İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/741 E. 2023/947 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/741
2023/947
24 Kasım 2023
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2022/741 Esas
KARAR NO : 2023/947
DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
DAVA TARİHİ : 23/09/2021
KARAR TARİHİ : 24/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; dosyası ile kaçak elektrik faturasına dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, bu takibin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin iddia edildiği gibi bir kaçak elektrik kullanımı olmadığını, davalı şirketçe elektrik kablolarının dışarıda bırakılmasından dolayı müvekkili hakkında kaçak elektrik kullandığı gerekçesiyle tutanak düzenlendiğini, müvekkilinin bu kabloya müdahale etme imkanı bulunmadığını, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığını, müvekkilinin kullanmış olduğu elektriğin tamamının bedelini ödediğini beyan etmiş, bu nedenle; müvekkilinin İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, asıl alacağın % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep ettiği görülmüştür.
SAVUNMA: Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde; Davalı vekili, işbu davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olduğunu, davanın açılmasında hukuki bir yarar bulunmadığını, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre içinde açılmadığını beyan etmiş, bu nedenle; davanın usulden reddini olmadığı taktirde esastan reddini talep ettiği görülmüştür.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir.
Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a, b, c, d, e ve f bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır.
TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
Somut olayda; Davacının tacir olup olmadığı ve uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olup olmadığının tespiti için Ticaret Sicil Müdürlüğü, Esnaf Odası ve Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılmış olup gelen müzekkere cevaplarından davalının tacir olmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca Vergi Dairesi'nden gelen cevabi yazıda davacının 24.09.2004 tarihinde faaliyetine başlamış olup 30.12.2005 tarihinde faaliyetine son verdiği, o dönemde gerçek usulde vergilendirmeye tabi olduğu ve işletme usulüne göre defter tuttuğu belirtilmiştir.
Eldeki dava Türk Ticaret Kanunu'nda belirtilen mutlak ticari dava niteliğinde de değildir. TTK'nun 5. maddesine göre davanın mutlak ticari davalardan olması veya her iki tarafın tacir ve açılan davanın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunması halinde açılan davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevi içinde olacağı, açılan davanın ise ticari davalardan olmadığı, dolayısıyla davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu sonucuna varılmıştır.
Öte yandan; HMK'nın 115/1. maddesi "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar, dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." hükmünü içermektedir. Diğer yandan 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesindeki göreve ilişkin kuralların kamu düzenine ilişkin olduğu hükmü mahkemesince re'sen gözetilmelidir. Bu durumda mahkememizce, HMK'nın 114/1-c, 115/2. maddeleri uyarınca mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi HMK 294/4 mad. gereğince bir ay içinde açıklandığı üzere;
- .Davacının açmış olduğu davada HMK.114/1. c,115/2 madddesi gereği GÖREVE İLİŞKİN DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE davanın USULDEN REDDİ ile,
Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
İZMİR 23. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA,
-
Dava konusunun istinaf kanun yolu başvuru sınırının altında kalması nedeniyle kararın kesin nitelikte olduğu gözetilerek, daha önce ilgili dosyada İzmir 23. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından da görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiğinden dosyanın yargı yeri belirlenmesi için İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
-
Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli Mahkemede nazara alınmasına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, tebliğden itibaren 2 Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 24/11/2023
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:20