İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/778 E. 2023/955 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/778
2023/955
28 Kasım 2023
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/778 Esas
KARAR NO : 2023/955
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/09/2022
KARAR TARİHİ : 28/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 13.02.2022 tarihinde davalı ... ile yapılan görüşmeler sonrasında hizmet alımına ilişkin sözleşme yapıldığını, bu sözleşmeden kaynaklı olarak da davalı tarafa müvekkili ... adına senetler verildiğini, bu senetler yapılan sözleşmenin eki niteliğinde olup hukuken teminat senedi mahiyetinde düzenlendiğini,13.02.2022 tarihinde gerçekleşen görüşme sırasında ve akabinde eğitim içeriği, yeri, süresi ve dersler hakkında bilgilendirme yapılmadığını, şirket yetkilileri ile yapılan görüşmelerde de herhangi bir bilgilendirmenin yapılmadığını, ancak sözleşmenin kurucu unsularının olmaması ve yasaya aykırı bir sözleşme olmasına rağmen davalı tarafından İzmir .... İcra Dairesinin ... esas sayılı numarası ile müvekkili hakkında icra takibine geçildiğini, bu davada takip dayanağı belge olan senet üzerindeki imza davacı ...'a ait olmamakla birlikte davacı Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı ... soruşturma numaralı şikayeti ile bu konu hakkında şikayetçi olduğunu, müvekkilinin herhangi bir eğitim dahi almamasına rağmen davacı sahte imza ile senet düzenlenerek icra takibi başlatılmasının müvekkilini mağdur ettiğini, mezkur bono müvekkili davacı tarafından keşide edilmediğini ve müvekkillinin davalılara herhangi bir borcu bulunmadığını, belirterek fazlaya dair talep, dava ve sair hukuksal haklarımız saklı kalmak kaydıyla; şimdilik öncelikle İİK'nun 72/2 maddesi doğrultusunda icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davamızın kabulü ile fazlaya dair talep, dava ve sair hukuksal haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.500 TL yönünden borçlu olmadığımızın tespitine, öncelikle ileride telafisi imkansız zararların ortaya çıkması ihtimaline binaen dava konusu icra takibi ilgili olarak müvekkil hakkında başlatılan takibin teminatsız dava sonuna kadar durdurulmasına, bu talebimiz uygun görülmez ise İİK’nın 72/3. maddesi gereğince icra dosyasına yapılacak ödemelerin alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesine, haksız ve kötüniyetli davalıların bono miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere takdir olunacak tazminata mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...'ın müvekkili şirketle oyunculuk eğitimi almak amacıyla sözleşme imzaladığını, ancak bu eğitimi almadığını ve sözleşme ekinde yer alan senetteki imzaların da kendisine ait olmadığından bahisle borçlu olmadığının, öncelikle incelenecek hususunun mahkemenizin görevsiz olmasıdır, davacının da ikrarı üzerine taraflar arasında hizmet akdine dayalı tüketici ilişkisi kurulduğunu, davacının senedin imza haricindeki unsurlar yönünden bir itirazının bulunmaması nedeniyle ve aradaki hukuki ilişkinin mahiyeti gereği derhal görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, anılı dilekçe incelendiğinde ise ilk paragrafta müvekkille oyunculuk eğitimi yönünden hizmet sözleşmesi imzaladığını ve ekte yer alan senetleri de imzaladığını ikrar ettiğini, buna rağmen ikinci paragrafta imzanın kendisine ait olmadığını iddia ettiğini, öncelikle bu ifadelerden dahi davacının imza incelemesi yoluyla davayı uzatarak alacağın tahsilini güçleştirmeye çalıştığının aşikar olduğunu, davacının tüm bu iddialarının asılsız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin Türkiye genelinde oyunculuk eğitimi veren ve ünlü eğitmelerle çalışan bir kurum olduğunu, davacınında kurum ile oyunculuk eğitimi hakkında anlaştığını, eğitimin kendisine verildiğini ancak borcunun ödemediğinden icra takibine geçildiğini belirterek davacının davasının reddi ile %20'den az aşağı olmamak üzere İİK m 72 uyarınca asıl alacağın %20'sinde az olmamak kaydıyla tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, kambiyo senetlerine özgü başlatılan icra takibi sebebiyle menfi tespit istemine ilişkindir.
Menfi tespite konu İzmir .... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davalı tarafından davacı aleyine, davacı ...' ın keşideci, davalı ... Yapım' ın lehtar, keşide tarihinin 13/02/2022, ödeme tarihinin ise 15/02/2023 olduğu 2.500,00 TL bedelli bono dayanak gösterilerek takibin başlatıldığı ve takibin kesinleştiği görülmüştür.
Davacı bonoda müvekkillinin imzasının bulunmadığını iddia etmekte, davalı taraf ise hizmet sözleşmesi nedeniyle bononun düzenlendiğini bu sebeple mahkemenin görevsiz olduğunu, yapılacak imza incelemesi sonucu keşideci imzasının davacıya ait olduğunu savunmaktadır.
Bonolar 6102 Sayılı TTK' nun 776 vd. Maddelerinde düzenlenmiş olup, keşidecinin imzasının bulunması çekin zorunlu unsurları arasında yer almaktadır (TTK' nun 776/1-g). Bu sebeple keşideci ve/veya cirantaların imzalarının sahteliğinin tespiti halinde bu kişilerin bonodan dolayı sorumlu olduğundan bahsedilemeyecektir. Ancak TTK' nun 778/2-d ve e maddesinin yollaması ile TTK' nun 677. Maddesinde; Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliğinin bundan etkilenmeyeceği ve yine aynı kanunun 678. Maddesinde ise; Temsile yetkili olmadığı hâlde bir kişinin temsilcisi sıfatıyla bir poliçeye imzasını koyan kişi, o poliçeden dolayı bizzat sorumlu olacağının düzenlendiği görülmektedir.
Mahkememizce 24/01/2023 tarihli celsede: " Celal Bayar Üniv. Adli Tıp Enstitüsü'nden grafoloji uzmanı 3 kişilik öğretim görevlisinin bulunduğu heyetten rapor alınmasına, bu hususta üniversiteye Yükseköğretim Kanunu' nun 38/3. Maddesi uyarınca dosyanında gönderilmesi suretiyle yazı yazılmasına, oluşturulacak heyetten dava konusu edilen bonolarda yer alan keşideci imzalarının davacının eli ürünü olup olmadığının toplanan diğer imza asılları ile karşılaştırılarak rapor düzenlenmesinin istenilmesine, heyette yer alacak her bilirkişiye ayrı ayrı 1.000,00 TL olmak üzere toplam 3.000,00 TL ücret takdirine, dosyada davalı tarafından yatırılan delil avansı bulunmadığından 3.000,00TL bilirkişi ücretini karşılaması için davalı vekiline 4 hafta kesin mehil verilmesine, kesin mehile rağmen bilirkişi delil avansı yatırılmadığı taktirde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılarak dosyanın mevcut delil durumuna göre karar verileceğinin davalı tarafa ihtarına ( ihtaratın tebligat ile yapılmasına)," şeklinde ara karar kurulduğu yapılan ihtaratlı tebligata rağmen davalı vekili tarafından verilen kesin süre içerisinde delil avansı yatırılmadığından imza incelemesinin yapılmadığı görülmüştür.
HMK'nın 266. ve takip eden maddeleri uyarınca, çözümü özel ve teknik bilgiye dayanan konularda ihtisas sahibi kişilerin vereceği rapor esas alınarak hüküm kurulması gerekir. Sonucu açık ve belli durumlar ayrık olmak üzere, imza sahteliği incelemesi uzman bilirkişi aracılığıyla yapılmalıdır. Zira somut olayda imza sahteliği durumu teknik ve özel bilgiyi gerektiren konulardandır.
Tüm bu nedenler ile; kambiyo senetlerinden olan bono sebebiyle keşideci ve/veya cirantanın sorumluluğuna gidilebilmesi için bu kişilerin imzalarının kendilerinden sadır olması zorunlu olup, dava dosyasındaki uyuşmazlığa konu takip dayanağı bonoda yer alan davacı/keşideci imzasının sahteliğini ileri sürmüş olup, Yargıtay .... Hukuk Dairesi 30.09.2091 tarihli ... E ...9 K sayılı ilamı, Yargıtay ... Hukuk Dairesi 28/02/2017 tarihli ... E, ...K sayılı ilamı, HGK.nun 26.04.2006 tarih ve ... E.-... K. sayılı kararı nazara alındığında keşideci imzasının davacıya ait olduğunu alacaklı/davalının ispat etmesi gerekecektir. Bu nedenle mahkememizce davalı tarafa 24/01/2023 tarihli celsede bilirkişi incelemesi yapılması için delil avansı yatırmak üzere kesin mehil verilmiş ancak süresinde delil avansı yatırılmadığından inceleme yapılamamıştır. Davalı imzanın davacı/borçluya ait olduğunu ispat edemediğinden davanın kabulüne, hizmet ilişkisi nedeniyle düzenlendiği iddia edilen bono da davacının imzasının bulunmadığı belirlendiğinden iş bu bono sebebiyle taraflar arasında sözleşme ilişkisi mevut olmadığından eldeki dava mutlak ticari olarak kabul edilerek davalının görev itirazı mahkememizce kabul edilmemiş, bonoda davalı lehtar davacı keşideci konumunda bulunduğundan davalı aleyhine takip konusu alacak üzerinden (İİK 72/5 son cümle) tazminata hükmedilerek aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın KABULÜ ile; İzmir ... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı takip dosyasında alacağa dayanak teşkil eden, davacı ...' ın keşideci, davalı ...Yapım' ın lehtar, keşide tarihinin 13/02/2022, ödeme tarihinin ise 15/02/2023 olduğu 2.500,00 TL bedelli bonodan ötürü davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,
-
Davalının sorumlu olduğu 2.500,00 TL üzerinden %20 kötü niyet tazminatı olan 500,00.. TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Alınması gereken 170,77 TL karar ve ilam harcının yatan 80,70 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 90,07 TL' nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
-
Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 80,70 TL peşin harç, 80,70 TL başvurma harcı ve 340,50 TL posta ve diğer giderler ile 945,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 501,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 2.500,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-
Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, taraf vekilinin yokluğunda KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/11/2023
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:20