İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/877 E. 2023/814 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/877
2023/814
10 Ekim 2023
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2022/877 Esas
KARAR NO : 2023/814
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/10/2022
KARAR TARİHİ: 10/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; Müvekkil şirket, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı Satınalma Dairesi Başkanlığı Doğrudan Temin Şube Müdürlüğü tarafından 08.07.2021 tarihli, 50-1/1 ve 50-1/2 Teklif numaralı teklif isteme mektupları (EK-1 söz konusu idarenin doğrudan temin suretiyle yaptığı alım sürecinde teklif vermiştir. İzmir Büyükşehir Belediyesi Satınalma Dairesi Başkanlığının 05.08.2021 tarihli, Sayı:... sayılı ve "50-1/1 Teklif Nolu Mal Alımı Teslimi" konulu yazısı ile bir kısım malın (KDV Hariç) 104.620,00 TL'ye (EK-3), yine İzmir Büyükşehir Belediyesi Satınalma Dairesi Başkanlığının 09.08.2021 tarihli, Sayı:... sayılı ve "50-1/2 Teklif Nolu Mal Alımı Teslimi" konulu yazısı ile bir kısım malın (KDV Hariç) 79.500,00 TL'ye (EK-4) müvekkil firmadan alınmasının uygun görüldüğü belirtilerek malın teslim edilmesi istenmiştir. Müvekkil Firma, yukarıda mal teslimi için belirtilen yazıları 09.08.2021 ve 11.08.2021 tarihlerinde tebliğ almış olup söz konusu 25 kalem malzemeyi 19.08.2021 tarihli sevk irsaliyeleri (EK-5 ve EK-6) ile teslim etmiştir. Satın alma sürecinde imzalanan İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Teknik Şartname'de (EK-7) yüklenici firmaya ait sorumluklar, müvekkil firma tarafından eksiksiz yerine getirilmiş olup 25.08.2021 tarihli faturalar (EK-8 ve EK-9) düzenlenmiştir. Müvekkil davacı firma bu ürünler için ... numaralı faturaları keserek toplamda 217.271,60-TL alacaklı hale gelmiştir.
Doğrudan temin ile alınan malzemeler ithal ürünler olup EURO para cinsi üzerinden müvekkil firma tarafından dava dışı 3. Bir firmadan satın alınmaktadır. Müvekkil firma, idareye satmış olduğu tüm ürünleri dava dışı 3. Kişiden euro cinsinden 09.08.2021 ve 10.08.2021 tarihinde satın almıştır. Ancak bedelini ödeyememiştir. Bu ürünleri de yaklaşık 15 gün sonra davalı idareye teslim etmiştir. Davacı müvekkilin aldığı malların euro kur üzerinden hesaplandığını gösteren faturalarŞartnamede, davalının en geç 19.11.2021 tarihinde ödemeleri bitirmiş olması gerekirken parça parça ödeme yaparak 08.06.2022 tarihinde son ödemeyi yapmıştır. Başka deyişle 90 gün içerisinde ödemenin bitmiş olması gerekirken, 10 ay (300 gün) süren bir ödeme yapılmış ve sonunda müvekkil zarara uğramıştır. Bu 10 aylık zamanlık içerisinde davacı müvekkille geç ödemelerden kaynaklanan avans faizleri ödenmediği gibi, aynı zamanda kurda 10 ay içerisinde yaklaşık 2 katına varan artış dolayısıyla müvekkil telafisi olmayan haksız bir zarara uğramıştır. Hem parasını alamadığı ürünler için kesmiş olduğu fatura için KDV sini ödemek zorunda kalmış hem de ürünleri almış olduğu firmaya borçlarını ödeyememiştir. Bu borcun EURO cinsinden olması ve idarenin alacakları TL cinsinden ve geç ödemiş olması müvekkilin ticari hayatını olumsuz etkilemiştir. Hem kar yoksunluğu yaşamış hem de idareye sattığı ürünlerin bedelini, aldığı diğer firmaya (... Bilişim A.Ş'ye) zamanında ödeyemediği için euro kuru üzerinden aşırı borçlanmıştır. Borçlarını ödeyemediği için idarenin bu geç ödemeleri nedeniyle müvekkil ayrıca aşkın surette zarara uğramıştır. Bu nedenle de bu zararın giderilmesi gereklidir. Bu süreçte müvekkil aşkın zarara uğramıştır. Paranın bu şekilde değer yitirmesi sonucu oluşan zarar aşkın zarar olup bu konuda Yargıtay'ın kabul gören kararları vardır. (Y. 11. HD. 08.11.1983 gün E:1983/4297 K:1983/4879. ve Yrg. 11. HD., E. 2018/1512 K. 2019/3201 T. 29.4.2019 kararı) bu dönemde idare, diğer başka firmalara bu kur yükselmesi nedeniyle aşkın zararını ek fiyat fark bedeli adı altında ödemiştir. Ancak müvekkile ödememiştir. Esasen davalı idare de davacının aşkın zarara uğradığını kabul etmiştir. Müvekkil ile davalı idare arasındaki hukuki işlem bu haliyle incelendiğinde davacının uğramış olduğu zararın idare tarafından özel hukuk hükümleri gereğince ödenmesi gereklidir. Ticari dava olan bu dosyada taraflar arasında arabuluculuk süreci yaşanmış ancak taraflar anlaşamamıştır. İş bu davada görevli Mahkeme de Asliye Ticaret Mahkemesi olup Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, hesaplanacak olan avans faizleri açısından şimdilik 100,00 TL'nin fatura tarihinden itibaren başlayacak avans faizi ile birlikte tahsiline; HMK 107 gereğince, hesaplanacak olan aşkın zarar açısından şimdilik 100,00-TL'nin fatura tarihinden itibaren başlayacak avans faizi ile birlikte tahsiline; Yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini" talep ettiği görülmüştür.
SAVUNMA : Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde ; görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu bu nedenle dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep ettiği görülmüştür.
GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık ön inceleme duruşmasında; "Uyuşmazlığın İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından doğrudan temin suretiyle yaptığı alımlara ilişkin gecikmeli olduğu iddia olunan ödemeler sırasında oluşan kur farkı nedeniyle davacı şirketin aşkın zarar ve avans faiz alacağının bulunup bulunmadığını, ticaret mahkemesinin görevli olup olmadığı hususuna dair olduğu görüldü." şeklinde belirlenmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir.
Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a, b, c, d, e ve f bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır.
TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
Davalı tacir olmadığından, davalcının tacir olması davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesini gerektirmemektedir. TTK'nun 5. maddesine göre Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olması için davanın mutlak ticari davalardan olması veya her iki tarafın tacir ve açılan davanın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunmasının gerektiği, açılan davanın ise mutlak ticari dava olmadığı, davalı İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin tacir olmadığının aşikar olduğu, bu nedenle davanın nisbi ticari dava niteliği de taşımadığı, dolayısıyla davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu sonucuna varılmıştır.
Öte yandan; HMK'nın 115/1. maddesi "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar, dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." hükmünü içermektedir. Diğer yandan 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesindeki göreve ilişkin kuralların kamu düzenine ilişkin olduğu hükmü mahkemesince re'sen gözetilmelidir. Bu durumda mahkememizce, HMK'nın 114/1-c, 115/2. maddeleri uyarınca mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
.Davacının davalıya karşı açmış olduğu dava da HMK.114/1. c, 115/2 madddesi gereği GÖREVE İLİŞKİN DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE DAVANIN USULDEN REDDİNE,
-
HMK'nun 20. maddesi uyarınca bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
-
Bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
-
Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli Mahkemede nazara alınmasına,
Dair; davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 10/10/2023
Katip...
e-imza
Hakim...
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:25