İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/929 E. 2024/176 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/929
2024/176
27 Şubat 2024
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/929 Esas
KARAR NO : 2024/176
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/11/2023
KARAR TARİHİ : 27/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın kaçak elektrik kullanım bedelinin tahsiline yönelik açılan icra takibine vaki itirazın iptali istemi olup somut uyuşmazlıkta kaçak elektrik kullanımının davalıya ait ticarethaneden kaynaklandığı nazara alındığında eldeki davaya bakmakta genel mahkemelerin görevli olduğunu, haksız fiilden kaynaklı davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğunu, davalı tarafın;... Elektrik Dağıtım A.Ş Çeşme İşletme Bakım Müdürlüğüne bağlı ...Mah....Çeşme İZMİR adresinde bulunan... tesisat ve ... sözleşme hesap nolu abone sayacının abonesi/kullanıcısı/yetkilisi olduğunu, kurum ekipleri tarafından yerinde yapılan kontrolde adresteki tesisata bağlı kaçak elektrik kullanıldığı kaçak elektrik durum tutanağı ile tespit edilmiş olup EPDK hükümleri gereği kaçak ve revizyon tahakkuku yapıldığını, davalı/borçlu ...n kullandığı kaçak elektrik bedelini ödemediğinden hakkında İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ...sayılı dosyası ile 32.511,09 TL kaçak elektrik kullanım bedeli, 52,02 TL gecikme zammı, 9,36.-TL KDV olmak üzere toplam 32.572,47 TL alacak için icra takibi yapılmış, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiğini, borçlunun 16/01/2023 tarihli itirazı üzerine icra takibinin durduğunu, itiraz sebebiyle ... başvuru numarası ile İzmir Arabuluculuk Bürosuna başvurulduğunu, arabuluculuk son tutanağından görüleceği üzere anlaşamama sebebiyle sona erdiğini, davalı/borçlunun kullandığı elektrik müvekkil şirket faturaları ile sabit olduğunu, davalı/borçlunun kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, bu nedenle alacağının tahsili amacıyla, davalı borçlunun haksız itirazının iptaline, takibin devamına ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile yargılama gideri vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava, kaçak elektrik bedellerinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nın 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Somut olayda; kaçak elektrik bedellerinin tahsili için başlatılan icra takibinde ödeme emrine karşı yapılan itirazın iptali için açılan eldeki davada davacı taraf tacir ise de, dosyaya celp edilen vergi kayıtlarına göre davalının 30/06/2020 tarihli itibari ile faaliyetini terk ettiği, kaçak elektrik tespit tutanağının da bu tarihten sonra 26/12/2022 yılına ilişkin olduğu görülmekle, mutlak dava olmadığı sabit olan, nispi dava niteliğine de haiz olmayan eldeki ihtilafın genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiği kanaatine varılarak ve görev hususu kamu düzenini ilgilendirdiğinden resen karşı görevsizlik kararı verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Açılan davada HMK' nun 114/1. c maddesinde düzenlenen göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nun 115/2. maddesi gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE,
-
Kararın kesinleşmesine müteakip süresinde müracaat halinde yetkili ve görevli İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi' ne gönderilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/02/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12