SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/196 E. 2024/408 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/196

Karar No

2024/408

Karar Tarihi

2 Mayıs 2024

T.C.

İZMİR

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/196

KARAR NO : 2024/408

DAVA : Ticari Şirket (Olağanüstü Genel Kurul İstemli)

DAVA TARİHİ : 07/03/2024

MAHKEMEMİZ DOSYASI İLE BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN 2024/202 ESAS SAYILI

DOSYASI YÖNÜNDEN;

DAVA : Ticari Şirket (Olağanüstü Genel Kurul İstemli)

DAVA TARİHİ : 08/03/2024

MAHKEMEMİZ DOSYASI İLE BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN 2024/203 ESAS SAYILI

DOSYASI YÖNÜNDEN;

DAVA : Ticari Şirket (Olağanüstü Genel Kurul İstemli)

DAVA TARİHİ : 08/03/2024

KARAR TARİHİ : 02/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Olağanüstü Genel Kurul İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili Mahkememize verdiği 06/03/2023 tarihli dava dilekçesinde; Limited şirketlerde olağan genel kurul toplantısının, TTK m. 617 hükmünde düzenlenmiş olup anılan maddenin 1. fıkrasının "Genel kurul müdürler tarafından toplantıya çağrılır. Olağan genel kurul toplantısı, her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içinde yapılır. Şirket sözleşmesi uyarınca ve gerektikçe genel kurul olağanüstü toplantıya çağrılır." şeklinde olduğunu, değinilen kanun hükmü uyarınca, limited şirket olan davalı şirketin her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren 3 ay içinde olağan genel kurul toplantısının yapılması gerektiğini, davalı şirketin anasözleşmesinin Hesap Dönemi başlıklı 11. Maddesinde "Şirketin hesap yılı, Ocak ayının 1. Gününden başlar ve Aralık ayının 31. Günü sona erer." düzenlemesine yer verildiği, dolayısıyla davalı şirketin 2020 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısının en geç 31 Mart 2021 gününde yapılmış olması gerektiğini ancak davalı şirketin 2020 yılı olağan genel kurul toplantısının, dava dilekçesinin tanzim tarihi olan 07.03.2024 tarihi itibariyle hâlen yapılmadığını, yapılması talebine şirket müdürünce olumsuz yanıt verildiğini, TTK'nın emredici hükümleri uyarınca kural olarak her tacirin basiretli bir iş adamı gibi hareket etmekle, şirket müdürleri ve yönetimle görevli kişilerin ise, görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini, dürüst kuralı çerçevesinde gözetmekle yükümlü olduğunu, olağan genel kurul toplantılarının dahi yapılmaması, şirket finansal tabloları ile faaliyet raporlarının düzenlenmemesi, şirketin mevcut mal varlığının şirket ortağı müvekkilince bilinmemesi, aşağıda detaylıca açıklandığı üzere şirket müdürünün şahsına ve eşi ile akrabalarına şirketi kullanarak haksız kazanç sağlaması gözetildiğinde davalı şirketin müdürü ...'ın kanunda aranan vasıfları taşımadığı ve hatta özen yükümlülüğünü kasten ihlal ederek şirket menfaatlerine aykırı davranışlar sergilediği kanaatinde olduklarını, müvekkilinin, davalı şirketin 2/3 pay sahibi ortağı olduğunu, 6102 sayılı TTK'nın Şirket davalarında yargılama usulü başlıklı 1521. maddesi "Ticaret şirketlerinde, ortakların veya pay sahiplerinin şirketle veya birbirleriyle şirket ortaklığından veya pay sahipliğinden kaynaklanan davalarda veya şirketin yönetim kurulu üyeleri, yöneticileri, tasfiye memurları ya da denetçilerine karşı açılacak davalarda basit yargılama usulü uygulanır." hükmüne yer verdiğini, somut olayda da basit yargılama usulünün uygulanması gerektiğini, Limited şirketlerde genel kurulun toplanmasını düzenleyen 6102 sayılı TTK'nın 617. maddesinin 3. fıkrasında "Toplantıya çağrı, azlığın çağrı ve öneri hakkı, gündem, öneriler, çağrısız genel kurul, hazırlık önlemleri, tutanak, yetkisiz katılma konularında anonim şirketlere ilişkin hükümler, Bakanlık temsilcisine ilişkin olanlar hariç, kıyas yoluyla uygulanır. Her ortak kendisini genel kurulda ortak olan veya olmayan bir kişi aracılığıyla temsil ettirebilir." hükmüyle anonim şirket hükümlerine atıf yapıldığını, Anonim şirketlere ilişkin çağrı yetkisini düzenleyen TTK'nın 410 maddesinin 2. fıkrasında "Yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek bir pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir. Mahkemenin kararı kesindir." hükmüne yer verildiğini, somut olayda da şirket müdürü olan ... 'ın , 2020 ve 2021 yılı finansal tablolarını oluşturmadığını, faaliyet raporlarını hazırlamadığını, şirket yönetimini atıl bıraktığını, yönetim kurulunun devamlı olarak toplanamamasına ilişkin düzenlemenin kıyasen somut olaya uygulanabilir mahiyette olduğunu, 6100 sayılı HMK'nın basit yargılama usulüne ilişkin 320. Maddesinin 1. Fıkrasında "Mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir." hükmüne yer verildiğini, somut olayda dosya üzerinden yapılacak inceleme ile şirketin İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü ' nden müzekkere ile talep edilecek ya da Ticaret Sicil Müdürlüğü internet sitesinden çıkartılacak sicil evraklarında davalı şirketin 2020 yılı olağan genel kurulunun yapılmadığı, şirket müdürlüğüne 17/07/2020 tarihli ortaklar kurulu kararına göre aksi karar alınıncaya kadar ...'ın atandığı, bu atama kararının 22/07/2020 tarihinde sicile tescil edildiği, en son hisse devri sonrasında şirketin 1000 payının ...'a 500 payının ...'a ait olduğu, müdür ...'ın hâlen müdürlük görevinin devam ettiğinin tespit edilebileceğini, şirketin kuruluştan itibaren değiştirilmemiş bulunan anasözleşmesinin incelenmesinden; hesap yılının 1 Ocak ile 31 Aralık tarihleri arasında olduğu, genel kurulun her yıl hesap döneminin sona ermesinden sonra 3 ay içerisinde toplantıya çağrılacağının düzenlendiğinin görülebileceğini, dava dilekçesi ekinde sundukları ihtarnameler ile şirket müdüründen mezkur toplantının yapılmasının talep edildiğini, şirket müdürünün talebi reddettiğinin tespit edilerek duruşma açılmadan dosya üzerinden karar verilmesinin mümkün olduğunu, terditli talepleri gözetilerek ilk taleplerinin kabul görmemesi ya da mümkün olmaması hâlinde, somut olaya TTK m. 617/3 hükmü yollamasıyla uygulanacak olan TTK m. 412 hükmünde "Pay sahiplerinin çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin istemleri yönetim kurulu tarafından reddedildiği veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmediği takdirde, aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi karar verebilir. Mahkeme toplantıya gerek görürse, gündemi düzenlemek ve Kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir kayyım atar. Kararında, kayyımın, görevlerini ve toplantı için gerekli belgeleri hazırlamaya ilişkin yetkilerini gösterir. Zorunluluk olmadıkça mahkeme dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir. Karar kesindir." düzenlemesine yer verildiği, somut olayda Bornova... Noterliği ' nin 24 Şubat 2024 tarih... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirketin müdürü ...'dan 2020 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısının gerçekleştirilmesinin talep edildiğini, Karşıyaka... Noterliği ' nin 1 Mart 2024 tarih... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taleplerinin reddedildiğini, mezkur ihtarname ile taleplerinin reddi üzerine müvekkilinin dava ikame etme hakkını haiz olup bu davanın süresinde açıldığını, taleplerine ilişkin derdestlik hâli bulunmadığını, 25/07/2023 tarihinde ikame edilen Olağanüstü Genel Kurul istemli davanın İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin... Karar sayılı dosyasında görülmüş olup erken açılan davanın reddine kesin olarak karar verildiğini, 27/10/2023 tarihinde açılan Olağanüstü Genel Kurul istemli davada, kısmî kabul ile şirketin 2022 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısının çağrılmasına, çağrıya ilişkin tüm evrakları hazırlamak üzere kayyım atanmasına kesin olarak karar verildiğini, hâli hazırda bu dava dilekçesindeki talepleriyle aynı mahiyette derdest dava dosyası bulunmadığını, karşı tarafın, müvekkili ...'ın şirket ortaklığından çıkarılmasına ilişkin ikame etmiş olduğu davanın, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin ...Karar sayılı dosyasıyla görülmüş olup davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği, bu kararın istinaf edilmemesi üzerine kesinleştiğini, karşı yanın ihtarnamede taleplerinin reddi gerekçesi olarak belirttiği İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dava dosyası ile İzmir... Asliye Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı dava dosyası da karşı yanın kötü niyetli olarak ikame etmiş olduğu, dayanağı asılsız ve mesnetsiz iddialardan ibaret olan, bu dosya ile derdestlik hâli oluşturmayan dosyalar olduğunu, şirket, ana sözleşmesinin 02.07.2020 tarihinde tescil, 07.07.2020 tarihinde ilan olunarak her biri 1/3 hisseli 3 ortaklı yapıda kurulmuş olup kuruluştaki ortaklarının ... (Türkiye, TCKN: ...), ... (Türkiye, TCKN:...) ve ... (Suriye, YKN:...) olduğunu, şirket kuruluşunda ortaklardan ...'a münferit yetkili müdürlük görevi verildiğini, 22.07.2020 tarihinde tescil, 28.07.2020 tarihinde ilan olunan ortaklar kurulu kararı ile ...'ın müdürlüğüne son verilmeden ortaklardan ... münferiden temsile yetkili müdür ve müdürler kurulu başkanı tayin edildiğini, 13.07.2022 tarihinde tescil, 13.07.2022 tarihinde ilan olunan karar ile; ... şirketteki payını müvekkili ...'a devrederek ortaklıktan ayrıldığını, ...'ın müdürlük görevinin sona erdiğini, ...'ın bu dönemde müdürlük görevine seçilmediğini, ...'ın münferiden temsile yetkili müdürlüğü devam ettiğini, müvekkilinin, 2/3 payını haiz olduğu şirketin gelir gider tablosunu bilmediğini, kuruluştan itibaren hiç kâr payı dağıtımı yapılmadığı gibi olağan genel kurulların düzenlenmediğini bildirdiğini, şirkete ait banka hesap ekstrelerinin incelenmesinden gerçekten de bugüne dek yürütülmesi gereken hiçbir iş ve işlemin yürütülmediği, şirket müdürünün şahsi hesabına fatura düzenlemeden ödemeler aldığı ve şirketi zarara uğrattığı, şirkete ait banka hesaplarının şahsi işler için de kullanıldığı ve hatta hiçbir para çekimi işleminin şirket kayıtlarına işlenmediği, muhasebeye bildirilmediği, karşılığında fatura sunulmadığı, müdürün görev, yetki ve yükümlülüklerine uygun davranmadığının anlaşıldığını, şirketin feshi ve tasfiyesi davası ikame edildiğini, davanın, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi...Esas sayılı dosyasıyla derdest olduğunu, ayrıca müdür ...'a yöneltilmiş bulunan 17/07/2023 tarihinde açılmış olan müdürün azli konulu davanın İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi ...ı dosyasıyla derdest olduğunu, mezkur dosyada müdürün görevini kötüye kullandığını gösterir somut deliller bulunmakta olup dosyanın bilirkişiye tevdi edildiğini, henüz bilirkişi raporu hazırlanmadığını, henüz tanıkların dinlenmediğini, müdür ... ' ın, 14. ve 15. paragrafta belirtilen davaların ikamesi üzerine, müvekkiline karşı hakaret ve tehditlerde bulunduğunu, eski şirket çalışanı ...'a hakaret ederek darp ettiği ve çalışanın istifa beyanı olmamasına rağmen istifa koduyla SGK'ya işten ayrılış bildirgesi gönderdiğini, müvekkilinin hukuki ihtilaflı olduğunu bildiği eski şirket ortağı ...'ı 35.000,00 TL maaş ile şirket bünyesinde işe aldığını, şirket bünyesinde faturasız iş ve işlemler yürüterek kendisi ve yakınları namına kazanç elde etmeye ve müdürlük görevi ile müvekkilinin güvenini kötüye kullanmaya devam ettiğini, bu hususta soruşturmaların derdest olduğunu, davalı şirketin müdürü ...'ın, şahsına yöneltilen dava ve soruşturmalara rağmen hukuka aykırı eylemlerine devam ettiğini, şirketi temsil ve ilzama yetkili müdür olarak yasal yükümlülüğü olan olağan genel kurul toplantılarını dahi gerçekleştirmemiş olmasına, kimisi şahsına kimisi müşteriler adına düzenlenmiş ve fakat şirkete sunulmuş olan çekleri şirket kayıtlarına işlemeden ve şirket adına fatura düzenlemeden resmi kayıtlara geçirmeyerek kendi uhdesinde bulundurmasına ve taraflarına çek kırdırma olarak tabir edilen işlemlerle mezkur çekleri tahsil ettiği şüphesi uyandırmasına,... A.Ş. Ve ...A.Ş. nezdindeki şahsi hesaplarına ödeme almaya devam etmesine, şirkette tamir edilen ...'e ait aracın hizmet bedeli için şirkete sunulan 250.000,00- TL bedelli ... A.Ş.'ye ait keşide yeri ... tarihi 29.07.2023 keşidecisi Sınırlı Sorumlu ... Karayolu Yük Taşıma Kooperatifi ve lehtarı ... olan çeki yeğeni... adına tahsil ettiği ve şirket kayıtlarına işlememesine, eşi... ile yeğenleri... ve ... adına açılmış banka hesaplarına şirkette yapılan işler karşılığı müşterilerin yaptığı ödemelerin müşterilerden özellikle açıklama yazmamalarını belirterek tahsil edilmesine, taraflarınca İzmir Vergi Dairesi Başkanlığına yöneltilen ihbar üzerine şahsına yüklü miktarda para cezası uygulandığı somut delillerle sabit olmasına rağmen hâlen şirketteki tüm işlemleri eksiksiz yerine getirdiği yönünde savunmada bulunduğunu, yine müdür ...'ın müvekkiline yöneltmiş olduğu asılsız suçlamalara ilişkin yürütülen, dayanağı haksız ve mesnetsiz iddialardan ibaret olan soruşturma dosyalarının Savcılık makamınca Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verilerek kapatıldığını, kesinleşmiş olan takipsizlik kararlarının ekte sunulduğunu, müvekkilinin, davalı şirketin müdürü ... tarafından tehdit ve hakaretlere maruz kaldığını, bu hususta İzmir CBS... Soruşturma sayılı dosya ile soruşturma yürütüldüğünü, dosya kapsamında kamera görüntüleri toplanmış olup eksikliklerin giderilmesinin beklendiğini, can güvenliğinden endişe eden müvekkilinin, 2/3 hisseli ortağı olduğu ve mekanik tamir ustası olarak çalıştığı iş yerine 2023 yılı Haziran ayından bu yana gidemediğini, 25.07.2023 tarihinde Olağanüstü Genel Kurul istemli dava ikame edildiğini, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasında görülen mezkur dava 26/10/2023 tarihli duruşmada davanın erken açılması nedeniyle oybirliğiyle reddedildiğini, karşı tarafın kötü niyetle ikame ettiğini, müvekkili ...'ın şirket ortaklığından çıkarılmasına ilişkin davanın, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin ...Karar sayılı dosyasıyla görülmüş olup davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiğini, bu kararın istinaf edilmemesi üzerine kesinleştiğini, 27/10/2023 tarihinde ikame edilen Olağanüstü Genel Kurul istemli davanın, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi... Karar sayılı dosyasında görülmüş olup 18/12/2023 tarihli kesin mahiyetteki Gerekçeli Karar ile talebin kısmen kabulüne ve şirketin 2022 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısını gerçekleştirmek üzere kayyım atanmasına karar verildiğini, karar suretinin ekte sunulduğunu, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin 19. paragrafta belirtilen kararı uyarınca 2022 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı kayyım başkanlığında gerçekleştirildiğini, toplantıda alınan kararlar İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğünce henüz tescil edilmediğini, 23.02.2024 tarihinde saat 10:00'da davalı şirketin müdürü ...'ın istemi üzerine taraflarının da katılımıyla şirket merkezinde 2020 yılı ve 2021 yılı Olağan Genel Kurul Toplantılarını gerçekleştirmek üzere müzakere gerçekleştirildiği ancak müdürün hiçbir evrakı imzalamayacağını, mahkeme kararı olmadan ya da ... müdür olarak Ticaret Siciline tescil edilmeden hiçbir işlem gerçekleştirmeyeceği beyanı sebebiyle kendisi istemde bulunmuş olmasına rağmen hiçbir işlem tesis edilemediğini, müvekkilinin tek başına toplantı ve karar nisabını elinde bulundurmasına rağmen şirketi temsil ve ilzama yetkili olmaması nedeniyle çağrıda bulunamadığını, kötü niyetli şirket müdürü ...'ın şirkette yapılan işler karşılığında yaklaşık 1.100.000- TL tutarındaki bazıları lehtarı ... olan bazıları müşteri çeki olan tespit edebildikleri kadarıyla 9 adet çeki uhdesinde bulundurması, eşi..., yeğenleri ... ve... üzerinden müşterilere açıklama yazdırmadan ya da kısmî borç ödemesi açıklamasıyla para transferi yaptırmak suretiyle şirketle bağ kurulamayacak mahiyette ödeme alması nedeniyle hâlen şirket aracılığıyla ciddi miktarda haksız menfaat elde etmeye devam ettiğinden taleplerini reddettiği kanaatinde olduklarını, bu durum üzerine, yasal olarak en geç 2021 yılı 31 Mart günü yapılması gereken 2020 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı hâlen gerçekleştirilememiş olduğundan Bornova ... Noterliği ' nin 24 Şubat 2024 tarih... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirketin müdürü ...'dan diğer birtakım taleplerle birlikte 2020 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısını gerçekleştirmesi talep edildiğini, davalı şirketin müdürü ...'ın vekili aracılığıyla göndermiş olduğu Karşıyaka... Noterliği ' nin 1 Mart 2024 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taleplerinin reddedildiğini, mezkur ihtarname üzerine müvekkilinin dava açma hakkını elde etmiş olmasıyla bu dava dilekçesinin tanzim edilip mahkemeye sunulduğunu, şirket müdürünün toplantıya çağrı taleplerini reddetmesi üzerine, terditli olarak; TTK m. 617/3 hükmü yollamasıyla uygulanacak olan TTK m. 410/2 hükmü uyarınca, mahkemece müvekkiline olağan genel kurul gündem maddeleriyle 2020 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısını gerçekleştirmek üzere Çağrıda Bulunma İzni Verilmesine, müvekkiline çağrıda bulunma izni verilmesi taleplerinin kabul görmemesi ya da mümkün olmaması hâlinde şirketin 2020 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısını gerçekleştirmek üzere kayyım tayin edilmesine dosya üzerinden inceleme yapılarak karar verilmesinin talep edildiğini belirtmiş , terditli taleplerine uygun düşen HMK 320/1 yahut TTK 412 hükmü uyarınca dosya üzerinden inceleme yapılarak karar verilmesine, TTK m. 410/2 hükmü uyarınca müvekkilin, şirketin 2020 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısına çağrıda bulunmasına izin verilmesine, 2 numaralı istemin kabul görmemesi yahut mümkün olmaması hâlinde, şirketin 2020 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı gündemini belirlemek ve Kanun hükümleri uyarınca çağrıda bulunmak üzere kayyım tayin edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili Mahkememize verdiği 27/03/2024 tarihli cevap dilekçesinde; davacının aynı dilekçelerle birden fazla mahkemede aynı taleplerle birden çok dava açtığını, öyle ki mahkemece de bu durumun re'sen tespit edilip, birleştirme kararı verilmiş olup birleşen dosyalar ile cevap süresinin bulunuyor oluşu ve yeni tebliğ edilmiş olması sebebiyle birleşen davalara cevap hakları saklı kalmak kaydıyla; 2020 Olağanüstü Genel Kurul talepli davalarına ilişkin cevapları sunduklarını, henüz daha bu aşamada iken dahi karşı yanın art niyetli davranışının net bir şekilde görüldüğünü, tarafları, konusu, dilekçe içeriklerinin her biri aynı tek dava açabilecekken birden fazla dava açmış olduğu ve bu tutumu ile kanunu dolanma ve hakkın kötüye kullanımı ile usul ekonomisi ilkelerine aykırı hareket edip yargı mercilerini gereksiz meşgul etme hareketinde bulunmakta olduğunun aşikar olduğunu, daha önceleri de her birinden peş peşe taleplerin reddi, davanın reddi, kısmi kabul ve benzeri sonuçlar alması yanında ya tutarsa mantığı ile farklı mahkemeler ve farklı hakimlerle şans denercesine asılsız ve yersiz iddiaları ile yargıyı meşgul etmekte ve birbirinin aynı dilekçeler ile bu davaları açtığını, davacının yine bu dilekçesi ve dava dosyası ile talep ettiği hususları; İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin ...K. Sayılı dosyası ile talep ettiği ve davalarının reddine karar verilmiş olup bu karar akabinde 2-3 (iki- üç) gün içerisinde İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin... E. sayılı dava dosyası ile de talep ettiği orada da red kararı verildiğini, henüz bu konuda yeni bir karar alınmış iken ve bu dosya halen derdest iken açtıkları bu davanın dahi ne usul ekonomisine ne de hak arama özgürlüğüne uymamakla derdest İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi ' nde de devam etmekte iken İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin ...K. sayılı kararını istinaf da etmiş bulunduğunu, davacının istediği sonucu alana kadar temel hukuk ilkelerini dahi gözetmeden farklı farklı yollar ile ya tutarsa şeklinde birbirinin aynısı dilekçeler ile yargıyı da meşgul ettiğini, yine İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi ... K. sayılı dosya ile de bu taleplerinin karara bağlandığı ve mahkeme tarafından kısmi kabul ve kısmi red olarak karar verilmiş olup sonucunu daha önce de bildikleri olağanüstü genel kurul talebi ile bu taleplerin reddedildiği hususta ya tutarsa, mantığı ile hareket edip tekrar davayı açtıklarını, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... E. Sayılı dava dosyasının derdest görüldüğünü, bu dava dilekçesi ile de talep ettikleri bususların bu mahkeme dosyası ile de reddedilmiş olması yanında hala mahkemede de aynı dilekçe ve taleplerde bulunmuş olmaları farklı mahkemelerden farklı karar çıkar ise deneme/ yanılma şeklinde bir tutum olmakla dürüstlük kuralları ile örtüşmeyip açtıkları bu davada da ne denli haksız olduklarını kendilerinin dahi bilmekte olduğunu net bir şekilde gösterdiğini, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi... K. Sayılı dosya ile gerçekleştirilmiş olan usulsüz genel kuruldan davacı dilekçesinde bahsettiği ancak buradaki hukuki ihtilafa ilişkin mahkemeye de gerçek bilgiyi vermediğini, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü ' nce henüz tescil edilmemiş, şeklinde belirttikleri ancak bu tescil taleplerinin reddedilmiş olduğunu mahkemeye belirtmediklerini, bu taleplerinin usule aykırılıklar barındırması nedeniyle reddedildiğini, bu durumu dahi dürüstlük kurallarına aykırı hareket ederek belirtmediklerini, müvekkili şirketin, 02.07.2020 tarihinde tescil 07.07.2020 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan ile kurulduğu, kuruluş sözleşmesine göre şirket kuruluş hisselerinin %30'u ..., %30'u ..., %40”ı ...'a ait olacak şekilde belirlendiğini, davacı ... Şirketin tek sahibi olmak için haksız ve hukuka aykırı işlemlerde bulunduğunu, şirketin kuruluşta ki diğer ortağı ve müdürü ...'ın hissesini kendisine devretmesi için ...'ın pasaportunu elinden alarak üzerinde baskı ile şantaj ile tehdit etmeye başladığını, ...'ın pasaportunun davacı ...'ın uhdesinde oluşu İzmir... Sulh Ceza Hakimliği ' nin 15.05.2023 Tarih... D. İş Kararı ile şüpheli/davacı ...'ın bir tam kullanımında olan... plaka sayılı araçta yapılan usulüne uygun adli aramada hissesini şantajla aldığı diğer ortak ...a ait pasaport ele geçirildiği bu durumun 16/05/2023 tarihli ilgili kolluk görevlileri tarafından düzenlenen tutanak ile sabit olduğunu, yapılan soruşturma neticesi iddianame düzenlendiğini, İzmir... Asliye Ceza Mahkemesi...E. Sayılı Dosya ile Şantaj ve Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirme veya Yayma suçlarından yargılandığını, davacının; tehdit, şantaj, gasp ile şirketin kuruluşta ki diğer ortağı ve müdürü ...'ın hisselerini devraldığının kollukça düzenlenen tutanak ve ele geçirilen belge ile ve düzenlenen iddianame ile ispatlanmış olup bu irade sakatlığı ile gerçekleşen devrin iptali için İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin ... E. sayılı dosya ile devir sözleşmesinin iptali dosyasının derdest olduğunu, bu mahkeme sonucunda şirkette ki hisse durumlarının değişecek olması kuvvetle muhtemel olduğunu, çünkü; mevcut hisse oranları gerçek ve hukuka uygun olmayıp mevcut durum ile genel kurul yapılması halinde yeni hukuki ihtilaf ve hukuka aykırı iş/işlem kararların olması muhtemel olduğunu, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi ... K. Sayılı dosyası ile 19/02/2024 tarihinde yapılmış olan genel kurulda bu davanın ne sebeple reddedilmesi gerektiğini net bir şekilde gösterdiğini, bu tutanağa bakıldığında her payın bir oy hakkı olduğu kuralının çiğnenmiş olduğunun görüldüğünü, oy nisaplarına bakıldığında Yargıtay ' ın iki ortaklı şirketlerde oy çokluğuna varılamaması halinde ancak 9075 hisse sahibinin oy çokluğunu gerçekleştireceğine ilişkin uygulama haline gelen kararının da gözetilmediğini, sadece hisse çoğunluğuna sahip ortağın her dediğinin yapılmakta olduğu bir yol izlenildiğini, bu durumda zaten hisse çoğunluğu sakat bir şekilde elinde olan, şantaj ile suç işleyerek hisseleri gasp eden ve böylelikle hisse çoğunluğuna sahip ortağın daha da dilediğince hareket etmesine imkan tanınmış olacak olup hukuka aykırı ve geri dönüşü zor olan ve müvekkili şirketi daha da zarara uğratacak olan yeni hukuki ihtilaflara sebebiyet vereceği ortada olup makul zekaya sahip herkes tarafından da öngörülebileceğini, bu öngörülen sebepler ve 19.02.2024 tarihli tescili reddedilen Genel kurulun da gösterdiği sebeplerle müvekkili şirketin genel kurul yapamadığını, mevcut durumda %66,67 hisse sahibi davacı görüldüğünü, olası genel kurul yapılmasında da hukuka aykırı kararı alabilecek çoğunluğa sahip olduğu henüz yeni tecrübe edilmiş ve hukuka aykırı da gelişmiş olduğunun ortada olduğunu, davacının, müvekkili şirketin aleyhine pek çok iş ve işlemde bulunduğunu, şirkete ve şirketin ortaklarına karşı da suç işlemekten uzak durmadığını, şirket hisselerini ele geçirebilmek ve şirketin tek sahibi olabilmek için Dolandırıcılık, Gasp, Şantaj/ Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Ele Geçirme- Yayma, Kişisel Verilerin Korunması Hakkındaki Kanuna aykırı hareket suçlarını işlediği, bu işlediği suçlara ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı... numaraları ile soruşturmaların devam ettiğini, 7 ve 8 Numaralı delilleri ile belirttikleri derdest dava dosyalarının mevcutta görülmekte olan hisse oranlarını değiştireceğinin izahtan vares olduğunu, şu an bir genel kurul yapılması halinde sakat iptali istenecek yeni bir hukuksuzluk meydana gelecek olduğunun yeni gerçekleşen ve Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün reddettiği 19.02.2024 tarihli Genel Kurul ile de ortada olduğunu, müvekkili şirketten ve şirketin müdüründen yeni bir hukuksuzluğa sebebiyet verecek işlem yapılmaya zorlanıldığını, olası genel kurul yapılması halinde alınacak kararların hukuka aykırı olduğu görülmekle bu hukuka aykırı genel kurulun iptali için yukarıda açıkladıkları nedenlerle taraflarınca davalar açılacağını, bu davanın kabulü halinde de hukuka aykırılık silsilesi artacak olup mahkemelerin gereksiz meşguliyeti söz konusu olacağını, yine davacının, şirket kuruluş ortakları ve çalışan hakkında mesnetsiz iddia, suç uydurma ve iftira mahiyetinde dava dilekçelerin de değindikleri konu ile İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı ... Soruşturma Numaralı dosya ile yersiz şikayette bulunduğu; bu şikayetleri de savcılığın ... Karar No ile Kovuşturmaya Yer Olmadığına Karar verilmiş olup(Ek-10 Delil-10 İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı ... Soruşturma No... K.). Kararın gerekçesinde Savcılık dahi; ".. somut olayda şüphelinin müştekiye yönelik nitelikli sayılacak bir yalanının olmadığını, müştekinin hesapları incelemesinde engelleyecek bir davranışının dahi bulunmadığını, işbu suçunda oluşmayacağı anlaşılmakla..." şeklinde olup davacının mesnetsiz açtığı bu davalara delil yaratabilme çabasından başkaca bir hareket olmadığı görülmekle müvekkili şirketin hesapları, hesaplarda ki tüm hareketlilik ve şirketten aylık para almakta olmasına rağmen gelir-gider tablosunu bilmediği ve benzeri iddiaları hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kaldı ki karşı yanın birden fazla açtığı mesnetsiz davalarının her birinde bu yersiz iddiaları sunulan delil ve belgelerle açıklığa kavuşturulmuş olup habersiz olduğu iddialarının yersizliği bu davaların varlığı ile açıklığa kavuştuğunu, davacının, şirkete ilişkin herhangi bir temsil yetkisi bulunmadığını, aynı zamanda şirket adına borçlandırıcı işlem yapma yetkisi ile birlikte şirket adına ödeme kabul etme, para alma yetkisi de bulunmadığı ancak davacının, iş yerinde yapılan işlerden tanıdığı müşteriler ile görüşüp işlerin bedellerini müşterilerden nakden elden aldığı bu tahsilatları müvekkili şirketin müdürüne bildirmediğini, teslim etmediğini, kasaya işlenmediğini, bu nakden elden parayı alması, müvekkili şirkete bildirmemesi birden fazla olmuş olup yine müşteriden elden ödeme aldığının tesadüfen öğrenilerek tutanak altına alındığını, şirket uhdesinde olması gereken bakiyeyi davacı kendi uhdesinde tutup, elden para alarak vergi usul kanununa mukavemet ve şirketin kasasında birikip şirket ortaklarının kar edeceği bakiyeyi kendi nam ve uhdesinde tutarak diğer şirket ortağının kar etmesine engel olup şirketi ve şirket ortağını dolandırdığını, müvekkili şirkete karşı pek çok suç işleyip pek çok hukuka aykırı durumlara sebebiyet veren davacının, müvekkili şirketin müdürünü karalamak ve açtığı ve açmayı düşündüğü davalara delil yaratabilmek için pek çok asılsız iddialar ve kurmaca hareketlerde bulunduğunu, bunlardan birisi de işleri aksatması, işleri düzgün yapmaması nedeniyle işten çıkışı verilen 1.5 aylık işçi ... ile anlaşıp sözde hakaret ve tehdit ettiği iddiası ile olmayan bir hukuki durumu var gibi göstermeye çalışmakta olup bu hususu dahi dava dilekçesinde dile getirdiğini, müvekkili şirket ortağı olan müdürün, davacının hakaret ve tehditlerine son bir yıldır maruz kaldığı ancak boyun eğmediğini, dava dilekçelerinde ...'ın davacıya hakaret tehdit ettiğini söylemişse de böyle bir durumun olmadığı aksine tüm bu iddialara maruz kalıp yine tahrik olmadan görevini layığı ile yerine getirdiğini, dava dilekçesinin 16.açıklama maddesi de yine gerçeklerden uzak mesnetsiz anlatımlar olup, hiçbir şekilde kabulünün mümkün olmadığını, karşı yanın hemen hemen her an savcılığa, vergi dairesine, maliyeye, gelir idaresine ayrı ayrı sürekli mesnetsiz iftiralar ile şikayette bulunduğunu, her bir şikayeti de iddia edildiği gibi durumun olmaması neticesi kovuşturma aşamasına geçmeyip reddedildiğini, vergi dairesine şikayetleri neticesi iki ay da bir ticari defterler kayıtlar incelemeden geçtiği ve müdürün müdürlük görevinde uygunluk ve kusursuzluğu ile şikayet dosyaları kapandığını, müvekkili şirketin 2022 Temmuz itibari defter kayıtları, beyannamelerinin doğru ve düzgün bir şekilde zamanında yapılmaması nedeniyle şirkete cezai işlem uygulandığı yine bunda da şirket müdürünün kusuru olmayıp o dönemde ki karşı yanın arkadaşı olan muhasebecinin hatası olup; muhasebenin defter düzenini sağlamayıp görevini ihmal etmesi nedeniyle vergi dairesinden ceza yansıtıldığını, onun dışında yine müvekkili şirketin kuruluş zamanında banka hesaplarında yaşanan sıkıntı nedeniyle; müşterilere müvekkili şirket müdürünün banka hesap bilgileri verilmiş olup bu hesaba gelen her ödemenin de karşılığı şirket makbuzlarının tanzim edilip müşterilere gönderildiğini, şirket vergi dairesi kayıtlarından da görüldüğünü, birden fazla dava dosyasına sunulu cevap ve belgeler yanında hala dilekçelerinde sanki bu husustan ilk günden beri bilgileri yokmuş da ilk kez olan bir hal, yeni öğreniyorlarmış ve bunların karşılığı da yokmuş gibi mahkemeye sundukları bu dilekçeyi anlayabilmenin mümkün olmadığını ancak daha önce de kendileri bilgisine sunulan diğer dosyalarda da sunulu biliyor oldukları evrakları mahkemeye de; Müdürün hesabına gelen şirkete ilişkin bedellerin yine şirkete ilişkin ödemeler için kullanıldığına ilişkin ekstre ve hesap hareketlerini tasnifleyerek sunduklarını, müvekkili şirketin ortağı da bulunuyor olan müdürün, şirkette müdürlük görevini yüksek özveri ve titizlikle yerine getirdiğini, şirketin müşteri portföyünü genişlettiğini, şirketi günden güne daha iyiye götürdüğünü, dava dilekçesinde iddia edilenlerin asılsızlığı da net bir şekilde görüldüğünü, karşı yanın dilekçelerinin 16, 17,19. açıklamalarında ki mesnetsiz iddiası gibi bir durum söz konusu olmamakla, bunca dava dosyasının hiçbirinde de bu iddialarını ispatlayamadıklarını, şirket çalışanı Hatice'nin hesabına şirkette yapılan işler karşılığı ödemeler yapılıp bunlarında açıklamasız ve şirkete bildirimsiz olduğu iddiaları da yine yersiz olup bu şekilde şirket için gelen bakiyenin şirket hesabına aktarıldığı karşı tarafça da yine bilindiğini ancak mahkemeye bu durumu da yanlış aktardığını, davacının şirket çalışanı...'ın hesabına gelen bakiyeye ilişkin iftiralarına cevaben... tarafından şirketin ... Bankasındaki hesabına 27.12.2022 tarihinde gerçekleşen 99.370,00 TL bedelli havaleye ilişkin dekont olduğunu, yine şirket müdürünün hesabına geldiği ve teslim edilmediği iddialara yönelik; müvekkili şirketin...Bankası hesabına elden yatırdığı ve Havale edilen toplam 375.463,29 TL bedele ilişkin dekontlar ile şirketin ortağı olup irade sakatlığı ile hissesi elinden giden ve o ortağın şirket hesabına yatırdığı 10.000 USD'ye ilişkin dekont olduğunu, sadece bunların davacının boş atıp dolu tutmaya çalışmakta olup, bu tutumunu kaçıncı mahkemede denemekle hiçbir asılsız iddiası da yerini bulmadığını gösterdiğini , davacı yanın dilekçelerinin 26. Maddesinde ki açıklamalarının hukuka aykırı olduğunu ve Avukatlık Kanunu amir hükümlerine de aykırılık teşkil ettiği ortada olup, dava dilekçesinde vekil, vekil olduğunu unutup asil gibi davrandığını, ne görüşmede iddia ettikleri konuşma geçtiğini ne de bu iddia edilen amaç ile yan yana gelindiğini, bu zamana kadar davacının ispat edemediği asılsız iddiaları yanında vekilinin de "tarafımın da katılımıyla gerçekleşen.." şeklinde ki asılsız beyanlarını kabul etmenin mümkün olmadığını, bu görüşmelerde karşı yan ve vekili son iki senedir yaptıkları gibi müvekkili şirket müdürüne evrak imzalatmak istediklerini daha önceleri bu imzalattıkları evrakların hukuka aykırı olduğunu acı tecrübe ile tecrübe eden müvekkilinin artık dayatmalarına karşı duruş sergileyip bu suça ilişkin evrakı imzalamayacağını beyan ettiğini, bu durumu dahi dilekçelerinde değiştirerek olandan farklı hale bürüyüp ileri sürdüğünü, hisse durumunun gerçekte olanı yansıtmadığı ve mevcut durum ile genel kurul yapılması halinde hukuka aykırılık teşkil edeceği açık bir şekilde ortada olan, hukuka aykırılık ve usule aykırılıklar nedeniyle İl Ticaret Sicil Müdürlüğünde önce ki tescil talepleri reddedilmiş olan karşı yanın; kanunun amir hükümlerini farklı yollar deneyerek aşma çabası içerisinde açmış olduğu işbu haksız davanın reddini talep ettiklerini belirtmiş , davacının müvekkil şirketin 2020 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısına çağrıda bulunma talebinin reddine, müvekkili şirketin 2020 yılı Olağan Genel Kurul Toplantı gündeminin belirlenmesi ve kayyım tayin edilmesi taleplerinin reddine ve yersiz açılmış davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında davacı vekili Mahkememize verdiği 08/03/2024 tarihli dava dilekçesinde; Limited şirketlerde olağan genel kurul toplantısının, TTK m. 617 hükmünde düzenlenmiş olup anılan maddenin 1. fıkrasının "Genel kurul müdürler tarafından toplantıya çağrılır. Olağan genel kurul toplantısı, her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içinde yapılır. Şirket sözleşmesi uyarınca ve gerektikçe genel kurul olağanüstü toplantıya çağrılır." şeklinde olduğu , kanun hükmü uyarınca, limited şirket olan davalı şirketin her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren 3 ay içinde olağan genel kurul toplantısının yapılması gerektiğini , davalı şirketin anasözleşmesinin Hesap Dönemi başlıklı 11. Maddesinde "Şirketin hesap yılı, Ocak ayının 1. Gününden başlar ve Aralık ayının 31. Günü sona erer." düzenlemesine yer verildiğini , dolayısıyla davalı şirketin 2021 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısının en geç 31 Mart 2022 gününde yapılmış olması gerektiğini ancak davalı şirketin 2021 yılı olağan genel kurul toplantısının, dava dilekçesinin tanzim tarihi olan 08.03.2024 tarihi itibariyle hâlen yapılmadığını , yapılması talebine şirket müdürünce olumsuz yanıt verildiğini, TTK'nın emredici hükümleri uyarınca kural olarak her tacir basiretli bir iş adamı gibi hareket etmekle, şirket müdürleri ve yönetimle görevli kişiler ise, görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini, dürüst kuralı çerçevesinde gözetmekle yükümlü olduklarını, olağan genel kurul toplantılarının dahi yapılmaması, şirket finansal tabloları ile faaliyet raporlarının düzenlenmemesi, şirketin mevcut mal varlığının şirket ortağı müvekkilince bilinmemesi, detaylıca açıklandığı üzere şirket müdürünün şahsına ve eşi ile akrabalarına şirketi kullanarak haksız kazanç sağlaması gözetildiğinde davalı şirketin müdürü ...'ın kanunda aranan vasıfları taşımadığı ve hatta özen yükümlülüğünü kasten ihlal ederek şirket menfaatlerine aykırı davranışlar sergilediğini, müvekkilinin, davalı şirketin 2/3 pay sahibi ortağı olduğunu, 6102 sayılı TTK'nın Şirket davalarında yargılama usulü başlıklı 1521. maddesinde "Ticaret şirketlerinde, ortakların veya pay sahiplerinin şirketle veya birbirleriyle şirket ortaklığından veya pay sahipliğinden kaynaklanan davalarda veya şirketin yönetim kurulu üyeleri, yöneticileri, tasfiye memurları ya da denetçilerine karşı açılacak davalarda basit yargılama usulü uygulanır." hükmüne yer verdiğini, somut olayda da basit yargılama usulünün uygulanması gerektiğini, Limited şirketlerde genel kurulun toplanmasını düzenleyen 6102 sayılı TTK'nın 617. maddesinin 3. fıkrasında "Toplantıya çağrı, azlığın çağrı ve öneri hakkı, gündem, öneriler, çağrısız genel kurul, hazırlık önlemleri, tutanak, yetkisiz katılma konularında anonim şirketlere ilişkin hükümler, Bakanlık temsilcisine ilişkin olanlar hariç, kıyas yoluyla uygulanır. Her ortak kendisini genel kurulda ortak olan veya olmayan bir kişi aracılığıyla temsil ettirebilir." hükmüyle anonim şirket hükümlerine atıf yapıldığını, Anonim şirketlere ilişkin çağrı yetkisini düzenleyen TTK'nın 410 maddesinin 2. fıkrasında "Yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek bir pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir. Mahkemenin kararı kesindir." hükmüne yer verildiğini, somut olayda da şirket müdürü olan ... ' ın, 2020 ve 2021 yılı finansal tablolarını oluşturmadığını, faaliyet raporlarını hazırlamadığını, şirket yönetimini atıl bıraktığını, yönetim kurulunun devamlı olarak toplanamamasına ilişkin düzenlemenin kıyasen somut olaya uygulanabilir mahiyette olduğunu, 6100 sayılı HMK'nın basit yargılama usulüne ilişkin 320. Maddesinin 1. Fıkrasında "Mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir." hükmüne yer verildiğini, somut olayda dosya üzerinden yapılacak inceleme ile şirketin İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü ' nden müzekkere ile talep edilecek ya da Ticaret Sicil Müdürlüğü internet sitesinden çıkartılacak sicil evraklarında davalı şirketin 2021 yılı olağan genel kurulunun yapılmadığı, şirket müdürlüğüne 17/07/2020 tarihli ortaklar kurulu kararına göre aksi karar alınıncaya kadar ...'ın atandığı, bu atama kararının 22/07/2020 tarihinde sicile tescil edildiği, en son hisse devri sonrasında şirketin 1000 payının ...'a 500 payının ...'a ait olduğu, müdür ...'ın hâlen müdürlük görevinin devam ettiğinin tespit edilebileceğini, şirketin kuruluştan itibaren değiştirilmemiş bulunan anasözleşmesinin incelenmesinden; hesap yılının 1 Ocak ile 31 Aralık tarihleri arasında olduğu, genel kurulun her yıl hesap döneminin sona ermesinden sonra 3 ay içerisinde toplantıya çağrılacağının düzenlendiğinin görülebileceğini, dava dilekçesi ekinde sundukları ihtarnameler ile şirket müdüründen mezkur toplantının yapılmasının talep edildiğini, şirket müdürünün talebi reddettiği tespit edilerek duruşma açılmadan dosya üzerinden karar verilmesinin mümkün olduğunu, terditli talepleri gözetilerek ilk taleplerinin kabul görmemesi ya da mümkün olmaması hâlinde, somut olaya TTK m. 617/3 hükmü yollamasıyla uygulanacak olan TTK m. 412 hükmünde "Pay sahiplerinin çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin istemleri yönetim kurulu tarafından reddedildiği veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmediği takdirde, aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi karar verebilir. Mahkeme toplantıya gerek görürse, gündemi düzenlemek ve Kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir kayyım atar. Kararında, kayyımın, görevlerini ve toplantı için gerekli belgeleri hazırlamaya ilişkin yetkilerini gösterir. Zorunluluk olmadıkça mahkeme dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir. Karar kesindir." düzenlemesine yer verildiğini, somut olayda Bornova... Noterliği ' nin 24 Şubat 2024 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirketin müdürü ...'dan 2021 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısının gerçekleştirilmesinin talep edildiğini , Karşıyaka... Noterliği ' nin 1 Mart 2024 tarih... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taleplerinin reddedildiğini, mezkur ihtarname ile taleplerinin reddi üzerine müvekkilinin dava ikame etme hakkını haiz olup davanın süresinde açıldığını, taleplerine ilişkin derdestlik hâli bulunmadığını , 25/07/2023 tarihinde ikame edilen Olağanüstü Genel Kurul istemli davanın İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin ...ülmüş olup erken açılan davanın reddine kesin olarak karar verildiğini, 27/10/2023 tarihinde açılan Olağanüstü Genel Kurul istemli davada, kısmî kabul ile şirketin 2022 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısının çağrılmasına, çağrıya ilişkin tüm evrakları hazırlamak üzere kayyım atanmasına kesin olarak karar verildiğini, hâli hazırda işbu dava dilekçesindeki talepleriyle aynı mahiyette derdest dava dosyası bulunmadığını, şirketin 2020 yılı olağan genel kurul toplantısına yönelik taraflarına ikame edilen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi... Esas sayılı dosyasının derdest olduğunu, mezkur dosyanın konusunun şirketin 2020 yılı olağan genel kurul toplantısı yapılmak üzere müvekkiline çağrıda bulunma izni verilmesi, bu talebin kabul görmemesi ya da mümkün olmaması hâlinde mahkemece toplantıya çağrı gerçekleştirmek üzere kayyım tayin edilmesi olduğunu, dolayısıyla mezkur davanın, bu dava ile derdestlik hâli oluşturmadığını, karşı tarafın, müvekkili ...'ın şirket ortaklığından çıkarılmasına ilişkin ikame etmiş olduğu dava, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin ... Karar sayılı dosyasıyla görülmüş olup davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiğini , bu kararın istinaf edilmemesi üzerine kesinleştiğini, karşı yanın ihtarnamede talebin reddi gerekçesi olarak belirttiği İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dava dosyası ile İzmir... Asliye Ceza Mahkemesi... Esas sayılı dava dosyası da karşı yanın kötü niyetli olarak ikame etmiş olduğu, dayanağı asılsız ve mesnetsiz iddialardan ibaret olan, bu dosya ile derdestlik hâli oluşturmayan dosyalar olduğunu, ihtarnamede değinilen dosyalar derdest iken, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesince şirketin 2022 yılı olağan genel kurul toplantısının olağan genel kurul gündem maddeleriyle sınırlı olarak yapılmasına, gündemi hazırlamak ve çağrıda bulunmak üzere kayyım tayin edilmesine kesin olarak karar verildiğini, davalı yanın tanzim ettiği ihtarnamesinde değindiği davaların bu davanın görülüp karara bağlanmasında hiçbir hukuka aykırılık olmadığını, şirket, ana sözleşmesinin 02.07.2020 tarihinde tescil, 07.07.2020 tarihinde ilan olunarak her biri 1/3 hisseli 3 ortaklı yapıda kurulmuş olup kuruluştaki ortakları ... (Türkiye, TCKN: ...), ... (Türkiye, TCKN: ...) ve ... (Suriye, YKN:... olduğunu, şirket kuruluşunda ortaklardan ...'a münferit yetkili müdürlük görevi verildiği; 22.07.2020 tarihinde tescil, 28.07.2020 tarihinde ilan olunan ortaklar kurulu kararı ile ...'ın müdürlüğüne son verilmeden ortaklardan ... münferiden temsile yetkili müdür ve müdürler kurulu başkanı tayin edildiğini, 13.07.2022 tarihinde tescil, 13.07.2022 tarihinde ilan olunan karar ile; ... şirketteki payını müvekkili ...'a devrederek ortaklıktan ayrıldığını , ...'ın müdürlük görevinin sona erdiğini , ... bu dönemde müdürlük görevine seçilmediğini, ...'ın münferiden temsile yetkili müdürlüğünün devam ettiğini, müvekkilinin, 2/3 payını haiz olduğu şirketin gelir gider tablosunu bilmediğini, kuruluştan itibaren hiç kâr payı dağıtımı yapılmadığı gibi olağan genel kurulların düzenlenmediğini bildirdiğini, şirkete ait banka hesap ekstrelerinin incelenmesinden gerçekten de bugüne dek yürütülmesi gereken hiçbir iş ve işlemin yürütülmediği, şirket müdürünün şahsi hesabına fatura düzenlemeden ödemeler aldığı ve şirketi zarara uğrattığı, şirkete ait banka hesaplarının şahsi işler için de kullanıldığı ve hatta hiçbir para çekimi işleminin şirket kayıtlarına işlenmediği, muhasebeye bildirilmediği, karşılığında fatura sunulmadığının görüldüğünü, müdürün görev, yetki ve yükümlülüklerine uygun davranmadığının anlaşıldığını, şirketin feshi ve tasfiyesi davası ikame edildiğini, davanın, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi... Esas sayılı dosyasıyla derdest olduğunu, müdür ...'a yöneltilmiş bulunan 17/07/2023 tarihinde açılmış olan müdürün azli konulu davanın İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi... E. sayılı dosyasıyla derdest olduğunu ,mezkur dosyada müdürün görevini kötüye kullandığını gösterir somut deliller bulunmakta olup dosya bilirkişiye tevdi edildiğini , henüz bilirkişi raporu hazırlanmadığını, henüz tanıkların dinlenmediğini, Müdür ..., 14. ve 15. paragrafta belirtilen davaların ikamesi üzerine, müvekkiline karşı hakaret ve tehditlerde bulunduğunu , eski şirket çalışanı ...'a hakaret ederek darp ettiğini ve çalışanın istifa beyanı olmamasına rağmen istifa koduyla SGK'ya işten ayrılış bildirgesi gönderdiğini, müvekkilinin hukuki ihtilaflı olduğunu bildiği eski şirket ortağı ...'ı 35.000,00 TL maaş ile şirket bünyesinde işe aldığını , şirket bünyesinde faturasız iş ve işlemler yürüterek kendisi ve yakınları namına kazanç elde etmeye ve müdürlük görevi ile müvekkilin güvenini kötüye kullanmaya devam ettiğini, bu hususta soruşturmaların derdest olduğunu, davalı şirketin müdürü ..., şahsına yöneltilen dava ve soruşturmalara rağmen hukuka aykırı eylemlerine devam ettiğini, şirketi temsil ve ilzama yetkili müdür olarak yasal yükümlülüğü olan olağan genel kurul toplantılarını dahi gerçekleştirmemiş olmasına, kimisi şahsına kimisi müşteriler adına düzenlenmiş ve fakat şirkete sunulmuş olan çekleri şirket kayıtlarına işlemeden ve şirket adına fatura düzenlemeden resmi kayıtlara geçirmeyerek kendi uhdesinde bulundurmasına ve taraflarına çek kırdırma olarak tabir edilen işlemlerle mezkur çekleri tahsil ettiği şüphesi uyandırmasına,... A.Ş. Ve ...A.Ş. nezdindeki şahsi hesaplarına ödeme almaya devam etmesine, şirkette tamir edilen ...'e ait aracın hizmet bedeli için şirkete sunulan 250.000,00- TL bedelli ... A.Ş.'ye ait keşide yeri ... tarihi 29.07.2023 keşidecisi Sınırlı Sorumlu ... Karayolu Yük Taşıma Kooperatifi ve lehtarı ... olan çeki yeğeni... adına tahsil ettiği ve şirket kayıtlarına işlememesine, eşi... ile yeğenleri... ve ... adına açılmış banka hesaplarına şirkette yapılan işler karşılığı müşterilerin yaptığı ödemelerin müşterilerden özellikle açıklama yazmamalarını belirterek tahsil edilmesine, taraflarına İzmir Vergi Dairesi Başkanlığına yöneltilen ihbar üzerine şahsına yüklü miktarda para cezası uygulandığı somut delillerle sabit olmasına rağmen hâlen şirketteki tüm işlemleri eksiksiz yerine getirdiği yönünde savunmada bulunduğunu, müdür ...'ın müvekkiline yöneltmiş olduğu asılsız suçlamalara ilişkin yürütülen, dayanağı haksız ve mesnetsiz iddialardan ibaret olan soruşturma dosyaları Savcılık makamınca Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verilerek kapatıldığını, kesinleşmiş olan takipsizlik kararlarının ekte sunulduğunu, müvekkilinin, davalı şirketin müdürü ... tarafından tehdit ve hakaretlere maruz kalmış olup bu hususta İzmir CBS... Soruşturma sayılı dosya ile soruşturma yürütüldüğünü, dosya kapsamında kamera görüntüleri toplanmış olup eksikliklerin giderilmesinin beklendiğini, can güvenliğinden endişe eden müvekkilinin, 2/3 hisseli ortağı olduğu ve mekanik tamir ustası olarak çalıştığı iş yerine 2023 yılı Haziran ayından bu yana gidemediğini, 25.07.2023 tarihinde Olağanüstü Genel Kurul istemli dava ikame edildiğini , İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasında görülen mezkur davanın 26/10/2023 tarihli duruşmada davanın erken açılması nedeniyle oybirliğiyle reddedildiğini, karşı tarafın kötü niyetle ikame ettiği, müvekkili ...'ın şirket ortaklığından çıkarılmasına ilişkin davanın, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin...Karar sayılı dosyasıyla görülmüş olup davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiğini, bu kararın istinaf edilmemesi üzerine kesinleştiğini, 27/10/2023 tarihinde ikame edilen Olağanüstü Genel Kurul istemli dava, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Karar sayılı dosyasında görülmüş olup 18/12/2023 tarihli kesin mahiyetteki Gerekçeli Karar ile talebin kısmen kabulüne ve şirketin 2022 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısını gerçekleştirmek üzere kayyım atanmasına karar verildiğini, karar suretinin ekte olduğunu, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin 19. paragrafta belirtilen kararı uyarınca 2022 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı kayyım başkanlığında gerçekleştirildiğini, toplantıda alınan kararların İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğünce henüz tescil edilmediğini, tescil başvurusunun,...marasıyla esas inceleme aşamasında olduğunu, 23.02.2024 tarihinde saat 10:00'da davalı şirketin müdürü ...'ın istemi üzerine tarafının da katılımıyla şirket merkezinde 2020 yılı ve 2021 yılı Olağan Genel Kurul Toplantılarını gerçekleştirmek üzere müzakere gerçekleştirildiğini ancak müdürün hiçbir evrakı imzalamayacağı, mahkeme kararı olmadan ya da ... müdür olarak Ticaret Siciline tescil edilmeden hiçbir işlem gerçekleştirmeyeceği beyanı sebebiyle kendisi istemde bulunmuş olmasına rağmen hiçbir işlem tesis edilemediğini, müvekkilinin tek başına toplantı ve karar nisabını elinde bulundurmasına rağmen şirketi temsil ve ilzama yetkili olmaması nedeniyle çağrıda bulunamadığını, kötü niyetli şirket müdürü ...'ın şirkette yapılan işler karşılığında yaklaşık 1.100.000- TL tutarındaki bazıları lehtarı ... olan bazıları müşteri çeki olan tespit edebildikleri kadarıyla 9 adet çeki uhdesinde bulundurması, eşi..., yeğenleri ... ve... üzerinden müşterilere açıklama yazdırmadan ya da kısmî borç ödemesi açıklamasıyla para transferi yaptırmak suretiyle şirketle bağ kurulamayacak mahiyette ödeme alması nedeniyle hâlen şirket aracılığıyla ciddi miktarda haksız menfaat elde etmeye devam ettiğinden taleplerini reddettiği kanaatinde olduklarını, bu durum üzerine, yasal olarak en geç 2022 yılı 31 Mart günü yapılması gereken 2021 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı hâlen gerçekleştirilememiş olduğundan Bornova ... Noterliği ' nin 24 Şubat 2024 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirketin müdürü ...'dan diğer birtakım taleplerle birlikte 2021 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısını gerçekleştirmesi talep edildiğini, davalı şirketin müdürü ...'ın vekili aracılığıyla göndermiş olduğu Karşıyaka ... Noterliği ' nin 1 Mart 2024 tarih ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taleplerinin reddedildiğini, mezkur ihtarname üzerine müvekkilinin dava açma hakkını elde etmiş olmasıyla dava dilekçesi tanzim edilip mahkemeye sunulduğunu, şirket müdürünün toplantıya çağrı talebine reddetmesi üzerine, terditli olarak; TTK m. 617/3 hükmü yollamasıyla uygulanacak olan TTK m. 410/2 hükmü uyarınca, mahkemece müvekkiline olağan genel kurul gündem maddeleriyle 2021 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısını gerçekleştirmek üzere çağrıda bulunma izni verilmesine, müvekkiline çağrıda bulunma izni verilmesi taleplerinin kabul görmemesi ya da mümkün olmaması hâlinde şirketin 2021 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısını gerçekleştirmek üzere kayyım tayin edilmesine dosya üzerinden inceleme yapılarak karar verilmesini talep ettiklerini belirtmiş , terditli taleplerine uygun düşen HMK 320/1 yahut TTK 412 hükmü uyarınca dosya üzerinden inceleme yapılarak karar verilmesine, TTK m. 410/2 hükmü uyarınca müvekkilinin, şirketin 2021 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısına çağrıda bulunmasına izin verilmesine, 2 numaralı istemlerinin kabul görmemesi yahut mümkün olmaması hâlinde, şirketin 2021 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı gündemini belirlemek ve Kanun hükümleri uyarınca çağrıda bulunmak üzere kayyım tayin edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasının Mahkememiz ana dosyası ile arasındaki hukuki ve fiili irtibat nedeni ile birleştirilmesine karar verilmiş, yargılamaya Mahkememiz ana dava dosyası üzerinden devam olunmuştur.

Birleşen Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında davalı vekili Mahkememize verdiği 04/04/2024 tarihli cevap dilekçesinde; birleşen davaların mahkemece birleşme kararında da değinildiği gibi birbirinin aynı dilekçeler, aynı taraflar ve aynı konu için açılmış olup tek bir ihtarname ile belirtildiği gibi tek bir davanın konusu da yapılabilecekken iyi niyet kurallarından yoksun, dürüstlük kurallarına ve usul ilkelerinden usul ekonomisine aykırı olarak ayrı ayrı açılıp birden fazla yargılama gideri, birden fazla vekalet ücreti ile mahkemelerde dosya yoğunluğuna sebebiyet verecek olduğunu, daha öncelerinde de davacının aynı dilekçelerle birden fazla mahkemede aynı taleplerle birden çok dava açtığını, öyle ki bu birleşen dosyalarda da görüldüğü üzere şans eseri birleşen dosyaların da mahkemeye tevzi edildiği mahkemece de bu durum re'sen tespit edilip, birleştirme kararı verildiğini, 2021 Olağanüstü Genel Kurul ve Olağanüstü Genel Kurul toplantılarına çağrı izni verilmesi ve reddedilmesi halinde talep ettikleri gündem maddeleri doğrultusunda bir gündem belirlemek ve Kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere kayyım atanması, talep ettikleri gündem maddeleriyle çağrıda bulunmak üzere kayyım atanması taleplerinin de kabul görmemesi ya da mümkün olmaması hâlinde gündem maddelerini tayin etmek ve Kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere kayyım atanması talepli davalarına ilişkin cevaplarını sunduklarını, henüz daha bu aşamada iken dahi karşı yanın art niyetli davranışının net bir şekilde görüldüğünü, tarafları, konusu, dilekçe içeriklerinin her biri aynı tek dava açabilecekken birden fazla dava açmış olduğu ve bu tutumu ile kanunu dolanma ve hakkın kötüye kullanımı ile usul ekonomisi ilkelerine aykırı hareket edip yargı mercilerini gereksiz meşgul etme hareketinde bulunmakta olduğunu, daha önceleri de her birinden peş peşe taleplerin reddi, davanın reddi, kısmi kabul ve benzeri sonuçlar alması yanında ya tutarsa mantığı ile farklı mahkemeler ve farklı hakimlerle şans denercesine asılsız ve yersiz iddiaları ile yargıyı meşgul etmekte ve birbirinin aynı dilekçeler ile bu davaları açtığını, davacının yine bu dilekçesi ve dava dosyası ile talep ettiği hususları; İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin ... K. Sayılı dosya ile talep ettiği ve davalarının reddine karar verilmiş olup bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunduğu ve hala derdest olduğunu, bu karar akabinde 2-3 (iki- üç) gün içerisinde İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin ... E. Sayılı dava dosyası ile de talep ettiği orada da red kararı verildiğini, henüz bu konuda yeni bir karar alınmış iken ve bu dosya halen derdest iken açtıkları İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası ile mahkemede de talep ettikleri ile aynı dilekçe ile başvurup kısmı red- kısmi kabul olduğu bu hususta ki uygulamayı da biliyor olmalarına rağmen aynı taraf/konu/talepli davayı üç ayrı dava halinde ikame edip yine farklı mahkemelere düşmesi ve farklı mahkemelerden istedikleri karara varabilmek için dene/ ya tutarsa şeklinde hareket ettiğini, davacının istediği sonucu alana kadar temel hukuk ilkelerini dahi gözetmeden farklı farklı yollar ile ya tutarsa şeklinde birbirinin aynısı dilekçeler ile yargıyı da meşgul etiğini, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin ...ı dava dosyasının derdest görüldüğünü, bu dava dilekçesi ile de talep ettikleri hususlar bu mahkeme dosyası ile de reddedilmiş olması yanında hala mahkemede de bu aynı dilekçe ve taleplerde bulunmuş olmaları farklı mahkemelerden farklı karar çıkar ise deneme/ yanılma şeklinde bir tutum olmakla dürüstlük kuralları ile örtüşmeyip açtıkları bu davada da ne denli haksız olduklarını kendilerinin dahi bilmekte olduğunu net bir şekilde gösterdiğini, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. ... K. Sayılı dosya ile gerçekleştirilmiş olan usulsüz genel kuruldan davacının dilekçesinde bahsettiği ancak buradaki hukuki ihtilafa ilişkin mahkemeye de gerçek bilgiyi vermediğini, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünce henüz tescil edilmemiş, şeklinde belirtildiğini ancak işbu tescil taleplerinin reddedilmiş olduğunu mahkemeye belirtmediklerini, bu taleplerinin usule aykırılıklar barındırması nedeniyle reddedildiğini, bu durumu dahi dürüstlük kurallarına aykırı hareket ederek belirtmedikleri, yine bu mahkemede de gündemin ne şekilde belirlenmesini istediklerini işbu dilekçelerinde de sundukları gibi sunduklarını, TTK gereği bu taleplerinin hukuka aykırı olması ve olağan genel kurul gündem maddeleri ile sınırlı olması gerektiği şeklinde belirlendiğini, mahkemenin bu kısım ile de kabul etmemesi gerekmekte iken hukuka aykırılıkların zemini olacak olan kısmi kabul ettiğini, bu husus da dahi karara bağlanmışken yine mahkemeden aynı konuları aynı talepler ile talep ettiğini, müvekkili şirketin, 02.07.2020 tarihinde tescil 07.07.2020 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan ile kurulduğunu, kuruluş sözleşmesine göre şirket kuruluş hisselerinin %30’u ..., %30’u ..., %40’ı ...'a ait olacak şekilde belirlendiğini, davacı ...'ın Şirketin tek sahibi olmak için haksız ve hukuka aykırı işlemlerde bulunduğunu, şirketin kuruluşta ki diğer ortağı ve müdürü ...'ın hissesini kendisine devretmesi için ...'ın pasaportunu elinden alarak üzerinde baskı ile şantaj ile tehdit etmeye başladığını, ...'ın pasaportunun davacı ...'ın uhdesinde oluşu İzmir... Sulh Ceza Hakimliğinin 15.05.2023 Tarih... D. İş Kararı ile şüpheli/davacı ...'ın kullanımında olan... plaka sayılı araçta yapılan usulüne uygun adli aramada hissesini şantajla aldığı diğer ortak ...'a ait pasaport ele geçirildiği bu durumun 16/05/2023 tarihli ilgili kolluk görevlileri tarafından düzenlenen tutanak ile sabit olduğunu, yapılan soruşturma neticesi iddianame düzenlendiğini, İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesi ... E. Sayılı Dosya ile Şantaj ve Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirme veya Yayma suçlarından yargılandığını, davacının; tehdit, şantaj, gasp ile şirketin kuruluşta ki diğer ortağı ve müdürü ...'ın hisselerini devraldığı kollukça düzenlenen tutanak ve ele geçirilen belge ile ve düzenlenen iddianame ile ispatlanmış olup bu irade sakatlığı ile gerçekleşen devrin iptali için İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... E. Sayılı dosya ile devir sözleşmesinin iptali dosyasının derdest olduğunu, bu mahkeme sonucunda şirkette ki hisse durumlarının değişecek olması kuvvetle muhtemel olduğunu, mevcut hisse oranları gerçek ve hukuka uygun olmayıp mevcut durum ile genel kurul yapılması halinde yeni hukuki ihtilaf ve hukuka aykırı iş/işlem kararların olmasının muhtemel olduğunu , İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi... K. Sayılı dosyası ile 19.02.2024 tarihinde yapılmış olan genel kurulda bu davanın ne sebeple reddedilmesi gerektiğini net bir şekilde gösterdiğini, bu tutanağa bakıldığında her payın bir oy hakkı olduğu kuralının çiğnenmiş olduğunun görüldüğünü, oy nisaplarına bakıldığında Yargıtay ' ın iki ortaklı şirketlerde oy çokluğuna varılamaması halinde ancak %75 hisse sahibinin oy çokluğunu gerçekleştireceğine ilişkin uygulama haline gelen kararı da gözetilmediği sadece hisse çoğunluğuna sahip ortağın her dediğinin yapılmakta olduğu bir yol izlenildiğini, bu durumda zaten hisse çoğunluğu sakat bir şekilde elinde olan, şantaj ile suç işleyerek hisseleri gasp eden ve böylelikle hisse çoğunluğuna sahip ortağın daha da dilediğince hareket etmesine imkan tanınmış olacak olup hukuka aykırı ve geri dönüşü zor olan ve müvekkili şirketi daha da zarara uğratacak olan yeni hukuki ihtilaflara sebebiyet vereceği ortada olup makul zekaya sahip herkes tarafından da öngörülebileceğini, karşı yanın kötü niyet içerisinde olduğu ve bu açıklamalarında ne denli haklı olduklarını bu birleşen dosyalarda bir kez daha gösterdiğini ve önceki cevaplarında da tehlikeyi öngörüp olası hukuksuzluklara adım atmaya çalıştıkları ve kabulü halinde dönülmez ve telafisi zor zararlara sebebiyet vereceğinin ortaya çıktığını, bu öngörülen sebepler ve 19.02.2024 tarihli tescili reddedilen Genel kurulun da gösterdiği sebeplerle müvekkili şirketin genel kurul yapamadığını, mevcut durumda % 66,67 hisse sahibi davacı görüldüğünü, olası genel kurul yapılmasında da hukuka aykırı kararı alabilecek çoğunluğa sahip olduğu henüz yeni tecrübe edilmiş ve hukuka aykırı da gelişmiş olduğunun ortada olduğunu, davacının, müvekkili şirketin aleyhine pek çok iş ve işlemde bulunduğu şirkete ve şirketin ortaklarına karşı da suç işlemekten uzak durmadığını, şirket hisselerini ele geçirebilmek ve şirketin tek sahibi olabilmek için Dolandırıcılık, Gasp, Şantaj/ Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Ele Geçirme- Yayma, Kişisel Verilerin Korunması Hakkındaki Kanuna aykırı hareket suçlarını işlediği, bu işlediği suçlara ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı... MEvcutta görülmekte olan hisse oranlarını değiştireceği izahtan vares olduğunu, şu an bir genel kurul yapılması halinde sakat iptali istenecek yeni bir hukuksuzluk meydana gelecek olduğu yeni gerçekleşen ve Ticaret Sicil Müdürlüğünün reddettiği 19.02.2024 tarihli Genel Kurul ile de ortada olduğunu, müvekkili şirketten ve şirketin müdüründen yeni bir hukuksuzluğa sebebiyet verecek işlem yapılmaya zorlanıldığını, olası genel kurul yapılması halinde alınacak kararların hukuka aykırı olduğu görülmekle bu hukuka aykırı genel kurulun iptali için yukarıda açıkladıkları nedenlerle davalar açacaklarını, bu davanın kabulü halinde de hukuka aykırılık silsilesi artacak olup mahkemelerin gereksiz meşguliyeti söz konusu olacağını, yine davacı, şirket kuruluş ortakları ve çalışan hakkında mesnetsiz iddia, suç uydurma ve iftira mahiyetinde dava dilekçelerin de değindikleri konu ile İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı... Soruşturma Numaralı dosya ile yersiz şikayette bulunduğunu, bu şikayetleri de savcılığın... Karar No ile Kovuşturmaya Yer Olmadığına Karar verilmiş olup kararın gerekçesinde Savcılık dahi; "...somut olayda şüphelinin müştekiye yönelik nitelikli sayılacak bir yalanının olmadığı, müştekinin hesapları incelemesinde engelleyecek bir davranışının dahi bulunmadığını, işbu suçunda oluşmayacağı anlaşılmakla..." şeklinde olup davacının mesnetsiz açtığı bu davalara delil yaratabilme çabasından başkaca bir hareket olmadığı görülmekle müvekkili şirketin hesapları, hesaplarda ki tüm hareketlilik ve şirketten aylık para almakta olmasına rağmen gelir-gider tablosunu bilmediği ve benzeri iddiaları hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, karşı yanın birden fazla açtığı mesnetsiz davalarının her birinde bu yersiz iddiaları sunulan delil ve belgelerle açıklığa kavuşturulmuş olup habersiz olduğu iddialarının yersizliğinin bu davaların varlığı ile açıklığa kavuştuğunu, davacının, şirkete ilişkin herhangi bir temsil yetkisi bulunmadığını, aynı zamanda şirket adına borçlandırıcı işlem yapma yetkisi ile birlikte şirket adına ödeme kabul etme, para alma yetkisi de bulunmadığını ancak davacının, iş yerinde yapılan işlerden tanıdığı müşteriler ile görüşüp işlerin bedellerini müşterilerden nakden elden aldığı, bu tahsilatları müvekkili şirketin müdürüne bildirmediği, teslim etmediği, kasaya işlenmedi, bu nakden elden parayı alması, müvekkili şirkete bildirmemesi birden fazla olmuş olup yine müşteriden elden ödeme aldığı tesadüfen öğrenilerek tutanak altına alındığını, şirket uhdesinde olması gereken bakiyeyi davacı kendi uhdesinde tutup, elden para alarak vergi usul kanununa mukavemet ve şirketin kasasında birikip şirket ortaklarının kar edeceği bakiyeyi kendi nam ve uhdesinde tutarak diğer şirket ortağının kar etmesine engel olup şirketi ve şirket ortağını dolandırdığını, müvekkili şirkete karşı pek çok suç işleyip pek çok hukuka aykırı durumlara sebebiyet veren davacının, müvekkili şirketin müdürünü karalamak ve açtığı ve açmayı düşündüğü davalara delil yaratabilmek için pek çok asılsız iddialar ve kurmaca hareketlerde bulunduğunu, bunlardan birisi de işleri aksatması, işleri düzgün yapmaması nedeniyle işten çıkışı verilen 1.5 aylık işçi ... ile anlaşıp sözde hakaret ve tehdit ettiği iddiası ile olmayan bir hukuki durumu var gibi göstermeye çalışmakta olup bu hususu dahi dava dilekçesinde dile getirdiğini, müvekkili şirket ortağı olan müdürün, davacının hakaret ve tehditlerine son bir yıldır maruz kaldığını ancak boyun eğmediğini, dava dilekçelerinde ...'ın davacıya hakaret tehdit ettiğini söylemişse de böyle bir durum olmadığı aksine tüm bu iddialara maruz kalıp yine tahrik olmadan görevini layığı ile yerine getirdiğini, dava dilekçesinin 16.açıklama maddesi de yine gerçeklerden uzak mesnetsiz anlatımlar olup; hiçbir şekilde kabulü mümkün olmadığını, karşı yan hemen hemen her an savcılığa, vergi dairesine, maliyeye, gelir idaresine ayrı ayrı sürekli mesnetsiz iftiralar ile şikayette bulunduğunu, her bir şikayeti de iddia edildiği gibi durumun olmaması neticesi kovuşturma aşamasına geçmeyip reddedildiğini, vergi dairesine şikayetleri neticesi iki ay da bir ticari defterler kayıtlar incelemeden geçtiği ve müdürün müdürlük görevinde uygunluk ve kusursuzluğu ile şikayet dosyaları kapandığını, müvekkili şirketin 2022 Temmuz itibari defter kayıtları, beyannamelerinin doğru ve düzgün bir şekilde zamanında yapılmaması nedeniyle şirkete cezai işlem uygulandığını, yine bunda da şirket müdürünün kusru olmayıp o dönemde ki karşı yanın arkadaşı olan muhasebecinin hatası olup; muhasebenin defter düzenini sağlamayıp görevini ihmal etmesi nedeniyle vergi dairesinden ceza yansıtıldığını, müvekkili şirketin ortağı da bulunuyor olan müdür, şirkette müdürlük görevini yüksek özveri ve titizlikle yerine getirmekle şirketin müşteri portföyünü genişletmiş şirketi günden güne daha iyiye götürdüğünü, dava dilekçesinde iddia edilenlerin asılsızlığı da net bir şekilde görüldüğünü, karşı yanın dilekçelerinin 16,17,19. açıklamalarında ki mesnetsiz iddiası gibi bir durum söz konusu olmamakla, bunca dava dosyasının hiçbirinde de bu iddialarını ispatlayamadıklarını, yine şirket müdürünün hesabına geldiği ve teslim edilmediği iddialara yönelik; müvekkili şirketin...Bankası hesabına elden yatırdığı ve Havale edilen toplam 375.463,29 TL bedele ilişkin dekontlar ile şirketin ortağı olup irade sakatlığı ile hissesi elinden giden ve o ortağın şirket hesabına yatırdığı 10.000 USD'ye ilişkin dekont olduğunu, sadece bunlar yine göstermektedir ki davacı boş atıp dolu tutmaya çalışmakta olup, bu tutumunu kaçıncı mahkemede denemekle hiçbir asılsız iddiası da yerini bulmadığını, dava dilekçelerinin 26. Maddesinde ki açıklamalarının hukuka aykırı olduğu ve Avukatlık Kanunu amir hükümlerine de aykırılık teşkil ettiği ortada olup, dava dilekçesinde vekil, vekil olduğunu unutup asil gibi davrandığını, ne görüşmede iddia ettikleri konuşma geçmiş ne de bu iddia edilen amaç ile yan yana gelinmediğini, bu zamana kadar davacının ispat edemediği asılsız iddiaları yanında vekilinin de "tarafımın da katılımıyla gerçekleşen.." şeklinde ki asılsız beyanlarını kabul etmenin mümkün olmadığını, bu görüşmelerde karşı yan ve vekili son iki senedir yaptıkları gibi müvekkili şirket müdürüne evrak imzalatmak istedikleri daha önceleri bu imzalattıkları evrakların hukuka aykırı olduğunu acı tecrübe ile tecrübe eden müvekkilinin artık dayatmalarına karşı duruş sergileyip bu suça ilişkin evrakı imzalamayacağını beyan ettiğini, bu durumu dahi dilekçelerinde değiştirerek olandan farklı hale bürüyüp ileri sürdüğünü, hisse durumunun gerçekte olanı yansıtmadığı ve mevcut durum ile genel kurul yapılması halinde hukuka aykırılık teşkil edeceği açık bir şekilde ortada olan, hukuka aykırılık ve usule aykırılıklar nedeniyle İl Ticaret Sicil Müdürlüğünde önce ki tescil talepleri reddedilmiş olan karşı yanın; kanunun amir hükümlerini farklı yollar deneyerek aşma çabası içerisinde açmış olduğu bu haksız davanın reddini talep edildiğini belirtmiş , davacının müvekkili şirketin 2020 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısına çağrıda bulunma talebinin reddine, müvekkil şirketin 2020 yılı Olağan Genel Kurul Toplantı gündeminin belirlenmesi ve kayyım tayin edilmesi taleplerinin reddine ve yersiz açılmış davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası yönünden davacı vekili Mahkememize verdiği 08/03/2024 tarihli dava dilekçesinde; Limited şirketlerde olağan genel kurul toplantısı, TTK m. 617 hükmünde düzenlenmiş olup anılan maddenin 1. fıkrasının "Genel kurul müdürler tarafından toplantıya çağrılır. Olağan genel kurul toplantısı, her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içinde yapılır. Şirket sözleşmesi uyarınca ve gerektikçe genel kurul olağanüstü toplantıya çağrılır." şeklinde olduğunu , değinilen kanun hükmü uyarınca, limited şirket olan davalı şirketin her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren 3 ay içinde olağan genel kurul toplantısının yapılması gerektiğini, davalı şirketin anasözleşmesinin Hesap Dönemi başlıklı 11. Maddesinde "Şirketin hesap yılı, Ocak ayının 1. Gününden başlar ve Aralık ayının 31. Günü sona erer." düzenlemesine yer verildiğini, dolayısıyla davalı şirketin 2020 yılı olağan genel kurul toplantısının en geç 31 Mart 2021 tarihinde, 2021 yılı olağan genel kurul toplantısının ise en geç 31 Mart 2022 gününde yapılmış olması gerektiğini ancak davalı şirketin 2020 ve 2021 yılı olağan genel kurul toplantısının, dava dilekçesinin tanzim tarihi olan 08.03.2024 tarihi itibariyle hâlen yapılmadığını, olağanüstü Genel Kurul Toplantısı yapılması talebine ise şirket müdürünce olumsuz yanıt verildiğini, TTK'nın emredici hükümleri uyarınca kural olarak her tacir basiretli bir iş adamı gibi hareket etmekle, şirket müdürleri ve yönetimle görevli kişiler ise, görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini, dürüst kuralı çerçevesinde gözetmekle yükümlü olduğunu, olağan genel kurul toplantılarının dahi yapılmaması, şirket finansal tabloları ile faaliyet raporlarının düzenlenmemesi, şirketin mevcut mal varlığının şirket ortağı müvekkilince bilinmemesi, aşağıda detaylıca açıklandığı üzere şirket müdürünün şahsına ve eşi ile akrabalarına şirketi kullanarak haksız kazanç sağlaması gözetildiğinde davalı şirketin müdürü ...'ın kanunda aranan vasıfları taşımadığı ve hatta özen yükümlülüğünü kasten ihlal ederek şirket menfaatlerine aykırı davranışlar sergilediğini, müvekkilinin, davalı şirketin 2/3 pay sahibi ortağı olduğunu, 6102 sayılı TTK'nın Şirket davalarında yargılama usulü başlıklı 1521. maddesi "Ticaret şirketlerinde, ortakların veya pay sahiplerinin şirketle veya birbirleriyle şirket ortaklığından veya pay sahipliğinden kaynaklanan davalarda veya şirketin yönetim kurulu üyeleri, yöneticileri, tasfiye memurları ya da denetçilerine karşı açılacak davalarda basit yargılama usulü uygulanır." hükmüne yer verdiğini, somut olayda da basit yargılama usulünün uygulanması gerektiğini, Limited şirketlerde genel kurulun toplanmasını düzenleyen 6102 sayılı TTK'nın 617. maddesinin 3. fıkrasında "Toplantıya çağrı, azlığın çağrı ve öneri hakkı, gündem, öneriler, çağrısız genel kurul, hazırlık önlemleri, tutanak, yetkisiz katılma konularında anonim şirketlere ilişkin hükümler, Bakanlık temsilcisine ilişkin olanlar hariç, kıyas yoluyla uygulanır. Her ortak kendisini genel kurulda ortak olan veya olmayan bir kişi aracılığıyla temsil ettirebilir." hükmüyle anonim şirket hükümlerine atıf yapıldığını, Anonim şirketlere ilişkin çağrı yetkisini düzenleyen TTK'nın 410 maddesinin 2. fıkrasında "Yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek bir pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir. Mahkemenin kararı kesindir." hükmüne yer verildiğini, somut olayda da şirket müdürü olan ..., 2020 ve 2021 yılı finansal tablolarını oluşturmadığını, faaliyet raporlarını hazırlamadığını ,şirket yönetimini atıl bıraktığını, yönetim kurulunun devamlı olarak toplanamamasına ilişkin düzenlemenin kıyasen somut olaya uygulanabilir mahiyette olduğunu, 6100 sayılı HMK'nın basit yargılama usulüne ilişkin 320. Maddesinin 1. Fıkrasında "Mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir." hükmüne yer verildiğini, somut olayda dosya üzerinden yapılacak inceleme ile şirketin İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü ' nden müzekkere ile talep edilecek ya da Ticaret Sicil Müdürlüğü internet sitesinden çıkartılacak sicil evraklarında davalı şirketin 2020 ve 2021 yılı olağan genel kurulunun yapılmadığı, şirket müdürlüğüne 17/07/2020 tarihli ortaklar kurulu kararına göre aksi karar alınıncaya kadar ...'ın atandığı, bu atama kararının 22/07/2020 tarihinde sicile tescil edildiği, en son hisse devri sonrasında şirketin 1000 payının ...'a 500 payının ...'a ait olduğu, müdür ...'ın hâlen müdürlük görevinin devam ettiğinin tespit edilebileceğini, şirketin kuruluştan itibaren değiştirilmemiş bulunan anasözleşmesinin incelenmesinden; hesap yılının 1 Ocak ile 31 Aralık tarihleri arasında olduğu, genel kurulun her yıl hesap döneminin sona ermesinden sonra 3 ay içerisinde toplantıya çağrılacağının düzenlendiğinin görülebileceğini, dava dilekçesinin ekinde sundukları ihtarnameler ile şirket müdüründen Olağanüstü Genel Kurul Toplantısının yapılmasının talep edildiğini, şirket müdürünün talebi reddettiği tespit edilerek duruşma açılmadan dosya üzerinden karar verilmesinin mümkün olduğunu, terditli talepleri gözetilerek ilk taleplerinin kabul görmemesi ya da mümkün olmaması hâlinde, ikinci ve üçüncü taleplerine ilişkin somut olaya TTK m. 617/3 hükmü yollamasıyla uygulanacak olan TTK m. 412 hükmünde "Pay sahiplerinin çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin istemleri yönetim kurulu tarafından reddedildiği veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmediği takdirde, aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi karar verebilir. Mahkeme toplantıya gerek görürse, gündemi düzenlemek ve Kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir kayyım atar. Kararında, kayyımın, görevlerini ve toplantı için gerekli belgeleri hazırlamaya ilişkin yetkilerini gösterir. Zorunluluk olmadıkça mahkeme dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir. Karar kesindir." düzenlemesine yer verildiğini, somut olayda Bornova ... Noterliği 'nin 24 Şubat 2024 tarih... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirketin müdürü ...'dan Olağanüstü Genel Kurul Toplantısının gerçekleştirilmesinin talep edildiğini, Karşıyaka ... Noterliği'nin 1 Mart 2024 tarih... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taleplerinin reddedildiğini, mezkur ihtarname ile taleplerinin reddi üzerine müvekkilinin dava ikame etme hakkını haiz olup bu davanın süresinde açıldığını, taleplerine ilişkin derdestlik hâli bulunmadığını, 25/07/2023 tarihinde ikame edilen Olağanüstü Genel Kurul istemli davanın İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Karar sayılı dosyasında görülmüş olup erken açılan davanın reddine kesin olarak karar verildiğini, 27/10/2023 tarihinde açılan Olağanüstü Genel Kurul istemli davada, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi... K. sayılı dosyasında kısmî kabul ile şirketin 2022 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısının çağrılmasına, çağrıya ilişkin tüm evrakları hazırlamak üzere kayyım atanmasına kesin olarak karar verildiğini, bu dava dilekçesindeki talepleriyle aynı mahiyette derdest dava dosyası bulunmadığını, şirketin 2020 yılı olağan genel kurul toplantısına yönelik ikame edilen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi... Esas sayılı dosyasının derdest olduğunu, mezkur dosyanın konusu şirketin 2020 yılı olağan genel kurul toplantısı yapılmak üzere müvekkiline çağrıda bulunma izni verilmesi, bu talebin kabul görmemesi ya da mümkün olmaması hâlinde mahkemece toplantıya çağrı gerçekleştirmek üzere kayyım tayin edilmesi olduğunu, dolayısıyla mezkur davanın, bu dava ile derdestlik hâli oluşturmadığını, şirketin 2021 yılı olağan genel kurul toplantısına yönelik ikame edilen İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasının derdest olduğunu, mezkur dosyanın konusunun şirketin 2021 yılı olağan genel kurul toplantısı yapılmak üzere müvekkiline çağrıda bulunma izni verilmesi, bu talebin kabul görmemesi ya da mümkün olmaması hâlinde mahkemece toplantıya çağrı gerçekleştirmek üzere kayyım tayin edilmesi olduğunu, mezkur davanın, bu dava ile derdestlik hâli oluşturmadığını, karşı tarafın, müvekkili ...'ın şirket ortaklığından çıkarılmasına ilişkin ikame etmiş olduğu davanın, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dosyasıyla görülmüş olup davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiğini, bu kararın istinaf edilmemesi üzerine kesinleştiğini, karşı yanın ihtarnamede taleplerinin reddi gerekçesi olarak belirttiği İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dava dosyası ile İzmir... Asliye Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı dava dosyası da karşı yanın kötü niyetli olarak ikame etmiş olduğu, dayanağı asılsız ve mesnetsiz iddialardan ibaret olan, işbu dosya ile derdestlik hâli oluşturmayan dosyalar olduğunu, ihtarnamede ret gerekçesi olarak değinilen dosyalar derdest iken, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesince şirketin 2022 yılı olağan genel kurul toplantısının olağan genel kurul gündem maddeleriyle sınırlı olarak yapılmasına, gündemi hazırlamak ve çağrıda bulunmak üzere kayyım tayin edilmesine kesin olarak karar verildiğini, dolayısıyla davalı yanın tanzim ettiği ihtarnamesinde değindiği davaların bu davanın görülüp karara bağlanmasında hiçbir hukuka aykırılık oluşturmayacağını, bekletici mesele kabul edilemeyeceğini, Genel Kurul istemiyle ikame edilen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi...K. sayılı dosyasında aynı itirazın ileri sürülmesine rağmen mahkemece dosyanın dosya üzerinden incelenmesi suretiyle karar verildiğini, bu davada da karar verilebileceğini, şirket, ana sözleşmesinin 02.07.2020 tarihinde tescil, 07.07.2020 tarihinde ilan olunarak her biri 1/3 hisseli 3 ortaklı yapıda kurulmuş olup kuruluştaki ortakları ... (Türkiye, TCKN:..., ... (Türkiye, TCKN: ...) ve ... (Suriye, ...) olduğunu, şirket kuruluşunda ortaklardan ...'a münferit yetkili müdürlük görevi verildiğini, 22.07.2020 tarihinde tescil, 28.07.2020 tarihinde ilan olunan ortaklar kurulu kararı ile ...'ın müdürlüğüne son verilmeden ortaklardan ... münferiden temsile yetkili müdür ve müdürler kurulu başkanı tayin edildiğini, 13.07.2022 tarihinde tescil, 13.07.2022 tarihinde ilan olunan karar ile; ...'ın şirketteki payını müvekkili ...'a devrederek ortaklıktan ayrıldığını, ...'ın müdürlük görevinin sona erdiğini, ... bu dönemde müdürlük görevine seçilmediğini, ...'ın münferiden temsile yetkili müdürlüğünün devam ettiğini, müvekkilinin, 2/3 payını haiz olduğu şirketin gelir gider tablosunu bilmediğini, kuruluştan itibaren hiç kâr payı dağıtımı yapılmadığı gibi olağan genel kurulların düzenlenmediğini bildirdiğini, şirkete ait banka hesap ekstrelerinin incelenmesinden gerçekten de bugüne dek yürütülmesi gereken hiçbir iş ve işlemin yürütülmediği, şirket müdürünün şahsi hesabına fatura düzenlemeden ödemeler aldığı ve şirketi zarara uğrattığı, şirkete ait banka hesaplarının şahsi işler için de kullanıldığı ve hatta hiçbir para çekimi işleminin şirket kayıtlarına işlenmediği, muhasebeye bildirilmediği, karşılığında fatura sunulmadığı görüldüğünü, müdürün görev, yetki ve yükümlülüklerine uygun davranmadığının anlaşıldığını, şirketin feshi ve tasfiyesi davası ikame edildiğini, davanın, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi... Esas sayılı dosyasıyla derdest olduğunu, müdür ...'a yöneltilmiş bulunan 17/07/2023 tarihinde açılmış olan müdürün azli konulu dava İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dosyasıyla derdest olduğunu, mezkur dosyada müdürün görevini kötüye kullandığını gösterir somut deliller bulunmakta olup dosya bilirkişiye tevdi edildiğini, henüz bilirkişi raporu hazırlanmadığını, henüz tanıkların dinlenmediğini, müdür ..., 19. ve 20. paragrafta belirtilen davaların ikamesi üzerine, müvekkiline karşı hakaret ve tehditlerde bulunduğunu, eski şirket çalışanı ...'a hakaret ederek darp ettiğini ve çalışanın istifa beyanı olmamasına rağmen istifa koduyla SGK'ya işten ayrılış bildirgesi gönderdiğini, müvekkilinin hukuki ihtilaflı olduğunu bildiği eski şirket ortağı ...'ı 35.000,00 TL maaş ile şirket bünyesinde işe aldığını, şirket bünyesinde faturasız iş ve işlemler yürüterek kendisi ve yakınları namına kazanç elde etmeye ve müdürlük görevi ile müvekkilinin güvenini kötüye kullanmaya devam ettiğini, bu hususta soruşturmaların derdest olduğunu, davalı şirketin müdürü ..., şahsına yöneltilen dava ve soruşturmalara rağmen hukuka aykırı eylemlerine devam ettiğini, şirketi temsil ve ilzama yetkili müdür olarak yasal yükümlülüğü olan olağan genel kurul toplantılarını dahi gerçekleştirmemiş olmasına, kimisi şahsına kimisi müşteriler adına düzenlenmiş ve fakat şirkete sunulmuş olan çekleri şirket kayıtlarına işlemeden ve şirket adına fatura düzenlemeden resmi kayıtlara geçirmeyerek kendi uhdesinde bulundurmasına ve çek kırdırma olarak tabir edilen işlemlerle mezkur çekleri tahsil ettiği şüphesi uyandırmasına,... A.Ş. Ve ...A.Ş. nezdindeki şahsi hesaplarına ödeme almaya devam etmesine, şirkette tamir edilen ...'e ait aracın hizmet bedeli için şirkete sunulan 250.000,00- TL bedelli ... A.Ş.'ye ait keşide yeri ... tarihi 29.07.2023 keşidecisi Sınırlı Sorumlu ... Karayolu Yük Taşıma Kooperatifi ve lehtarı ... olan çeki yeğeni... adına tahsil ettiği ve şirket kayıtlarına işlememesine, eşi... ile yeğenleri... ve ... adına açılmış banka hesaplarına şirkette yapılan işler karşılığı müşterilerin yaptığı ödemelerin müşterilerden özellikle açıklama yazmamalarını belirterek tahsil edilmesine, taraflarınca İzmir Vergi Dairesi Başkanlığına yöneltilen ihbar üzerine şahsına yüklü miktarda para cezası uygulandığı somut delillerle sabit olmasına rağmen hâlen şirketteki tüm işlemleri eksiksiz yerine getirdiği yönünde savunmada bulunduklarını, müdür ...'ın müvekkiline yöneltmiş olduğu asılsız suçlamalara ilişkin yürütülen, dayanağı haksız ve mesnetsiz iddialardan ibaret olan soruşturma dosyalarının Savcılık makamınca Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verilerek kapatıldığını, kesinleşmiş olan takipsizlik kararlarının ekte sunulduğunu, müvekkilinin, davalı şirketin müdürü ... tarafından tehdit ve hakaretlere maruz kalmış olup bu hususta İzmir CBS ... Soruşturma sayılı dosya ile soruşturma yürütüldüğünü, dosya kapsamında kamera görüntüleri toplanmış olup eksikliklerin giderilmesinin beklendiğini, can güvenliğinden endişe eden müvekkilinin, 2/3 hisseli ortağı olduğu ve mekanik tamir ustası olarak çalıştığı iş yerine 2023 yılı Haziran ayından bu yana gidemediğini, 25.07.2023 tarihinde Olağanüstü Genel Kurul istemli dava ikame edildiğini, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi... Esas sayılı dosyasında görülen mezkur davanın 26/10/2023 tarihli duruşmada davanın erken açılması nedeniyle oybirliğiyle reddedildiğini, karşı tarafın kötü niyetle ikame ettiği, müvekkili ...'ın şirket ortaklığından çıkarılmasına ilişkin davanın, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Karar sayılı dosyasıyla görülmüş olup davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiğini, bu kararın istinaf edilmemesi üzerine kesinleştiğini, 27/10/2023 tarihinde ikame edilen Olağanüstü Genel Kurul istemli dava, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi... Karar sayılı dosyasında görülmüş olup 18/12/2023 tarihli kesin mahiyetteki Gerekçeli Karar ile talebin kısmen kabulüne ve şirketin 2022 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısını gerçekleştirmek üzere kayyım atanmasına karar verildiğini, karar suretinin ekte sunulduğunu, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin 19. paragrafta belirtilen kararı uyarınca 2022 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı kayyım başkanlığında gerçekleştirildiğini, toplantıda alınan kararların İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğünce henüz tescil edilmediğini, tescil başvurusunun,... talep numarasıyla esas inceleme aşamasında olduğunu, şirketin 2020 yılı olağan genel kurul toplantısına yönelik taraflarınca ikame edilen İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi .. Esas sayılı dosyasının derdest olduğunu, mezkur dosyanın konusu şirketin 2020 yılı olağan genel kurul toplantısı yapılmak üzere müvekkiline çağrıda bulunma izni verilmesi, bu talebin kabul görmemesi ya da mümkün olmaması hâlinde mahkemece toplantıya çağrı gerçekleştirmek üzere kayyım tayin edildiğini, dolayısıyla mezkur dava, bu dava ile derdestlik hâli oluşturmadığını, şirketin 2021 yılı olağan genel kurul toplantısına yönelik taraflarına ikame edilen İzmir.. Asliye Ticaret Mahkemesi... Esas sayılı dosyasının derdest olduğunu, mezkur dosyanın konusu şirketin 2021 yılı olağan genel kurul toplantısı yapılmak üzere müvekkiline çağrıda bulunma izni verilmesi, bu talebin kabul görmemesi ya da mümkün olmaması hâlinde mahkemece toplantıya çağrı gerçekleştirmek üzere kayyım tayini talebi olduğunu dolayısıyla mezkur davanın, bu dava ile derdestlik hâli oluşturmadığını, 23.02.2024 tarihinde saat 10:00'da davalı şirketin müdürü ...'ın istemi üzerine tarafının da katılımıyla şirket merkezinde 2020 yılı ve 2021 yılı Olağan Genel Kurul Toplantılarını gerçekleştirmek üzere müzakere gerçekleştirildiğini ancak müdürün hiçbir evrakı imzalamayacağı, mahkeme kararı olmadan ya da ... müdür olarak Ticaret Siciline tescil edilmeden hiçbir işlem gerçekleştirmeyeceği beyanı sebebiyle kendisi istemde bulunmuş olmasına rağmen hiçbir işlem tesis edilemediğini, müvekkilinin tek başına toplantı ve karar nisabını elinde bulundurmasına rağmen şirketi temsil ve ilzama yetkili olmaması nedeniyle çağrıda bulunamadığını, kötü niyetli şirket müdürü ...'ın şirkette yapılan işler karşılığında yaklaşık 1.100.000- TL tutarındaki bazıları lehtarı ... olan bazıları müşteri çeki olan tespit edilebildiği kadarıyla 9 adet çeki uhdesinde bulundurması, eşi..., yeğenleri ... ve... üzerinden müşterilere açıklama yazdırmadan ya da kısmî borç ödemesi açıklamasıyla para transferi yaptırmak suretiyle şirketle bağ kurulamayacak mahiyette ödeme alması nedeniyle hâlen şirket aracılığıyla ciddi miktarda haksız menfaat elde etmeye devam ettiğinden taleplerinin reddettiği kanaatinde olduklarını, bu durum üzerine, Olağanüstü Genel Kurul Toplantısının talep edilen gündem maddeleriyle çağrılması ile diğer birtakım taleplerle Bornova ... Noterliği ' nin 24 Şubat 2024 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, davalı şirketin müdürü ...'dan Olağanüstü Genel Kurul Toplantısını gerçekleştirmesinin talep edildiğini, ihtarnamede belirttikleri ve dilekçenin sonuç ve istem kısmında 3. numaralı taleplerinde değindikleri Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı gündem maddelerinin;

... MOTORLU ARAÇLAR SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ

OLAĞANÜSTÜ GENEL KURUL TOPLANTISI GÜNDEMİ

Açılış ve toplantı başkanlığının oluşturulması,

Genel Kurul Toplantı Başkanına tutanakları imzalama yetkisi verilmesi,

Müdürler Kurulu üyelerinin ibrası,

Müddürler Kurulu üyelerinin azli, yenilerinin seçimi ve görev sürelerinin belirlenmesi,

Şirket ortağı ...'ın haklı sebeplerle şirketten çıkarılması için mahkemeden istemde bulunulması,

Denetçinin seçimi,

  1. Dilek, temenniler, kapanış. olduğunu,

davalı şirketin müdürü ...'ın vekili aracılığıyla göndermiş olduğu Karşıyaka ... Noterliği ' nin 1 Mart 2024 tarih... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taleplerinin reddedildiğini, mezkur ihtarname ile taleplerinin reddedilmesi üzerine müvekkilinin dava açma hakkını elde etmiş olmasıyla dava dilekçesinin tanzim edildiğini, şirket müdürünün toplantıya çağrı taleplerini reddetmesi üzerine, terditli olarak; mahkemece müvekkiline ihtarnamede ve dava dilekçesinde belirtilen gündem maddeleriyle Olağanüstü Genel Kurul Toplantısını gerçekleştirmek üzere çağrıda bulunma izni verilmesine, müvekkiline çağrıda bulunma izni verilmesi taleplerinin kabul görmemesi ya da mümkün olmaması hâlinde şirketin Olağanüstü Genel Kurul Toplantısına ihtarnamenin 10. paragrafında ve dilekçenin 34. paragrafında belirtildiği üzere gündem maddeleri doğrultusunda bir gündem belirlemek ve Kanun hükümleri uyarınca çağrıda bulunmak üzere kayyım tayin edilmesini, talep ettikleri gündem maddeleri doğrultusunda bir gündem belirlemek ve toplantı için çağrıda bulunmak üzere kayyım tayin edilmesi taleplerinin kabul görmemesi ya da mümkün olmaması hâlinde şirketin Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı gündemini belirlemek ve Kanun hükümleri uyarınca çağrıda bulunmak üzere kayyım tayin edilmesine, dosya üzerinden inceleme yapılarak karar verilmesini talep ettiklerini belirtmiş , terditli taleplerine uygun düşen HMK 320/1 yahut TTK 412 hükmü uyarınca dosya üzerinden inceleme yapılarak karar verilmesine, TTK m.617/3 hükmü yollamasıyla uygulanacak olan TTK m. 410/2 hükmü uyarınca, müvekkilinin, ihtarnamenin 10. paragrafında ve bu dilekçenin 34. paragrafında belirtildiği gündem maddeleriyle şirketin Olağanüstü Genel Kurul Toplantısına çağrıda bulunmasına izin verilmesine, 2 numaralı istemlerinin kabul görmemesi yahut mümkün olmaması hâlinde, TTK m.617/3 hükmü yollamasıyla uygulanacak olan TTK m. 412 hükmü uyarınca, şirketin Olağanüstü Genel Kurul Toplantısını ihtarnamenin 10. paragrafında ve bu dilekçenin 34. paragrafında belirtilen gündem maddeleri doğrultusunda bir gündem belirlemek ve Kanun hükümleri uyarınca çağrıda bulunmak üzere kayyım tayin edilmesine, 3 numaralı istemin kabul görmemesi yahut mümkün olmaması hâlinde, TTK m.617/3 hükmü yollamasıyla uygulanacak olan TTK m. 410/2 hükmü uyarınca, şirketin Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı gündemini belirlemek ve Kanun hükümleri uyarınca çağrıda bulunmak üzere kayyım tayin edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkememizin...Esas sayılı dosyasının Mahkememiz ana dosyası ile arasındaki hukuki ve fiili irtibat nedeni ile birleştirilmesine karar verilmiş, yargılamaya Mahkememiz ana dava dosyası üzerinden devam olunmuştur.

Davalı... Motorlu Araçlar Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin sicil dosyası celp edilmiş, sicil dosyasının incelenmesinde; şirketin Merkez -... sicilinde kayıtlı olup, adresinin ... Bornova/İzmir, şirket ortaklarının ... ve ..., şirket müdürünün de ... olduğu, şirketin halen faal olduğu belirlenmiştir.

Bornova... Noterliği ' nin 24 Şubat 2024 tarih...yevmiye numaralı ihtarnamesinin incelemesinde; ihtar edenin ... , muhatabın ... i, ihtarname konusunun... Motorlu Araçlar Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 2020 ve 2021 yıllarına ilişkin Olağan Genel Kurul Yapılması talebi olduğu, ihtarnamenin muhatabına 27/02/2024 tarihinde tebliğ edildiği belirlenmiştir.

Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda davacı tarafça TTK m. 617/3 hükmü yollamasıyla uygulanacak olan TTK m. 410/2 hükmü uyarınca, mahkemece davacıya olağan genel kurul gündem maddeleriyle 2020 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısını gerçekleştirmek üzere Çağrıda Bulunma İzni Verilmesine, davacıya çağrıda bulunma izni verilmesi taleplerinin kabul görmemesi ya da mümkün olmaması hâlinde şirketin 2020 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısını gerçekleştirmek üzere kayyım tayin edilmesine dosya üzerinden inceleme yapılarak karar verilmesi bu istemin kabul görmemesi yahut mümkün olmaması hâlinde, şirketin 2020 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı gündemini belirlemek ve Kanun hükümleri uyarınca çağrıda bulunmak üzere kayyım tayin edilmesine karar verilmesine yönelik olarak Mahkememize ana davanın açıldığı, davacı tarafça Mahkememizin 2024/202 ve...Esas sayılı dosyalarında da TTK m.617/3 hükmü yollamasıyla uygulanacak olan TTK m. 410/2 hükmü uyarınca, davacıya ihtarnamede ve dava dilekçesinde belirtildiği gündem maddeleriyle şirketin Olağanüstü Genel Kurul Toplantısına çağrıda bulunmasına izin verilmesine, bu isteminin kabul görmemesi yahut mümkün olmaması hâlinde, TTK m.617/3 hükmü yollamasıyla uygulanacak olan TTK m. 412 hükmü uyarınca, şirketin Olağanüstü Genel Kurul Toplantısını ihtarnamede dava dilekçesinde belirtilen gündem maddeleri doğrultusunda bir gündem belirlemek ve Kanun hükümleri uyarınca çağrıda bulunmak üzere kayyım tayin edilmesine, bu istemin kabul görmemesi yahut mümkün olmaması hâlinde, TTK m.617/3 hükmü yollamasıyla uygulanacak olan TTK m. 410/2 hükmü uyarınca, şirketin Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı gündemini belirlemek ve Kanun hükümleri uyarınca çağrıda bulunmak üzere kayyım tayin edilmesine karar verilmesine karar verilmesine yönelik olarak dava açıldığı , tüm dosyaların Mahkememiz ana dosyasında birleştirildiği, 6102 sayılı TTK' nin 617/3 maddesi yollaması ile uygulanması gerekli TTK 412. maddesinde " Pay sahiplerinin çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin istemleri yönetim kurulu tarafından reddedildiği veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmediği takdirde aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine genel kurulun toplantıya çağrılmasına şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi karar verebilir. Mahkeme toplantıya gerek görürse gündemi düzenlemek ve Kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir kayyım atar. Kararında; kayyımın, görevlerini ve toplantı için gerekli belgeleri hazırlamaya ilişkin yetkilerini gösterir. Zorunluluk olmadıkça mahkeme dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir. Karar kesindir. " düzenlemesinin bulunduğu, davacının... Motorlu Araçlar Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ortaklarından olduğu, genel kurulun toplantıya çağrılması için gerekli ihtarnamenin gönderildiği, ihtarname tebliğine rağmen davacının isteğine olumlu cevap verilmediği, davacının Mahkememize müracaat ettiği, Mahkememizce TTK' nin 412. maddesi kapsamında toplantı düzenlenmesi gereğinin olduğunun belirlendiği ancak talebin niteliği göz önüne alındığında dava dışı şirketin 2020 ve 2021 yıllarına ait genel kurulunun " Müdürler Kurulu üyelerinin ibrası ve Müdürler Kurulu üyelerinin azli, yenilerinin seçimi ve görev sürelerinin belirlenmesi," gündem maddeleri ile toplanması ve diğer gündem maddeleri ile ilgili talebin reddinin gerektiği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, dava ve birleşen davalar yönünden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Dava ve Mahkememiz dosyası ile birleşen Mahkememizin... Karar sayılı dosyası ve yine Mahkememiz dosyası ile birleşen Mahkememizin... Karar sayılı dosyasında açılan davaların KISMEN KABULÜ ile, davalı... Motorlu Araçlar Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ' nin " Müdürler Kurulu üyelerinin ibrası ve Müdürler Kurulu üyelerinin azli, yenilerinin seçimi ve görev sürelerinin belirlenmesi," gündem maddeleri ile 2020 ve 2021 yıllarına ait genel kurulunun toplanması için kanun hükümleri uyarınca çağrıyı ve gerekli işlemleri yapmak üzere kayyım olarak...' in atanmasına ,

Gündem ile ilgili fazlaya ilişkin isteğin REDDİNE,

  1. Kayyım için 17.500,00. TL ücret takdirine, ücretin davacı tarafından yatırılmasına, karar kesinleştiğinde ve ücret yatırıldığında kayyımın görevine başlamasına,

  2. Karardan bir örneğin gereği için Ticaret Sicil Memurluğu'na ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğü' ne bildirilmesine,

  3. Peşin alınan harç yeterli olduğundan dava ve birleşen davalar kapsamında yeniden harç alınmasına yer olmadığına ,

  4. Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden 17.900,00 TL tek maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ,

  5. Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden 17.900,00 TL tek maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine ,

  6. Davacı tarafça dava ve birleşen dava dosyaları kapsamında yapılan 7 davetiye bedeli 70,00 TL , posta masrafı 869,10 TL olmak üzere toplam 939,10 TL yargılama giderinin red ve kabule göre 465,00 TL lik bölümünün davalıdan alınarak davacıya verilmesine , kalan bölümünün davacı üzerinde bırakılmasına ,

Davacı tarafça yapılan 2.748,00 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davalı tarafça yapılan 1 davetiye bedeli 10,00 TL yargılama giderinin red ve kabule göre davalı üzerinde bırakılmasına ,

Dair, kesin olarak oy birliğiyle verilen karar Davacı asil ... ile davacı vekilleri Av. ... ve Av.... ile davalı şirket yetkilisi ... ile davalı vekili Av....un yüzlerine karşı açıkça okunup anlatıldı.02/05/2024

Başkan ...

E-imzalıdır

Üye ...

E-imzalıdır

Üye...

E-imzalıdır

Katip...

E-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

(OlağanüstüreddineGenelKurulŞirketTicariizmirİstemli)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim