İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/845 E. 2024/4 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/845
2024/4
9 Ocak 2024
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/845 Esas
KARAR NO : 2024/4
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 17/10/2022
KARAR TARİHİ : 09/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Görevli Mahkemenin İzmir Mahkemeleri olduğu, 29.07.2022 tarihinde ...'a ait ve ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, müvekkile ait ... plakalı yabancı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Müvekkilinin aracı ile Balıkesir Edremit ilçesi, ... benzinliği yıkama alanında iken, davalı şirket nezdinde sigortalı aracın sürücüsü, yine aynı yerde aracını yeterince güvenli olarak bırakmadığından ve aracın freni boşaldığından dolayı kayarak, müvekkile ait ... plakalı aracın sağ kısımlarından çarparak zarar verdiğini, davalı şirket nezdinde sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün, maddi hasar oluşmasına sebebiyet verdiğini, davanın kusurlu sürücü, kusursuz sorumlu malik ve ... Sigorta A.Ş.'ye karşı açıldığını, Müvekkilinin aracı ile ikametgahı ve aracının plakasının kayıtlı olduğu Almanya'da bulunan ... isimli firma tarafından düzenlenen 26.08.2022 tarihli maliyet ekspertiz raporu ile hasar miktarının KDV dahil 14.484,58 AVRO olarak tespit edildiğini, araçta 1.000,00 Avro tutarında değer kaybı tespit edildiğini, KDV dahil 1.647,56 AVRO ekspertiz ücreti ödendiğini, davalı sigorta şirketin sorumluluğunun kaza tarihi itibarıyla 100.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, yukarıda izah edilen sebeplerle, davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin her türlü talep, dava ve netice-i talebimizi Islah-talep artırım hakkı saklı kalmak kaydıyla, her ne kadar ekte sunulu raporlarla belirlenmiş ise de yargılama gerektirdiğinden belirsiz alacak olarak şimdilik toplamda 100,00 EURO'nun davalı sürücü ve araç malikinden kaza tarihi itibarı ile, davalı sigorta şirketinden ise teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihinden itibaren, müşterek ve müteselsilen, yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası EURO Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsilini, yargılama giderlerinin tahsilini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın kısmi dava olarak açılması gerekirken belirsiz alacak davası olarak açılması usuli bir eksiklik olup dava şartı olan hukuki yararın yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, davacının gerçek zararının tespiti gerektiğini, bilirkişi incelemesi gerektiğini, davacı tarafça ibraz edilen, kendi talepleri doğrultusunda yokluğumuzda alınan özel mutalaa içeren raporun kabulünün mümkün olmadığını, ayrıntılı ve denetime elverişli olmadığını, davada uyuşmazlık konusu poliçenin tanzim tarihi itibariyle, Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli iptal kararının dikkate alınmaması ve poliçe tanzim tarihinde yürürlükte olan 19.06.2021 tarihli resmi gazete ile yürürlüğe giren 7327 sayılı icra ve iflâs kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanunun 18. ve 19. maddeleri ile karayolları trafik kanununnda yapılan değişiklikler gözetilerek karar verilmesi gerektiği, davacı tarafça fatura ibraz edilmediğinden KDV talebi haksız olduğu, kabul manasında olmamak üzere, trafik sigortası genel şartlarının a.6.b maddesinde de belirtildiği üzere hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminatları teminat dışında kalan hallerden olduğunu, kusur oranlarının tespiti gerektiğini, davacı tarafça yargılama gideri kapsamında talep edilen eksper ücreti teminat dışı olduğunu, davacının yabancı para üzerinden karar verilmesi yönündeki taleplerinin reddi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Yargılamaya konu davanın kısmi dava ve belirsiz dava olarak açılmasının hukuka uygun olmadığını, kazanın oluş şekli ile ilgili olarak davalının herhangi bir kusuru bulunmadığı, ...’a ait ve ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davacı tarafın ... plakalı araca çarpmasında davacıya ait bir kusur bulunmadığını, olay anında her iki araç yıkama alanında olup her iki aracın sürücüsü de araç içerisinde olmadığını, ...’nin aracı hatalı ya da yanlışta park etmiş olmadığını, kusur yönünden davacı davacı tarafın aracında kaza neticesinde oluşan hasar bedeli ve değer kaybı bedeli çok fahiş/yüksek bir bedel olarak gösterildiğini, gerçek dışı olup hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği hasar bedelinin çıkmış olma ihtimali bulunmadığını, çünkü iddia edildiği nitelikte büyük bir hasar olmadığını, davacı tarafın yabancı ülke parası baz alınarak karar verilmesi yönündeki talebin reddi gerektiğini, zararın TL olarak hesaplanması gerektiğini, sunulmuş bir fatura bedeli de olmadığından KDV talebi hukuka aykırı olup reddi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar bedeli ve değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı 29/07/2022 tarihli trafik kazasında ... plakalı aracın işleteni olup, davalı ..., ... plakalı aracın sürücüsü, ... işleteni, sigorta şirketi ise aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir.
KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde dava dilekçesinin ekinde yer alan 29/08/2022 tarihli dilekçeye göre davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu görülmüştür.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi' nin sorumluluğu değerlendirildiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Kazaya karışan ... plakalı araç 19.01.2022-2023 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 29/07/2022 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği hasar ve değer kaybı bedelinden davalı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır.
Davalı ... ve ... 'ın sorumluluğu incelendiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, yaşanan trafik kazasında davalı ... ... plakalı aracın işleteni ve diğer davalı ... aracın sürücüsüdür. Araç sürücüsü kendi kusurundan sorumlu olacak olup (TBK madde 49), işleten, sürücünün kusuru oranında yukarıda değinilen maddeye göre dava dilekçesi ile talep edilen maddi zarar kalemlerinden sorumlu olacaklardır.
TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce bilirkişiden kusur, hasar ve değer kaybı bedelinin belirlenmesi için rapor aldırılmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan 02/10/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Dosyanın tetkiki neticesinde,
- Kazanın Oluşu ve İhlaller Bakımından,
• ... plaka sayılı davalı araç sürücüsü..., 918 s. Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 118. Maddesini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna tamamen hatası ile ETKEN OLDUĞU,
• ...yabancı plaka sayılı davacı araç sürücüsü ..., meydana gelen kazanın oluşumuna ETKEN KURAL İHLALİ OLMADIĞI,
- Onarım Bedeli Bakımından,
Tazminata konu... plakalı, 2016 model... Sedan E220 d 2.0 CDI araç, marka aracın ONARIM BEDELİ’nin;
A- ALMANYA EKSPER Raporuna göre; 2.577,60 EUR yedek parça, 2290,18 EUR Boya ve işçilik ve 7.089,64 EUR diğer Kaporta-Mekanik vs. işçilik, 214,50 EUR yan masraflar olmak üzere toplam 12.171,92 EUR +kdv, kdv dahil 14.484,58 EUR olduğu,
B- HEYETİMİZİN DEĞERLENDİRMESİ NETİCESİNDE Heyetimize göre; 373,88 EUR yedek parça, 1.740,49 EUR Boya ve işçilik ve 2.401,06 EUR diğer Kaporta-Mekanik vs. işçilik, 7,50 EUR yan masraflar olmak üzere toplam 4.522,93 EUR +kdv, kdv dahil 5.383,28,00 EUR olduğu,
- PERT. TOTAL Değerlendirmesi Bakımından,
• Davaya konu araç rayiç araştırmasında, Ortalama 32.000 EUR rayiç değeri alındığında yukarıdaki tespite göre aracın onarımının ekonomik olacağı, PERT-Total işleme gerek olmadığı,
- Değer Kaybı Bedeli Bakımından,
• Davaya konu aracın ortalama 32.000 EUR rayiç değeri alındığında, yapılan piyasa araştırması neticesinde, 1.000,00 EUR değer kaybı bedelinin makul olduğu,
- Ekspertiz Ücret, Bakımından,
A- Almanya Ekspertiz Raporu değerlendirmesine göre; 14.484,58 EUR onarım bedeli bakımından, toplam 1.384,50 EUR+%19 kdv, KDV DAHİL 1.647,56 EUR ekspertiz ücretinin Almanya koşullarında makul olduğu,
B- Heyetimizin tespit ettiği 5.383,28 EUR onarım bedeli bakımından; hasar ekspertiz raporu hizmet bedelinin 934,50 EUR+kdv, KDV dahil 1.112,05 EUR olduğu, hususlarındaki görüş kanaat ve tespitlerimi içeren Raporumuzu, taktiri ve değerlendirmesi sayın Mahkemenize ait olmak üzere saygılarımızla arz ederiz." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememize sunulan bilirkişi raporu, açıkça itiraza uğramayan ve sürücülerin imzalarını taşıyan kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğundan kusura ilişkin değerlendirme, hasar bedeli ise zarar gören yerleşim yerine göre kalem kalem gösterildiğinden ve bulunan bedellere iskonto uygulanmadan KDV' de eklenmek suretiyle sonuca ulaşıldığından hükme esas alınmıştır.
Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile; 6.383,28 EURO hasar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Tüm bu nedenler ile; 29/07/2022 tarihli çift taraflı trafik kazasında... plakalı aracın işleteni ve sigorta şirketi davalı sürücü ... 'nin kusuru oranında sorumlu olacağından, davalı ...' nin tam kusurlu olduğu ve davacının maliki olduğu araçta mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre 5.383,28 EURO hasar bedeli ve 1.000,00 EURO değer kaybının bulunduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda, diğer davalı ise kaza tarihinde temerrüte düşeceğinden bu tarihten itibaren 3095 Sayılı yasanın 4/a maddesine göre faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı vekili yurt dışında yaptırdığı ekspertiz ücretinin, yargılama gideri olarak davalılardan tahsiline karar verilmesini de talep etmiş olup, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 21.11.2017 tarih 2016/17807 E- 2017/10786 K, 05.03.2015 tarih 2014/2413 E- 2015/3870 K ve 22.12.2014 tarih 2014/21991 E- 2014/19194 K sayılı ilamlarında açıklandığı üzere, yurt dışında yapılan ekspertiz masrafının karar tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının yargılama giderine eklenerek davanın kabul-red oranına göre taraflar arasında paylaştırılması gerekeceğini belirttiğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın KABULÜ ile; 5.383,28. Euro hasar bedeli ve 1.000,00 Euro değer kaybı olmak üzere toplam 6.383,28 Euro tazminatın davalı ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 29/07/2022 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 13/09/2022 tarihinden itibaren 3095 Sayılı yasanın 4/a maddesine göre uygulanacak değişken faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirasının (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti olan 100.000,00 TL ile sınırlı tutulmasına) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
Alınması gereken 7.915,38 TL karar ve ilam harcının yatan 3.428,06 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 4.487,32 TL' nin 3.872,57 TL' sinin tüm davalılardan bakiye kalan 614,75 TL' nin ise ... ve ...' den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine' ye irat kadına,
-
Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 3.428,06 TL peşin harç, 80,70 TL başvurma harcı, 390,25 TL posta ve diğer giderler, 2.400,00 TL bilirkişi masrafı ile 36.417,30 TL ekspertiz ücreti (1.112,05*32,7479) olmak üzere toplam 42.716,31 TL yargılama giderinin tüm davalılardan (davalı ...Sigorta AŞ yönünden sorumlu olunan poliçe limitinin (100.000 TL), toplam hükmedilen maddi tazminata 6.383,28. Euro'nun fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası karşılığı tutarına) oranı dahilinde sorumlu olması kaydıyla), müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 18.539,90 TL vekâlet ücretinin tüm davalılardan (davalı ...Sigorta AŞ yönünden sorumlu olunan poliçe limitinin (100.000 TL), toplam hükmedilen maddi tazminata 6.383,28. Euro'nun fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası karşılığı tutarına) oranı dahilinde sorumlu olması kaydıyla), müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
- 6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davalı sigorta şirketinden alınarak Hazine' ye irat kaydına,
-
Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı ve davalı gerçek kişiler vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/01/2024
Katip ...
E imza
Hakim ...
E imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:35