SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/603 E. 2023/832 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/603

Karar No

2023/832

Karar Tarihi

17 Ekim 2023

T.C.

İZMİR

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/603 Esas

KARAR NO : 2023/832

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

DAVA TARİHİ : 07/09/2021

KARAR TARİHİ : 17/10/2023

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ile; 20.11.2019 tarihinde...- Bonova/İZMİR adresinde müvekkili şirket tarafınca yapılan kontrolde "Sözleşmesiz Enerji Kullanmak" suretiyle kaçak enerji kullandığının tespit edildiğini, seri ... kaçak elektrik durum tespit tutanağı düzenlendiğini, söz konusu adreste yapılan tespit sonrası kullanıcının davalı... olduğunu, mecurda kiracı olarak oturduğunun anlaşıldığını, kiralanan mecurun "gıda işletmesi,kafeterya,restorant" kullanım şekli ile kiralanması nedeniyle Ticarethane abone grubuna dayalı olarak davalıya, 21.11.2019 fatura tarihli ... kodlu 63.184,54-TL kaçak kullanım bedelli fatura tahakkuk edildiğini, davalının kendisine müvekkili kurum tarafından tebliğ edilen faturaya rağmen davaya konu kaçak kullanıma dayalı elektrik kullanım bedelleni ödemediğini, müvekkili şirketin alacağının tahsili amacıyla İzmir ... İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyası ile borçlu şirket hakkında icra takibi açıldığını, davalı/borçlunun, 02.03.2020 tarihli dilekçesi ile borçlu olmadığından bahisle borca itiraz ettiğini, davalının icra dosyasına itirazı neticesinde, ticarethane aboneliğinin bulunması nedeniyle zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuşsa da, 25.03.2021 tarihli son tutanakta görüldüğü üzere davacı borcunun ödemeye yanaşmamış ve tutanak anlaşamama olarak kapatıldığını, davalı/borçlunun itirazının haksız olduğunu, davalı şirket abone sözleşmesi yapmadan abonesiz olarak sayaçtan geçerek kaçak kullanımda bulunduğunu, hukuka aykırı yollarla enerji sağlamış ve tahakkuk eden tüketim bedellerini de ödemediğini, İzmir... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına sunulan itiraz müvekkili şirketin alacağını geciktirmeye yönelik olduğunu, bu nedenlerle davalı borçlunun İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına ilişkin itirazının iptalini ve mevcut bakiye borcun işleyecek faiz ile birlikte tahsili için takibin devamına karar verilmesini, Davalı tarafın %20’den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; müvekkili aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas numarası ile icra takibi başlatılmış olup borca süresi içinde itiraz edildiğini, davacı tarafın dilekçesinde öne sürmüş olduğu beyanları kabul etmemekle birlikte somut bir delil, dayanak olmadan davaya konu kaçak elektrik kullanımı için müvekkilinin üzerine atılı suçun kesin delillerden uzak afaki varsayımlar ile işlediği iddia edildiğini, davacının, dava dilekçesinde 20/11/2019 tarihinde... /Bornova/ İzmir adresinde ... ELEKRTİRİK DAĞITIM A.Ş. tarafınca yapılan kontrolde 'sözleşmesiz enerji kullanmak' suretiyle kaçak enerji kullanıldığının tespiti ile tutanak düzenlendiğini, adreste yapılan tespit sonunda kullanıcının müvekkil olduğunun anlaşıldığını, 21/11/2019 tarihli 63.184.54-TL kaçak fatura bedelini tahakkuk ettiklerini belirtmiş, başkaca hiçbir delil ve emare olmadan müvekkil hakkında dava açılmıştır. Dava dilekçesinde 'Söz konusu adreste yapılan tespit sonrası kullanıcının müvekkil olduğu, mecurda kiracı olarak oturduğu anlaşılmıştır.' denildiğini, ancak bu hususun nasıl anlaşıldığı hangi delile dayanıldığı belirtilmediği gibi dosya kapsamında bu iddiayı destekleyecek herhangi bir emare de sunulmadığını, öncelikle belirtmek gerekir ki söz konusu konumda... diye bir adres yer almadığı gibi müvekkilinin daha önce kiralamış olduğu adres ile dava konusu adres arasında bir cadde uzaklık bulunduğunu, davacının dosya kapsamında sunmuş olduğu Kayıp Kaçak Dökümü evrağında kayıt tarihi olarak 20.11.2019 tarihinde yapılan kontrol ile 90 güne tekabül eden 22.08.2019-20.11.2019 tarihleri aralığında kaçak elektrik kullanıldığının belirtildiğini, müvekkilinin 2019 senesinde dava konusu mesken ile hiçbir alakası olmayıp müvekkiliin bu tarihten bir yıl kadar önce zaten 15.06.2018 tarihinde farklı bir adreste yeni bir kira kontratı imzalamış olup davacının belirttiği fatura tarihinde o konutla hiçbir bağının bulunmadığını, müvekkilinin dava dilekçesine konu adreste hiç oturmamış olup ... olan dükkanı yalnızca 2 ay depo olarak kullandığını, buna rağmen ne sayaç numaraları ne de daire numaraları uyuşmamasına rağmen yapılan "tespitte" müvekkili ...'in mecurda kiracı olarak oturduğu kanaatine varıldığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte; bir an için dava konusu elektriğin müvekkili tarafından kullanıldığı kabul edilse dahi kaçak elektrik kullanımının söz konusu olmadığını, sadece abone olmadan elektrik enerjisini sayaçtan geçirmek suretiyle kullandığını, somut olayda kaçak elektrik değil elektrik piyasası müşteri hizmetleri yönetmeliğinin 14/1- e maddesi gereğince usulsüz elektrik kullanımı söz konusu olduğunu, bu nedenle de kaçak bedelinin hesaplanmasına ilişkin hükümlerin uygulanamayacağı göz önünde bulundurulması gerektiğini, kaçak elektrik kullanıp kullanılmadığı veya usulsüz elektrik kullanımı olup olmadığı hususunun duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi için Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili hükümleri ve tutanak içeriği dikkate alınarak rapor alınması gerektiğini, bir an için işbu durumun kaçak elektrik kullanmak olduğu ve 90 güne tekabül eden 22.08.2019-20.11.2019 tarihleri içerisinde kullanıldığı müvekkili tarafından kabul edilse dahi belirtilen elektrik enerji miktarını tüketmesinin fiziken mümkün olmadığının da ayrı bir husus olduğunu, müvekkilinin 2017 yılında 4 ay gibi kısa dönem kiralamış olduğu adreste kendisine hiç fatura gelmediğini, müvekkilinin kaçak kullanımdan sorumlu tutulamayacağı gibi haksız fiili işleyen kişinin sorumlu olacağını, davacı şirket ile müvekkili arasında herhangi bir abonelik sözleşmesi bulunmadığını, bu nedenlerle müvekkilini borçlu olmadığının tespiti ile faturanın iptali ve davanın reddine, %20 den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE;

  1. Dava, kaçak elektrik tespit ve tahakkuna dayalı düzenlenen fatura alacağına yönelik başlatılan takibe karşı yapılan itirazın iptali davasıdır.

  2. Davacı taraf davalının kiracı olarak kullanımında olan işyerinde kaçak elektrik tüketimi gerçekleştirildiğini ileri sürerek icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiştir.

Davalı tarafça esasa yönelik savunmaların dışında ayrıca görev yönünden itirazlar ileri sürülmüş, davalının tacir olmadığı savunulmuştur.

  1. Görev kamu düzenine ilişkin olup mahkemece her aşamada resen gözetilmesi gerekmektedir.

  2. Somut olayda her ne kadar kaçak tespitinin gerçekleştirildiği işyerinin dükkan olması nedeniyle dava asliye ticaret mahkemesinde açılmış ise de kaçak elektrik tüketiminin haksız fiil niteliğinde olduğu ve davalının da gerçek kişi olduğu gözetildiğinde davalının tacir olup olmamasına göre görevli mahkemenin değişeceği değerlendirilmiştir. Nitekim Yargıtay ...Hukuk Dairesi'nin ... Karar sayılı kararında da;

(Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında ise; taraflar arasındaki abonelik sözleşmesinde davacının abone grubu ticarethane olarak belirtilmekle birlikte, gerçek kişi olan davacının TTK hükümlerine göre tacir sıfatına haiz olup olmadığının araştırılarak, tacir olması halinde uyuşmazlığın çözümünün yukarıdaki yasa hükümleri de gözetildiğinde Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevi içinde olduğu, tacir sıfatını haiz olmadığında ise uyuşmazlığın 6502 sayılı Kanun kapsamında kalmadığından Asliye Hukuk Mahkemesi olarak davanın görülmesi gerekir.) aynı yönde görüş bildirilmiştir.

  1. Somut olayda davalı hakkında tacir olup olmadığı yönünde yapılan araştırmada, davacının İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü'nde tacir kaydının bulunmadığı, vergi kaydının bulunmadığı, herhangi bir vergi kaydı bulunmaması nedeniyle tacirlik sınırı üzerinde bir iş hacminin bulunmadığı, davacının tacir olduğuna dair dosya kapsamında başkaca bir delil de bulunmadığı görülmüştür.

Toplanan delillerin değerlendirilmesinde, davalının tacir sıfatını haiz olduğuna dair herhangi bir delil bulunmadığı anlaşıldığından uyuşmazlığın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

Yukarıda izah edilen temel ilkeler çerçevesinde davacının mesleki faaliyeti sırasında meydana geldiği ileri sürülen kaçak elektrik tüketimine ilişkin davanın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerekmektedir. Bu nedenle mahkememizin görevsizliğine, görevli ve yetkili mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. DAVANIN, HMK 114/1. c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA,

  2. HMK'nun 20.maddesi uyarınca bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dava dosyasının yetkili ve görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, kesinleşmeden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dosyanın yetkili ve görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse davanın açılmamış sayılacağının İHTARINA,

  3. Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkeme tarafından değerlendirilmesine,

Dair, davacı vekilinin duruşma salonunda yüzüne karşı, davalı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı taktirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

17/10/2023

Katip ...

e-imzalıdır

Hakim...

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapelekrtirikİtirazınİptali(HaksızEylemdenZararNedeniyle)izmirKaynaklanandağıtımhüküm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:10

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim