İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1033 E. 2023/758 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/1033
2023/758
3 Ekim 2023
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1033 Esas
KARAR NO : 2023/758
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/12/2022
KARAR TARİHİ : 03/10/2023
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait, ... plakalı araç ile 19 10 2022 tarihinde Bursa -İzmir otoyolunda seyir halinde iken, aniden yola fırlayan yabani hayvana çarpması sonucu ön kısımlarından ve muhtelif sair kısımlarından maddi hasarlı zarara uğradığını, kolluk kuvvetlerince tutulan kaza tespit tutanağında karşı tarafın yapım ve bakımından sorumlu olduğu yolda can ve mal güvenliği yönünden gerekli tedbirleri almamak, hayvanların otoyola girmesini engelleyecek tel çit çekmediği tespit edilerek kusurlu bulunduğunu, müvekkili şirkete ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli, değer kaybı ve kazanç kaybının İzmir...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş. sayılı dosyası ile tespit ettirildiğini ve tespit dosyasına verilen raporda; KDV dahil 50.688,58-TL hasar bedeli, 6.iş günü kazanç kaybı tespit edildiğini, müvekkili şirket aracı araç kira sözleşmesi ile kiralanmış olduğunu, bu nedenle tamir süresince kazanç kaybı oluştuğunu, kazanın meydana geldiği otoyolun işleteni davalı şirket olduğu, otoyolun sözleşmeye uygun işletilmesine, bakımına, periyodik bakımına, onarımlarının yapılmasına ve trafik güvenliğinin sağlanmasından davalı şirket sorumlu olduğu, bu noktada, otoyol işletmecilerinin otoyolların bakımını aksatmadan yapması, otoyola yaban hayvanlarının girişinin önlenmesi amacıyla gerekli tedbirlerin alınması ve geçiş hizmetinin kesintisiz sağlanması başta olmak üzere, otoyolda sürüş ve geçiş güvenliğini tehlikeye atabilecek her türlü unsurun işletenler tarafından düzenli bakım ve onarım yükümlülüğünün altında ortadan kaldırılması gerekmekte olduğunu, tespite konu ve müvekkili şirkete ait araçta oluşan zararı ödenmesi hususunda, ... sayılı büro dosya numarası ile arabuluculuk sistemine başvuruda bulunulduğunu, arabuluculuk görüşmesi neticesinde tarafların anlaşamadığını ve bu durum... sayılı arabuluculuk son tutanağı ile imza altına alındığını, ayrıca avukatlık asgari ücret tarifesi 16/2 maddesinde ancak, arabuluculuğun dava şartı olması halinde, arabuluculuk aşamasında avukat aracılığı ile takip edilen işlerde aşağıdaki hükümler uygulanarak arabuluculuk görüşmesinin anlaşmazlık ile sonuçlanması nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 16/2-c maddesi gereğince Arabuluculuk Taraf Vekalet Ücretinin yargılama giderlerine dahil edilerek davalıdan tahsilini, dava tarihi itibariyle kusur durumunun ve alacak miktarının tam ve kesin olarak belirlenememesi ve bu durumun yapılacak yargılama sonucu ortaya çıkacak olması nedeniyle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00-TL Hasar bedeli, 10,00-TL değer, 100,00-TL kazanç kaybı, 5.310,00-TL çekici ücreti olmak üzere toplamı 7.410,00-TL alacağın, 19/10/2022 itibaren işleyecek itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, ıslah dilekçesinde özetle; davayı HMK 107/2 uyarınca istemin arttırılmasına yönelik ıslah etmeleri nedeniyle, 50.688,58-TL hasar bedeli, 2.000,00- TL değer kaybı, 2.820,00-TL kazanç kaybı ve 4.553,10-TL çekici ücreti olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiğini toplam 60.061,68-TL alacağın 19.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Yetkili mahkemenin Bursa Mahkemeleri olduğunu, yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirkete kusur atfedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu kazada sorumluluğun karayolları genel müdürlüğünde olduğunu, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacının kaza esnasındaki hızının sınırın üzerinde olduğu tespit edildiğini, davacının vekalet ücreti talebinin yasaya ve usule aykırı olduğunu, müvekkili aleyhine açılan haksız davanın öncelikle mahkemenizin yetkili olmaması sebebiyle usulden reddi gerektiği, mahkemeniz aksi kanaatte ise davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, esasa girilmesi halinde esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesinin... D.iş dosyası, kaza tespit tutanağı, hasar dosyası, araç kiralama sözleşmesi, çekici bedeline ilişkin fatura, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 06/04/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "..Trafik kural ihlalleri yönünden varılan kanaat;
− Davalı Otoyol Yatırım ve İşletme A.Ş. yukarıda kanaat bölümünde açıklanan teknik değerlendirmeler doğrultusunda, 2918 sayılı KTY nin 19. maddesinde belirtilen, “İlgili bütün kuruluşlar, yapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu oldukları karayollarında;
a) Karayolu yapısını,
b) Trafik işaretlerini,
Trafik güvenliğini sağlayacak şekilde yapmak ve bulundurmakla yükümlüdürler.” hükmünü ihlal etmekle kazanın oluşumunda etkendir.
− Davacı şirketin ... plaka sayılı aracını kullanan dava dışı sürücü Mehmet OREL yukarıda kanaat bölümünde açıklanan teknik değerlendirmeler doğrultusunda, kazanın oluşumuna etken olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır.
Hasar onarım ve Değer kaybı bedeli yönünden;
− ... plaka sayılı... SEDAN 356 1.3 M.JET 2021 model otomobilde meydana gelen hasar onarım bedelinin 50.688,58 TL. olduğu ve onarımının ekonomik olduğu, somut olayda söz konusu araçta Yargıtay içtihatlarına ve serbest piyasa rayiçlerine göre 2.000,00-TL değer kaybı meydana geldiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
İkame araç bedeli yönünden;
− 2021 model... SEDAN 356 1.3 M.JET konseptindeki benzer bir aracın güncel günlük kiralama bedelinin KDV dahil 500,00 TL. mertebesinde olduğu, Ülkemizde bu konuda geriye dönük veri tabanı olmaması, yaşanan enflasyonist ortam ve döviz kuru değişiklikleri ile Kamu İhale Kurumu Fiyat Güncelleme Tablosu çarpanları ve pazarlık payı da dikkate alınarak 19/10/2022 riziko tarihi itibarıyla günlük kiralama rayicinin KDV dahil 470,00-TL mertebesinde olduğu hasarı söz konusu aracın makul onarım süresinin 6 gün olarak belirlendiği, 6 gün x 470,00-TL. = 2.820,00- TL. araç kiralama bedeli olarak hesaplanmış olup, nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye aittir.." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
-
Dava, haksız fiil nedeniyle uğranılan maddi zararların tazmini talepli maddi tazminat davasıdır.
-
Davacı vekili dava dilekçesinde davacıya ait ... plaka sayılı aracın, davalıya ait otoyolda seyir halindeyken yola çıkan yabani hayvan nedeniyle zarara uğradığını, kazanın davalı otoyol işletmesinin kusurundan kaynaklandığını, kaza nedeniyle davacıya ait araçta KDV dahil 50.688,58. TL hasar bedeli, 6 iş günü kazanç zararı bulunduğu, aracın değer kaybına uğradığı ve ayrıca aracın İzmir'e çekilmesi için 5.310,00. TL sarf edildiği ileri sürülerek haksız fiil tarihinden itibaren zararların tazmini talep edilmiştir.
-
Davalı vekili cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunmuş, yetkili mahkemenin davalının yerleşim yeri Ankara veya kaza yeri Bursa mahkemeleri olduğunu, otoyola kedi çıkmasındaki kusurun davalı şirkete atfedilemeyeceğini, otoyol kenarında bariyer ve tel örgüler bulunduğu halde kaza meydana gelebileceği, dava konusu uyuşmazlıkta husumetin Karayolları Genel Müdürlüğü'ne yöneltilmesi gerektiğini, davacının kaza sırasında 165 Km/saat hızla seyir halinde olduğunu, davacıya ait aracın hızından dolayı kural ihlali bulunduğunu ve sair hususları ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
-
Taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır.
Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
- maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
- maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
-
Somut uyuşmazlıkta öncelikle davalının yetki itirazının değerlendirilmesi gerekmektedir. Haksız fiilden kaynaklanan davalarda zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkili mahkemelerden olup, davacı şirket merkezinin Gaziemir/İZMİR'de yer aldığı ve mahkememiz yargı çevresinde yer aldığı anlaşıldığından yetki itirazı yerinde görülmemiştir.
-
Davalının husumet yönünden itirazının değerlendirilmesinde, her ne kadar davalı tarafça Karayolları Genel Müdürlüğü'ne davanın yöneltilmesi gerektiği savunulmuş ise de kaza tespit tutanağına göre dava konusu kazanın Bursa. İzmir otoyolu üzerinde meydana geldiği, Gebze. Orhangazi. İzmir (İzmit Körfez Geçişi ve Bağlantı Yolları Dahil) Otoyolu Projesi’nin (İstanbul – İzmir Otoyolu) ihalesi Yap – İşlet – Devret Modeline (YİD) göre davalı şirketin işletme sorumluluğunda olduğu anlaşıldığından husumete yönelik itirazlar yerinde görülmemiştir.
-
Dava konusu kaza, otoyolda seyir halinde bulunan aracın önüne kedi çıkması neticesinde meydana gelmiştir. Mahkememizce kusur yönünden alınan bilirkişi raporunda davalı şirketin KTK 19.maddesi ile kendisine yüklenen yükümlülüğün yerine getirilmemesinden dolayı kazanın gerçekleştiği belirtilmiş ve davalı şirketin kural ihlalinin bulunduğu, kazaya etki eden başkaca bir kural ihlali bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Rapora karşı davalı vekili tarafından itirazda bulunulmuştur.
1593 sayılı Erişme Kontrollü Karayolları Kanunu'nun 1. maddesinde; "Erişme kontrollü karayolu, özellikle transit trafiğe tahsis edilen, belirli yerler ve şartlar dışında giriş ve çıkışın yasaklandığı yaya, hayvan ve motorsuz taşıt ve araçların giremediği ancak izin verilen motorlu taşıtların yararlandığı ve trafiğin özel kontrole tabi tutulduğu karayoludur. Erişme kontrollü karayolu belediye hudutları içinde de olabilir." hükmüne yer verilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 3. maddesinde; otoyol, özellikle transit trafiğe tahsis edilen, belirli yerler ve şartlar dışında giriş ve çıkışın yasaklandığı, yaya, hayvan ve motorsuz araçların giremediği, ancak, izin verilen motorlu araçların yararlandığı ve trafiğin özel kontrole tabi tutulduğu karayolu olarak tanımlanmış, anılan Kanunun 7.maddesinde de; Karayolları Genel Müdürlüğü'nün yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve mal güvenliği yönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmanın bu Kanunla ilgili görev ve yetkileri arasında olduğu kurala bağlanmıştır.
Dava konusu olayda; kazanın oluşumunda tek etkili olan sebebin otoyola giren kedi olduğu kaza tespit tutanağı ile sabit olup, yukarıda yer alan mevzuat hükmünde de tanımlandığı üzere söz konusu otoyolda kedi veya taşıt trafiğine etki edebilecek başkaca bir hayvanın bulunmaması gerektiği tartışmasız olduğundan, otoyolun bakım, onarım, trafik güvenliği hususların sağlanması konusunda davalı şirketin görevli ve sorumluluğunun bulunduğu, ancak bunu sağlayamayarak trafik kazasına neden olduğu anlaşıldığından olayda davalı şirketin kusuru bulunduğu sonucuna varılmıştır. Bu durumda; kazanın oluşumunda araç sürücüsünün kusursuz, davalı şirketin ise %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Davalı şirket tarafından davacıya ait aracın otoyol üzerinde 165KM/saat hızla seyretmesinin kazaya etki ettiği savunulmuş ise de kaza mahallinde hız sınırının 140KM/saat olduğu, aracın iki nokta arasındaki ortalama hızına göre "hız koridoru" uygulaması ile bazı karayollarında ceza uygulamasına gidilmekte ise de somut olay özelinde kaza anındaki hızın net olarak tespit edilmediği sürece davacıya kusur izafe edilemeyeceği gözetilerek davalının bu yöndeki savunmasının davacının kaza anındaki hızının tespitine elverişli olmaması nedeniyle araştırılmasına gerek bulunmadığı değerlendirilmiştir. Bir an için aksi düşünülse dahi, davacının 00:58’de km:122+530’dan (Bursa Batı Gişeler) giriş yaptığı, saat 01:10 civarında km:145’de kaza yaptığı dikkate alındığında 12 dakikalık sürede yaklaşık olarak 23 km mesafe katedildiği, dakikada yaklaşık 2km'lik yol kateden bir aracın Km/saat hızının 120KM olacağı, aracın gişe giriş ve kaza mahalli bilgilerine göre kaza anındaki hızının net olarak tespiti mümkün olmadığı gibi dosyadaki verilerden de davalı savunmasının aksine araç hızının yasal sınırlar civarında olduğu yönünde kanaat oluşmaktadır.
- Davacı tarafça araçta meydana gelen hasarın onarım bedeli, değer kaybı zararı, araç yoksunluğu ve çekici ücreti talebinde bulunulmuştur.
Mahkememizce araç onarımı konusunda uzman bilirkişiden alınan 06/04/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre davacıya ait araçta meydana gelen hasarın 50.688,58-TL bedel ile onarılabileceği, aracın onarımının ekonomik olduğu, araçta 2.000,00-TL değer kaybı oluşacağı, aracın onarımının 6 gün süreceği, bu süre zarfında kaza tarihi itibariyle günlüğü 470,00-T bedel ile toplam 2.820,00-TL araç kiralanabileceği yönünde görüş bildirilmiştir.
Davalı tarafça rapora karşı hasar onarım bedelinin fahiş olduğu, davacının ikame araç bedeli talebinin bulunmadığı, aracın serviste kaldığı sürece başka bir aracın kiralandığına dair delil sunulmadığı ve sair nedenlerle itirazlar ileri sürülmüştür.
İtirazların ve dosya kapsamının incelenmesinde, davacı tarafça dava öncesinde İzmir...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... D.İş dosyası üzerinden yapılan delil tespiti talebine istinaden gerçekleştirilen keşif ve bilirkişi incelemesinde davacıya ait aracın onarım bedelinin 50.688,58-TL olacağı ve aracın onarımının 6 gün süreceği yönünde görüş bildirildiği, mahkememize sunulan bilirkişi raporu ile delil tespiti dosyasında sunulan bilirkişi raporunun birbiriyle uyumlu olduğu, davalının itiraz dilekçesinde somut bir hatalı hesaplamayı işaret etmeksizin soyut şekilde onarımın fahiş olduğunun belirtildiği, itirazların somut dayanağının bulunmadığı gibi dosyada alınan rapor ile delil tespiti neticesinde düzenlenen raporda hasar onarım bedeli ile onarım süresine dair görüşlerin birbirini doğruladığı, mahkememizce resen gözetilmesi gereken bir hata veya eksikliğin bulunmadığı gözetilerek itirazların yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Davacıya ait araçta meydana gelen hasardan dolayı gerek işlem gören parçaların bulunması gerekse Tramer kayıtlarına işlenecek hasar onarımı nedeniyle aracın değerinde bir azalma meydana geleceği, buna göre 2.000,00-TL değer kaybı zararının dosya kapsamına ve piyasa rayiçlerine uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Kazanç kaybı talebi yönünden yapılan değerlendirmede, aracın 6 gün süresince onarımda geçecek süre boyunca kiralanamayacağı, bu süre zarfında ayrıca bir belge veya araç kiralaması yapıldığı ispat edilmesi gerekmeksizin, araçtan faydalanma imkanı bulunmamasının zararın oluşması için yeterli kabul edileceği, davacının araç kiralama şirketi olarak faaliyet gösterdiği ve günlük rayiç kiralama bedeli kadar zararının oluşacağının kabulü gerektiği değerlendirilmiştir. Aracın amortisman giderlerinin kira bedelinden düşülmesi gerekip gerekmediği hususunda yapılan değerlendirmede, aracın vergi, bakım ve sair masraflarının belirli periyotlar halinde gerçekleştirildiği ve tamir süresinde kullanılmaması nedeniyle bunlardan tasarruf edilemeyeceği, aracın yakıt masraflarının da kiracı tarafça karşılanacağı dikkate alındığından bu yönlerden indirim uygulanmaksızın günlük kiralama bedeli üzerinden hesaplanan toplam 2.820,00-TL zarar oluştuğu kabul edilmiştir.
Çekici ücreti hususunda yapılan değerlendirmede, çekici hizmetiyle ilgili dava dilekçesi ekinde ve ıslah dilekçesi ekinde ...Yardım ve Servis Ltd.Şti. Tarafından davacı adına düzenlenen KDV dahil 4.553,10-TL bedelli faturanın yer aldığı, İzmir UKOME'nin 18/05/2022 tarihli 717 sayılı kararı ile araç kurtarma ücretlerinin 50KM'den fazla mesafeler için KM başına 18,00-TL olarak belirlendiği, kazanın meydana geldiği yer (Hotanlı köyü-Bursa-Balıkesir yolu 145km) İzmir ili arasında 280 KM mesafe bulunduğu, tarifeye göre KDV dahil 5.040,00-TL çekici bedelinin piyasa rayiçlerine uygun olduğu, davacı tarafça çekici bedeli olarak 4.553,10-TL bedelli fatura sunulduğu ve aracın davacı şirket merkezinin bulunduğu yerde tamirinin gerçekleştirilmesi için yapılan çekme masrafının davalının sorumluluğunda olan maddi zararlar arasında sayılacağı, masrafın piyasa rayiçlerine uygun olduğu anlaşıldığından davalıdan talep edilebileceği değerlendirilmiştir.
- Davacı vekili tarafından sunulan 21/06/2023 tarihli değer artırım dilekçesi ile dava değeri hasar zararı yönünden 50.688,58. TL'ye, değer kaybı zararı yönünden 2.000,00. TL'ye, araç kiralama. kazanç kaybı yönünden 2.820,00. TL'ye ve çekici bedeli yönünden 4.553,10. TL'ye yükseltilmiştir. Mahkememizce dosya kapsamına ve piyasa rayiçlerine uygun olduğu yukarıda ayrı ayrı açıklanan zarar talepleri yerinde görülmekle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı tarafça zarar miktarlarına kaza tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanması talep edilmiştir. Davacı ve davalı taraf tacir olup uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Tacirlerin faaliyet alanıyla ilgili gerçekleşen haksız fiillerden dolayı ticari faiz ile sorumlu olacakları gözetilerek kabul edilen tazminat miktarlarına kaza tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanmasına karar verilmiştir.
10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun sarf kararı ile 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutarın yargılama giderleri kapsamında değerlendirilerek haklılık durumuna göre tahsili yönünde hüküm kurulmuştur.
Davacı tarafça arabuluculuk görüşmelerinde vekil olarak yer alınmasından dolayı A.A.Ü.T. 16/2. Maddesi uyarınca arabuluculuk vekalet ücretine hükmolunması talep edilmiş ise de bahsi geçen düzenlemede açık bir şekilde "akdi avukatlık ücretinin" düzenlendiği, akdi avukatlık ücreti ile tarafın kendisi ile vekili arasındaki ücrete ilişkin asgari ücretin belirlenmiş olduğu, bu ücretin karşı tarafa yükletileceğine dair bir değerlendirme yapılamayacağı gözetilerek arabuluculuk vekalet ücreti takdir edilmemiştir.
11-Davacı tarafça delil tespiti nedeniyle sarf edilen yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsili talep edilmiştir. Davacıya ait aracın onarılmasından önce mevcut hasarının tespiti ve hasar onarım bedelinin belirlenmesi için yapılan delil tespiti talebinin zararın miktarının belirlenmesi ve ispatı için olağan bir masraf olarak değerlendirildiği ve 6100 sayılı HMK'nın 323/1-ç hükmü uyarınca delil tespiti masraflarının yargılama giderlerinden sayılacağı düzenlendiği gözetilerek delil tespiti dosyasında davacı tarafça sarf edilen giderler, yargılama giderlerine dahil edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KABULÜ İLE,
50.688,58-TL araç hasarı, 2.000,00-TL değer kaybı, 2.820,00-TL araç kiralama bedeli ve 4.553,10-TL çekici bedeli zararlarının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarlarına kaza tarihi 19/10/2022 tarihinden itibaren reeskont faizi işletilmesine,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.102,81. TL harçtan peşin olarak alınan 109,64. TL ile ıslah harcı olarak alınan 926,00. TL harcın mahsubu ile bakiye 3.067,17. TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 17.900,00. TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 109,64. TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 926,00. TL toplamı 1.035,64. TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafça sarf edilen 80,70. TL başvuru harcı ile 58,00. TL posta ve tebligat ücreti, 2.500,00. TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen 2.638,70. TL yargılama gideri ile İzmir ...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasında sarf edilen 700,00. TL bilirkişi ücreti, 571,90. TL keşif harcı, 37,00. TL başvuru harcı, 133,00. TL peşin harç, 18,00. TL tebligat masrafı ve 2.400,00. TL vekalet ücreti olmak üzere 3.859,90. TL delil tespiti yargılama gideri toplamları 6.498,60. TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
-
Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00. TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
03/10/2023
Katip...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:57:35