SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1086 E. 2023/926 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1086

Karar No

2023/926

Karar Tarihi

16 Kasım 2023

T.C.

İZMİR

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/1086 Esas

KARAR NO : 2023/926

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 29/12/2022

KARAR TARİHİ : 16/11/2023

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili şirketin alacağını tahsil edememesi nedeniyle davalı aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün... Esas Sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça icra takibine itiraz edildiğini, davacının haksız ve mesnetsiz olarak yaptığı itirazın iptali amacıyla işbu davayı ikame etmek zorunluluğu doğduğunu, taraflar arasında müvekkili şirket ile davalı arasında, 04.03.2020 tarihinde İzmir Tarihi Havagazı Fabrika'sında gerçekleştirilecek etkinlikte müvekkili şirketin "Araç Sponsorluğu (B Tipi Yan sponsorluk)" yapılması konusunda anlaşma sağlandığını, sponsorluk bedeli olarak davalı yanca müvekkili şirkete 10.000 TL+KDV fatura kesildiğini, müvekkili şirket bünyesinde barınan üç farklı markaya ait stand açılması içi bu sponsorluk anlaşması kapsamında davalıya ödeme yapıldığını, ancak söz konusu organizasyon gerçekleştirilmediğini, defalarca ertelenmesi nedeniyle müvekkili şirket tarafından organizasyon gerçekleştirilse dahi katılım sağlanmayacağı davalıya bildirildiğini, hiç gerçekleşmeyen bir organizasyon için ödenen tutarın iadesi için davalıya 15.10.2020 tarihli iade faturası düzenlenmiş ve ödemenin iadesi talep edildiğini, davalı tarafça ödeme yapılmaması nedeniyle ödemenin iadesi davalıya ihtar edildiğini, davalının tüm bildirimlere rağmen iade fatura tutarını ödememesi nedeniyle davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça İzmir...İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı icra takibine itiraz edildiğini, davalının haksız ve mesnetsiz itirazı nedeniyle müvekkili şirket alacağından mahrum bırakıldığını, tarafımızca davalı şirket aleyhine İzmir ...İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, fakat davalı tarafça 01.10.2021 tarihli dilekçe ile takibe itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, bunun üzerine tarafımızca ticari arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak tarafların anlaşamaması üzerine,... sayılı dosyasında başlatılan arabuluculuk süreci 06.01.2022 tarihinde anlaşamama ile sonlandırıldığını,İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... E sayılı takibine karşı davalının yapmış olduğu itirazının İPTALİNE ve işlemiş ve işleyecek olan ticari faizleri ile birlikte takibe devamına, haksız itirazlarından dolayı, davalının %20’den aşağıda olmamak üzere icra inkar tazminatını davacıya ödemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DELİLLER : 20.02.2020 tarihli fatura,15.10.2020 tarihli iade faturası, 03.02.2021 tarihli ihtarname, cari hesap ekran görüntüsü, arabuluculuk son tutanağı, mail yazışmaları, müvekkil şirket ve davacı şirket defter ve kayıtları, cari hesap kayıtları, faturalar, banka kayıtları, İhtarnameler, tanık anlatımları, bilirkişi incelemesi delil olarak değerlendirilmiştir.

CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Karşıyaka ... Dergisi olarak davacının satış sorumlusu olan...'a gönderilen 14/02/2020 tarihli mail ile 04/03/2020 tarihinde 11. gerçekleşiltilecek olan <İzmir'in En'leri Ödül töreni> ne ana sponsorlar dışında yan sponsorluk olarak araç sponsoru olarak katılma teklifi ve şartları gönderildiğini, araç sponsoru olarak ödenmesi gereken bedelin de 10.000 TL + KDV olduğu belirtildiğini, ... tarafından bu mail gönderisine katılım sağlanacağı belirtilerek iban numarası talep edildiğini ve buna bağlı olarak da ödeme yapılmasına bağlı olarak 20/02/2020 tarihli fatura düzenlenerek gönderildiğini, ancak 2020 yılı Şubat ayı sonunda Dünya genelinde yaşanmaya başlayan pandemi sebebiyle Türkiye 24/02/2020 tarihinde Çin'den gelen tüm uçuşları durdurduğunun açıklandığı, ülkemizde de insanların toplu olarak bir araya gelememe süreci başladığını,11 Mart 2020 tarihinde Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından COVID-19 sebebiyle pandemi ilan edildiğini 15/03/2020 tarihinde de ülkemizde ilk ölüm gerçekleştirildiğini, bu sebeple söz konusu ödül töreninin ertelenmek zorunda kalındığını ve davacı dahil tüm sponsor ve davetlilerin bilgilendirildiğini, pandeminin getirmiş olduğu kısıtlamalar ve müvekkiline yansıması sonucunda müvekkilinin ödül törenini uzun bir süre yapma olanağı olmadığını, pandemiden kaynaklanan kısıtlamaların devamı sürecinde 30 Ekim 2020 tarihinde bir de İzmir depremi gerçekleştiğini, 30 Ekim 2020 tarihinde İzmir depremi sırasında orta hasar gören Karşıyaka ... Dergisi'nin bürosunu depreme bağlı olarak denizin taşması sonucunda su bastığını, deprem korkusunun oluşturduğu tedirginlik ve büronun su basması sebebiyle bir çok İzmir'li vatandaşın yaptığı gibi müvekkili de Çeşme'de bulunan müstakil evine taşınmak zorunda kaldığını, bu gelişmelerle ile ilgili olarak da davacı mail ile ayrıntılı şekilde bilgilendirerek davacı tarafından yapılan ödemeyi sponsorluk reklam vb ile iade etmeyi teklif ettiğini, ancak bu teklife dönüş sağlanmadığını, buna karşın mücbir sebeple ertelenmek zorunda kalınan ödül töreni sebebiyle davacı tarafından, daha önce anlaşmadan döndüğüne dair yazılı bir bildirimde bulunmadığını ilk kez 19/01/2021 tarihinde gerekçe belirtilmeksizin yapılan ödemenin iade edilmesi gerektiğinin bildirildiğini, davacı tarafından mücbir sebepler dolayısı ile ertelenen organizasyon gerçekleştirilse dahi katılım sağlanmayacağının bildirilmediğini, bu tür yazılı bir bildirim bulunmadığını, buna karşın ödül töreni yapılamamış olmakla birlikte davacıya yapılan sponsorluk teklifi içinde yer alan davacıya ait reklamlar Karşıyaka... Dergisi'nin 11. Yıl Şubat sayısında dergide yayınlandığını, Karşıyaka ...Dergisi'nin mücbir sebeplere dayalı olarak ertelemek zorunda kaldığı organizasyonu için gerçekleştirilecek yeni organizasyona katılması için davacıya mail ile bildirimde bulunulmuşsa da davacı bu organizasyona katılmayacağını belirterek anlaşmadan sebepsiz yere döndüğünü, davacının müvekkili tarafından sponsorluk adı altında parayı tahsil ettiği halde gereğini yapmadığını ve bu sebeple de tüm paranın iadesini talep etmesi hukuka uyarlı olmadığını, yukarıda açıklanan ve re'sen gözetilecek nedenlerle; öncelikle haksız davacının reddine, kabul edilmemesi halinde yapılan reklam bedellerinden mahsubuna, yapılan itiraz haksız olmadığından icra inkar tazminatına yönelik talebin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenilmesine karar verilmesini müvekkili adına talep etmiştir.

Bilirkişi heyetinden alınan 19/07/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...Davacı tarafından davalı yana 04.03.2020 tarihinde 11.si gerçekleştirilecek olan İzmir’in En İyileri Ödül töreni kapsamında alınacak sponsorluk hizmetine yönelik olarak ... aracılığıyla 02.03.2020 tarihinde eft mukabili 11.800,00-TL'lık ödemede bulunulduğu, bu bedele karşılık olarak davalı tarafından davacı yana sponsorluk bedeli açıklamalı e-Arşiv faturasının tanzim edildiği,

-Davalının sponsorluk hizmeti vereceği organizasyonun pandemi nedeniyle iptal edildiği, bu nedenle sponsorluk hizmetinin davalı tarafından verilemediği, davacı tarafından davalıya 11.800.TL lık e-Arşiv iade faturasının tanzim edilerek elektronik ortamda tebliğ edildiği, ancak geçen süre kapsamında davalı tarafından bahse konu iade fatura bedelinin davacı yana iadesinin yapılmadığı,

-Davacının yasal defter ve dayanağı belgelerine göre davalıdan 11.800.TL tutarındaki alacağının tahsili yönünde icra takibine girişildiği dikkate alındığında davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla 11.800.TL lık asıl alacak yönünden alacaklı olduğu tespit edilmiş olup takdir sayın Mahkemeye aittir..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE;

  1. Dava, İİK 67.maddesi uyarınca açılmış itirazın iptali davasıdır.

  2. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında 04/03/2020 tarihinde İzmir Tarihi Havagazı Fabrikası'nda gerçekleştirilecek etkinlikte B tipi yan sponsorluk anlaşması yapıldığını, anlaşma ile davacının davalıya 10.000,00. TL+KDV olmak üzere toplam 11.800,00. TL ödeme yaptığını, ancak anlaşma kapsamındaki organizasyonun gerçekleştirilmediğini, bu nedenle davacı şirketin davalıya 15/10/2020 tarihli iade faturası düzenlediğini, davalının ödeme yapmaması üzerine 03/02/2021 tarihli ihtarnamenin keşide edilerek davalıya gönderildiğini, davalının ödeme yapmaması üzerinde icra takibi başlatıldığı, davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

  3. Davalı vekili cevap dilekçesinde 2020 yılında dünya genelinde yayılan Covid. 19 pandemisi nedeniyle organizasyonun gerçekleştirilemediği, sonraki süreçte 30/10/2020 tarihli İzmir Depremi nedeniyle de sürecin uzadığını, bu nedenle organizasyonun gerçekleştirilemediğini, davacıya ücretin sponsorluk ve reklam gibi hizmetlerle iade edilmesi yönünde teklif götürüldüğünü ancak davacı şirketin bu tekliflere dönüş yapmadığını, davalıya ilk kez 19/01/2021 tarihinde gerekçe belirtilmeksizin ödemenin iadesinin talep edildiği, ödül töreni yapılamamış olsa dahi davacının Karşıyaka... Dergisi'nin 11.Yıl Şubat sayısında tam saya reklamının yayınlandığını, tam sayfa reklam bedelinin 7.500,00. TL+KDV olduğunu, davacının yalnızca davetlilere araç sergileyememiş olduğunu, sözleşme kapsamındaki diğer unsurların yerine getirildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

  4. Taraflar arasındaki uyuşmazlık anlaşma konusu organizasyonun ertelenmesinin mücbir sebep teşkil edip etmediği, davalıya ödenen bedelin iadesinin gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.

  5. Davalı gerçek kişinin tacir olup olmadığına dair yapılan araştırmada geçmiş yıllar itibariyle elde edilen hasılat miktarlarının esnaflık sınırı üzerinde kaldığı anlaşıldığından mahkememizin uyuşmazlığın çözümünde görevli olduğu değerlendirilmiştir.

  6. Taraflar arasındaki sözleşmede davalı tarafça düzenlenecek organizasyonda davacı şirketin reklam ve tanıtımının gerçekleştirileceği taahhüt edilmiş olup niteliği itibariyle eser sözleşmesi kapsamında değerlendirme yapılması gerektiği kanaati oluşmuştur.

  7. Eser sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.

TBK'nın 470. Maddesi "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.",

  1. Maddesi, "Yüklenici, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır.

Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır.

Yüklenici, meydana getirilecek eseri doğrudan doğruya kendisi yapmak veya kendi yönetimi altında yaptırmakla yükümlüdür. Ancak, eserin meydana getirilmesinde yüklenicinin kişisel özellikleri önem taşımıyorsa, işi başkasına da yaptırabilir.

Aksine âdet veya anlaşma olmadıkça yüklenici, eserin meydana getirilmesi için kullanılacak olan araç ve gereçleri kendisi sağlamak zorundadır.",

  1. Maddesi, "Malzeme yüklenici tarafından sağlanmışsa yüklenici, bu malzemenin ayıplı olması yüzünden işsahibine karşı, satıcı gibi sorumludur.

Malzeme işsahibi tarafından sağlanmışsa yüklenici, onları gereken özeni göstererek kullanmakla ve bundan dolayı hesap ve artanı geri vermekle yükümlüdür.

Eser meydana getirilirken, işsahibinin sağladığı malzemenin veya eserin yapılması için gösterdiği yerin ayıplı olduğu anlaşılır veya eserin gereği gibi ya da zamanında meydana getirilmesini tehlikeye düşürecek başka bir durum ortaya çıkarsa, yüklenici bu durumu hemen işsahibine bildirmek zorundadır; bildirmezse bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olur."

  1. Maddesi "İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır.

Taraflardan her biri, giderini karşılayarak, eserin bilirkişi tarafından gözden geçirilmesini ve sonucun bir raporla belirlenmesini isteyebilir."

  1. Maddesi "Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:

  2. Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme.

  3. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme.

  4. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme.

İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.

Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz."

  1. Maddesi " Yüklenici ayıplı bir eser meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın; taşınmaz yapılarda ise beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar."

  2. Maddesi "Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür."

Hükümlerini haizdir.

  1. Somut uyuşmazlıkta davalının mücbir sebep savunması bulunmakta olup 2020 yılında yaşanan Covid. 19 pandemisinin mücbir sebep teşkil edip etmeyeceği hususunun irdelenmesi gerekmektedir.

Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre mücbir sebep, herhangi bir kimse tarafından alınacak önlemlere karşı, önüne geçilmesi olanaksız, borcun yerine getirilmesine engel, borçlunun iradesi dışında beklenmedik olaydır. Nitekim özel hukukta mücbir sebep kavramı, borcun ifasını imkânsız kılan ve borçludan kaynaklanmayan hâlleri ifade etmektedir.

Özel hukukta mücbir sebep, bir borcun veya genel bir davranış yükümlülüğünün yerine getirilmesini engelleyen, borçlunun işletme faaliyetiyle ilgisi olmayan, öngörülemez ve kaçınılamaz bir olay olarak tanımlanmaktadır. Bir olayın mücbir sebep sayılması için gereken unsurlar; haricilik, kaçınılamazlık ve öngörülemezliktir. Borçlar Hukukunda mücbir sebep, beklenmeyen hâl veya fevkalade hâl olarak adlandırılan durumlar, kişilerin sorumluluğunu kaldıran hâllerdendir.

Doktrine göre; “Beklenmeyen hâl, sözleşme kurulduktan sonra, borçlunun veya alacaklının ya da onların fiilinden sorumlu oldukları yardımcı kişilerin fiillerinden kaynaklanmayan, borçlunun sözleşmeden doğan borcunu ihlal etmesine, onu imkansız kılmasına kaçınılmaz şekilde engel olan olaydır. Yargıtay da mücbir sebebi, önceden öngörülmeyen, sorumlu kişinin işletmesi veya faaliyeti dışında kalan ve karşı konulamayacak bir şiddette kendisini gösteren olağanüstü olay olarak tanımlamıştır… Beklenmeyen hal kavramı hem mücbir sebebi hem de dar anlamda beklenmedik hali kapsar. Mücbir sebep aslında nitelikli bir beklenmeyen haldir” (Antalya, G., Borçlar Hukuku Genel Hükümler cilt III, İstanbul, 2017.s.437) “Fevkalade hal ve mücbir sebep farklı kavramlar olmakla beraber, kusursuzluğun ispatı bakımından farkın önemi yoktur. Ancak tarafların anlaşması veya kanun icabı borçlunun fevkalade halden de sorumlu olduğu ve borcun ifa edilmemesinin mücbir sebepten ileri geldiğini ispatla sorumluluktan kurtulabildiği hallerde, fevkalade hal ve mücbir sebep ayırımı önem taşır. Fevkalade hal borçlunun kaçınamayacağı şekilde borcu ihlal etmesine sebep olan bir olaydır. Buna karşılık mücbir sebep ise borçlunun borcu ihlal etmesine mutlak olarak kaçınılmaz şekilde sebep olan dışsal (harici) bir olaydır.” ( ..., Borçlar Hukuku Cilt I, 13.Bası,İstanbul 2015, s.405.)

Yargıtay 11.Hukuk Dairesi bir içtihadında; “mücbir sebep bir sorumluluğun yerine getirilmesini veya bir hakkın veya hukuksal imkânın veya kanuni bir avantajın kullanılmasını veya talep edilmesini, kısmen veya tamamen, geçici veya daimi surette engelleyen, bu niteliği dolayısıyla sorumluluğu kaldıran veya yerine getirilmesini, süresini ve vadesini geciktiren veya sorumluluğun niteliğini değiştiren, bir hakkın veya hukuksal imkanın veya kanuni bir avantajın kullanılmasına ilişkin sürelerin yeniden tanınmasını, sürelerin uzatılmasını veya eski hale iade edilmesini gerekli ve zorunlu kılan, kişinin önceden beklemediği, öngöremeyeceği ve tahmin edemeyeceği, beklese ve tahmin etse bile, kişilerin alabilecekleri her türlü tedbirlere rağmen meydana gelmesini engelleyemeyeceği, kişilerin tedbir alma ve ihmalde bulunmama yükümlülüklerini aşan nitelikte ve ağırlıkta olan, dıştan gelen, olağan üstü, olağan dışı ve mutad ve devamlı olanın dışında gerçekleşen nitelikte bir olay, olgu veya durumdur.” (Y.11.HD.2014/13893-19777).

Mücbir sebep kavramının 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda bir tanımı olmamakla birlikte, yukarıda belirtildiği üzere kavram doktrin ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde Türk Hukuku'nda tanımlanmıştır. Buna göre, bir hususun mücbir sebep olabilmesi için;

a-) Hukuki ilişkinin kurulduğu an itibariyle mücbir sebebin taraflarca öngörülemeyecek, veyahut öngörülse dahi etkilerinin bu denli büyük olacağının öngörülemeyecek olması,

b) Mücbir sebebin tarafların kontrol alanının dışında gerçekleşmiş olması,

c) Gereken tüm önlemlerin alınmasına rağmen mücbir sebebin, tarafların sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmesini imkansızlaştırmasının önlenemeyecek olması gerekir.

Söz konusu unsurların mevcut olması hâlinde taraflar, mücbir sebebe dayanarak sözleşmeyi feshetme, borcun ifasından kısmen ya da tamamen kaçınma, sözleşmeyi askıya alma gibi hukukî imkânlardan faydalanabilirler.

Mücbir sebep hâlinde uygulanacak hukukî sebep, TBK'nın 136-138. maddelerinde düzenlenmiştir. Söz konusu hükümler uyarınca borcun ifası, borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa, borç sona erecektir. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkânsızlık sebebiyle borçtan kurtulan borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olup, henüz kendisine ifa edilmemiş olan edimi isteme hakkını ise kaybeder. Borç tamamen imkânsızlaşabileceği gibi, kısmi olarak da imkânsızlaşabilir. Bu durumda da borçlu borcun sadece imkânsızlaşan kısmından sorumlu olmaktan kurtulacaktır. Ancak taraflar, kısmi ifa imkânsızlık önceden öngörülseydi böyle bir sözleşmenin yapılmayacağı konusunda açıkça anlaşırlarsa, borcun tamamı sona erecektir.

Borcun kısmen ifa edilmesini kabul edip etmemekte takdir yetkisi alacaklıda olup, eğer alacaklı kısmi ifaya razı olursa, karşı edim de o oranda ifa edilir. Alacaklının böyle bir ifaya razı olmaması veya karşı edimin bölünemeyen nitelikte olması durumunda ise, tam imkânsızlık hükümleri uygulanır.

Buna göre, taraflar arasındaki sözleşmenin 20/02/2020 tarihinde karşılıklı e-posta yazışmaları ve fatura düzenlenmesi ile kurulduğu her iki tarafın da kabulünde olup, Covid-19 pandemisinin 2019 yılı Aralık ayı itibariyle Çin Halk Cumhuriyeti'nde ortaya çıktığı, 11/01/2020 tarihinde Çin'de ilk ölümün gerçekleştiği, Ocak ayı sonuna kadar hastalığın Amerika ve Avrupa kıtasına yayıldığı hususları dikkate alındığında, taraflar arasındaki sözleşmenin gerçekleştirildiği 20/02/2020 tarihinde her ne kadar Türkiye'de hastalık henüz görülmemiş ise de dünya genelindeki yayılımdan dolayı hastalığın yakın bir tarihte Türkiye'de de görülmesinin beklendiği, bu nedenle havalimanı girişlerinde termal kameraların konulduğu, bazı ülkelerden girişlerin sınırlandırıldığı(örneğin Çin Halk Cumhuriyeti'nden gelen uçuşlar 03/02/2020 tarihinde sınırlandırılmıştır) dikkate alındığında davalı yüklenicinin sözleşme tarihindeki güncel gelişmelere göre hastalığın Türkiye'de de görülme ihtimalini göz önüne alması gerektiği, sözleşme tarihi itibariyle salgın hastalık gerçekleşmesinin öngörülemez olmadığı, davalının bir tacir olarak basiretli hareket etme yükümlülüğü çerçevesinde gerçekleştirilecek toplu etkinliği salgın hastalıktan etkilenme ihtimalini öngörerek buna göre hareket etmesi gerektiği değerlendirildiğinden mücbir sebep koşullarının oluşmadığı değerlendirilmiştir. Kaldı ki, davalının davacı şirkete gönderdiği 14/02/2020 tarihli teklif yazısında organizasyonun 04/03/2020 tarihinde gerçekleştirileceğinin belirtildiği, taahhüt edilen tarihte henüz Türkiye sınırları içerisinde Covid-19 vakıasının görülmediği ve toplu alan kısıtlamalarının başlamadığı, buna göre organizasyon tarihi ile sözleşme tarihi arasındaki kısa sürede şartları davalı aleyhinde aşırı ölçüde değiştiren bir değişim yaşanmadığı, Türkiye'deki ağır tedbirlerin 11/03/2020 tarihi ve sonrasında başlatıldığı, aynı tedbirlerin 2020 yılı Temmuz ayı itibariyle azaltıldığı ve özellikle yaz aylarında açık alanlarda toplu etkinliklerin de gerçekleştirilebildiği, bu yönüyle de mücbir sebep savunmasının yerinde olmadığı kanaati oluşmuştur.

  1. Bir an için mücbir sebep savunmasının geçerli olduğu kabul edilse dahi yüklenicinin aldığı şeyleri sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade etmesi gerekmektedir. Mücbir sebep nedeniyle kendisinden ifa beklenemeyen borçlunun ayrıca borçtan dolayı tazminat sorumluluğunun da ortadan kalktığı kabul edilmektedir. Ancak borçlunun ifada bulunan alacaklıdan aldığı sözleşme bedelinin uhdesinde kalması söz konusu olmayıp bedelin karşı tarafa iadesi gerekmektedir.

10-Somut olayda davalı tarafça davacıya ait reklamın Karşıyaka ... Dergisi'nin 11.Yıl Özel Sayısı'nda yayımlandığı ve bunun kısmi ifa olarak kabul edilmesi gerektiği savunulmuştur.

Derginin incelenmesinde basım tarihinin 31/12/2020 olduğu görülmüştür. Davacı tarafça davacı şirketin sponsorluk etkinliğine ... markaları ile katılım sağlayacağının bildirildiği, ... markasına ait reklam sayfasının davacı tarafça verilmediğini, ... markası ile davalının farklı bir sponsorluk anlaşması imzalamış olacağını belirtmiştir. Bu hususta davalının da kabulünde olan 27/02/2020 Davalı vekilinin cevap dilekçesi ekinde dosyaya sunulmuş olan göndericisi....com.tr olan e-postada iade faturasının davalıya gönderilmiş olduğu, iade faturasının sözleşmeden dönme iradesinin davalıya iletilmiş olduğunun kabulü gerektiği, sözleşme tarihinin üzerinden 10 aylık bir zaman geçtikten sonra gerçekleştirilen kısmi ifanın davacı tarafça açıkça kabul edildiği beyan edilmedikçe geçerli kabul edilemeyeceği değerlendirilmiştir. Kaldı ki, davalının sözleşme teklifinde yer alan organizasyon unsurları incelendiğinde teklif başlığının "KARŞIYAKA...DERGİSİ 11.YIL DÖNÜMÜ VE ÖDÜL GECESİ ARAÇ SPONSORLUĞU" şeklinde olduğu, sözleşme kapsamında dergide reklam yayımlanması ve diğer broşür etkinlikleri bulunmakla birlikte esaslı unsurun ödül gecesinde reklam veren şirketin tanıtımının yapılması ve teşekkür plaketi verilmesi noktasında olduğu, ödül gecesinin gerçekleştirilmemesi nedeniyle sözleşme kapsamının büyük bir kısmının yerine getirilemediği gibi derginin de yaklaşık 10 ay sonra yayımlandığı dikkate alındığında davacının açık kabulü dışında geçerli bir ifa olarak kabul edilemeyeceği değerlendirilmiştir.

11-Davacı tarafça takipte işlemiş faiz talep edilmiş olmakla birlikte görülmekte olan davada yalnızca asıl alacak miktarının dava konusu edildiği anlaşıldığından işlemiş faiz yönünden bir inceleme yapılmamış, itirazın asıl alacağa yönelik kısmının iptali ile yetinilmiştir.

Davalı taraf takipte uygulanacak faiz oranına da itirazda bulunmuştur. Davacı tarafça takipte yasal faiz uygulanması talep edilmiş olup talep edilen faiz oranında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.

12-Davacı tarafça inkar tazminatı talebinde bulunulmuş ise de davalının savunmaları dikkate alındığında ifadan kurtulma veya kısmi ifaya yönelik savunmaların yargılamayı gerektirdiği, bu itibarla alacağın likit nitelikte olmadığı değerlendirildiğinden inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

13--6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutarın davalı üzerine yükletilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın KABULÜ ile, İzmir ...İcra Dairesi'nin... Esas sayılı takip dosyasına yapılan davalı itirazının 11.800,00. TL'lik kısmının iptali ile takibin bu miktarda asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,

  2. Alacak likit nitelikte görülmemekle inkar tazminatı talebinin reddine,

  3. Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 806,05. TL harçtan peşin olarak alınan 137,75. TL harcın mahsubu ile bakiye 668,30. TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

  4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 11.800,00. TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

  5. Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 137,75. TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  6. Davacı tarafça sarf edilen 80,70. TL başvuru harcı ile 183,00. TL posta ve tebligat ücreti, 1.600,00. TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 1.863,70. TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  7. Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,

  8. Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 1.560,00. TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, dava değerinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesinde gösterilen İstinaf kanun yolu başvuru sınırının altında kalması nedeniyle kesin nitelikte olduğu ve kanun yoluna başvurulamayacağı açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/11/2023

Katip ...

e-imzalıdır

Hakim ...

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

NiteliktekicevapHizmetdelillercovıdİtirazınİptalidönümü(Ticarisponsorluğu""karşıyakadergisiiptalineizmirgecesiSözleşmesindenhükümKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim