İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/863 E. 2023/869 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/863
2023/869
31 Ekim 2023
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/863 Esas
KARAR NO : 2023/869
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/10/2022
KARAR TARİHİ : 31/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Sağlık Hiz. …. Tic. Ltd. Şti.’nin, 2017 model ...plakalı aracın maliki olduğunu; Davalı sigorta şirketininse müvekkili şirkete ait ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına neden olan ... plakalı aracın ... poliçe numarası ile zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğunu; 19.04.2022 tarihinde, müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın, sürücü... sevk ve idaresinde Dersaat sokak üzerinde Ziya Gökalp Sokak kavşağına geldiğinde, yine Ziya Gökalp Sokak üzerinde seyir halinde olan ... plakalı aracın " DUR " levhası olmasına rağmen, işarete uymayarak ve dikkatsiz bir şekilde kavşağa giriş yapmak suretiyle müvekkili şirkete ait araca çarptığını; kaza yerinde, ... plakalı aracın bulunduğu sokaktan gelen araçlara yönelik kavşakta ”DUR” levhası bulunduğunu, bu bağlamda müvekkili şirkete ait aracın kural gereği ana yol üzerinde olduğunu; Tramerden çıkan kusur çıktısına göre de asli ve tam kusurun ... plakalı araç sürücüsünde olduğunu; müvekkili şirkete ait aracın, servise çekildiğini ve kaza nedeniyle sigorta şirketi nezdinde ... nolu hasar dosyası açıldığını, Müvekkiline, sigorta şirketi müşteri hizmetleri tarafından, kazadaki hasarın tespiti için sigorta şirketi tarafından eksper atanacağını, eksper raporu uyarınca hasar gören parçaların orijinal parçalar olarak sigorta şirketince tedarik edileceğini böylelikle servis tarafından aracın en kaliteli şekilde onarılacağının söylendiğini; Tamir sürecinin uzaması üzerine tamirhaneyle irtibat kuran müvekkiline bu defa; sigorta şirketinin hala orijinal parçaları tedarik etmediği ve ne zaman edeceği konusunda da bilgi vermediği bu nedenle tamir sürecinin uzayacağı bilgisi verildiğini, yine Müvekkiline tamir sürecinde eksper raporu verilmediğini, kullanılacak parçalarla ilgili hiçbir onayı sorulmamış olduğunu, tamirhaneden sigorta şirketince tedarik edilen parçaların orijinal olmadığını yan sanayi parçalar gönderildiğini duyan müvekkilinin, bunun üzerine eksper raporunu temin etmek yoluna gittiğini, kazaya sigorta tarafından atanan eksperin raporunda; parçaların cinsi yönünden yan sanayi/ muadil parça ile onarımın yapılması yönünde rapor hazırladığını ayrıca bu parçalara büyük oranda iskonto da uyguladığı böylelikle onarım bedelini, yan sanayi/muadil parça fiyatlarına göre ve de %79,49’ları bulan iskonto oranları ile 13.357,69 TL olarak raporuna yazdığını öğrendiğini; müvekkili şirkete ait aracın... marka, 2017 model ve kaza tarihinde km si sadece 30 bin km olan bir araç olduğunu; zira aracın kazadan önceki tüm parçalarının orijinal olduğunu; Orijinal parçalar dışında ve hiçbir garantisi bulunmayan yan sanayi parçaların can ve mal güvenliği açısından ne kadar tehlikeli olduğunun sigorta şirketleri tarafından bilinen bir gerçek olduğunu; Ancak buna rağmen sigorta şirketlerinin onarım maliyetlerini düşürmek maksadıyla, can ve mal güvenliğini de hiçe saymak suretiyle, zarar görenin aleyhine işlem yapmakta olduklarını; sigorta şirketince tamir sürecinde onarımda kullanılacak parçaların türü yönünde müvekkilinin hiçbir şekilde bilgilendirilmediğini onayı sorulmadığını; sigorta şirketince orijinal parça tedariki yapılacağını, bu nedenle tedarik sürecinin biraz uzayacağı söylenmek suretiyle, müvekkili şirket ve tamirhanenin oyalandığını, tamir sürecinin böylelikle 3 ayı bulmak suretiyle müvekkili şirketin fazladan mağdur edildiğini; Davalı sigorta şirketince atanan eksperin hazırlamış olduğu raporu incelediklerinde; sistem fiyatı ve parça fiyatı olmak üzere her bir parça için iki farklı fiyatlandırmanın yapıldığını, bu fiyatlandırmalardan orjinal parça fiyatlarının 19.726,61 TL olduğunu, oysa yan sanayi parça fiyatlarının 6.469,22 TL olduğunun görüldüğünü, bu durumda eksperin kabul ettiği parça fiyatının, yan sanayi/muadil parça fiyatı olduğunu zira bu fiyatlara bırakın orjinal parça bulmayı, eşdeğer parçanın bile tedarikinin mümkün olmadığı bilindiğinden, davalı sigorta şirketinin, gerçek zarar ilkesinin aksine, piyasada çok ucuza satılan ve hiçbir can güvencesi olmayan yan sanayi parçalarla aracın onarılmasını uygun görmesini, kabul etmediklerini, Tamir sürecinde, 1 adet ...marka lastiğin müvekkili şirket tarafından tedarik edildiğini ve servise teslim edildiğini; Davalı sigorta şirketinin işçilik ücretleri ve lastik bedeli olarak müvekkili şirkete 06.07.2022 tarihinde gerçek zarardan daha az olarak sadece 7.102,39 TL ödeme yaptığını; Tüm bu yüksek mahkeme kararları ve yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, müvekkilinin aracının orjinal olmayan, yan sanayi parçalarla onarılması kabul edilemeyeceği gibi müvekkili şirketin, orijinal parçalar dışında kalitesi tescil edilmemiş, nasıl ve nerede üretildiği bilinmeyen parçalarla onarımın yapılmasına da zorlanamayacağını, bu itibarla hukuka ve yüksek mahkeme kararlarına aykırı olarak düzenlenen söz konusu eksper raporundaki hasar tespitinin yapılma şekline, parça türüne ve iskontoya itiraz ettiklerini yine bu eksper raporuna göre müvekkili şirkete ait aracın onarılmasını da kabul etmediklerini; GERÇEK ZARARIN ne kadar olduğunun, taraflar arasında belirsiz ve çekişmeli olması nedeniyle, müvekkilinin aracındaki toplam hasar bedelinin gerek taraflarınca sunulan gerekse de toplanacak deliller sonrasında bilirkişi marifetiyle tespitini talep ettiklerini belirterek Davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla toplanacak delillere ve alınacak bilirkişi raporuna göre gerçek zararın kesin olarak belirlenmesi sonrasında bulunacak bakiye onların bedeli taleplerini daha sonra 6100 sayılı kanunun 107. Maddesi uyarınca artırmak üzere şimdilik bakiye hasar bedeli olarak 500 TL'nin 02.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile lehlerine hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Sigorta vekilinin davaya cevap dilekçesinde özetle; Dava şartı yokluğu itirazları olduğunu, zamanaşımı itirazları olduğunu; 19.04.22 tarihinde gerçekleşmiş olan kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirkette 29.06.2021-29.06.2022 tarihleri arasında... poliçe numaralı kma ZMMS sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, hiçbir şekilde davayı ve davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin bu poliçeden doğan sorumluluğunun teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kaza tespit tutanağındaki ve kaza tespit tutanağına dayanılarak hazırlanmış olan tramer kaydında ve ekspertiz raporunda gösterilen kusur oranlarının da mahkemeyi bağlamadığını, davacı tarafın kusura yönelik diğer tüm iddialarının kabul edilmediğini, tarafların kazanın oluşumuna ilişkin kusurlarının uzman bilirkişi marifetiyle tespitinin talep edildiğini;... plakalı araçta hasar meydana geldiğinden bahisle "bakiye onarım bedeli" talep ettiğini; müvekkili şirket tarafından poliçe ve Genel Şartlar çerçevesindeki sorumlulukların belirlenmesi noktasında yaptıkları ekspertiz incelemesinde, davacıya ait araçta davaya konu kaza ile uyumlu hasarlara yönelik alınan onarım teklifleri neticesinde ... plakalı aracın hasarına ilişkin; 05/07/2022 tarihinde 371,92 TL, 05/07/2022 tarihinde 414,76 TL, 05/07/2022 tarihinde 141,46 TL, 06/07/2022 tarihinde 1.355,58 TL, 06/07/2022 tarihinde 2.958,33 TL, 06/07/2022 tarihinde 472,00 TL, 06/07/2022 tarihinde 7.102,39 TL olmak üzere toplam 12.816,44 TL ödeme yapıldığını; bu nedenle de müvekkili sigorta şirketi tarafından Sigorta poliçesi ve ZMSS Genel Şartları doğrultusunda, aracının onarım bedeli ödendiğini, onarım bedeli talep hakkı bulunmadığını; müvekkili şirketin Genel Şartlar ve poliçe dahilindeki sorumluluğunun ekspertiz raporunda tespit edilen hasar bedeli ile sınırlı olduğunu, yapılan ödemeler nedeniyle teminat limitinin azaldığını ve müvekkili şirketin sorumluluğunun teminat limiti ile sınırlı olduğunun gözetilmesi talep edildiğini; faiz ve yargılama giderleri yönünden itirazları olduğunu; hiçbir şekilde davayı ve davacıların iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla sigortacının temeli de düşmesi ve dolayısıyla faizden sorumlu tutulabilmesi için kendisine yapılan başvuruya rağmen 8 iş günü içerisinde bu giderlerin karşılığını ödememiş olması gerektiğini; ancak yukarıda da açıkladıkları üzerine müvekkili sigorta şirketinin davacı hasara ilişkin toplamda 12.816,44 TL ödeme yaparak poliçe kapsamındaki borcunu ifa ettiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar bedeli tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı 19/04/2022 tarihli trafik kazasında ... plakalı aracın işleteni olup, davalı ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir.
KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde dava dilekçesinin ekinde yer alan 08/09/2022 tarihli dilekçeye göre davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu görülmüştür.
Zamanaşımı defi değerlendirildiğinde; 2918 sayılı KTK.nun 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmü, yine aynı kanunun 109/2. maddesinde ise "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmüne yer verilmiştir.
Davaya konu trafik kazası 19/04/2022 tarihinde meydana gelmiş, olayın, maddi hasarlı trafik kazası olması nedeniyle, uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanmasını gerektirir bir durum bulunmamaktadır. Bu itibarla, davaya konu talepler yönünden 2 yıllık zamanaşımı süresi geçerli olup, dava dilekçesine konu edilen maddi tazminat taleplerinin, 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde ileri sürülmesi gerekmektedir. Kaza tarihinin 19/04/2022, arabulucuya başvuru tarihinin 19/09/2022, dava tarihinin 24/10/2022 olduğu görüldüğünden davaya konu tazminatın 2 yıllık süre içerisinde talep edildiği görülmüştür.
Davalının sorumluluğu değerlendirildiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Kazaya karışan...plakalı araç 29.06.2021-2022 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 19/04/2022 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği hasar bedelinden dava dışı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır.
TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce bilirkişiden kusur ve hasar bedelinin belirlenmesi için rapor aldırılmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan 07/05/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Dosyanın tetkiki neticesinde, Kazanın Oluş Şekli ve İhlaller Bakımından;
• ... plaka sayılı davalı şirket poliçeli araç sürücüsü ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 57. maddesini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna tamamen hatası ile etken olduğu kanaatine varılmıştır.
• ... plaka sayılı davacı taraf araç sürücüsü...’ın hatası ve kural ihlali olmadığı kanaatine varılmıştır.
- Onarım Bedeli bakımından Toplamda;
• Aracın orijinal parça kullanımı ile iskontosuz onarım bedelinin toplam 31.405,79 TL olduğu, bu bedele kdv dahil 472,00 TL Harici İşçilik Mobil Onarım OTO KİNG bedeli eklendiğinde toplam bedel (yukarıdaki tabloda da görüldüğü üzere) 31.877,79 TL olduğu,
• Aracın Eşdeğer parça kullanımı ile ve iskontolu olarak onarım bedelinin toplam 15.762,07 TL olduğu, bu bedele kdv dahil 472,00 TL Harici İşçilik Mobil Onarım OTO KİNG bedeli eklendiğinde toplam bedel (yukarıdaki tabloda da görüldüğü üzere) 16.234,07 TL olduğu,
- Davacının itirazı ve dava konusunun, eşdeğer parça kullanımı ve iskonto olduğu, buna göre;
• ORİJİNAL Yedek Parça kullanımı ile sadece yedek parça bedelinin toplamının (İSKONTOSUZ) kdv dahil 19.726,61 TL olduğu,
• EŞDEĞER Parça kullanımlı ile sadece yedek parça bedeli toplamının (İSKONTOLU) kdv dahil 6.449,22 TL olduğu,
- Davacıya ödendiği beyan edilen 7.102,39 TL’nin tam olarak hangi yedek parça ve işçilikler için yapıldığını gösteren bir ayrıntılı bilgi ve belge dosya içeriğinde görülememiş olduğu, bu nedenle (tam olarak ödeme ayrıntısı bir özet ve belge bazında anlaşılabilir şekilde ayrıntılı sunulu olmadığından) mahsup düşümü hesaplaması tarafımızca yapılamadığı, hususlarındaki görüş kanaat ve tespitlerimi içeren Raporumuzu, taktiri ve değerlendirmesi sayın Mahkemenize ait olmak üzere saygılarımızla arz ederiz. "şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememize sunulan bilirkişi raporu, açıkça itiraza uğramayan ve sürücülerin imzalarını taşıyan kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğundan kusura ilişkin değerlendirme, hasar bedeli ise kalem kalem gösterildiğinden ve bulunan bedellere iskonto uygulanmadan KDV' de eklenmek suretiyle sonuca ulaşıldığından hükme esas alınmıştır (İzmir BAM. ... K.)
Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile; 17.041,65 TL bakiye hasar bedeli tazminatının avans faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Tüm bu nedenler ile; 19/04/2022 tarihli çift taraflı trafik kazasında... plakalı aracın sigorta şirketi dava dışı sürücünün kusuru oranında sorumlu olacağından, dava dışı sürücünün tam kusurlu olduğu ve davacının maliki olduğu araçta mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre 31.877,79 TL hasar bedelinin bulunduğu, dava tarihinden önce davalı sigorta şirketi tarafından 15.208,06 TL ödemenin yapıldığı görülmekle bulunan hasar bedelinden yapılan ödemeler mahsup edildikten sonra bakiye kalan bedel yönünden davanın kısmen kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda temerrüte düşeceğinden bu tarihten itibaren zarar veren sigortalı aracın kullanım amacı ticari olduğundan avans faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı tarafça arabuluculuk görüşmelerinde vekil olarak yer alınmasından dolayı A.A.Ü.T. 16/2. Maddesi uyarınca arabuluculuk vekalet ücretine hükmolunması talep edilmiş ise de bahsi geçen düzenlemede açık bir şekilde "akdi avukatlık ücretinin" düzenlendiği, akdi avukatlık ücreti ile tarafın kendisi ile vekili arasındaki ücrete ilişkin asgari ücretin belirlenmiş olduğu, bu ücretin karşı tarafa yükletileceğine dair bir değerlendirme yapılamayacağı gözetilerek arabuluculuk vekalet ücreti takdir edilmemiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
- Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-16.669,73 TL hasar bedeli tazminatının davalı sigorta şirketinden (bakiye kalan 34.791,94 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) 21/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin (371,92 TL) istemin reddine,
-
Alınması gereken 1.138,70 TL karar ve ilam harcının yatan 363,70 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 775,00 TL' nin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
-
Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 363,70 TL ve 80,70 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 77,00 TL posta ve diğer giderler ile 2.600,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 2.677,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak 2.618,57 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Yargılama sırasında davalı tarafından yatırılan ve harcanan 42,00 TL posta ve diğer gider yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak 0,91 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 16.669,73 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 371,92 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
- 6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin her iki tarafta oturuma katıldığından kabul red oranı nazara alınarak 68,10 TL' sinin davacıdan, bakiye kalan 3.051,90 TL' nin ise davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/10/2023
Katip...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:53:55