İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/256 E. 2024/601 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/256
2024/601
27 Haziran 2024
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/256
KARAR NO : 2024/601
DAVA : İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177))
DAVA TARİHİ : 25/03/2024
KARAR TARİHİ : 27/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili Mahkememize verdiği 25/03/2024 tarihli dava dilekçesinde; davacılar tarafından davalıya karşı İş Hukuku’na dayalı ödenmeyen işçilik alacaklarının ödenmesi talebi ile açılan davalar sonunda İzmir İş Mahkemeleri tarafından müvekkillerine dava konusu edilen işçilik alacaklarının ödenmesine karar verildiğini, mahkeme kararlarının icra takibine konu edildiğini, müvekkillerine ait mahkeme ve icra bilgilerinin ...; İzmir ....İş Mah. ... E.-... K. İzmir .... İcra Müd. ... E, ...; İzmir ....İş Mah. ... E.-... K. İzmir .... İcra Müd. ... E olduğunu, ... için açılan davanın kesinleştiğini, ... için açılan davanın İstinaf mahkemesinde olduğunu, bununla birlikte, icra takipleri de kesinleşmesine rağmen borçlu tarafından bugüne kadar gerek icra dosyasına gerekse haricen taraflarına hiç bir ödeme yapılmadığını, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 177/4 hükmü gereği borçlunun iflasına karar verilmesi için mahkemeye başvurma zorunluluğu doğduğunu, Yargıtay .... HD. nin ... Es.... Kr. sayılı ve 24.03.2005 tarihli “.. Şirketin icra emri tebliğine rağmen ödeme yapmadığını, şirketin iflasına karar verilmesi gerektiği..”; Yargıtay .... HD. nin ... Es.... Kr. sayılı ve 30.10.2003 tarihli; “.. İİK nun 177/4 maddesine dayanan doğrudan iflas davasında davalıya depo emri tebliğine gerek olmadığına..”; Yargıtay .... HD. nin ... Es.... Kr. sayılı ve 07.02.2003 tarihli; “… İflas kararından önce ilamlı takibin dayanağı kararın tekrar bozulduğuna ait bir karar getirilmediğine göre bu ilamlı takibin dayanağı kararın kesinleşmesi beklenmez…”; Yargıtay .... HD. nin ... Es.... Kr. sayılı ve 01.05.2003 tarihli “… İİK 177/4 doğrudan iflas nedeni olup davalının icra emrindeki borcu ödememesinin sebebi önemli değildir.”; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... Es. ... Kr. sayılı ve 05.04.1989 tarihli “… Haciz yolu ile yapılan icra takibinde, takibin iflas yoluna çevrilmeden ticaret mahkemesinde borçlunun iflası istenebilir..” şeklindeki kararlar da kesinleşen icra takibine rağmen işçilik alacaklarını ödemeyen davalı borçlu şirket hakkında açtıkları davanın haklılığını ortaya koyduğunu, İcra ve İflas Kanunu’nun 154/III. Maddesi uyarınca iflas davası mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesinde açılacağını, davalı borçlunun muamele merkez adresinin “... Karabağlar-İZMİR” olup bu nedenle iflas davasının yetkili ve görevli mahkeme nezdinde açıldığını belirtmiş , müvekkillerinin ilamdan kaynaklanan alacaklarının karşılıksız kalmaması için, borçlu şirketin İİK 177/4 md. gereğince iflasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili Mahkememize verdiği 06/05/2024 tarihli cevap dilekçesinde; davayı kabul anlamına gelmemekle beraber dava dilekçesinin HMK 119. Maddesi gereği usulüne uygun olmaması sebebiyle bu bakımdan davanın usul yönünden reddinin talep edildiğini, mahkemede açılan davada/zamanaşımı hak düşürücü süre itirazında bulunulduğunu, davanın niteliği bakımından yasanın aradığı süre içerisinde davanın açılmadığını, davanın zamanaşımı/hak düşürücü süre yönünden reddinin talep edildiğini, görev ve yetki itirazları değerlendirilerek davanın usulden reddinih talep edildiğini, davacı tarafın istemlerinin haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olup istemlerin reddinin gerektiğini, öncelikle davacının her ne kadar işçilik alacaklarının ödenmesi talebi ile açılan davalar sonunda mahkemelerce dava konusu işçilik alacaklarının ödenmesine karar verildiği , bu kararların icra takibine konu edildiğini belirtmiş ise de bahsi geçen İzmir .... İş Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında verilen kararın henüz kesinleşmediğini, davacının İİK 177/4. Maddesi doğrultusunda davalının doğrudan iflasını talep etmiş olup dava konusu icra takiplerinde "iflas yolu" başvurusundan bahsetmediği ve bu yönden talepte bulunmadığını, bu nedenle taleplerin reddinin gerektiğini, davacının, icra takipleri kesinleşmesine rağmen borçlu tarafından bugüne kadar ödeme yapılmadığını ifade etmiş ise de müvekkili şirketin ekonomik olarak zor bir dönemden geçmekte olup davacı ile haricen görüşmeler yapıldığını, icra dosya borçlarının ödenmeye çalışıldığını, davacıların, müvekkili şirket bünyesinde çalışmış kişiler olup davalı şirketin ekonomik yönden sıkıntıda olduğu ve alacaklı/davacılara ödeme yapma gayretinde olduğunu da bildiğini, buna rağmen kötü niyetli olarak dava ikame edilerek müvekkili şirketin daha zor duruma sürüklendiğini, müvekkili şirketin alacaklı yanlara ödeme yapma isteği içerisinde olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin oldukça köklü ve bilinen bir şirket olup borca batık durumda olmadığını, hiçbir şekilde aleyhe kabul olmamak kaydıyla; davacı yanca, icra dosyalarında tahsil için gerekli olan tüm iş ve işlemleri yerine getirilip (haciz, satış vs.) bu işlemlerden sonuç alınamaması durumunda bu davanın ikame edilmesi gerekmekte iken doğrudan şirketin iflasının talep edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, davalı şirketin, satılması halinde dava konusu icra dosya borçlarının tamamını karşılamaya fazlasıyla yeter miktarda taşınır ve taşınmaza sahip olduğunu, bu icra dosyalarında da bu mallara haciz konulmuş durumda olduğunu, ilgili icra dosyaları incelendiğinde ve şirketin mevcut mal varlığı düşünüldüğünde, davanın ikame edilmesine gerek kalmaksızın alacakların tahsil edilebileceği açık olup davacının istemlerinin fiiliyata ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bununla birlikte, davacı tarafın istemlerinin kabulü ile davalı şirketin iflasına karar verilmesi halinde kurum ve kuruluşların devamlılığına ilişkin ekonomik hayatın gerçeklerini gözetmeyen, ticari teamüllere aykırı bir karar verilmiş olacağını, davacının amacının, icra dosyalarında tahsilat yapılmasından ziyade doğrudan müvekkili şirketi iflas yoluna sürüklemek olup iflas kararı verilmesi kısa vadede tarafları uzun bir "iflas" sürecine sürüklemekten başka fayda sağlamayacağını, bu durum hakkın kötüye kullanılmasını teşkil etmekle, borca batık durumda dahi olmayan müvekkili şirke'in mağduriyetine ve geri dönülemez zararlara sebebiyet vereceğini, davanın reddine karar verilmesini talep etme zarureti hasıl olduğunu belirtmiş , davanın öncelikle usulden reddine, zamanaşımı/hak düşürücü süre yönünden reddine, görev ve yetki yönünden reddine, davacı tarafın haksız ve mesnetsiz nitelikteki istemlerinin ve davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili Mahkememize UYAP üzerinden gönderdiği 14/06/2024 tarihli dilekçesinde ve 27/06/2024 tarihli duruşmadaki beyanında; İzmir ....İcra Müdürlüğü’nün ... Es. sayılı dosyası ve İzmir ....İcra Müdürlüğü’nün ... Es sayılı dosyasının taraflarından haricen tahsil edildiğini, tahsil harçları da icra dosyalarına ödendiğini, konusu kalmayan davadan feragat ettiklerini, davalı şirketin de masraf ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını belirtmiş, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili Mahkememize UYAP üzerinden gönderdiği 14/06/2024 tarihli dilekçesinde ve 27/06/2024 tarihli duruşmadaki beyanında; davaya konu İzmir ....İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı ve İzmir ....İcra Müdürlüğü ' nün ... E. Sayılı dosya borcunun haricen davacı tarafa ödendiğini, tahsil harçlarının icra dosyasına ödenmiş olup, icra dosyalarının infazen kapatılmasına karar verildiğini, bu sebeple dava konusuz kalmış olup, davacı taraf 14.06.2024 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini, bu dava ile ilgili olarak davacı taraftan, masraf ve vekalet ücreti talepleri olmayıp, davacı tarafın davadan feragati nedeniyle, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Her ne kadar davacı tarafça borçlu şirketin İİK 177/4 md. gereğince iflasına karar verilmesine yönelik olarak Mahkememize dava açılmış ise de; davacılar vekilinin Mahkememize UYAP üzerinden gönderdiği, elektronik imzalı 14/06/2024 tarihli dilekçesi ile açılan davadan feragat ettiği , feragatin davaya son veren taraf işlemlerinden olduğu, davacılar vekilinin vekaletnamesinin incelemesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu incelenen tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış, vaki feragate binaen davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Vaki feragate binaen davanın REDDİNE,
-
Peşin alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına ,
-
Taraflarca talep edilmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Taraflarca yapılan masrafların üzerlerinde bırakılmasına,
Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar davacılar vekili Av.... ile davalı vekili Av. ...'nın yüzlerine karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/06/2024
Başkan ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Katip ...
E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09