İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/910 E. 2024/98 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/910
2024/98
2 Şubat 2024
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/910 Esas
KARAR NO : 2024/98
DAVA : Alacak (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/07/2018
KARAR TARİHİ : 02/02/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Alacak (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Mersin'de bakliyat ithalat-ihracat üretimi ve satışı ile uğraştığını, davalı şirket ile dağıtım merkezi ve taşımacılık sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği ... mağazalarına teslim etmekle yükümlü olduğu malları ve bakliyatları talimatlara uygun olarak süresinde eksiksiz olarak teslim ederek edimini ifa ettiğini, teslim ettiği ürünler ile birlikte davalıya teslim edilmiş paletlerin iadelerinin gerçekleşmemesi üzerine Mersin ...Noterliği'nden keşide edilen ihtarname ile teslim edilmeyen paletlerin bedeli olan 64.262,80TL'nin davalı şirketin... devredilmesi nedeniyle ödenmesinin ihtar edildiğini, sözleşme ve ihtarname gereği paletlerin iade edilmediğini, ambalaj bedellerinin de ödenmediğini, ambalajların başka bir üründe kullanılma şansı olmadığını, davalının markaları olan... markalarının ambalaj üzerinde basılı olduğunu, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı tarafça haksız olarak ödenmeyen toplam 160.338,00TL' sinin en yüksek reeskont faizi ile tahsilini talep etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmeler gereği müvekkil şirketin defter ve kayıtlarınının esas alınması gerektiğini, dava konusu paletlerin teslim edildiğine ilişkin iddiaların ispatı ile ilgili olarak TMK. madde 6 gereği ispat yükü davacının üzerinde olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme gereği müvekkil şirketin ambalaj bedeline ilişkin sorumluluğunun yanlızca 3 ayla sınırlı olduğunu, müvekkil şirketin davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, talep edilen tutarın haksız olarak talep edilen ve hiçbir şekilde ispat ediemeyecek bir iddiadan ibaret olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
DAVA:
Dava ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak isteğine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacının davalı şirket ile aralarında ticari satım sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşme uyarınca davalıdan alacaklı olduğu iddiası ile eldeki davayı ikame ettiği, mahkememizce 25/09/2019 tarih, ... karar sayılı ilam ile davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacının istinaf kanun yoluna müracaat ettiği, istinaf incelemesi neticesinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... H.D'nin 10/10/2023 tarih, ... karar sayılı ilamı ile "...Mahkemece ihtaratlı tebligata rağmen davacı tarafça defter ve kayıtların ibraz edilmediği ve defter ve kayıtların bulunduğu yerin bildirilmediği, dosya kapsamı itibariyle davacı tarafça usulüne uygun olarak ispat yükününün yerine getirilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, defter ibrazı ile ilgili tebligatın 19/03/2019 tarihinde şirketin unvanı tasfiye halinde olduğu belirtilmeksizin şirket merkezine yapıldığı, davacı şirketin dava tarihi 10/07/2018'den sonra tasfiye haline girdiği, ilk derece hüküm tarihinden sonra tasfiye sonuçlanıp ticaret sicilinden terkin edildiği görülmektedir.
TTK'nın 547- (1). maddesi" Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. " şeklindedir.
31/07/2018 tarihli Ticaret Sicil Gazetesine göre davacı şirketin 16/07/2018 tarihli ortaklar kurulu kararıyla 25/07/2018 tarihinde tasfiyeye girdiğinin tasfiye memuru olarak ...'nın atandığının, 31/12/2020 tarihli genel kurul kararı ile de terkin kararı verildiğinin 06/01/2021 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığının anlaşılmasına göre; şirketin tasfiye memuruna tebligat çıkartılarak TTK'nın 547/1 maddesi uyarınca şirketin ihya edilip edilmeyeceği yönünde süre verilmesi, şirketin ihya edilmesi halinde davacıya ait ticari defter ve kayıtların nerede olduğu hususunda tasfiye memuruna tebligat yapılarak taraf delileri toplanıp hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi yerine eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Kabul ve uygulamaya göre de ; Davalının cevap dilekçesinde kendisine teslim edilen malların paletlerinin eksiksiz bir şekilde teslim edildiğini, en son kalan 476 paletin 11.08.2017 tarihli sevk irsaliyesi ile davacıya teslim edildiğini, sözleşmeye göre ambalaj bedellerinden sorumluluğunun 3 ayla sınırlı olduğunu, ambalaj bedeli talebinin fahiş olduğunu, borcu bulunmadığını savunması; sunulan 26/02/2018 tarihli mutabakat yazısında ...a tarafından 14.804,68 TL borç bulunduğunu mutabakat olup olmadığını sorulup davacı tarafından 160.029,36 TL alacak bulunduğunun belirtilmesi, davalı kayıtlarından alınan 22/06/2017 tarihli Noter onaylı belgede 396 palet bulunduğunun yazılı olması karşısında davalı defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmadan karar verilmesi yerinde değildir.
Sonuç olarak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 355 ve 353/a-6 maddeleri gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine kesin olarak karar verilmesi gerekmiştir..." gerekçesi ile mahkememizin anılan ilamının kaldırılmasına karar verildiği ve dosyanın mahkememize gönderildiği, mahkememizin yukarıdaki esasını aldığı anlaşılmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; 31/07/2018 tarihli Ticaret Sicil Gazetesine göre davacı şirketin 16/07/2018 tarihli ortaklar kurulu kararıyla 25/07/2018 tarihinde tasfiyeye girdiği, tasfiye memuru olarak ...nın atandığı, 31/12/2020 tarihli genel kurul kararı ile de terkin kararı verildiği ve terkin kararının 06/01/2021 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı, davacı şirketin yargılama aşamasında tüzel kişiliğinin sona erdiği, mahkememizce istinaf kaldırma ilamı doğrultusunda davacı şirketin tasfiye memuru ...'nın tasfiye memuru olarak uyap sistemine kaydedildiği, adı geçene anılan istinaf ilamı uyarınca davacı şirketin ihya edilip edilmeyeceği yönünde beyanda bulunmak üzere tensip tutanağı ile 2 haftalık kesin süre verildiği, tensip tutanağının davacı şirket tasfiye memuruna 15/01/2024 tarihinde meşruhatlı davetiye ile tebliğ edildiği, davacı şirket tasfiye memurunun kesin süre içerisinde beyanda bulunmadığı, mahkememizce davacı şirket tasfiye memuruna verilen ve kesin olan sürenin yeterli, emredilen işlerin, gerekli ve yapılabilir nitelik taşıdığı, ayrıca süreye uyulmamasının sonuçlarının açıkca anlatıldığı-ihtar edildiği, taraf ve dava ehliyetinin dava şartı olduğu, dava şartlarının her aşamada mahkemece resen dikkate alınması gerektiği, buna göre yargılama aşamasında davacı şirketin tüzel kişiliğinin sona ermesi, taraf ve dava ehliyetini yitirmesi ve tasfiye memuru tarafından verilen kesin süreye rağmen ihya davasının açılıp açılmayacağı yönünde beyanda bulunulmadığı dikkate alındığında 6100 sayılı HMK'nın 114 ve 115 Maddeleri uyarınca davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:
-
6100 Sayılı HMK' nun 114/1. d ve 115/2. Maddeleri uyarınca davanın usulden REDDİNE,
-
Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.738,18 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 2.310,58 TL harcın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya İADESİNE,
-
Mahkememizce bu yargılama nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
-
Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 7 ve 13/1. 4. maddesi uyarınca takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,
-
6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,
Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/02/2024
Katip ... Hakim ...
E-İMZA E-İMZA
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29