SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/979 E. 2024/68 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/979

Karar No

2024/68

Karar Tarihi

25 Ocak 2024

T.C.

İZMİR

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/979

KARAR NO : 2024/68

DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)

DAVA TARİHİ : 26/01/2023

KARAR TARİHİ : 25/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili İzmir Tüketici Mahkemesine hitaben verdiği 26/01/2023 tarihli dava dilekçesinde; davalı şirketin, İzmir İli, Seferihisar İlçesi, ...Parsele (Tevhitle Yeni ...) ilişkin, diğer davalılar olan arsa sahipleri ile, Seferihisar Noterliği'nin 10.05.2017 tarihli, ... Yevmiyeli, Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi yaptığını, akabinde de davalı şirketin, KKİS ile kendisine kalacak olan, İzmir İli, Seferihisar İlçesi,...nolu daireler ile... nolu dairedeki, tüm hak ve alacaklarını, 20.09.2018 tarihli, Taşınmaz Daire Satış/Temlik Sözleşmesi ile, toplam Birmilyonüçyüzellibin TL (1.350.000,00 TL) bedel ile davacıya devir ve temlik ettiği, sözleşme gereği davacının devir ve temlik bedeli olan 1.350.000,00 TL'yi peşinen ve nakden ödediğini, Sözleşmenin 1. Maddesinde "...Satıcı...tasdikli projelerine, ekteki mahal listesine göre tamamlayarak, en geç 31/12/20l8 tarihine kadar ALICIYA tapusu teslim edilecektir..." hükmü yer aldığını ancak davalının, sözleşmede davacıya temlik edilecek bağımsız bölümlerin, 31/12/2018 tarihine kadar yapımlarının tamamlanıp teslimi gerektiği açıkça belirtilmesine ve bu tarihin üzerinden dört yıldan fazla bir zaman geçmesine rağmen davacıya devir ve temlik yapmadığını, davalının süresinde edimlerini ifa etmediğinden, Karşıyaka ... Noterliği'nin, 4/4/2022 Tarihli,... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, Cezai şart, kira, ecrimisil, maddi ve manevi tazminat hakları saklı kalmak kaydı ile, edimlerini yerine getirmesi, 20.09.2018 tarihli taşınmaz daire satış sözleşmesi gereği, arsa sahipleri ile yapmış olduğu Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ile kendisine kalacak bağımsız bölümlerden, İzmir İli, Seferihisar İlçesi,... nolu dairelerdeki, hak ve alacaklarını, sözleşmedeki şartlar ile davacıya devir ve temlikini, bu mümkün olmadığı taktirde, bedeli ödenmiş olan sözleşme konusu taşınmazların güncel rayiç bedelinin davacıya ödenmesi, aksi taktirde tapu iptal tescil ile maddi, manevi tazminat davaları ile cezai şart ve ecrimisile ilişkin takip ve dava açılacağının ihtaren bildirildiğini, bunun üzerine İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun ... Büro Dosya Numaralı, ... Arabuluculuk Numaralı dosyası ile arabulucuya müracaat edildiğini ancak buradan da olumlu sonuç alınamadığını, bu nedenlerle, öncelikle telafisi imkansız zarar ve hak kayıplarının ortaya çıkmaması amacı ile, sözleşme konusu İzmir İli, Seferihisar İlçesi, ... Mahallesi,... numaralı bağımsız bölümler üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, bu mümkün olmadığı taktirde, alacakları karşılayacak miktarda davalı şirketin tüm malvarlıkları ile hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini, davacı ile davalı şirket arasında yapılan sözleşme gereğince davacıya verilmesi gereken İzmir İli, Seferihisar İlçesi, ..., ... nolu daire ve ... numaralı dairelerin tapu kaydının, davacı adına kayıt ve tesciline, bu mümkün olmadığı taktirde değeri ödenmiş olan ilgili taşınmazların, güncel rayiç bedelinin belirlenerek (arsa sahiplerinden sözleşme ile sınırlı olmak üzere), davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, mümkün olmadığı taktirde sözleşme de belirtilen 1.350.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reskont avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi için bu davanın açılma zorunluluğu doğduğunu belirtmiş , fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; öncelikle, kötü niyetli devir ve temlikler ile, cebri icranın önlenmesi açısından, İZMİR İLİ, SEFERİHİSAR İLÇESİ, ..., ... NOLU DAİRE VE ... NUMARALI BAĞIMSIZ BÖLÜMLER ÜZERİNE İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA, bu mümkün olmadığı taktirde, alacaklarını karşılayacak miktarda davalı şirketin tüm malvarlıkları ile hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına; Seferihisar Noterliği'nin10.05.2017 tarihli, ... Yevmiyeli, Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ile, davacı ile davalı şirket arasında yapılan 20/09/2018 tarihli Taşınmaz Daire Satış/Temlik Sözleşmesi gereğince, davacıya temliki gereken, İzmir İli, Seferihisar İlçesi, ..., ... dairelerin tapu kayıtlarının, davacı adına kayıt ve tesciline, bu mümkün olmadığı taktirde değeri ödenmiş olan ilgili taşınmazların, güncel rayiç bedellerinin belirlenerek (arsa sahiplerinden sözleşme ile sınırlı olmak üzere), davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, mümkün olmadığı taktirde sözleşme de belirtilen 1.350.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 20.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek reskont avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

İzmir... Tüketici Mahkemesi' nin 26/01/2023 tarih... K. sayılı kararı ile davacının tüketici tanımına uymadığı ve tüketici mahkemesinin görevli olmadığı , davanın Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiş, görevsizlik kararı doğrultusunda dosya Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi edilmiştir.

Davalı ... İnşaat Tahhüt San ve Tic Ltd Şti. vekili Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesi ' nin ... Esas sayılı dosyasına hitaben verdiği 03/07/2023 tarihli cevap dilekçesinde; resmi geçerlilik koşulunu taşımayan sözleşmeye dayalı olarak tapu iptal ve tescil talebinde bulunulamayacağını, davacı tarafın her ne kadar dava dilekçesinde 20.09.2018 tarihli sözleşme ile söz konusu taşınmazın davalı tarafından davacıya satıldığını belirtmişse de öncelikle söz konusu satış sözleşmesinin şekil şartlarını taşımaması sebebiyle itirazlarını sunduklarını, taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan bütün sözleşmelerin geçerliliğinin resmi şekilde yapılmasına bağlı olduğunu, (MK md. 706). resmi şekilde yapılmayan gayrimenkul satış sözleşmelerinin geçersiz olup taraflar arasında hiçbir bağlayıcılıkları olmadığı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin de ileride taşınmaz mülkiyetinin tapuda devrini yapmayı taahhüt eden bir ön sözleşme olduğunu, taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinin de resmi senet şeklinde düzenlenmesi ve noter huzurunda iki tarafça imzalanması suretiyle geçerlilik kazandığını, ( BK md. 29, Noterlik K. md. 60/3, md.89). sözleşmenin şekil şartının kamu düzeni ile ilgili olup noter tarafından düzenleme şeklinde yapılmasının zorunlu olduğunu, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin, noter tarafından düzenleme şeklinde değil de onaylama şeklinde yapılırsa geçersiz hale geldiğini, bu nedenlerle ilk olarak söz konusu sözleşme şekil şartlarını sağlamaması nedeniyle geçerli olmadığını, bu nedenle davacının geçerli olmayan sözleşmeye dayanarak tapu iptal ve tescil talebinde bulunamayacağının belirtilmek istendiğini, davacı tarafın yine dava dilekçesinde "Davalılar arasında Seferihisar Noterliği'nce düzenlenen 10.05.2017 tarih ve... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre müvekkil şirketin diğer davalıların maliki bulunduğu Seferihisar ilçesi, ... parsel sayılı taşınmazlar üzerine bina yapmayı taahhüt ettiğini..." iddia ettiğini, bu gerçeklerden uzak iddianın da kabulünün mümkün olmadığını, diğer davalılar ile davalı arasında imzalandığı öne sürülen sözleşme tarihinde sözleşmeyi imzalayan kişinin sözleşme imzalama yetkisine sahip olmadığını, davalı şirketin yetkisiz bir şekilde imza atarak sözleşme yapan kişilerle ilgili tüm yasal hakları saklı olduğu ayrıca ödendiği iddia edilen bedellerin, şirket hesabına hiçbir zaman geçmediği, davacının şirket hesabına hiç geçmeyen bir bedelin işlemiş faizi ile birlikte tahsilini talep hakkı bulunmadığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesi ' nin ... Esas sayılı dosyasına hitaben verdiği 21/06/2023 tarihli cevap dilekçesinde; zorunlu arabuluculuk sürecinin davalılar yönünden yapılmadığını, dava dilekçesinde her ne kadar Arabuluculuk Daire Başkanlığı'nın... sayılı dosyasıyla arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlandığı belirtilmiş ise de, bugüne kadar davalılara herhangi bir arabuluculuk oturum daveti gelmediğini, eğer yokluklarında süreç yürütüldüğü ise muvafakatlerinin bulunmadığını, bu sebeple davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu "İzmir ili, Seferihisar ilçesi,...rının davalılara ait olmadığını, hiçbir zaman da davalılara ait olmadığını ayrıca davalıların, davacının dava konusu talebine esas teşkil ettiği belirtilen ve diğer davalı şirket ile aralarında düzenlendiği iddia edilen 20.09.2018 tarihli "Taşınmaz Daire Satış/Temlik Sözleşmesi"nin muhatabı ve tarafı olmadığı ayrıca, söz konusu temlik sözleşmesinin yasada belirtilen şekil şartına uygun olmadığını, hukuken herhangi bir geçerliliği bulunmadığını, bu sebeple, taraflarınca husumete yöneltilmesinin kabul edilmediğini, husumete yönelik itirazda bulunulduğunu, dava değeri olarak 1.350.000 TL belirtildiğini, dava konusu uyuşmazlığın ise "İzmir ili, Seferihisar ilçesi, ... mah, ...nolu daireler ve ...numaralı dairenin" tapu kaydının iptali ve davacı adına tescili" istemini de havi olduğunu, mahkemece öncelikle, tapu iptali talep edilen taşınmazın gerçek değerlerinin belirlenerek davacı taraftan harç ikmal ettirilmesi gerektiğini, dava konusu taleplerin usul ve yasaya uygun olmadığını, diğer davalı "... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi" ile aralarında “İzmir ili, Seferihisar ilçesi, ... mah, ... (Yeni :... parsel ile ... parsel)” sayılı taşınmazlar üzerinde, Seferihisar Noterliği'nin 10.05.2017 tarih ve ... yevmiye sayılı “Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi” düzenlendiği, söz konusu sözleşmenin 7 (yedi) nci maddesinde ise, inşaat aşamasına göre tapuların yükleniciye veya göstereceği 3. kişi ve kuruluşlara devrinin ne şekilde olacağının belirlendiğini, sözleşmenin 9 (dokuz) ncu maddesinde ise; inşaat süresi ve teslim yönünden “18 uygulaması Büyükşehir onayı ve tevhitlerin birleşiminden sonra 3 (üç) ay içinde inşaat ruhsatı alınacağı, inşaat ruhsatı alınmasından itibaren 24 (yirmidört) ay sonunda maliklerin dairelerinin çevre düzenlemesi tamamlanmış, yapı kullanma izin belgeleri alınmış ve kat mülkiyeti kurulmuş olarak teslim edileceği” hüküm altına alındığı, dava dilekçesinin tebliği tarihi itibariyle de, yüklenici davalı şirketin yukarıda belirtilen sözleşme gereğince hak etmiş olduğu ve davalılar ile diğer hissedarlar üzerinde kayıtlı bulunan taşınmazların bir kısmının kendilerine devredildiğini, dava konusu yapılan "İzmir ili, Seferihisar ilçesi, ..., ... nolu daireler ve... numaralı dairenin" tapu kayıtlarının davalılar adına kayıtlı olmadığını, hiçbir zaman da olmadığını, yine Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi'nin 10. maddesinde cezai şartlar düzenlendiğini, söz konusu cezai şart maddesinde; akdin feshedilmesi, yüklenicinin temerrüdü, sözleşmenin gereği gibi yerine getirilmemesi durumunda, gecikme süresi boyunca her daire için aylık 1.000 TL. kira bedelinin ödeneceği gibi yüklenici tarafından o zamana kadar yapılmış olan imalatın tamamının yüklenici tarafından bedelsiz olarak mal sahiplerine bırakılacağının kabul ve taahhüt edildiğini, davalı yüklenici şirketin, sözleşmede yazılı olan sürede edimlerini yerine getirmediği ve davalılara yönelik olarak temerrüde düştüğünü, bu sebeple, sözleşmeden kaynaklı rüçhanlı alacaklarının da bulunduğunu, davacı ile aralarında herhangi bir akit bulunmadığını, davacı ile davalı "... İnşaat Ltd. Şti." arasında düzenlendiği iddia edilen 20.09.2018 tarihli "Taşınmaz Daire Satış/Temlik Sözleşmesi"ni kabul etmemekle birlikte, davalıların dava konusu taşınmazların hiçbir zaman maliki bulunmadıkları için sözleşmenin kendileri için herhangi bir bağlayıcılığı da bulunmadığını, dava konusu taşınmazların devri/satışı ile ilgili olarak üçüncü kişiler (davacı ile davalı ...İnş.Ltd.Şti.) arasında yapılan sözleşmenin hukuken geçerli olmadığı, beyan edilen temlik sözleşmesinin akit tarihi itibariyle, doğmuş herhangi bir hak ve alacak bulunmadığı, dava dilekçesinde; terditli olarak "öncelikle tapu iptali ve davacı adına tescil", bu talep mümkün olmadığı takdirde ise "sözleşmede belirtildiği iddia edile 1.350.000 TL.nin tahsiline" karar verilmesi talep edildiğini, tapu iptal ve tescil talebine yönelik husumetin kabul edildiği anlamına gelmemek üzere; alacak talebinin muhatabının davalılar olmadığını, davaya esas teşkil ettiği bildirilen ve davacı ile davalı "... İnşaat Ltd. Şti." arasında imzalandığı belirtilen 20.09.2018 tarihli "Taşınmaz Daire Satış/Temlik Sözleşmesi" nde taraf olarak bulunmadığı, bir kişinin tarafı olmadığı bir sözleşmenin maddi sonuçlarından sorumlu tutulabilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davalıların dava açılmasına sebebiyet vermediği, bu sebeple yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamaları gerektiği belirtilerek, davanın öncelikle, arabuluculuk sürecinin tamamlanmamış olması nazara alınarak "dava şartı yokluğu" nedeniyle reddini, tapu iptali talep edilen taşınmazların gerçek değerlerinin belirlenerek davacı tarafa harç ikmal ettirilmesini, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddini, davanın; husumet yokluğu (müvekkiller yönünden), usulden ve esastan reddine karar verilesini talep etmiştir.

Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesi ' nin ... Esas sayılı dosyasına hitaben verdiği 22/06/2023 tarihli cevap dilekçesinde; davacı tarafından davaya dayanak yapılan 20.09.2018 tarihli adi yazılı sözleşme ile yapılan "taşınmaz daire satış/temlik sözleşmesi" nin mülkiyet naklini doğuran bir sözleşme olmadığı gibi, bu adi yazılı sözleşmede davalıların taraf olmadığını, bu nedenle öncelikle pasif husumet yokluğu nedeniyle davalılar yönünden davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafından dava değerinin 1.350.000,00 -TL. olarak gösterildiğini, davaya konu edilen taşınmazların değerinin çok daha yüksek olduğu, öncelikle dava konusu taşınmazların gerçek değerinin tespit edilerek taşınmazların gerçek değeri üzerinden harcın tamamlattırılmasının talep edildiğini, davacı tarafından davaya dayanak yapılan 20.09.2018 tarihli "taşınmaz daire satış/temlik sözleşmesi" başlıklı sözleşme adi yazılı nitelikte yapılmış olup, mülkiyet naklini doğuran bir sözleşme olmadığını, davacı tarafın, iş bu davada tapu iptal ve tescil talebi kabul edilmediği takdirde terditli olarak taşınmazların bedelinin ödenmesini de talep ettiği, davacı tarafın adi yazılı sözleşme ile sadece ödediği bedeli kime ödeme yaptıysa ondan talep hakkı mevcut olduğundan davalıların taraf olmadığı adi yazılı sözleşmeden dolayı taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir kararı konulmasının usul ve yasaya aykırı olup, ihtiyati tedbir talebine itiraz edildiğini, davalıların hissedarı olduğu İzmir ili, Seferihisar ilçesi, ... Mah.... mevkiinde kain tapunun ... no'lu parseller (yeni :... parsel) üzerinde davalı ...nşaat Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti. ile Seferihisar Noterliği ' nin 10.05.2017 tarih,... yevmiye no'lu " Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi " imzalandığının doğru olduğunu, bu sözleşme gereğince inşaatın teslim süresinin, inşaat ruhsatı alındıktan itibaren (24) ay olarak belirlendiğini, inşaat ruhsatının 18.11.2019 tarihinde alındığını, sözleşmeye göre inşaatların teslim süresinin 18.11.2021 tarihi olup, yüklenicinin bu tarihten itibaren mütemerrit duruma düştüğünü, yerleşmiş Yargıtay kararları uyarınca da kendi edimini zamanında yerine getirmeyen yüklenicinin karşı edimi talep etme hakkı bulunmayacağı temel ilkesi gereğince, davacının yüklenici ile yapılan sözleşmeye dayalı olarak da hissedar olan davalılardan tapu iptal ve tescil talep etme hakkı da bulunmadığını, yüklenicinin, diğer davalı ... İnşaat Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti ile davalılar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan haklarını saklı tutmakla beraber, yüklenicinin inşaat süresi boyunca sürekli gecikmeli imalat yapmış olduğundan ne kadarlık hakedişi olduğunun da belli olmadığını, arsa sahipleri ile yüklenici arasındaki sözleşme şartlarının (özellikle hakediş durumu) yüklenicinin edimlerini tam ve zamanında yerine getirmesi halinde mümkün olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği gibi kendisine adi yazılı belge ile satışı yapılan İzmir ili, Seferihisar ilçesi, ... Mah.... parsel ...) no'lu daireler ile ...) no'lu numaralı bağımsız bölümleri 31.12.2018 tarihinde teslim edileceğini iddia etmekteyse de KKİS.sözleşmesi gereğince inşaatın teslim süresinin 18.11.2021 tarihi olup, bu tarihte dahi ve halen müteahhit edimlerini yerine getirmemiş olduğundan, diğer davalı yüklenicinin "Kat karşılığı İnşaat Sözleşmesine " göre davalılardan henüz bir talep hakkı dahi doğmadığını, davalı yüklenici ...İnşaat Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davacı arasındaki mülkiyet naklini doğurmayan adi nitelikli bir sözleşme olmakla ancak sözleşmenin tarafı olan yükleniciden sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde ödediği bedeli talep hakkı olduğu, davalılardan ödediği bedeli talep etmesinin dahi usul ve yasaya aykırı olup ödenen bedel yönünden de davalılar yönünden davanın reddinin gerektiğini, davacının davalılardan ne tapu iptal tescil ne de ödediği bedeli talep hakkı bulunmadığını, davacı ile yüklenici arasında yapılan 20.09.2018 tarihli " TAŞINMAZ DAİRE SATIŞ/temlik SÖZLEŞMESİ " başlıklı adi yazılı sözleşmede taraf olmayan ve mülkiyet naklini doğurmayan ancak sözlemenin taraflarından şahsi talep hakkı olan temlik sözleşmesine dayalı olarak ( yüklenici dahi arsa sahipleri ile yapılan ana sözleşmede temerrüde düştüğünü, inşaatı zamanında teslim etmediği gibi halen inşaat seviyesi %70-80 civarındadır) arsa sahibi davalılar aleyhine açılan tapu iptal ve tescil, aksi takdirde bedelin iadesi istemli bu davada davalıların adi yazılı sözleşmede taraf olmamakla davanın tüm talepler yönünden esastan da reddi gerektiği belirtilerek, öncelikle acilen keşif günü verilerek taşınmazın değerinin belirlenmesi ve dava harcının tamamlattırılmasını, davaya konu sözleşme adi yazılı belge olup mülkiyet naklini doğuran bir belge olmamakla ve davacının terditli alacak davası açtığı da dikkate alındığında dava konusu taşınmaz üzerindeki ihtiyati tedbire itirazın kabulüne karar verilmesine, davalı arsa sahiplerinin , davacı ile yüklenici arasındaki adi yazılı satış/temlik sözleşmesinde taraf olmaması nedeniyle davanın pasif husumet yokluğundan davalılar yönünden reddine, davanın esasına girildiği takdirde dahi ana kat karşılığı inşaat sözleşmesinde temerrüde düşen yüklenicinin arsa sahiplerinden karşı edimide talep edemeyecği temel kuralı gereği ve inşaatın halen tamamlanmamış ve oturma ruhsatlarının dahi alınmamış olması nedeniyle yüklenicinin dahi arsa sahiplerinden talep hakkının doğmadığı dikkate alındığında davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesi ' nin 19/07/2023 tarih ... Karar sayılı kararı ile davanın ticari dava olup İzmir Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verilerek dosya Mahkememize tevzi olmuş, yargılamaya Mahkememizce devam olunmuştur.

Her ne kadar davacı tarafça, davalı yükleniciden satın alınan 4 adet taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili, olmadığı takdirde taşınmazın güncel rayiç değerinin davalılardan tahsili, bunun da mümkün olmaması halinde ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesi kapsamında davalılardan tahsiline karar verilmesine yönelik olarak davalı hakkında dava açılmış ise de; davanın yasal dayanaklarının 6098 sayılı TBK ' da düzenlenen taşınmaz satış vaadi ve alacağın temliki hükümleri olduğu dolayısıyla mutlak ticari davanın söz konusu olmadığı , dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra "Her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır." hükmü ile de nispi ticari davaya ilişkin de düzenleme yapıldığı, buna göre tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlık konusu işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması gerektiği, davacı ... ' nın dolayısıyla davanın taraflarından birinin tacir sıfatına haiz olmadığı bu husus göz önüne alındığında davanın TTK' nun 4. maddesinde düzenlenen nispi ticari dava niteliğinde de olmadığı ve Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılmasının gerektiği, Türk Ticaret Kanunu İle Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair 6335 sayılı yasanın 2. Maddesi ile 6102 sayılı yasanın 5. Maddesinin değiştirildiği, bu değişiklik sonucu, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanacağının belirlendiği, davanın açıldığı tarih itibariyle davaya bakmanın Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanı içerisinde kalıp, Mahkememizin görev alanı içerisinde olmadığı, görev hususunun kamu düzeni ile ilgili dava şartı niteliğinde olup, yargılamanın her safhasında ve resen nazara alınmasının ve 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine , davalı tarafça Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın tedbir kararını veren ve görevli olduğu düşünülen Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından değerlendirilmesine karar verilmesinin gerektiği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, Mahkememizin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesi ile Mahkememiz arasında oluşan görev uyuşmazlığının halli için dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi Başkanlığı' na gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,

Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,

Görevli Mahkemenin Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna ,

Davalıların ihtiyati tedbire itirazının görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine ,

  1. Harç ve yargılama giderlerinin 6100 Sayılı Kanunun 331. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi uyarınca, görevli mahkemece değerlendirilmesine,

  2. Karar kesinleştiğinde Mahkememiz ile Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesi arasında ortaya çıkan olumsuz görev uyuşmazlığının halli için dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi Başkanlığı' na gönderilmesine,

Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar Davacı vekili Av. ... ile bir kısım davalılar vekili Av. ..., bir kısım davalılar vekili Av. ... ve davalı ... ... Ltd Şti vekili Av. ...'un yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı.25/01/2024

Başkan ...

E-imzalıdır

Üye ...

E-imzalıdır

Üye...

E-imzalıdır

Katip ...

E-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

konulmasınataşınmazTescil(SatınsözleşmesibağımsıztedbirseferihisarnumaralıalıcıyaVeilçesidaireizmirbölümlerüzerinegörevsizliğineihtiyatiAlmayaTapuİptaliDayalı)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim