SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/757 E. 2023/980 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/757

Karar No

2023/980

Karar Tarihi

5 Aralık 2023

T.C.

İZMİR

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/757 Esas

KARAR NO : 2023/980

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 21/09/2022

KARAR TARİHİ : 05/12/2023

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; 16.06.2022 tarihinde müvekkiline ait ...aç ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan... plakalı araçlar arasında maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kazada ... plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, müvekkiline ait araçta kaza nedeni ile hasar meydana geldiğini, davalı sigorta şirketine ihbarda bulunulduğunu ancak davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığını, davalı sigorta şirketi ile aracın onarımı konusunda anlaşamayan müvekkil tarafından sigorta eksperi ataması yapılarak hasar raporu oluşturulduğunu, müvekkilinin aracında yaklaşık 38.114,60 TL hasar meydana geldiğini, söz konusu uzman görüşü raporu ile sigorta şirketine başvurulduğunu fakat herhangi bir sonuç elde edilemediğini, müvekkilinin ekspertiz için 440,77 TL ödeme yaptığını, söz konusu eksper ödemesinin de sigorta şirketince karşılanmasını gerektiğini, davadan önce başlatılan arabuluculuk sürecinin de anlaşmama (anlaşmazlık) ile sonuçlandığını v davanın zorunlu hale geldiğini ifade ederek trafik kazası nedeni ile müvekkilinin aracında oluşan hasar bedeli olarak sonradan arttırılmak üzere dava tarihi itibarı ile 500,00 TL hasar bedelinin hasar tarihinden işleyecek olan avans faizi ile birlikte müvekkiline iadesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretlerini davalı tarafa bırakılmasını, ekspertiz ücretinin de yargılama giderlerinden sayılmasını talep ettiği talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili, dava değer arttırım dilekçesi ile; fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; talebin kabulü ile; hasar bedeli alacağına ilişkin olarak; arttırılan kısım olan 20.177,25-TL ile dava dilekçesinde talep edilen miktarın birleştirilmesi sonucu toplam 20.677,25-TL tutarın; hasarı ret tarihinden itibaren işletilecek avans faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline, davacı müvekkili tarafından karşılanan 440,77-TL ekspertiz ücretinin de yargılama gideri sayılarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; Müvekkili sigorta şirketinin dava konusu kazadaki hasardan sigortalısının kusuru oranında ve poliçede belirtilen limit tutarında sorumlu olduğunu, davaya konu kazada sigortalısının kusur oranının tespitini gerektiğini, dava konusu araçtaki hasarın bilirkişi marifeti ile tespitinin gerektiğini, davacı tarafından talep ettiği hasar bedelinin son derece fahiş ve kabul edilemez olduğunu, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, davacı tarafın faiz talebi ile yargılama ve vekalet ücretleri talebinin kabul edilemez olduğunu, davacının talep ettiği 440,77 TL ekspertiz ücretinin poliçe kapsamı dışında kaldığını, davanın esastan reddini aksi durumda meydana geldiği iddia edilen hasar ve değer kaybı miktarları konusunda bilirkişi raporu alınmasını, kusurun ve hasarın ispatlanmaması durumunda davanın reddini talep etmiştir.

DELİLLER: Trafik kaza tutanağı, araç ruhsatları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, fatura suretleri, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.

Bilirkişi heyetinden alınan 20/02/2023 raporun sonuç kısmına göre; "...• ...acın kaza sırasında 2918 Sayılı KTK nun madde 47/d, madde 52/a-c-d ve madde 84/d maddelerini ihlal etmesi nedeni ile kazada ana etken ve kazadan birinci derecede sorumlu olduğu

• ... plakalı araç sürücüsünün kazayı önlemek adına yapacağı bir şey olmadığı ve sürücüye 2918 Sayılı KTK da belirtilen herhangi bir kusuru işlememesi nedeni ile kusur atfedilemeyeceği değerlendirilmiş olup ... plakalı araç sürücüsünün kazada herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığı

• Bilirkişi değerlendirmesinde yedek parça bedelleri hasar tarihi olan 16.06.2022 tarihindeki yetkili servis orijinal yedek parça fiyatları olup parça fiyatları bilirkişi değerlendirmesi (BD) sütununda € cinsinden tespit edilmiş ve BD+KDV sütununda hasar tarihindeki döviz kuru 1€=18,0164 TL değeri ve %18 KDV dikkate alınarak KDV dahil TL cinsinden fiyatlandırılmış olup araç onarım bedeli 18,0164 TL KDV dahil yedek parça bedeli ve 5.900,00 TL KDV dahil onarım işçilik bedeli olmak üzere toplam onarım bedelinin KDV dahil 18.706,85 TL olacağı

• Hasar onarım bedelinin davalı sigorta şirketinin poliçesinde, araç başına maddi hasar limitinin 43.000,00 TL olarak belirtildiği ve hasar onarım bedelinin belirtilen limit sınırları içinde kalıp hasarın poliçe kapsamında tamamının ödenebileceği..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.

İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat sonucunda alınan 03/05/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunun sonucuna göre; "...1-) Davacı ...'e ait ... plaka ve (...) şasi numaralı hususi otomobilin tamamı orijinal vasıfta parçalar kullanılarak gerçekleştirilmesi mümkün kadri maruf, haddi layık onarım bedelinin iskontosuz KDV hariç 17.523,10 TL-KDV dahil 20.677,25 TL, iskontolu KDV hariç 16.030,79 TL-KDV dahil 18.916,33 TL olduğu, otomobilin ağır derecede hasara uğramaması, arka kesimlerinden onarılabilir nitelikte kısmi hasara uğraması, geçmiş dönem hasar kayıtları nedeniyle kaza tarihinde ortalama 720.000,00 TL mertebesindeki ikinci el piyasa rayiç değeri nazara alındığında onarımının ekonomik olduğu.." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.

Bilirkişi heyetinden alınan 05/10/2023 tarihli ek raporun sonuç kısmına göre; ".. Davacı vekilinin itirazlarının esasen rapor içeriği, arka tampon hasarı, parça ve işçilik ile onarım bedeline yönelik olduğu, dilekçe ekinde sunulan fotoğrafların dosya muhteviyatında bulunan fotoğraflamalarda bulunduğu,

Ayrıntılı ve denetime açık kök raporda da behsedildiği üzere; yurtdışından ithal edilen ... marka otomobilin parça bedellerinin yurt içinde faaliyet gösteren yedek parça piyasasında Euro üzerinden işlem gördüğü, faturalara yansıtılan yazılı veya sözlü olarak alınan TL karşılığı değerlerinin geçerli döviz kuru ile çarpılması ile elde edildiği, Sayın Mahkeme tarafından ... markasının Türkiye distribütörü olan ... Türk A.Ş.’ye veya İzmir’de faaliyet gösteren yetkili bayiservislerine yazılacak müzekkereler ile parçaların Euro bazında işlem görüp görmediklerinin öğrenilebilir nitelikte olduğu, ihtiyaç duyulan bilirkişilik müessesesinin tespit esasına dayalı olduğu, varsayımların ancak ve ancak somut veriler olmadığında göz önüne alındığı, Sayın Mahkeme’nin ara kararı gereği aracın kaza öncesi değeri, değer kaybı ve sovtaj değeri dikkate alınarak onarımın ekonomik olmadığı hususunda değerlendirme yapılabilmesi için rapora gizli olmayan, kamuya açık piyasa değeri ile ilgili görseller ile meri mevzuat çerçevesinde yapılan hesaplamalara denetime açık şekilde yer verilmesi gerektiği, kısa raporlar ile nasıl izah edilebileceğinin ve denetlenebilirliğin açıklamaya muhtaç olduğu, raporun standart dışı olup olmadığı hususlarının Sayın Mahkeme’nin uhdesinde ayrı bir husus olduğu, hasarın esasen arka sol kesimlerinde etkili olduğu, taşıtlar arasındaki izafi hız, kütle, yükseklik, çarpışma sonucunda ortaya çıkan sadmenin şiddetine, açısına, hızına, temas eden yüzeylerin katılığına ve yakın civarda bulunan komponentlerin yapısal ve malzeme özellikli davranışlarına bağlı olarak sol arka çamurluk ucu, sol stop yuva sacı, arka panel, arka tampon, arka tampon demiri sol, arka tampon sol braketi, sol stop, egzoz ısı kalkanı vb. kaynaklı dış-iç metal kaporta, cıvatalı sökülebilir-takılabilir polipropilen (PP)-polikarbonat (PC)-akrilonitril bütadien stiren (ABS) kombinasyonu termoplastik polimer komponentlerinden çökme, ezilme, kırılma, çatlama, sürtme, deformasyon vb. değişik derecelerde etkili olduğu, hasarlanan arka tamponun değiştirildiğine dair somut tedarik faturası bulunmadığı, hasar derecesi incelendiğinde pasif koruma vasfını azaltacak derecede çatlama-kırılma vb. mekanik deformasyon bulunmadığı, tampon aksamlarının iç ve dış yüzeylerinde oluşabilecek yırtılma, kopma, çatlama gibi deformasyonların zımparalama, destek plastiği-örgü tel kaynatma, plastik eriği ile kapatma, ısıyla düzeltme, macunlama, astarlama, zımparalama, boyaya hazırlama, 2-3 kat boyama, 1-2 kat vernikleme, ince zımparalama, polisaj ile parlatma aşamalarından oluşan düzgün bir işçilik ve uygun yöntem-malzeme kullanılarak onarım merkezlerinde garantili ve pasif koruma vasfı güçlendirilerek onarılabileceği, kök raporda gösterilen değişik örneklerden de anlaşılacağı üzere hasarın, çatlak ve braket kırılma vb. plastik kaynağı teknikleri ile sorunsuz şekilde onarımının mümkün olduğu, normal şartlar altında markadan markaya göre değişmekle birlikte özel kampanya dönemleri haricinde orijinal yedek parçalarda %5-15, işçilikte %5-10 seviyelerinin sektörde çok sık rastlanan, kabul gören, uygulanan, normal ve makul iskonto oranları olduğu,... markasında da orijinal yedek parçalarda %10, işçiliklerde %5 oranlarında iskonto oranlarının uygun olduğu, Parça kodları ve bedellerinin esasen piyasada sıkça tercih edilen, üretici firmalardan elde edilen güncel verilerle donatılmış Power Audatex (...Holdings, Inc.), GT Motive (Mitchell Partner Company), DAT (... Automobil Treuhand GmbH) vb. yazılımı veya sigorta şirketlerinin kendi geliştirdikleri parça tedarik yazılımları (Oto Analiz vb.) kullanarak sistem üzerinde güncel sorgulama yapılarak belirlendiği, bu ve diğer alternatif yöntemlerle yapılan araştırmalar sonucunda değişmesi gereken parçaların orijinal vasıftakilerinin günümüzde ve olay tarihi döneminde; sol arka stop (A2059060357-272,05 Euro-269,67 Euro), sol arka stop tespit braketi (A2056307502-70,64 Euro-69,81 Euro), arka tampon sol taşıyıcı braket (A2058850365-23,20 Euro-23,00 Euro), arka tampon sol dış park mesafe sensörü (A00090555049999-81,27 Euro-80,56 Euro), arka tampon egzoz susturucu borusu ucu nikelajı (A2054901127-172,83 Euro-170,82 Euro), egzoz ısı kalkanı (A205680132264-69,93 Euro-69,11 Euro) bedeller ile temininin mümkün olduğu, TCMB’nin kur verilerine göre kaza tarihinde 1 Euro’nun efektif satış değerinin 18,0434 TL olduğu, Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu tarafından yayınlanan tavsiye niteliğindeki işçilik fiyat tarifesine yer verildiği, marka ve segmentlerine göre değişmekle birlikte genellikle kaporta-mekanik-boya vb. işçiliklerde KDV hariç 10-12 birim-1 saat-400,00 TL TL/saat şeklinde ortalama ücretler uygulandığı, özel tamirhaneler gibi rekabetçi piyasada işi kaçırmamak adına pazarlığa açık daha düşük bedellerin söz konusu olduğu ve uygulandığı, olay tarihi döneminde dava konusu ... plakalı otomobilde meydana gelen hasarın tamamı orijinal vasıfta parça kullanılarak özel servis ortamında evrensel ilim, fen, teknik ve sanat kaidelerine uygun şekilde gerçekleştirilmesi mümkün olan kadri maruf, haddi layık onarım bedelinin; 12.323,10 TL’si yedek parça (sol arka stop (269,67 Euro), sol arka stop tespit braketi (69,81 Euro), arka tampon sol taşıyıcı braket (23,00 Euro), arka tampon sol dış park mesafe sensörü (80,56 Euro), arka tampon krom egzoz susturucu borusu ucu (170,82 Euro), egzoz ısı kalkanı (69,11 Euro)), 5.200,00 TL’si işçilik (kaporta değişim-sökme takma (850,00 TL-sol stop yuva sacı 300,00 TL, arka tampon 350,00 TL, koruma 100,00 TL, egzoz ucu 100,00 TL), kaporta onarım (1.650,00 TL-arka tampon 600,00 TL, sol arka çamurluk 400,00 TL, arka panel 400,00 TL, arka tampon demiri 250,00 TL), boya (2.400,00 TL-sol stop yuva sacı 300,00 TL, arka tampon 750,00 TL, sol arka çamurluk 750,00 TL, arka panel 600,00 TL), elektrik (200,00 TL-arka tampon 100,00 TL, sol stop 100,00 TL), döşeme-kilit (100,00 TL-sol arka çamurluk)) olmak üzere toplam iskontosuz KDV hariç 17.523,10 TL-%18 KDV dahil 20.677,25 TL, yedek parçada %10-işçiliklerde %5 iskontolu KDV hariç 16.030,79 TL-%18 KDV dahil 18.916,33 TL olarak hesaplandığı, iskonto ve KDV hususunun hukuki değerlendirmelere muhtaç ve Sayın Mahkeme’nin takdiri olduğu, otomobilin ağır derecede hasara uğramaması, arka kesimlerinden onarılabilir nitelikte kısmi hasara uğraması, geçmiş dönem hasar kayıtları nedeniyle kaza tarihinde ortalama 720.000,00 TL mertebesindeki ikinci el piyasa rayiç değeri nazara alındığında onarımının ekonomik olduğu, pert-total (tam zıya) işlemi uygulanmasının uygun olmadığı,.." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

  1. Dava, davacıya ait ... plaka sayılı araç ile davalı ... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde KZMMS sigorta poliçesi ile sigortalı olan ... plaka sayılı araçlar arasında gerçekleşen 16/06/2022 tarihli trafik kazası neticesinde davacıya ait araçta meydana gelen hasarın onarım bedelinin davalıdan tahsili talepli maddi tazminat davasıdır.

Dava dilekçesinde davalının sigortalısı aracın asli ve tam kusurlu olarak davacıya ait araca çarpmak suretiyle zarar verdiği, sigorta şirketinin talebe rağmen hasar bedelini karşılamadığı, davacıya ait aracın ekspertiz incelemesinde 38.114,60-TL bedelli hasara uğradığı ileri sürülerek ileride tespit edilecek zarara miktarına yükseltilmek üzere belirsiz alacak davası olarak 500,00-TL talepte bulunulmuştur.

Davalı vekili cevap dilekçesinde davalı şirketin ancak poliçe limiti ve sigortalısının kusuru oranında sorumlu olabileceğini, davalının sorumluluğunun 50.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, kazadaki kusur dağılımının ve araç hasar miktarının bilirkişi incelemesi ile tespitinin gerektiği, zararın hesaplanmasında iskontolu parça fiyatları ve KDV hariç onarım bedelinin dikkate alınması gerektiği ve sair hususlar ileri sürülerek davanın reddi talep edilmiştir.

  1. Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;

91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”;

85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;

85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.

  1. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A. 3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.

  2. Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.

  3. Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.

  4. Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.

  5. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.

Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."

  1. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."

  2. Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;. Fiil, davranış,

-Fiilin hukuka aykırı olması

-Zararın meydana gelmesi,

-Kusur,

-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.

Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.

  1. Mahkememizce dava konusu kazanın gerçekleşmesindeki kusur dağılımına yönelik olarak yapılan incelemede dosya adli trafik bilirkişisine tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 20/02/2023 tarihli bilirkişi raporunun kusura yönelik değerlendirmesinde;

"...cın kaza sırasında 2918 Sayılı KTK nun madde 47/d, madde 52/a-c-d ve madde 84/d maddelerini ihlal etmesi nedeni ile kazada ana etken ve kazadan birinci derecede sorumlu olduğu

... plakalı araç sürücüsünün kazayı önlemek adına yapacağı bir şey olmadığı ve sürücüye 2918 Sayılı KTK da belirtilen herhangi bir kusuru işlememesi nedeni ile kusur atfedilemeyeceği değerlendirilmiş olup ... plakalı araç sürücüsünün kazada herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığı" şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.

Mahkememizce yapılan inceleme ve değerlendirmede bilirkişi görüşü yerinde bulunarak dava konusu kazanın davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan araç sürücüsünün sevk ettiği sigortalı araç ile davacıya ait arasında yeterli takip mesafesi bırakmaksızın seyrine devam etmesi neticesinde arkadan çarpması suretiyle meydana geldiği ve davacı araç sürücüsünün bir kusurlu hareketi bulunmadığı anlaşıldığından davalı sigorta şirketinin, sigortalı araç sürücüsünün kusuru olarak kabul edilen %100 oranına istinaden araçta gerçekleşen zararın poliçe limitleri dahilinde tamamından sorumlu olduğu değerlendirilmiştir.

  1. Kusur durumlarının tespiti sonrasında dosyada davacıya ait aracın oluşan hasarın onarım bedeli miktarının belirlenmesi gerekmektedir.

Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre KZMMS sigortacısı, teminat altına aldığı sigortalı aracın verdiği gerçek zarar ile sorumlu olup gerçek zarar miktarının belirlenmesinde kaza tarihindeki serbest piyasa rayiç fiyatlarında onarımın ne kadar bedel ile gerçekleştirileceği kıstas alınmalıdır. Bir onarım faturası ibraz edilip edilmediğine bakılmaksızın KDV dahil parça fiyatları üzerinden ve yine iskonto uygulanmaksızın fiyat belirlemesi yapılması gerekmektedir.

Mahkememizce dosya araç onarımı konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 20/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait araçta oluşan hasarın KDV dahil 18.706,85-TL bedel ile onarılabileceği yönünde görüş bildirilmiştir.

Rapora karşı her iki tarafça itirazlar ileri sürülmüş, mahkememizce yapılan incelemede, dava öncesinde davacı tarafça alınan uzman görüşü raporunda davacıya ait aracın onarımının 38.114,60-TL bedel ile gerçekleştirilebileceğinin belirtildiği, sigorta şirketinin tayin ettiği eksper tarafından düzenlenen raporda 13.165,74-TL onarım bedeli tespiti yapıldığı, mahkememizde alınan rapor, sigorta ekspertiz raporu ile uzman görüşü arasında önemli bir çelişki oluştuğu gözetilerek çelişkinin giderilmesi için dosyanın İTÜ Otomotiv Bölümü öğretim üyelerinden oluşan bir heyete tevdiine karar verilmiştir.

İtü Makina Fakültesi Otomotiv Bölümü öğretim üyelerinden oluşturulan 3 kişilik bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan 03/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait aracın KDV dahil iskontosuz onarım bedelinin 20.677,25-TL olduğu, aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin 720.000,00-TL olduğu, onarımının ekonomik olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.

Bilirkişi heyet raporuna karşı davacı tarafça aracın tamponunun değişimi yapılması gerektiği halde bu parçanın fiyatlandırmaya dahil edilmediği ve diğer parça ve onarım ücretlerinin de yeterince açıklanmadığı ileri sürülerek itirazda bulunulmuş, davalı tarafça süresi içerisinde bir itiraz sunulmamıştır.

Dosyaya sunulan 05/10/2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda kök raporda hesaplamaya esas alınan fiyatlara ve araçtaki tamponun onarılmasının mümkün olduğuna dair ayrıntılı gerekçeler sunulduğu ve kök raporla aynı miktarda zarar oluştuğu yönünde görüş sunulduğu görülmüştür.

Rapora karşı her iki tarafça itirazlar ileri sürülmüş ise de, mahkememize sunulan 20/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda ve 03/05/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda aynı mahiyette parçalarla ilgili zarar hesaplaması yapıldığı, heyet raporunda bir kısım farklılıklar bulunmakla birlikte özellikle fiyatlamalar ve onarım görmesi gereken veya değiştirilecek parçalarla ilgili ayrıntılı gerekçelerin yer aldığı, davacı tarafça tamponun onarılmasının mümkün olmadığı ileri sürülmüş ise de dosyaya sunulan her iki bilirkişi raporunda da tamponun onarım ile kullanılabileceği yönünde görüş bildirildiği, bu haliyle itirazları karşılar elverişli bir ek rapor ile davacının itirazlarının da yerinde görülmediği gözetilerek mahkememizce 03/05/2023 tarihli raporda gösterilen zarar miktarı olan 20.677,25-TL hükme esas alınmıştır.

10-Dava dilekçesinde 500,00-TL zarar talebinde bulunulmuş olup, dilekçe içeriğinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığının belirtildiği görülmüştür.

Davacı vekilinin 07/11/2023 tarihli değer artırım dilekçesi ile dava değeri 20.677,25-TL'ye yükseltilmiştir.

Davalı vekilince rapora ve değer artırım dilekçesine karşı itirazlar ileri sürülmüş ise de 03/05/2023 tarihli bilirkişi heyet raporuna davalı tarafça itiraz edilmediği ve bu raporda gösterilen 20.677,25-TL zarar yönünden davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, ek raporda farklı bir görüş bildirilmediği dikkate alındığında ek rapor alınmasının davalıya yeniden itiraz hakkı vermeyeceği, bu haliyle davalının gerek rapora karşı gerekse değer artırıma karşı itirazlarının yerinde olmadığı gözetilerek davacı vekilinin değer artırım talebi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalının sorumluluğu kaza tarihindeki poliçe limiti olan 50.000,00-TL ile sınırlı olduğundan bu tutar hükümde ayrıca belirtilmiştir.

11-Davacı tarafça temerrüt tarihinden itibaren avans faizi talep edilmiş olup dava dilekçesi ekinde yer alan e-posta ekran görüntülerine göre yazılı başvuru evrakının davalı şirkete 16/08/2022 tarihinde gönderildiği ve davalı şirketin 8 iş günü sonrasında 27/08/2022 tarihinde temerrüde düştüğü gözetilerek bu tarihten itibaren faiz işletilmiştir. Davalının sigortalısı aracın ruhsat kaydı hususi ise de aracın ticaret şirketine ait olduğu ve kamyonet niteliğinde olduğu, ticaret şirketine ait aracın ticari nitelikte kullanıldığının kabulü gerektiği gözetilerek zarar veren aracın ticari niteliğinden dolayı avans faizi isteminin yerinde olduğu kabul edilmiş ve temerrüt tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmiştir.

12-Davacı tarafça dava öncesinde zararın tespiti için ekspertiz incelemesi yaptırılmış ve bu bedelin de davalıdan tahsili talep edilmiştir. Ekspertiz ücreti veya uzman görüşü alınması davacının dava öncesinde haklılığının tespitine yönelik yaptırabileceği dava hazırlık aşamasına dair giderlerden olup yerleşik yargısal uygulamada yargılama gideri olarak karşı tarafa yükletilebileceği kabul edilmektedir. Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça dava öncesinde 440,77-TL ekspertiz ücreti ödemesi yapıldığı dosyaya sunulan faturadan anlaşılmakta olup bu ödemenin piyasa koşullarına uygun miktarda olduğu gözetilerek yargılama giderlerine dahil edilmesine karar verilmiştir.

13-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutar yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın KABULÜ ile, 20.677,25. TL maddi hasardan kaynaklanan tazminatın 27/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte poliçe limiti 50.000,00. TL'lik sorumluluk sınırını aşmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ekspertiz raporu ücretinin yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmesine,

  2. Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.412,46. TL harçtan peşin olarak alınan 80,70. TL ile tamamlama harcı olarak alınan 350,00. TL harcın mahsubu ile bakiye 981,76. TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

  3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 17.900,00. TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

  4. Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70. TL ile tamamlama harcı olarak yatırılan 350,00. TL toplamı 430,70. TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  5. Davacı tarafça sarf edilen 80,70. TL başvuru harcı ile 509,00. TL posta ve tebligat ücreti, 6.500,00. TL bilirkişi ücreti ve 440,77. TL dava öncesi uzman görüşü rapor bedeli olmak üzere sarf edilen toplam 7.530,47. TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  6. Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,

  7. Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 1.560,00. TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/12/2023

Katip

... e-imzalıdır

Hâkim

...

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapdelillerFiilden(HaksızKaynaklanan)izmirhükümkzmmsbd+kdvTazminat

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:03

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim