SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/995 E. 2023/933 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/995

Karar No

2023/933

Karar Tarihi

21 Kasım 2023

T.C.

İZMİR

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/995 Esas

KARAR NO : 2023/933

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

DAVA TARİHİ : 05/12/2022

KARAR TARİHİ : 21/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "06.07.2022 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ... caddesi üzerinde seyir ederken... caddesine dönmek istediği esnada yine aynı istikamette seyir eden müvekkil...'nin idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucu maddi ve yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiştir. Meydana gelen kazada müvekkil ağır şekilde yaralanmıştır. ... sevk ve idaresindeki aracın ani fren yapması ve sinyal vermeden sola dönüş yapması sebebiyle kazanın meydana geldiği ortadadır. Müvekkil SBÜ İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi görmüştür. Davanın safahatında rapor alındığında davacı müvekkilin maluliyet oranı ( geçici ve kalıcı iş göremezlik) açığa kavuşacaktır. Kaza ile ilgili olarak kaza tespit tutanağı ekte sunulmuştur. Müvekkil sürücü konumundadır. Müvekkilin kusursuz olduğu açıkça ortadadır.Söz konusu trafik kazası İZMİR Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma yürütülmüştür. Kusur durumu yargılama safahatında alınacak bilirkişi raporu ile netlik kazanacaktır. Kazanın meydana gelmesine neden olan aracı sigortalayan davalı, kaza tarihindeki poliçe üst limiti ile sınırlı olmak kaydı ile ve sigortalısının kusuru oranında müvekkile tazminat ödemekle yükümlüdür.... plaka sayılı araç kaza tarihi olan 06.07.2022 itibari ile davalı Sigorta Şirketi Nezdinde ZMMS ile teminat altına alınmıştır. Poliçe aslının davalı şirketten istenmesi talep olunmaktadır. Müvekkilimizin belirtilen kazadan kaynaklı geçici ve kalıcı maluliyetinin tespiti ile bu maluliyete tekabül eden maddi zararının davalı sigorta şirketinden tazmini talep olunmaktadır. 14/04/2016 tarihinde kabul edilen 6704 sayılı yasanın MADDE 5- 2918 sayılı Kanunun 97 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:“Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.”. O halde, 2918 sayılı Kanunun 97. Maddesi gereğince davalı Sigorta Şirketi'ne yazılı başvuruda bulunulmuştur. Davalı Sigorta Şirketi tarafından 15 günlük yasal süre içerisinde verilen cevapta birtakım eksik evrak bildiriminde bulunulmuş ve bu evrakların içerisinde sağlık kurulu raporuna da yer verilmiştir. Ancak kaza tarihi dikkate alındığında kesin ve tam rapor alınabilmesi, tedavi sürecinin bitmesi ve en azından kaza tarihi üzerinden 1 yıl geçmesi ile mümkündür. Tüm bu sebeplerle kazanın üzerinden 1 yıl geçmemiş olması ve tedavi süreci halen devam eden müvekkilin herhangi bir sağlık kuruluşundan ivedi şekilde alacağı rapor davacı müvekkilin hak kaybına uğramasına sebep olacaktır. Sayın mahkemenizce yazılı başvurumuza verilen cevabın, ilgili yasa maddesinde yer alan “…15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması“ olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuğa başvurulmuş, davalı Sigorta Şirketi ile görüşmeler olumsuz sonuçlanmış ve anlaşma sağlanamamıştır. Ekte İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun ... arabuluculuk numaralı tutanak yer almaktadır. Tüm bu sebeplerle yazılı başvuru şartını ve arabuluculuk dava şartını yerine getiren davacı müvekkil adına işbu davayı açma gereği hasıl olmuştur. İkame ettiğimiz dava Hukuk Muhakemeleri Kanunun Belirsiz alacak davası başlıklı 107. maddesi gereğince belirsiz alacak davası olup, davanın gerçek değeri belirli olduğunda eksik harç tarafımızca ikmal edilecektir. Müvekkilime ait tazminat miktarı açıkça belirlenebilir nitelikte olmadığından alacağımızın tespiti bilirkişi incelemesi gerektirdiğinden uyuşmazlık konusu bütün alacak için zaman aşımını kesmek ve ileride tespit edilecek bütün alacağa temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesini temin etmek amacıyla belirsiz alacak davası niteliğinde yukarıda anılan kanun maddesinden yararlanarak iş bu davayı açmış bulunmaktayız. Fazlaya ilişkin tüm dava ve tazminat talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla, yasaca yapılacak tüm indirimlerden sonra; Arz ve izah edilen nedenler ve Sayın Mahkemece resen nazara alınacak hususlarla: Fazlaya ilişkin hak ve alacaklarımız saklı kalmak kaydı ile müvekkilimiz için şimdilik 100 TL geçici iş göremezlik ve 100 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200 TL tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden sigortalısının kusuru oranında tahsili ile müvekkilimize ödenmesine, Dava şartı olan arabuluculuk aşamasında davacı müvekkili temsil ettiğimizden ötürü tarafımız lehine arabuluculuk vekalet ücretinin de hükmedilmesine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. " şeklinde talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "...HMK 121.maddesine göre, davacı tarafın dava dilekçesi ile birlikte delillerini tarafımıza tebliğ etmesi zorunludur. Davacı taraf müvekkil şirkete hiçbir delil ibraz etmemiştir. Delillerin tebliğinden sonra vereceğimiz ayrıntılı cevap hakkımızı saklı tutuyoruz. Davacılar tarafınca meri kanun gereği müvekkil şirkete başvuruda bulunulmamış ve zorunlu belgeler tarafımıza sunulmamıştır. davacı taraf müvekkil şirket nezdinde başvurusu yapması zaruriyet ihtiva etmektedir. Kaza tespit tutanağında görüleceği üzere ... plakalı sigortalımız araç sürücüsünün atfı kabil kusuru bulunmamaktadır. Bu bağlamda somut olayımızda... PLAKALI DAVACI ARAÇ SÜRÜCÜSÜ tarafınca gerçekleştirilen davranış ve hareketler nedeniyle kusur oranın %100 oranında olması sebebiyle ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından bu husus açısından da tazminat ödemesi gerçekleştirilemeyecek olup davanın reddi gerekmektedir. Sigortalımız araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru yoktur. dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere sigortalımız aracın maluliyete sebebiyet veren kazaya etkisi yoktur. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil şirket sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olması gerekmektedir. tazminatın tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması hukuka ve hakkaniyete aykırıklı teşkil edecektir. Geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderleri dair talepler sgk'nın sorumlu olduğu tedavi giderleri kapsamındadır. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacılara tarafına sgk tarafından rücuya tabi herhangi bir ödeme veyahut gelir bağlama işleminin yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. Teminatın tek, hasar görenlerin birden fazla olması durumunda karayolları trafik kanunu 96.madde gereğince teminatın paylaştırılması gereklidir. Mezkur kazada davacının müterafik kusuru mevcut olup, tazminat hesabından müterafik kusur indirim yapılması gerekmektedir. Davacının araç üzerinde seyahat halindeyken emniyet kemeri takmaması ve uygun koruyucu ekipmanları kullanmaması sebebiyle maluliyetin ağırlaşmasında kusurlu olması nedeni ile de hesap yapılırken asgari % 25 oranında indirim yapılması gerekmektedir. Davacının araç üzerinden seyahat halindeyken emniyet kemerinin takmaması nedeniyle zararın meydana gelmesinde bu olayın etkili olması sebebiyle Yargıtay içtihatları gereğince asgari % 25 oranında kusurlu olduğundan yapılan tazminat hesabında indirim yapılması gerekmektedir. Faiz başlangıcı ancak dava tarihi olarak kabul edilebilir ve uygulanması gereken faiz türü yasal faizdir. Kazaya karışan 43 abn 580 plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde ekte bir örneğini ibraz ettiğimiz poliçe ile sigortalı olduğunu teyit ederiz. teminatlarımız poliçenin ön yüzünde kayıtlıdır. Müvekkil şirketin sorumluluğu poliçede yazılı limitle sınırlıdır. Aleyhimize haksız olarak açılan davanın reddini, davacı tarafın delillerinin tarafımıza tebliğini, SGK tarafından davacılara bağlanan gelirlerin tespitini, davacının davasının ispatı halinde; müvekkil şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline, talep ve rica ederiz..." şeklinde talepte bulunduğu görülmüştür.

Dava, haksız fiil nedeniyle geçici ve kalıcı işgöremezlik tazminatı istemine ilişkindir.

Davacı 06/07/2022 tarihli trafik kazasında ... plakalı aracın sürücü olup, davalı... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir.

KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde dava dilekçesinin ekinde yer alan dilekçeye göre davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu görülmüştür.

Davalının sorumluluğu değerlendirildiğinde;

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.

6098 Sayılı TBK'nun 54. maddesinde çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile kazanç kaybı, bedensel zararlar kapsamında sayılmış olup, geçici iş göremezlik zararları da bu kapsamdadır. Sürücü ve işletenin, zarar görenin geçici iş göremezlik zararlarından sorumlu olması nedeniyle, aracın sigortalı olması halinde 2918 Sayılı Yasanın 90. maddesi gereğince (sigortanın sorumluluğu TBK hükümlerine göre belirleneceğinden ve geçici iş göremezlik zararları da 2918 Sayılı Kanunun 92. Maddesinde sigorta teminatı dışında tutulmadığından) davalıdan talep edilebilir. Diğer yandan geçici iş göremezlik zararı tedavi gideri olmadığı gibi SGK'nun sorumluluğunu düzenleyen, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesinde geçici iş göremezlik zararlarının SGK'nun sorumluluğunda olduğuna ilişkin düzenleme de yer almamaktadır.

Nitekim, Yargıtay... Hukuk Dairesi tarafından geçici iş göremezlik zararları tedavi gideri kapsamında görülmediği gibi, Yargıtay... H.D.'nin... K. Sayılı ve 24.12.2019 tarihli kararında, "6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemede; trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin karşılanacağı belirtilmiş olup, geçici iş göremezlik ödemeleri yasa kapsamı içerisinde bulunmamaktadır." denilerek, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin içtihatlarından farklı bir değerlendirme yoluna gidilmemiştir.

Geçici iş göremezlik zararlarının, TBK'nun 54. maddesi kapsamındaki zararlardan olması ve araç işletenin sorumluluğunda bulunması, kaza tarihinde yasanın 92. maddesinde açıkça sigorta teminat dışında sayılmaması nedeniyle geçici iş göremezlik zararları davalının sorumluluğundadır. Genel Şartlarda sigorta primine esas alınan bu zararların SGK sorumluluğunda olduğu belirtilmiş ise de, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesine aykırı şekilde SGK'nın sorumluluğunda olduğunun düzenlenmesi, davalının geçici iş göremezlik zararlarından sorumlu olmadığı sonucunu doğurmaz. Genel şartlar ile sorumluluğu kanun ile belirlenen SGK'nın, aktarılan prim sebebiyle geçici iş göremezlik ödemesinden de sorumlu olacağına ilişkin düzenleme, SGK yönünden bağlayıcı olmadığından, zarar görene karşı da ileri sürülemez. Bu nedenle davalının geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğuna kanaat getirilmiştir.

Kazaya karışan ... plakalı araç 05.06.2022-2023 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 06/07/2022 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği maddi tazminat kalemlerinden dava dışı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır.

TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden alınan 19/06/2023 tarihli rapora göre; " Mevcut verilere göre;

A) Sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile seyir halindeyken sol tarafında bulunan caddeye dönüş yapmak üzere geldiği olay mahalli kavşakta, gerisinden aynı istikametten gelen davacı sürücü idaresindeki motosikletin arkadan çarpması ile karıştığı kazada atfı kabil kusuru bulunmamaktadır.

B)Davacı sürücü... sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde yola dikkatini verip hareket alanını kontrol altında bulundurması, önünde seyreden araçlarla arasında gerekli ve yeterli takip mesafesi bırakması gerekirken bu hususlara riayet etmediği, önünde seyir halindeki otomobile karşı zamanında etkin tedbir almadan arkadan çarptığı kazada kusurludur.

Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; Sürücü ...'ın kusursuz olduğu, Davacı sürücü...'nin %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.

Somut olayda, 06/07/2022 tarihli trafik kazasında davacı taraf kazanın, davalı tarafından sigortalanan aracın şoförünün ani fren ve sinyal vermeden sola dönüş yapması nedeniyle gerçekleştiğini iddia etmiştir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 s.TMK m.6). Ayrıca TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Mahkememizce aynı maddi vakıaya ilişkin İzmir CBS' nin... soruşturma sayılı dosyası celp aldırılan ATK' nın Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre davacının kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğu, soruşturma dosyasında aldırılan bilirkişi raporununda aynı sonuca ulaşıldığı, kaza anına ilişkin CD inceleme tutanağı incelenerek her iki raporunda tanzim edildiği, iki rapor ile kaza tespit tutanağının uyumlu olduğu dosyada çelişkinin bulunmadığı, soruşturmada verilen KYOK kararının itiraz sonucu İzmir...Sulh Ceza Mahkemesi' nin ... D.iş sayılı dosyası ile kesinleştiği bu hali ile sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı kanaatine varılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın REDDİNE,

  2. Alınması gereken karar ve ilam harcının (269,85 TL) başlangıçta yatan peşin harçtan mahsubuna, eksik kalan 189,15 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,

  3. Davacı tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

  4. Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  5. 6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,

  6. Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

21/11/2023

Katip ...

e-imzalıdır

Hakim ...

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

SebebiylemaddeVeTazminat)sürücüsüCismaniZararplakalıAçılanizmirdavacıhükümTazminat(Ölüm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim