İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1083 E. 2024/121 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/1083
2024/121
13 Şubat 2024
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1083 Esas
KARAR NO : 2024/121
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/07/2020
KARAR TARİHİ : 13/02/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; keşidecisi...şletmecilik Turz. İnş. Tic. Ltd. Şti. olan 20/10/2008 keşide tarihli ve 30/03/2009 vadeli 60.000,00 TL bedelli senet cirantalar... yapı şirketi ..., ... ve en son ... Doğ. Tic. Ltd. Şti. Tarafından ciro edilerek müvekkile borcundan dolayı verildiği, müvekkili senet vadesinde ödenmediği için keşideci ve diğer cirantalara hakkında Söke... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takibe başladığı, ... işletmecilik Turz. İnş. Tic. Ltd. Şti.'ni şirket ortakları ... (...) ve ... müşterek imza ile temsil ettiği, takibe dayanak olan senette iki imza bulunduğu, şirket yetkililerinden ... senetteki imzanın kendisine ait olmadığı gerekçesi ile, Kuşadası ... Asliye Hukuk MAhkemesi yetki alarak Söke ... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası ile takibe karşı menfi tespit davasının açıldığı, yapılan yargılama sonunda 20/10/2008 keşide tarihli 60.000,00 TL bedelli senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, senet üzerindeki diğer imzanın diğer yetkili ...'ın eli ürünü olmaması nedeniyle şirket borç altına girmemesi takip konusu senetteki diğer imzanın ...ın imzası olması nedeni ile TTK'nun 590. Maddesi gereğince senetteki borç miktarınca şahsen müvekkiline karşı sorumlu olması nedeni ile davalı borçlu hakkında İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takibe başlanıldığı takibe davalının itiraz ettiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği bu nedenlerle borçlunun takibe yaptığı itirazın iptalini ve takibin devamını, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; müvekkiline yapılan tebligatın TK 35. Maddesine göre tebliğ edildiği bu usulsüz tebligat taraflarınca öğrenildiğinde derhal İzmir... İcra Hukuk Mahkemesinin ... kararsayılı davası ile tebligatın öğrenme tarihi olan 16/01/2014 tarihi kabul edildiği ve yapılmış olan takip ilamsız ödeme emri ile takip yolu olduğu için takibe itiraz edildiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği, senet metni incelendiği de senet keşidecisinin... İşletmecilik Turz. İnş. Tic. Ltd. Şti. kaşesi olduğu, bu kaşe üzerinde iki tane imza bulunduğu senedin lehdar kısmında da ... yapı Proje A.Ş. Yazdığı, senedin arkasında bu şirketin cirosu ve bu cirodan sonra... cirosu ardından da ... Doğrama şirketi isimli şahısların cirosu en sonda ise davacı şirketin cirosu olduğu, yeni senette müvekkilinin ne ismi ne de imzası bulunduğu var olan imzaların hiç birisinin müvekkiline ait olmadığı, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddini, haksız ve kötüniyetli olarak açılan icra takibi ve itirazın iptali davası nedeniyle davacı taraf aleyhinde %20'den az olmamak üzere tazminata karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER;Davalının mukayese imza ve yazı örnekleri, bono aslı, Söke Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği'nin 24/02/2012 tarihli raporu, İzmir Kriminal Polis Laboratuarı Müdürlüğü'nün 11/05/2010 tarihli raporu ve mahkememizce alınan 06/11/2023 tarihli grafoloji uzmanı bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davası olup, Mahkememizce verilen 15/04/2021 tarih ve ... sayılı kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesinin 01/12/2023 tarih ve ... Karar sayılı ilamı ile"... İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali isteğine ilişkindir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşme, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğindedir. Uyuşmazlığın, eser sözleşmesi hükümlerine göre değerlendirilip çözülmesi gerekli ve zorunludur.
6098 Sayılı TBK'nın 470. maddesi, "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." hükmünü; aynı kanunun 471. maddesi,
"Yüklenici, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır.
Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır.
Yüklenici, meydana getirilecek eseri doğrudan doğruya kendisi yapmak veya kendi yönetimi altında yaptırmakla yükümlüdür. Ancak, eserin meydana getirilmesinde yüklenicinin kişisel özellikleri önem taşımıyorsa, işi başkasına da yaptırabilir.
Aksine âdet veya anlaşma olmadıkça yüklenici, eserin meydana getirilmesi için kullanılacak olan araç ve gereçleri kendisi sağlamak zorundadır." hükmünü; aynı kanunun 479/1. maddesi ise; "İşsahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi anında muaccel olur." hükmünü düzenlemiştir.
6098 sayılı TBK'nın 97. maddesi de, "Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir." düzenlemesini içermektedir.
TMK'nın 6. maddesi, "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." hükmünü içermekte olup, taraflar iddialarını kanıtlamakla yükümlüdür.
Somut olayda; davacı yüklenici ile davalı iş sahibi arasında zayıf akım sistemi kurulmasına ilişkin 06.08.2015 tarihli sözleşme düzenlendiği, sözleşme bedelinin 67.500 USD + KDV olduğu, sözleşmenin 8.2.2 maddesine göre 25.000 USD peşin, 49.650 USD çekle ödeneceği ve bakiye 5.000 USD'nin iş bitiminde ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Davanın ve takibin dayanağının 25.09.2019 tarihli fatura ve taraflar arasındaki cari hesaba ve sözleşme konusu iş bedeline ilişkin olduğu, sözleşmede iş bedelinin götürü olarak belirlendiği, davalı tarafça işin teslim edildiğinin kabul edildiği, eksik veya ayıplı iş savunmasında bulunulmadığı anlaşılmakla, sözleşmede kararlaştırılan bedelden davalı tarafça ödendiği ispatlanan bedelin araştırılarak, mahsup edilmek suretiyle davacı yüklenicinin davalı iş sahibinden alacağının bulunup bulunmadığının değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde olmamıştır.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması nedeniyle, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.." gerekçesi ile kaldırılması ile dosya yeniden ele alınmıştır.
Mahkememizin 2023/1083 Esas sayılı dosyasına kaydı yapılan dosyanın yapılan yargılaması sonucunda;
-
Dava, İİK 67. Maddesi uyarınca eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır.
-
Taraflar arasında işin görülmesine ilişkin ihtilaf bulunmayıp, uyuşmazlık sözleşmenin bedelinin ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır.
-
Davacı tarafça sözleşme bedelinin ödeme tarihindeki kur üzerinden hesaplanması gerektiği ileri sürülmekte, davalı tarafça sözleşmenin 5. Maddesinde yazılı olduğu şekliyle 67.500 Amerikan Doları+KDV şeklinde bedel belirlendiği ve ödeme tarihindeki kurun önemli olmadığı ileri sürülerek davanın reddi talep edilmektedir.
-
Sözleşmenin incelenmesinde 5. Maddede açıkça bedel olarak 67.500,00USD+KDV belirlendiği, ayrıca sözleşmenin "Ödeme koşulları ve zamanı" başlıklı 8.2. Maddesinin 8.2.1. Nolu alt maddesinde ödemeye esas para birimi olarak Türk Lirası'nın belirlendiği, 8.2.2. Nolu alt maddesinde yapılan ödemelerde işlemin yapıldığı tarih itibariyle merkez bankası Dolar efektif satış kurunun esas alınacağının belirtildiği görülmüştür.
-
Davacı ve davalının ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde, davacı tarafça 25/09/2019 tarihli 51.977,99. TL bedelli ve 25/09/2019 tarihli 211.513,31. TL bedelli 2 adet fatura düzenlendiği, her iki faturanın da davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça davalıya 10/08/2015 tarihinde 25.000,00. USD ve 20/08/2015 tarihinde 49.650,00. USD tutarında olmak üzere toplam 74.650,00USD ödeme yapıldığı görülmüştür.
-
Davalı tarafça davacıya USD cinsinden yapılan ödemelerin, ödeme tarihindeki kur karşılığının 423.586,50. TL olduğu, davacının düzenlediği faturalar toplamından daha yüksek bir miktarda ödeme yapıldığı savunulmuş ise de, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin yabancı para cinsinden olduğu ve kural olarak aksine sözleşme hükmü bulunmadığı sürece sözleşmede kararlaştırılan para cinsinden yapılan ödemelerin doğrudan ödeme miktarınca borcu sona erdireceği, Türk Lirası cinsinden yapılan ödemelerin ise ödeme tarihindeki döviz kuru karşılığı kadar borcu sona erdireceği, buna göre davalı tarafça yapılan 25.000,00. USD ve 49.650,00. USD bedelli olmak üzere toplam 74.650,00. USD ödemenin borcu yine bu miktarda sona erdireceği, davalı tarafın yaptığı döviz ödemelerinin sonraki bir tarihteki kur üzerinden yeniden değerlendirilmesine olanak bulunmadığı gözetilerek davalının bu yöndeki savunmaları yerinde görülmemiştir.
-
Sözleşme bedeli 67.500,00USD+KDV olmak üzere toplam 79.650,00. USD olup, davacı tarafından yapılan yapılan ödemeler toplamı sözleşme bedelinin 5.000,00USD dışındaki tutarını karşılamaktadır. Sözleşme ile sözleşme bedelinin 5.000,00USD'lik kısmının iş bitiminde yüklenici davacıya ödeneceği düzenlenmiştir.
Mahkememizce istinaf kaldırma kararı öncesi yapılan yargılamada takip ve dava konusu 25/09/2019 tarihli 51.977,99-TL bedelli fatura içeriğinin 5.000,00-USD karşılığı olmadığı, davacının 5.000,00-USD karşılığı bakiye alacağının bulunduğu ancak bununla ilgili takip başlatıldığına dair kayıt bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, istinaf kaldırma kararı sonrası davayı aydınlatma ödevi(HMK m.31.) kapsamında davacı vekilinden fatura içeriği ayrıntılarının açıklanması talep edilmiş, davacı vekilinin sunduğu12/01/2024 tarihli beyan dilekçesinde fatura içeriğinin 5.000,00-USD bakiye alacağın yanında ayrıca 19.925,88-TL+KDV tutarında sözleşme dışı ek iş yapıldığı ve bu miktar ile 5.000,00-USD karşılığının 24.123,26-TL+KDV olduğu, bakiye alacak toplamının KDV dahil 51.977,99-TL olduğu yönünde açıklamada bulunulmutşru.
- Davacı tarafından düzenlenen 51.977,99. TL bedelli takip konusu faturanın davalı ticari defterlerinde kayıt altına alındığı, buna göre fatura içeriğinde yer alan sözleşme dışı ek imalatların davalıya teslim edilmiş olduğunun davalı ticari defterleri ile ispat edildiği değerlendirilmiştir.
Davacının sözleşmeden bakiye kalan 5.000,00-USD alacağının yanında ilave imalatlardan kaynaklanan 19.925,88-TL+KDV=23.512,5384-TL, 5.000,00-USD alacağın ise KDV dahil (5,6931 USD/TL ) 28.465,50-TL olduğu, her iki bedel toplamı 51.978,0384-TL olduğu, davacı tarafça yuvarlama farkları sonucu KDV dahil 51.977,99-TL tutarda fatura düzenlendiği ve faturanın da davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, buna göre davacının fatura bedeli miktarınca alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Davalı tarafça sözleşmenin geç ifa edilmiş olmasından dolayı davalı zararının oluştuğu, gecikmeden dolayı davalı zararı oluştuğundan davacının alacaklı olamayacağı ileri sürülmüş ise de zararın mevcut delillerle kanıtlanamadığı, ayıp ihbarı veya gecikmeye dair somut bir delil sunulmadığı, bunun yanında davacının düzenlediği her iki faturanın da davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması nedeniyle davalı aleyhinde borç bakiyesi tespit edildiği gözetilerek bu yöndeki savunmaların ispat edilemediği değerlendirilmiştir.
-
Davacı tarafça inkar tazminatı talebinde bulunulmuştur. Davacı tarafça düzenlenen faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, yapılan ödemelerin de yine her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça kur değerlenmesi açıklaması ile kendi ticari defterlerinde alacak kaydı oluşturulduğu ve ihtilafın bu husustan kaynaklandığı, davalının sözleşme kapsamında döviz cinsinden gerçekleştirdiği ödemelerin ilerleyen süreçteki kur artışı miktarınca değer artışı uygulanmasına dair taraflar arasında bir sözleşme ve ticari teamül bulunmadığı, buna göre alacağın miktarı ve varlığı hususlarının davalı tarafça bilinebileceği gözetilerek alacağın %20'si oranında inkar tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın KABULÜNE, İzmir...İcra Dairesi'nin... Esas sayılı takip dosyasına yapılan davalı itirazının iptali ile takibin itiraz öncesi koşullarda devamına,
-
Alacak likit nitelikte görülmekle kabul edilen dava değerinin %20'si oranında hesaplanan 10.395,60. TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.550,61. TL harçtan peşin olarak alınan 627,77. TL harcın mahsubu ile bakiye 2.922,84. TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 17.900,00. TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 627,77. TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafça sarf edilen 54,40. TL başvuru harcı ile 69,50. TL posta ve tebligat ücreti, 500,00. TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 623,90. TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
-
Mahkememizin 21/07/2021 tarih,...Karar,... Harç nolu harç tahsil müzekkeresi ile 1.320,00. TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili için vergi dairesine harç tahsil müzekkeresi yazıldığından, karar kesinleştiğinde ve istek halinde iptali için vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
-
Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 1.320,00. TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı taktirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/02/2024
Katip...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12