SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/812 E. 2023/989 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/812

Karar No

2023/989

Karar Tarihi

7 Aralık 2023

T.C.

İZMİR

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/812 Esas

KARAR NO : 2023/989

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 03/11/2021

KARAR TARİHİ : 07/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Türk Ticaret Kanunu'nun, 5/A maddesi gereğince 13.03.2021 tarihinde ticari hizmet bedeli ödenmesi konusundaki uyuşmazlık için İzmir Arabuluculuk Bürosu'na başvurulmuş gerçekleştirilen toplantılar sonucunda taraflar arasında anlaşma sağlanamadığından, işbu davanın açılması zorunluluğunun doğduğunu, taraflar, Davalı Borçlu Şirketin müşterilerine ait reklam spotlarının, Davacı Müvekkil'in reklam satış ve pazarlama hakkına sahip olduğu karasal radyo istasyonlarında Davalı Borçlu Şirket'e reklam alanı tahsis ettiğini, bu kapsamda Davacı Müvekkil, karasal radyo istasyonları üzerinden yapılan radyo yayınlarında Davalı Borçlu tarafından kendisine bildirilen müşteri reklamlarına yer verdiğini, bu hususun, bağımsız olarak medya alanında veri toplayan ve kayıt altına alan dava dışı ...Company Medya Yayıncılık ve Tanıtım Hizmetleri A.Ş. tarafından tutulan kayıtlardan da görülebileceğini, davacı Müvekkil, anılan ticari ilişki ve Davalı Şirket'in yüklendiği hizmet bedeli ödeme yükümlülüğü kapsamında Davalı Şirket adına faturalar düzenlediğini, — Ancak Davacı Müvekkil'in üstlendiği yükümlülüklerini yerine getirmiş olmasına rağmen Davalı Borçlu, aşağıda bilgileri verilen elektronik faturalardan (toplam 12 adet elektronik faturadan) kaynaklanan toplam 20.919,04 TL fatura bedelini Davacı Müvekkil'e ödemediğini, (Ek-2: Ticari İlişki Kapsamında Davacı Müvekkil tarafından düzenlenen elektronik faturalar)

31.03.2019 tarih,... numaralı ve 1.748,76-TL bedelli elektronik fatura,

31.03.2019 tarih, ... numaralı ve 3.304,00-TL bedelli elektronik fatura,

31.03.2019 tarih, ...numaralı ve 1.748,76-TL bedelli elektronik fatura,

31.03.2019 tarih,... numaralı ve 3.304,00-TL bedelli elektronik fatura,

31.03.2019 tarih, ... numaralı ve 1.748,76-TL bedelli elektronik fatura,

31.03.2019 tarih, ... numaralı ve 3.308,72-TL bedelli elektronik fatura,

30.04.2019 tarih, ...numaralı ve 778,80-TL bedelli elektronik fatura,

30.04.2019 tarih, ... numaralı ve 1.139,88-TL bedelli elektronik fatura,

30.04.2019 tarih, ...numaralı ve 778,80-TL bedelli elektronik fatura,

30.04.2019 tarih, ... numaralı ve 1.139,88-TL bedelli elektronik fatura,

30.04.2019 tarih, ... numaralı ve 1.139,88-TL bedelli elektronik fatura,

30.04.2019 tarih,... numaralı ve 778,80-TL bedelli elektronik fatura,

Davalı Borçlu ile Davacı Müvekkil arasında anılan fatura bedellerinin ödenmesi amacıyla yapılan iyi niyetli görüşmeler herhangi bir sonuç vermemiş; davacı müvekkil tarafından Davalı Borçluya gönderilen Kadıköy ... Noterliğinin 04.09.2019 tarihli ve... yevmiye numaralı ihtarnamesine rağmen ödenmemiş olması dikkate alınarak, davalı borçlunun hiçbir şekilde davacı müvekkile olan borcunu ifa etme niyetinde ve gayretinde olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle 20.919,04 TL tutarında toplam fatura alacağının reeskont avans faiziyle beraber tahsili amacıyla 21.961,73 TL üzerinden 11.10.2019 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı borçlu, 11.10.2019 tarihli dilekçesi ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrinde yer alan borca ve tüm fer'ilerine itiraz etmiştir. Davalı Borçlu'nun itirazının taraflarına tebliğ edilmemiş olmakla tarafımızca haricen öğrenilmiş olup yasal süresi içerisinde Sayın Mahkemenizden anılan itirazın iptali ile takibin devamını talep etme zorunluluğu hâsıl olduğunu, davacı Müvekkil'in alacaklı olduğu miktara ilişkin olarak, davalı, taraflar arasındaki Sözleşme kapsamında adına düzenlenen faturaları tebliğ almış, ancak fatura veya içeriklerine herhangi bir itirazda bulunmayarak, e-fatura sisteminden bu faturaları kabul etmiştir. Gelinen aşamada, Davalı Borçlu'nun söz konusu hizmeti almış olduğu ve bu hususu kabul ettiği tartışmasızdır. Bu durum işbu dilekçemizin ekinde yer alan ve Sayın Mahkemenizden celbi istenilen belgelerin yanı sıra yargılama sırasında taraf defterleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile de anlaşılacağını, neticeten, taraflar arasındaki Sözleşme uyarınca Davalı Borçlu, aldığı reklam hizmetine ilişkin ödemeleri yapmamak suretiyle sözleşmeyle yüklendiği edimleri yerine getirmemiş, davacı müvekkil de bu alacaklarını icra takibine konu etmiştir. Müvekkil Şirketin söz konusu alacakları, gerçek, muaccel ve likit alacaklar olup, bu doğrultuda Davalı tarafından getirilen itirazlar, haksız ve kötü niyetlidir. Davalı Borçlu'nun İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ İLE TAKİBİN DEVAMINA, davalı Borçlu itirazında haksız ve kötü niyetli olduğundan ve takip konusu alacak likit olduğundan, Davalı aleyhine takip konusu alacağın %20'den az olmamak üzere İCRA İNKÂR TAZMİNATINA HÜKMEDİLMESİNE, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin Davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini vekaleten talep etmiştir." şeklinde

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;"Davacı, her ne kadar müvekkil şirkete verilen reklam hizmetleri nedeni ile fatura keşide edildiğini ve alacakların doğduğunu iddia etmiş ise de, davacı tarafından söz konusu reklam hizmetlerinin hiç ya da gereği gibi verilmediğini, davacı ilgili reklam hizmetlerinin verildiğine ilişkin 3. kişilerden bilgi ve belge alınabileceğini ifade etmiş ise de bu kişilerin hangi verileri ne şartlarda ve doğru olarak kaydedip etmediğine ilişkin bir açıklık bulunmadığını, davacı tarafından ilgili bilgilerin celp edilmesi talep edilen 3. Kişinin resmi bir denetim görevi olmadığı gibi hangi kriterler göz önünde bulundurularak ilgili kayıtları tuttuğu da davaya esas alınabilme imkanına sahip olmadığını, kaldı ki ülkemizde gerek televizyon gerekse radyo yayınları üzerinden gerçekleştirilen reklam yayınlarına ilişkin denetim ve ölçe mekanizması REKLAM KURULU tarafından yürütülmekte olduğunu, reklam kurulu devlet kaynaklı resmi bir kurum olup, tarafımızca dosyaya taraf olmayan ve sunduğu verilerin doğruluğuna kesin olarak ulaşma imkanı bulunmayan ... Company Medya Yayıncılık ve Tanıtım Hizmetleri A.Ş. isimli tüzel kişiden delil yaratılmasına muvafakatlerinin bulunmadığını, Nitekim Reklam Kurulu Yönetmeliğinde Kurulun Görevleri başlıklı 7. Maddede "Ticari reklam ve haksız ticari uygulamaları (a) bendinde belirlenen ilkeler çerçevesinde incelemek ve gerektiğinde denetim yapmak," şeklinde ifade edilmekte olduğunu, kaldı ki Radyo ve Televizyon Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun madde 25 "Özel medya hizmet sağlayıcılar, yaptıkları her yayının kaydını bir yıl süre ile muhafaza etmekle yükümlüdür. Gerçek ve tüzek kişiler yapacakları işlemlere esas olmak üzere bu süre içerisinde yazılı olarak Üst Kurula başvurmak ve Üst Kurulca belirlenecek bir ücreti ödemek suretiyle yayın kaydından bir kopya alabilirler."denildiğini, madde içeriğindeki Üst Kurul ile ifade edilen Radyo ve Televizyon Üst Kurulu olduğunu, Amir kanun hükmü gereği davacının ilgili yayınlarını kaydını 1 yıl süre ile muhafaza etmesi gerektiğini, yani davacının dava konusu olan icra dosyasına talep ettiği sözde hizmetlerin bir yıl boyunca kaydını tutmasının yasal zorunluluk gereği olduğunu, kabul anlamına gelmemek ile birlikte davacı iddiasına ve dosyaya sunduğu faturalara göre reklam hizmetleri 2019 yılında verilmiş ve yine iş bu faturalara konu icra takipleri 2019 senesinde ikame edilmiş olduğunu, davacının icra takiplerini ikame ettiği tarih itibari ile verildiğini iddia ettiği hizmetlerin yasal zorunluluk nedeni ile saklama süresinin sona ermemiş olduğunu, davacı basiretli bir tacir olup ttk kapsamındaki hükümler ile bağlı olduğunu, alacaklı olduğunu düşündüğü ve bu hususta icra takibi başlattığı - verildiği iddia edilen hizmetlere yönelik olarak - davacının kaydını tutması zorunlu içerikleri bulundurmaması hayatın olağan akışına aykırı olup, yükümlülüğü kendisinde olan görevi bir üçüncü kişiden talep etmesi de kabul edilebilir olmadığını, zira davacı bizzat dava dilekçesinde "....davalı borçlunun hiçbir şekilde davacı müvekkile olan borcunu ifa etme niyetinde ve gayretinde olmadığının anlaşılmış olduğunu, bu nedenle 20.919,04-TL tutarında toplam fatura alacağının reeskont avans faiziyle beraber tahsili amacıyla 21.961,73-TL üzerinden 11.10.2019 tarihinde İstanbul...İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatılmıştır."şeklinde beyanda bulunmakta olduğunu, davacı kendi beyanı ile basiretli bir tacir olarak gerekli hazırlığı ve çalışmayı gerçekleştirmeli ve iddiası uyarınca tahsil edemeyeceğini düşündüğü varlığı çekişmeli alacağı ilişkin elinde bulunan kayıtları saklamalıydı. Ne var ki söz konusu kayıtların varlığından dava dilekçesinde bahsedilmediği gibi, dosyaya delil olarak da sunulmamış olduğunu, HMK uyarınca da basit yargılama usulüne tabi iş bu davada davacı tarafça sunulacak olması durumunda yeni delil ibrazına muvafakatlerinin bulunmadığını, işbu nedenle davacının tutmakla yükümlü olduğu kayıtların dosyaya kendisi tarafından ibraz edilememesi ve bu kayıtların hangi şartlarda içerik hazırladığı bilinmeyen 3.kişilerden dosyaya delil olarak celp edilmesini istemesinin hukuki geçerliliği olmadığını, işbu talebe itiraz ettiklerini, Vergi Dairesi kayıtlarında dahi iddia edilen alacağa ilişkin kayıtlar bulunmamaktadır; muhterem mahkemece, davacının iddiasına esas olmak üzere Konak Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak taraflar arasındaki BA/BS faturaları talep edilmiş, vergi dairesi tarafından da ilgili evraklar dosyaya gönderilmiştir. İlgili vergi dairesi kayıtları incelendiğinde davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği fatura kayıtlarının vergi dairesi nezdinde bulunmadığının görüldüğünü, davacının ibraz etmiş olduğu faturaların vergi dairesi nezdinde karşılıkları olmadığı resmi kurum kayıtları ile de sabittir. Davacı vermediği hizmetin ücretini talep etmekte olduğunu, davacı tarafından öncelikli olarak hizmetin verildiğinin ispat edilmesi gerektiği kanaatindeyiz. Davacı yasal zorunluluk dahilinde tutmakla yükümlü olduğu kayıtları dahi iddiasını ispat amacıyla dosyaya ibraz edememekte, iş bu iddiaya ilişkin 3. Kişilerden delil talebinde bulunmakta, alacağına ilişkin iddia ettiği faturaların vergi dairelerinde kaydı bulunmadığını, davacının haksız ve kötü niyetli olarak huzurdaki davayı ikame etmiş olup, tarafların ticari defterleri incelendiğin söz konusu husus sübuta ereceğini, kaldı ki Vergi Dairesince hem davacının BS hem de müvekkil şirketin BA formları gönderilmiş olup davacı tarafından da bildirilen alacak tutarının iddia edilen miktar olmadığı, keşide edilen faturaların bildirilmediği, davanın haksız ve hukuka aykırı olarak ikame edildiği görülmektedir. Davacı tarafça talep edilen faiz miktarı hukuka aykırıdır; davacı tarafça ikame edilen icra takibinde reeskont avans faiz talep edilmiş, takip öncesinde de aynı faiz oranı iddia edilen alacağa uygulanmıştır. Davacının alacak kalemlerini kabul anlamına gelmemek ile birlikte davacının reeskont avans faiz talep edebilme hakkının olmadığını, zira taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığı gibi, faiz oranının belirleneceğine dair bir mutabakatın da bulunmadığını, nitekim 3095 sayılı Kanuni Faiz Ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunu'nun 1. ve 2. maddelerinde sözleşme ile akdi faiz belirlenmediği durumlarda kanuni faiz ve temerrüt faizi oranlarının ne olacağı kararlaştırılmış olduğunu, davacının, müvekkil şirket ile gerek davaya konu hizmetlerin yapılması, gerekse işletilecek faize ilişkin hiçbir sözleşme ve benzeri dayanak dosyaya ibraz edememiş olduğunu, bu nedenle asıl alacağı kabul etmemek ile birlikte asıl alacağın varlığının kabul edilmesi durumunda dahi davacı tarafça talep edilen faiz oranları yasaya aykırı olup reddi gerekmekte olduğunu ifade ederek, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini saygılarımızla bilvekale arz ettiği görülmüştür." şeklinde beyanda bulunulduğu görülmüştür.

Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davaya konu İstanbul ... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 12 adet fatura dayanak gösterilerek faiz ile birlikte toplam 21.961,73 -TL'nin talep edildiği, ödeme emrinin borçlu/ davalıya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür.

Dava, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçilmiştir.

Davacı vekili, müvekkilinin reklam satış ve pazarlama hakkına sahip olduğu karasal radyo istasyonlarında Davalı Şirket'e reklam alanı tahsis ettiğini, bu kapsamda Davacı Müvekkilinin, karasal radyo istasyonları üzerinden yapılan radyo yayınlarında Davalı Borçlu tarafından kendisine bildirilen müşteri reklamlarına yer verdiğini, bu hususun, bağımsız olarak medya alanında veri toplayan ve kayıt altına alan dava dışı ... Company Medya Yayıncılık ve Tanıtım Hizmetleri A.Ş. tarafından tutulan kayıtlardan da görülebileceğini, anılan ticari ilişki kapsamında müvekkilinin üzerinde düşün edimi yerine getirdiğini ancak davalının hizmet bedelini ödemediğini iddia etmektedir.

Davalı vekili, davacı tarafın söz konusu reklam hizmetlerini hiç ya da gereği gibi ifa etmediğini, sözleşme gereğinin yerine getirildiğinin davacı tarafça ispat edilmesi gerektiğini ve dava dışı 3. Firma tarafından tutulan kayıtların eldeki davada esas alınmayacağını savunmaktadır.

Davalı tarafın talebi üzerine reklam hizmeti verildiğinin ispatı davacı taraf üzerinde bulunduğundan ve davacı ticari defterlere delil olarak dayandığından mahkememizce taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi sonucu bilirkişiden alınan 06/02/2023 tarihli raporun sonuç kısmına göre;

"Sayın Mahkemenizin verdiği talimat doğrultusunda; davalı ticari defterleri ve dayanağı belgeleri üzerinde ve dosya kapsamında yapılan inceleme ve Raporun “İnceleme Ve Değerlendirmeler” bölümünde yapılan açıklamalar doğrultusunda;

Davalı Ticari Defterlerinin Tasdikine ilişkin Yapılan İncelemede;

• Davalının 2019 yılında e-defter kapsamında olduğu, 1 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel Tebliği’nde hüküm altına alındığı üzere; Açılış Onayı: Hesap döneminin ilk ayına ilişkin olarak alınan elektronik defter beratını, Kapanış Onayı: Hesap döneminin son ayına ilişkin olarak alınan elektronik defter beratını ifade ettiği, buna göre davalının açılış onayı yerine geçen 2019 Ocak ayı E-defter beratlarını ve kapanış onayı yerine geçen 2019 Aralık ayı e defter beratlarını yasal süresinde aldığı,

• 2019 yılına ait ticari defterlerinin 213 sayılı VUK. 221. ve 222.maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK’nun 64/3. maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı değerlendirmesinin takdiri Sayın Mahkeme'nizde olmak üzere; 6102 sayılı T.T.K 64/3. maddesi uyarınca yevmiye defterine yapılması gereken kapanış tasdikinin süresinde yaptırıldığı, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı,

Dosyada Bulunan Taraflara Ait Ba/Bs Formları Üzerinde Yapılan İncelemede;

• 2019/03 dönemine ait altı adet fatura toplamının Ba-Bs beyan sınırı olan Kdv hariç 5.000,00 TL’nı geçmediği için taraflarca beyan edilmediği, 2019/04 dönemine ait altı adet fatura toplamının Ba-Bs beyan sınırını geçtiği için taraflarca beyan edildiğinin görüldüğü,

Davalıya ait ticari defter kayıtlarında;

• Davacının davalıya düzenlediği ve takibe konu toplamı 20.919,04 TL olan on iki adet faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturalara ilişkin ödeme kaydının bulunmadığı,

• Takip tarihi itibariyle davalı ticari defterlerinde davacının davalıdan 20.919,04 TL alacaklı olduğu, takibin asıl alacağının da bu tutar üzerinden başlatıldığı,

İşlemiş Faize İlişkin yapılan İncelemede

• Davacının davalıya Kadıköy...Noterliği 04.09.2019 tarih... nolu ihtarnameyi göndererek tebliğ tarihinden itibaren 3 gün içinde ödemesi konusunda ihtarda bulunduğu, ihtarnamenin davalı tarafa 16.09.2019 tarihinde tebliğ edildiği,

• Dosyada bulunan ve takibe konu olan faturalar üzerinde yapılan incelemede faturada 90 gün ödeme süresinin olduğu ve gününde ödenmeyen faturalara aylık %5 faiz uygulanacağının yazılı olduğu,

Sayın mahkemenin “faturalarda yer alan oran vade tarihine eklenecek süre sonundan takip tarihine kadar işleyecek faiz ile ihtarnamenin tebliğinden takip tarihine kadar olan süredeki avans faizinin ikili olarak hesaplanılması konularında” görevlendirdiği, buna göre yapılan hesaplamada;

• Fatura Üzerinde bulunan Vade Tarihinin 90 gün ve Faiz Oranının aylık %5 olduğu yazılı olup buna göre yapılan hesaplamada işlemiş faizin 3.292,44 TL olarak hesaplandığı,

• İhtarnamenin Tebliğ Tarihinden (16.09.2019+3 gün) Takip Tarihine Kadar Avans Faizi Hesaplamasında işlemiş faizin 234,69 TL olduğu tespit edilmiştir.

• Takip talebinde 1.042,69 TL tutarında işlemiş faiz talebinin olduğu görülmüş olup takdiri sayın mahkemenizdedir.

Sayın mahkemenizin takdirlerine saygılarımla arz ederim." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.

Davacı taraf ticari defterlerinin incelenmesi için talimat yolu ile bilirkişiden alınan 08/09/2023 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "Dosya mevcudu, davacı tarafın 2019 yılı ticari defterleri, dava dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin tetkiki sonucunda ve rapor içinde açıklandığı üzere;

  1. İncelenen davacı şirkete ait 2019 yılı ticari defterlerinin 213 sayılı VUK. 221 ve 222 maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK'nun 64/3 maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yapıldığı, 6100 sayılı HMK 222 maddesine göre delil vasfı değerlendirilmesinin takdiri sayın mahkemenize olmak üzere; 6102 sayılı TTK 64/3 maddesi uyarınca yevmiye defterine yapılması gereken kapanış tasdikinin süresinde yapıldığı, ticari defterlerin usulüne uygun elektronik ortamda tutulduğu ve birbirini doğruladığı tespit edilmiştir.

  2. Davacının davalı adına düzenlediği takibe konu Toplam 20.919,04.-TL'lik 12 adet faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı, söze konusu faturalara ilişkin herhangi bir tahsilatın yapılmadığı,

Takip tarihi itibari ile takibin asıl alacağının 20.919,04 TL üzerinden başlatıldığı,

  1. Sayın mahkemenin "faturalarda yer alan oran vade tarihine eklenecek süre sonunda takip tarihine kadar işleyecek faiz ile ihtarnamenin tebliğinden takip tarihine kadar olan süredeki avans faizinin ikili olarak hesaplanması konularında" görevlendirdiği, buna göre yapılan hesaplamalarda,

Fatura üzerinde bulunan vade tarihi 90 gün ve aylık %5 faiz oranı dikkate alındığında işlemiş faizin 3.292,44 Tl olduğu,

İhtarnamenin tebliğ tarihinden, takip tarihine kadar avans faizi hesaplanmasında işlemiş faizin 234,69.-TL olduğu,

Takip talebinde 1.042,69 TL tutarında, işlemiş faiz talebinin olduğu görülmüş olup sayın mahkemenizin takdiri içinde kaldığı sonuç ve kanaatine varılmaktadır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.

Somut olayda, davacı karasal radyo istasyonları üzerinden yapılan radyo yayınlarında davalı tarafından kendisine bildirilen müşteri reklamlarına yer verildiğini buna karşılık düzenlenen ve takibe konu edilen 12 adet faturanın ödenmediğini iddia etmekte, davalı taraf ise hizmetin verilmediğini savunmaktadır. Davacı alacaklı iddiasını ispatla yükümlü olduğundan ve hizmetin ifa edilmesi halinde ücrete hak kazanacağından takibe konu edilen 12 adet faturanın taraf ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığının belirlenmesi için aldırılan her iki bilirkişi raporunda da faturaların taraf ticari defterlere kaydedildiği bu hali ile HMK' nun 222. Maddesinde düzenlenen kesin delil olarak belirtilen ticari defterlere göre davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı ticari defterlerine kaydedilmesi sonucu davacının hizmete konu edimi ifa ettiğini buna karşılık ücret almadığını kesin delil ile ispatladığı sabit olduğundan başkaca delil araştırılmasına gerek görülmeyerek, kaydedilen faturaların üzerinde 90 gün ödeme süresinin olduğu ve gününde ödenmeyen faturalara aylık %5 faiz uygulanacağının yazılı olduğu davalının bu hali ile faturaları ticari defterlerine kaydederek vade ve faiz oranını da kabul ettiği sonucuna ulaşılarak takipte talep edilen faiz bedeli yönünden talep ile bağlı kalınarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın KABULÜ ile; davalı/borçlunun İstanbul ... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına,

  2. Davalının sorumlu olduğu 21.961,73 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatı olan 4.392,34.. TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  3. Alınması gereken 1.500,20 TL karar ve ilam harcının yatan 265,25 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 1.234,95 TL' nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,

  4. Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 265,25 TL peşin harç, 59,30 TL başvurma harcı, 218,40 TL posta ve diğer giderler ile 2.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 2.542,94 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  5. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

  6. 6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,

  7. Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,

Dair, taraf vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/12/2023

Katip ...

e-imzalıdır

Hakim ...

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

NiteliktekitazminatınaHizmetreklamhükmedilmesineİtirazınİptali(TicaritakibinKaynaklanan)iptaliizmirdevamınainkâritirazınSözleşmesindenhükümkurulu

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:03

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim