SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1068 E. 2024/219 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1068

Karar No

2024/219

Karar Tarihi

12 Mart 2024

T.C.

İZMİR

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

DOSYA NO : 2022/1068 Esas

KARAR NO : 2024/219

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

DAVA TARİHİ : 26/12/2022

KARAR TARİHİ: 12/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; Davalının 06.10.2021 tarihinde ...plakalı işleteni olduğu araç ile müvekkilce sigortalı ... plakalı araca çarpılarak zarar verilmesi sebebiyle hasar meydana gelmiştir. Kaza neticesinde sigortalı araçta maddi hasar meydana gelmiş olup;İzmir ... İcra Dairesi... E. icra dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, itiraz üzerine duran icra takibinin yasal faizi ile birlikte devamına, haksız ve kötü niyetli yapılan itiraz sebebiyle davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere İCRA İNKAR TAZMİNATINA hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE :

  1. . Dava, davacının kasko sigorta poliçesi kapsamında ödemiş olduğu tazminatın rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki İtirazın İptali istemine ilişkindir.

  2. Dava konusu kaza, davalı...Akaryakıt ..... Ltd. Şti'nin kaza tarihinde maliki olduğu ... plakalı 2013 model, kapalı kasa...marka, yük naklinde kullanılan "Ticari" nitelikteki araç ile genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalı olan dava dışı ...in kaza tarihinde maliki olduğu ... plakalı 2016 model,... marka, "Hususi" nitelikte binek otomobil arasında meydana gelmiştir.

Davacı sigorta şirketince, kasko poliçesi kapsamında sigortalı araç için ödenen hasar bedelinin rücu ile davalıdan tahsilini talep etmektedir.

  1. Dava, sigorta poliçesinden kaynaklanmamaktadır. Çünkü kasko sigorta poliçesi davacı sigorta şirketi ile sigortalısı arasında olup, zarar gören dava dışı sigortalı ile zarar veren aracı işleten davalı arasında Haksız Fiil İlişkisi bulunmaktadır. Davacı sigorta şirketi, sigortalısının zararını poliçe gereği tazmin ettiği için sigortalısının kanuni halefi olmakta ve hukuken onun yerine geçmektedir:

TTK'nun 1472. maddesinde düzenlenen Halefiyet; yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nun 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve böylelikle dava, tazmin edilen bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası aslında bir tazminat davası olup bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir Eda Davasıdır. Rücu, sigortacının ödediği bedelle sınırlı olduğundan sigortacı Cüz'î Halef olmaktadır. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun Kanunî Halefi olacağı hususu ilke olarak 31.03.1954 gün ve ... K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17.01.1972 tarih ve 1970/2 E. - 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı vurgulanmış, velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği, sigortacının, sigorta ettirenin bütün defilerini üçüncü şahıslara karşı ileri sürebileceği ve Borçlar Kanununun 44. maddesine (TBK m. 52) de dayanabileceği, doğal olarak sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır.

  1. Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, Görevli Mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının 22.3.1944 Tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında bu husus "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir tüketici dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır.

Özetle; eldeki davanın davacısının sigorta şirketi olması davayı tek başına ticari dava halinde getirmemektedir. Görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınması gerekmekte olup, davacının sigortalısı ile davalı arasındaki bu ilişki Haksız Fiil İlişkisidir. Davacı sigorta şirketi ise sigortalısının zararını poliçe gereği tazmin ettiği için sigortalısının kanuni halefi olmakta ve hukuken onun yerine geçmekte ve bu haksız fiil neticesinde sigortalısının halefi olarak yerini almaktadır. Bu bağlamda, kasko poliçesi ile sigortalanmış olan ... plaka sayılı aracın "Hususi" nitelikte olması, yani Ticari nitelik taşımaması belirleyicidir.

Bu durumda haksız fiilden kaynaklanan uyuşmazlığın genel mahkeme niteliğindeki Asliye Hukuk Mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerektiği yönündeki değerlendirmeyle aşağıdaki şekilde mahkememizin görevsizliğine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. .Davacının davalıya karşı açmış olduğu dava da HMK.114/1. c, 115/2 madddesi gereği GÖREVE İLİŞKİN DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE DAVANIN USULDEN REDDİNE,

  2. HMK'nun 20. maddesi uyarınca bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,

  3. Bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,

  4. Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli Mahkemede nazara alınmasına,

Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 12/03/2024

Katip ...

e-imza

Hakim ...

e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

tazminatınadeğerlendirmesidelilinkarİtirazıntespitiİptali(HaksızdosyaEylemdenZararizmirKaynaklananuyuşmazlığınNedeniyle)iddiahükümgerekçe

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim