SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/534 E. 2023/822 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/534

Karar No

2023/822

Karar Tarihi

12 Ekim 2023

T.C.

İZMİR

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/534 Esas

KARAR NO : 2023/822

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 23/06/2022

KARAR TARİHİ : 12/10/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkili inşaat hafriyat işleri yan sıra iş makinası, tonajlı kamyon vb araçların alım satımı işiyle iştigal ettiğini, 2021 yılı Şubat ayı başında davalı borçlunun babası ...müvekkilline bir kısım inşaat yıkım/hafriyat işlerini yapıp yapamayacağı konusunda irtibata geçtiğini, bu kapsamda konu işlerle ilgili teklif dosyası alımı, teminat yatırılması gibi ücretler için müvekkilince davalı borçlunun... nezindeki hesabına 09.02.2021tarihinde 27.500,00 TL ödeme yaptığını, akabinde davalı borçlu ile babası ...'nın müvekkili ile irtibata geçtiğini elinde ... Marka bir iş makinasını müvekkilinin satın alıp almayacağı konusunda görüştüğünü, müvekkiline whatsap uygulaması üzerinden iş makinasının fotoğrafları,bilgileri vs gönderdiğini, konu makinanın nakliyesi davalı borçlu yana ait olmak üzere taraflar 100.000,00 TL bedele anlaştıklarını, Eskişehir ilinde olan iş makinasının davalı borçlu ve babası ...’nın yönlendirmesi ile müvekkilinin galerisine tır üzerinden gönderdiğini, söz konusu mutabakat gereği bakiyesi daha sonra tanzim edilmek üzere davalı borçlu tarafından müvekkiline 2011 model lastkil... Kepçe nitelikli iş makinesinin satışına ilişkin 24/03/2021 tarihli 24.780,00-TLlik fatura tanzim edildiğini, tarafların konu iş makinasının alım satımında ödeme için vardığı mutabakatın daha önce yapılması düşünülen ancak gerçekleşmeyen işler için 09/02/2021 tarihinde gönderdiğini, 27.500,00-TL'nin iş bu alım satım bedelinden mahsubu ile nakliye bedelinin alım satım bedeline mahsup edilecek şekilde müvekkilince ödenmesine, bakiye bedelinde nakden müvekkilince ödenmesi şeklinde olduğunu, bu kapsamda müvekkili davalı borçlunun talebi doğrultusunda 24/03/2021 tarihinde fatura bedeli 24.780,00-TL'yi davalı borçlunu ... nezindeki hesabına 39.200,00-TL'yi de davalı borçlunun babası ...'nın ... nezindeki hesabına ödediğini, ancak alım satıma konu iş makinasının müvekkili yedine teslimi sonrasında 27/03/2021 tarihinde müvekkili iş yeri galerisine polisler gelerek konu iş makinasının çalıntı olduğunu bildirdiklerini, olay sonrası müvekkilinin davalı borçlu ile babası ...'ya ulaşamadığını, bakiye satış bedeli için faturada düzenlenmediğini, bunun üzerine alım satıma ilişkin talep haklarını saklı tutarak İzmir ... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takip dosyası ile takibe açtıklarını, davalı borçlunun takip dosyasına haksız şekilde itirazda bulunduğu ve takibin durduğunu, belirterek fazlaya ilişkin alacak başta olmak üzere sair beyan, talepli dava ve itiraz haklarımız saklı kalmak üzere, davalı borçlunun İzmir ...İcra Müdürlüğünün ...E. sy.lı takip dosyasındaki asıl alacak miktarı 63.986,00 TL.ye yönelik itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, davalı borçlu aleyhine takip dava konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalıya dava dilekçesi ve duruşma günü usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı vekilinin ön inceleme duruşmasına mazeret dilekçesi sunarak duruşmaya katılmadığını ve davaya karşı cevaplarını bildirmediği anlaşılmıştır.

Dava, satın alınan kepçenin çalıntı olduğu iddiasıyla el konulması üzerine, satıma konu malda ortaya çıkan hukuki ayıp nedeniyle sözleşmenin feshi ile davacının ödediği satış bedellerin iadesi için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davaya konu İzmir... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 2011 model lastikli ... kepçe satış bedelinin iadesi ve 2 adet banka dekonttan 63.986,00-TL'nin talep edildiği ödeme emrinin borçlu /davalıya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür.

Dava, 1 yıllık hakdüşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçilmiştir.

6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 207. maddesine göre; satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Taşınır sözleşmesinde satıcının taşınırı teslim etmek ve mülkiyeti alıcının üzerine geçirmek gibi asıl borcu yanında satılan malı saklama ve gerektiğinde taşıma masraflarını ödeme borcu gibi tali nitelikte borçları da bulunmaktadır.

Satıcının diğer bir borcu ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 214 ilâ 218. maddelerinde düzenlenen zabta karşı teminat borcudur. Satım sözleşmesinde satıcının zapta karşı tekeffül borcunu düzenleyen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 214. maddesinde, satıcının, satılan şeyin bir üçüncü şahıs tarafından satım akdi zamanında var olan bir hak sebebi ile tamamen veya kısmen zapt edilmesinden, alıcıya karşı sorumlu olduğu açıklandıktan sonra, devamındaki maddelerde de, bu yükümlülüğün koşulları ve zararın kapsamı konusunda açıklamalar getirilmiştir. T.B.K.nun 217. Maddesinde, satılanın tamamen zaptı halinde, satış sözleşmesinin kendiliğinden sona ereceği ve alıcının, satıcıdan aynı maddenin 1, 2, 3 ve 4. bentlerinde yazılı zararları isteyebileceğini hükme bağlamıştır. Bu hükümlere göre, satılanın tamamen zaptı halinde alıcı, satılandan elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği semereler düşülmek suretiyle, ödemiş olduğu satış bedelinin faizi ile birlikte iadesini isteyebilir. Satım bozulduğuna göre, satıcının mal varlığında satım bedeli nedensiz kalır. Bu itibarla satış bedelinin alıcıya her halde geri verilmesi gerekecektir. Alıcının, satıcıdan isteyebileceği zarar ise, "menfi zarardır.

Hemen belirtilmelidir ki; alıcının, satılanın tamamen zaptı halinde satıcıya karşı ileri sürebileceği bu istemlerin kabul edilebilmesi için, satıcının kusurlu olup olmaması, sonuca etkili değildir. Zira satıcının bu konudaki sorumluluğu, kusursuz sorumluluktur. Bununla beraber satıcı, menfi zarar dışında, hiç bir kusurun kendisine yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alıcının, satılanın zaptı yüzünden uğradığı diğer her türlü zararlarını da ödemekle yükümlüdür. (T.B.K. Madde 217/son fıkra).

Anılan Kanunun “Ayıptan Sorumluluk”a ilişkin 219.maddesinde: “ Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur .”hükmü yer almaktadır.

Ayıba karşı tekeffül borcu, satıcının mülkiyeti geçirme borcunun tamamlayıcısıdır. Satıcı, malın değerini veya yararını azaltan eksikliklerin bulunmadığını ayrıca garanti etmese bile; bu borç kanunen mevcuttur. Satıcı satış sözleşmesine konu taşınır malın niteliği ve kullanım amacı bakımından malın değerini ve kullanım amacını azaltan veya ortadan kaldıran mülkiyet hakkının sonucu olan tasarrufi işlemler yapmasını engelleyen bir eksikliğin bulunmamasını sağlama borcu altındadır. Satıcının bu borcunun söz konusu olabilmesi için satılanda bu çeşit eksikliklerin var olduğunu bilmesi gerekmediği gibi satılandaki bulunması gereken vasıfları ayrıca zikir ve vaad etmesine de gerek yoktur.

Ayıp sözüyle, bir şeyde bulunmaması gereken objektif bozukluklar ve eksiklikler kast olunmaktadır. Ayıp maddi şekilde olabileceği gibi hukuki veya ekonomik bir ayıp şeklinde de ortaya çıkabilecektir. Bir eşyanın aynı cinsten normal parçalarla karşılaştırıldığında kendi değerini veya elverişliliğini kaldıran ya da azaltan her türlü kötü nitelik maddi ayıptır. Satım sözleşmesinin yerine getirilmesi için geçirilen hakkın, objektif bir hukuk kuralından ötürü sakatlanmış bulunması, satılanın objektif bir hukuk kuralı nedeniyle öngörülen amaca hizmet edememesi ise “hukuki ayıp” olarak nitelendirilmektedir. Satılanın değerine ve ondan beklenen yarara etki eden ve objektif hukukun koyduğu bir takım sınırlama ve yasaklardan doğan eksiklikler “hukuki ayıp” olarak ifade edilebilir. Hukuki ayıpların tayin ve tespiti maddi ayıplarda olduğu gibi kolay değildir.

Özellikle “zapt” ile “hukuki ayıp teşkil eden noksanlıklar”ın birbirinden ayrılması güçlük arz eder. Bunun başlıca nedeni taahhüt edilen hak ile ilgili olmasıdır. Hukuki ayıp, satılanın mutlaka alıcının elinden alınması sonucunu doğurmaz. Bu hal satıcının zabta karşı tekeffül sorumluluğuna değil, ayıba karşı tekeffül sorumluluğuna yol açar. Kamu hukukuna dayanan bir sınırlamanın varlığı; örneğin, ithal edilen bir aracın ithalatında problem olması hukuki ayıp olarak kabul edilebilir. Ancak bu ayıbın sözleşmede yarar ve hasarın alıcıya geçmesi anında satılanda var olması, mevcut ayıbın gizli olması ve o malın değerini veya kullanım amacını ciddi surette azaltması veya kaldırması gereklidir. Satıcının bu yükümlülüğünün ortaya çıkması için alıcının satılanı muayene etmesi ve iddia olunan ayıpları satıcıya ihbar etmesi gereklidir. Bunun aksine davranan alıcının ayıba karşı tekellüf hükümlerinden faydalanma olanağı yoktur.

Ayıba karşı tekeffül borcuna ait 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 219 ila 226. maddeleri arasında belirtilen koşullarının gerçekleşmesiyle, alıcı aynı Kanunun 227 ve devamı maddeleri kapsamında kendisine tanınan seçimlik haklarını satıcıya karşı kullanabilecektir.

Alıcı, satılan malın ayıbının bulunması halinde TBK’nun 227. maddesine göre satılanı redde hazır olduğunu beyanla sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme hakları mevcuttur. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satım sözleşmesinden dönme beyanı, bozucu yenilik doğuran bir hak niteliğinde olup, bir irade açıklaması olarak, satıcıya vardığı anda hükümlerini doğurur ve sözleşmeyi geçmişe etkili olarak ortadan kaldırır. Dönme üzerine sözleşmenin geçmişe etkili olarak ortadan kalkmasının doğal bir sonucu olarak, tarafların edimlerinin karşılıklı olarak aynı anda ifası gerekir. 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 229. maddesi 1. bendi gereği, satış sözleşmesinden dönen alıcı, satılanı, ondan elde ettiği yararları ile birlikte satıcıya geri vermekle yükümlüdür (Yargıtay ... H.D. ... Karar)

Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde: 24/03/2021 tarihli fatura kapsamında taraflar arasında... 2011 model kepçenin satımı konusunda sözleşmenin bulunduğu, davalının satıcı, davacının ise alıcı olduğu, davacının farklı tarihlerde satım sözleşmesi kapsamında davalı hesabına 52.280,00 TL , dava dışı kişiye ise 39.200,00 TL ödeme yaptığı, dava dışı kişiye yapılan ödemenin taraflar arasındaki satım sözleşmesine ilişkin olup olmadığı dekonttan anlaşılamamakta ise de, dosyamız davalısı tarafından Eskişehir CBS' nin... soruşturma sayılı dosyasında vermiş olduğu : "Sanık.. benim köylüm ve akrabam olur. Babama iş makinesi kepçe resmi atarak kendisine iş makinesi aldığını satmak istediğini söylemiş. Babam da alım satım işleri ile ben ilgilendiğim için babam olan ...bana söyledi. Ben de Eskişehir'e geldim. İş makinesine baktım. Hurda şeklinde idi. ... ile satış hususunda anlaşmaya vardım. 55.000 TL'ye anlaşma yaptık. Ben de Eskişehir'de iken ... isimli firmaya sanık ...'tan satın almış olduğum kepçeyi 65.000 TL'ye sattım. İzmir'de bulunan alıcı firma nakliyeciyi kendisi ayarladı. 65.000 TL satış parasının içinde 4.500 TL nakliye parası da vardı. O sebeple tutarı düşüp kalan tutarı bana alıcı firma gönderdi." ifadesi ve dosya arasında yer alan faturada yazılı olan müşteri vergi numarası (davacının TC kimlik numarası ile aynı) nazara alındığında davacı/satıcının davalı/alıcıya 61.500,00 ödeme yaptığı kesin delille ispat edilmiş olup, davacının davalının ikrarında olan ödemeden fazla para gönderdiği dosya arasındaki yer alan dekontlar ve whatsapp yazışları ile de ispat edildiğinden satıma konu kepçenin 27/03/2021 tarihinde kolluk tarafından yediemin otoparkına alındığı akabinde 12/04/2021 günü ... teslim edildiği bu hali ile davalı/satıcının ayıptan sorumlu olduğu ve satılanı davacıya teslim etmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla davacının kepçe için ödemiş olduğu bedeli istem hakkı olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne, kabul edilen bedel likit olduğundan (davalının kepçe için tahsil ettiği bedeli bilmesi gerektiği) davacı lehine tazminata karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın KABULÜ ile; davalı/borçlunun İzmir... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin ASIL ALACAK üzerinden devamına,

  2. Davalının sorumlu olduğu 63.986,00 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatı olan 12.797,20.. TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  3. Alınması gereken 4.370,88 TL karar ve ilam harcının yatan 767,51 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 3.603,37TL' nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,

  4. Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 767,51 TL peşin harç, 80,70 TL başvurma harcı, 37,50 TL posta ve diğer giderler olmak üzere toplam 885,71 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  5. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

  6. 6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,

  7. Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/10/2023

Katip ...

E imza

Hakim ...

E imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

İtirazınİptali(TicariSatımdanizmirhükümKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim