İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/622 E. 2023/1046 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2021/622
2023/1046
21 Aralık 2023
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/622 Esas
KARAR NO : 2023/1046
DAVA : Menfi Tespit (Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/11/2020
KARAR TARİHİ : 21/12/2023
Yukarıda açık kimlikleri yazılı taraflar arasında yapılan yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... takip sayılı dosyası ile davacılar hakkında 28/09/2019 vadeli bir adet 15.000,00 TL bedelli, 28/12/2019 vadeli iki adet 15.000,00 TL bedelli senetle ilgili olarak icra takibi başlattığını, davacılara 10 örnek ödeme emri gönderildiğini, bedel kaydı olan takibe konu senetlerin borcu doğuran olayın gerçeklememesi nedeniyle bedelsiz kaldığını, YİBK'nun 12/04/1933 gün ve... sayılı ilamına göre ikrar borç nedenini içeriyorsa, sadece bu nedenin gerçekleşmediğinin kanıtlanması gerektiğini, bu doğrultuda her ne kadar kambiyo senetleri mücerret olsa da bedel kaydı içeren senetler yönünden artık iç ilişki önem kazandığını, taraflar arasındaki anlaşmaya göre; Bornova Belediyesinden ihale ile 3 yıllığına çay ocakları ve tuvaletlerin işletilmesi ihalesini kazandıktan sonra ihale konusu yerlerin işletmesini ortak olarak yürüteceklerini, masrafları da ortak olarak karşılayacaklarını, davalı ihaleyi kazandıktan sonra ihale konusu işletmelerin anlaşmaya uygun bir şekilde ortak olarak işletmeye başladıklarını, davalının 2019 Aralık ayında anlaşmayı bozarak davacıları ortaklıktan çıkartmış olmasına rağmen 3 yıllık dönemi kapsayan masraf karşılığı alınmış olan senetleri iade etmeyerek icraya koyduğunu, davalı; Bornova Belediyesine ait çay ocakları ve tuvaletlerin 3 yıllık işletme hakkını (2019 şubat - 2020 şubat dönemi, 2020 şubat-2021 şubat dönemi ve 2021 şubat 2022 şubat dönemi) ihale ile aldığını, ihale şartlarına göre her bir dönem için 50.000,00 TL olan kira bedeli haziran, eylül ve aralık aylarında eşit taksitler halinde Bornova Belediyesine ödeneceğini, ... Çay Ocağı ve Tuvaletlerin işletmesi müvekkiller tarafından işletileceğini, ... çay ocağı ve tuvalet işletmesi davalı tarafından işletileceğini, ... mahallesindeki çay ocağı ve tuvalet ise tüm ortaklar tarafından işletileceğini, 3 yıl sürecek olan ortaklığın davalı tarafından 2019 Aralık ayı itibariyle sona erdirildiğini ve davacıların işletmelerden fiilen uzaklaştırıldığını, netice itibariyle protokol gereği 3 yıl sürmesi gereken ortaklığın fiilen 10 ay sürdüğünü, dava konusu haksız durum sebebiyle davacıların telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağının açık olduğunu, davaya konu kambiyo senetlerinin ödenmesini engeller mahiyette, icra takibi neticesinde davacıların uğrayacağı muhtemel zararların engellenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve dava konusu senetlerin iptaline karar verilmesini, davalının davacılara karşı açmış olduğu haksız ve kötüniyetli icra takibi nedeniyle %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar ile davalı arasında mülkiyeti Bornova Belediyesine ait ... zemin katında bulunan tuvalet, Merkez Pazaryeri 1.katta bulunan çay ocağı, ... pazaryeri zemin katında bulunan çay ocağı ve tuvalet, ... pazaryeri zemin katında bulunan çay ocağı ve tuvaletin 3 yıl süreyle kiralanmasına ilişkin 12/03/2019 tarihinde yapılacak olan ihaleye katılım, sonuçlandırma ve işletilmesi noktasında ortaklık kurduklarını, ortaklığın şartları ve yükümlülükleri hususunda aralarında protokol düzenlendiğini, ihale neticesinde mezkur işletmelerin ilk yıl KDV hariç 50.000,00 TL bedel ile davalı müvekkiline kiralandığını, devam eden yıllara ilişkin TÜFE oranında arttırım yapılacağının belirlendiğini, tarafların mezkur işletmeleri fiilen işletmeye başladıktan sonra davacıların protokol gereklerini yerine getirmediklerini, protokol çerçevesinde ortaklığın başlamasından sona erdiği 04/04/2020 tarihine kadar davacı ...'un müvekkili nezdinde sigortalılığının söz konusu olduğunu, bu dönemde primlerinin davacılar tarafından ödenmesi gerekirken ödenmediğini, davacıların protokol hükümlerine aykırı bir şekilde 3.bir kişiyi ortaklığa almaları üzerine ortaklığın 04/04/2020 tarihinde sona erdiğini, davacıların ortaklık boyunca işletmelerin getirilerinden faydalandıklarını, tüm borçların müvekkili tarafından ödendiğini ve ödenmeye devam ettiğini, protokolün sona ermesinin sebebinin davacıların kusurlu eylemleri olduğunu, davacıların müvekkiline olan borçlarına karşılık birçok kambiyo senedi tanzim ettiklerini, ödemesi gerçekleştirilen senetlerin kendilerine iade edildiğini, ödenmeyen senetlerin ise müvekkilinin uhdesinde tutulduğunu, senetlerdeki imza ve yazıların davacı borçlulara ait olduğunu belirterek, haksız ve hukuka aykırı davanın reddi ile kötü niyetli davacılar aleyhine %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: İzmir... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası, İhale dosyası, protokol, banka kayıtları, yemin, delil olarak değerlendirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
-
Dava, kıymetli evrak nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti talepli menfi tespit davasıdır.
-
Davacılardan keşideci ... yargılama sırasında davadan feragat etmiştir.
-
Davacı keşidecinin davadan feragat etmesi ile diğer davacı aval verenin menfi tespit davasına devam edip edemeyeceği hususunun incelenmesinde, davacıların iddiasının bono bedellerinin ödendiğine istinaden olduğu ve aval veren ile davalı arasında adi ortaklık sözleşmesi bulunduğu dikkate alınarak davacı aval verenin ödemeye yönelik iddiaları yönünden keşideciden bağımsız olarak menfi tespit davasına devam edebileceği değerlendirilmiştir.
-
Davacı tarafça dava konusu 3 adet bononun adi ortaklık nedeniyle yapılacak masraflara istinaden davalıya verildiği, bononun konusunu oluşturan borçların davacılar tarafından ödenmiş olduğu ve ayrıca adi ortaklığın sona erdiği dönemler için düzenlenen bonolar oldukları, adi ortaklık sona erdiğinden bonoların bedelsiz kaldığı ileri sürülmüştür.
-
Davalı tarafça dava konusu bonoların çay ocağının işletilmesi sırasında oluşan borçlardan dolayı davacılardan alındığı, davacılardan birçok bono alındığı ve bedeli ödenenlerin davacılara iade edildiği, takip konusu bono bedellerinin ödenmemiş olduğu ileri sürülmüştür.
-
Taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu 3 adet bononun teminat senedi olarak düzenlenip düzenlenmediği, bono bedellerinin ödenip ödenmediği noktalarında toplanmaktadır.
-
Uyuşmazlık konusu vakıaya ilişkin delillerin değerlendirilmesinden önce, teminat senedine ilişkin yargısal uygulama ve doktrine dair görüşlere değinilmesi yerinde olacaktır;
Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi ticari senet (kambiyo senedi) alacağı da prensip olarak uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren veya elindeki kambiyo senedini devreden ve bu senedi alan herkes, bütün bu hukukî işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. Senedi alan şahsın, bu senede sahip olup olmayacağı, yani senette mündemiç hakkı iktisap edip etmeyeceği bu gayeye bakılarak tespit olunur. Dolayısıyla söz konusu gaye, bir kambiyo senedinde (kıymetli evrakta) mündemiç hakkın husulü (doğumu) veya devri açısından hukukî sebebi teşkil eder. Senet bu gaye yönünden “ifa amacıyla”, daha açık bir ifadesiyle “mevcut bir borcu ifa için” veya “mevcut borcun yerine kaim olmak üzere” verilmiş olabilir. Senedin teminat amacıyla veya başka bir maksatla verilmesi (mesela kredi sağlamak, hibe vs.) de mümkündür (..., s. 376).
Bir “teminat bonosu”ndan söz edilebilmesi için, ya bonoyu düzenleyen kişinin temel ilişkiden kaynaklanan ediminin (cezai şart öngörülen durumlar dışında) doğrudan doğruya belirli bir para borcunun ödenmesi olmaması yani paradan başka bir edim olması, ya da alacaklının uğrayacağı muhtemel zararları güvenceye bağlamak amacı ile bonoyu vermiş olması gerekir. Öğretide verilen örneklerde, örneğin bir müteahhidin inşaatı zamanında bitirememesi durumunda ödemek zorunda kalacağı cezai şart karşılığında verdiği bono bir teminat bonosu olduğu gibi, satın alınıp, bedeli ödenmekle birlikte tapuda henüz devri yapılmadığı için satın alan kişinin adına tescil edilemeyen bir taşınmazın bedeline ilişkin olarak düzenlenip alıcıya verilen ve devir gerçekleştikten sonra karşılıksız kalacağı öngörülen bir bono da bu niteliktedir. Aynı şekilde, kiracının, kiralanana vereceği muhtemel zararların teminatı olarak kiralayana verdiği bono da bu anlamda bir teminat bonosudur (Türk, A.: Kambiyo Senedi Borçlusu Tarafından Açılan Bedelsizliğe ve Hükümsüzlüğe Dayalı Menfi Tespit Davalarının Gösterdiği Özellikler, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Yıl 2005, Cilt 7, s. 329, 330). Bir borç ilişkisi gereği taraflardan biri lehine bir para alacağı doğacağı kesin ise ve bu sözleşmede doğacak alacakların tahsili için bir kambiyo senedi verileceği öngörülmüş ise bu kambiyo senedinin teknik anlamda teminat gayesiyle değil, ifa uğruna (ifa amacıyla) verildiğinin kabulü gerekir. Çoğu hâlde, alacaklı, temel ilişkiden doğan alacağının ifası uğruna, kambiyo senedine dayalı alacağın takibi daha kolay olduğu için (İİK m. 167 vd.) ya da senedi iskonto ettirerek vadeden önce alacağına kavuşmak olanağını elde etmek için borçludan bir kambiyo senedi vermesini ister. Bu senet ifa uğruna, temel borcun ifasını teminen düzenlenmiş olduğundan, alacaklı öncelikle bu senede dayanarak icra takibi yapmak isteyecektir. Teminat senedi verilmesi durumunda ise, ya temel ilişkide bir alacağın doğup doğmadığı kesin değildir, ya da senedi düzenleyen kişinin borcu, paradan başka bir edimdir (Türk, s. 328-329).Buna göre, davacı tarafça her ne kadar bonoların teminat vasfına istinaden verildiği ileri sürülmüş ise de bonoların teminat amacıyla düzenlendiğine dair yazılı bir delil sunulamadığı, davalı tarafça bonoların davacıların sair yükümlülüklerini yerine getirmemeleri nedeniyle alındığının belirtildiği, davacıların parasal yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle bono alınmış olmasının teminat olarak değerlendirilemeyeceği, 2 adet bonoda malen kaydı bulunduğu 1 adet bonoda ise ihdas nedeni öngörülmediği, davalı savunmasına göre bonoların alınış nedeni olarak işletme giderleri ve sair giderlerin de gösterildiği dikkate alındığında bonoların ihdas nedenlerinin talil edilmiş olduğunun değerlendirilemeyeceği ve bonoların bedelsiz kaldığının ispatının davacı üzerine düştüğü kabul edilmiştir.
Davacı tarafça bono bedellerinin işletme kira bedeli olarak davacı tarafça Bornova Belediyesi'ne ödendiği ileri sürülmüş olup, yapılan incelemeler neticesinde gerçekten de davacının bir kısım kira bedellerini Bornova Belediyesi veznesine davalı adına ödediği görülmüştür. Ancak ödemelere istinaden düzenlenen dekontlarda açıkça bonolara atfen bir ödeme yapıldığına dair kayıt bulunmamaktadır. Bu durumda davacının gerçekleştirdiği ödemeler karşılığında bonoları davalıdan teslim almamış olduğu, davalının savunmasına göre davacı tarafın gerçekleştirdiği ödemeler nedeniyle düzenlenen birçok bononun davacı tarafa iade edildiği, takibe konu bono bedellerinin ödenmemiş olduğunun ileri sürüldüğü, davacının yaptığı ödemelerde açıkça bonoya atfen yapılmış bir ödeme olduğuna dair kayıt yer almadığı, davacının bono bedellerine istinaden ödeme gerçekleştirdiğine dair bir yazılı delil de sunamadığı gözetilerek Bornova Belediyesi'ne yapılan ödemelerin dava konusu bono bedellerinden mahsup edilemeyeceği değerlendirilmiştir.
-
Yukarıda da açıklandığı üzere bonoların ihdas nedenleri ve ihdas nedenine uygun olan davalı savunmasına göre bono bedellerinin ödendiği veya bedelsiz kaldığı yönündeki ispat külfetinin davacı üzerinde olduğu ancak davacı tarafça bu hususta yazılı bir delil sunulamadığı, uyuşmazlığın niteliği ve yazılı delile dayalı borç belgesine karşı tanık dinletilemeyeceği, davacının yemin deliline dayandığı ancak yemin teklif edilmediği, bu haliyle mevcut delillere göre davacının üzerine düşen ispat külfetini yerine getiremediği değerlendirildiğinden davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargılama sırasında İzmir...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 20/11/2020 tarihli ara kararı ile icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir uygulanmıştır. 2004 sayılı İİK'nın 72/4. Maddesi hükmü uyarınca davalı alacaklının %20'den az olmamak üzere alacağına geç kavuşmasından kaynaklanan zararını alabileceği düzenlenmiştir. Her ne kadar yargılama sırasında ihtiyati tedbir kararı kaldırılmış ise de ihtiyati tedbirin uygulanmış olması nedeniyle tazminat koşulları oluşmuş olup dava değerinin %20'si oranında belirlenen tazminatın davacılardan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Mahkememizce hüküm altına alınan kararda her ne kadar %20 üzerinden yapılan hesaplama neticesinde sehven 6.000,00-TL tazminat belirlenmiş ise de, dava değerinin 45.000,00-TL tutarında olduğu, davalı tarafça tashih talebinde bulunulduğu görülmüştür. Dava değerinin 45.000,00-TL olduğu ve %20'sine isabet eden tazminat miktarının 9.000,00-TL olacağı açık olup yapılan hatanın hesaplama hatasından kaynaklanan açık bir hata niteliğinde olduğu ve tashih şerhi yoluyla düzeltilebileceği değerlendirilmiş ve tazminat hesabına dair tashih şerhi düzenlenmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı ... yönünden davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
-
Davacı ... yönünden davanın REDDİNE,
-
Dava alacaklı lehine neticelendiğinden dava değerinin %20'si oranında hesaplanan 6.000,00. TL tazminatın davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85. TL harcın, peşin alınan 256,17. TL harçtan mahsubu ile bakiye 13,58. TL harcın davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına takdir edilen 17.900,00. TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davalıya verilmesine,
-
Yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
-
Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
Dair, davacı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/12/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
TASHİH ŞERHİ
Davalı vekilinin 03/01/2024 tarihli tashih talepli dilekçesinin ve dosya kapsamının incelenmesinde mahkememizce hüküm altına alınan kararda her ne kadar %20 üzerinden yapılan hesaplama neticesinde 6.000,00-TL tazminat belirlenmiş ise de, dava değerinin 45.000,00-TL tutarında olduğu %20'sine isabet eden tazminat miktarının 9.000,00-TL olacağı, mahkememizce hesap ve yazım hatası nedeniyle %20 oranın hükme sehven 6.000,00-TL olarak geçirildiği anlaşıldığından, hatanın hesaplama hatasından kaynaklanan açık bir hata niteliğinde olduğu ve tashih şerhi yoluyla düzeltilebileceği değerlendirilmiş ve tashih talebinin kabulüne karar verilerek hükmün 3 nolu bendinde yer alan 6.000,00-TL rakamının 9.000,00-TL olarak tashihine karar verilmiştir.
Karar; Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Mahkememizin ...Karar sayılı 21/12/2023 tarihli kararının3 nolu hüküm fıkrasında yer alan "6.000,00-TL" rakamının hükümden çıkartılarak aynı yere "9.000,00-TL" eklenmesi suretiyle hükmün tashihine,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 304. Maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu esas hükümle birlikte istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 19/01/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49