İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/370 E. 2023/1066 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2015/370
2023/1066
26 Aralık 2023
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2015/370 Esas
KARAR NO : 2023/1066
DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/03/2015
KARAR TARİHİ : 26/12/2023
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davalı kooperatife ait inşaatların, yüklenici olarak ... İnşaat Tic. Ltd. Şti. tarafından yapıldığını, müvekkilinin ise, adı geçen firmada 1,5 yıl kadar fayans ustası olarak çalıştığını, ancak ortak olmak için kooperatife başvurmadığını ve ortaklık belgesi imzalamadığını; inşaatlarda çalışmak dışında, kooperatifle hiçbir ilişkisinin olmadığını, Kooperatifler Kanunu'nun 8. maddesine göre kooperatif ortaklığının, ortak olmak isteyen kişinin yazılı başvuruda bulunması ve yönetim kurulunun kabulü ile gerçekleştiğini; Yasa ve Anasözleşme hükümlerine göre bir ortaklık tesisinin söz konusu olmadığını, müvekkilinin adına ortaklık dilekçesi ve taahhütnamesi imzalanmış ise, nitelikli dolandırıcılık suçu oluşacağından, Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, Kooperatif ortağı olmamasına rağmen, ödenmemiş aidat borcu bulunduğu gerekçesiyle müvekkilinin aleyhine icra takibi (İzmir ... lcra Müdürlüğü, ...) yapıldığını; süresinde itiraz edilemediği için takibin kesinleştiğini; bu şartlarda davacının, davalı kooperatife ortak olmadığının ve ortak olarak bir borcunun bulunmadığının tespiti için böyle bir dava açılmasının gerekli olduğunu, Davacı ...'ın, davalı ...Konut Yapı Kooperatifi'ne ortak olmadığının tespit edilerek, aleyhine başlatılan icra takibinin (İzmir... İcra Müdürlüğünün...) iptal edilmesini, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Davacı ...'ın, müvekkili Kooperatifin eski Yönetmi zamanında 10.5.2012 tarihinde kooperatifin 124 nolu kararı ile 6/A nolu dükkana üye olarak kaydedildiğini, bu hususun kooperatif karar defteri ile sabit olduğunu, davacı yanı, kooperatife üye olarak kaydedenlerin kooperatifin eski yönetim kurulu üyeleri olan ..., ... ve ... olduğunu, kooperatif eski yöneticileri hakkında açtıkları tazminat davaları ve ceza davaları mevcut olup, şu anki yönetimce de davacının kooparatif üyeliği hakkında yasal defterler dışında bilgilerinin olmadığından, davanın kooperatif eski yöneticileri ..., ... ve ...'a ihbarını talep ettiklerini, kooperatif yasal defterleri, 2012 yılı Olağan genel Kurulu kararları, hazirun cetveli ve diğer yasal kayıtlar tahtında davanın reddini talep ettiklerini, davacı yanın kooperatif üyeliği aidatı borcu bulunmadığı yönündeki menfi tespit davasının tek dayanağının, kendisinin hiçbir suretle kooperatife üye olmadığı, böyle bir bildiriminin yazılı veya sözlü olmadığı yönünde olduğunu, oysa ki, davacı yanın Kooparatif eski Yönetim Kurulu üyeleri ..., ... ve ...'ın zamanında, onların aldığı kararla 10.5.2012 günü kooperatife üye kaydedildiğini, davacı ...'ın müvekkili kooperatifin 2012 yılı Olağan genel kuruluna çağırıldığın, buna ilişkin elden tebliğ listesinde imzası bulunduğunu, yine hükümet komiseri ...'in imzasının da olduğu toplantıya davacı ...'ın vekaleten katıldığını, kooperatifin mali kayıtları incelendiğinde, davacı yanın icra takibine konu olan üyelik aidatlarını ödemediğinin tespit edildiğini, tüm bu sebeplerle, davacı yanın ,kooperatife üye olmadığı yönündeki iddialarına dayalı davanın reddini talep ettiklerini, bu nedenlerle davanın reddine, %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacı yandan alınıp müvekkili kooperatife verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası, kooperatif kayıtları, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişiden alınan 03/11/2016 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...Dava, davalı ...'ın, dava konusu icra takibi (İzmir ... lcra Müd. ...) nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile ilgilidir. Davacı, kooperatif ortağı olmadığından bahisle böyle bir borcunun bulunmadığını iddia etmektedir.
İnceleme bölümünde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, ibra edilen belgeler, ortaklık ilişkisinin tesis edilip, edilmediği konusunda yetersizdir. Bu konuda sağlıklı bir tespit ve değerlendirme yapılabilmesi için Yönetim Kurulu Karar Defteri ile Ortak (Üye Kayıt) Defterinin yanı sıra genel kurul evraklarının ve varsa yapılan yazışmaların da ibraz edilmesi gerekmektedir. Ayrıca dava konusu taşınmaza ait tapu kayıtlarının da dosyaya getirtilmesi uygun olacaktır.
Sayın Mahkemenizce, davacı ...'ın, davalı kooperatife ortak olduğunun kabul edilmesi halinde, takip tarihi itibariyle, anapara olarak 32.896,00 TL talep edilebilecektir.
Dava konusu icra takibinde ise, asıl alacak olarak 32.892,00 TL talep edilmiştir.
Takip tarihi itibariyle talep edilebilecek gecikme faizinin miktarı 2.746,45 TL olarak hesap ve tespit edilmiştir..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişiden alınan 26/06/2018 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmına göre; "... Dava konusu icra takibi (İzmir... İcra Müdürlüğü,...), ortaklıktan doğan pa-rasal yükümlülerle ilgili olup, davalı kooperatif, davacı ...’ın, ortak olduğunu ancak ortaklık borçlarını ödemediğini; davacı ise, davalı kooperatifin ortağı olmadığını iddia etmek-tedir. İnceleme bölümünde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere,
1. Davacı vekilinin, 03.11.2016 tarihli raporumuzla ilgili beyanları itiraz niteliğinde de. ğildir. Sözü edilen raporda aksi yönde bir tespit ve değerlendirmeye yer verilmemiştir. Bu nedenle ilk raporumuzdaki tespit ve değerlendirmelerimiz geçerliliğini korumaktadır.
2. Takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, ibraz edilen defter, kayıt ve belgele. rin, davacı ...’ın, davalı kooperatife ortak olduğunun kabulü için yeterli olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu tespitimizin Sayın Mahkemenizce de kabul edilmesi halinde davacı ...’dan, ortaklık yükümlülükleri kapsamında bir talepte bulunulması mümkün ol. mayacak; aksi takdirde (ortaklığın kabul edilmesi halinde) ilk raporumuzda hesaplanan ala. caklar talep edilebilecektir..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişiden alınan 24/06/2019 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmına göre; "..Dava, davacı ...'un, davalı ...Konut Yapı Kooperatifi'ne ortak olmadığının; kooperatif ortağı olmadığı için ortaklıktan doğan borcunun bulunmadığının tespitine ve davalı kooperatif tarafından başlatılan icra takibinin (İzmir... İcra Müdürlüğü, ...) iptaline ilişkin olup,
-
Davalı ...'ın, Kooperatifler Kanunu ile Anasözleşme ile belirlenen usul ve esaslara uygun şekilde ortak kaydedildiği ispat edilememiştir.
-
İbraz edilen deliller, taraflar arasındaki ortaklığın eylemli olarak gerçekleştiğinin kabulü için yeterli değildir.
-
Kooperatif ile ortak arasındaki ilişkide, ortağın görevi, payına isabet eden giderleri ödemek; kooperatifin görevi ise, ortağının ihtiyacı olan taşınmazı inşa edip, ortağına teslim etmektir. Bu kapsamda, ortaklıktan doğan parasal yükümlüleri yerine getirmesi istenilen ...'a, taşınmaz teslim ettiğini ispat edememiştir.
“İnceleme” bölümünde belirtilen çelişkiler giderilmeden ve ortaklık bağlantısı kanıtlanmadan, davacı ...'ın, davalı kooperatife ortak olduğunun kabul edilemeyeceği sonucuna varıldığını, Sayın Mahkemenizin takdirlerine arz ederim." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişiden alınan 15/09/2023 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmına göre; "..Davacı ..., davalı kooperatife ortak olmak gibi bir iradesinin olmadığını; or-taklık başvurusunda bulunmadığı halde hileli şekilde ortak gibi gösterilmeye çalışıldığını ve ortaklıktan doğan parasal yükümlülüklerin kendisinden talep edildiğini iddia etmektedir.
Sayın Mahkemenizde açılan işbu dava kapsamında bilirkişi olarak tarafıma görev ve-rilmiş olup, 03.11.2016 tarihli kök raporumuz ile 26.06.2018 ve 24.06.2019 tarihli ek raporla-rımızda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, kural olarak bir kişi adına kooperatif ortaklığı tesis edilebilmesi için ortak olmak isteyen kişinin yazılı başvuruda bulunup, ortaklık taahhütname-sini imzalaması ve yönetim kurulunun kabulü gerekmektedir (Kooperatifler Kanunu, mad:8 / Ana Sözleşme, mad:11). Mevcut defter, kayıt ve belgeler, davacının bu şekilde ortak kayde-dildiğinin kabulü için yeterli değildir.
Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre, Yasa ve Ana Sözleşmedeki şartlarına uygun bir ortaklık tesisi olmasa da,
-Tarafların tutum ve davranışlarından, kooperatif ortaklığının benimsendiği sonucu-nun çıkması,
-Gerek ortak ve gerekse kooperatif açısından, ortaklıktan doğan hakların kullanılması ve yükümlülüklerin yerine getirilmesi,
Halinde, ortaklığın eylemli (fiili) olarak tesis edildiğinin kabul edilmesi de mümkündür.
24.06.2019 tarihli ek raporumuzda, davacı ...’ın ortak olduğunun defter ve kayıtlara dayanarak ispat edilemediği; ibraz edilen defter, kayıt ve belgelerin, ortaklığın ey-lemli (fiili) olarak oluştuğunun kabulü için yeterli olmadığı; davacıya konut tahsis ve teslim edildiğinin de kanıtlanamadığı açıkça belirtilmiştir.
İşbu davanın davacısı olan ...,
*Ortaklık başvurusunda bulunmamasına rağmen hileli olarak kooperatif ortağı gibi gösterilmeye ve ortaklıktan doğan parasal yükümlülüklerin kendisinden tahsil edilmeye çalı-şıldığı gerekçesiyle, ...Konut Yapı Kooperatifinin yöneticileri olan ..., ... ve ... hakkında,
*Usulsüz işlemlerinde kooperatif yöneticilerine yardımcı olduğu gerekçesiyle kardeşi ... hakkında,
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmuş; yapılan soruşturma sonunda İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesinde dava açılmış ise de, yapılan yargılama sonun-da,
-Suç duyurusunda bahsedilen gerekçeye itibar edilmemiştir.
-Kooperatif yöneticisi olan sanıkların, davacıyı hileli bir şekilde ortak kaydetmek gibi bir kasıtlarının bulunmadığı kabul edilmiştir.
-Fayans ustası olan davacının, kardeşi ... ile birlikte, davalı kooperatifin fayans işlerini yaptığı; yüklenici firma üzerinden kooperatiften alacaklı olduğu; alacağına karşılık ...’a bir adet konut tahsis ve teslim edildiği; aralarındaki kardeşlik ve or-taklık ilişkisi nedeniyle, ortak olarak davacıya tahsis edilen konutun, davacının isteği doğ-rultusunda, kardeşi ... adına tescil edildiği sonuç ve kanaatine varılıp, sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir (15.04.2022 tarih, ...).
İzmir ...Ağır Ceza Mahkemesi’nin yukarıdaki kabul ve tespitlerine dayanarak, dava-cı ...’ın, davalı ...Konut Yapı Kooperatifi’ne ortak olduğunun kabul edilip, edilemeyeceğinin takdiri Sayın Mahkemenize aittir." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
-
Dava, İİK 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılmış menfi tespit davasıdır.
-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı kooperatif tarafından davacının kooperatif üyesi olduğu iddiası ile İzmir ...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasında aidat alacaklarına ilişkin icra takibi başlatıldığı, davacının davalı kooperatifin inşaatlarında yüklenici şirket işçisi olarak 1,5 yıl boyunca fayans ustası olarak çalıştırıldığını, davacının kooperatif üyesi olmasının veya buna dair evrak imzalamış olmasının söz konusu olmadığını, davacının kooperatifte çalışmak dışında ilişkisinin bulunmadığını, kooperatif ortaklığına girebilmek için başvuruda bulunması gerektiğini, davacının sözlü veya yazılı başvurusunun bulunmadığını, davalı kooperatif yetkililerinin davacı adına evrak sahte evrak düzenleyip davacıyı kooperatif üyesi yaparak nitelikli dolandırıcılık suçunu da işlediklerini, bu hususta suç duyurusunda bulunulduğunu, üyelik bilgileri ve formlarının incelenmesi halinde davacı eli ürünü olmadıklarının tespit edileceği ileri sürülerek davacının kooperatif üyesi olmadığının tespitin, takibin iptalini ve %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
-
Davalı kooperatif vekili cevap dilekçesinde, davacının, davalı kooperatifin önceki yönetim kurulu döneminde 10/05/2012 tarihinde kooperatifin 124 nolu kararı ile 6/A nolu dükkana üye olarak kaydediliğini, bu hususun kooperatif defterleri ile sabit olduğunu, davacının kooperatife üyelik kaydının önceki yönetim kurulu üyeleri tarafından gerçekleştirildiğini, kooperatif kayıtlarına göre davanın reddi gerektiğini, davacının 10/05/2012 tarihli yönetim kurulu kararı ile üye olarak kaydedildiği, davacının 2012 yılı olağan genel kuruluna davet edildiği ve bir genel kurul toplantısına davacının vekaleten katılmış olduğunu, davacının takibe konu aidatları ödemediğini ileri sürerek davanın reddi ile davalı lehine %20 oranında tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
-
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının kooperatif üyesi olup olmadığı, kooperatif üyesi ise takip konusu aidatlardan dolayı borçlu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
-
Davacının davalı kooperatif yönetim kurulu üyeleri hakkında dolandırıcılık suçundan suç duyurusunda bulunması üzerine dava dışı yönetim kurulu başkan ve üyeleri ..., ... ve... ile davacının kardeşi olan ... hakkında kamu davası açıldığı, İzmir ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasında görülen yargılama sırasında toplanan delillere göre 2012 yılı Olağanüstü Genel Kurulu Hazirun cetveli aslının 36.sırasında yer alan davacı ... adına atılmış imzanın davacı eli ürünü olmadığının ve ...'ın eli ürünü olduğunun tespit edildiği, yargılama sonucu sanıkların suçun sabit görülmemesi üzerine beraatlerine karar verildiği, kararın kesinleştiği görülmüştür.
-
Kooperatiflerde ortaklık sıfatının kazanılması beş hâlde söz konusu olabilir. İlk olarak kooperatifin kuruluşunda kurucu ortaklar, kuruluşun gerçekleşmesiyle ortak sıfatını aslen kazanırlar. Daha sonraki evrede ise giriş talebinin kabulü yoluyla veya payın bir başkası tarafından devir alınmasının yönetim kurulu tarafından kabulüyle ortaklık gerçekleşir. Bir diğer ihtimal olarak ortaklığın taşınmaz mülkiyetine veya bir teşebbüsün işletilmesine bağlandığı durumlarda, taşınmazın veya işletmenin devir alınması hâlinde ortaklık sıfatı kazanılır. Son olarak ise ana sözleşmede hüküm bulunması durumunda miras ile kooperatif paydaşlık hakkı kazanılır.
Kooperatifler Kanunu’nun “Ortaklığa girme şartları ve ortak sayısı” başlıklı 8 inci maddesine göre; kooperatif ortaklığına girmek için gerçek kişilerin medeni hakları kullanma yeterliliğine sahip olmaları gerekir. Ortak olmak isteyen gerçek ve tüzel kişiler, kooperatif ana sözleşmesi hükümlerini bütün hak ve ödevleriyle birlikte kabul ettiklerini belirten bir yazı ile kooperatif yönetim kuruluna başvururlar. Kooperatif, ortaklarına kendi varlığı dışında şahsi bir sorumluluk veya ek ödemeler yüklüyor ise ortak olmak isteği, bu yükümlerin yazılı olarak kabul edilmesi hâlinde değer taşır.
Yönetim Kurulu; ortaklar ile ortak olmak için müracaat edenlerin ana sözleşmede gösterilen ortaklık şartlarını taşıyıp taşımadıklarını araştırmak zorundadır. Yapı kooperatiflerinde konut, işyeri ve ortak sayısı genel kurulca belirlenir. Yönetim kurulu, genel kurulca kararlaştırılan sayının üzerinde ortak kaydedemez.
- Kural olarak kooperatif üyeliği için kanunun 8.maddesinde öngörülen şekilde yazılı üyelik başvurusunda bulunulması gerekmekte olup davacının başvurusu bulunmaksızın alınan yönetim kurulu kararının davacı açısından sonuç doğurması mümkün değildir. Bununla birlikte kişinin üyelik başvurusu bulunmasa dahi üye sıfatıyla kooperatifle yazışmalar yapması, genel kurullara çağrılması ve kişinin de genel kurul toplantılarına iştirak etmesi, kooperatife ödemeler yapması ve kooperatif tarafından bu ödemelerin kabul edilmesi gibi fiili uygulamalar ile üyeliğin iki tarafın zımni kabulü ile de üyelik şartının gerçekleştiği kabul edilmektedir.
Somut uyuşmazlıkta davacı tarafından imzalanmış bir üyelik başvuru formu bulunmadığı gibi kooperatif genel kurul toplantı tutanaklarında davacının imzasının bulunmadığı, aksine davacı adına atılmış imzaların bulunduğu ancak bu imzaların davacının kardeşi ... tarafından atılmış olduğunun tespit edildiği, kooperatifin tüm ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde davacının kooperatif üyeliğinin fiilen kurulduğunu gösterir bir kayıt yer almadığı, davacının kendi adına kooperatife ödemelerde bulunduğuna dair delil bulunmadığı, keza yine kooperatif faaliyetlerinde davacının yer aldığına dair bir delil sunulamadığı görülmüştür. Bu durumda davacının kooperatif üyeliğine başvuruda bulunduğuna dair bir delil sunulmadığı gibi üyelik sonucunu doğuracak fiili davranışların bulunduğunun da ispat edilemediği anlaşıldığından davacının kooperatif üyesi olmadığı yönünde değerlendirme yapılmıştır.
- Davalı tarafça cevap dilekçesinde savunma olarak dayanılmamış olmakla birlikte yargılama aşamasında ceza mahkemesinde dinlenen sanık savunmaları ve tanık beyanlarında davacının İzmir ...Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası yargılamasında alınan 19/06/2019 tarihli beyanında "Ben dükkanı nakit para vererek satın aldım, daha doğrusu ben olayın dışındayım, dükkanı ben satın almadım, kardeşim ... nakit para vererek satın aldı, parayı da ...'a ve ... ...'a verdi, beni kardeşimin ortağı gibi gösteriyorlar, bana iş karşılığı falan vermedi, yazılanlara bir diyeceğim yoktur, ben şimdi farkında olmadan dükkanı satın aldığımı söyledim." şeklinde beyanda bulunduğu, ihbar olunan ...'ın İzmir ... Ağır Ceza Mahkemeasi'nin ... Esas sayılı ceza yargılaması savunmasında davacı ...'ın kooperatiften dükkan aldığını, dükkan almak için üyelik gerektiğini ve bu nedenle üyelik kaydını yapıldığını, ...'ın aldığı dükkana 52.000,00. TL değer biçildiğini ve 32.000,00. TL ile 20.000,00. TL ödeme yapıldığını, 32.000,00. TL'lik kısmın şirketin davalı kooperatiften olan alacağına mahsuben makbuz düzenlendiğini, kalan 20.000,00. TL'nin de ayrıca davacı ...'dan aldığını beyan ettiği, diğer sanık ve tanıkların da genel olarak benzer mahiyette beyanda bulundukları görülmüştür.
Tüm beyanların birlikte değerlendirilmesinde kooperatife ait inşaat işlerini yapan ana yüklenici ... şirketinin alt yüklenicisi olarak davacı ... ve ...'ın birlikte çalıştıkları, davacı ve kardeşi ...'ın yüklenici şirketten alacakları bulunduğu, yüklenici şirketin ise yapılan işe karşılık davalı kooperatiften alacağının bulunduğu, ... şirketinin kooperatif alacağının davacı ve kardeşi ...'a verilmesi yönünde tarafların anlaştığı ve kooperatifin 32.000,00-TL borcunun mahsubu ve ayrıca kooperatife 20.000,00-TL daha ödenmesi şartıyla dükkanın davacı ve ...'a 52.000,00-TL bedelli dükkanın verilmesinin kararlaştırıldığı, bu anlaşma kapsamında davacı veya ...'ın 20.000,00-TL ödemesi ile devir işleminin tamamlandığı, tapu kaydının ... adına çıkartıldığı, özetle, davalı kooperatife ait taşınmazlardan 6/A nolu dükkan niteliğindeki taşınmazın kooperatif borçlarına mahsuben 32.000,00-TL'nin düşülmesi ve ayrıca ... tarafından ödenen 20.000,00-TL para ile dava dışı ... adına tapu devrinin yapıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında paranın davacı tarafça ödenip ödenmediği, taşınmazın davacı tarafça alınıp alınmadığı hususunda ihtilaf bulunmakta ise de bu hususun sonuca etkisi bulunmamaktadır. Bir taşınmaz satışının kararlaştırılmış olması ve bu kapsamda ödeme gerçekleştirilmesi kişilerin taşınmaz satışına dair iradesini yansıtmakta olup, başkaca delillerle desteklenmedikçe taşınmaz satışı yapılması tek başına kooperatif üyeliği sonucu doğurmayacaktır. Zira kooperatif üyeliği ile birlikte kooperatif anasözleşmesi ile öngörülen tüm hak ve ödevlerin de bağlayıcı olacağı düşünüldüğünde salt taşınmaz devir iradesi gösterilmesinin kooperatif üyeliğini ispata elverişli olmadığı, gerekçenin yukarıda gösterilen üyelik iradesini gösteren diğer davranışların da bulunması halinde zımnen üyeliğin meydana geleceği, somut olayda davacının kooperatif faaliyetlerine katılmadığı, kooperatif genel kurul toplantı ve hazirun tutanaklarında imzasının bulunmadığı, kooperatif üyeliğini benimsediğini gösterir nitelikte düzenli aidat ödemesi veya başkaca bir davranışının da bulunmadığı, bu haliyle davacının kooperatif üyeliğinin bulunmadığının kabulü gerektiği değerlendirilmiştir.
- Davalı kooperatifin yetkili organları tarafından kararlaştırılan aidat alınmasına yönelik kararların bir kimse açısından bağlayıcı olabilmesi için üyelik sıfatının bulunması gerekmektedir. Yukarıda açılandığı üzere davacının bir üyelik başvurusu bulunmadığı gibi üyelik sonucunu doğuracak hal ve davranışlarının da bulunmadığı, alt yüklenici. yüklenici ve eser sahibi kooperatif arasındaki alacak. borç ilişkisine istinaden üzerine para verilerek taşınmaz devri işleminin yapılmasının tek başına davacının kooperatif üyesi olduğunu göstermeyeceği, üye olmadığı kabul edilen davacının kooperatif aidatlarından sorumlu tutulmasının da mümkün olmadığı gözetilerek dava konusu icra takibi nedeniyle borçlu olmadığını ispat ettiği değerlendirilmiştir.
10-Davacı tarafça kötü niyet tazminatı talebinde bulunulmuştur. Davalı kooperatife ait ticari defter ve diğer kayıtların incelenmesinde davacının üye kayıt başvuru formunun bulunmadığı gibi davacının kooperatif faaliyetlerine katılmadığının tespit edildiği, davacı adına atılan imzaların davacı eli ürünü olmadığının anlaşıldığı, davalı kooperatifin genel kurul toplantılarına katılan kimselerin kimlik bilgilerini araştırma yükümlülüğü olduğu, davacı ve davacı imzasını takliden imza atan ...'ın davalı kooperatif yöneticileri tarafından tanınan kişiler oldukları dikkate alındığında davacının kooperatif faaliyetlerine katılmadığının bilinmesi gerektiği, bu haliyle davacının kooperatif üyeliği koşullarının oluşmadığı bilinebilecek durumda olduğu halde icra takibine geçilmesinde davalı kooperatifin kötü niyetli hareket ettiğinin kabulü gerektiği değerlendirildiğinden takip konusu borç miktarının %20'si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın KABULÜNE, davacının davalı kooperatife üye olmadığının tespiti ile İzmir...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyada 38.456,20. TL borçlu olmadığının tespitine, takibin iptali talebinin reddine,
-
Davalı takipte haksız ve kötü niyetli görülmekle takip miktarının %20'si oranında hesaplanan 7.691,24. TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.626,94. TL harçtan peşin olarak alınan 656,74. TL harcın mahsubu ile bakiye 1.970,20. TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 17.900,00. TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 656,74. TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafça sarf edilen 27,70. TL başvuru harcı ile 437,00. TL posta ve tebligat ücreti, 1.500,00. TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 1.964,70. TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
-
Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve ihbar olunanlar vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/12/2023
Katip...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:35