İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/849 E. 2023/852 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/849
2023/852
25 Ekim 2023
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/849 Esas
KARAR NO : 2023/852
DAVA : Menfi Tespit (Alım Satım)
DAVA TARİHİ : 18/10/2022
KARAR TARİHİ : 24/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Veterinerlik Hayvancılık Sanayi Ticaret Limited Şirketi müvekkili davacı aleyhine 28.06.2022 tarihinde Ödemiş İcra Dairesinin ... E. Numarasıyla icra takibi başlatıldığını, İcra takibine ilişkin evrakların muhtara tebliğ edildiğini, bu nedenle takibi geç öğrenen müvekkilin icra takibine karşı itiraz süresini kaçırdığını, müvekkili davacının,davalı şirkete böyle bir borcu olmadığını,bu nedenle böyle bir borcun olmadığının tespiti amacıyla İİK 72. Maddesinde yer alan menfi tespit davası açtıklarını, davalı şirket ile müvekkili arasında uzun süredir devam eden ticari bir ilişki bulunduğunu, icra takibinde borcun nedeni olarak 22.04.2020 tarihli ve ... seri nolu faturayı gösterdiklerini, bu faturada yer alan alışverişin doğru olduğunu, faturaya ilişkin olarak alınan 4 adet süt sağım makinasının bedelinin daha önce müvekkili tarafından ödendiğini,bu bedelin müvekkilin adına olan Ziraat Bankası hesabından davalı şirket sahibi olan Mehmet ... adına gönderildiğini, Buna ilişkin ödeme evrakı olan dekont dilekçe ekinde olduğunu, ödemenin ... adına gönderildiğini, müvekkilinin bu borcun küçük bir kısmını elden büyük bir kısmını ise Ziraat Bankasından gönderdiğini, müvekkili ile davalı şirket arasında elden ödemelerinde yapıldığı alışverişlerin mevcut olduğunu, bu alışverişe ilişkinde bir kısım elden kalan kısmı ise banka üzerinden ödendiğini,müvekkili ile davalı yanın geçmişe dayanan bir ticari ilişkisi bulunduğunu, müvekkili, davalı şirketten alışveriş yapmakta bu alışveriş nedeni ile borcunu ödedikçe şirketin müvekkile tahsilat makbuzu vermekte ya da fatura düzenlemekte olduğunu, bu ödeme şirket sahibine yatırıldığı için şirket hesapları eksik kontrol ettiği için bu sonunun oluştuğunu belirterek talebimizin kabulü ile davalı şirket ile müvekkili arasında mevcut ve geçerli bir borcunun bulunmadığının tespitine, neticetten Ödemiş İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı haksız icra takibinin durdurulmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla,bu dava sebebiyle uğramış olduğumuz zararların yasa gereği alacağın %20 sinden az olmamak kaydıyla kötü niyetli davalıdan alınarak müvekkile verilmesine, vekalet ücreti ve sair yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından, davalı müvekkili hakkında menfi tesbit istemli dava açıldığını, davacı tarafından açılan işbu davaların hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli bir dava olması sebebiyle reddinin gerektiğini, davacı, dava dilekçesinde, tüm iddialarını yazılı delil ile kanıtlaması gerektiğini, davacının dava dilekçesindeki iddiasını, HUMK. 200 ve 201 madde ve ilgili maddeleri uyarınca yazılı delil ile, senede karşı senetle isbat etmesi gerektiğini,davacı davalı müvekkiline 22.04.2020 TARİH ve ... SERİ NOLU, 16.000,00-TL'sı fatura ile satış ve teslimi yapılan mal bedelleri sebebi ile borçlu bulunduğunu, davacı söz konusu faturaya ilişkin borcunu tüm sözlü taleplerine rağmen ödememesi nedeniyle davalı hakkında Ödemiş İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ile icra takibine geçtiğini ve takibin kesinleşme sonrasında borçlunun hali hazırda borcunu ödememesi sebebiyle icra işlemlerine devam ettiğini, icra takibine konu olan borcunu 24/03/2020 tarihli havale ile bir kısmını da elden ödediklerini, davacının hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyeti iddialarını kabul etmediklerini, davacı tarafından davalı müvekkili aleyhine açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olması sebebi ile reddine, davacının kötü niyetli olarak dava açması sebebi ile davalı müvekkili lehine dava değerinin %20 si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, lehimize yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine karar verilmesine talep etmiştir.
Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit tespitine ilişkindir.
Davaya konu Ödemiş İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde davalı tarafından davacı aleyhine 16.000.00-TL üzerinden takibin başlatıldığı ödeme emrinin davacı/ borçluya tebliğ edildiği süresinde ödeme emrine itiraz edilmediğinden takibin kesinleştiği görülmüştür.
Mahkememizin 11/05/2023 tarihli celsesi 4 nolu ara kararı gereğince; tüm dosya kapsamı ve tarafların ticari defterleri incelenerek takip konusu faturanın taraf defterinde kayıtlı olup olmadığına, davacının davalıya borcu var ise miktarının, ödeme yapılmış ise kime ne miktarda ödendiğinin ve ayrıca davacının esnaf işletme gelirini aşıp aşmadığı, tacir olup olmadığının incelenen defterlere göre belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına,
Bilirkişiden alınan 03/08/20203 tarihli raporun sonuç kısmına göre
"Davacının Tacir Olup Olmadığı Konusunda Yapılan İncelemede;
Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi hesap özetinde, 2020 yılı gerçekleşen brüt satış hasılatının 163.112,45 TL, 2021 Yılı Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi Hesap özetinde gerçekleşen brüt satış hasılatının 25.698,74 TL olarak beyan edildiği,(Ek-1) Davacının 2020 yılındaki brüt satış hasılatının 213 sayılı V.U.K’nun 177.maddesinin 2.no.lu bendine göre ve 21.07.2007 tarih 26589 sayılı resmi gazete 2007/12362 nolu kararnamede belirtilen 2020 yılı için 195.000,00 TL haddi aştığından 2020 yılında tacir olarak, 2021 yılı için 210.000,00 TL tutarındaki haddi aşmadığından 2021 yılında esnaf olarak değerlendirilmesi gerekeceği,
Davacı Ticari Defterlerinin Tasdikine ilişkin Yapılan İncelemede;
Davacının 2020-2021 yılında işletme defterine ve defter beyan sitemine tabi olduğu tespit edilmiş olup, sistemde tutulan defterlerinin 213 sayılı VUK. 221. ve 222.maddeleri uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6102 sayılı TTK’ da, tutulacak defterler arasında işletme defterinin yer almadığı ve kapanış onayına tabi olmadığı, Davacı Ticari Defter Kayıtlarındaki Hesap İşlemlerine İlişkin İncelemede; Davacıya ait defter beyan sistemi üzerinde yapılan incelemede; takibe konu 22.04.2020 tarih ... NOLU 16.000,00 TL tutarındaki faturanın İşletme defteri “Gider” bölümü 29.satırda kayıtlı olduğu, Davacının 2020-2021 yıllarında işletme defterine tabi olduğu, İşletme defterinin tek taraflı kayıt sistemi ile tutulması nedeniyle bu deftere ödemelere ait belgelerin kaydedilmediği, sadece gelir ve gidere ait faturaların kaydedildiği, bu nedenle işletme defterinde bakiye bir tutarın olmadığı,
Davalı Ticari Defterlerinin Tasdikine ilişkin Yapılan İncelemede;
Davalının 2020-2021 yılında e-defter kapsamında olduğu, Davalının 2021-2022 yılına ait incelemeye sunduğu ticari defterlerinin 213 sayılı VUK. 221. ve 222.maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK’nun 64/3. maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı değerlendirmesinin takdiri Sayın Mahkeme'nizde olmak üzere; 6102 sayılı T.T.K 64/3. maddesi uyarınca 2020-2021 yılı yevmiye defterine yapılması gereken kapanış tasdikinin süresinde yaptırıldığı, ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu ve birbirini doğruladığı,
Davalı Ticari Defter Kayıtlarındaki Hesap İşlemlerine İlişkin İncelemede;
Takibe konu 22.04.2020 tarih ... nolu 16.000,00 TL tutarındaki faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,
30.03.2020 tarihinde davacının davalıya 24.000,00 TL tutarında havale kaydının bulunduğu, bu havale ile takibe konu faturanın ödendiği tespit edilmiştir." şeklinde rapor sunduğu görülmüştür.
Somut olayda, davalı tarafça 22/04/2020 tarihli "Süt Sağım Makinesi" açıklamalı 16.000,00 TL bedelli faturanın ödenmediği iddia edilerek takip başlatılmış ve süresinde ödeme emrine itiraz edilmeyerek takip kesinleşmiştir. Faturaya konu ürün sipariş üzerine üretilmediğinden ve böyle bir iddia ile savunmada bulunmadığından taraflar arasında TBK' nun 207. maddesinde düzenlenen satım sözleşmesinin bulunduğu ve faturaya konu ürünün satıcı/davalı tarafından alıcı/davacıya teslim edildiği sunulan dava ve cevap dilekçeleri ile sabittir. Satım sözleşmelerinde satıcı ürün teslim etmekle alacak istem hakkına sahip olduğundan ve ürünün teslim edildiği dava dilekçesi ile ikrar edildiğinden davacı tarafça bedelin ödendiğinin ispatı gerekecektir. İncelenen taraf ticari defterlerine göre takibe konu faturanın ticari defterlere kaydedildiği, iş bu fatura dışında 2 adet daha faturanın yer aldığı fatura toplamlarının 24.000,00 TL olduğu, davacı tarafça 30/03/2020 tarihinde 24.000,00 TL ödemenin davalı ticari defterlerine kaydedildiği, yapılan ödemenin kaydedilmesi ile HMK' nun 222. Maddesi birlikte değerlendirildiğinde ödemeye ilişkin davacının davasını kesin delil ile ispat ettiği, her ne kadar davalı fatura tarihinden önce ödeme yapılmasının gerçek dışı olduğunu savunmuş ise de, faturaların teslim sonra düzenlenebileceği ve/veya teslim tarihinden önce avans ödemesinin de yapılabileceği nazara alındığında savunmaya itibar edilmeyerek yemin deliline de açıkça cevap dilekçesinde dayanılmadığından davanın kabulüne, davalının kötü niyetini ispat eder bir delil bulunmadığından davacının tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın KABULÜ ile; davacının Ödemiş İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine,
-
Davacının tazminat talebinin REDDİNE,
-
Alınması gereken 1.092,96 TL karar ve ilam harcının yatan 273,24 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 819,72 TL' nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
-
Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 273,24 TL peşin harç, 80,70 TL başvurma harcı, 107,00 TL posta ve diğer giderler ile 1.500,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 1.966,94 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 16.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-
Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, taraf vekilinin yüzüne karşı KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/10/2023
Katip ...
E imza
Hakim ...
E imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:10