İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/944 E. 2024/28 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2016/944
2024/28
16 Ocak 2024
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/944
KARAR NO : 2024/28
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 26/07/2016
KARAR TARİHİ : 16/01/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17/06/2016 tarihinde davacının malik ve sürücüsü olduğu sevk ve idaresindeki araç ile davalıların zorunlu mali mesuliyet sigortacısı ve sürücüsü olduğu araç arasında çarpışma neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, uyuşmazlığın çözmününde İzmir Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalının meydana gelen kazada asli ve tam kusurlu olduğunu, davalının kaza tespit tutanağında oynama yaptığını, hasar başvurusunun kaza tespit tutanağındaki tahrifat sebebiyle ret edildiğini, davalı hakkında özel belgede sahteciliki suçundan soruşturma açıldığını, davacının aracında hasar onarım bedeli, değer kaybı bedeli ve ikame araç bedeli yönünden zararların meydana geldiğini iddia etmek suretiyle hasar onarım bedeli, değer kaybı bedeli ve ikame araç bedeli yönünden davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Urla Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalı hakkındaki soruşturma sonucunun beklenilmesi gerektiğini, meydana gelen kazada davacının kusurlu olduğunu, davalı ...’ nun kazada kusursuz olduğunu savunmak suretiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının meydana gelen kazada %100 kusurlu olduğunu, haksız fiil kaynaklı olan dava konusu kazada ticri faiz talep edilemeyeceğini savunmak suretiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI HUSUSLAR VE UYUŞMAZLIK NOKTALARI:
17/06/2016 tarihinde... plaka sayılı araç ile ... plaka sayılı araç arasında bir trafik kazası meydana geldiği tarafların kabulündedir.
17/06/2016 tarihinde meydana gelen kazada hangi araç sürücüsünün kusurlu davranışı ile kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği, meydana gelen kazada davacı aracında zarar oluşup oluşmadığı, oluşan zararların cinsi ve parasal miktarı taraflar arasındaki uyuşmazlık konusudur.
DELİLLER :
Kaza tespit tutanakları, kazayı gösterir fotoğraflar, Urla Cumhuriyet Başsavcılığı ... soruşturma numaralı dosyası, hasar dosyası ve zmms poliçesi, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporu, otomotiv bilirkişisi raporu, Urla... Asliye Ceza Mahkemesi ... karar sayılı dosyası, davalı ... şirketi tarafından yapılan ödemelere ilişkin dekontlar, dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE:
Dava trafik kazasından kaynaklı olarak davacı tarafın aracında meydana gelen zarardan ötürü hasar onarım bedeli, değer kaybı bedeli ve ikame araç bedeli istemine ilişkindir.
Araç işletenlerin, 2918 sayılı yasanın 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
Bu bilgiler ışığında yapılan inceleme neticesinde Davalı ... Anonim Şirketinin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu ve düzenlenen poliçede 2918 sayılı yasanın 85. Maddesinde yazılı zararların teminat altına alındığı anlaşılmıştır. Diğer davalı ...’ nun ise aracın maliki ve sürücüsü olması sebebiyle meydana gelende zarardan sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
6098 sayılı yasanın 49. Maddesi gereği kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür- Haksız fiil, kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle başkasına zarar verilmesidir. Bir haksiz fiilden söz edebilmek için; zarar verici bir fiil, bu fiilin hukuka aykırı olması, fiili icra edenin kusurlu bulunması, fiil ve zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.
Fiilin, bilinçli bir iradeye dayanmış olması gerekir. Hukuka aykırı fiil, hukukun koruduğu değerlerin, çiğnenmesi sonucunda, hukuk düzeninin bir kuralını İhlal eden fiildir, Hukuka aykırılık, zarar vermeyi yasaklayan ya da önleyen kuralların çiğnenmesidir,
Bir eylemin hukuka aykırı olarak kabul edilebilmesi için aynı zamanda bir hukuka uygunluk nedeninin mevcut olmaması gerekir. Kusur, hukuk düzeni tarafından kınanan bir davranışın bilerek ve isteyerek yapılmasıdır. Olağan yaşam deneyimlerine, genel düşünceye ve objektif olasılığa göre, bir olayın gerçekleşmesi ile sonuç ortaya çıkmış ya da bu olayın oluşması ile sonucun ortaya çıkması kolaylaşmış ise ilk hareket ikincisinini nedeni, İkinci Olay birinci hareketin sonucu sayılır. Buna uygun illiyet bağı denir.
Tazminat hukukunda sorumluluktan söz edilebilmesi için yalnızca eylemin yasaya veya sözleşmeye aykırı olması yeterli değildir. Fiil sonucunda bir zararın doğmuş olması ve zararla fiilli arasında uygun nedensellik bağının bulunması da gerekir, Nedensellik bağı sorumluluğun temel öğesidir. Zararla eylem arasında nedensellik bağının mevcut olması, zararın eylemin bir sonucu olarak ortaya çıkması, yani eylem olmadan zararın ortaya çıkmayacağının kesin olarak bilinmesidir. Zarar ile fiil arasında uygun nedensellik bağının bulunup bulunmadığı hususu, her somut olayda kendi içerisinde ayrıca değerlendirilir,
Kusur sorumluluğunda, zorlayıcı neden, zarar görenin ağır kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru halinde nedensellik bağı kesilebilir.
Davalı tarafın yemin ve tanık deliline dayandığı, davacının tanık deliline dayandığı dava ve cevap dilekçelerinden tespit edilmiştir. Uyuşmazlığın niteliği gereği yemin delilinin ve tanık delilinin ikamesi mümkün değildir. Zira kusur, zarar gibi hususlar tanık ve yemin ile ispatı mümkün olmayan dosya içeriği itibarıyla kaza tespit tutanağı ve hasar evrakları ile ispat edilebilen hususlardır. Ayrıca davalının kaza tespit tutanağında tahrifat yapıp yapmadığı ise davalı hakkında suç soruşturması ve kovuşturmasına neden olabileceğinden bahisle yemin delilinin ikamesi mümkün değildir.
Mahkemiz dosyasının davalısı hakkında Urla Cumhuriyet Başsavcılığı kovuşturmaya yer olmadığına dair 26/02/2017 tarihli kararda soruşturma aşamasında keşfen yapılan bilirkişi incelemesinde onyama olduğu iddia edilen kaza tutanağının kazanın taraflar arasında düzenlenen tutanaktakı gibi meydana geldiği ve tutanak üzerinde bir oynama olmadığının tespit edildiği, kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin verilen karara itiraz kanun yoluna başvurulduğu, 02/05/2017 tarihli sulh ceza mahkemesi kararıyla şüpheli hakkında kamu davası açılmasını gerektirir yeterli şüphe bulunduğundan bahisle kamu davası açılması gerektiğini, itirazın kabulüyle kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırıldığı anlaşılmıştır. Urla ... Asliye Ceza Mahkemesi... karar sayılı kararı ile mahkememiz dosyasında davalı, kovuşturma dosyasında sanık olan ... hakkında beraat karar verildiği verilen kararın istinaf incelemesi sonucunda kesinleştiği anlaşılmıştır. Kovuşturma dosyasındaki gerekçeli karar incelendiğinde, mahkememiz davalısı kovuşturma dosyasındaki sanığın savunmasının dayanağı olan kaza tespit tutanağının iğfal kabiliyetini haiz olduğu ve üzerinde tahrifat yapıldığının tespit edildiği, ancak söz konusu belgenin fotokopi belge olması sebebiyle özel belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmadığının tespitinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda davacı tarafın iddiasının dayanağı olan kaza tespit tutanağı doğru tutanak olarak kabul edilmiş kovuşturma dosyasının kesinleşmesi ile birlikte 15/11/2018 tarihinde Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan rapor doğrultusunda kusur tayini yapılmıştır.
15/11/2018 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin mütalaasında; davalı sürücüsü ...’ nun manevraya geçmeden önce kavşak kıllarındaki trafiğine ilişkin yeterli kontrolleri yapması ve ilk geçiş hakkını solundan düz devam etmek suretiyle gelen araca vermesi gerektiği hususlarına riayet etmediği, yeterli kontrolleri yapmadan gerçekleştirdiği dönüşüyle de solundan kavşağa giren otomobilin istikamet şeridini kapadığı olayda kazanın oluşumuna %75 oranında etki ettiği, davacı sürücü ...’ ın hızını har an tedbir alabileceği şekilde azaltması seyrini daha kontrollü sürdürmesi gerektiği hususlarına yeterince riayet etmediği, kavşağa girdiğinden istikamet şeridini kapatan araca tedbirde yetersiz kaldığı olayda kazanın oluşumuna %25 oranında etki ettiği, tespit edilmiştir.
27/05/2019 tarihli otomotiv bilirkişisince sunulan bilirkişi ikinci ek raporunda, aracın hasar onarım süresinin 15 gün olacağı ve emsal araç günlük kiralama bedelinin kaza tarihi itibarıyla 80,00 TL olduğunun tespit edildiği, toplamda ikame araç bedelinin 1.200,00 TL olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
Mahkememiz dosyasında davacı taraf ile davalı zorunlu mali mesuliyet sigortacısının hasar onarım bedeli ve değer kaybı tazminatı yönünden sulh oldukları anlaşılmakla davanın hasar onarım bedeli ve değer kaybı bedeli istemi yönünden konusuz kaldığı anlaşılmıştır. 2918 sayılı yasanın zorunlu mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğunu düzenleyen hükümleri gereği, davalı zorunlu mali mesuliyet sigortacısı yönünden dava konunsuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir.
Kaza meydana gelmekle mağdurun tazminat hakkının doğmuş olması sebebiyle davalı ...‘ nun faiz sorumluluğunun kaza tarihi itibarıyla başladığı, ayrıca trafik kazasının ticari bir iş olmaması zararın ticari bir zarar olmaması sebebiyle yasal faizin uygulanması gerektiği dosya kapsamında tespit edilmiştir.
Bu bilgilir ışığında davalı ... ve davacı ...’ ın 2918 sayılı yasaya aykırı hareket suretiyle kazanın oluşumuna Trafik İhtisas Dairesi tarafından tespit edilen oranlarda etki ettikleri, oluşan zarar ile kazaya karışan araç sürücülerinin fiilleri arasında uygun illiyet bağının bulunduğu, hasar onarım bedeli ve değer kaybı bedeli hususunda sigorta şirketi ve davacı sulh olduğundan bu alacak istemleri yönünden davanın konusuz kaldığı, ikame araç bedelinden ise sigorta şirketinin 2918 sayılı yasanın 92/k maddesi gereği sorumlu olmadığı, davalı ...‘ nun sorumlu olduğu, kusuru nispetinde hesaplanan ikame araç bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
-
)Davanın KISMEN KABULÜNE,
-
)900,00 TL ikame araç bedelinin davalı ...'ndan 17.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-
)Hasar onarım bedeli ve değer kaybı tazminatı istemi ile ilgili olarak KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
-
)Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 29,20 TL peşin harç ve 258,98 TL tamamlama harcı olmak üzere toplamda 288,18 TL nin mahsubu ile bakiye 139,42 TL harcın davalı ...'ndan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
-
)Davacı tarafından yatırılan 29,20 TL peşin harç, 29,20 TL başvurma harcı, 258,98 TL tamamlama harcı, 350,00 TL bilirkişi rapor ücreti ve 293,00 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplamda 960,38 TL yargılama giderinin davalı ...'ndan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-
)Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 900,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'ndan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-
)Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE,
Dair, miktar bakımından kesin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalılar vekillerinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
16/01/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29