İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/979 E. 2023/731 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/979
2023/731
21 Eylül 2023
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/979 Esas
KARAR NO : 2023/731
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/11/2022
KARAR TARİHİ : 21/09/2023
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacılar vekili, dava dilekçesinde; Davalı tarafından müvekkilleri hakkında İzmir ... İcra Dairesinin... sayılı dosyası üzerinden icra takibine başlandığını, ancak takibe konu 31.10.2018 tanzim ve 31.12.2018 vade tarihli 145.000,00-TL bedelli senede ilişkin olarak herhangi bir borçlarının bulunmadığını, müvekkillerinin ...Köyünde keçi yetiştiriciliği ve keçi sütü üretimi işi ile iştigal ettiğini, davalı yanın üretilen sütü dönemsel olarak satın alıp işlediğini, ticari ilişkinin 2017 yılında başladığını, her yıl davalı şirket ile İlçe Tarım Müdürlüğü huzurunda birlikte çiğ süt alım sözleşmesi imzalandığını, icra takibine konu senedin 2017 yılında teminat senedi olarak davalı yana verildiğini, davalı yanın 2018 yılında senedi takibe konu ederek müvekkillerinin tüm mal varlığı üzerine haciz konulduğunu ancak 2022 yılına kadar tahsilata ilişkin herhangi bir işlem yapılmadığını, bunun üzerine İİK m.106-110 uyarınca hacizlerin kaldırıldığını, akabinde davalı şirket müvekkillerinin malvarlığı üzerine yeniden haciz işlemi gerçekleştirildiğini ve taşınmazları satma yoluna gittiğini, davalı tarafca yapılan haciz baskısı ile artık bu ticari ilişkiyi yürütemeyeceklerinden davalıya yeni yıl için anlaşma yapmayacaklarını bildirdiklerini, haciz baskısı ile davalının sözleşmeyi istediği şartlarda devam yoluna gittiğini, Urla ilçesinde kooperatif tarafından keçi sütünün 10-12 TL fiyat aralığında alındığı halde davalının haciz baskısı sebebiyle 4-5 TL'ye satın aldığını, davalının keçilerin yetiştirilme dönemlerinde sözleşme ile belirlenen süt miktarı uyarınca ön ödemeyi banka kanalı ile yaptığını daha sonra sağılmaya başlayan sütlerin günlük olarak davalı tarafından toplanarak karşılığında makbuz verildiğini, müvekkilinin ve davalının devlet tarafından verilen teşviklerden yararlanması amacıyla sözleşme, davalı tarafından toplanan sütün fatura ve makbuzlarından bir suretin Urla İlçe Tarım Müdürlüğü'ne verildiğini belirterek İzmir...İcra Müdürlüğünün... - sayılı takibin durdurularak icra dosyasına ödenen paranın dava sonuna kadar davalıya ödenmemesine yönelik öncelikle teminatsız aksi halde mahkemenin uygun göreceği teminatın dosyaya yatırılması suretiyle ihtiyati tedbir kararı verilmesine, takibe konu senet ve taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, takip konusu %20 sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmili için gereğinin yapılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; Dava dilekçesindeki hususların doğru olmadığını, davacının sundukları sözleşmenin 2022 tarihli olup takibe konu bono ile bağlantılı olmadığını, yine davacının sunduğu banka dekontları müvekkilin davacılara gönderdiği paralara ilişkin olduğunu, müvekkilin davacıya gönderdiği paraların hangi sebeplerle davacının borcuna sona erdireceğinin anlaşılamadığını, davacıların kötüniyetli hareket ettiklerini, 2019 yılında takip açıldığında da senede benzer sebeplerle itiraz edilmiş, İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesi ... Karar sayılı ilamı ile davacı aynı taleplerle aynı senetler için açtığı davadan feragat ettiğini, davacıların borca itirazdan feragat ettiklerinden bu davanın açılmasının zaten mümkün olmadığını, kaldı ki sürekli benzer itirazlarla davacının vakit kazanmaya müvekkilin alacağını geciktirmeye çalışıldığını, müvekkilin dosya kapsamında davacı yana borcun ödenmesi için süre verdiğini, fakat davacı yan müvekkile borcun ödeneceğini söyleyerek sürekli oyalayıp, kötüniyetli olarak taşınmazlardan hacizin kaldırılmış olduğunu, son olarak müvekkil hacizli taşınmazların satışına geçince bu sefer açılan dava ile icra takibinin durdurulmaya çalışılmış olduğunu, davacı senedin teminat senedi olduğunu iddia etmiş ise de bu kapsamda dosyaya herhangi bir delil sunulmadığını, Aksine davacı kendi sunduğu banka hesaplarından da görüleceği üzere sürekli müvekkilden para aldığını, davacının bononun teminat senedi olduğu yönündeki iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiğini, dosya kapsamında bu hususta bir delil olmadığını, Yukarıda açıklanan sebeplerle haksız davanın reddine, %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası, 2022 yılına ait sözleşme, Fatura ve makbuz suretleri, ticari defter ve kayıtlar delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişiden alınan raporunun sonuç kısmına göre; "Urla Kaymakamlığının 06.01.2023 Tarihli Yazı Ekinde Gönderdiği Belgeler Üzerinde Yapılan İncelemede:
*Taraflar arasında düzenlenmiş 4 adet sözleşmenin bulunduğu, sözleşmede yazılı olan sütün litre fiyatı ile müstahsil makbuzlarındaki litre fiyatın uyumlu olduğu,
*Sözleşme eki olarak gönderilen müstahsil makbuzlarının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, sözleşme ekinde olmayan ancak davalı ticari defterlerinde yer alan müstahsil makbuzlarının bulunduğu ,
Davalının Ticari Defterlerin Tasdikine İlişkin Yapılan İncelemede;
*Davalının 2017-2018-2019-2020-2021-2022 yıllarında e defter kapsamında olduğu, incelemesi yapılan yıllara ait ticari defterlerinin 213 sayılı VUK. 221. ve 222.maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK'nun 64/3. maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı değerlendirmesinin takdiri Sayın Mahkeme'nizde olmak üzere; 6102 sayılı T.T.K 64/3. maddesi uyarınca yapılması gereken kapanış tasdikinin 2017-2018-2019-2020-2021-2022 yılları yevmiye defterleri için süresinde yaptırıldığı, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu birbirini doğruladığı ,
Davalının Ticari Defterleri Üzerinde Yapılan İncelemede;
-
Taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2017 yılında başladığı, 2017 yılında davalının davacıya 70.000,00-TL tutarında ödemede bulunduğu, davacıya düzenlenmiş müstahsil makbuzu bulunmadığı,
-
2018 yılında davalının davacıya 168.754,21-TL tutarında ödemede bulunduğu, davacıya 93.752,71-TL tutarında müstahsil makbuzu düzenlediği,
-
2019 yılında davalının davacıya 126.540,00-TL tutarında ödemede bulunduğu, davacıya 51.906,20 -TL tutarında müstahsil makbuzu düzenlediği,
-
2020 yılında davalının davacıya 98.000,00-TL tutarında ödemede bulunduğu, davalının 86.318,50-TL tutarında müstahsil makbuzu düzenlediği, Ahmet Dokucudan gelen 2.500,00 -TL tutarındaki havalenin hesabın alacağına dahil edildiği,
-
2021 yılında davalının davacıya 25.000,00-TL tutarında ödemede bulunduğu, davalının 33.507,05-TL tutarında müstahsil makbuzu düzenlediği,
-
2022 yılında davalının davacıya 78.650,79- TL tutarında müstahsil düzenlediği bir ödemede bulunmadığı, buna göre ;
-
2017 -2022 yılları arasında davalının davacıya toplam 488.294,21-TL tutarında ödeme yaptığı, aynı dönemde toplam 346.635,15-TL tutarında müstahsil makbuzu düzenlediği aradaki fark olan 141.659,06-TL tutarında fazla ödemenin olduğu,
-
2017 yılından itibaren devam eden ticari ilişkide her yıl fazla ödemenin yapılmış olduğu ancak yapılan ödemelerin aynı yıl ve ertesi yıl düzenlenen müstahsil makbuzları ile sıfırlanmadığı ve 6 yıllık ticari ilişkide 141.659,06 -TL tutarında fazla ödemenin oluştuğu, bunun nedeninin ya beklenen süt üretiminin gerçekleşmemiş olabileceği ya da eksik müstahsil makbuzu düzenlenmiş olabileceği, takdirin sayın mahkemenizde olduğu,
-
Ticari defterler üzerinde yapılan incelemede takibe konu edilen 31.10.2018 tanzim tarihli ve 31.12.2018 vadeli senede ilişkin bir kaydın bulunmadığı,
-
Takibe konu edilen senedin düzenlenme tarihi olan 31.10.2018 tarihindeki cari hesap kayıtlarında 133.247,29- TL tutarında davalının davacıdan alacağının olduğu, senet tutarının ise 145.000,00- TL olduğu tespit edilmiştir." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
-
Dava İİK 72.maddesi uyarınca takipten sonra açılmış menfi tespit davasıdır.
-
Davacı tarafça takibe konu bonoların gerçek bir alacak borç ilişkisine dayalı olarak düzenlenmediği, davacılar ile davalılar arasında çiğ süt alım sözleşmesi kapsamında süren ticari ilişki bulunduğunu, dava ve takip konusu bononun bu ticari ilişki nedeniyle teminat senedi olarak davalı şirkete verildiğini, davalının haksız olarak bonoyu takibe koymak suretiyle davacıların malvarlıkları üzerinde haciz uyguladığını, davalının haciz baskısı altında ticari ilişkinin devam ettiğini, davalı tarafın çiğ sütün piyasa fiyatının çok altında şekilde haciz baskısı ile davacılardan çiğ süt alımı yaptığını, davalının bu şekilde haksız çıkar sağladığını ileri sürerek borçlu olunmadığının tespit ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
-
Davalı taraf cevap dilekçesinde takip tarihinden sonra İzmir ...İcra Hukuk Mahkemesi'nin... Esas ... K. Sayılı dosyasında benzer nedenlerle takibe itiraz ettiğini ancak davadan feragat etmiş olduklarını, davadan feragat edildiğinden yeniden bu davanın açılamayacağını, takip ve dava konusu bononun teminat senedi olmadığını, davacıların sürekli olarak davalı şirketten para aldıklarını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
-
Taraflar arasındaki uyuşmazlık takip konusu bononun teminat bonosu olarak düzenlenip düzenlenmediği noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlık konusu vakıaya ilişkin delillerin değerlendirilmesinden önce, teminat senedine ilişkin yargısal uygulama ve doktrine dair görüşlere değinilmesi yerinde olacaktır;
Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi ticari senet (kambiyo senedi) alacağı da prensip olarak uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren veya elindeki kambiyo senedini devreden ve bu senedi alan herkes, bütün bu hukukî işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. Senedi alan şahsın, bu senede sahip olup olmayacağı, yani senette mündemiç hakkı iktisap edip etmeyeceği bu gayeye bakılarak tespit olunur. Dolayısıyla söz konusu gaye, bir kambiyo senedinde (kıymetli evrakta) mündemiç hakkın husulü (doğumu) veya devri açısından hukukî sebebi teşkil eder. Senet bu gaye yönünden “ifa amacıyla”, daha açık bir ifadesiyle “mevcut bir borcu ifa için” veya “mevcut borcun yerine kaim olmak üzere” verilmiş olabilir. Senedin teminat amacıyla veya başka bir maksatla verilmesi (mesela kredi sağlamak, hibe vs.) de mümkündür (..., s. 376).
Bir “teminat bonosu”ndan söz edilebilmesi için, ya bonoyu düzenleyen kişinin temel ilişkiden kaynaklanan ediminin (cezai şart öngörülen durumlar dışında) doğrudan doğruya belirli bir para borcunun ödenmesi olmaması yani paradan başka bir edim olması, ya da alacaklının uğrayacağı muhtemel zararları güvenceye bağlamak amacı ile bonoyu vermiş olması gerekir. Öğretide verilen örneklerde, örneğin bir müteahhidin inşaatı zamanında bitirememesi durumunda ödemek zorunda kalacağı cezai şart karşılığında verdiği bono bir teminat bonosu olduğu gibi, satın alınıp, bedeli ödenmekle birlikte tapuda henüz devri yapılmadığı için satın alan kişinin adına tescil edilemeyen bir taşınmazın bedeline ilişkin olarak düzenlenip alıcıya verilen ve devir gerçekleştikten sonra karşılıksız kalacağı öngörülen bir bono da bu niteliktedir. Aynı şekilde, kiracının, kiralanana vereceği muhtemel zararların teminatı olarak kiralayana verdiği bono da bu anlamda bir teminat bonosudur (Türk, A.: Kambiyo Senedi Borçlusu Tarafından Açılan Bedelsizliğe ve Hükümsüzlüğe Dayalı Menfi Tespit Davalarının Gösterdiği Özellikler, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Yıl 2005, Cilt 7, s. 329, 330).
Bir borç ilişkisi gereği taraflardan biri lehine bir para alacağı doğacağı kesin ise ve bu sözleşmede doğacak alacakların tahsili için bir kambiyo senedi verileceği öngörülmüş ise bu kambiyo senedinin teknik anlamda teminat gayesiyle değil, ifa uğruna (ifa amacıyla) verildiğinin kabulü gerekir. Çoğu hâlde, alacaklı, temel ilişkiden doğan alacağının ifası uğruna, kambiyo senedine dayalı alacağın takibi daha kolay olduğu için (İİK m. 167 vd.) ya da senedi iskonto ettirerek vadeden önce alacağına kavuşmak olanağını elde etmek için borçludan bir kambiyo senedi vermesini ister. Bu senet ifa uğruna, temel borcun ifasını teminen düzenlenmiş olduğundan, alacaklı öncelikle bu senede dayanarak icra takibi yapmak isteyecektir. Teminat senedi verilmesi durumunda ise, ya temel ilişkide bir alacağın doğup doğmadığı kesin değildir, ya da senedi düzenleyen kişinin borcu, paradan başka bir edimdir (Türk, s. 328-329).
Senedin teminat senedi olup olmadığı yargılama sonucunda belli olacaktır; sonuçta bu senede dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılamaz (Ülgen, H./ Helvacı, M./ Kendigelen, A./Kaya, A.: Kıymetli Evrak Hukuku, İstanbul 2015, s. 148)
- Dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelerin incelenmesinden davacı ... ile davalı şirket arasında 2017 yılında başlayan ve 2022 yılına kadar süren ticari ilişki bulunduğu, her ne kadar davacılar tacir değil ise de uyuşmazlığın kıymetli evraktan kaynaklanması nedeniyle yargılamanın Asliye Ticaret Mahkemesi görev alanına girdiği, davacı ... ile davalı şirket arasındaki çiğ süt alım sözleşmeleri kapsamında davacının kendisine ait hayvanlardan üretilen sütü davalı şirkete satmayı taahhüt ettiği, ticari ilişkinin mahiyeti bu olmakla birlikte sözleşme kapsamında davacıya avans niteliğinde ödemeler de yapıldığının görüldüğü, uyuşmazlık konusu 31/10/2018 keşide ve 31/12/2018 vade tarihli 145.000,00. TL bedelli, keşidecisi ... ve davacı ...'in avalist olarak yer aldığı, lehtarı davalı şirket olan bonoda ihdas nedeninin boş bırakılmış olduğu, bono üzerinde teminat vasfını gösterir bir kayıt yer almadığı gibi taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde de teminat senedi düzenleneceğine dair bir hüküm yer almadığı anlaşılmıştır.
Görülmekte olan davada takibe dayanak senet 6102 sayılı TTK’nın 776. maddesi uyarınca tüm unsurları içeren kambiyo senedi niteliğini haiz bono olup, senet üzerinde teminata ilişkin bir kayıt bulunmamaktadır. Davacı tarafça bonoların teminat amacıyla verildiğine dair yazılı bir delil gösterilmemiştir. Davalı taraf ise davacı tarafa süt alımı nedeniyle bir kısım avans ödemeleri yapıldığına dair ticari defter kayıtlarına dayanmıştır.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde ve aşamalarda yer alan davacı tarafa para ödemesi yapıldığına dair savunmalarının senedin ihdas nedeninin talili niteliğinde olup olmadığının ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir. Bono üzerinde ihdas nedeni gösterilmemiş olup, senedin talili, bonoda yer alan ihdas nedeninden farklı bir nedenle düzenlenmiş olduğunun savunulması halinde ispat külfetinin lehtara geçmesi anlamına gelmektedir. Somut olayda bono üzerinde bir ihdas nedeni gösterilmemiş olduğundan yargılama sırasında davacı tarafa para ödemesi nedeniyle bononun düzenlendiğinin savunulması ihdas nedeninin değiştirilmesi anlamına gelmeyeceği gibi ispat külfetinin yer değiştirmesi sonucu da doğurmaz. Bu açıklamalar söz konusu bononun borçlu tarafından alınan nakit para borcuna karşılık ve yine bu para borçlarının ifası amacıyla verildiğini gösterdiğinden, davalı savunmalarının ispat külfetinin yer değiştirmesine neden olmayacağı ve yine bononun teminat vasfında olduğu şeklinde yorumlanamayacağı değerlendirilmiştir.
-
Ayrıntılı gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere davacı tarafça takibe konu bonoların teminat amacıyla verildiğine dair yazılı bir delil gösterilmediği, davalı tarafça sunulan deliller dikkate alındığında davacı ile davalı arasında bono düzenlenmesini gerektirecek nitelikte para alış verişi bulunduğunun anlaşıldığı, davalıdan bono bedelinde nakit parayı davacıya vermiş olduğunu ayrı ayrı ispat etmesi beklenemeyeceği, bu husustaki ispat külfetinin bonoların alacak. borç ilişkisine dayanmaksızın düzenlendiğini ileri süren davacı üzerinde olduğu ancak davacı tarafça bu hususta yazılı bir delil gösterilmediği gibi dosya kapsamında toplanan ticari defter ve kayıtlar, resmi kurum kayıtları ve diğer delillerin de iddiayı ispata yeterli olmadığı değerlendirildiğinden davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargılama sırasında davacı vekili tarafından yazılı beyanlarda ve duruşma sırasında taraflar arasındaki benzer nitelikte davalar açılmış olduğu ve bunların da incelenmesi gerektiği, davalı tarafın başkaca dosyalarda teminat senedi vasfına dair ikrarda bulunduğunu ileri sürmüş ise de davacı tarafça dayanılan ... Esas sayılı dava dosyası mahkememizce Uyap üzerinden incelenmiş, belirtilen dosyada davalı şirket vekilinin cevap dilekçesinde "Alacaklı müvekkil, davacı borçlularla çiğ süt alım satımı için ticaret yapmış ve ticaretin devam edebilmesi adına davacı tarafa süt avansı olarak borç paralar vermiştir. Bunun sonucu olarak da vermiş olduğu paraları teminat ve kendi alacağını güvence altına alabilmek için karşı taraftan senet almıştır." beyanın yer aldığı ve davacı tarafça bu beyanın teminat senedine yönelik ikrar niteliğinde olduğunun ileri sürüldüğü görülmüştür. Gerekçenin yukarıda yer alan kısımlarında da açıklandığı üzere bir senedin teminat senedi olması için, temel ilişkiden kaynaklanan ediminin (cezai şart öngörülen durumlar dışında) doğrudan doğruya belirli bir para borcunun ödenmesi olmaması yani paradan başka bir edim olması, ya da alacaklının uğrayacağı muhtemel zararları güvenceye bağlamak amacı ile bononun verilmiş olması gerekmekte olup, somut olayda davalının savunmasında bir para borcunun teminat altına alınmak üzere bononun alındığını savunmasının senedin ihdas nedenine göre teminat amacıyla alınmadığını, aksine para borcunun kambiyo senedine bağlanması suretiyle para alacağının adi borca nazaran kambiyo senedine bağlanması suretiyle güvence altına alınması anlamına geleceği, savunmada geçen teminat ibaresinin senedin vasfını tayinde bir öneminin bulunmadığı değerlendirilmiştir.
-
Davalı tarafça kötü niyet tazminatı talebinde bulunulmuş ise de 2004 sayılı İİK'nın 72/5. Maddesi uyarınca ihtiyati tedbir uygulanması halinde %20'den az olmamak üzere tazminat istenebileceği, görülmekte olan davada takibin durmadığı ve ihtiyati tedbir uygulanmadığı dikkate alındığında tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın REDDİNE,
-
Takip durmadığından davalı lehine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85. TL harçtan peşin olarak alınan 2.629,75. TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 2.359,90. TL bakiye harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacılara iadesine,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına takdir edilen 24.638,23. TL vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalıya verilmesine,
-
Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
Dair, davacılar vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/09/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:49