İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1200 E. 2024/167 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2018/1200
2024/167
23 Şubat 2024
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/1200
KARAR NO : 2024/167
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 17/10/2018
KARAR TARİHİ : 23/02/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı tarafça sunulan dava dilekçesinde özetle; ...'ın sevk ve idaresindeki... plakalı motosiklet, 11.11.2013 günü ... idaresindek... plakalı otomobilin, sağ ön köşe kısmı ile motosikletin orta bölümüne çarpması neticesinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 07.03.2018 tarihli raporuna göre motosiklet sürücüsü ...'ın tali kusurlu, otomobil sürücüsü ...nun asli kusurlu olduğunu, İstanbul Teknik Üniversitesine mensup 3 hocadan oluşan bilirkişi heyetinin 25/11/2016 tarihli raporunda motosiklet sürücüsü ...'ın kazada %25, otomobil sürücüsü ...nun ise %75 kusurlu olduğu sonucuna vardığını, ...'ın kazadan önce hiçbir hastalığının bulunmadığını, kaza tarihine kadar İzban Banliyöde özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, kaza tarihinde brüt aylık kazancının 1.366,80 TL olduğunu, kaza sonrasında davacının İzmir...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı karar ile kısıtlandığını, annesi ...in vasi olarak atandığını, davacıda beden gücü kaybı oluştuğunu, %80 engelli haline geldiğini, davacının kaza nedeniyle davalı sigorta şirketinden sakatlık tazminatı ve kaza tarihinden itibaren işletilmek üzere avans faizi talep edildiğini, davacının tek başına hayatını idame ettirecek durumda olmadığını, yaşam süresinin sonuna kadar başkalarının bakımına muhtaç kaldığını beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf, sigorta şirketine başvuru yapmakla birlikte gerekli belgelerin tamamını sunarak ödeme süresinin dolmasını beklemeden dava ikame ettiğinden, dava şartını yerine getirmediğini, davacı karşı yanca ikame edilen izmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... e. sayılı dosyası ile huzurda ikame edilen davanın birleştirilmesi gerektiği, dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı araç, müvekkil şirkete, 11.06.2013-11.06.2014 tarihleri arasında... numaralı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluklarının, sigortalının kusuru oranında olmak üzere, ölüm/sakatlık halinde azami 250.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, müvekkil sigorta şirketin sorumluluğu, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, dosyada öncelikle kusur tespiti yapılması gerektiği, kusur tespitinin yapılabilmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesinin talep edildiği, davacının trafik kazası sebebi ile meydana gelmiş bir maluliyetinin olup olmadığının ve varsa oranının belirlenmesi için davacının Adli Tıp Kurumu...İhtisas Dairesi’ne veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümlerine sevki gerektiği, hazırlanacak bilirkişi raporunda maluliyet tespit edilmesi halinde; maluliyetin geçici nitelikte olup olmadığı, kaza ile netice arasındaki illiyet bağı bulunup bulunmadığı ve maluliyetin sürekli olup olmadığı konuları belirlenmesi gerektiği, zira geçici iş göremezlik talebinin kabulü taraflarınca mümkün olmadığını, davacı motosiklet sürücüsü, kaza sırasında kask ve koruyucu kıyafet giyip giymediği araştırılması gerektiği, Müvekkil şirket aleyhine açılmış bulunan davanın, davacı yanın dava şartı olan müvekkil şirkete başvuru şartını yerine getirmediğini, Kusur incelemesinde davacı yanın kusurunun da dikkate alınmasını, davacının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiz talebinin reddi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA
Dava, haksız fiilden kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderleri istemine ilişkindir.
DELİLLER
-Taraf dilekçeleri,
-İstanbul Adli Tıp Kurumu...İhtisas Kurulu'nun 13/08/2020 Tarihli, ...Sayılı Raporu,
-İstanbul Adli Tıp Kurumu ...Üst Kurulu'nun 05/10/2021 Tarihli...Sayılı Raporu,
-İstanbul Adli Tıp Kurumu ...İhtisas Kurulu'nun 09/12/2022 Tarihli, ... Sayılı Raporu,
-Aktüerya Dr....'in 01/10/2023 Tarihli Bilirkişi Raporu.
DELLİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İstanbul Adli Tıp Kurumu ...İhtisas Kurulu'nun 13/08/2020 Tarihli,... Sayılı Raporunda; Kişinin dosyada mevcut tıbbi belgelerinin incelenmesi ve Kurulumuzca yapılan muayenesi sonucunda; kendinde mevcut psikiyatrik rahatsızlığı ile olay arasında illiyet bağı kurulamadığı, ...’ın 11/11/2013 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 11.10.2008 tarih ve... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu ...Üst Kurulu'nun 05/10/2021 Tarihli, ...Sayılı Raporunda; Kişinin dosyada mevcut tıbbi belgelerinin incelenmesi ve Kurulumuzca yapılan muayenesi sonucunda kendinde mevcut psikiyatrik rahatsızlığı ile olay arasında illiyet bağının kurulamadığı cihetle, ...’ın 11/11/2013 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının: 03/08/2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğundan sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu...İhtisas Kurulu'nun 09/12/2022 Tarihli,... Sayılı Raporunda; Kişinin dosyada mevcut tıbbi belgelerinin incelenmesi ve Kurulumuzca yapılan muayenesi sonucunda kendinde mevcut psikiyatrik rahatsızlığı ile olay arasında illiyet bağının kurulamadığı, kişinin kendisinde mevcut olan psikiyatrik rahatsızlık olduğu, engellilik oranının belirlenmesinde kaza ile illiyeti bulunmayan arazların değerlendirmeye alınamayacağı, kaza nedeniyle meydana gelen sol klavikula parçalı kırığı ve 4-5-6. kaburga kırıklarına neden olan yaralanması kapsamında dosya Kurulca tekrar incelendiğinde, ...’ın 11/11/2013 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması, 03.08.2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir.
Aktüerya Dr....n 01/10/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda; 11.11.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde ... sevk ve idaresindeki.... plakalı motosiklet ile...idaresindeki... plakalı otomobilin çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazasında, davacı ... iş göremez hale gelecek şekilde yaralandığını, 09.12.2022 tarihli ATK İstanbul... Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen rapor ile kaza sonucu yaralanan 10.02.1979 doğumlu davacı ...'ın dosya içerisindeki mevcut tıbbi belgeler ve İhtisas Kurulunca yapılan muayenesi neticesinde, kendisinde mevcut psikiyatrik rahatsızlık ile olay arasında illiyet bağının kurulamadığı, kişinin kendisinde mevcut olan psikiyatrik rahatsızlık bulunduğu, engellilik oranının belirlenmesinde kaza ile illiyedi bulunmayan ağrazların değerlendirilmeye alınamayacağı, kaza nedeniyle meydana gelen sol klavikula parçalı kırığı ve 4. 5. 6. kaburga kırıklarına neden olan yaralanması sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı resmi gazetede yayınlanan çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde ağraz bırakmamış nitelikte bir yaralanmasının olduğu, maluliyet oranın %0 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği yönünde mütalaaya varıldığı saptandığını, Mahkeme nezdinde bakım giderleri hususunda tespit ve değerlendirme yapılması öngörülmüş olup, mevcut İstanbul... Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından geçici ya da sürekli bakıcı ihtiyacı yönünde herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Ancak kaza ile ilişkili olarak davacının geçici iş göremezlik süresine sebebiyet veren sol klavikula parçalı kırığı ile 4. 5. 6. kaburga kırıkları sebebiyle Adli Tıp Kurumu fizyolojik kemik kırıkları iyileşme sürelerini gösterir tablo ve mevcut tıbbi kayıtlar doğrultusunda 6 hafta süreyle (1,5 ay) bakım ihtiyacının olabileceği, bu süre boyunca geçici bakıcı ihtiyacından kaynaklı bir maddi zararının oluşmuş olabileceği kabul edilmiş olup, yerleşik uygulama gereği 1,5 aylık bakım gideri olay tarihli asgari ücretin brütü üzerinden hesap edilmiş olup, 1.021,50 TL * 1,5 ay = 1.532,25 TL olarak tespit edilmiştir.
Araç işletenlerin, 2918 sayılı yasanın 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
Bu bilgiler ışığında yapılan inceleme neticesinde Davalı...Sigorta Şirketinin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu ve düzenlenen poliçede 2918 sayılı yasanın 85. Maddesinde yazılı zararların teminat altına alındığı anlaşılmıştır.
Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. Bu doğrultuda davacıların zorunlu mali mesuliyet sigortacısı şirkete başvurdukları ancak sigorta şirketi tarafından sekiz iş günü içinde ödeme yapılmadığı anlaşılmakla davalı sigorta şirketinin 27/04/2018 tarihinden itibaren faiz ile sorumlu olduğu tespit edilmiştir.
6098 sayılı yasanın 54.maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile tedavi giderleri de bu zarar türleri arasında yer almaktadır.
Bedensel zarara uğrayan kimse, çalışma gücünü sürekli veya geçici olarak yitirmesinden ve ileride edineceği kazançtan yoksun kalmasından doğan zarar ile bütün giderlerini isteyebilir. Çalışamamaktan kaynaklanan zarar ise geçici iş göremezlik nedeniyle olabileceği gibi; sürekli iş göremezlik biçiminde de olabilir. Geçici iş göremezlik zararı, zararı görenin yaptığı iş ve gelir durumu itibariyle iyileşme süresinde elde edemediği kazançtan ibarettir. Sürekli iş göremezlik zararı ise beden gücü kaybına uğrayan kişinin, zarar görmeden önce yapmakta olduğu iş için daha fazla bir güç (efor) harcaması nedeniyle doğan zarardır.
6098 sayılı yasanın 49. Maddesi gereği kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür- Haksız fiil, kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle başkasına zarar verilmesidir. Bir haksiz fiilden söz edebilmek için; zarar verici bir fiil, bu fiilin hukuka aykırı olması, fiili icra edenin kusurlu bulunması, fiil ve zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.
Fiilin, bilinçli bir iradeye dayanmış olması gerekir. Hukuka aykırı fiil, hukukun koruduğu değerlerin, çiğnenmesi sonucunda, hukuk düzeninin bir kuralını İhlal eden fiildir, Hukuka aykırılık, zarar vermeyi yasaklayan ya da önleyen kuralların çiğnenmesidir,
Bir eylemin hukuka aykırı olarak kabul edilebilmesi için aynı zamanda bir hukuka uygunluk nedeninin mevcut olmaması gerekir. Kusur, hukuk düzeni tarafından kınanan bir davranışın bilerek ve isteyerek yapılmasıdır. Olağan yaşam deneyimlerine, genel düşünceye ve objektif olasılığa göre, bir olayın gerçekleşmesi ile sonuç ortaya çıkmış ya da bu olayın oluşması ile sonucun ortaya çıkması kolaylaşmış ise ilk hareket ikincisinini nedeni, İkinci Olay birinci hareketin sonucu sayılır. Buna uygun illiyet bağı denir.
Tazminat hukukunda sorumluluktan söz edilebilmesi için yalnızca eylemin yasaya veya sözleşmeye aykırı olması yeterli değildir. Fiil sonucunda bir zararın doğmuş olması ve zararla fiilli arasında uygun nedensellik bağının bulunması da gerekir, Nedensellik bağı sorumluluğun temel öğesidir. Zararla eylem arasında nedensellik bağının mevcut olması, zararın eylemin bir sonucu olarak ortaya çıkması, yani eylem olmadan zararın ortaya çıkmayacağının kesin olarak bilinmesidir. Zarar ile fiil arasında uygun nedensellik bağının bulunup bulunmadığı hususu, her somut olayda kendi içerisinde ayrıca değerlendirilir,
Kusur sorumluluğunda, zorlayıcı neden, zarar görenin ağır kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru halinde nedensellik bağı kesilebilir.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; davaya konu edilen trafik kazasının meydana gelmesinde kovuşturma dosyasında alınana Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre...' in asli kusurlu olduğunun, cismani zarar tazminatı talebinde bulunan ...' ın tali kusurlu olduğunun, İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesi' nin... esas sayılı dosyasında alınan adli trafik bilirkişi raporuna göre...' in %75 oranında kusurlu olduğunun, cismani zarar tazminatı talebinde bulunan ...' ın %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Hukuki sorunların en yetkin kişisi hakimdir. Hukuk kurallarını resen araştırarak bulmak, yorumlamak ve olaya uygulamak hakimin asli işidir. Hakim, hukuki sorunun çözümüne ilişkin incelemeyi bizzat kendisi yapmak zorunda olan ve bunu yapabilecek yegane kişi konumundadır.
Hakimin hukuki bilgisiyle aydınlatamadağı bilimsel ve teknik meseleleri açıklığa kavuşturmak, bu tür meselelerden mahkemeyi bilgilendirmek amacıyla alanında uzman olması cihetiyle bilgisine başvurulan bilirkişi görüşünün takdiri bir delilden ibaret olduğu ve mahkemeyi bağlamayacağı kuşkusuzdur.
Hakim, bilirkişi raporunun yeterliliğini, raporda açıklanan görüşün itibar edilebilirliğini ve dayandığı olguları göz önünde bulundurarak hükme esas alınıp alınmayacağının serbestçe değerlendirir ve takdir eder. Türk Dil Kurumuna göre kusur bilerek veya bilmeyerek bir işi gereği gibi yapmama olarak tanımlanmaktadır. Bu durumda hukuki olarak kusuru eylemde bulunanın eylemini bilerek ya da kanunda düzenlenmiş olmak şartıyla bilmeyerek hukuka ve kanunda açıkça düzenlenmek kaydıyla ahlaka aykırı olarak dış dünyaya yansıtması olarak tanımlayabiliriz. Bu durumda kusurun bir hukuk ya da ahlak kuralına ihlal niteliğinde ortaya çıktığını kabul etmek ve bu konudaki yapılacak değerlendirmeyi hakime bırakmak gerekecektir. Zira kusurun değerlendirilmesi bu anlatılanlar ışığında teknik değil, hukuki bir konudur. Normatif bir değerlendirme gerektiren kusurluluk, ancak olay hakimi tarafından yapılabilir. Bundan ötürü kusurluluğun matematiksel olarak ifadesi mümkün değildir. Bilirkişi münhasıran hakimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda herhangi bir değerlendirme yapamaz. Kusurun belirlenmesinde ve derecelendirilmesinde hayat deneyimleri ve genel tecrübelerle elde edilen ve hukuk dogmatiğinde kabul edilen ölçütler ağır ve hafif kusur tanımlarıdır. Hakimin kusurlu davranışı belirledikten sonra ağır ve hafif kusur için kabil edilmiş ölçülere göre kusuru değerlendirmesi gerekir. Mahkemenin önüne gelen somut olayda bi değerlendirmeyi yaptıktan sonra ortada zarar görenin kusuru ve varsa ağır ve hafif kusur ölçülerinden hareketle ve hakkaniyet ölçülerinde kusurlu davranışta bulunan tarafın sorumlu tutulacağı oranı belirleyip sonucuna göre karar vermesi gerekir. Hakimin, kusur durumunu belirlemek için uzmanından ihtiyaç duyduğu teknik bilgileri aldıktan sonra, gerekçesinde tartışarak kusurun ağırlığını vicdani kanısına göre kendisinin belirlemesi gerekir. Genel bilgi veya tecrübeyle ya da hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. 6098 sayılı yasanın 74. Maddesinde haksız eylemin kusur öğesi konusunda hukuk hakimine tanınan yetkiler iki bölümdür. Birincisi kusurun bulunup bulunmadığına, ikincisi kusurun derecesini ve zararın tutarını belirlemeye ilişkindir. Kusurun varlığını araştırmada yetkileri sınırlı olan hukuk hakimi, maddenin ikinci cümlesine göre kusurun derecesini ve zarar tutarını belirlemede tam bağımsız kılınmıştır. 6100 sayılı yasanın 266. Maddesine göre kusur oranlarının belirlenmesi teknik değil hukuki bir konudur. Elde edilen teknik bulgulara göre hakim bu oranı belirlemede ihlal edilen kuralları göz önüne almalıdır. Usul ekonomisi ilkesi gereğince alınan bu raporlar değerlendirilmiş ve raporların birbirini teyit eden mahiyette olduğu ve oluşa uygun olduğu anlaşılmakla kusur raporlarına itibar edilerek yeniden kusur incelemesi yapılmasına gerek görülmemiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu ...İhtisas Kurulu'nun 13/08/2020 Tarihli,...Sayılı Raporu, İstanbul Adli Tıp Kurumu...Üst Kurulu'nun 05/10/2021 Tarihli, ... Sayılı Raporu, İstanbul Adli Tıp Kurumu...İhtisas Kurulu'nun 09/12/2022 Tarihli, ... Sayılı Raporu cismani zarar tazminatı isteminde bulunan davacı şahsin maluliyetinin değerlendirilmesi için dosyaya kazandırılmıştır. Kaza tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerince alınan maluliyet mütalaalarında davacının sürekli maluliyetinin bulunmadığı, geçici maluliyetine ilişkin iyileşme süresinin 3 ay olduğu tespit edilmiştir. Alınan maluliyet raporları arasında çelişki bulunmadığından davacının yasal temsilcisi tarafından Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan itirazları karşılar mahiyette rapor alınması istemine itibar edilmemiştir. Hekim sıfatını aktüerya hesap bilirkişisi tarafından davacının bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkin olarak; kaza ile ilişkili olarak davacının geçici iş göremezlik süresine sebebiyet veren sol klavikula parçalı kırığı ile 4. 5. 6. kaburga kırıkları sebebiyle Adli Tıp Kurumu fizyolojik kemik kırıkları iyileşme sürelerini gösterir tablo ve mevcut tıbbi kayıtlar doğrultusunda 6 hafta süreyle (1,5 ay) bakım ihtiyacının olabileceği yönünden değerlendirme yapılmış ve bu yöndeki tazminat miktarı da hesaplanmıştır. Bu açıklamalar ışığında davanın kısmen kabulüne kusur durumuna göre yapılan oranlama neticesinde bakıcı giderinin kısmen kabulü, sürekli maluliyet tazminatı isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
-
Davanın KISMEN KABULÜNE,
-
1.149,19 TL bakıcı giderinin 27.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-
Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
-
Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça yatırılan 35,90 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 391,70 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
-
Davacı tarafça yatırılan 35,90 TL peşin harç, 35,90 başvurma harcı, 714,3 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplamda 786,10 TL yargılama giderinin kısmen kabul kısmen red oranına göre 7,86 TL nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
-
Suçüstü ödeneğinden karşılanan 5.412,00 TL bilirkişi rapor ücreti ve Adli Tıp Kurumu rapor ücretinin davanın kısmen kabul kısmen red oranına göre 54,12 TL nin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5.357,88 TL nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
-
Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.uyarınca 1.149,19 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
-
Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE,
Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vasisinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/02/2024
Katip...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12