İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/656 E. 2023/807 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/656
2023/807
10 Ekim 2023
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/656 Esas
KARAR NO : 2023/807
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 12/08/2022
KARAR TARİHİ : 10/10/2023
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket kasko sigortalısı ..., ... plakalı aracını ... no'lu genişletilmiş kasko poliçesi ile sigorta ettirdiğini, 14/06/2018 tarihinde saat 08.40 sıralarında..., sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile İzmir ili Buca ilçesi... önüne geldiğinde Gediz kavşağı istikametine seyir halinde olan ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, 14/06/2018 tarihli Kaza Tespit Tutanağında, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü...' ın şerit izleme ve değiştirme kuralları ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğunu, müvekkili şirket sigortalısı ...' a ait kaza anında sürücüsü ... olan ... plakalı aracın kusursuz olduğunu, ... plakalı araç sürücüsü..., 07/10/2018 tarihli kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu için dava dışı maliki müvekkili şirket sigortalısı ...' a ait ... plakalı aracında oluşan maddi tazminatın tazmini için müvekkili şirket nezdinde... no'lu dosya açıldığını ve yaptırılan ekspertiz incelemesi sonucunda 19/07/2018 tarihinde ...' a 32.450,00-TL tazminat ödemesi yapıldığını, müvekkili şirketçe, ödenen tazminatın öncelikle davalı sigorta şirketi... Sigorta A.Ş.' den tahsili ile başvuru yapıldığını, reddedildikten sonra ise davalılar malik ... ve sürücü...' dan tahsili amacıyla davalılara 07/05/2019 tarihli rücu mektupları gönderildiğini, davalılar tarafından herhangi bir ödeme yapılmaması nedeniyle İzmir... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile davalılar aleyhine icra takibi ikame edildiğini, takibe ilişkin ödeme emri davalılarca tebellüğ edildiğini ve fakat davalıların yapmış olduğu haksız ve tahsil sürecini uzatmaya yönelik, hüsnüniyet kaidelerine aykırı itirazları neticesinde icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalıların icra dosyasına yapmış olduğu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazı nedeniyle, davalıların sebebiyet verdiği hasarın müvekkili şirketçe mağdura ödemesi nedeniyle doğmuş alacağın tahsili amacı ile işbu itirazın iptali davasını açma zaruretinin olduğunu, davalıya karşı Zorunlu Ticari Arabuluculuk yoluna başvurulmuş olduğunu, davalı tarafça tazminat talebi kabul edilmemiş ve anlaşılamadığını, yukarıda arz ve izah ettiği sebeplerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; davanın kabulüne, itirazın iptali ile icra takibinin devamına, asıl alacağa ödeme tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davalı yanın %20’den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerine yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla vekaleten talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı... Sigorta Şirketi Vekilinin davaya cevap dilekçesinde özetle; kazaya bağlı rücu talepleri zamanaşımına uğradığını, bu nedenle başvurunun zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalısının sorumluluğu ve nihayetinde poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, kabul manasında olmamak üzere mevzuat doğrultusunda yapılan hesaplamaya istinaden 8.922.18-TL değer kaybı ödemesi icra dosyasına yapılmış olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğun sona erdiğini, fazlaya ilişkin taleplerin haksız ve mesnetsiz olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, gerçek zararın trafik sigortası genel şartları hükümlerine göre tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, müvekkili şirket söz konusu zarardan azami olarak poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olmakla, davacı tarafa yapılan ödemenin de poliçe limitinden düşülmesi gerektiğini, davacı tarafça fatura ibraz edilmediğini kdv talebi haksız olduğunu, genel şart hükümlerinden bağımsız olarak da borçlar kanunu’na ilişkin zarar görenin zararı artırma yasağı ilkesi kapsamında davacının müvekkili şirket tarafından iskontolu olarak tedarik edilen aynı kalitede parçaları kabul etmemek suretiyle zararı artırdığı gözetilmeli ve bu sebeple de parça bedellerine iskonto uygulanması gerektiğini, davacı tarafın zararını ispat açısından araç görülmeksizin, yalnızca belge üzerinden inceleme ile düzenlenen ekspertiz raporunun kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirketçe yaptırılan ekspertiz sırasında ise; araç onarım gördüğü serviste incelendiğini, değişim ve onarım gereken parçalar konusunda servis yetkilisi ile mutabık kalınarak ödemeye ilişkin tespitler yapıldığını, genel şart hükümleri dikkate alınmayacak olsa dahi hukukun temel ilkeleri ve borçlar kanunu kapsamında da parça bedellerine müvekkili şirketin anlaşmaları gereğince %42 iskonto uygulanması gerektiğini, faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, yukarıda belirtilen nedenlerden ötürü davacının talepleri haksız ve mesnetsiz olmakla birlikte, müvekkili şirket tarafından yürürlükteki mevzuat hükümleri gereğince tüm işlemler gerektiği şekilde sonuçlandırılmış olup, işbu sebeple davacının yasa, usul ve yargıtay kararlarına aykırı taleplerinin reddine karar verilmesini, müvekkili şirket lehine vekalet ücreti tayin edilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Kaza anında müvekkiline ait ... Plakalı aracın sürücüsünün... olduğunu, araç sürücüsü... araçla kendi şeridinde azami hız sınırına uyarak seyrettiğini, her ne kadar kaza tespit tutanağında çizilmiş olan krokide yolun genişliği normal olarak gösterilmişse de, kazanın gerçekleştiği yol, tam kaza noktasında bir anda daralmakta ve yolun daraldığına dair Karayolları Genel Müdürlüğü'nün de işaret levhası bulunduğunu, araç sürücüsünün öngörebileceği bir daralma, iki aracın geçme imkanının olmadığını düşündürecek bir durum söz olmadığını, nitekim karşı taraf da bunu öngöremediğinden kaza noktasına hiçbir yavaşlama, bekleme, hızını kesip uyarı verme yapmadan geldiğinden kazanın da oluşmasına sebebiyet verdiğini, görüleceği üzere normal şartlarda her iki tarafın da kazanın nasıl gerçekleştiğinin anlatan şahsi beyanlarının olması gereken kaza tespit tutanağı, kaza yerine sonradan gelen, kazanın nasıl gerçekleştiğini görmeyen, tahmini ve sübjektif olarak polis memurlarınca yazılan kaza tespit tutanağı ile düzenlendiğini, müvekkiline ait aracın sürücüsü hastanede tedavisi tamamlandıktan ve sağlığına kavuştuktan sonra hiç vakit kaybetmeden müvekkili sigorta şirketi olan diğer davalı... Sigorta'ya kazanın nasıl gerçekleştiğini anlatan bir bilgilendirme yazısı gönderdiğini, gerçekte kazanın nasıl oluştuğunu anlatan bu beyan kaza nedeniyle karşı tarafta oluşan zararın müvekkile yükletilemeyeceğini destekler nitelikte olduğunu, davayı kabul etmemekle birlikte, karşı tarafın aracında oluşan hasarın bilirkişice tespiti gerektiğini, davayı kabul etmemekle birlikte, müvekkilinin aracını kullanan üçüncü kişinin alkol promil testi yapıldığını ve alkolsüz olduğu tespit edildiğini, sürücü şeridinde ilerlemekte, tüm trafik uyarı ve işaretlerine uyduğunu, tüm bu nedenlerle müvekkiline karşı başlatılmış olan icra takibinin de haksız olarak başlatıldığını, söz konusu dava da haksız, dayanaksız açılmış olduğundan müvekkili yönünden REDDİ gerektiğini, iş bu nedenle de söz konusu cevap dilekçesi sayın mahkemeye sunulduğunu, haksız ve mesnetsiz açılmış olan davanın müvekkili yönünden reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Trafik kasko poliçe sureti, kaza tespit tutanağı, ekspertiz raporu, ödeme dekontu, rücu mektupları, arabuluculuk anlaşamama son tutanağı, harç makbuzu, hasar dosyaları, bilirkişi incelemesi delil olarak değerlendirilmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulundan alınan rapora göre; "...Dosya kapsamında yer alan maddi hasarlı kaza tespit tutanağı ve olay mahallini gösterir kaza sonrası fotoğraftan kaza mahallinin yerleşim yeri içi olduğu, yolun asfalt kaplama iki yönlü sokak olduğu, olay anında vaktin gündüz havanın açık yol yüzeyinin kuru olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı, kaza tespit tutanağı, olay yeri fotoğrafları, olayın oluş şekli, konumu incelendiğinde kazanın yukarıda ''OLAY'' kısmında anlatıldığı şekli ile gerçekleştiği anlaşılmış olup kusur durumu aşağıda belirtilmiştir.
Mevcut bulgulara göre;
A) Sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan otomobil ile meskun mahalde gündüz vakti seyri sırasında gerekli dikkat ve özeni yola vermesi, bahse konu kaza mahalline geldiği esnada görüş alanını kontrol altında bulundurması, seyrine istikamet yön bölümünü takiben müteyakkız şekilde devam etmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, sevk ve idare hatası nedeniyle karşı yön şeridine geçmesi sonucu gerçekleşen kazada kusurludur.
B) Sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan otomobil ile meskun mahalde gündüz vakti seyri sırasında bahse konu kaza mahalline geldiği esnada, karşı yön istikametinden seyirle gelen ve istikamet yön bölümüne giren aracın çarpmasına maruz kaldığı olayda atfı kabil kusuru bulunmamaktadır.
SONUÇ:Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
A) Sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,
B) Sürücü ...'un kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi heyetinden alınan 07/06/2023 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "... Somut olayda ... plaka sayılı ...2.0 TDI (177) MULTITRONIC 2012 model otomobilde meydana gelen gerçek zarar 35.674,38-TL olarak hesaplanmış ve 14.06.2018 riziko tarihi itibarıyla ikinci el piyasa rayicinin ortalama olarak 190.000,00-TL mertebesinde olduğu ve tamirinin ekonomik olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. ... plakalı araçta oluşan maddi tazminatın tazmini için Davacı... Sigorta A.Ş. tarafından 19.07.2018 tarihinde ...' a 32.450,00-TL tazminat ödemesi yapılmış olup, talep ile bağlılık ilkesi gereği nihai kararın takdiri Sn. Mahkemenindir. Hukuki değerlendirmenin ve nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmakla tespit, görüş ve kanaatimi saygılarımla arz ederim..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
-
Dava, davacı sigorta şirketinin Kasko sigorta poliçesi ile sigortalısı bulunan dava dışı 35 SY 038 plaka sayılı araç ile davalı sigorta şirketinin KZMMS sigorta poliçesi ile sigortalısı olan ve davalı ...'a ait, dava dışı...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçlar arasında gerçekleşen trafik kazası neticesinde davacının sigortalısına ödediği hasar bedelinin zarar sorumlularından tahsili talepli rücuen tazmin davasıdır.
-
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde zamanaşımı defi ileri sürmüş, davalı şirketin dava konusu kaza nedeniyle 8.922,18. TL değer kaybı ödemesi gerçekleştirdiğini, kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, zarar mevcut ise bunun KZMSS Genel Şartlarına göre belirlenmesi gerektiğini ve sair hususları ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde kaza tespit tutanağında yol genişliğinin eşit gösterildiğini ancak davalıya ait araç sürücüsünün bulunduğu şeritte daralma olduğunu, kazanın sürücü kusuru değil yolun şeklinden kaynaklandığını, kaza mahallinde keşif yapılarak inceleme yapılması gerektiğini, zarar mevcutsa dahi bu zararın davalının sigorta şirketinden karşılanması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
- Dava rücuen tazminat davası olup, davacı sigorta şirketi zarar gören gerçek kişi sigortalısına yaptığı tazminat ödemesi ile sigortalısına halef sıfatıyla görülmekte olan davayı açmıştır. Davalılar arasında zarar veren aracın KZMMS sigortacısı olması nedeniyle her ne kadar sigortalı gerçek kişi tacir değil ise de uyuşmazlıkta sigorta hukuku uygulanacağından mutlak ticari dava niteliğindeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi,...n zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.
-
Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
-
Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
-
Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden...n Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
-
maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
-
maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
-
Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;. Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
-
Davalı sigorta vekili tarafından zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de, dava konusu trafik kazasının 14/06/2018 tarihinde gerçekleştiği, icra takibinin 07/02/2020 tarihinde başlatıldığı, davalılarca takibe itiraz üzerine takip durmuş ise de takip borçularından araç sürücüsü ve müteselsil sorumlu...'a yönelik takibin devam ettiği ve takip işlemleri yapıldığı, son olarak 07/06/2021 tarihinde haciz işlemi uygulandığı, TBK'nın 155/1. Maddesi hükmü uyarınca müteselsil borçlulardan birine karşı kesilen zamanaşımı süresinin diğer borçlular yönünden de kesilmiş olacağı dikkate alınarak dava tarihi 12/08/2022 tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımı süresinin sona ermediği değerlendirildiğinden zamanaşımı definin reddine karar verilerek esasa yönelik inceleme yapılmıştır.
-
Mahkememizce dava konusu kazanın gerçekleşmesinde araç sürücülerinin kusurlarına ilişkin rapor alınması için dosya Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 07/03/2023 tarihli raporda dava konusu kazanın davalıların sigortalısı ve maliki oldukları aracın dava dışı sürücüsü ...'ın asli ve %100 kusuruyla gerçekleştiği, davacının sigortalısı araç sürücüsünün kusursuz olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Davalı taraflarca rapora karşı özellikle yol durumuna yönelik itirazlar ileri sürülerek keşif talebinde bulunulmuş ise de, aynı trafik kazasıyla ilgili İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas ... Karar sayılı dosyasında davacı şirketin dava dışı sigortalısının davacı, dosyamızda davalı olarak yer alan... Sigorta A.Ş.'nin ise davalı olarak yer aldığı, bakiye hasar ve değer kaybı zararına ilişkin yargılama yapıldığı, yargılama sırasında kaza mahallinde keşif yapıldığı ve yol durumu da dikkate alınarak düzenlenen 20/02/2019 tarihli adli trafik bilirkişi raporunda davalı araç sürücüsü ...'ın asli ve %100 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüş olup, her ne kadar dosyamız davalıların keşif yapılan dava dosyasında taraf değiller ise de gerek kaza sonrası trafik ekiplerince düzenlenen kaza tespit tutanağında gerekse aynı kazayla ilgili yürütülen farklı bir yargılama dosyasında keşif yapılarak kusur raporu düzenlenmiş olduğu, gerek kaza tespit tutanağında gerekse bilirkişi raporu ve ATK Trafik İhtisas Dairesi raporlarında davalı tarafa ait araç sürücüsü İbrahim ...'ın %100 oranında kusurlu bulunduğu, yolda meydana gelen daralmanın özellikle kazanın gerçekleştiği gündüz saatleri itibariyle net olarak görülebileceği ancak araç sürücüsü ...'ın karşı şeritten gelen aracın geçişini beklemeksizin şerit ihlali yapması nedeniyle kazanın meydana geldiği ve bu haliyle asli ve %100 kusurlu olduğuna yönelik raporların yerinde olduğu değerlendirildiğinden davalı itirazlarına itibar edilmemiş ve davalıların %100 kusur durumuna göre sorumlu oldukları kabul edilmiştir.
- Dava rücuen tazmin davası olup, rücu talebinde bulunan sigorta şirketi ödemiş olduğu zarar bedelini değil, gerçek zarar miktarına göre ödemekle sorumlu olduğu miktarı kusur sorumlularından talep edebilecektir. Buna göre davacının ödemiş olduğu hasar bedelinin yerinde olup olmadığının ayrıca tespit edilmesi gerekmektedir.
Dosyaya sunulan 07/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda davacının sigortalısı olan aracın onarımının ekonomik olduğu, onarım bedelinin serbest piyasa rayiçlerinde 35.674,38-TL(KDV dahil) olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Karar sayılı dosyasında alınan araç hasarı raporunda da benzer şekilde KDV dahil 35.361,65-TL hasar zararı oluşacağı yönünde rapor sunulduğu, kusurat farklılığı bulunduğu görülmüştür.
Davacı tarafça sigortalısına yapılan ödeme miktarı 32.450,00-TL olup, gerçek zarar miktarından daha az ödeme yapıldığından yapmış olduğu ödemeyi zarar veren aracın KZMMS sigortacısı ve araç işleteni davalılardan talep etme hakkı bulunmaktadır. Davalı tarafça rapora karşı itiraz ileri sürülmemiş, mahkememizce yapılan inceleme ve değerlendirmede de resen gözetilmesi gereken bir hata veya eksiklik tespit edilememiştir. Buna göre dava öncesi sigorta şirketince atanan ekspertiz raporu ile uyumlu olarak düzenlenen bilirkişi raporu ile tespit edilen zarar miktarı hükme esas alınmış ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
10-Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup davalı tarafça cevap dilekçesi ve aşamalarda ödeme savunmasında bulunulmuş ise de yapılan ödemelerin İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Karar sayılı 20/06/2019 tarihli kararına istinaden gerçekleştirildiği, mahkeme kararında 2.911,65-TL hasar bedeli ve 561,60-TL değer kaybı zararı olmak üzere toplam 3.473,25-TL tazminata hükmedildiği görülmüştür.
Davalı sigorta şirketinin kaza tarihindeki teminat sorumluluğu miktarı 36.000,00-TL olup teminat limitinden düşülmesi gereken miktar yalnızca hükmedilen tazminat miktarıdır. Mahkeme kararı ile birlikte hüküm altına alınan yargılama giderleri ve diğer takip masrafları nedeniyle yapılan ödemeler teminatı eksiltmeyecek olup, davalının İzmir...İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyasına gerçekleştirdiği 8.922,18-TL tutarlı ödemenin yalnızca 3.473,25-TL tutarındaki asıl alacak kısımları poliçe limitinden düşülmüş ve davalının bakiye sorumluluk sınırının 32.526,25-TL olduğu anlaşılmıştır. Araç başına 36.000,00-TL olarak belirlenen teminat limitinden bakiye kalan 32.526,25-TL limit, davacı tarafça talep edilen 32.450,00-TL asıl alacak miktarının tamamını karşılamakta olup, zararın tamamının diğer kusur sorumluları ile birlikte KZMMS sigortacısı sorumluluğunda olduğu ve teminat limitleri içerisinde kaldığı, işlemiş faizle ilgili teminat değerlendirmesi yapılmasının gerekmediği gözetilerek davalı sigorta şirketinin ödeme savunması yerinde görülmemiştir.
Davalı ... vekili tarafından dava konusu zararın yalnızca sigorta şirketinden talep edilebileceği savunulmuş ise de KZMMS sigortacısı ile diğer zarar sorumluları arasındaki sorumluluk müteselsil sorumluluk niteliğinde olup zarar gören veya halefinin sorumlulardan herhangi birine karşı takip ve dava hakkını kullanabileceği, bunda kişiler arasında sıra veya sınırlama bulunmadığı, araç malikine yönelik sigorta şirketi ile birlikte takip ve dava yoluna gidilebileceği, şartları oluşması halinde araç malikinin ödemek zorunda kalacağı zararı araç sigortacısından talep edebileceği ancak zarar görene ve halefi olan davacı şirkete karşı, aracın KZMMS sigortacısının öncelikle ödeme yapması gerektiği savunmasının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
11-Takipte ve davada işlemiş faiz talebinde bulunulmuştur. Araç malikinin sorumluluğu doğrudan aracın işletilmesinden kaynaklanmakta olup sigorta şirketinin yaptığı ödeme ile birlikte sigortalısının haklarına halef olacağından 19/07/2018 ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi yerindedir.
Bilindiği üzere KTK 97.maddesi uyarınca dava öncesi sigorta şirketine başvuru dava şartı olarak düzenlenmiştir. Sigorta şirketleri arasında birbirlerine yöneltecekleri tazminat talepleriyle ilgili bir istisna öngörülmemiş olup sigorta şirketinin temerrüde düşmesi için hasarın ihbarı veya yazılı başvuru şartının gerçekleşmesi gerekmektedir. Davacının başlattığı icra takibinde sigorta şirketi yönünden de ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmiş ise de davalı KZMMS sigortacısının sorumluluğunun ancak temerrüt ile gerçekleşeceği, dosya kapsamında sunulan e-posta kayıtlarından davalı sigorta şirketinden davacı şirkete gönderilen 08/01/2019 tarihli e-posta ile ödeme talebinin reddedildiği, buna göre hasarın ret tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği değerlendirilmiştir.
Faiz türü olarak yasal faizi talep edildiği görülmüş olup, davacı tarafça 4.544,78-TL işlemiş faiz talebinde bulunulduğu, ancak davalı araç maliki yönünden ödeme tarihi 19/07/2018 ile takip tarihi 07/02/2020 tarihleri aralığı için bu işlemiş faiz talebi yerinde ise de sigorta şirketinin temerrüde düştüğü 08/01/2019 ile takip tarihi 07/02/2020 arası dönem için değişen oranlarda yasal faiz uygulandığında davacının 3.160,54-TL işlemiş faiz talep edebileceği anlaşıldığından davalı sigorta şirketi yönünden işlemiş faiz talebinin kısmen kabulüne, fazlasına dair istemin reddine karar verilmiştir.
12-Davacı tarafça inkar tazminatı talebinde bulunulmuş ise de uyuşmazlığın trafik kazasından kaynaklandığı, tarafların kusur durumları ve hasarın miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden alacağın likit nitelikte sayılamayacağı gözetilerek inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
13-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun sarf kararı ile 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutar yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın KISMEN KABULÜ İLE, İzmir...İcra Dairesi'nin... Esas sayılı icra takip dosyasına yapılan davalı itirazlarının kısmen iptaline, takibin 32.450,00. TL asıl alacak ile davalı ... yönünden 4.554,78. TL işlemiş faiz, davalı... Sigorta A.Ş. yönünden 3.160,54. TL işlemiş faiz üzerinden takibin devamına, fazlasına dair istemin reddine,
-
Alacak likit nitelikte görülmemekle inkar tazminatı talebinin reddine,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.527,80. TL harçtan peşin olarak alınan 446,81. TL harcın mahsubu ile bakiye 2.080,99. TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, davalı... Sigorta A.Ş.'nin harcın 1.985,75. TL miktarı ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 17.900,00. TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden davalı yararına takdir edilen 1.394,24. TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı... Sigorta A.Ş.'ye verilmesine,
-
Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 446,81. TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafça sarf edilen 80,70. TL başvuru harcı ile 379,00. TL posta ve tebligat ücreti, 1.500,00. TL İstanbul Adli Tıp Raporu faturası bedeli, 1.400,00. TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 3.359,70. TL yargılama giderinin, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı... Sigorta A.Ş.'nin davanın ret ve kabul oranına göre 3.223,99. TL tutar ile sınırlı sorumlu tutulmasına,
-
Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
-
Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 1.360,00. TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, davalı... Sigorta A.Ş.'nin kabul ve ret oranında hesaplanan 1.309,11. TL miktar ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
-
Karar kesinleştiğinde dosyaya getirtilen İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas... Karar sayılı dosya aslının mahkemesine iadesine,
Dair, davacı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, davalı ... vekilinin duruşmada yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/10/2023
Katip ...
E-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:25