İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1100 E. 2023/735 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/1100
2023/735
21 Eylül 2023
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2022/1100 Esas
KARAR NO : 2023/735
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/12/2022
KARAR TARİHİ : 21/09/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; Müvekkil şirket tarafından davalı-borçlu şirkete karşı 20.05.2022 tarihinde İzmir ... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası ile takip başlatılmış olup 03.06.2022 tarihinde borçlu davalı şirkete tebellüğ edildiğini, Davalı şirketin 06.06.2022 tarihinde, başlatılan takibe haksız olarak itirazda bulunarak takibin durduğunu, Yapılan arabuluculuk başvurusu neticesinde İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun ... büro dosya numarası ve ... arabuluculuk numarası ile Arb. Av... tarafından 14.06.2022 tarihinde arabuluculuk sürecine başlanmış ve 08.07.2022 tarihinde arabuluculuk sürecinin son bulmuş olduğunu, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu17 ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca davalı şirketin arabuluculuk masrafını ödemesi gerektiğini, Davalının, müvekkil ile yapmış olduğu ticari ilişki neticesinde 31.08.2021 tarihli... numaralı faturanın tanzim edildiğini, Davalının kesilen fatura bedeli olan 83.300,81TL yi ödememesi neticesinde Karşıyaka... Noterliğinin 18.04.2022 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamesinin (EK-3) gönderilmiş olduğunu, Söz konusu ihtarnamenin davalı şirkete 20.04.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, İhtara rağmen borcun ödenmemesi neticesinde faturalara dayanak gösterilerek davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, Aleyhe herhangi bir hususu kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı şirketten alacaklı olunan bir kısmın mahsup edildiğini, davalı şirketin güncel borcunun 56.094,70 TL olduğunu, İşbu davanın bu bedel üzerinden açıldığını, TTK‘nın 21. Maddesinin 1. Fıkrası uyarınca faturayı alan kişi, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa, fatura içeriğini kabul etmiş sayıldığını, Davalı şirketin bu fatura içeriğine herhangi bir itirazda bulunmamış olduğundan fatura içeriğini kabul etmiş sayıldığını, Bu durumun müvekkil şirketin, edimini eksiksiz taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak ifa ettiğini gösterdiğini, Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerden dolayı; davanın kabulüne, İzmir... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasında davalının haksız olan itirazın iptaline, takibin 56.094,70 TL kısmının devamına, davalı aleyhinde haksız itirazdan dolayı itiraz edilen takibin %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
SAVUNMA : Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde; Davacı tarafından Davalı/Müvekkili Şirket aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı icra dosyası ile 83.300,81 TL asıl alacak üzerinden kanuni takip başlatılmış; 06.06.2022 tarihinde borca itiraz edildiğini, Davacı tarafından Sayın Mahkeme nezdinde Davalı/Müvekkil Şirket aleyhine takibin 56.094,70 TL'lik kısmının devamı talebi ile itirazın iptali davası açıldığını, Davacı tarafın dava dilekçesinde, ileri sürdüğü hususların yerinde olmadığını, Davacı ile Müvekkili/Davalı arasında akdi ilişki bulunmamakta olduğunu, Huzurdaki itirazın iptali davasına konu icra takibine dayanak faturada belirtilen " Danışmanlık Hizmeti"nin Müvekkil tarafından alınmadığını, Müvekkil Şirket'e, Davacı tarafından "Danışmanlık Hizmeti" adı altında herhangi bir hizmet sunulmaması nedeniyle bedelinin ödenmesinin mümkün olmadığını, Yargıtay ...HD.’nin 10.05.2010 tarihli...Karar sayılı kararı; "Davacının akdi ilişkiyi inkâr ettiği anlaşıldığından, Davaya konu faturaların davalıya tebliğ edilmiş olması, akdi ilişkinin kurulduğu ve faturalara konu malların davalıya teslim edildiği sonucu doğurmayıp,
davacı davasını yasal deliller ile kanıtlayamamıştır." şeklinde olduğunu Davacı tarafça Davalı/Müvekkil Şirket tarafından faturaya itiraz edilmemiş olması nedeniyle fatura içeriğinin kabul edildiği ve bu sebeple borçlu sayılacağı iddia edilmişse de, bu iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, Zira itiraza uğramayan fatura; malın teslim edildiğini, işin görüldüğünü ya da borcun ifa edildiğini göstermeyeceğini, Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, faturaya itiraz edilmemesinin Davacı tarafın edimi yerine getirdiğinin göstergesi olduğuna dair ileri sürülen iddialara itibar edilemeyeceğini, Yargıtay ... HD. 05.05.2005 tarihli, ... K. sayılı kararı "...Oysa, faturanın içeriğine 8 gün içerisinde itirazda bulunulmadığı takdirde sadece faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesi doğar; yoksa faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin de yapılmış olduğunun kabulü anlamını taşımaz. Uyuşmazlık halinde, işin yapılmış olduğunun kanıtlanması gerekir. Ayrıca, davalıya tebliğ edilmiş olan fatura içeriğinin kesinleşmesi söz konusu olamaz. Faturanın deftere kaydı taşımanın gerçekleştiğine yalnızca karine teşkil eder. Bu karinenin aksinin ispatı her zaman olanaklıdır. (...) Bu durumda, mahkemece, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, taraflar arasındaki temel ilişki olan taşıma ilişkisinde davacının edimini yerine getirip getirmediği hususunda ispat yükünün davacı da olduğu gözetilmek, davacıya ispat olanağı sağlanmak ve sonucuna göre karar verilmek gerekirken, yerinde bulunmayan yazılı gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." Yukarıda sunulu ve re'sen gözetilecek nedenlerle davanın reddi ile, Davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun takibinin iptaline, icra inkar tazminat talebinin reddine, Davacı aleyhine % 20’den az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE :
Dava; İİK 67. Maddesi uyarınca açılmış İtirazın İptali Davasıdır.Uyuşmazlık; faturada belirtilen Danışmanlık Hizmetinin davalı tarafça alınıp alınmadığı ve buna bağlı olarak davacıya borcu bulunup bulunmadığına ilişkindir. Ticari uyuşmazlıklarda "Arabuluculuk" bir dava şartı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, “Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü içermektedir.
Davacının dava öncesi arabuluculuk bürosuna başvurduğu, ancak anlaşmanın sağlanamadığı, böylelikle dava şartı olarak düzenlenen zorunlu arabuluculuk yolunun tüketildiği ve dava şartının yerine getirilmiş olduğu dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz olunan arabuluculuk son oturum tutanağından anlaşılmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürmüş oldukları delilleri mahkememizce toplanmıştır.
26/07/2023 tarihli Bilirkişi Raporunda;
- Davacı Ticari Defterlerinin Tasdikine İlişkin Yapılan İncelemede; Davacının 2021 yılında işletme defterine ve defter beyan sitemine tabi olduğu tespit edilmiş olup, sistemde tutulan defterlerinin 213 sayılı VUK 221 ve 222. maddeleri uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6102 sayılı TTK’da tutulacak defterler arasında işletme defterinin yer almadığı ve kapanış onayına tabi olmadığı,
Davacının 2022 yılında ise 1. sınıfa tabi olduğu, sunulan ticari defterlerinin 213 sayılı VUK 221 ve 222. maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK’nun 64/3. maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı değerlendirmesinin takdiri Sayın Mahkeme'nizde olmak üzere; 6102 sayılı T.T.K 64/3 maddesi uyarınca 2022 yılı yevmiye defterine yapılması gereken kapanış tasdikinin süresinde yaptırıldığı, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı, - Davacı Ticari Defter Kayıtlarındaki Hesap İşlemlerine İlişkin İncelemede; Davacıya ait defter beyan sistemi üzerinde yapılan incelemede; takibe konu 31.08.2021 tarihli 83.300,81-TL tutarındaki faturanın İşletme defteri “Gelir” bölümü 50. satırda kayıtlı olduğu, Davacının 2021 yılında işletme defterine tabi olduğu, İşletme defterinin tek taraflı kayıt sistemi ile tutulması nedeniyle bu deftere ödemelere ait belgelerin kaydedilmediği, sadece gelir ve gidere ait Faturaların kaydedildiği, işletme defterine ödemelerin kaydedilmesi nedeniyle bakiye bir tutar olmadığından 2022 yılı ticari defterinde de takip konusuna ilişkin bir kaydın olmadığı tespit edilmiştir.
- Davalı Ticari Defterlerinin Tasdikine ilişkin Yapılan İncelemede;
Davalının 2021-2022 yılına ait incelemeye sunduğu ticari defterlerinin 213 sayılı VUK. 221. ve 222. maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK’nun 64/3. maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı değerlendirmesinin takdiri Sayın Mahkeme'nizde olmak üzere; 6102 sayılı T.T.K 64/3. maddesi uyarınca 2021-2022 yılı yevmiye defterine yapılması gereken kapanış tasdikinin süresinde yaptırıldığı, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı,Davacı Ticari Defter Kayıtlarındaki Hesap İşlemlerine İlişkin İncelemede; Takibe konu faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının davacıdan 120
Nolu hesapta takip edilen 27.206,08-TL tutarında alacaklı olduğu, bu alacağın davalı borcu olan 83.300,81-TL’den mahsup edildiği, mahsup kaydından sonra davalının davacıya 56.094,73-TL borcunun kaldığı tespit edilmiştir. Takip tarihi itibariyle davacının davalıdan takibe konu faturadan bakiye kalan 56.094,73-TL alacaklı olduğu, takibin 83.300,81-TL asıl alacak üzerinden başlatıldığı ancak dava dilekçesinde takibin 56.094,70-TL üzerinden devamının talep edildiği, İşlemiş faize ilişkin yapılan incelemede; Davacının davalıya Karşıyaka ... Noterliği... yevmiye nolu ihtarnamesi ile tebliğ tarihinden itibaren borcun 7 gün içinde ödenmesini ihtaren bildirdiği, buna göre yapılan hesaplamada 653,54-TL işlemiş faiz olduğu hususunda görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Davanın konusu itibariyle Mutlak Ticari Davalardan olmadığı, ancak davalının ticari ortaklık, davacı ...'nın ise İzmir Ticaret Siciline kaydının bulunmadığı ancak İzmir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği'nde 13.12.2018 tarihinden itibaren kaydının bulunduğu ve devam etmekte olduğu, durumunun faal olduğu, Hasan Tahsin Vergi Dairesi mükellefi olduğu ve 2021 döneminde işletme esasına göre defter tutmakta olduğu ve 213 VUK 177 hükmüne göre 2021 yılında 2. sınıf tacir olduğu, 2022 döneminde ise bilanço esasına göre defter tutmakta olduğu ve 2022 yılında 1. sınıf tacir olduğu mahkememizce yapılan tacir araştırmasından anlaşılmaktadır. Yine 26.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda da 21.07.2007 tarih 26589 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 2007/12362 no'lu Bakanlar Kurulu Kararnamesi'ne göre 2020 yılında 195.000,00-TL haddi aştığından 2021 yılında tacir olarak değerlendirilmesi gerektiği, yine 2021 yılında 210.000,00-TL haddi aştığından 2022 yılında da tacir olarak değerlendirilmesi gerekeceği belirtilmiş olup, bu nedenlerle davacı ...'nın 2021 ve 2022 yıllarında tacir olduğu kanaatine varılmıştır.
TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır düzenlemesi gereği, davaya konu borç ilişkisinin davacı ve de davalı tarafın tacir olduğu ve her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması nedeniyle eldeki davanın Nisbi Ticari Dava olduğu değerlendirilmiş ve mahkememizin görev alanında kaldığı anlaşılan dosyada yargılamaya devam olunmuştur.
İİK'nın 67/1 maddesi "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmünü içermektedir. Bu hükme göre; itirazın iptali davalarında 1 yıllık hak düşürücü süre itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren başlar. İtiraz tebliğ edilmedikçe süre başlamaz. Ayrıca icra dosyasında alacaklının icra işlemleri yapmış olması itirazın tebliği anlamına gelmez. Bu nedenlerle İzmir ... İcra Dairesi'nin... Esas sayılı icra takibinde davalılar tarafından yapılan borca itiraz gereği 13.09.2018 tarihinde icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, mahkememizce adı geçen icra müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevaben icra müdürlüğünce gönderilen 07.12.2022 tarihli yazıda borçlunun itirazına ilişkin dilekçenin alacaklıya tebliğ edilmemiş olduğu anlaşılmıştır. Buna göre 1 yıllık hak düşürücü sürenin işlemediği ve işbu davanın hak düşürücü süre dolmadan açılmış olduğu anlaşılmaktadır.
Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan fatura içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir.
Ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin yasal düzenleme 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde yer almaktadır:
"1- Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
-
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
-
İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020. 7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
Tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olduğu ve birbirini doğruladığı bilirkişi raporu içeriğinden anlaşılmaktadır.
Davacının ticari defter ve kayıtlarının takibe konu fatura alacağını doğruladığı, davalının defter ve kayıtlarının ise davacının kayıtları ile uyumlu olduğu, takibe konu faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının davacıdan 120
Nolu hesapta takip edilen 27.206,08-TL tutarında alacaklı olduğu, bu alacağın davalı borcu olan 83.300,81-TL’den mahsup edildiği, mahsup kaydından sonra davalının davacıya 56.094,73-TL borcunun kaldığı tespit edilmiştir. Davacının davalıya Karşıyaka ... Noterliği ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile tebliğ tarihinden itibaren borcun 7 gün içinde ödenmesini ihtaren bildirdiği, buna göre yapılan hesaplamada 653,54-TL işlemiş faiz olduğu anlaşılmıştır.Denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu bilirkişi raporu Mahkememizce de benimsenerek davanın kabulü yönünde aşağıdaki karara hükmolunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
- Davanın KABULÜ İLE;
Davalının İzmir... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından icra takibine yapılan İTİRAZININ İPTALİNE, takibin 56.094,70-TL asıl alacak ve 653,54-TL işlemiş faiz üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren Avans Faizi işletilmesine,
-
İİK madde 67 gereğince hüküm altına alınan alacağın % 20'si oranında hesaplanan 11.218,94. TL İcra İnkar Tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 3.831,82. TL harçtan peşin alınan 957,96. TL'nin mahsubu ile bakiye 2.873,86. TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13, 14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00. TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
-
Davacı tarafından yatırılan 80,70. TL Başvurma Harcı, 957,96. TL Peşin Harç ve 11,50. TL Vekalet Ücreti olmak üzere toplam 1.050,16. TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00 . TL Vekalet Ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan 1.300,00. TL bilirkişi ücretinin ve 59,00. TL tebligat ve posta ücreti olmak üzere toplam 1.359,00. TL Yargılama Giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, tebliğden itibaren 2 Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 21/09/2023
Katip... Hakim...
¸e-imza ¸e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:49