklaması ile 34.169,47 TL tutarında fatura düzenlediği, faturanın her iki taraf defterinde de kayıtlı olduğu,
Davacının davalıya yukarıda belirtilen faturaya istinaden 10.08.2022 tarihinde... numaralı “... numaralı faturanıza istinaden” açıklaması ile 34.169,47 TL iade faturası düzenlediği, faturanın davacı defterinde kayıtlı olduğu fakat davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı,
Davalının davacıya 10.08.2022 tarihinde ... numaralı “... nolu faturanıza istinaden iadedir” açıklaması ile 34.169,47 TL tutarlı yeniden fatura düzenlediği, faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu fakat davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı,
Davacının davalıya 10.08.2022 tarihinde ... numaralı “...a istinaden iadedir” açıklaması ile yeniden 34.169,47 TL iade faturası düzenlediği, faturanın her iki taraf defterinde de kayıtlı olduğu
Davalının davacıya 11.08.2022 tarihinde ... numaralı “nakliye bedeli yansıtma” açıklaması ile 590,00 TL tutarında fatura düzenlediği, faturanın her iki taraf defterinde de kayıtlı olduğu
Davacının davalıya 18.08.2022 tarihinde ...5 numaralı “... numaralı faturanıza istinaden” açıklaması ile 590,00 TL tutarında iade faturası düzenlediği, faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu fakat davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı,
Davalının davacıya 18.08.2022 tarihinde... numaralı “hatalı boya yapımından kaynaklı yurtdışından oluşan reklamasyon bedeli” açıklaması ile 32.726,24 TL tutarında fatura düzenle faturanın her iki taraf defterlerinde de kayıtlı olduğu,
Davacının davalıya 18.08.2022 tarihinde ... numaralı “... numaralı faturanıza istinaden” açıklaması ile 32.726,24 TL tutarında iade faturası düzenlediği, faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu ancak davalı defterinde kayıtlı olmadığı,
Davalının davacıya 31.08.2022 tarihinde ... numaralı 9.555,38 TL tutarında fatura düzenlediği, faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu fakat davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı,
Davalının, davacı tarafından düzenlenen —... numaralı faturayı ticari defterlerine kaydetmemiş olmasına rağmen 10.08.2022 tarihinde tda... numaralı *... nolu faturanıza istinaden iadedir” açıklaması ile 34.169,47 tl tutarlı fatura düzenlediği, dolayısıyla zaten ticari defterlerine kaydetmemiş olduğu bir faturayı iade faturası düzenlemek suretiyle iade etmiş olduğu, bu durumda mükerrer olarak 34.169.447 tl iade faturası düzenlediği bu durumunda davalı ticari defterlerinde davacıyı fazladan borçlandırmış olduğu, defter kayıtlarındaki incelemeler yapılırken belirtilen bu mükerrer iade faturasının bilirkişiliğimizce hesaplamadan düşüleceği,
Davalının, ayıplı ürünleri yeniden boyattığını belirttiği dava dışı ... Yüzey Kaplama firmasının cari hesabı incelendiğinde ... Yüzey Kaplama Ltd. Şti. ile 15.09.2022 — 23.12.2022 tarihleri arasında ticari kayıtlarının olduğu, dava dışı ... Yüzey Kaplama firmasına 609.916,68 TL tutarında fatura düzenlediği, davalının da ... Yüzey Kaplama firmasına 701.810,60 TL ödeme yaptığı, Toplam 85 adet parça ayıplı ürünün yenilenmesi için in diğer firmalara 27.525,85 TL ödeme yapıldığı,
SONUÇ OLARAK Davalıya ait ticari defter kayıtları incelendiğinde, davalının davacıdan 51.740,93 TL alacaklı bulunduğu, ancak yukarıda detayları belirtildiği şekilde, mükerrer olarak kesilen 34.169,47 TL iade faturasının bedeli düşüldüğünde davalının davacıdan 17.571,46 TL alacaklı olduğu,
-
SONUÇ OLARAK Davacıya ait ticari defter kayıtları incelendiğinde, davacının davalıdan 59.469,44 TL alacaklı olduğu,
-
Sayın Mahkeme'nizin talep ettiği şekilde son ihtarın tebliğ tarihinden 1 gün sonra başlamak üzere işlemiş faiz hesabına ilişkin olarak, davacının davalıya son ihtarname tarihinin 05.09.2022 olduğu, takip tarihinin ise 27.09.2022 olduğu, ancak dava dosyası içeriğinde belirtilen ihtarnameye ilişkin tebliğ alındısının bulunmaması nedeniyle bilirkişiliğimiz tarafından, Sayın Mahkeme'nizin talep ettiği faiz hesaplamasının yapılamadığı.." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi heyetinden alınan 04/04/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Sayın Mahkemenizce davacının davalıdan alacağının 18.412,50 TL olduğuna kanaat getirilmesi durumunda; davacı yanca davalı adına İzmir ....Noterliği 01.09.2022 tarihli... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cari hesaptan kaynaklı 59.469,44 TL cari borcunu ihtarnamenin tebliğini takip eden 1 gün içinde ödenmesinin ihtar edildiği, ancak ihtarnamenin noter tebliğ şerhinin dava dosyasında mevcut olmadığı, 1 gün sonrasında davalıya teslim edildiğinin Sayın Mahkemenizce kabul edilmesi durumunda, 03.09.2022 ile 20.09.2022 arası 17 gün için 18.412,50 TL üzerinden 15,75 avans faiz oranına göre 135,07 TL talep edebileceği hesaplanmıştır."şeklinde rapor sunulmuştur.
Dava, eser sözleşmesi nedeniyle davacı/yüklenicinin cari hesap alacağını tahsil etmek için başlattığı icra takibinde ödeme emrine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu İzmir... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine cari hesap dayanak gösterilerek toplam 59.751,72TL' nin talep edildiği, ödeme emrinin borçlu/davalıya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Dava, 1 yıllık hakdüşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçilmiştir.
Eldeki davada davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Esere konu iş davacının kazan dış saç parçalarının boyama işlemidir. Taraflar arasında esere konu bedel yönünden açık bir ihtilaf bulunmadığından düzenlenen faturalar üzerinden eserin bedeli değerlendirilmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin davacının kazan, makine vb. ürünlerinin boyama işini üstlendiğini, işin eksiksiz olarak teslim edildiğini, ayıbı kabul etmediklerini, eğer ayıp var ise bunun davalı firmanın saçları kazanlara monte ettiği sırada veya yurt dışına yapılan nakliye sırasında meydana geldiğini, yapılan iş sebebiyle ödenmeyen alacağının bulunduğunu iddia ederek davanın kabulünü talep etmektedir.
Davalı vekili taraflar arasındaki sözleşme ilişkisini ikrar ederek, boyanacak parçaların fabrikadan alımı ve geri teslimi işinin (nakliye) davacı tarafa ait olduğunu, boyama işlemi sonucu ürünün geri getirilmesinde müvekkili çalışanları tarafından kontrol işleminin yapıldığını bu işlem sırasında bazı ürünlerde ayıbın bulunduğunu ve bu durumun davacıya bildirildiğini, reddedilmeyen ürünlerin ise montaj işi tamamlandıktan sonra yurt dışına ihraç edildiğini ve alıcı firmalar tarafından boya kuruna ilişkin taraflarına bildirim yapıldığını ve reklamasyon faturalarının düzenlendiğini bu fatura bedelleri kadar müvekkilinin de davacı tarafa faturalar düzenlendiğini, ayrıca gizli ayıplı ürünlere ilişkin 3. Firma ile anlaşma sağlanarak yeni parçaların bedelsiz olarak 3. Firmalara teslim edildiğini bu sebeple zararlarının bulunduğunu takas/mahsup defini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Ayıp ihbarına yönelik defi değerlendirildiğinde;
Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacı yüklenici davalı iş sahibidir. Eser sözleşmesinde kural olarak davalı sözleşme ve yasaya uygun gerçekleştirdiği imalât miktarını, davacı ise yaptığı ödemeleri kanıtlamakla yükümlüdür. Sözleşme ayakta ve iş tamamlanmış ise işin sözleşme ilişkisi devam eden yüklenici tarafından tamamlandığı kabul edilir. Ama aksini kanıtlayan ikrar niteliğinde beyan var ise bu beyan esas alınmalıdır. Şayet, imâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla seçimlik haklarından birisini kullanabilir. Bu hakkın kullanması için iş sahibi tarafından ayrı bir dava açılabileceği gibi, yüklenici tarafından aleyhine açılmış olan bir davada da bu hususu def'i olarak ileri sürebilir.
TBK'nın 359/I. maddesine göre iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre geç sayılmayacak bir süre içinde eseri muayene edip varsa ayıplarını yükleniciye bildirmesi gerekir. Aynı Kanun'un 362/II. maddesi gereğince iş sahibi kanunen tayin olunan muayene ve ihbarı ihmal ederse eseri zımnen kabul etmiş sayılır. 362/I. maddeye göre de eserin sarahaten veya zımmen kabulünü müteakip yüklenici her türlü mesuliyetten kurtulur. Eserin kabulü ile yüklenici açık ayıplara ilişkin sorumluluktan kurtulur. Eserin kabulü, kasten saklanıldığı usulünce yapılan muayenede görülemeyecek olan açık ve gizli ayıplar ile sonradan kullanılmakla ortaya çıkan gizli ayıplar yönünden ise yükleniciyi sorumluluktan kurtarmaz. Kasten saklanılan ayıplar ile gizli ayıplar yönünden yüklenicinin sorumluluğu eserin kabulünden sonra da devam eder. İş sahibinin ayıba karşı tekeffülden doğan haklarını kullanabilmesi için eserdeki ayıbı yükleniciye bildirmesi zorunludur. BK'nın 359/I. maddesine göre açık ayıplarda bildirimin “işlerin mutad cereyanına göre imkânını bulur bulmaz” diğer bir ifadeyle işlerin olağan akışına göre geç sayılmayacak bir süre içinde, BK'nın 447/III. maddesine göre gizli ayıplarda ise gizli ayıba vakıf olur olmaz (öğrenir öğrenmez) yapılması gerekir. Süresinde ayıp ihbarında bulunulmamışsa yüklenici sorumluluktan kurtulur, ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayanılarak yükleniciden bir talepte bulunulamaz. Şayet sözleşmede garanti süresi kabul edilmişse, iş sahibi 359/I. ve 363/III. maddelerde öngörülen sürelerle bağlı olmayıp, ayıp ihbarını garanti süresi içinde her zaman yapabilir.
Somut olayda, taraflar arasındaki kazana monte edilecek sac parçalarının boyanması işine yönelik eser sözleşmesinin bulunduğu, sözleşme kapsamında davacının yüklenici, davalının is sahibi olduğu, sözleşmenin yazılı olarak yapılmadığı bu sebeple bedel konusunda açık bir anlaşmanın sağlanmadığı ancak davacı/yüklenici tarafından düzenlenen faturaların davalı/iş sahibi ticari defterlerine kaydedilmesi nedeniyle faturalarda yer alan bedeller üzerinden mutabakatın sağlandığı ve bu bedellerin kesin delil ile ispatlandığı, kaldı ki bedel yönünden bir ihtilafın da bulunmadığı, ihtilaflı olan hususun eserde ayıbın bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı, iş veren/davalının ayıplı eser nedeniyle seçimlik haklarını kullanabilmesi için ayıp ihbarında bulunması gerektiği (TBK m. 474,477), mahkememizce aldırılan bilirkişi raporlarına göre ayıbın gizli olduğu sabit olmakla, TBK'nın 477/III. maddesine göre gizli ayıplarda, ayıp ihbarının gecikmeksizin (öğrenir öğrenmez) yükleniciye yapılması gerekecektir. Davalı/iş verene 3. Firmalar tarafından ayıba yönelik bildirim 3. Ayda yapılmış olmasına karşılık ve dosyaya cevap dilekçesinin ekinde sunulan raporlarda üst kısımlarda yer alan kutucuklarda "MÜŞTERİ ŞİKAYETİ" nin işaretli olmadığı kaldı ki whatsapp yazışmalarında da bir kısım fotoğrafların sunulduğu ve yazışmaların ayıplı olduğu iddia edilen ürünlere yönelik bildirim tarihi ile örtüşmediği ayrıca bir kısmının da taşımaya yönelik olduğu bu hali ile 3. Firmalara satışı gerçekleştirilen kazanlara ilişkin davalı/iş verenin süresinde ayıp ihbarında bulunduğuna yönelik delilin dosya arasında yer almadığı, verilen kesin süreye rağmen tanık listesinin de sunulmadığı görülmekle, davalının ihbar külfetini yerine getirmemesi nedeniyle eseri kabul etmiş sayılması gerektiği sonucuna ulaşılarak davanın kabulüne, kabul edilen bedel faturaya dayandığından ve davalı tarafça ticari defterlere işlendiğinden davacı lehine tazminata karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın KABULÜ ile; davalı/borçlunun İzmir... İcra Müdürlüğü' nün... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına,
-
Davalının sorumlu olduğu 59.751,72 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatı olan 11.950,34.. TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Alınması gereken 4.081,63 TL karar ve ilam harcının yatan 721,65 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 3.359,98 TL' nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
-
Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 721,65 TL peşin harç, 80,70 TL başvurma harcı, 277,00 TL posta ve diğer giderler ile 7.700,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 8.779,35 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-
Davalı tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına,
-
6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
-
Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, taraf vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32