İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/684 E. 2024/703 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/684
2024/703
28 Ağustos 2024
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/684
KARAR NO : 2024/703
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 20/08/2024
KARAR TARİHİ : 28/08/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin ... parselin hissedarları ile Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalayarak bina yapılması işini üstlendiğini, müteahhit firma olarak parsele 8 daire 2 dükkan yapacak ve yapılacak binadan 4 daire ve 1 dükkan müvekkil şirkete verileceğini, müvekkil şirket Belediyeye başvurarak 9.12.2019 tarihli imar durumu ve imar durum belgesine dayalı olarak 31.12.2019 tarihli inşaat ruhsatını almış ve inşaata başladığını, inşaatın yüzde doksanlar seviyesini geçtiğini fakat aynı ada 15 parselde kayıtlı binadaki daire maliki müvekkil şirketin bina inşe ettiği parselin inşaat ruhsatının iptali, binanın yıkılması ve Yürütmenin Durdurulması istemli Menderes Belediyesi aleyhine dava açıldığını, davanın ....İdare Mahkemesinin ... E sayılı dosyasından açıldığını ve 29.4.2021 tarihinde yürütmenin durdurulması talebinin kabulüne karar verilerek inşaat durdurulduğunu, o sırada bina küçük bir takım işler dışında bittiğini, fakat binanın artık girilemez hale geldiğini, davanın Menderes Belediyesi aleyhine sonuçlanarak binanın ruhsatının iptaline karar verildiğini, bu davada arsa sahipleri ve müvekkil şirket taraf olmadıklarından davadan ve dava öncesi gelişmelerden maalesef haberdar olamadıklarını, keşif günü taraflar geldiğinde durumdan haberdar olduklarını, işin düzeltilmesi için yapılması gereken iş ve işlemler bildirilmiş olmasına ve o tarihte henüz inşaat yeni başlamış olmasına rağmen maalesef davalı ... görevini yerine getirmeyerek müvekkili ve arsa sahiplerini zarara uğrattığını, davalı ... ne bu dava sırasında ve ne de sonrasında binayı yasal hale getirmediğini, kendi yaptığı hatasını düzeltmediğini ve müvekkilleri büyük zarara uğrattığını beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Dava dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.
Somut olayda, Davacı şirketin kat karşılığı inşaat işleri yaptığı, dava konusu ...parselde hissedarlar ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığı, söz konusu ada ve parselde İzmir ...İdare Mahkemesi'nin 29/04/2021 tarih, ...Esas sayılı kararı ile Yürütmenin Durdurulmasına karar verildiği, akabinde bina ruhsatının iptaline karar verildiği, davacı şirket uğramış olduğu maddi ve manevi zarardan davalı ...'nın sorumlu olduğu iddiasıyla huzurdaki davayı ikame ettiği, davalı belediyenin kamu kurumu olduğu, dava konusu uyuşmazlık bakımından davalının tacir sayılan kişilerden olmadığı, somut olayda her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesini ilgilendiren nispi ticari dava söz konusu olmadığı gibi TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir mutlak ticari dava niteliğindeki bir uyuşmazlıktan da söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görev kapsamında kaldığı, bu durumda davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
- )Davanın DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
-Görevli mahkemenin İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
-
)6100 sayılı HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca dosyanın görevli İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesi halinde, yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine; aksi durumda resen dosyanın ele alınarak yargılama giderleri hususunda bir karar verilmesine,
-
)6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca görevsizlik kararına karşı taraflarca kanun yoluna başvurulmaması durumunda kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, tarafların belirtilen süre içerisinde mahkememize başvurmaması durumunda DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin taraflara ihtarına ( İHTARAT YAPILAMADI),
Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluklarında dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi.28/08/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:55