İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/619 E. 2023/1027 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/619
2023/1027
19 Aralık 2023
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/619 Esas
KARAR NO : 2023/1027
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 01/06/2018
KARAR TARİHİ : 19/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10/06/2017 tarihinde müvekkil adına kayıtlı ... plakalı aracı ile seyir halinde iken davalının idaresindeki... plakalı aracın çarptığını, müvekkilinin yaralanmasına sebebiyet verdiğini, kaza sonrası müvekkilinin aracının ağır hasar gördüğünü, urla trafik denetleme büro amirliğinin trafik kazası tespit tutanağında kazanın oluşumunda davalının %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, ... plakalı aracın poliçesinin axa sigorta a.ş tarafından yapıldığını, davalılardan axa sigorta a.şye başvuru yapıldığını, şirketin müvekkilini oyalayarak mağduriyete sebep olduğunu, müvekkili tarafından davalı şirkete ihtarname çekilerek sorumluluk miktarında ödeme yapılmasının istendiğini, ihtar üzerine davalı şirketin 22.405,00-TL ödeme yaptığını, bu ödemenin eksik olduğunu, müvekkilinin motosikletinin 2010 model k 1300 r ... olduğunu , aksesuarları ile birlikte kazadan önce en az 75.000,00-tl bedelinin olduğunu, kazadan sonra motosikletin perte çıktığını, davalının kasko poliçesinin bulunmaması ve ktk zorun mali sorumluluk poliçesininde araç başı 33.000,00-TL maddi zarar teminatı klozunun bulunması nedeniyle müvekkilinin karşılanmayacak maddi zararının olduğundan davanın kabulüne karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin aracı ile seyir halinde iken urla merkeze dönmesi gerektiğini, yolun devamında kavşak bulunup bulunmadığını bilmediği için bulunduğu yerde u dönüşü yapma yasağı gösterir levha bulunmadığı için yolun sağına yanaşarak ve yolu kontrol ederek dönüş yaptığını, dönüşü tamamladığı sırada son sürat gelen davacıya ait olan ... plakalı motosikletin müvekkilinin aracına vurduğunu, müvekkilinin aracında hasar oluştuğunu, kazanın oluşmasında asli kusurlu tarafın davacı olduğunu, 50 kmlik azami hız levhasına rağmen davacının sürat yaptığını, müvekkilinin dönüş yaptığını görmesine rağmen hızını kesmediğini, motorun değerinin davacının iddia ettiği gibi 75.000,00-TL değil 55.000,00-TL dolaylarında olduğunu, davacı tarafın iddialarının yasal dayanaktan yoksun olduğundan davanın reddine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; şirketleri nezdinde sigorta poliçesi bulunan... plakalı aracın trafik kazasına karıştığını, karıştığı kazada ... plakalı aracın maddi hasara uğraması nedeniyle müvekkil şirketten tazminat talebinde bulunduğunu, bunun üzerine araç hasar dosyası açıldığını, poliçeden dolayı maddi zarar halinde araç başına azami sorumluluk limitinin 31.000,00-Tl olduğunu, dava konusu araç pert kabul edilerek araç bedeline 50.000,00-TL rayiç değer biçildiğini ve müvekkil şirket tarafından ödendiğini, 27.595,00-TL de sovtaj bedeli alındığını, davacının 23/06/2017 tarihinde imzaladığı mutabakatname ile bu tutarı kabul ettiğini, müvekkil şirketin sorumluluğunu yerine getirdiğini, açılan iş bu davanın hukuka ve hakkaniyete aykırı olması nedeniyle davanın reddine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar bedeli tazminatı istemine ilişkindir.
Eldeki dava öncelikle Urla Asliye Hukuk Mahkemesi' nin ... Esasına kaydedilmiş ve yapılan yargılama sonucu 23/10/2020 tarihinde; " Davacının davasının KABULÜ ile,
27.595,00-TL nin 10.595,00-TL sini davalılardan müştereken ve müteselsilen kaza tarihi olan 10/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine,
Bakiye 17.000,00-TL nin davalı ... ... kaza tarihi olan 10/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine," şeklide hüküm verilmiş verilen karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine İzmir BAM. ... HD. ... Karar sayılı ilamı ile; " davaya bakmakla görevli olmayan ilk derece mahkemesince davaya bakılmış bulunulduğundan, davaya bakılan bölge itibariyle İzmir Ticaret Mahkemelerinin görevli bulunduğu da gözetilerek bu hususta bir karar verilmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-3 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının resen kaldırılmasına," şeklide karar verilmiş ve kaldırma sonrası yapılan yargılama neticesinde mahkemece, görevsizlik kararı verilerek dava mahkememizin yukarıda belirtilen esasına kaydedilmiştir.
Davacı 10/06/2017 tarihli trafik kazasında ... plakalı motosikletin işleteni olup, davalı ..., ... plakalı aracın işleteni ve sürücüsü diğer davalı ise aynı aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir.
Davalı ... Anonim Şirketi' nin sorumluluğu değerlendirildiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Kazaya karışan ... plakalı araç 08.05.2017-2018 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 10/06/2017 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği hasar bedelinden davalı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır.
Davalı ... 'nın sorumluluğu incelendiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, yaşanan trafik kazasında davalı ... ... plakalı aracın işleteni ve sürücüsüdür. Davalı talep edilen hasar bedelinden kendi kusuru oranında sorumlu olacaktır (TBK madde 49).TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce bilirkişiden kusur ve hasar bedelinin belirlenmesi için raporlar aldırılmıştır. Kaldırma öncesi görevsiz mahkemece aldırılan bilirkişi raporlarında; Zarar gören motosikletin dava tarihi itibari ile rayiç bedelinin 59.775,00-TL, sovtaj bedelinin 32.990,00-TL ve fark bedelinin 26.785,00- TL olarak belirlendiği,
Davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı yapılan itiraz sonucu yeni seçilen bilirkişi tarafından sunulan raporunda dava tarihi itibari ile motosikletin rayiç bedelinin 60.000,00-TL, sovtaj bedelinin 10.000,00-TL olarak belirlendiği görülmüştür.
Motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen zararlardan dolayı sorumluluk zarar görenin uğradığı gerçek zarar ile sınırlıdır. BK’nun 42. (6102 sayılı Kanun 50. Md.) 6762 sayılı TTK'nın 1283. ( 6102 sayılı TTK'nın 1427 vd ) maddeleri gereğince sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan yararlananın uğradığı gerçek zararı tazminle yükümlü olup motorlu aracın neden olduğu zarar nedeniyle meydana gelen gerçek zarar giderilmelidir. Gerçek zarar, zarar gören şeyin eski hale getirilebilmesi için gereken onarım ve işçilik giderlerini kapsar. Davalı ... şirketi gerçek zarardan sorumlu olup araç hiç tamir edilmemiş olsaydı dahi zarar gören kişinin gerçek zararına göre tazminat miktarı hesaplanması gerekmektedir. Zira, zarar görenin çıkma ve eşdeğer parçalarla aracı tamir etmesi beklenemeyeceği gibi gerçek zarar ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle karşılanır. Hasar bedeli tespit edilirken davalı ... şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma vb nedenlerle yedek parça ve işçilik bedellerinin değerinde indirim yapılmaksızın zarar nedeniyle meydana gelen gerçek zarar giderilmelidir. ( Yargıtay ... HDB'nın 15.12.2011 tarih ... K., 28.03.2016 tarih ... K., 04.04.2016 tarih ...K., 17.03.2014 tarih ...K. Sayılı ilamları )
Hasar bedeli araç rayicini % 50'si aştığı durumlarda aracın tamirinin ekonomik olmadığı açıktır. Bu durumda, araç pert total kabul edilerek aracın sovtaj bedeli de belirlenmek sureti ile hasarsız piyasa rayici ile sovtaj bedeli arasındaki farkın hasar miktarı olarak belirlenmesi gerekir. ( Yargıtay ... HDB'nın 18.05.2016 tarih ve ...Karar Sayılı ilamı)
Araç pert kabul edilerek sovtaj bedelinin aracın kaza tarihindeki ikinci el rayiç bedelinden indirilmesi gerektiğinden (İzmir BAM.... H.D.... Karar) ve görevsizlik kararı veren mahkemeye sunulan her iki raporda zarar miktarı, haksızın fiilin meydana geldiği tarih itibari yapılmayıp dava tarihi itibari ile yapıldığından mahkememize hükme esas alınmamıştır.
Belirtilen sebeplerden ötürü mahkememizce SBGM' nden tramer kayıtları getirtilerek trafik ve otomotiv uzmanı bilirkişilerden; kaldırma ilamından önce alınan bilirkişi raporlarında motosikletin onarımının ekonomik olup olmayacağı hususunda bir değerlendirme yapılmadan, hasar bedeller de tek tek yazılmadan aracın perte ayrılması gerektiği ve buna ilişkin hesaplama yapıldığı anlaşılmakla, eksik inceleme ve denetlenemeyen bilirkişi raporuna göre hüküm kurulamayacağından; Dosyanın resen seçilecek bir makine mühendisi ve bir trafik bilirkişisine tevdii ile tüm dosya kapsamı incelenerek davacı ve davalı sürücünün oransal kusur durumu ve aynı trafik kazası sebebiyle davacının malik olduğu araçta oluşan gerçek hasar bedelinin (kalem kalem gösterilerek), aracın onarımı ekonomik değil ise sovtaj değeri ile birlikte pert-total değerinin hesaplanmasının istenmesine karar verilmiş ara karar sonucu sunulan bilirkişilerin raporunda;
"Tekmil veriler, kaza raporu, uydu üzerinden olay yeri ve dava dosyasını ile birlikte kazayı incelediğimde yol gidiş geliş işlediği, kaza mahalli İzmir-Çeşme Devlet yoluna yakın kavşak bölgesinde olduğu, kaza orta refüj bitimi iki düz çizginin daraldığı bölgede meydana geldiği, yolun bölünmüş kısmı Urla istikametine yol iki şerit olduğu, gerisi iskele istikametine doğru tek şeride düştüğü, yolda norma/yoğun trafik işlediği, kazanın oluş biçimine bakıldığında davalı sürücü Mithatpaşa Caddesine giriş yapıp İskele istikametine seyir halinde iken kavşak bitimi sağda ... Restoran otoparkına girip durduğu, devamında ise refüj bitimi daralan iki düz şerit çizgisinin olduğu ve dönüşün yasaklandığı yerde sola doğrultu manevrası ile tekrar geldiği Urla merkez istikametine dönüş vapmak isterken solunda gelen davacı motosikletini göremeyip önünü keserek çarpmasına maruz bırakması şeklinde gerçekleştiği, Davalı...sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile gündüz vakti meskun mahal trafiğin gidiş geliş seri işlediği düz şerit çizgisi ile ayrılı yola gereken dikkat ve özeni göstermediği, yolun kenarı park alanı ve devamlı çizgiler ile belirtili girişin/dönüşün yasaklı olduğu yerde kural ihlali yapıp sola doğrultu manevrası ile dönüşe yöneldiği, yönelirken de arkası/solunda gelen araç trafiğini kontrol etmediği, bu davranışı nedeni ile yaratmış olduğu ortamda trafik akımı için tehlike ve engel teşkil ettiği, sonrasında da gelmekte olan davacı motosikletinin önünü kesip çarpmasına olanak sağlaması olayında 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47/c ve 52/b maddesini ihlal ettiği, davacını maliki olduğu motosiklet sürücünün kusurunun bulunmadığı,
Dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporlarında davaya konu motosikletin hasarlı yedek parça kalemlerinin tespitinin yapılmamış olduğu, toplam hasar onarım bedelinin belirlenmediği görülmüş olup, bu durumda onarımının ekonomik olup olmayacağı hususunda bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı görüş ve kanaatiyle söz konusu raporlara, Ekspertiz Raporunda ise hasarlı yedek parça kalemlerinin tespitinin yapılmış olsa da KDV eklenmeden tespit edilen hasar onarım bedeline iştirak edilmemiş ve tabloda görüldüğü üzere,... plaka sayılı 2010 model ...K 1300 S motosiklette meydana gelen gerçek zarar 55.599.71 TL olarak hesaplandığı,
Hasarı onarım bedeli tespite konu 2010 model ... K 1300 S motosikletin güncel kasko değerinin 399.752,00 TL riziko tarihi itibarıyla ise Kasko değerinin 44.419,00 TL.olduğu, 2. El piyasa rayiç değeri araştırılmış olup, K 1300 $ model motosikletlerin 2017 yılı itibarıyla üretimden kaldırılmış olduğu tespit edilmiş ve güncel değerlerine ulaşılamamıştır. Söz konusu motosikletin yaşı, kilometre durumu, kullandığı yakıt ve kıyaslanabilir tip, yaş ve kilometredeki motosikletlerin pazar şartları ile bakım onarım durumu, tramer kaydında yer alan 06.01.2011 tarihli çarpma şeklindeki kazası ile yukarıda yer alan aynı marka benzer model bir motosikletin güncel 2 el satış değeri ve ÖTV artışları dikkate alınarak Kamu İhale Kurumu fiyat güncelleme tablosu çarpanları kullanılarak 10.06.2017 riziko taı fa söz konusu motosikletin ikinci el piyasa rayicinin ortalama 55.000,00 TL. mertebesinde olduğu ve tamirinin ekonomik onarım limitlerini aştığı, tar in ekonomik olmadığı pert-total işlemi uygulanması gerektiği,
2010 model ...K 1300 S motosikletin tamirinin ekonomik olmadığı, toplam hasar onarım bedelinin ekonomik onarım limitlerini aştığı görüş ve kanaatiyle gerçek zararın tespiti için “hasarlı araba fiyatları sitesi, hasarlı araç pazarı pert dünyası sitesi vb.” web sitelerinde yapılan incelemelere dayalı bire bir örtüşen araç bulunmamakla birlikte, söz konusu aracın mevcut hasarına benzer hasarları taşıyan, yukarıda görselde yer alan kıyaslanabilir hasarlı motosiklet fiyatları dikkate alınarak Kamu İhale Kurumu Fiyat Güncelleme tablosu kullanılarak riziko tarihi itibarıyla sovtaj değeri takdiren 15.000,00 TL. olarak belirlenmiş ve gerçek zarar 55.000,00 TL-15.000,00 TL. =40.000,00 TL. olarak hesaplanmıştır." şeklide sonuca ulaşıldığı görülmüştür.
Mahkememize sunulan bilirkişi raporunda, kusur durumuna davalı işleten/sürücü tarafından itiraz edilmiş ise de, davalının sürücüsü olduğu aracın iki düz şerit çizgisinin bulunduğu yerde U dönüşü yaptığı düz çizginin bulunduğu yolda U dönüşünün yasak olduğu anlaşılmakla, kaza tespit tutanağı ile de uyumlu olan bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır.
Zararın tespitine yönelik hesaplamaya itiraz edilmiş ise de; bilirkişi tarafından kaza sonucu davacının maliki olduğu motosikletin zarar gören parçalarının tek tek gösterildiği, motosikletin kaza tarihi itibari ile tramer kaydı da nazara alınarak rayiç değerinin tespit edildiği ve hasar bedeli motosiklet rayicinin % 50'sini aştığından onarımının ekonomik olmadığının belirlendiği akabinde kaza tarihinde ki motosikletin sovtaj değeri bulunarak hasarsız piyasa rayici ile sovtaj bedeli arasındaki farkın hesaplandığı görüldüğünden rapor hükme esas alınması gerekmektedir, ancak Urla Asliye Hukuk Mahkemesi' nin ... Esas sayılı dava dosyasında aldırılan 06/01/2020 tarihli bilirkişi raporuna karşı davalı taraflara yapılan tebligatlara rağmen bir itirazın bulunmadığı davalı ... vekili tarafından yalnızca istinaf aşamasında bu hususun ileri sürüldüğü görüldüğünden davacı lehine kanılmış hak gözetilerek zarar miktarı mahkememizce 50.000,00 TL olarak (dava tarihinden önce yapılan ödeme düşülmeden) kabul edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde talep edilen bedeli 14/02/2020 tarihli dilekçesi ile ıslah ederek, davalı ... şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere 10.595,00 TL' nin, diğer davalıdan ise toplam 27.595,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle tahsili talep etmiştir.
Islah dilekçesi davalılara tebliğ edilmiş ve davalı ... vekili tarafından zamanaşımı defi ileri sürülmüştür.
Davalı ... vekili tarafından zamanaşımı defi ileri sürüldüğünden davanın kısmi dava mı yoksa belirsiz alacak davası mı olduğunun belirlenmesi gerecektir.
6100 sayılı HMK’nın belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesinde “(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır.” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkânsız olduğu hallerde olanaklı olduğu anlaşılmaktadır.
Belirsiz alacak davasında davacı, alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK’nın 107. maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabilir. Ayrıca davasını HMK 176. ve devamı maddelerine göre bir kez de ıslah edebilir. Islah, taraf usul işlemlerinin kısmen veya tamamen düzeltilmesidir.
Davacı vekili dava dilekçesinde açıkça HMK’nın 107. maddesine dayalı olarak belirsiz alacak davası açtığını açıklamamıştır. Buna göre dava dilekçesinin kısmi dava kapsamında olduğu sabittir (Yargıtay... H.D.' nin ... Karar, ).
Nitekim emsal nitelikli Yargıtay... H.D.' nin ... Karar sayılı ilamında da; " Davacı taraf, 28/02/2009 tarihinde gerçekleşen kaza nedeniyle oluşan maluliyetinden doğan zararın tazmini için, 20/07/2018 tarihinde, belirsiz alacak ya da HMK'nın 107. maddesinden bahsetmeksizin, alınacak raporla tazminatın belirlenmesinden sonra artırım haklarını saklı tutarak eldeki davayı açmış olup, davanın HMK'nın 109. Maddesinde düzenlenen "kısmi dava" olduğunun kabulü gerektiği açıktır." belirtmesinde bulunmuştur.
Islah; iddia ve savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağının istisnalarından olup taraflardan birinin yapmış olduğu bir usûl işlemini tamamen veya kısmen düzeltmesi olarak tanımlanmaktadır. Islah ile taraflar, dava sebebini, dava konusunu veya talep sonucunu değiştirebilirler. Usûlüne uygun olarak açılmış bir davanın bulunması şartı ile davanın tamamen veya kısmen ıslahı mümkündür. Dava sebebinin veya dava konusunun değiştirilmesi tamamen ıslah hâlleridir. (Baki Kuru 4. Cilt s. 3990). Davanın kısmen ıslahında ise, dava dilekçesinden sonraki bir usûl işleminin ıslahı söz konusudur. Gerek doktrinde gerekse Yargıtay uygulamalarında kabul edildiği üzere müddeabihi (dava değerini) arttırma hâlinde kısmi ıslah söz konusu olup kısmi ıslahta, tamamen ıslahın aksine ıslah tarihine kadar yapılan bütün usul işlemleri yapılmamış sayılmaz. Kısmi ıslah yapıldığı tarihten ileriye dönük olarak hüküm ifade eder.
2918 S. KTK'nın zamanaşımını düzenleyen 109.maddesine göre, "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır...". Yine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 155. maddesinde ise; "Zamanaşımı müteselsil borçlulardan veya bölünemeyen borcun borçlularından birine karşı kesilince, diğerlerine karşı da kesilmiş olur." kuralını içermektedir. Bu düzenlemelere göre, müteselsil borçlulardan birine karşı zamanaşımının kesilmesi diğer müteselsil borçlulara karşı da zamanaşımını keser.
6098 Sayılı TBK'nın 154. maddesinde ise zamanaşımını kesen nedenler gösterilmiştir. Aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca, dava açılması veya icra takibi yapılması zamanaşımını kesen nedenlerdendir. Kanunun 156. maddesinde ise, zamanaşımının kesilmesi halinde yeni bir sürenin işlemesi gerektiği açıkça belirtilmiştir.
Zamanaşımı, borcu ortadan kaldıran bir olgu olmayıp, doğmuş ve var olan bir hakkın istenebilirliğini ortadan kaldıran bir savunma aracıdır. Bu nedenle zamanaşımı alacağın varlığını değil, istenebilirliğini ortadan kaldırır. Olay tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nın 154. maddesinde zamanaşımını kesen sebepler sayılmış olup bunlardan biri de dava açılmasıdır. Davanın tamamen ıslahında dava baştan beri (dava dilekçesinden itibaren) ıslah edildiği için ıslah edilen kısım içinde davanın açıldığı tarihte zamanaşımı kesilmiş olur. Kısmi davada ise, zamanaşımı yalnızca dava edilen kısım için kesilir. Henüz açılmayan (saklı tutulan) ve daha sonra ıslahla arttırılan bölüm için zamanaşımı işlemeye devam eder.
Açıklanan nedenlerle; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması ile davacının işleteni olduğu motosikletin zarar gördüğü olayda uygulanması gereken zamanaşımı süresi 2 yıl olup, davalı ... şirketinin kısmi ödeme yaptığı tarih nazara alındığında 08/07/2019'da bu sürenin dolduğu; kısmi dava olarak açılan davada ıslah dilekçesi 14/02/2020 tarihinde (zamanaşımı süresinin dolmasından sonra) verildiğinden, ıslah ile artırılan kısım bakımından zamanaşımının gerçekleştiği kanaatine varılmıştır.
Davalı ... vekilinin taraflar arasında mutabakatnamenin düzenlendiğini ve ödeme sonucu sorumluluklarının kalmadığını savunmuş ise de; KTK’nın “Sorumluluğa ilişkin anlaşmalar” başlıklı 111 .maddesinde; "Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir. ” düzenlemesi yer almaktadır Dosyaya sunulu belgelerden uyuşmazlığa konu kaza nedeniyle davalı ... şirketi tarafından davacıya 08/07/2017 tarihinde 22.405,00 TL ödeme yapıldığı ve ibraname düzenlendiği anlaşılmaktadır. Sunulan raporlar incelendiğinde davalı ... şirketi tarafından yapılan ödemenin yetersiz olduğu anlaşıldığından ve dava 2 yıllık hakdüşürücü süre içerisinde ikame edildiğinden davalının savunmasına itibar edilmemiştir.
Tüm bu nedenler ile; 10/06/2017 tarihli trafik kazasında ... plakalı aracın sigorta şirketi, davalı sürücü/işleten ...' in kusuru oranında sorumlu olacağından, davalı ...' nın tam kusurlu olduğu ve davacının maliki olduğu motosiklette yukarıda açıklandığı üzere kazanılmış haklar gözetildiğinde 50.000,00 TL zararın bulunduğu, dava tarihinden önce davalı ... şirketi tarafından 22.405,00TL tazminatın ödendiği, davacının bakiye 27.595,00 TL zararının karşılanmadığı açılan kısmi davada ıslah sonucu davalı ... vekilinin zamanaşımı defini ileri sürdüğü bu hali ile ıslah ile arttırılan bedel yönünden zamanaşımı defini ileri süren sigorta şirketi yönünden davanın reddine, diğer davalı tarafça zamanaşımı defi ileri sürülmediğinden (TBK' nun 164/2. Maddesi) ve yapılan ödemeler dava tarihinden sonra olduğundan iş bu ödemenin hükmedilen tazminatın tahsili aşamasında nazara alınması gerektiği kanaatine varılarak davanın tam kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili kaza tarihinden itibaren reeskont faiz işletilmesini talep etmiş ise de, verilen ilk karar davacı tarafça istinaf kanun yoluna taşınmadığından davalılar yönünden usuli kazanılmış haklar nazara alınarak ilk hükümde açıklanan faiz türü ve tarihi yönünden hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
- Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-1.000,00 TL hasar tazminatının davalı ... şirketinden (bakiye kalan 10.595,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) ve diğer davalı ...'dan kaza tarihi olan 10/06/2017 itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-26.595,00 TL hasar tazminatının davalı ...'dan kaza tarihi olan 10/06/2017 itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine,
-Davalı ... şirketinden ıslah ile talep edilen 9.595,00 TL tazminatın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
-Davalı ... tarafından dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin tahsilat aşamasında nazara alınmasına,
-
Tüm davalılar yönünden alınması gereken 68,31 TL karar ve ilam harcının yatan 490,08 TL peşin harç ve ıslah harcından mahsubuna,
-
Davalı ... yönünden alınması gereken 1.816,70 TL karar ve ilam harcının yatan 490,08 TL peşin harç ve ıslah harcından kalan 421,77 TL' nin mahsubu ile eksik kalan 1.394,93 TL' nin davalı ...' dan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
-
Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 68,31 TL ve 59,90 TL başvurma harcının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 421,77 TL' nin ise yalnızca davalı ...' dan alınarak davacıya verilmesine,
-
Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 571,25 TL posta ve diğer giderler, 314,00 TL keşif harcı ile 1.900,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 2.785,25 TL yargılama giderinin kabul oranları nazara alınarak 104,72 TL'sinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen bakiye kalan 2.680,53 TL' nin ise yalnızca davalı ...' dan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekâlet ücretinin tüm davalılardan (davalı ... şirketi 1.000,00 TL ile sınırlı sorumlu) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalı ... şirketi kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Madde 13/3 Uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 1.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... şirketine ödenmesine,
-
Davalı ... tarafından yapılan ve harcanan yargılama giderlerinin taraf üzerinde bırakılmasına,
-
Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı tefhimden, davalıların yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/12/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49