İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/884 E. 2024/267 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/884
2024/267
19 Mart 2024
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/877 Esas
KARAR NO : 2024/187
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/11/2022
KARAR TARİHİ : 28/02/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle :04.090.2022 tarihinde İzmir İli Karabağlar ilçesinde, sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki... plakalı araç ile maliki davacı ... olan ... plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı irafik kazası meydana geldiği, bu kaza sonucu davacı aracının yüksek maddi hasara uğradığı, kazada asli ve tam kusurlu taraf sürücüsünün ...plakalı araç sürücüsü olduğu, araçta meydana gelen zararın tazmini maksadıyla davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu ve sigorta şirketi nezdinde açılan hasar dosyası kapsamında davacıya bir miktar hasar ödeme yapıldığı, ancak yapılan ödemenin gerçek zararı karşılamadığını belirterek fazlaya ilişkin davacı hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla, 100,00 TL bakiye hasara yönelik maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından 04/09/2022 tarihli trafik kazasına istinaden açılan ... nolu hasar dosyasından yapılan ekspertiz çalışması neticesinde başvurucunun aracında 44.607,92 TL onarım bedelli hasar meydana geldiğinin tespit edildiği, bu doğrultuda 29/09/2022 tarihinde 44.607,92 TL hasar bedeli ödemesi yapıldığı, müvekkili şirketin sigorta poliçesi kapsamındaki sorumluluğunun son bulduğu, yetki itirazlarının olduğu, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki bir yararı olmayıp davanın usulden reddi gerektiği, müvekkil şirketin sorumluluğu trafik poliçesindeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA:
Dava 6098 Sayılı TBK'nın 71 ve 2918 Sayılı KTK'nın 85 ve devamı maddeleri kapsamında açılan motorlu araç işletilmesinden kaynaklanan maddi tazminat ( bakiye hasar bedeli ) isteğine ilişkindir.
DELİLLER:
-Kaza fotoğrafları, kaza tutanağı,
-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinin 25/11/2022 tarihli yazısı ve eki,
-Türkiye Noterler Birliğinin 22/11/2022 tarihli yazısı ve eki,
-...Sigorta A.Ş nin 30/01/2023 tarihli yazısı ve eki,
-Bilirkişi...n 20/02/2023 tarihli raporu,
-İzmir...İcra Dairesinin... esas sayılı dosya sureti,
-Bilirkişi ...'in 12/01/2024 tarihli raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
04/09/2022 tarihinde... plakalı araç ile... plaka sayılı araçların karıştığı çift taraflı, maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, davacının işbu dava ile ... plakalı araca ilişkin olarak bakiye hasar bedeli talebinde bulunduğu ve zararın kazaya sebebiyet verdiği iddia olunan ...plakalı aracın zmms sigortacısı olan davalıdan tazminini istediği, davalı sigortanın ise yetki itirazında bulunduğu, davacının belirsiz alacak olarak talebini ileri süremeyeceği, sorumluluklarının poliçe teminat limiti, gerçek zarar ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğu, davacıya ödemeye yapıldığı, davacının zararının karşılandığını savunduğu, taraflar arasında davanın yetkili mahkemede açılıp açılmadığı, belirsiz alacak davası olarak ileri sürülüp sürülemeyeceği, davacının zararının karşılanıp karşılanmadığı, yapılan ödemenin eksik olup olmadığı, bakiye zararının bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu ve davalının sorumlu olup olmadığı hususlarında ihtilaf bulunduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasında doğrudan sözleşme ilişkisi bulunmamasına ve sorumluluk sigortaları TTK'da düzenlendiğine göre mutlak ticari dava niteliğindeki somut uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olduğu tespit edilmiştir.
Davalı tarafından davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı savunulmuş ise de aracın geçmiş hasar kayıtları ve dava konusu kazaya ilişkin hasar dosyası ile diğer delillere göre tazminat hesabının yapılması gerektiği, bu hesabın davacı tarafından bilinmesinin ve yapılmasının mümkün olmadığı, davacının davaya konu talebinin bilirkişi incelemesi yapılmasını gerektirdiği mahkememizce değerlendirilmekle davalının usule ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.
Davacının yerleşim yerinin İzmir ili Buca ilçesi olduğu, davaya konu kazanın İzmir İli Karabağlar ilçesinde meydana geldiği, söz konusu mahallerin mahkememiz yargı çevresi içerisinde olduğu 6100 sayılı HMK'nun 16. maddesi uyarınca mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmakla davalının yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce davacıya ait aracın sicil ve geçmiş hasar kayıtları ile dava konusu kaza nedeniyle görmüş olduğu onarım işlemlerine ilişkin kayıtların ilgili kurumlardan istenildiği ve dosyaya kazandırıldığı görülmüştür.
Mahkememizce davacı sürücüsü, davalı sigorta sürücüsü ve üçüncü kişilerin kusur durumlarının belirlenmesi için dosyanın trafik kusur bilirkişisine tevdi edildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen 20/02/2023 tarihli raporda; davacı taraf sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki... ticari aracı ile ...Sokağı takriben seyir halinde İnönü ışıklı kavşağına geldiğinde istikametine yanan yeşil ışıkta giriş yapıp sola doğrultu manevrası ile üç yol istkametine dönüş yapmak isterken aracının ön kısımlarına, solu İnönü caddesinden Hatay istikametine seyir halinde olan davalı sigorta poliçeli araç sürücüsü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracının sağ ön kısımları ile kırmızı ışıkta geçip çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davalı sigorta poliçeli araç sürücüsü ...nın sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracı ile meskun mahal gündüz vakti görüş açık trafiğin yoğun seri işlediği bölünmüş yol kavşağına gereken dikkat ve özeni göstermediği, aracının hızını yolun icap ve şartlarına göre uyarlamayıp görüş alanını etkin kontrollü altında bulundurmadığı, kavşağa yaklaştığında istikametine hitaben yanan kırmızı ışıkta durup ışık dönüşümü ve trafik durumu kendi geçişine olanak sağladığı zamanı beklemediği, sağında kendisine hitaben yeşil ışıkta kavşağa giriş yapmış davacı araca rağmen mevcut hızı ile kımızı ışıkta kavşak alanına giriş yapıp kural ihlali yaptığı, bu tavrı nedeni ile yaratmış olduğu tehlikeli ortamda önünü gelen davacı aracına karşı etkisiz kalıp yandan/önden çarpması olayında, dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara uygun araç kullanmamasından dolayı sebebiyet verdiği kazada 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 47/b ve 52/a-b maddelerini ihlal ettiği, kazanın oluşumunda tamamen hatası ile etken olduğu, davacı taraf sürücü ...ın ise sevk ve idaresindeki... plaka sayılı ticari aracı ile gündüz vakti meskun mahal görüşün açık kavşakta kurallara uygun kendine hitaben yanan yeşil ışıkta giriş yapıp yola katılmak isterken, davalı sigorta poliçeli araç sürücüsünün hatası ve kusurundan dolayı kavşakta kırmızı ışığı ihlal edip aracına çarpması olayında kural ihlali görünmediği, kusursuz olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce davacının bakiye zararının bulunup bulunmadığı, varsa ne olduğu hususlarının belirlenmesine yönelik olarak dosyanın otomotiv bilirkişisine tevdi edildiği, otomotiv bilirkişi tarafından düzenlenen 12/01/2024 tarihli raporda, davaya konu kazanın poliçe dönemi içerisinde meydana geldiği, kaza tarihi itibariyle davalı sigortanın sorumluluk limitinin maddi hasarlarda 100.000,00 TL olduğu, davacı aracının dava konusu kaza neticesinde komple ön kısmından hasar aldığı, sürücü ve yolcu hava yastığının açılmış olduğu, onarımının özel serviste yapıldığı, davalı sigorta tarafından atanan ekspertiz tarafından onarım bedelinin kdv dahil 52.637,34 TL olarak belirlendiği, davacı tarafından yaptırılan özel ekspertiz, davalı sigorta tarafından yapılan ekspertiz ve dosya içerisinde bulunan kaza ve hasara ilişkin kayıtlar irdelenerek onarım ve değişimi gereken parçaların belirlendiği, raporda kendisi tarafından tespit edilen parçalar ile diğer ekspertiz raporları arasındaki farklılığın davalı sigorta şirketinin hasar bedeli hesaplamasında değişimi gereken yedek parçalarda yüksek oranda iskonto uygulaması, iskonto uygulanmayan parçaların fiyatının hasar tarihindeki orijinal parçalardan çok düşük olması, davacı tarafın alınan ekspertiz raporunda da ön panjur iç parça adlı parça ile ön panjur çıta olarak geçen parçanın araçta olmadığı, far alt çıtası olarak geçen parçanın sağ ve sol takım olarak tek parça olarak fiyatlanmasına rağmen iki ayrı parça olarak fiyatlandırıldığı, motor yağının değişimine gerektirecek bir işlem yapılmadığı, bazı parçalarda küçük oranda parça fiyat farklılıklarının olduğu,
davalı tarafın ekspertiz raporunda da, ön tampon sağ braketi, ön tampon sol braketi, motor kaput sağ menteşesi, antifiriz ve atf yağının yer almamasından kaynaklandığının tespit edildiği, davalı sigorta şirketi tarafından atanan ekspertiz raporu ve davacı tarafından atanan ekspertiz raporlarında toplam işçilik bedelinin 16.250,00 TL olarak hesaplandığı, bu bedelin aracın onarımının layığı ile yapılması için yeterli olduğu buna göre aracın onarım bedelinin iskontosuz yedek parça, işçilik ve kdv dahil olmak üzere 84.176,56 TL olduğu, kaza tarihi itibariyle aracın piyasa rayicinin 220.000,00 TL olarak tespit edildiği, onarım bedeli piyasa rayicinin %50'sini aşmadığından aracın tamirinin ekonomik olduğu, davalı sigorta tarafından dava öncesinde davacıya 44.607,92 TL ödeme yapıldığı şeklinde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; dava konusu kazada davacı aracının ön kısımlarından hasarlandığı, uyuşmazlığın davacıya davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin yeterli olup olmadığı, varsa davalı sigortanın bakiye zarardan sorumlu olup olmadığı hususlarında olduğu, yerleşik Yargıtay uygulamasına göre gerçek zararın ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle sağlanacağı, orijinal parçalara göre hasar bedelinin belirlenmesi gerektiği, onarım bedeli araç rayicinin %50'sini aşmadığı müddetçe aracın tamirinin ekonomik olduğu, onarım bedelinin aracın rayicinin %50'sini aşması halinde ise aracın tamirinin ekonomik olmadığı, bu halde kaza öncesi serbest piyasa rayici ile kaza sonrası hasarlı haldeki bedeli arasındaki farka göre zararın belirlemesi gerektiği, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunmamasına göre işleten ve haksız fiil faili sürücünün sorumluluğunu üstlenen zmms sigortacısının yedek parçaya ilişkin iskonto uygulama hakkına sahip olmadığı, zmms teminatı kapsamında kalan davacının gerçek zararını gidermesi gerektiği ve ayrıca aracın onarımı yapılsın veya yapılmasın zarar görenin hasar bedelini kdv'si ile birlikte ödemek zorunda olduğu, bu nedenle davacının hasar bedelini kaza tarihi itibariyle serbest piyasa rayiçleri üzerinden orijinal yedek parça, işçilik bedeli ve kdv toplamı ile birlikte talep edilebileceği, ancak bu şekilde gerçek zararın karşılanabileceği, mahkememizce alınan trafik kusur bilirkişi raporuna göre davalı sigortalı araç sürücüsünün kontrollü kavşakta kendisine kırmızı ışık yandığı halde kural ihlali yaptığı, geçiş hakkına sahip olan davacı aracına ön kısmından çarptığı, kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu, davacı sürücüsünün ise kurallara uygun şekilde hareket ettiği, kazanın meydana gelmesinde ve önlenmesinde alabileceği herhang ibir tedbir bulunmadığı, kusurunun bulunmadığı, davalı sigorta tarafından kusur raporuna itiraz edilmiş ise de, mahkememizce dava konusu olayda trafik kusur bilirkişinin kusur değerlendirmesinin meydana gelen kazanın oluş biçimi, kaza tespit tutanağı ve diğer dosya kapsamı ile hakkaniyete uygun görüldüğü, davacının davalı sigortanın sürücüsünün kusuru oranında uğradığı zararı talep edebileceği, otomotiv bilirkişi tarafından davacı aracının onarım bedeli kaza tarihi itibariyle serbest piyasa rayiçlerine göre orijinal yedek parça, kdv, işçilik dahil olmak üzere iskontosuz olarak toplam 84.176,56 TL olarak hesaplandığına göre davacının %100 kusura karşılık olarak bu tutarın tamamını davalıdan talep edebileceği, davalı sigortanın davacıya dava öncesinde hasar bedeline ilişkin olarak 29/09/2022 tarihinde 44.607,92 TL ödeme yaptığı, bu ödemenin belirlenen toplam zarardan mahsup edilmesi gerektiği, buna göre davacının hasar bedeline ilişkin bakiye 39.568,64 TL zararı bulunduğu ve bunu talep edebileceği, davalı sigorta tarafından otomotiv bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de, davacı tarafından alınan ekspertiz raporu ile davalı sigortanın yaptırdığı ekspertiz raporu ve mahkememizce alınan bilirkişi raporu arasındaki farkın onarımı ve değişimi gereken yedek parça sayısı, davalı sigorta tarafından iskonto uygulanması ve kdv hesaplanmamış olmasından kaynaklandığı, dava konusu araçta meydana gelen hasarın niteliği ve boyutu ile yukarıdaki ilkeler dikkate alındığında mahkememizce bilirkişi raporunda kaza tarihi itibariyle yapılan iskontosuz ve kdv'li hesaplamanın hakkaniyete ve yerleşik Yargıtay uygulamasına uygun olduğu, bu nedenle davalı sigortanın daha az hasar bedeli ödenmesi gerektiği konusundaki savunmasının yerleşik Yargıtay uygulaması, meydana gelen hasar, dava konusu aracın niteliği ve özellikleri itibariyle yerinde olmadığı, davacının hasar bedelini kdv'li ve iskontosuz şekilde talep etme hakkının bulunduğu, kaza tarihi olan 04/09/2022 tarihi itibariyle davalı sigortanın maddi hasarlı kazalarda araç başına 100.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olduğu, davalı vekilinin 03/02/2024 tarihli dilekçesinde davacıya dava öncesinde yapıldığı bildirilen 44.607,92 TL hasar bedeli ödemesi dışında ayrıca 17/05/2023 tarihinde 15.000,00 TL ödeme yapıldığı savunulmuş ise de, dosyamız içerisine kazandırılan İzmir... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına göre davalı sigorta tarafından davacıya yapılan 15.000,00 TL' lik ödemenin değer kaybına ilişkin olduğu, bu sebeple bu ödemenin hasar onarım bedelinden mahsubunun olanaklı olmadığı,... plakalı aracın 07/06/2022-07/06/2023 tarihleri arasında ve kaza tarihi itibariyle zmss sigortacısı olan davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limitleri kapsamında kalan davacının bakiye hasar zararından sorumlu olduğu, davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edildiği, davacı vekilinin dava değerini 09/02/2024 tarihinde değer arttırım dilekçesi ile arttırdığı, dilekçenin davalıya usulüne uygun tebliğ edildiği, davalı sigortanın kısmi ödeme yaptığı 29/09/2022 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, davacının bu tarih itibariyle faiz talep edebileceği, dava konusu aracın niteliğine talep edilebilecek faiz türünün avans faiz olduğu, mahkememizce alınan kusur ve otomotiv bilirkişi raporlarının, davacı ve davalı sigorta tarafından yapılan ekspertiz, davacı ve davalı tarafından sunulan kaza ve hasara ilişkin fotoğraf ve kayıtlar ile diğer dosya kapsamını irdelediği, usul ve yasaya uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacı vekili davacının zorunlu arabuluculuk görüşmelerinde kendisini vekille temsil ettirdiğini bu nedenle arabuluculuk aşaması için vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiş ise de, 21/09/2023 tarihinden itibaren yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 16. Maddesi ile 29/05/1957 tarihli 1957/4-6 sayılı İçtihadi Birleştirme Kararının birlikte değerlendirilmesi zorunludur. Hüküm tarihinde yürürlükte olan 2022 yılı AAÜT 16. Maddesinde; "...- (1) 1136 sayılı Kanunun 35/A maddesinde uzlaşmasağlama, arabuluculuk, uzlaştırma ve her türlü sulh anlaşmalarından doğacakavukatlık ücreti uyuşmazlıklarında bu Tarifede yer alan hükümler uyarıncahesaplanacak miktarlar, akdi avukatlık ücretinin asgari değerlerinioluşturur.
(2) Ancak, arabuluculuğun dava şartı olması halinde, arabuluculuk aşamasında avukat aracılığı ile takip edilen işlerdeaşağıdaki hükümler uygulanır:
a) Konusu para olan veya para iledeğerlendirilebilen işlerde avukatlık ücreti; arabuluculuk sonucunda arabuluculukanlaşma belgesinin imzalanması halinde, bu Tarifenin üçüncü kısmına görehesaplanan ücretin dörtte bir fazlası olarak belirlenir. Şu kadar kimiktarı 28.750,00 TL’ye kadar olan arabuluculuk faaliyetlerinde avukatlıkücreti, bu maddenin (c) bendinde yer alan maktu ücretin dörtte bir fazlası olarak belirlenir. Ancak, bu ücret asıl alacağı geçemez.
b) Konusu para olmayan veya para iledeğerlendirilemeyen işlerde avukatlık ücreti; arabuluculuk sonucundaarabuluculuk anlaşma belgesinin imzalanması halinde, bu Tarifenin ikincikısmının ikinci bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre öngörülen maktuücretin dörtte bir fazlası olarak belirlenir.
c) Arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ilesonuçlanması halinde, avukat, 4.600,00 TL maktu ücrete hak kazanır. Ancak,bu ücret asıl alacağı geçemez.
ç) Arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ilesonuçlanması halinde, tarafın aynı vekille dava yoluna gitmesi durumunda müvekkilinavukatına ödeyeceği asgari ücret, (c) bendine göre ödediği maktu ücret mahsup edilerek, bu Tarifeyegöre belirlenir..." düzenlemesi mevcuttur.
Maddenin başlığı Arabuluculuk, uzlaşma ve her türlü sulh anlaşmasında ücret olup, madde de bu faaliyetler sırasında Avukat ile temsil edilme sebebiyle hak kazanılan Avukatlık ücretine ilişkindir. Arabuluculuk sürecinde Avukat ile temsil halinde hüküm tarihine göre 4.600,00 TL ücrete hak kazanıldığı açıktır. Dolayısıyla Avukat ile temsil olunan taraf için bu borç doğmuştur ve yukarıda belirtilen İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu bir yargılama gideridir. Ancak maddenin (ç) bendinde; "...aynı vekille dava yoluna gidilmesi durumunda müvekkilin avukatına ödeyeceği asgari ücret, (c) bendine göre ödediği maktu ücret mahsup edilerek, bu tarifeye göre belirlenir..." hükmü nazara alındığında aynı vekille dava açılıp, temsil edilme halinde eldeki davada olduğu gibi davacı taraf lehine hükmolunan vekalet ücreti içerisinde bu miktarında olduğu kabul edilmelidir. Aksi halde yargılama gideri olarak kabul edilen Avukatlık ücreti (ç) bendi göz ardı edilerek 17.900,00+4.600,00= 22.500,00 TL olacaktır. Halbuki (ç) bendi uyarınca mahsup yapılması zorunlu olduğundan davacı için 17.900,00-4.600,00=13.300,00 TL tarifeye göre dava sırasında temsil, +4.600,00 TL'de arabuluculuk sürecinde aynı vekil ile temsil edildiğinden hak kazanılan yargılama gideri olan avukatlık ücreti 17.900,00 TL'dir. Mahkememizce davacı yararına dava ve duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden vekalet ücreti hüküm altına alınmış olmakla ayrıca arabuluculuk aşaması için 4.600,00 TL vekalet ücreti takdirine gerek olmadığından davacı vekilinin arabuluculuk aşamasına ilişkin olarak vekalet ücreti talebinin reddi ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.(Benzer yöndeki karar için bkz. Yargıtay... H.D'nin 19/04/2022 tarih ve ... karar sayılı ilamı)
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davanın KABULÜ ile 39.568,64 TL'nin 29/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile (davalı sigorta kaza tarihi olan 2022 yılı zmms teminat limitleri ile sınırlı sorumlu olmak kaydı ile) davacıya ÖDENMESİNE,
-
Alınması gerekli 2.702,93 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harç ve 675,00 TL ıslah harcı toplamı 755,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.947,23 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
-
Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvuru harcı, 80,70 TL peşin harç, 675,00 TL ıslah harcı, 2.200,00 TL bilirkişi ücreti, 155,25 TL müzekkere. tebligat. posta giderinden oluşan toplam 3.191,65 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili davacıya ÖDENMESİNE,
-
Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1. 4. maddesi uyarınca takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
-
6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,
-
İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun ... sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. 11. 13. maddesi uyarınca davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
-
Davacının arabuluculuk aşaması için vekalet ücret talebinin REDDİNE,
Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı.28/02/2024
Katip ... Hakim ...
E-İMZA E-İMZA
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57