İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/543 E. 2023/803 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2020/543
2023/803
10 Ekim 2023
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/543 Esas
KARAR NO : 2023/803
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/09/2020
KARAR TARİHİ : 10/10/2023
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında davalı vefat eden ... tarafından Kemalpaşa İcra Müdürlüğünün... E. sayılı dosyası ile Kambiyo Senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığını ve müvekkiline hukuk dışı borç yüklendiğini ve zorla ödettirildiğini, müvekkili hakkında yapılan kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe konu senetteki imzanın kendisine ait olmadığı gerekçesiyle Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduklarını, iş bu nedenle Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca ... numarası ile yürütülen soruşturmada müvekkilinden imza örnekleri alındığını ve örneklerin Aydın Kriminal Laboratuvaruna gönderildiğini, iş bu inceleme sonucunda tanzim edilen 16.05.2020 tarihli raporda "İmzanın müvekkilime ait olup olmadığı hususunda müspet veya menfi bir kanaat bildirilmek mümkün değildir" şeklinde neticeye varıldığını, müvekkilinin ödeme emrini muhtardan tebliğ aldığı tarihte senetteki imzaya ve borca itiraz yasal süresini kaçırdığı için itiraz edemediğini, davalı taraf takibin kesinleşmesine müteakip kötü niyetli olarak ve müvekkilini ödemeye mecbur bırakmak maksadıyla aracın taşınmazına haciz koydurduğunu, müvekkilinin bu hacizler nedeniyle fazlasıyla mağdur olduğunu, davalı ile müvekkili arasında hiçbir borç ilişkisi olmadığı gibi para veyahut mal alış verişi de olmadığını, davalı işbu parayı haciz tehdidi altında ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin 24.09.2020 tarihinde Kemalpaşa İcra Müdürlüğünün...E. Sayılı dosyasına ödeme yaptığını, davayı açmadan evvel zorunlu arabuluculuk kapsamında tarafımızca başvuru yapılmış olup, Kemalpaşa Arabuluculuk Bürosu'nun ... arabuluculuk dosya nolu dosyası kapsamında arabuluculuk görüşmeleri gerçekleştirildiğini, taraflar arasında yapılan arabuluculuk görüşmeleri sonucunda anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, açıklanan nedenlerle, davanın kabülü ile müvekkilinin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 20.500,00-TL’nin ödeme tarihi olan 24.09.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte istirdatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vefat eden ... vekili, cevap dilekçesi ile; Dava dilekçesinde iddia edilen hususların kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafin dava dilekçesinde müvekkilini imza sahteciliği ile suçladığını, müvekkilinin uzun zamandır kronik hastalıklarına bağlı olarak tedavi görüğünü, müvekkilinin görme yetisinin %68 oranında kayıp olduğunu, , müvekkilimizin böbrekleri %90 oranında işlevini kaybettiğinden haftanın 3 günü de diyalize girdiğini, ayrıca yürüme zorluğu ile ellerini kullanmakta sıkıntı çektiğini, davacı tarafın iddia ettiği gibi müvekkilinin söz konusu imza sahteciliğini yapmasının mümkün olmadığını, davacı asilin müvekkiline teslim ettiği icra takibine konu senedi imzalayıp verdiği esnada müvekkilinin kiracısı olduğunu, müvekkiline ait evi davacı asile çok cüz'i miktara kiraladığını ve kira bedellerinin ödenmesini temin amacı ile davacı asilin müvekkiline bono keşide ederek verdiğini, davacı asilin müvekkilinin evinde kiracı olarak bulunmakta iken müvekkilinden aldığı borç ile kira bedellerini ödemeden taşınmazı terk ettiğini, müvekkilinin bunun üzerine borç olarak verdiği meblağın iadesi için icra takibi başlattığını, ancak davacı asil icra takibine herhangi bir itirazda bulunmadığını, itirazda bulunmaması üzerine davacı asilin malvarlığı üzerine haciz konulması talep edilmiş ve haciz şerhi konulduğunu, davacı kendisine eşinden intikal eden taşınmazlara haciz konulmasından 1 sene sonra borcu ödediğini, borcu ödedikten sonra kötü niyetli olarak, müvekkilinin sağlık durumunun daha da kötüye gitmesini fırsat bilerek aleyhinde iş bu davayı açtığını, davacı asil icra takibine-davaya konu bonoyu Kemalpaşa İlçesinde kuyumculuk yapan ... isimli kuyumcunun önünde müvekkiline imzalayarak teslim ettiğini, haksız ve hukuka aykırı davanını reddi ile yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: İzmir Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün... E sayılı dosyası, Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma dosyası, arabuluculuk dosyası anlaşmama tutanağı, tahsilat makbuzu, emsal Yargıtay kararları, imza örnekleri, Adli Tıp Kurumu raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas dairesinden 16/08/2023 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "... 6.1. İnceleme konusu senetteki borçlu imzalarının teşhise götürecek önemli karakteristik materyal ve yazı unsuru içermeyen, tersimi basit, taklidi kolay imzalar olması nedeniyle söz konusu imzaların aidiyetinin, bu meyanda sorulduğu üzere ...'ın eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği,
6.2. İnceleme konusu senetteki yazılar ile ...'ın mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığı hususlarını bildirir KANAAT RAPORUDUR..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
-
Dava icra tehdidi altında ödenen paranın istirdadı davasıdır.
-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müteveffa davalı ... tarafından davacı aleyhinde başlatılan Kemalpaşa İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasında takibe dayanak gösterilen bonoda yer alan imzanın davacıya ait olmadığını, davacının icra baskısı altında borcu ödemek zorunda kaldığını, imzanın davacıya ait olmaması nedeniyle Kemalpaşa C.Başsavcılığı'na şikayette bulunulduğu ve imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiği ileri sürülmüş ve davalıya ödenen 20.500,00. TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte istirdadı talep edilmiştir.
Davalı vekili tarafından süresinden sona sunulan cevap dilekçesinde usulsüz tebligat savunması ile eski hale iade talep edilmiş, mahkememizin 20/11/2020 tarihli ara kararında gerekçeleri ayrıntılı olarak açıklandığı üzere eski hale getirme talebinin kabulü ile cevap dilekçesinin süresinde verildiği kabul edilmiştir.
Davalı tarafça cevap dilekçesinde davalının görme yetisinin %68 oranında kayıp olduğu ve diyaliz hastası olduğu, davacının birçok bonoyu keşide ederek davalıya verdiğini, davacının davalıyı aldatarak kira bedellerini ödemeyip borç para aldığı, bu nedenle bononun düzenlenmiş olduğunu ve sair hususları savunarak davanın reddini talep etmiştir.
-
Dava konusu bono üzerinde Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nce inceleme yapılmış olup düzenlenen 21/08/2023 tarihli tarihli raporda dava konusu bonoda yer alan tersimi basit ve yazı unsuru içermeyen imzasının davacının eli ürünü olup olmadığı tespit edilemediği, bono üzerinde yer alan yazıların davacı eli ürünü olmadıkları yönünde rapor düzenlenmiştir.
-
Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'nca davalının şüphelisi olduğu soruşturma dosyasında sunulan 12/11/2019 tarihli Aydın Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği raporunda dava konusu bonolar üzerinde yer alan imzaların davacı veya davalı eli ürünü olduklarının tespit edilemediğinin belirtildiği görülmüştür.
-
Menfi tespit davasında borcu doğuranın imzanın borçluya ait olduğunun ispatı külfeti alacaklıdadır. Adli Tıp Kurumu ve Aydın Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği tarafından düzenlenen raporlarda imzanın davacıya ait olup olmadığının belirlenemediği belirtilmiş ise de ispat külfetinin alacaklıya ait olduğu dikkate alındığında bono üzerindeki imzanın davacı borçluya ait olup olmadığının belirlenemediği durumlarda davacının bu imzadan dolayı sorumlu tutulmasının mümkün olamayacağı açıktır. Bu nedenle davacının kendisine ait olduğu ispat edilemeyen bonodan dolayı borçlu bulunmadığı yönünde vicdani kanaat oluşmuştur.
Davacının dosyaya sunulan adi yazılı ödeme makbuzuna göre haricen alacaklı vekiline yaptığı 20.500,00-TL tutarlı ödeme tarihi 24/09/2019 olup dava tarihi 23/09/2020'dir. Buna göre davanın hak düşürücü 1 yıllık süre içerisinde ikame edildiği ve davalının alacağın varlığını ispatlayamadığı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Davalı tarafça tanık dahil bir kısım delillerle savunmada bulunulmuş ise de uyuşmazlık konusu alacağın bonoya dayalı olarak takibe konulduğu, asıl borç ilişkisine dayalı bir takip yapılmadığı dikkate alındığında bono üzerindeki imzanın davacıya ait olduğu ispat edilmedikçe diğer delillerle bonodan dolayı alacaklı olunduğu ispat edilemeyeceğinden davalının gösterdiği tanık ve diğer deliller dikkate alınmamıştır.
-
Yargılama sırasında davalının 26/08/2021 tarihinde vefat ettiği anlaşılmış, davacıya verilen yetki belgesi ile düzenlenen Kemalpaşa Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 26/01/2022 tarih ... Karar sayılı mirasçılık belgesi ile davalı müteveffanın mirasçıları olduğu anlaşışan ..., ..., ..., ... ve ... davaya dahil edilerek davalının mirasçılarına karşı dava sürdürülmüştür.
-
Ayrıntılı gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere dava konusu bononun davacının eli ürünü olmadığı, davacı ile dahili davalı mirasçıların murisi olan müteveffa arasında başkaca alacak. borç ilişkilerinin mevcudiyeti savunulmuş ise de takip konusu alacağın salt bonoya dayandığı, bonoda yer alan imzanın davacıya ait olduğu ispat edilemediğinden icra baskısı ile ödenen paranın davacıya iadesi gerektiği değerlendirilmekle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Miras ortaklığı elbirliği mülkiyet niteliğinde olduğundan ve mirasçıların terekenin borçlarından dolayı borcun tamamından müştereken sorumlu olduklarından gözetilerek davalılar alacağın tümünden sorumlu tutulmuşlardır.
- Müteveffa alacaklı her ne kadar bono lehtarı olarak imzanın davacının eli ürünü olup olmadığını bilmeleri gerekmekte ise de davacı tarafça kötü niyet tazminatı talep edilmediğinden bu yönde bir hüküm kurulmamıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın KABULÜNE, davacının 05/10/2016 düzenleme 05/11/2016 ödeme tarihli, 12.000,00. TL bedelli bono nedeniyle davalıların murisi ...'e borçlu olmadığına ve anılan bonoya dayalı olarak yürütülen Kemalpaşa İcra Dairesi'nin... Esas sayılı takip dosyası nedeniyle yapılan 20.500,00. TL ödemenin ödeme tarihi 24/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.400,35. TL harçtan peşin olarak alınan 350,09. TL harcın mahsubu ile bakiye 1.050,26. TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 17.900,00. TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 350,09. TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafça sarf edilen 54,40. TL başvuru harcı ile 945,50. TL posta ve tebligat ücreti, 6.000,00. TL İstanbul Adli Tıp Kurumu fatura bedeli olarak sarf edilen toplam 6.999,90. TL yargılama giderinin, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-
Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
-
Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 1.320,00. TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekili ile davalı ... vekilinin e-duruşma yoluyla yüzlerine karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/10/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:25