İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/951 E. 2023/854 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2021/951
2023/854
24 Ekim 2023
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/951 Esas
KARAR NO : 2023/854
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/12/2021
KARAR TARİHİ : 24/10/2023
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; Müvekkili tarafından davalı şirkete satılan kuru domateslere ilişkin olarak 280.238,40-TL tutarında fatura kesilmiş olduğunu, davalı şirket 100.000,00-TL'sini çek ile ödediğini, bakiye 180.238,40-TL'lik kısmını ödemediğini, ödememesi üzerine taraflarınca 09.10.2020 tarihli ... Nolu 280.238,40-TL bedelli fatura dayanak gösterilerek bakiye 180.238,40-TL alacağı için Bergama İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, ödeme emrinin davalı şirkete tebliği üzerine 30.03.2021 tarihinde takibe itiraz edildiğini, itiraz usul ve yasaya aykırı olup takibi sürüncemede bırakma gayesiyle yapıldığını, davaya konu somut olayda “itiraz” amaçlı iade faturasına konu olan bir mal iadesi söz konusu olmadığı için bu faturanın hangi ilişkinin ifasından dolayı tanzim edildiğinin belirsiz olduğunu, neticeten iade faturası kesilmesi halinde faturaya itiraz edilmiş olduğunun kabul edilmemesi gerektiğinin Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarına da konu olduğunu, davalının davaya konu takibe itirazı alacağı sürüncemede bırakmak gayesiyle kötü niyetle yapılmış bir itiraz olup iptali gerektiğini, ilaveten takip konusu meblağ davalı tarafça gayet iyi bir şekilde bilinmekte olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine İcra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; Davacı firma ile, davalı arasında yapılmış bulunan herhangi bir yazılı sözleşme bulunmadığını, davacı taraf, davalı müvekkilene "...elimde 1. kalite kuru domates var, size gönderdim, bakarsınız..." deyip, müvekkili firmanın adresine bir kısım mal gönderdiğini, akabinde faturasını anlaşma olmaksızın, tek taraflı belirlediği yüksek birim fiyat üzerinden kesip, alacak kaydı oluşturmaya çalıştığını, ancak gönderilen malın yapılan teknik ve fiziki analizlerde ayıplı mal olduğu tespit edildiğini, kendilerinin arayıp ve davacı taraf; "...malı kardeşlerinin Çanakkale'den geçerken, davalı firmanın fabrikasından alacağını..." söylediğini, davalı müvekkiline bildirdiğini, bununla birlikte tek taraflı olarak kesilen fatura ile, ortada bir sözleşme olmamasına rağmen emrivaki şekilde verilen malın da fiyatı, müvekkilince ayrıca kabul edilmediğini, taraflar arasında malın fiyatına ilişkin bir sözleşme de bulunmadığını, bu nedenle hem malın ayıplı olmasını, hem de fiyat konusunda anlaşmazlık bulunması nedeniyle derhal iade faturası kesildiğini ve faturaya itiraz edildiğini, ancak bugüne kadar kendilerine iade faturası gönderilmesine rağmen ve bu iade faturası e-fatura olup, sistemde kayıtlı olduğunu ve davacının aynı tarihte iade faturasını sistem üzerinde aldığı açıkça belli olmasına rağmen davacı firma, malı geri almaktan imtina ettiğini ve adeta müvekkili firmayı iş bu ayıplı malı/fahiş fiyattaki malı almaya zorladığını, davacı firma tarafından 09/10/2020 tarihli fatura ile; 19.960 kg. Kuru domates için 280.238,40-TL'lik satış faturası düzenlendiğini, bu fatura davalı tarafından kabul edilmediğini, davalı tarafından 10/10/2020 tarihinde e-fatura düzenlendiğini, davacı taraf; dava dilekçesinde kendisine iade faturasının kesildiğini kabul etmekle beraber, bu iade faturasının hangi ilişkinin ifasından dolayı tanzim edildiğinin sözde belirsiz olduğunu iddia ederek, davalı müvekkilini borçlandırmaya çalıştığını, oysa satış ve iade faturalarına bakıldığında; her ikisinin de miktarının ve konusunun aynı olduğunu ve iade faturasının altında yer alan not kısmında, iade faturasının, davacının kesmiş olduğu... nolu faturaya istinaden kesildiğinin açıkça belli olduğunu, davacının ayıplı mal satışına ve fatura münderecatına itiraz nedeniyle iade faturası kesildiğini, bu nedenle aksi yöndeki davacı iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, davacı taraf öte yandan dava dilekçesinde iade faturası ile beraber malların kendilerine teslim edilmediğini, bu nedenle; iade faturasının herhangi bir anlam ihtiva etmediğini, iadenin davalı tarafça gerçekleştirilmediğini iddia ettiğini, satıcının ağır kusurunun olduğunu, bu nedenle sorumluluktan kurtulmasının da mümkün olmayıp aslında ortada sözleşmeye dayanan bir satış da olmadığını, davacı tarafça, malların iadesinin alınacağı söylenmesine rağmen, alınmadığını, müvekkili davalı hakkında baskın şeklinde icra takibi yapıldığını, yapılan haksız icra takibine karşı verilen itiraz dilekçesinde ayıp durumunun da bildirilerek takibin durdurulduğunu, 09/10/2020 tarihinde davaya konu kuru domatesin fiziksel analiz sonuçlarında; kuru domateslerin içinin kumlu olduğunu, gıda üretiminde kullanılamayacağını, içinde pek çok yabancı maddelerin bulunduğu ve bu maddelerin çokluğu nedeniyle mevcut gıda üretimine ve standartlarına uygun olmadığı ve herhangi bir şekilde işlenip, piyasaya sürülemeyeceğinin tespit edildiğini, aynı zamanda söz konusu malların; yine bir tutanak tutularak, davacı tarafça geri alınasıya kadar soğuk hava deposunda saklanmasına karar verilerek, soğuk hava deposuna konulduğunu, davalı müvekkili üzerine düşen her türlü sorumluluğu yerine getirdiğini ve malların da davacı tarafça geri alınasıya kadar soğuk hava deposunda korunması için tüm önlemleri aldığını, ancak davacı taraf; bu mallar için yapılan kısmi ödemeyi iade etmediği gibi, ayıplı mallarını da geri almamış ve kötüniyetli davranarak, müvekkili hakkında icra takibi başlattığını, ayrıca davacı tarafın %20 inkar tazminatı talebi de davayı tümden kabul etmemekle beraber haksız ve kötüniyetli olduğunu, çünkü ortada likit bir alacak olmayıp, ayıplı mal olması nedeniyle yargılamaya muhtaç bir konu olduğunu, yine taraflar arasında malın fiyatının belirlendiğini, taraflar arasında kabul gören bir sözleşme de bulunmadığını, aynı zamanda iade faturası da e-fatura yolu ile kesilmiş olduğundan, ortada likit bir alacaktan söz edilmesinin de mümkün olmadığını, bu nedenle davacının %20 tazminat taleplerinin İİK'na aykırı olduğunu, usul ve yasaya aykırı davanın tümden reddine, davacının ayıplı malı zorla kabul ettirme şeklindeki kötüniyetli davranışı ve yapmış olduğu haksız icra takibi gözetilerek, %20 tazminatın davacıdan alınarak, davalı müvekkiline verilmesine, yapılacak yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı adına bilvekale talep etmiştir.
DELİLLER: Bergama İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası, 09.10.2020 Tarihli fatura, sevk belgeleri, ticari defter ve kayıtlar, keşif, bilirkikişi raporu delil olarak düzenlenmiştir.
Bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 22/08/2022 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...Davacı ... Gıda Sanayi İthalat ve İhracat A.Ş.'nin 2020-2021 yılı yasal defterleri ile davalı ... Gid.Tur.Amb.Pet. İnş.Tic.San.Ltd.Şti.'nin 2021 yılı yasal defterlerinin Sayın Mahkemeye ibraz edilmemiş olması sebebi ile yapılan incelemeler icra dosyası uyap çıktısı, dava dosyası, davacı yanca sunulan 2020-2021 yılı muavin dökümü ile davacının 2020 yılı yasal defterleri ile sınırlı kalmıştır. Yapılan incelemeler sonucunda işbu raporun inceleme, değerlendirme ve tespitler bölümünde ayrıntısı ile açıklanan tüm bilgiler ışığında, davalı ...Gid.Tur.Amb.Pet. İnş.Tic.San.Ltd.Şti.'nin 2020 yılı yasal defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, muhasebe kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, yevmiye defteri kayıtları ile kebir defterinin uyumlu olduğu, davacı yanca sunulan muavin dökümlerine göre, davalı ... Tarım Gıd.Tur.Amb.Pet. İnş. Tic.San.Ltd.Şti.'nin 24.03.2021 tarihi itibari ile 280.238,40-TL tutarında borç bakiyesi bulunduğu, ancak işbu raporun Tarafların Yasal Defterleri Arasındaki Farklar bölümünde ayrıntısı ile belirtilen tüm bilgiler ışığında davalının 24.03.2021 tarihi itibari ile 180.238,40-TL tutarında bir borç bakiyesi bulunduğunun kabul edilebileceği, davalı yasal defterlerine göre, davacı ...Gıda Sanayi İthalat ve İhracat A.Ş.'nin 31.12.2020 tarihi itibari ile 100.000-TL tutarında borç bakiyesi bulunduğunun kabul edilebileceği, tarafların yasal defterleri arasında davalı şirket tarafından düzenlenen 10.10.2020 tarih... no.lu 280.238,40-TL tutarındaki iade faturası yönünden bir fark bulunduğunun kabul edilebileceği, İşbu raporun Tarafların Yasal Defterleri Arasındaki Farklar ve Tespit ve Değerlendirmeler bölümlerinde ayrıntısı ile belirtilen tüm bilgiler ışığında davacının kabulünde olmayan işbu iade fatura bedelinden kimin sorumlu olacağı hususunda tarafımca herhangi değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı, bu durumda davacı yanca 09.10.2020 tarih ... nolu fatura ile satışı yapılan 280.238,40-TL bedelli 19.960 kg kuru domates ürününün ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın niteliği, davalının davacıya süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı, davacının işbu davaya konu Bergama İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına istinaden alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne olacağı hususunun uzmanlık alanım dışında olması sebebi ile tarafımca tespitinin mümkün olmadığı, Sayın Mahkeme tarafından davacı yanca satışı yapılan 19.960 kilogram Kuru Domates ürününün ayıplı olduğu ve bedelinden davacının sorumlu olduğuna karar verilmesi durumunda, Davacı... Gıda Sanayi İthalat ve İhracat A.Ş.'nin işbu davaya esas Bergama İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyasına istinaden 24.03.2021 icra takip tarihi itibari ile davalı ... Tarım Gıd.Tur.Amb.Pet. İnş.Tic.San.Ltd.Şti.'nden herhangi bir alacak talep edemeyeceği, Sayın Mahkeme tarafından davacı yanca satışı yapılan 19.960 kilogram Kuru Domates ürününün ayıplı olmadığı ve bedelinden davalının sorumlu olduğuna karar verilmesi durumunda, Davacı ... Gıda Sanayi İthalat ve İhracat A.Ş.'nin işbu davaya esas Bergama İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına istinaden 24.03.2021 icra takip tarihi itibari ile davalı ... Tarım Gıd.Tur.Amb.Pet. İnş.Tic.San.Ltd.Şti.'nden 180.238,40-TL tutarında asıl alacak talep edebileceği değerlendirilmiştir.Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere arz ederim..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bergama ... Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan talimat uyarınca ... Talimat sayılı dosyadan yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 25/11/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunun sonuç kısmına göre;".....Bergama/İZMİR adresinde bulunan... TARIM GIDA TURİZM AMBALAJ PETROL İNŞAAT TİC. SAN. LTD. ŞTİ adresinde keşif yapılarak kuru dometeslerin ayıplı olup olmadığı, ayıbın gizli ayıp niteliğinde olup olmadığı, domateslerin ayıpsız halinin maddi değerinin ve ayıplı halinin KG cinsinden ve toplam ürün cinsinden toplam değerinin tespit edilerek rapor yazılarak, Sayın Mahkeme’ye sunulması yönünden, bilirkişi heyetimizce yapılan tespit ve değerlendirmeler sonucundaki görüşlerimizin Sayın Mahkemeyi bağlayıcı bir yönünün bulunmadığından hareketle; Kuru Dometeslerin ayıplı olduğu, ayıbın açık ayıp niteliğinde olduğu, ürünlerin bu durumu göz önünde bulundurulduğunda gizli ayıp tespitine gerek olmadığı, gizli ayıp tespiti için analiz sonucune göre değerlendirme yapmak gerektiğinden takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere analiz sonuçları geldiğinde bilirkişi heyetimizce Sayın Mahkemeye Ek Rapor sunularak ürünlerdeki gizli ayıbın tespitinin yapılabileceği, Ürünlerin ayıplı hali değerlendirmeler bölümünde detaylı açıklandığı üzere KG cinsinden değerinin olmadığı, imhasının gerektiği, Ürünlerin ayıpsız halinin dava tarihi itibariyle KG cinsinden değerinin 13 TL olduğu, 19.960 Kg ürün için toplamda ayıpsız değerinin 259.480-TL olduğu, Sayın Mahkemede görülen dava sonucunda Tarım ve Orman Bakanlığı, Bergama İlçe Tarım Müdürlüğü’ eli ile ürünlerin imha edilmesi gerektiği düşünülmektedir. Hususlarındaki kanaatlerimizi belirtir nihaî takdiri ve hukukî değerlendirmesi Sayın Mahkemenize ait olmak üzere iş bu bilirkişi heyeti raporumuzu üç nüsha halinde Sayın Mahkemeye arz ederiz..."şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 07/03/2023 tarihli bilirkişi heyet ek raporunun sonuç kısmına göre;"Hammadde aşamasında olan kuru domateslerde toz-kum tanelerinin bulunmasının ayıp teşkil etmeyeceği, sadece bu husus değerlendirdiğinde ürünlerin ayıplı olmadığı, Sonuç ve kanaatine varıldığını, Sayın Mahkemenizin bilgi ve değerlendirmelerine Saygıyla arz ederiz..."şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 19/07/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunun sonuç kısmına göre;"...Tarafımıza teslim edilen kuru domates numunelerinin küflenmiş ve bozulmuş olmalarından dolayı kuru domateslerin içerisinde hangi oranda kum ve toz bulunduğunun saptanmasının mümkün olamadığı, gıda sektöründe hammadden son ürün işleyecek olan işletmelerin hammadde ile ilgili belirlemiş oldukları kriterlere göre alım yapmalarının işin doğası gereği olduğu, ancak taraflar arasında hammadde kabul kriterleri hususunda düzenlenmiş bir sözleşmenin dosya içeriğinde bulunmadığı, davalının, işletmesinde yapmış olduğu Fiziksel Analizler sonucunda Kuru domateslerde %35 oranında içi kumlu, temizlenemeyecek derecede tane bulunduğunu tespit ettiği ve tutanakla kayıt altına aldığı, kuru domates piyasasında tarafımızca yapılan araştırma sonucunda, kum için üst sınırın %3,0 olduğu, normal Yıkama işlemi ile temizlenemeyecek kadar kum içeren tane oranının % 35 olmasının hammadde kabul kriterlerine uygun olmadığı, Dava konusu kuru domateslerin gıda olarak tüketilemeyecek nitelikte ayıplı ürün olduğu ve temizlenemeyeceği kanaatindeyiz. Sayın Mahkemenin takdirlerine arz ederiz..."şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
-
Dava, satış sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili talepli başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacıya satılan kuru domatesler nedeniyle 280.238,40. TL tutarlı fatura düzenlendiğini, davalı tarafın 100.000,00. TL'lik kısmını çek ile ödemesine rağmen faturanın bakiye 180.238,40. TL'lik kısmını ödemediğin, bakiye alacakla ilgili başlatılan takibe itiraz edildiğini, davalının itiraz dilekçesinde iade faturası düzenlediğini ileri sürdüğü ancak iade faturası düzenlenmesinin tek başına sonuç doğurmayacağı, davalının iade faturası ile birlikte satışa konu malları da davacıya teslim etmesi gerektiği ancak malların teslim edilmediğini, bu nedenşe itirazın yerinde olmadığını ve iptali gerektiğini ileri sürerek davanın kabulü ile itirazın iptaline, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
-
Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasında satışa ilişkin yazılı bir sözleşme olmadığını, davacı şirket yetkilisinin elinde 1.kalite mal olduğu beyanı üzerine malın gönderildiği ve fatura düzenlendiği, ancak yapılan incelemede hem malın ayıplı olması hem de piyasa değerinin üzerinde fiyat ile fatura düzenlenmesi nedeniyle iade faturası düzenlendiği, davacı tarafça malın davalıya ait depodan iade alınacağı beyan edilmesine rağmen almadıklarını, iade faturasının sistem üzerinden davacıya iletildiğini, davacının malları ağır kusurlu olarak ayıplı şekilde davalıya teslim ettiğini, ayıp ihbar sürelerine uyulmaksızın davacının ayıptan dolayı sorumlu olacağını, fatura konusu malların kumlu oldukları ve gıda olarak kullanılamayacakları, bu nedenle davacının fatura alacağı talebinin yersiz olduğunu ileri sürerek davanın reddi ile %20 tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
-
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, satış sözleşmesine konu malların ayıplı olup olmadığı, ayıbın niteliği(açık. gizli), süresinde ayıp ihbarı yapılıp yapılmadığı, malların davacıya iade edilmemiş olmasının davalının sorumluluğunu gerektirip gerektirmediği noktalarında toplanmaktadır.
-
Satış sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 207. Ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesine göre, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. Anılan TBK'nın 223/2. Maddesine göre ise, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.
TBK'nun 227. Maddesinde; "Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1.Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
2.Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
3.Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
4.İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.
Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.
Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.
Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
- Satılanın ayıplı olduğu hususundaki ispat külfeti davalı alıcı üzerindedir. Mahkememizce gıda mühendisi bilirkişilerden oluşturulan heyetten alınan 25/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda ürünlerin ayıplı olduğu, ayıbın açık nitelikte olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunda yapılan tespitler mahkememizce yeterli görülmemekle ve taraf itirazları da gözetilerek davalı savunmasında yer alan toz-kum tanelerinin ayıp oluşturup oluşturmadığı hususunda rapor düzenlenmesi istenilmiş, dosyaya sunulan 07/03/2023 tarihli ek raporda, toz ve kum tanelerinin güneşte kurutulan domateslerde olağan bir sonuç olduğunu, bunların çeşitli yöntemlerle arındırılabileceğini, bu nedenle domatesler üzerinde toz ve kum taneleri bulunmasının ayıp teşkil etmeyeceği yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür.
Rapora karşı davalı vekili tarafından sair itirazlar ileri sürülmüştür.
Mahkememizce yapılan inceleme ve değerlendirmede, her ne kadar bilirkişi heyeti tarafından domatesler üzerinde toz ve kum bulunması ayıp olarak değerlendirilmemiş ise de, domateslerin bu şekilde tüketilemeyeceğinin bilirkişi heyetinin de kabulünde olduğu, ayrı işlemlerden geçirilmesi suretiyle ek maliyet sarf edilerek bu ürünlerin kullanılabileceğinin de yine raporda belirtildiği, bu durumun "ayıp" kavramında yer alan "Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur." hükmü de dikkate alındığında domateslerin içerisinde bulunan toz ve kum birikintisinin oran ve yoğunluğuna göre ürünü ayıplı hale getirebileceği dikkate alınarak bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli görülmemiş, dosyanın farklı bir heyete tevdiine karar verilmiştir.
Dosya 3 gıda mühendisi bilirkişiden oluşan farklı bir heyete tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 18/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda kuru domates piyasasında kum-toz yoğunluğunun %3 seviyesinde kabul edilebilir olduğu ancak uyuşmazlık konusu domatesler üzerinde %35 civarında kum bulunduğu, domateslerdeki kumların temizlenebilir olmadığı, ürünlerin ayıplı olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraflarca süresi içerisinde rapora karşı itiraz ileri sürülmemiştir.
Mahkememizce yapılan inceleme ve değerlendirmede, kuru domateslerin mevcut durumu itibariyle küflenmiş oldukları ancak yine de kum-toz tanelerinin görülebildiği, kuru domateslerin kıvrımları arasına giren kum ve toz tanelerinin temizleme yoluyla arınmayacağının da belirtildiği, bu haliyle domateslerin kabul edilebilir oranın üzerinde kum ve toz taneleri içerdiğinin gerek bilirkişi raporu ile gerekse davalı şirketin mal kabul sonrasında yaptığı ve tutanağa bağladığı inceleme sonuçları ve bunu doğrulayan tanık beyanları ile ispat edildiği değerlendirildiğinden satışa konu malların ayıplı olduğunun ispat edildiği değerlendirilmiştir.
- Taraflar arasındaki bir diğer uyuşmazlık konusu husus davalının süresinde ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı hususundadır.
Davacı tarafça ayıp ihbarı konusunda davacı şirket yetkilisine telefon yoluyla bildirimde bulunulduğu, iade faturası düzenlenerek davacı şirkete gönderildiği savunulmuştur.
Mahkememizce Bergama Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak davalının iade faturasına ilişkin sistem gönderi kayıtları istenilmiş, dosyaya sunulan 27/12/2022 tarihli müzekkere cevabına göre davalı şirketin düzenlediği 10/10/2020 tarihli 280.238,40-TL bedelli iade faturasının davacı tarafa gönderildiği belirtilmiştir.
Davalı tanıklarından ... beyanlarında kuru domateslerin kontrollerinin kendileri tarafından yapıldığını ve domateslerde yüksek oranda kum ve toz bulunduğunu, bu durumun tutanağa bağlanarak şirket yetkililerine bildirildiğini beyan etmişlerdir.Davacı tarafça malların teslim edildiği tarih 09/10/2020 ile aynı tarihte tutanak düzenlenerek kum-toz durumuna dair tutanağın tanzim edildiği, 10/10/2020 tarihinde ise iade faturası düzenlendiği, iade faturasının davacı şirkete vergi dairesi sistemi üzerinden iletildiği, fatura üzerinde açıkça davacının düzenlediği alacak faturasına istinaden iade faturası düzenlendiğinin belirtildiği görülmüştür.Buna göre davacının malları tesliminin sonrasında 1 gün sürede kontrol yapılarak iade faturası düzenlenmiş olmasının süresinde ihbar külfetinin yerine getirildiğini gösterdiği değerlendirildiğinden ayıp ihbarının gerçekleştiği kabul edilmiştir.
Bir diğer taraftan TBK'nın 225.maddesinde satıcının ağır kusuru düzenlenmiştir."Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz.Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir." hükmü yönünden yapılan değerlendirmede, davacının meyve-sebze ticareti ile uğraştığı ve gönderilen domateslerdeki kum oranının ayıp teşkil ettiğini bilebilecek durumda olduğu, satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplarla ilgili olarak ağır kusurlu kabul edilmesi gerektiği, bu haliyle salt süresinde ayıp ihbarında bulunulmamış olmasının, ayıbın ispat edilmiş olması koşuluyla davacı açısından sorumluluktan kurtulma imkanı vermeyeceği, somut uyuşmazlıkta davalı şirket nezdinde teslim tarihinde kontrol personeli olarak çalışan ve mahkememizce de dinlenen tanık beyanları ile domateslerin teslim anında tozlu ve kumlu olduklarının belirtilip tutanak altına alındığı, buna göre süresinde ayıp ihbarında bulunulmamış olsa dahi davacının kendisi tarafından bilinmesi gereken bu ayıptan dolayı sorumluluğunun bulunacağı değerlendirilmiştir.
-
Yargılama sırasında davacı tarafça keşif yapılan ve üzerinde inceleme yapılan domateslerin davacının teslim ettiği domatesler olup olmadığının belirli olmadığı, başka kuru domateslerin de incelemeye sunulmuş olabileceği ileri sürülmüştür. Davalı tanıkları ve inceleme tarihinde tutulan inceleme tutanakları ile teslim edilen domateslerin toz ve kum içerdiklerinin belirtildiği, tanıklar ......n yeminli beyanları ile bu hususların doğrulandığı, bu haliyle inceleme konusu yapılan domateslerin davacının teslim ettiği domatesler olmadığı konusunda başkaca bir delil de bulunmadığı dikkate alınarak davacı vekilinin bu yöndeki iddiaları kabul görmemiştir.
-
Davacı tarafça satışa konu malların davacıya iadesinin gerçekleştirilmediği, bu nedenle faturanın iade edilmiş olmasının tek başına ayıptan dolayı sorumluluğu doğurmayacağı ileri sürülmüştür.
Alıcı, satılan malın ayıbının bulunması halinde TBK’nın 227. maddesine göre satılanı redde hazır olduğunu beyanla sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme hakları mevcuttur. Davacının sözleşmeden dönme iradesine karşılık birlikte ifa kuralı gereğince davacının da kendisine çek ile ödenen 100.000,00-TL'nin iadesini gerçekleştirmesi gerektiği, davacının kendisine ödenen mal bedelini iade etmeksizin malların kendisine iade edilmediğini savunmasının mümkün olmadığı, bu nedenlerle malların davacıya gönderilmemiş olmasının sonuca etkili olmayacağı değerlendirilmiştir.
10-Bilirkişi raporları ile mallar üzerindeki yabancı madde oranının gıda ile kullanıma uygun olmayacak düzeyde yüksek olduğu sabit olup, alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanmasında bir engel bulunmadığı, "Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir." hükmünün somut uyuşmazlıkta uygulanmasının yerinde olmayacağı değerlendirilmiştir.
11-Davalı tarafça kötü niyet tazminatı talebinde bulunulmuş ise de davacının takipte kötü niyetle hareket ettiğinin ispat edilemediği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılamayı gerektirir nitelikte hukuki ihtilaf olduğu gözetilerek kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın REDDİNE,
-
Kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85. TL harçtan peşin olarak alınan 2.176,84. TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 1.906,99. TL bakiye harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına takdir edilen 28.838,14. TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
-
Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
-
Davalı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 571,90. TL keşif harcı, 300,00. TL keşif araç ücreti, 128,00. TL posta ve tebligat ücreti, 7.046,60. TL bilirkişi ücreti toplamı 8.046,50. TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 1.320,00. TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/10/2023
Katip ...
e-imzalıdır Hakim ...e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:10