SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/953 E. 2024/222 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/953

Karar No

2024/222

Karar Tarihi

7 Mart 2024

T.C.

İZMİR

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/953

KARAR NO : 2024/222

DAVA : Alacak (Kooperatif Yönetim Ve Denetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 20/12/2021

KARAR TARİHİ : 07/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Yönetim Ve Denetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili Mahkememize verdiği 20/12/2021 tarihli dava dilekçesinde; davacıların Tasfiye Halinde ...Sanatkarları Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifinin Yönetim kurulu üyesi olduklarını, davalılardan ..., ...ı, .... , ... ve ...'in dava konusu usulsüz harcamaların yapıldığı 2015-2016-2017 yılları ile 01.01.2018-31.05.2018 tarihlerinde Kooperatifin yönetim kurulu üyesi olduklarını, davalılardan ... ve ...'ın da aynı dönemde kooperatifin denetim kurulu üyesi olduklarını, kooperatifin 15.12.2018 tarihinde yapılan 2015-2016-2017 hesap yılı olağan genel kurul toplantısında gündemin 2. Maddesinde eski yönetimin işleyişini denetlemek amacı ile hesap tetkik komisyonu kurulmasına, raporların okunması ve ibraların tetkik komisyonu raporundan sonra görüşülmek üzere bir daha ki genel kurula bırakılmasına oy birliği ile karar verildiğini, aynı genel kurulun gündem 4. Maddesinde hesap tetkik komisyonunun 3 kişiden oluşmasına, 2015-2016-2017 ve 2018 yılı ilk 5 ayı için inceleme yapılmasına, hesap tetkik komisyonunda ..., ... ve...'in seçilmesine karar verildiğini, Hesap tetkik komisyonu raporunda bir çoğu yazar kasa fişleri ile yapılan ilgili kanunlara uymayan harcamalar ve personele verilen ek ödemelerin tespit edildiğini, rapordaki tablolarda da görüleceği üzere; 2015 yılında 31.370,90 TL, 2016 yılında 40.180,00 TL, 2017 yılında 21.528,143 TL ve 2018 yılı ilk 5 ayında 5.145,15 TL olmak üzere toplam 98.224,34 TL harcamanın Kooperatifler ve Vergi Usul Kanununa uymadığını, raporda yönetim kurulu üyelerinin yönetim kurulu toplantılarına katılmadıkları halde huzur hakkı aldıklarının tespit edildiğini, yönetim kurulu toplantısına katılmayan yönetim kurulu üyesinin huzur hakkı alacağı bulunmadığını, raporda davalı yönetim kurulu üyelerinin toplantılara katılmadıkları halde brüt 190.827,90 TL fazla huzur hakkı aldığının tespit edildiğini, raporda ... cihaz kampanyasından 24 taksit ile cep telefonu alındığını, ödemelerinin kooperatif tarafından yapılmasına rağmen bu telefonun demirbaşa kaydedilmediği ve devir teslimde bu telefonun yönetime teslim edilmediğini, bu yolla kooperatifin 3.866,169 TL zarara uğratıldığının tespit edildiğini, raporda kebir defteri ve kasa hareketleri incelendiğinde kooperatif merkezi ve kooperatifin hesap açtığı bankalar birbirlerine uzak olmadığı halde kooperatif kasasında ortalama aylık 2015 yılında 33.370,00 TL, 2016 yılında 20.446,00 TL, 2017 yılında 20.188,00 TL ve 2018 yılının ilk 5 ayında 24.288,00 TL gibi yüklü miktarda sürekli para bulundurulduğu hatta 10.06.2015 tarihinde 100.000,00 TL bankadan çekilip kasa bakiyesinin 108.264,00 TL olduğu, 20.07.2015 tarihine kadar harcamalar yapılıp kasa bakiyesi 65.982,00 TL iken yine bankadan 51.600,00 TL çekilip kasa bakiyesinin 117.582,00 TL olduğu, kasada ihtiyaçtan çok para tutulmasının bu paranın söz konusu dönemlerde yöneticiler tarafından kullanıldığı kanaatinin oluştuğu ve bunun gibi bir çok örneğin olduğu tespiti yapıldığını, rapordan anlaşılacağı üzere davalı yönetim kurulu üyelerinin kullanma yoluyla zimmet suçunu işlediğini, hesap tetkik komisyonu raporunu 06.07.2021 tarihli genel kurulda gündemin 4. Maddesinde üyelere okuduğu ve yapılan oylama sonucunda bu dönemlerde görevde bulunan yönetim ve denetim kurulu üyelerine dava açabilmek için gerekli yetkilerin oy birliği ile verildiğini, davacı tarafça arabulucuya başvurulduğu ancak anlaşmaya varılamadığını, davalıların kanundan doğan yükümlülüklerini kusurları ile ihlal ederek kooperatife vermiş oldukları zararların 1163 sy. Kooperatifler Kanununun 98. Md. yollaması ile TTK 553,554,555 ve 557. Md gereği davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili için sorumluluk davası açma zarureti doğduğunu belirtmiş , davalıların kanundan doğan yükümlülüklerini ihlal ederek kooperatife vermiş oldukları zararların şimdilik 1.000,00 TL'sinin, her bir zararın meydana geldiği tarihten ayrı ayrı ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek dava dışı tasfiye halinde ... Sanatkarları Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili Mahkememize verdiği 03/02/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde; dava dilekçesinin 3. Sayfasında " Hesap tetkik komisyonu, raporunu 06.07.2021 tarihli genel kurulda gündemin 4. Maddesinde üyelere okumuş ve yapılan oylama neticesinde bu dönemlerde görevde bulunan yönetim ve denetim kurulu üyelerine dava açabilmek için gerekli yetkiler oybirliği ile verilmiştir." denildiğini, davanın 3 kişiden oluşan kooperatif yönetim kurulu tarafından açıldığını ancak dava dilekçesinin ekindeki 06.07.2021 tarihli Genel Kurul Toplantı Tutanağının Gündem Maddeleri başlıklı kısmındaki madde 4'ün son cümlesinin "...bu dönemlerde görevde bulunan yönetim ve denetim kurullarına dava açabilmek için mevcut denetim kuruluna oy birliği ile yetki verildi." şeklinde olduğunu, davacıların iddia ettiği gibi dava açma yetkisinin yönetim ve denetim kurullarına değil münhasıran sadece mevcut denetim kuruluna verilmiş olup dava açma hak ve yetkisi bulunmayan mevcut yönetim kurulu tarafından bu dava açıldığından davanın dava şartları eksikliği nedeniyle HMK madde 114,115 gereği esasa girmeden, husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde bahsedilen ve davalılara karşı denetim kuruluna dava açma yetkisi veren 06.07.2021 tarihli Genel Kurul Toplantı Tutanağının 15.12.2018 tarihli Genel Kurul Toplantı Tutanağının başlangıç kısmının "Genel kurul toplantısına başlamadan önce yapılan incelemelerde ; A)Genel Kurul toplantısı ile ilgili duyurunun ..../..../.... Tarihli.....Gazetesinde toplantı yer ve gündemi gösterilerek yapıldığı, ortaklara gündemi içeren çağrı mektuplarının; 04/06/2021 tarihinde 461(dörtyüzaltmışbir) ortağa ŞİRİNYER PTT şubesinden Taahhütlü posta ile ,.... Tarihinde.....(........) ortağa elden imza karşılığı olarak tebliğ edildiği,..' 15.12.2018 tarihinde yapılan Genel Kurul Toplantı Tutanağının giriş kısmında; 'Genel kurul toplantısına başlamadan önce yapılan incelemelerde ; A)Genel Kurul toplantısı ile ilgili duyurunun ..../..../.... Tarihli.....Gazetesinde toplantı yer ve gündemi gösterilerek yapıldığı, ortaklara gündemi içeren çağrı mektuplarının; 12/11/2018 tarihinde 459(dörtyüzellidokuz) ortağa ŞİRİNYER PTT şubesinden Taahhütlü posta ile ,.... Tarihinde.....(........) ortağa elden imza karşılığı olarak tebliğ edildiği,.." şeklinde olduğunu, dava dilekçesi eklerinde yer alan ve yukarıya birebir aynen yazılan tutanak içeriğinden dahi hemen anlaşılacağı üzere bahsedilen genel kurul toplantı tutanaklarının kanuni şartları taşımadığından geçersiz olduğunu, Genel Kurul toplantılarının herhangi bir gazete veya mecrada yayınlanmadığı gibi gündem maddeleri PTT'den dahi taahhütlü mektupla gönderilmediğini, toplantıya katıldığı bildirilen 119 ve 151 ortağın toplantıya katılmadığı , vekaleten katılanların vekalet vermediğini, mevcut yönetimin, kooperatif ortağı ve üyelerinden habersiz kendi aralarında yaptıkları toplantıyla ve oldu bitti ile yönetimi usulsüz olarak ele geçirdiklerini, davacıların dava dilekçesinin 2. Sayfasında yazılı olduğu gibi 15.12.2018 tarihli Genel Kurul Toplantı Tutanağının Gündem Maddeleri başlıklı kısmının 4. Maddesinde hesap tetkik komisyonuna ..., ..., ...in seçildiğinin belirtildiğini, bu seçilen kişilerin 20.02.2019 tarihli Hesap Tetkik Komisyonu Raporu diye adeta ısmarlanmış uydurma bir rapor verdiklerini, hesap tetkik komisyonu diye ismi geçen bu şahısların ünvanı, uzmanlığının belirtilmediği ,neye göre seçildiklerinin ne toplantı tutanağında ne de raporlarında belirtilmediğini, verilen raporun içeriği yanlış ve yanıltıcı olduğu gibi ehliyetli kişiler tarafından hazırlanmadığından bu rapora göre herhangi bir işlem yapılamayacağını, davacı hesap tetkik komisyonunda usulsüz harcamalar olduğunun iddia edildiğini, bu iddiaların asılsız olduğunu, Kooperatifin adında küçük geçmesine rağmen hiçte küçük olmayan 360 dönüm arazi üzerinde 500 dükkan ve 55 sosyal tesis ve dükkandan oluşacak şekilde kurulan ve 550 civarı ortaktan oluşan çok sayıda çalışanı olan büyük bir kooperatif olduğunu, LPG'li aracın kooperatif adına olmayabileceğini ancak kooperatifin SGK'lı olarak daimi çalışanlarından ... ' nin kooperatifin bazı dış ve takibi gereken resmi mercilerdeki işlerine kendi aracı ile gittiğini, bu aracın LPG yakıt ücretinin kooperatif bütçesinden ödendiğini, ... ' nin kooperatif işi için gideceği yere otobüsle gitse çok geç işine geri döneceğini, taksi kullansa daha pahalıya geleceğini, o zamanlar çok ucuz bir yakıt olan LPG masrafı verilerek kendi arabası için ayrıca bir ücret almayarak kooperatif dış işlerine gittiğini, son derece büyük yüzlerce dönüm arazinin üzerine kurulan kooperatifte sokakların ve çevre düzenlenmesi, aydınlatma ve alt yapının tamamlanması, güvenliğin sağlanması ve sair tüm hizmetlerin mümkün mertebe kooperatif bütçesinden değil kamudan sağlanmaya çalışıldığını, örneğin güvenlik için önceden çok sayıda kişi çalışırken bu sayının azaltıldığını, Belediye ve Emniyet ve diğer kamu kurumlarından yeni kurulan kooperatif alanına etkin ve hızlı hizmet alabilmek için iyi ilişkiler kurulmaya çalışıldığını, bu kapsamda kamu kurum temsilcilerine açılışlarda ve özel günlerde çiçek ve sair küçük hediyeler alındığını, vakıflara kooperatif bütçesine göre son derece küçük bağışlar yapıldığını, yine önemli olup aynı zamanda kooperatife fayda sağlayan ve sağlayacak kişilere yemek, pasta ve ağırlama gibi temsil masrafları yapıldığını, bu harcamalarda her zaman kooperatifin menfaatinin gözetildiğini, haram helal olgusuna dikkat edilerek şahsi harcamaların kooperatife yüklenmediğini, aradan 4 ile 7 yıl gibi bir süre geçtiği ve kooperatif defterleri elde olmadığından genel bilgiler verildiğini, kooperatif adına yapılan tüm harcamalarında defterlere işlendiğini, çalışanlar arasında doğum ve evlenme gibi hadiselerde küçük altın alındığını,yine karar alınarak çalışanlara bayram ikramiyesi verildiğini, ilgili mevzuatta ve kanunda yönetim kurulu üyelerinin maaş veya huzur hakkı alabileceği düzenlenmiş olup, somut olayda alınan Genel Kurul kararı ile, Kooperatifte yöneticilere maaş ödenmekte olup, haksız ve hukuka aykırı olarak, yöneticilere " Huzur hakkı " kalemi olarak bir ödeme yapılmadığını, alan yönetim kurulu üyelerinin toplantılara katıldıklarını, davacıların iddialarına konu Huzur hakkının ise, yönetim kurulu üyelerine yapılan toplantılara katılım sağlarken harcadıkları zaman neticesinde bir anlamda temsil karşılığı, öte yandan da toplantıların düzenli icrası adına teşvik niteliğinde bir ödeme olup, somut olayda yöneticilere "huzur hakkı" değil maaş ödeneceği Genel kurul kararı ile kararlaştırıldığından ve maaş-ücret ödenmesinde ise toplantılara katılımın şart olmadığıno, ücret veya maaşın yönetim kurulu üyelerine hizmet, sorumluluk ve başarılarına karşılık verilen günlük, aylık ve yıllık gibi bir zaman ölçüsüne göre hesap ve tespit edilen bir miktar olabileceği gibi, ikramiye, kazanç payına katılma şeklinde de tespit edilebileceğini, Kooperatif işlerini takip için çalışanlara cep telefonu alındığı ve verildiğini, bu telefonlar için ayrıca bir ödeme yapılmadığını, bunların bedellerinin aylık faturaya yansıtılarak fatura ödemesi içinde yapıldığını, bu nedenle ayrıca telefon demirbaş ödemesi olarak gösterilmediğini, telefonlara ait fatura ödemelerinin defterlere işlendiğini, Kooperatif çalışanlarına aylık 40-50.000,00-TL gibi " ücret" ödemesi yapılmakta olup, bu maaş ve ücretler ile kooperatifin acil harici giderleri için de sürekli kasada bir miktar nakit bulundurmak gerektiğini, kasada gereğinden fazla para bulundurulduğu iddiasının da bu nedenle yerinde olmadığını, makina mühendisi olan davalı ile diğer davalıların firma sahibi olarak maddi durumu iyi olduğu gibi kooperatifin parasını kullanmaya tenezzül edecek bir yapıda olmadıklarını, bankadan çekilen paraların kooperatif kasasında makul sürede tutulup kooperatif işleri için kullanıldığını, dava açmaya dahi yetkisi olmayan davacıların husumetle hareket edip hepsi kayıtlı ve yerli yerinde kooperatif menfatine yapılan harcamalarda adeta cımbızla hata arayarak boş yere davalıları suçladıkları belirtilerek, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, esasa girilirse esastan da reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Diğer davalılar vekili Mahkememize verdiği 16/03/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde; dava dilekçesinin 3. Sayfasında "Hesap tetkik komisyonu, raporunu 06.07.2021 tarihli genel kurulda gündemin 4. Maddesinde üyelere okumuş ve yapılan oylama neticesinde bu dönemlerde görevde bulunan yönetim ve denetim kurulu üyelerine dava açabilmek için gerekli yetkiler oybirliği ile verilmiştir." denildiğini, davanın 3 kişiden oluşan kooperatif yönetim kurulu tarafından açıldığını ancak dava dilekçesinin ekindeki 06.07.2021 tarihli Genel Kurul Toplantı Tutanağının Gündem Maddeleri başlıklı kısmındaki madde 4'ün son cümlesinin"...bu dönemlerde görevde bulunan yönetim ve denetim kurullarına dava açabilmek için mevcut denetim kuruluna oy birliği ile yetki verildi." şeklinde olduğunu, davacıların iddia ettiği gibi dava açma yetkisinin yönetim ve denetim kurullarına değil münhasıran sadece mevcut denetim kuruluna verilmiş olup dava açma hak ve yetkisi bulunmayan mevcut yönetim kurulu tarafından bu dava açıldığından davanın dava şartları eksikliği nedeniyle HMK madde 114,115 gereği esasa girmeden, husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde bahsedilen ve davalılara karşı denetim kuruluna dava açma yetkisi veren 06.07.2021 tarihli Genel Kurul Toplantı Tutanağının 15.12.2018 tarihli Genel Kurul Toplantı Tutanağının başlangıç kısmının "Genel kurul toplantısına başlamadan önce yapılan incelemelerde; A)Genel Kurul toplantısı ile ilgili duyurunun ..../..../.... Tarihli.....Gazetesinde toplantı yer ve gündemi gösterilerek yapıldığı, ortaklara gündemi içeren çağrı mektuplarının; 04/06/2021 tarihinde 461(dörtyüzaltmışbir) ortağa ŞİRİNYER PTT şubesinden Taahhütlü posta ile ,.... Tarihinde.....(........) ortağa elden imza karşılığı olarak tebliğ edildiği,..' 15.12.2018 tarihinde yapılan Genel Kurul Toplantı Tutanağının giriş kısmında; 'Genel kurul toplantısına başlamadan önce yapılan incelemelerde ;A)Genel Kurul toplantısı ile ilgili duyurunun ..../..../.... Tarihli.....Gazetesinde toplantı yer ve gündemi gösterilerek yapıldığı, ortaklara gündemi içeren çağrı mektuplarının; 12/11/2018 tarihinde 459(dörtyüzellidokuz) ortağa ŞİRİNYER PTT şubesinden Taahhütlü posta ile ,.... Tarihinde.....(........) ortağa elden imza karşılığı olarak tebliğ edildiği,.." şeklinde olduğunu, dava dilekçesi eklerinde yer alan ve yukarıya birebir aynen yazılan tutanak içeriğinden dahi hemen anlaşılacağı üzere bahsedilen genel kurul toplantı tutanaklarının kanuni şartları taşımadığından geçersiz olduğunu,Genel Kurul toplantılarının herhangi bir gazete veya mecrada yayınlanmadığı gibi gündem maddelerinin PTT'den dahi taahhütlü mektupla gönderilmediğini, toplantıya katıldığı bildirilen 119 ve 151 ortağın toplantıya katılmadığını, vekaleten katılanların vekalet vermediğini, mevcut yönetimin, kooperatif ortağı ve üyelerinden habersiz kendi aralarında yaptıkları toplantıyla ve oldu bitti ile yönetimi usulsüz olarak ele geçirdiklerini, davacıların dava dilekçesinin 2. Sayfasında yazılı olduğu gibi 15.12.2018 tarihli Genel Kurul Toplantı Tutanağının Gündem Maddeleri başlıklı kısmının 4. Maddesinde hesap tetkik komisyonuna ...,..., ...'in seçildiğinin belirtildiğini, bu seçilen kişilerin 20.02.2019 tarihli Hesap Tetkik Komisyonu Raporu diye adeta ısmarlanmış uydurma bir rapor verdiklerini, hesap tetkik komisyonu diye ismi geçen bu şahısların ünvanı, uzmanlığının belirtilmediğini, neye göre seçildiklerinin ne toplantı tutanağında ne de raporlarında belirtilmediğini, verilen raporun içeriği yanlış ve yanıltıcı olduğu gibi ehliyetli kişiler tarafından hazırlanmadığından bu rapora göre herhangi bir işlem yapılamayacağını, davacı tarafça hesap tetkik komisyonunda usulsüz harcamalar olduğunun iddia edildiğini, bu iddiaların asılsız olduğunu, Kooperatifin adında küçük geçmesine rağmen hiçte küçük olmayan 360 dönüm arazi üzerinde 500 dükkan ve 55 sosyal tesis ve dükkandan oluşacak şekilde kurulan ve 550 civarı ortaktan oluşan çok sayıda çalışanı olan büyük bir kooperatif olduğunu, LPG'li aracın kooperatif adına olmayabileceğini ancak kooperatifin SGK'lı olarak daimi çalışanlarından ... ' nin kooperatifin bazı dış ve takibi gereken resmi mercilerdeki işlerine kendi aracı ile gittiğini, bu aracın LPG yakıt ücretinin kooperatif bütçesinden ödendiğini, ... ' nin kooperatif işi için gideceği yere otobüsle gitse çok geç işine geri döneceğini, taksi kullansa daha pahalıya geleceğini, o zamanlar çok ucuz bir yakıt olan LPG masrafı verilerek kendi arabası için ayrıca bir ücret almayarak kooperatif dış işlerine gittiğini, son derece büyük yüzlerce dönüm arazinin üzerine kurulan kooperatifte sokakların ve çevre düzenlenmesi, aydınlatma ve alt yapının tamamlanması, güvenliğin sağlanması ve sair tüm hizmetlerin mümkün mertebe kooperatif bütçesinden değil kamudan sağlanmaya çalışıldığını, örneğin güvenlik için önceden çok sayıda kişi çalışırken bu sayının azaltıldığını, Belediye ve Emniyet ve diğer kamu kurumlarından yeni kurulan kooperatif alanına etkin ve hızlı hizmet alabilmek için iyi ilişkiler kurulmaya çalışıldığını, bu kapsamda kamu kurum temsilcilerine açılışlarda ve özel günlerde çiçek ve sair küçük hediyeler alındığını, vakıflara kooperatif bütçesine göre son derece küçük bağışlar yapıldığını, yine önemli olup aynı zamanda kooperatife fayda sağlayan ve sağlayacak kişilere yemek, pasta ve ağırlama gibi temsil masrafları yapıldığını, bu harcamalarda her zaman kooperatifin menfaatinin gözetildiğini, haram helal olgusuna dikkat edilerek şahsi harcamaların kooperatife yüklenmediğini, aradan 4 ile 7 yıl gibi bir süre geçtiği ve kooperatif defterleri elde olmadığından genel bilgiler verildiğini, kooperatif adına yapılan tüm harcamalarında defterlere işlendiğini, çalışanlar arasında doğum ve evlenme gibi hadiselerde küçük altın alındığını ,yine karar alınarak çalışanlara bayram ikramiyesi verildiğini, ilgili mevzuatta ve kanunda yönetim kurulu üyelerinin maaş veya huzur hakkı alabileceğinin düzenlenmiş olup, somut olayda alınan Genel Kurul kararı ile, Kooperatifte yöneticilere maaş ödenmekte olup, haksız ve hukuka aykırı olarak, yöneticilere " Huzur hakkı " kalemi olarak bir ödeme yapılmadığını, alan yönetim kurulu üyelerinin toplantılara katıldıklarını, davacıların iddialarına konu Huzur hakkının ise, yönetim kurulu üyelerine yapılan toplantılara katılım sağlarken harcadıkları zaman neticesinde bir anlamda temsil karşılığı, öte yandan da toplantıların düzenli icrası adına teşvik niteliğinde bir ödeme olup, somut olayda yöneticilere "huzur hakkı" değil maaş ödeneceği Genel kurul kararı ile kararlaştırıldığından ve maaş-ücret ödenmesinde ise toplantılara katılımın şart olmadığını, ücret veya maaşın yönetim kurulu üyelerine hizmet, sorumluluk ve başarılarına karşılık verilen günlük, aylık ve yıllık gibi bir zaman ölçüsüne göre hesap ve tespit edilen bir miktar olabileceği gibi, ikramiye, kazanç payına katılma şeklinde de tespit edilebileceğini, Kooperatif işlerini takip için bir adet kampanyalı cep telefonu alındığını, bu telefon makinası için ayrıca bir ödeme yapılmadığını, makina bedelinin aylık konuşma faturası içinde yer aldığını, tüm faturaların kayıtlara geçtiğini, telefon ömrünü tamamlayıp arıza verince ve tamir gideri tamire değmez şekilde yüksek olunca bu makinanın hurda demirbaşlar arasında yeni yönetime teslim edildiğini, kayıt altına alınmadan yeni yönetime ekonomik ömrünü tamamlamış demirbaşlar teslim edilmiş olup bu telefon makinesi ile beraber kayıtsız olarak masa, sandalye, yazıcı, bilgisayar, telsizler ve benzeri eşyaların teslim edildiğini, Kooperatif son derece büyük olduğundan personel giderleri, temsil-ağırlama, sigorta, muhtasar, muhasebe giderleri, büro kirası, hukuki masraflar gibi belirli ve belirli olmayan aniden çıkan ihtiyaçlara binaen kooperatif kasasında belli miktarda paranın bulunması zaruri olduğunu, sürekli giderler olduğundan çalışanlarına aylık 40-50.000,00-TL gibi " ücret" ödemesi yapılmakta olup, bu maaş ve ücretler ile kooperatifin acil harici giderleri için de sürekli kasada bir miktar nakit bulundurmak gerektiğini, bulundurulan paranın da kısa sürede harcandığı ve kayıtlara geçtiğinin görüleceğini, kasada gereğinden fazla para bulundurulduğu iddiasının da bu nedenle yerinde olmadığını, Kooperatifin kuruluş aşamasından bu güne harcamalarının giderek azaldığını, geçmişte daha çok gideri varken bugün tasfiye halinde olduğundan daha az gideri olduğunu, dava dilekçesinde yer almasa da Hesap Tetkik Komisyonu 'Av....e dava sonuçlanmadan 25.000,00-TL avukatlık ücreti ödendiği' iddiasında bulunduğunu, Av.... ' in 1.500,000,00-TL değerinde vergi davası açtığı ve davayı kazanınca bu 25.000,00-TL yi aldığını, dava bedelinin % 10'u olan 150.000,00-TL avukatlık ücreti alabileceği ancak davalıların kooperatif lehine sözleşme yaptığını, çok daha az avukatlık ücretinin hükümden sonra avukata ödendiğini, bu dava ile kesinleşmiş kooperatif 1.500,000,00-TL vergi ödemekten kurtulduğunu, dava açmaya dahi yetkisi olmayan davacıların husumetle hareket edip hepsi kayıtlı ve yerli yerinde kooperatif menfatine yapılan harcamalarda adeta cımbızla hata arayarak boş yere davalıları suçladıklarını belirtmiş , davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, esasa girilirse esastan da reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalıların yönetim ve denetim kurulu üyeleri olarak kanundan doğan yükümlülüklerini ihlal edip etmedikleri, etmişler ise bundan bir zarar doğup doğmadığı, doğmuş ise zarar miktarının belirlenmesine yönelik davacı kooperatif kayıt ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan 30/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda; dava, davacı ... ...Sanatkarları Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi’nin yönetim ve denetim kurullarında görev yapan davalıların, usulsüz harcamalar ve kasada gerektiğinden daha fazla para bulundurmak suretiyle, adı geçen kooperatifi zarara uğrattıkları iddiasına dayandığı , 08.03.2014 tarihinde yapılan 2013 yılı olağan genel kurul toplantısında 2 yıl görev yapmak üzere seçilen yönetim ve denetim kurulu üyeleri olan davalılardan, ... (başkan), ..., ..., ... ve ...’nin Yönetim Kurulunda, ... ve ...’in ise Denetim Kurulunda görev yaptıklarının tespit edildiği, Genel kurul kararı gereğince, yönetim ve denetim kurullarındaki görevleri 08.03.2016 tarihinde dolan davalıların, 08.03.2016 ile 05.06.2018 tarihleri arasında yetkisiz olarak görevlerini sürdürüp, kooperatifi temsil ve ilzam etmeye devam ettiği, Kooperatifler Kanunu (mad:42) ve Ana Sözleşme (mad:48) hükümlerine göre yönetim kurulu üyelerinin, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan müteselsilen sorumlu oldukları , Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluktan kurtulmasının, zararı oluşturan fiilde kusurlu olmadıklarını ispat etmeleri ile mümkün olduğu, 2014 yılına ait olağan genel kurul toplantısının 10.06.2015 tarihinde yapıldığı ve anılan yılın faaliyet ve hesapları ibra edilmiş ise de, 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ait olağan genel kurul toplantıları zamanında yapılmadığı, bunun üzerine 05.06.2018 tarihinde olağanüstü bir genel kurul yapılıp, yeni yönetim ve denetim kurullarının oluşturulması suretiyle, davalıların görevlerine son verildiği, zamanında yapılmayan 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ait olağan genel kurul toplantıları, birleştirilerek 15.12.2018 tarihinde yapıldığı ve anılan yılların faaliyet ve hesapları ibra edilmediği , bu nedenle davalıların, 2015/Ocak ile 2018/Mayıs aylarını kapsayan dönemdeki faaliyetleri nedeniyle sorumlu tutulduğu, usulsüz gider kayıtları ile ilgili olarak, gerekçeleri “İnceleme, Tespit ve Değerlendirme-ler” bölümünde açıklandığı üzere, a) Yemek/ikram giderleri nedeniyle 18.555,05 TL, b) Çiçek/çelenk giderleri nedeniyle 1.425,00 TL, c) Tekel (sigara) giderleri nedeniyle 20,00 TL, d) Takı giderleri nedeniyle 3.240,00 TL, e) Bağış giderleri nedeniyle 300,00 TL, olmak üzere toplam 23.540,05 TL zarara uğratıldığının tespit edildiği, bu zarardan, yönetim kurulu üyesi davalıların müteselsil olarak sorumlu olduğu, zararın oluşmasında ihmali olan denetim kurulu üyesi davalıların da, sözü edilen kooperatif zararından sorumlu tutulabileceği, LPG giderlerinin, kooperatife ait işlerin takibinde kullanılan personele ait araç ile ilgili olduğu; ticari taksi yerine, kooperatif personeline ait aracının kullanılmasıyla büyük bir tasarruf sağlandığının iddia edildiği, bu iddianın ispatlanması halinde, LPG gideri olarak ödenen 1.240,00 TL’nin, kooperatif zararı olarak kabul edilmesi mümkün olmayacağı, aksi takdirde (ispatlanamaması) YPG giderlerinin de kooperatif zararı olarak kabul edilmesi gerekeceği, delillerin nihai takdiri mahkemeye ait olmak üzere, fiş yerine fatura alınmaması; Yönetim Kurulunca görüşülüp, karara bağlanmaması ve gider belgesinde ilgili personelin imzasının bulunmaması gibi nedenlerle, mevcut belgelerin, LPG alımının kooperatifle ilgili olduğunun kabulü için yeterli olmadığının düşünüldüğü, davanın dayanağı olan Hesap Tetkik Komisyonunun raporunda, ücret bordrolarındaki ek ücretlerin usulsüz ödeme olarak nitelendirildiği, yapılan incelemede ise, ücret bordrolarındaki ek ücretlerin hafta tatili, genel tatil ve fazla çalışma ücreti gibi ücret eklentileri olduğu sonucuna varıldığı, davacı kooperatifin bu konuda zarara uğratılıp, uğratılmadığının tespit edilebilmesi için 2015/Ocak ile 2018/Mayıs aylarını kapsayan döneme ait tüm ücret bordrolarının ibraz edilmesi gerektiği ancak taleplerine rağmen sadece 2017/Haziran, Ekim ve Aralık ayları ile 2018/Nisan ve Mayıs aylarına ait ücret bordroları ibraz edilebildiğinden, belirtilen konuda bir tespit ve değerlendirme yapılamadığı, Hesap Tetkik Komisyonunun raporundan, ikramiye adı altında yapılan ödemeler nedeniyle davacı kooperatifin 17.143,00 TL zarara uğratıldığının iddia edildiği, ikramiye, zorunlu olmayan ancak personeli motive etmek amacıyla yapılan bir ödeme türü olup, keyfi değil, genel kurulun iradesine uygun olması gerektiği, ibraz edilebilen ücret bordrolarından, Genel Kurulun böyle bir iradesinin bulunmamasına rağmen, 2017/Haziran ve Ekim ayları ile 2018/Mayıs ayındaki ikramiye ödemeleri ile kooperatifin 5.620,00 TL zarara uğratıldığı sonucuna varıldığı, Hesap Tetkik Komisyonu raporunda, yönetim kurulu toplantılarına katılmayan yönetim kurulu üyelerine de tam ödeme yapılarak, davacı kooperatifin 190.827,90 TL zarara uğratıldığı belirtilmiş ise de, Genel Kurulca, yönetim kurulu üyelerine ödenecek huzur hakları aylık olarak belirlendiğinden, Hesap Tetkik Komisyonunun bu yorumunun isabetli olmadığı sonucuna varıldığı, üstelik bu tür ödemelerin yoğunlaştığı 2015 yılında, yönetim gideri olarak ayrılan ödenek miktarının da aşılmadığı, 08.03.2014 tarihinde yapılan genel kurulda 2 yıl görev yapmak üzere seçilen yönetim ve denetim kurulu üyelerinin görevlerinin hukuken 08.03.2016 tarihinde son erdiği, buna rağmen, en kısa zamanda genel kurul yaparak yeniden seçim yapılmasını temin etmekle yükümlü olan davalıların, hukuken yetkisiz oldukları halde, 05.06.2018 tarihinde yapılan genel kurula kadar görevlerini sürdürüp, huzur hakkı almaya devam ettikleri, bu nedenle 2016/Mart ile 2018/Mayıs aylarını kapsayan dönemde yapılan huzur hakkı ödemelerinin usulsüz olarak nitelendirilebileceğinin düşünüldüğü, Kooperatif personelinin kullanması için 2016 yılının Nisan ve Mayıs aylarında mobil telefon cihazı alındığının anlaşıldığı, normal şartlarda bu telefon cihazının, Demirbaş Defterine kaydedilip, 05.06.2018 tarihinde seçilen yönetim kurulu üyelerine bir tutanakla teslim edilmesi gerektiği, sözü edilen telefon cihazının yeni yöneticilere teslim edildiğini gösteren bulgulara rastlanmadığı, aksi (telefon cihazının yeni yöneticilere teslim edildiği) kanıtlanmadığı takdirde, cihaz bedelinin (3.866,16 TL) davalılardan talep edilebileceği sonucuna varıldığı, kasada gerektiğinden daha fazla para bulundurulup, en azından vadeli mevduat hesabında muhafaza edilmemesi suretiyle de davacı kooperatifin zarara uğratıldığı iddia edildiği, bu kapsamda davacı kooperatifin uğradığı gelir kaybı 2.025,57 TL olarak hesap ve tespit edildiği ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.

Dinlenen tanık ... davacı kooperatifte sigortalı işçi olarak 2002 yılından 2016 yılına kadar çalıştığını , kooperatif tasfiye edildiği için işten çıktığını , kooperatif ile arasında herhangi bir dava bulunmadığını , kooperatifte şoför olarak görevli olduğunu ayrıca bazı zamanlar bahçıvana da yardım ettiğini , 2015 yılında kooperatifin tasfiye halinde olduğunu ve kooperatife ait 55 adet dükkanın satışı ile ilgili çeşitli yerlere gidip gelme ihtiyacı bulunduğunu , bu ihtiyaçları gidermek için kooperatife ait araç yeterli gelmediği için kendisine ait ... plaka sayılı aracı kooperatif işlerinde kullandıklarını , bu şekildeki kullanımı kooperatif yönetiminin istediğini , kooperatif yönetiminin talimatı doğrultusunda adına kayıtlı aracın kooperatif işinde kullanıldığını , aracını kooperatif işlerinde 1-1,5 ay kadar süre kullandığını , kullandığı süre içerisinde aracın akaryakıt masraflarını kooperatifin karşıladığını , aldığı akaryakıt ile ilgili fiş alıp bu fişi kooperatife ibraz ettiğini ve fiş karşılığı kendisine ödeme yapıldığını , söz konusu ödeme miktarının 1.000,00 ile 1.100,00 TL civarında olduğunu beyan etmiştir.

Taraflarca rapora itiraz edildiğinden itirazlar doğrultusunda kooperatif kayıt ve belgeleri yerinde incelenerek ek rapor düzenlenmesi için dosya yeniden bilirkişiye tevdi edilmiş, alınan 08/09/2023 tarihli ek raporda; Yönetim Kurulu, zorunlu olmadığı halde, 2015 yılında ...’a 3.400,00 TL, ...’ye 1.900,00 TL; 2016 yılında...’a 3.740,00 TL, ...’ye 2.090,00 TL net ücret ödenmesi yönünde karar aldığı ancak yevmiye kayıtlarından anılan yıllar için belirlenen rakamın üzerinde ödeme yapıldığı anlaşıldığı, delillerin nihai takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, yönetim kurulu kararlarına göre, 2015 yılında 27.231,85 TL (Hesap Tetkik Komisyonunun raporundaki rakam 16.812,54 TL’dir); 2016 yılında 15.138,57 TL fazla ödeme yapılmasının söz konusu olduğu, davacı tarafa göre, istihdam edilen personele, yönetim kurulu kararına dayanmaksızın ikramiye ödenmekle kooperatif zarara uğratıldığı, ikramiyenin niteliği ile ilgili tespit ve değerlendirmelerin takdirinin mahkemeye ait olmak üzere, yönetim kurulu kararı ya da genel kurul kararı olmaksızın yapılan ödemelerin tutarının 22.443,00 TL olarak hesap ve tespit edildiği, davalıların, görev sürelerinin dolmasına rağmen uzun süre genel kurul yapmamak ya da yapamamak suretiyle görevlerine fiilen devam ettikleri ve huzur hakkı aldıklarının anlaşıldığı, bu şekilde ödenen huzur haklarının tutarının 476.303,09 TL olduğu, bu süreçte huzur hakkı ödenmesinin usulsüz olup, olmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu, davalılar vekilinin itirazlarının, 30.09.2022 tarihli kök rapordaki tespit ve değerlendirmelerinin sonuçlarını değiştirecek nitelikte olmadığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.

Davanın yönetim kurulu üyeleri tarafından verilen vekaletnameler ile açıldığı , davalı kooperatifin ana sözleşmesinin 36/4 maddesinde davanın kooperatif denetçileri tarafından açılması gerektiği hususunun düzenlendiği belirtildiğinden Mahkememizin 01/12/2022 tarihli celsesinde davacı vekiline denetim kurulu üyelerinden alınacak vekaletnameyi ibraz etmek üzere 2 haftalık süre verilmiş , davacı tarafça verilen süre içerisinde vekaletnameler sunulmadığından Mahkememizin 02/11/2023 tarihli celsesinde bu kez davacı vekiline denetim kurulu üyelerinden alınacak vekaletnameyi ibraz etmek üzere 4 haftalık kesin süre verilmiş , davacı vekili verilen kesin süre içerisinde ilgili vekaletnameleri ibraz etmiştir.

Davacılar vekili Mahkememize verdiği 26/12/2023 tarihli ıslah dilekçesinde; 20.12.2021 tarihli dava dilekçelerinde, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere, 1.000,00.TL. talep ettiklerini, bu taleplerini fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 563.336,56.TL. artırdıklarını belirtmiş , fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 564.336,56.TL.alacağın(zararın) meydana geldiği tarihten itibaren ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İzmir C. Başsavcılığı ' nın ... soruşturma sayılı evrakın incelemesinde; şikayetçilerin ..., ..., ..., şüphelilerin ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ..., suçun görevi kötüye kullanma, kullanma yoluyla zimmet ve güveni kötüye kullanma olduğu, 23/02/2022 tarihinde şüphelilerin üzerlerine atılı bulunan suçu işlediklerine dair soyut iddiadan başka haklarında kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemediğinden bahisle CMK ' nun 172/1 maddesi gereğince kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği , karara itiraz edildiği , itiraz üzerine İzmir... Sulh Ceza Hakimliği ' nce itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir.

Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda ; davacı tarafça, davacı kooperatifin 2015-2016-2017 yılları ile 01.01.2018-31.05.2018 tarihlerinde yönetim kurulu ve denetim kurulu üyesi olan davalıların kooperatifi zarara uğrattıklarından bahisle oluşan zararın tahsiline yönelik olarak davalılar hakkında Mahkememize dava açıldığı, davanın kooperatif yöneticilerin sorumluğuna yönelik dava niteliğinde olduğu, tazminat davasının açılması için davacı kooperatifin 06/07/2021 tarihli genel kurulda gündemin 4. Maddesi davalı yönetim ve denetim kurulu üyelerine dava açabilmek için karar alındığı, alınan karar doğrultusunda eldeki davanın açıldığı başlangıçta davanın yönetim kurulu üyelerinden alınan vekaletname ile açıldığı ancak daha sonra denetçilerden de vekaletname alınarak usulü eksikliğin giderilmiş olduğu,

Davalılar ... , ..., ..., ... ve ...’nin 08.03.2014 tarihinde yapılan 2013 yılı olağan genel kurul toplantısında 2 yıl görev yapmak üzere yönetim kurulu üyesi olarak davalılar... ve ...’in ise Denetim Kurulu üyesi olarak seçildikleri , genel kurul kararı gereğince, yönetim ve denetim kurullarındaki görevleri 08.03.2016 tarihinde dolan davalıların, 08.03.2016 ile 05.06.2018 tarihleri arasında kooperatifi temsil ve ilzam etmeye devam ettiği, Kooperatifler Kanunu (mad:42) ve Ana Sözleşme (mad:48) hükümlerine göre yönetim kurulu üyelerinin, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan müteselsilen sorumlu oldukları , yönetim kurulu üyelerinin sorumluluktan kurtulmasının, zararı oluşturan fiilde kusurlu olmadıklarını ispat etmeleri ile mümkün olduğu, denetçilerin de , Yasa ve Ana Sözleşme ile kendilerine yüklenen görevleri yerine getirmekle yükümlü oldukları , Ana Sözleşmenin 55. maddesinin, “Denetim kurulu üyeleri, kanun ve anasözleşme ile kendilerine yükletilen görevleri hiç veya gereği gibi yapmamalarından doğan zararlardan dolayı kusursuz olduklarını ispat etmedikçe müteselsilen sorumludurlar” hükmünü içerdiği ,

2014 yılına ait olağan genel kurul toplantısının 10.06.2015 tarihinde yapıldığı ve anılan yılın faaliyet ve hesaplarının ibra edildiği ancak 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ait olağan genel kurul toplantılarının zamanında yapılmadığı, bunun üzerine 05.06.2018 tarihinde olağanüstü bir genel kurul yapılıp, yeni yönetim ve denetim kurullarının oluşturulması suretiyle, davalıların görevlerine son verildiği, zamanında yapılmayan 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ait olağan genel kurul toplantıları, birleştirilerek 15.12.2018 tarihinde yapıldığı ve anılan yılların faaliyet ve hesaplarının ibra edilmediği , bu nedenle davalıların, 2015/Ocak ile 2018/Mayıs aylarını kapsayan dönemdeki faaliyetleri nedeniyle sorumlu tutulduğu,

Davacı tarafça dava dilekçesinde muhtelif harcamaların usulsüz olduğunun iddia edildiği , temsil ve ağırlama gideri kapsamında olduğu belirlenen harcamalardan 2015, 2016 ve 2017 yıllarının tamamı ile 2018 yılının ilk 5 aylık döneminde yemek bedeli olarak 23.555,05 TL harcama yapıldığı , Ana Sözleşmenin 23. maddesine göre, kooperatif adına yapılacak harcamaların, Genel Kurulun onayından geçmiş bütçelere uygun olarak yapılması gerektiği , kooperatif kayıtlarının incelemesinde, 2015 yılı için bir tahmini bütçe hazırlanıp, Genel Kurulun onayına sunulduğu ve kabul edildiği; temsil ve ağırlama gideri olarak 5.000,00 TL ödenek konulduğunun görüldüğü ancak 2016, 2017 ve 2018 yılları için bir bütçe hazırlanıp, genel kurulun onayına sunulmadığı , bu haliyle,2015 yılında Genel Kurulun kabul ettiği miktarın (5.000,00 TL) üzerindeki temsil ve ağırlama giderleri (7.420,37 TL – 5.000,00 TL = 2.420,37 TL) ile, 2016, 2017 ve 2018 yıllarında, yasal dayanağı (bütçe) olmadan, Yönetim Kurulunun iradesi ile yapılan temsil ve ağırlama giderleri (7.951,93 TL + 7.385,75 TL + 797,00 TL = 16.134,68 TL), nedeniyle kooperatifin 18.555,05 TL zarara uğratıldığı, LPG giderleri kapsamında sadece 2015 yılında harcama yapıldığı tutarının 1.240,00 TL olduğu , Kooperatif personeli ...’nin, kooperatife ait işler için muhtelif yerlere gidip, geldiği; bu gidiş/gelişlerde kendi aracını kullandığı; aracın sadece yakıt (LPG) giderinin kooperatif tarafından karşılandığı , 2015 yılına ait tahmini bütçeye seyahat gideri olarak 2.000,00 TL ödenek konulduğu , seyahat giderinin, yol gideri olarak nitelendirilebileceği ancak kooperatif adına kayıtlı olmayan bir aracın kooperatife ait işlerin görülmesinde kullanılıyor ve bunun için yakıt alınıyorsa, sadece yakıt fişinin / faturasının alınması ile yetinilmeyip, bu şekilde araç kullanımının ve görevli olarak gönderilen yerlerin kayıt altına alınması gerektiği , bunlar ihmal edildiği gibi bu konuda Genel Kurulun açıkça bilgilendirilmediği ve onayının alınmadığı , bu kalemden davacı zararının 1.240,00 TL olduğu ,çiçek giderleri kapsamında , çiçek bedeli olarak 2015 yılında 275,00 TL, 2016 yılında 400,00 TL, 2017 yılında 750,00 TL olmak üzere toplam 1.425,00 TL harcama yapıldığı , 2015 yılına ait bütçeye böyle bir ödenek konulmadığı , 2016, 2017 ve 2018 yılları içinse, bütçe hazırlanıp Genel Kurulun onayına sunulmadığı , çiçek/çelenk giderlerinin, kooperatifçilik faaliyetlerinin gereği olan giderlerden olmadığı , bu nedenle çiçek bedeli olarak ödenmiş olan 1.425,00 TL’nin, kooperatif zararı olarak kabul edilebileceği , tekel giderleri kapsamında ,2015 yılında tekel ürünleri için 20,00 TL’lik harcama yapıldığı , özel tüketim (sigara) bedeli olup, kooperatifçilik faaliyetleri ile ilgili olmadığı , tahmini bütçeye böyle bir ödenek de konulmadığı , bu nedenle çiçek giderleri ile ilgili davacı kooperatifin 20,00 TL zarara uğratıldığı , takı (altın) giderleri kapsamında , takı altını alımı için 2015 yılında 1.010,00 TL, 2016 yılında 820,00 TL, 2017 yılında 1.410,00 TL olmak üzere toplam 3.240,00 TL harcama yapıldığı , harcamaların Kooperatifçilik faaliyetleri ile ilgili olmadığı gibi tahmini bütçeye de böyle bir ödenek konulmadığı , bu kapsamda davacı kooperatifin 3.240,00 TL zarara uğratıldığı ,bağışlar kapsamında yapılan harcama miktarının, 2015 yılında 180,00 TL, 2016 yılında 120,00 TL olmak üzere toplam 300,00 TL olduğu , harcamaların Kooperatifçilik faaliyetleri ile ilgili olmadığı gibi tahmini bütçeye böyle bir ödenek de konulmadığı bu kapsamda davacı kooperatifin 300,00 TL zarara uğratıldığı ,satın alınıp yeni yönetime devredilmeyen mobil telefon gideri kapsamında 3.866,16 TL ye satın alınan mobil telefonun kooperatifçilik faaliyetlerinin gereği olarak alındığının kabulü için, konunun Yönetim Kurulunda görüşülüp, karara bağlanması, telefon cihazının bir tutanakla, kullanacak personele teslim edilmesi, görev değişikliğinde cihazın bizzat yeni yönetime teslim edilmesi veya yerinin bildirilmesi gerekirken bunların yapılmaması sebebiyle bu kapsamda davacı zararının 3.866,16 TL tutarında olduğu ,kasada gereğinden fazla para bulundurulduğu ve bu paranın kooperatif yöneticileri tarafından faizsiz kredi olarak kullanıldığı iddiası kapsamında , Ana Sözleşmenin 74. maddesinin 2. bendi, “…. ve kasada günlük olarak bulundurulacak azami para miktarı ve kooperatif parasının amaçlara uygun şekilde değerlendirilmesi usulü yönetim kurulu tarafından belirlenir” hükmünü içerdiği , kasada günlük olarak bulundurulabilecek para miktarı ve fazlasının ne şekilde değerlendirileceği konusunda alınmış bir yönetim kurulu kararına rastlanmadığı ,Kooperatifler Kanunu’nun 62. maddesine göre yönetim kurulunun, kooperatifin parasını en iyi şekilde değerlendirmekle yükümlü olduğu , risksiz olduğu için tercih edilen en yaygın uygulamanın, fazla paranın vadeli hesapta nemalandırılması olduğu , Kooperatifin tasfiye halinde olması nedeniyle, beklenmedik giderlerin oldukça azalacağı varsayılarak, kasada, 2015 yılında 8.000,00 TL, 2016 yılında 9.000,00 TL, 2017 yılında 10.000,00 TL, 2018 yılında 11.000, 00 TL para bulundurulmasının yeterli olabileceği, fazlasının nemalandırılabileceği , T. C.... 1 aylık mevduata uyguladığı faiz oranı esas alınarak, fazla paranın nemalandırılmaması nedeniyle kooperatifin uğradığı gelir kaybının 2.025,57 TL tutarında olduğu , ikramiye ödemeleri kapsamında , 2015, 2016, 2017 ve 2018 yıllarında ikramiye olarak toplam 28.008,00 TL ödeme yapıldığı , ödemelerden sadece 2015/Temmuz ayında ödenen 2.650,00 TL ile 2016/Temmuz ayında ödenen 2.915,00 TL ile ilgili yönetim kurulu kararı bulunduğu herhangi bir karara dayanmayan ikramiye ödemelerinin usulsüz olduğu ve bu kapsamda davalılardan 22.443,00 TL talep edilebileceği , ek ücret ödemeleri kapsamında , Yönetim Kurulunca belirlenen ücretlerin üzerinde ödeme yapılmak suretiyle davacı kooperatifin zarara uğratıldığı ve bu kapsamda davacı kooperatifin zararının 2015 yılın için 27.231,85 TL, 2016 yılı için 15.138,57 TL olmak üzere, toplam 42.370,42 TL olduğu belirlenen tüm zarar miktarı genel toplamının ise 95.485,20 TL olduğu ve oluşan bu zarardan yönetim kurulu üyesi davalıların müteselsil olarak sorumlu olduğu, zararın oluşmasında ihmali olan denetim kurulu üyesi davalılarında, sözü edilen kooperatif zararından sorumlu tutulabileceği,

Davacı tarafça davalıların yönetim kurulu üyelikleri sona ermesine rağmen huzur hakkı almaya devam ettiklerinden bahisle de talepte bulunulduğu , görev süresi sona eren yönetim kurulu üyelerinin görevinin yeni yönetim kurulu seçilinceye kadar devam edeceği , davalıların da yeni yönetim kurulu seçilinceye kadar görevlerine devam ettikleri , yönetim kurulu üyeliği görevinin devamı süresince davalı yönetim kurulu üyelerinin huzur hakkı almasında usul ve yasaya aykırı bir durumun söz konusu olmadığı , alınan huzur hakkının karşılıksız olmadığı yapılan hizmet karşılığı alındığı bu husus göz önüne alındığında bu kalem yönünden davacı talebinin reddinin gerektiği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmişt

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davanın KISMEN KABÜLÜ ile, 95.485,20 TL nin dava tarihi olan 20/12/2021 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine ,

Fazlaya ilişkin isteğin REDDİNE ,

  1. Peşin alınan ve ıslah sırasında tamamlanan harç fazla olduğundan 3.157,71 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine ,

  2. Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT' ye göre hesap edilen 17.900,00. TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine,

  3. Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT' ye göre hesap edilen 71.639,19 TL tek vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,

  4. Davacı tarafça yapılan 20 davetiye bedeli 349,40. TL, bilirkişi inceleme ücreti 1.500,00. TL, pasta masrafı 0,60 TL olmak üzere toplam 1.850,00 TL yargılama giderinin red ve kabule göre hesaplanan 313,57 TL lik bölümünün davalılardan alınarak davacılara verilmesine, kalan bölümünün davacılar üzerinde bırakılmasına,

Davalılar tarafından yapılan 8,10 TL yargılama giderinin kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 6,72 TL lik bölümünün davacılardan alınarak davalılara verilmesine, kalan bölümünün davalılar üzerinde bırakılmasına,

1.400,00 TL arabuluculuk ücretinin 236,87 TL lik bölümünün davalılardan, 1.163,13 TL lik bölümünün davacılardan alınarak Hazineye gelir kaydına,

Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar davacılar vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...'in yüzüne karşı, açıkça okunup anlatıldı. 07/03/2024

Başkan ...

E-imzalıdır

Üye ...

E-imzalıdır

Üye ...

E-imzalıdır

Katip ...

E-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

SorumluluğundanreddineKuruluYönetimVe(KooperatifKaynaklanan)izmirşirinyerÜyelerininDenetimAlacak

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim