SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1063 E. 2024/333 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1063

Karar No

2024/333

Karar Tarihi

18 Nisan 2024

T.C.

İZMİR

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/1063 Esas

KARAR NO : 2024/333

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 23/12/2022

KARAR TARİHİ : 18/04/2024

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; İzmir İli, Bornova ilçesi, Ankara Caddesi ile ... Caddelerinin kesiştiği mevkide 18.12.2021 tarihinde öğle saatlerinde gerçekleşen kazada; kaza tarihinde davalı şirket nezdinde sigortalı olan ... plakalı ...marka kamyonun, davacıya ait park halindeki 2020 model ... marka ... plakalı araca, aracın sol tarafından çarpmasıyla maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini,... marka kamyonun sürücüsü, davacı park halindeki aracına çarpmasının ardından kaza mahallinde durma yükümlülüğü olduğu halde olay yerini terk ettiğini, davacı hasara uğrayan aracını henüz bir yıl evvel aldığını, kaza tarihine kadar aracın tüm bakımlarını zamanında ve yetkili servisinde yaptırdığını, davacı aracın ilk sahibi olduğunu, araç fabrika çıkışlı kullanılmamış (sıfır araç) araç olduğu, olay yerine gelen görevli polis memurlarınca düzenlenen Kaza Tespit Tutanağında karşı araç sür tam kusurlu, davacı ise kusursuz olarak tespit edildiğini, aracın servis işlemlerinin tamamlanmasının ardından tam kusurlu aracın sigorta şirketi olan davalı ...Sigorta'ya değer kaybı talebimiz ile ilgili evraklar 11.04.2022 tarihinde iletildiğini, ayrıca SBM tarafından değer kaybına ilişkin rapor hazırlandığını, ilgili raporda 16.330,00-TL'lik bir değer kaybı tespiti yapıldığını, ancak bu süreçte davalı tarafından davacıya ödeme gerçekleştirilmediği gibi, buna ilaveten ödeme için gerekli belgelerin şirkete ulaşmadığı, talebin incelemede olduğu gibi çeşitli sebeplerle süreç geciktirildiğini, davacı aracında meydana gelen değer kaybı enflasyona uğramış, davacı maddi manevi mağduriyet yaşadığını, dava şartı zorunlu arabuluculuk şmeleri anlaşmama ile sonuçlandığını, açıklanan ve mahkemece re'sen gözetilecek nedenlerle davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve alanında uzman bilirkişiler marifetiyle hazırlanacak rapor neticesinde ıslah edilmek üzere davacıya ait araçta meydana gelen güncel değer kaybının hesaplanarak kaza tarihinden itibaren işlemiş yasal faiziyle birlikte şimdilik 1.000,00-TL olarak müteselsil ve müştereken sorumlu olan davalılara tahmiline Bununla birlikte aracın tamirde olduğu 11 günlük sürede ulaşım masrafına katlanan davacının mahrumiyetine ilişkin emsal ikame araç bedelinin hesaplanmasıyla şimdilik 500,00-TL olarak davalı sürücü ... tarafından tazminine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi yönünde karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili, 23/02/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 31.152,30 TL alacağın, tüm alacak kalemleri için olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı Sigorta Şirket vekilinin, cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karışan ... plakalı araç davalı şirket nezdinde... numaralı, 23.02.2021/2022 vadeli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, Konu kazaya ilişkin trafik zabtı incelendiğinde davacı taraf sürücüsünün tek taraflı beyanı ile tutulmuş olduğu görüldüğünü, bu nedenle davacının zararının bu kaza sebebi ile oluşmuş olduğunun ispatı gerektiğini, ispat edilememesi halinde davanın reddine karar verilmesini, kusur ve hasara yönelik itirazın kabulü ile kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından huzurdaki davanın reddine, aracın yaşı ve yüksek kilometresi dikkate alınarak değer kaybı taleplerinin reddine, teminat dışı olduğundan araç mahrumiyeti/kazanç kaybı taleplerinin reddine, Aksi halde, Kusura ilişkin ve hasara ilişkin itirazlarımızın kabulü ile kusur konusunda Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi nezdinde kusur incelemesi yapılmasını, kazanın meydana gelmesindeki kusur ile araçtaki hasar tutarının ve değer kaybının, ekte sunduğu Genel Şartlarla belirlenen kriterlere göre hesaplanmak üzere dosyanın bilirkişiye gönderilmesini davacıya ait aracın kullanılmışlık katsayısı, hasar boyutu katsayısı ve araç baz değeri göz önüne alındığında talep edilen fahiş değer kaybı taleplerinin reddine, değer kaybı talep edilen aracın eski tarihli kaza kayıtlarının tramerden sorgulanmasını, dava açılmasına müvekkili şirketçe sebebiyet verilmemiş olduğundan yargılama gideri ile vekalet ücreti yönünden aleyhimize hüküm kurulmamasını, netice itibarıyla haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER: Kaza Tespit Tutanağı, Servis Tamirat Raporu, Servis Faturası, Servis Fotoğrafları, Kaza Raporu, Trafik Kazası Hasar Dosyası, TRAMER Kayıtları, Aracın Ruhsatı, Değer Kaybına İlişkin Şirketle Yapılan Görüşmeler, Arabuluculuk Tutanağı, Değer Kaybı Ekspertiz Raporu, Tanık, Yemin, Keşif, Bilirkişi, Karşı tarafın sunacağı delillere karşı her türlü delil sunma hakkımız saklı kalmak kaydıyla ikamesi mümkün her türlü yasal delil olarak değerlendirilmiştir.

Bilirkişi heyetinden alınan 19/07/2023 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. sayılı dava dosyasında, yukarıda arz edilen hususlarla;

— Trafik Kural İhlalleri Yönünden:

... plaka sayılı davalının maliki olduğu kamyon sürücüsü 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/b, 53/a maddelerini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna hatası ile Etken Olduğu,

... plaka sayılı davacı aracını park eden sürücü 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 61. maddesini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna hatası ile Etken Olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.

— Hasar Onarım Bedeli ve Değer Kaybı Bedeli Yönünden:

Somut olayda;... plaka sayılı... HB MIRROR 1.4 FİRE 95 E6D 2020 model otomobilde meydana gelen gerçek zarar bedelinin riziko tarihi itibarıyla KDV dahil 9.652,30-TL olduğu, Yargıtay içtihatlarına, piyasa rayiçlerine göre 20.000,00-TL değer kaybı bedeli meydana geldiği görüş ve kanaatine varılmıştır.

Davalı ...Sigorta A.Ş. kazada kusurlu olan ... plaka sayılı aracın KZMM Sigortasını tanzim eden şirket olup,...plaka sayılı araçta meydana gelen zararı sigortalısının kusuru oranında, sigortacısının sorumluluk riski ve K.T.K 85/1 ve 91 kapsamında riziko tarihi itibarıyla KDV dahil 9.652,30-TL olarak belirlenen hasar onarım bedelinden ve Yargıtay içtihatlarına, piyasa rayiçlerine göre 20.000,00-TL olarak belirlenen değer kaybı bedelinden sigortalısının kusuru oranında, poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır.

Dosya kapsamından davacı Vekili tarafından davalı sigorta şirketinin... elektronik posta adresine 11.04.2022 tarihinde başvuru yapıldığı, elektronik postaların aynı gün adresine teslim edildiği, bu nedenle davalı sigorta şirketinin ödenmeyen borç miktarı yönünden 22.04.2022 tarihi itibarıyla temerrüde düşeceği yasal faiz ödemek zorunda olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.

1.500,00-TL olarak hesaplanan ikame araç bedelinden diğer davalının riziko tarihi itibarıyla sorumlu olduğu görüş ve kanaatine varılmış olup, nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye aittir.

Hukuki değerlendirmenin ve nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmakla tespit, görüş ve kanaatimizi saygılarımızla arz ederiz..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

  1. Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan değer kaybı zararının ve aracın onarımda geçen süre boyunca faydalanılmaması nedeniyle ikame araç zararının tahsili talepli maddi tazminat davasıdır.

  2. Davacı vekili dava dilekçesinde, davacıya ait...plaka sayılı aracın park halinde olduğu sırada davalı ...'ın maliki olduğu ve davalı ...Sigorta A.Ş. Nezdinde KZMMS sigorta poliçesi ile sigortalısı olan ... plaka sayılı ... marka kamyonun araca çarparak olay yerini terkk ettiği, aracın onarımı sonrası değer kaybı oluştuğu, ayrıca aracın tamirde geçen sürede 11 gün boyunca kullanılamadığı ileri sürülerek araçta oluşan değer kaybı zararının her iki davalıdan, aracın kullanımından mahrum kalınan günler için ikame araç ücreti zararının davalı araç malikinden tazmini talep edilmiştir.

Davalı ...Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmayacağını, aracın değer kaybı zararı oluşup oluşmadığının genel şartlara göre belirlenmesi gerektiğini, kusur durumlarının ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından yapılması gerektiğini ve sair hususları ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ...'a dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.

  1. Taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır.

Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;

85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;

85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.

Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.

  1. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.

Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."

  1. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."

Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,

-Fiilin hukuka aykırı olması

-Zararın meydana gelmesi,

-Kusur,

-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.

Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.

  1. Dava konusu uyuşmazlıkta davalılar arasında aracın sigortacısı olan ...Sigorta A.Ş.'nin de bulunduğu ve uyuşmazlıkta sigorta hukuku uygulanacağı, bu haliyle uyuşmazlığın çözümünde Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen sigorta hukukunun uygulanacak olması nedeniyle mutlak ticari dava niteliğinde olduğu ve bu itibarla uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesi görev alanına girdiği değerlendirilmiştir.

  2. Davalı ... vekili tarafından cevap dilekçesi sunulmamış ise de yargılama aşamalarında davalıya ait aracın dava konusu kazaya karışmadığı, davalıya ait aracın çamurluk kısımlarının davacıya ait araçtan yüksek seviyede olduğu, davalıya ait aracın bu şekilde bir zarara sebebiyet vermesinin mümkün olmadığını ileri sürerek husumet yönünden davanın reddini talep etmiştir.

Mahkememizce kaza tespit tutanağında adı geçen ... ve ...tanık olarak dinlenilmiş, her iki tanık da kazayı gördüklerini ve aracın plakasını ileterek kaza tespit tutanağı düzenlendiğini belirtimişlerdir.

Davalıya ait aracın dorse renginin sarı olduğu ve davacıya ait aracın sol arka kısımlarında sarı renk boya kalıntılarının bulunduğu sürtme izlerinin yer aldığı, davalı tarafça davalıya ait aracın kasa yüksekliğinin dava konusu kazaya sebebiyet verecek seviyenin üzerinde olduğu, çarpma gerçekleşse bile sarı renk iz bırakacak kasa kısımlarının yüksekte olması nedeniyle sarı iz kalmaması gerektiği ileri sürülmüş ise de davalı tarafça sunulan fotoğraflarda da görüldüğü üzere aracın arka 1. Sıra tekerleklerinin ön kısımlarında lastiklerin seviyesinde çamurluk kısımları bulunduğu, bu kısımların da sarı renkte olduğu, bu haliyle kasa yüksekliğinin davalıya ait aracın kazaya karışmadığını göstermeyeceği, kaldı ki 2 tanığın da kaza tespit tutanağına esas alınan beyanlarını doğrular beyanları karşısında dava konusu hasara davalıya ait aracın sebebiyet verdiğinin kabulü gerektiği değerlendirilmiştir.

  1. Dosyaya sunulan kaza tespit tutanağına göre dava konusu kazanın davacıya ait aracın park halinde bulunduğu sırada gerçekleştiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda ise her iki tarafın kural ihlali nedeniyle kazanın meydana geldiği yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.

Mahkememizce her ne kadar kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporunda yer alan görüş arasındaki davacı aleyhine oluşan çelişkinin giderilmesi hususunda dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne tevdine karar verilmiş ise de davacı tarafa verilen kesin süre içerisinde gerekli delil avansı yatırılmadığından dosya çelişki giderilmeksizin tahkikata devam olunmuştur.

Dava konusu kazanın gerçekleşme şekli kaza tespit tutanağında yer alan ve tanıklarca doğrulandığı şekli ile davacıya ait aracın kavşak kenarında bulunduğu sırada davalı ...'ın maliki olduğu kamyonun sağ yan kısımlarıyla sürtmesi suretiyle gerçekleştiği, mahkememize yapılan değerlendirmede davalıya ait aracın KTK 52.maddesi b fıkrasında düzenlenen aracın görüş ve yol durumuna göre hızını ve dönüş açısını belirlemesi gerektiği halde bu kurala riayet etmemesi nedeniyle asli kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiği, davalının ise KTK'nın 61. Maddesi uyarınca duraklamanın yasaklandığı yerlerde park etmenin de yasaklandığı, duraklamanın yasaklılığına ilişkin düzenlenen KTK 60. Maddesinin d fıkrasında ise kavşaklara beş metre mesafede duraklamanın yasak olduğu düzenlenmekle bu yerde park etmenin de yasak olduğu, davacının kavşak içerisinde aracını park halinde bırakmak suretiyle kural ihlalinde bulunduğu ve davalıya ait aracın geçişi sırasında kazanın gerçekleşmesinde bu kural ihlali nedeniyle kusurlu olduğu ancak kusurun kazaya olan etkisi dikkate alındığında tali düzeyde kusurlu olduğunun kabulü gerektiği değerlendirilmiş, kazanın oluş şekli ve kusur ağırlıkları dikkate alınarak davacının %25 oranında, davalıya ait aracın ise %75 oranında kusurlu olduğu kabulü üzerinden yargılama yapılarak hüküm kurulmuştur.

  1. Davacıya ait aracın değer kaybı zararının tespiti hususunda bilirkişi raporu alınmış, dosyaya sunulan bilirkişi raporuna göre aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin 280.000,00. TL seviyesinde olduğu, kaza nedeniyle işlem gören parçalar dikkate alınarak 20.000,00. TL değer kaybı zararı oluşacağı yönünde görüş bildirilmiştir.

Taraflarca rapora karşı itirazlar ileri sürülmüş ise de, kaza tarihi 18/12/2021 itibariyle rayiç değerlere göre davacıya ait aracın sol kısımlarında boya ve işlemler nedeniyle değer kaybı oluşacağı, aracın model ve km bilgisine göre 20.000,00-TL değer kaybı yaşamasının dosya kapsamı ve benzer mahiyetli hasarlar sonucu oluşan değer kaybı tespitleriyle uyumlu olduğu gözetilerek davacıya ait aracın kaza nedeniyle 20.000,00-TL değer kaybına uğradığı kabul edilmiştir.

  1. Davacı tarafça aracın onarımı süresince kullanılamaması nedeniyle ikame araç zararının tazmini talep edilmiştir.

Mahkememizce araç onarımı konusunda uzman bilirkişiden alınan 19/07/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre davacıya ait araçta meydana gelen hasarın 6 günlük sürede onarılabileceği, zarara uğrayan araçla emsal nitelikte bir aracın kaza tarihi itibariyle günlüğü 250,00-TL bedel ile kiralanabileceği, davacının ikame araç ücreti zararının 1.500,00-TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.

Bilirkişi raporuna karşı taraflarca itirazlar ileri sürülmüş ise de aracın hasar sonucu zarar gören parçalarında boya ve kaporta işlemlerinin yapılması gerektiği, benzer nitelikte kazalarda 5 ila 10 gün arasında onarım süresi bulunduğu ve 6 günlük onarım süresinin somut olayda makul bir süre olduğu, günlük araç kiralama bedeli 250,00-TL'nin de aracın model ve türüne göre benzer nitelikteki hasarlarda alınan raporlarla uyumlu olduğu gözetilerek taraf itirazları yerinde görülmemiştir.

Haksız fiil sonucu zarar gören aracın kullanım dışı kaldığı sürece uğranılan zararlardan haksız fiilde kusuru bulunanların sorumlu olduğu, bu sorumluluğun belirlenmesinde hasarın olağan koşullardaki onarım süresi ve araç hasar görmemiş olsaydı kullanılması nedeniyle elde edilecek menfaatin önemli olduğu, herhangi bir araç kiralaması yapılmamış olsa dahi aracın kullanımından mahrum kalınması nedeniyle davacının bir zarara uğradığının kabulü gerektiği değerlendirilmektedir. Bununla birlikte davacıya ait aracın kasko sigorta poliçesi kapsamında onarıldığı SBGM kayıtlarından anlaşılmakta ve kasko sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş.'ye yazılan müzekkereye cevaben sunulan 30/10/2023 tarihli cevabi yazıda davacıya 21/12/2021 tarihinde 12 gün ikame araç hizmeti sağlandığı belirtilmiştir.

Davacının kasko sigortası kapsamında ikame araç talebinin karşılandığı ve aracın onarımda geçen günlerinde araç kullanımından yoksun kalmadığı sabit hale gelmekle, ayrıca davacı lehine yeniden ikame araç ücreti zararının tazmini yönünde hüküm kurulması halinde bu husus sebepsiz zenginleşmeye yol açacağı gibi araç yoksunluğu şartlarının da oluşmadığı gözetilerek ikame araç ücreti zararı talebinin reddine karar veirlmiştir.

  1. Davacı tarafça 22/02/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değeri değer kaybı zararı yönünden 20.000,00. TL'ye, ikame araç bedeli 1.500,00. TL'ye yükseltilmiş, daha önce dava dilekçesinde yer almayan hasar onarım bedeli için ise ilk kez ıslah dilekçesi ile 9.652,30. TL talep edilmiştir.

Hasar onarım bedeli yönünden ıslah dilekçesi ile yapılan talebin incelenmesinde, davacının dava dilekçesinde dava konusu olarak değer kaybı ve ikame araç ücreti talebinde bulunduğu, ıslah dilekçesinde açıkça dava değerinin artırılmasının talep edildiği ve bunun yanında hasar onarım bedelinin de ilk kez talep edildiği, ıslah dilekçesi ile usul işlemlerinin değiştirilmesi mümkün ise de davanın konusunun değiştirilemeyeceği dikkate alınarak hasar bedeli yönünden yapılan ıslah geçerli kabul edilmemiştir.

  1. Mahkememizce kusur raporu alınmakla birlikte mahkememizin kabulüne olan kusur oranları ihsası rey oluşturmaması açısından taraflara yargılama sırasında açıklanmamıştır. Kusura ilişkin yukarıda yer alan bölümlerde açıklandığı üzere kazanın gerçekleşmesinde davalı taraf araç sürücüsü %75 oranında kusurlu bulunduğundan davalıların sorumluluğu değer kaybı zararı yönünden 15.000,00. TL olarak kabul edilmiştir.

Davalı ...Sigorta A.Ş. Yönünden zamanaşımı defi ileri sürülmüş olup bu husus aşağıda ayrıca değerlendirilecektir.

Davalı ... yönünden yapılan değerlendirmede, davalıya ait aracın asli ve %75 oranındaki kusuru ile zarara sebebiyet verdiği, davalı araç malikinin işleten sıfatıyla zarardan sorumlu olduğu gözetilerek 15.000,00-TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı tarafça 20.000,00-TL üzerinden talepte bulunulmuş olmakla birlikte mahkememizce hükme esas alınacak kusur oranı açıkça belirlenmediğinden hüküm altına alınacak bedelin kusura ilişkin takdir sonrasında belirli hale geleceği gözetilerek davacı aleyhinde reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemiştir.

10-Davacı tarafça dava dilekçesinde davanın kısmi dava mı yoksa belirsiz alacak davası olarak mı açıldığı hususunda açık bir beyana yer verilmemiştir.

"Zaman zaman, 6100 sayılı Kanun ile birlikte kabul edilen belirsiz alacak davası ile kısmi davaya ilişkin yeni düzenlemedeki sınırın tam olarak tespit edilemediği, birinin diğeri yerine kullanıldığı görülmektedir. Oysa bu iki davanın amacı ve niteliği ayrıdır. Alacak, belirli veya belirlenebilir ise, belirsiz alacak davası açılamaz; ancak şartları varsa kısmi dava açılması mümkündür.

Kanunun kısmi dava açma imkanını sınırlamakla birlikte tamamen ortadan kaldırmadığı da gözetildiğinde, belirli alacaklar için, belirsiz alacak davası açılamasa da, şartları oluştuğunda ve hukuki yarar bulunduğunda kısmi dava açılması mümkündür. Aksi halde, sadece ya belirsiz alacak davası açma veya belirli tam alacak davası açma şeklinde iki imkandan söz edilebilir ki, o zaman da kısmi davaya ilişkin 6100 sayılı Kanunun 109. maddesindeki hükmün fiilen uygulanması söz konusu olamayacaktır. Çünkü, belirsiz alacak davasında zaten belirsiz alacak davasının sağladığı imkanlardan yararlanarak dava açılabilecek; şayet alacak belirli ise de, o zaman sadece tam eda davası açılabilecektir. Oysa kanun koyucunun abesle iştigal etmeyeceği prensibi gereği, anılan maddeyle kısmi davaya ilişkin düzenleme yapıldığı düşünülerek ve Kanundaki sınırlamalara dikkat edilerek kısmi dava açılabilecektir.

Somut olayda, dava dilekçesinde, davanın açıkça, belirsiz alacak davası türünde açıldığı belirtilmediğinden eldeki davanın, belirsiz alacak davası değil kısmi dava olduğunun kabulü gerekir." Yargıtay...Hukuk Dairesi'nin 18/10/2022 tarihli ...Karar sayılı ilamı)

Alıntılanan ve Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulaması haline gelen görüşüne göre davacı tarafça açıkça belirsiz alacak davası türü ile davanın ikame edildiği belirtilmedikçe davanın kısmi dava olduğunun kabulü gerekmektedir.

Kaza tarihi 18/12/2021 olup, arabuluculuk başvuru tarihi 25/07/2022 ve son tutanak düzenleme tarihi 17/08/2022'dir. Dava tarihi 23/12/2022 itibariyle 2 yıllık zamanaşımı süresi sona ermemiş ise de ıslah dilekçesinin sunulduğu 22/02/2024 tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımı süresinin sona erdiği, zira kaza tarihi 18/12/2021'e zamanaşımı süresini durduran 24 günlük sürenin de eklenmesiyle zamanaşımı süresinin 11/01/2024 tarihinde sona ereceği, bu tarihten sonra ise zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu değerlendirilmiştir.

Zamanaşımı bir defi olup dava dilekçesine veya ıslaha karşı cevap süresi içerisinde sunulması gerekmektedir. Davacı vekilinin ıslah dilekçesinin davalı vekillerine 28/02/2024 tarihinde elektronik tebligat yoluyla tebliğ edildiği, ıslaha karşı davalı ...Sigorta A.Ş. Vekilinin 11/03/2024 tarihli dilekçesi ile 2 haftalık yasal süre içerisinde zamanaşımı definin ileri sürüldüğü gözetilerek, davalı ...Sigorta Anonim Şirketi'nin ancak dava dilekçesi ile ileri sürülen 1.000,00-TL'lik kısım yönünden sorumlu olacağı, ıslah ile artırılan kısım yönünden ise sorumluluğunun bulunmadığı değerlendirilmiştir.

11-Davacı tarafça her iki davalı yönünden kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi talep edilmiştir. Davalı araç malikinin sorumluluğu haksız fiil tarihinden itibaren başladığından kaza tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmiştir. Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu ise ihbar sonrası temerrüt koşullarının oluşması ile başlayacağından davacının yazılı başvuru tarihi olan 11/04/2022'ye 8 iş günü yasal sürenin eklenmesiyle 22/04/2022 tarihinde temerrüt oluşacağı ve bu tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Mahkememizce temerrüt tarihi olarak 22/04/2022 tarihi benimsenmiş ise de kısa kararın yazılması sırasında sehven "22/02/2022" tarihinin karara geçirildiği anlaşılmış bu hatanın yazım hatası niteliğinde olduğu gözetilerek tashih şerhi yoluyla düzeltilebileceği değerlendirilmiştir.

  1. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. 13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun sarf kararı ile 1.560,00. TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutarın yargılama giderleri kapsamında değerlendirilerek haklılık durumuna göre tahsili yönünde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın KISMEN KABULÜNE, 15.000,00. TL değer kaybından kaynaklanan maddi tazminatın davalı ...Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 1.000,00. TL'yi aşmamak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına davalı ... yönünden kaza tarihi 18.12.2021'den, davalı ...Sigorta A.Ş. Yönünden 22/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya verilmesine, fazlasına dair istemin davalı ...Sigorta A.Ş. Yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine, davalı ... yönünden esastan reddine,

  2. İkame araç ücreti talebinin REDDİNE,

  3. Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.024,65. TL harçtan peşin olarak alınan 80,70. TL harcın mahsubu ile bakiye 943,95‬. TL harcın davalı ...'dan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

  4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 15.000,00. TL vekalet ücretinin davalı ...Sigorta Anonim Şirketi'nin sorumluluğunun 1.000,00. TL ile sınırlı olmak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,

  5. Reddedilen ikame araç ücreti talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.500,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,

  6. Zamanaşımına istinaden kısmen reddedilen değer kaybı zararı talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13.maddesinin 3.fıkrası gözetilerek 1.000,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...Sigorta Anonim Şirketi'ne verilmesine,

  7. Kusur oranına istinaden reddedilen değer kaybı zararı yönünden kusur takdiri mahkememizce yapıldığından ve ıslah öncesinde taraflara kusur oranları tefhim veya tebliğ edilmediğinden davalılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  8. Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70. TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

  9. Davacı tarafça sarf edilen 80,70. TL başvuru harcı, 140,00. TL tanıklık ücreti, 458,50. TL posta ve tebligat ücreti, 2.800,00. TL bilirkişi ücreti toplamı 3.479,2‬0. TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre takdiren 3.236,46. TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ...Sigorta Anonim Şirketi'nin sorumluluğunun 173,90. TL ile sınırlı tutulmasına, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,

10-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,

11-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın ret ve kabul oranına göre 1.451,16-TL'sinin davalı...Anonim Şirketi'nin sorumluluğu 78,00-TL ile sınırlı olması kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen, 108,84-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

Dair, davacı vekili yüzüne karşı, davalı ... vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, dava değerinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesinde gösterilen İstinaf kanun yolu başvuru sınırının altında kalması nedeniyle kesin nitelikte olduğu ve kanun yoluna başvurulamayacağı açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/04/2024

Katip ...

e-imzalıdır

Hakim...

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapdelillermırrorFiilden(HaksıztramerizmirhükümKaynaklanan)Tazminat

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim