İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1062 E. 2024/147 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/1062
2024/147
20 Şubat 2024
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1062
KARAR NO : 2024/147
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Mümessillik Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 29/12/2023
KARAR TARİHİ : 20/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Mümessillik Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı Mahkememize verdiği 29/12/2023 tarihli dava dilekçesinde; davalı ... ve ... İlaç,...ilaç firmalarının ...ve ... ortaklığında kurulmuş birbirine partner firmalar olduğunu ancak kendisinin grup firmaları içerisinde ... ilaç bünyesinde çalıştığını, davalı şirketteki görevinin Muğla ve Aydın ili tamamında grup firma (, ... ve ...) ürünlerinin hekimlere tanıtımı, eczane ve bayi ilişkilerini yönetmek ve satış rakamlarını arttırmak olduğunu, bu kapsamda davalının emir, talimat ve bilgisi dahilinde rutin olarak tanıtım, temsil, satış öncesi ve sonrası ilişkileri düzenleyen saha görevlerini yerine getirdiğini ve her geçen zamanda yaptığı tanıtım ve temsil faaliyetleri sonucunda hedeflerini realize ettiğini, işini yaparken ilaç mümessilliği faaliyetleri içerisinde bulunan temsil ve ağırlama giderlerini de yaptığını, bu temsil ağırlama giderlerinin davalı firma yetkililerince emir ve talimat olarak kendisine bildirildiğini ve aylık rutin olarak istenen doğrultuda yaptığı harcamaların bir sonraki ay içerisinde kendi hesaplarına aktarıldığını ancak özellikle işten ayrılmadan önceki altı aylık dönemde temsil ve ağırlama giderleri için yapmış olduğu masrafların hesabıma eksik olarak yatırıldığını ve gerisinin ilerleyen dönemlerde yatırılacak diye ertelenmeye başlandığını, yetkililere bu durumu sorduğunda kar payıyla beraber daha yüksek rakamlarla yatacak şeklinde tarafını oyalayan cevaplar aldığını, o dönemde özellikle harcamaları nakit yapmaları şeklinde telkinlerde bulunulduğunu, ilerleyen dönemde bunu yapmalarının sebebinin de kayıt dışı olarak hesap yönetimine geçmiş olmaları olduğunu işten çıktıktan sonra anladığını, gönderdikleri fatura ve fişleri vergi indiriminde kullandıklarını, aynı zamanda ödenmesi gerekeni eksik ödeyerek iki taraflı haksız kazanç elde ettiklerini haricen öğrendiğini, o dönemde kredi çekerek, kredi kartından kullanarak ve borçlanarak tarafına ödeneceği vaat edilen giderlerin ödeneceğini düşünerek harcamalar yaptığını, harcamaları yapamaz hale geldiği kısacası tıkandığı noktada itiraz edince işten atılmakla tehdit edildiğini ve nihayetinde düzmece iftiralara marus kalarak haksız şekilde işten çıkışının yapıldığını, bir nevi sus payı gibi hak etmiş olduğu kıdem tazminatını yatırarak, harcamış olduğu ve kendisine ödenmesi gereken temsil ağırlama giderlerini yatırmadıklarını ve şirketin mali durumunun iyi olmadığı ve bir süre daha beklemesi gerektiği yönünde oyalayıcı beyanlarda bulunduklarını ancak sonrasında herhangi bir şekilde geriye dönüş yapılmadığından her bir ay için detaylı ve ayrıntılı şekilde hesapladığı hak edişleri için icra takibi başlattığını, nihayetinde davalı tarafça haksız şekilde itiraz edilerek takibin durdurulduğunu ve yapılan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde anlaşılamadığını ve hukuki sürece girilerek dava açma zorunluluğu doğduğunu, icra takibine konu alacak kalemlerinin detaylı olarak irdelenir ise; : 2022 Eylül ayında 245.700 TL yapılan temsil ağırlama giderine karşılık ödenen;... 15.000TL,... 15.000TL, ... İlaç 30.000TL,... 6.250TL,... 12.285 TL, hesaplarından hesabına havale edilerek 78.535 TL ödendiği geri kalan 167.165 TL nin ödenmediğini, 2022 Ekim ayında 265.570 ti Temsil Ağırlama giderine karşılık Ödenen;... 20.000TL,... 25.000,... 12.030TL,... 5.550TL,... 12.370 hesaplarından hesabına havale edilerek, geriye kalan 190.620 TL ödenmediğini, 2022 Kasım ayında 247.400 tl Temsil Ağırlama giderine karşılık Ödenen; ... İlaç 30.000TI, ...20.000 TL, ... İlaç 9.565 TL,... 5.610 TI,... 13.285 TL olmak üzere toplam 78.460 TI hesaplarından hesabına havale edilerek, geriye kalan 168.940 TL ödenmediğini, 2022 Aralık ayında 24.570 tl Temsil Ağırlama giderine karşılık Ödenen;... 30.000 TL,... 34.360 TL,... 1.200 TL, ... İlaç 5.860 TI,... 11.245 TL şeklinde 82.665 TL hesaplarından hesabına havale edilerek geriye kalan 157.905 TL ödenmediğini, 2023 Ocak ayından 231.600 tl Temsil Ağırlama giderine karşılık Ödenen;15.02.20023 ... 30.000 TL, 16.02.2023. ... 30.000 TI, 20.02.2023 ... 14.965 TL, 20.02.2023 ... 3.545 TI, 28.02.2023 ... 11.580 TI olmak üzere 90090 TL hesaplarından hesabına havale edilerek, geriye kalan 141.510 TL ödenmediğini, 2023 Şubat ayında 295.000 TL Temsil ağırlama giderine karşılık Ödenen; 13.03.2023 ... 30.000 TI, 15.03.2023 ... 20.000 TI, 17.3.2023 ... 7.645 TI olmak üzere toplam 57.645 TI hesaplarından hesabına havale edilerek, geriye kalan 237.355 TL ödenmediğini, görüleceği üzere faiz hariç toplam 1.063.495-TL alacağın ödenmediğini, başlatılan icra takibindeki ödeme emri incelendiğinde de bu minvalde takip yapıldığı ve hesaplanan miktarın bu yönde olduğunun görüleceğini, şirket muhasebe kayıtları incelendiğinde belirttiği adet ve tutarlarda temsil ağırlama giderine tekabül eden fiş ve faturaların şirket kayıtlarında işlendiğinin açık bir şekilde görüleceğini, Muğla ve Aydın ilinde şirketi temsilen tek çalışan kişi olduğu için bu temsil ve ağırlama giderlerini başkasının yapma ihtimalinin olmadığını, harcama yapılan işletme çalışanlarının bu harcamaların tarafından yapıldığına şahitlik edeceklerini, daha fazla prim ve kazanç elde ettirmek için kredi çektirerek ve borç aldırarak harcama yaptıran şirket yetkililerinin, bu çalışmalar neticesinde satış rakamlarını artırarak daha fazla kazanmalarına rağmen kendisine ödenmesi gereken tutarı eksik bir şekilde yatırdıklarını ve sonrasında düzmece sebeplerle işten attıklarını, aylık olarak ortalama 250-300 bin TL nakit masrafı yapmasına rağmen bu nakit masrafların belli bir kısmını ...(Firma Ortağı),... (Firma Mali İşler Sorumlusu), ... (Akdeniz Bölge Müdürü) şahsi hesaplarından belli bir kısmını hesabına yolladıklarını, bir kısmının ... ilaç hesabından yollandığını, bu süreçte yapılan ödemelerin hepsinin neden şirket üzerinden yapılmadığını sorduğunda da, karşılık olarak "bu işlere karışmamam gerektiği, bunun şirketin kendi iç işleyişi ile alakalı olduğu ve her işe karışmamam gerektiği" yönünde sözlü tehditvari uyarılar aldığını, anladığı kadarı ile de bu sorgulamaları nedeni ile iş akdine de son verildiğini, tüm bu durumlara rağmen yolladığı masrafların tamamını vergi indirimine kullandıkları ve kendisine harcamalarını hiçbir şekilde yatırmadıkları ve tarafını maddi manevi zarara uğrattıklarını, (Tüm bu durumlara ilişkin adli ve idari mercilere ihbar ve şikayet hakkım saklıdır.) bu gönderimlere ilişkin dekontları ve bu duruma yönelik whatsapp mesaj dökümlerini de dilekçe ekinde sunduğunu, bu duruma şahit olan ve bilen çalışan birçok tanığınında bulunduğunu, yargılama sırasında dinleteceğini, şirketin ticari defterleri, geçmişe yönelik şirket banka hesap dökümleri ile yazmış olduğu,...,..., ...'ın hesapları incelendiğinde bahsetmiş olduğu harcamaların tarafına eksik gönderildiği ve göndermiş olduğu harcamalara ilişkin fiş ve faturaların işlenmiş olduğu görüleceğini, haklılığının ortaya çıkacağını, bu kapsamda yapılacak olan bilirkişi incelemesi, dinlenecek olan tanıklar ile sunacak olduğu deliller huzurunda haklılığının ortaya çıkacak olmakla, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ettiğini, haklılığı ortada olmasına ve alacağı likit olmasına rağmen haksız şekilde icra takibine itiraz bulunulduğunu, bu kapsamda borçlu tarafın kötü niyetli olup, %20'den aşağıya olmamak üzere tarafı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini belirtmiş , fazlaya ilişkin hakları ve tüm yasal hakları saklı kalması kaydı ile; davanın kabulüne: İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasın yapılan itirazın iptali ile asıl alacak ve ferileri üzerinden takibin devamına, yine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.
Davalı vekili Mahkememize verdiği 06/02/2024 tarihli cevap dilekçesinde; İş Mahkemeleri Kanunun 5. Maddesinde, 953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemi adamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıkların çözümüne ilişki dava ve işlere İş Mahkemelerince bakılacağı hususu düzenlendiğini, davacı tarafla müvekkili şirket arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmamakta olup davaya konu asılsız iddiaların da davacının tacir sıfatıyla ileri sürdüğü bir alacak talebiyle ilgili olmadığını, müvekkili ...'nin, davacı tarafın işverini konumunda olup davacı taraf hizmet sözleşmesi ile müvekkili şirkette "tıbbi mümessil" olarak çalıştığını, bu nedenle taraflar arasında ticari bir ilişki değil işçi - işveren ilişkisi bulunduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının müvekkilinden olan alacak iddiasının ticari bir işle ilgili olmayıp işçi ve işveren ilişkisinden kaynaklandığı iddia edilen bir alacak talebiyle ilgili olduğunu, davanın her ne kadar mahkememizde açılmış ise de bu uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin değil İzmir İş Mahkemelerinin görevli ve yetkili olduğunu, HMK, TMK ve İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri gereğince, bu davada mahkememizin görevli olmaması nedeniyle bu itirazın kabulüyle görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli ve yetkili İzmir İş Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın müvekkili şirkette ilaç tanıtım satış mümessili pozisyonunda 2 dönem halinde çalıştığını, davacının ilk dönem çalışmasının 03/01/2022 tarihinde başladığını ve %56 oranında işgücü kaybına uğradığına dair rapor alması nedeniyle erken emeklilik hakkı kazanmış olması nedeniyle 30/03/2022 tarihinde emeklilik nedeniyle sonlandığını, davacı tarafın, emeklilik nedeniyle işten ayrılmasından sonra emeklilik işlemlerin tamamlanmasını müteakiben 02/04/2022 tarihinde yeniden müvekkili şirketteki işine başladığını ve bu çalışmasının da aşağıda anlatıldığı üzere 22/03/2023 tarihinde sona erdiğini, davacının müvekkili şirketteki 02/04/2022 - 22/03/2023 tarihleri arasındaki çalışmasına Karşıyaka .... Noterliği ' nin 23/03/2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile son verildiğini, bahsi geçen ihtarname içeriğinde de bahsedilmiş olduğu üzere; davacı tarafın müvekkili şirkette çalışırken, müvekkili şirkette yapmış olduğu işle benzer nitelikte işleri kayıt dışı (müvekkilden gizli) olarak yaptığı ve bu işleri yapmak için de müvekkili şirketin olanaklarından yararlandığının diğer çalışanlarla yapılan görüşmelerden tespit edildiğini, davacı tarafın şirket görevlilerinin bu konuyla ilgili olarak bilgi almak amacıyla kendisine yönelttiği sorulara ise cevap dahi vermediğini, bu olayın ortaya çıkmasından sonra davacıdan hem yukarıda belirtilen olaylar hakkında, müvekkili şirkette yapılan performans değerlendirmelerine göre kendisinin performansının çok düşük seviyede olduğunun tespit edilmiş olması hakkında ayrıca ekip içi iletişimde yaşadığı sorunlar nedeniyle savunmasını vermesinin istendiğini ancak davacı tarafın bu belgeyi tebliğ almaktan ve savunma vermekten imtina ettiğini, davacı tarafın bunlara ek olarak müvekkili şirket yetkililerinin iş yerindeki veriminin ve performansının yükseltilmesi için teklif ettiği çeşitli eğitimlere gitmesi yönündeki teklifleri de bir şekilde reddetmesi sonucunda tüm bu girişimlerden sonuç alınamamasına bağlı olarak müvekkili şirketteki işine son verildiğini ve hak etmiş olduğu tazminat ve diğer alacakların kendisine ödendiğini, davacı tarafın alacak iddiasının kabul edilebilir olmayıp hayatın olağan akışına açıkça aykırı nitelikte olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirkette ilaç tanıtım mümessili olarak çalıştığı dönemde müvekkili şirket adına kendi cebinden olmak üzere; 2022 Eylül ayında 245.700 TL, 2022 Ekim ayında 265.570 TL, 2022 Kasım ayında 247.400 TL, 2022 Aralık ayında 240.570 TL, 2023 Ocak ayında 231.600 TL, 2023 Şubat ayında 295.000 TL olmak üzere toplam 1.525.840 TL masraf harcaması yapmış olduğunu iddia ettiğini, davacı tarafın dosyaya sunulmuş olan son ücret bordrosundaki 2023 Mart ayı bordrosundaki son net maaşının 12.274 TL olduğu göz önünde alındığından kendisinin ayda net 12.274 TL ücret kazanmak için her ay 200 ila 250 bin lira üzerinde cebinden harcama yaparak çalışıyor olmasının kabul edilemez bir iddia olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte dava dilekçesinde, müvekkili şirket tarafından ödenmeyen alacak miktarının 1.063.495 TL olduğunun bildirildiğini ancak davaya konu icra takibinde müvekkili şirketten tahsili istenen miktarın 1.118.495 TL olduğunu, buna göre ise davacının dava dilekçesindeki beyan ve kabulüne göre, haksız icra takiyle müvekkilden 55.000 TL fazladan para istenmiş olup icra takibinin bu 55.000 TL alacak için her halukarda haksız olduğunun kabulü gerekmekte olup davanın, icra takibinde fazladan istenmiş olduğu davacı tarafından da kabul edilmiş olan 55.000 TL yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususların hem asılsız ve kötü niyetli olup hem de yukarıda izah edildiği üzere açıkça hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirkette yapmış olduğu iş gereğince, müvekkili şirket tarafından piyasaya sürülen ilaç ve takviye edici ürünlerin pazarlama ve satışının sağlanması için doktorlar ve eczaneler nezdinde tanıtımlarının yapılması gerekmekte olup bunun için bir takım toplantı ve davet gibi çalışmaların yapılmasına ihtiyaç bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından bu işlerin yapılabilmesi için gerekli yerlerin ayarlanması ve davetlilere gerekli ikramların yapılmasının temin edilmesi için içerisinde davacının da bulunduğu çalışanlarına şirket mali işler müdürünün kullandığı hesaplar üzerinden iş ve masraf avansları gönderildiğini, çalışanların, müvekkilinin gönderdiği avanslarla gerekli organizasyonları yaparak gerek ilaçların gerekse diğer ürünlerin tanıtımını gerçekleştirdiğini ve satışların artırılmasını sağlamaya yönelik çaba sarf ettiğini, organizasyonların tamamlanmasından sonra ise mümessil tarafından yapılan harcamaların gerçekten avansın gönderildiği iş için yapılıp yapılmadığının kontrolünün sağlanması için yapılan işle ilgili olarak alınan fişlerin ve faturaların müvekkili şirkete gönderilmesinin istendiğini, müvekkili şirketin bu şekilde çalışanlarına gönderdiği paranın amacına uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının denetimini yapmış olduğunu, diğer bir anlatımla, işin yürütülmesine yönelik olarak yapılan masrafların doğal olarak müvekkili şirket tarafından karşılanmakta olup bunun dışında, çalışanların kendi keyifleri için yapılan bireysel harcamaların karşılanması veya bir organizasyon için yapılan giderlerin mükerrer olacak şekilde çalışana tekrar tekrar ödenmesi söz konusu olmadığını, müvekkili şirketle davacı taraf arasında, davacının bir şekilde piyasadan toplamış olduğu fişlerin bedelinin (haybeden) kendisine ödeneceğine dair herhangi bir anlaşma bulunmadığından (kaldı ki böyle bir anlaş yapılması da mümkün olmadığından) davacının iddiasının aksine olarak herhangi bir karşılık ödemeksizin piyasadan topladığı fişlere dayanarak yaptığı haksız ve kötü niyetli icra takibinden dolayı müvekkili şirketten hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını, normal bir çalışanın, 12.274 TL ücret aldığı bir şirket için kendi cebinden 1,5 milyon liranın üzerinde bir harcama yapmış olduğu iddiasının da ciddiye alınabilir ve dinlenebilir olmadığını, bu davaya konu icra takibinin davacı tarafından tamamen haksız ve kötü niyeli olarak ve sırf haksız kazanç temin etme gayesi ile açılmış olduğundan davanın reddine dair kararla birlikte icra takibine konu edilen alacak miktarının %20 si oranında tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesinin talep edildiğini belirtmiş , davaya konu uyuşmazlıkla ilgili olarak mahkeme nin görevsiz olması ve İzmir İş Mahkemelerinin görevli olması nedeniyle görev itirazının kabul edilerek davanın görev yönünden reddine, dosyanın görevli ve yetkili İzmir İş Mahkemelerine gönderilmesine, davacının haksız, kötü niyetli ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, davaya konu icra takibinin davacı tarafından tamamen haksız ve kötü niyeli olarak ve sırf haksız kazanç temin etme gayesi ile açılmış olduğundan davanın reddine dair kararla birlikte icra takibine konu edilen alacak miktarının %20 si oranında tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Her ne kadar davacı tarafça, davalı şirkettin Muğla ve Aydın ili tamamında grup ürünlerinin hekimlere tanıtımı temsil, satış öncesi ve sonrası ilişkileri düzenleyen saha görevlerini yerine getirmesi sırasında yaptığı temsil ve ağırlama giderlerinin tarafına ödenmemesi nedeniyle davalı hakkında İzmir ... İcra Müdürlüğü ' nün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış ve davalının itirazı üzerine duran takibin devamına yönelik olarak davalı hakkında Mahkememize dava açılmış ise de; davacı tarafından yapılan temsil ve ağırlama giderlerinin davalı şirketin talimatı ve bilgisi doğrultusunda ve davalı şirkette işçi olarak çalıştığı dönemde yaptığı ancak işten ayrıldıktan sonra davalı şirketten talep etmesine rağmen davalı şirket tarafından kendisine ödenme yapılmadığının iddia edildiği , davacı ve davalı arasında bir dönem işçi - işveren ilişkisinin bulunduğu ve dava ve takip konusu edilen alacağın söz konusu dönemde doğduğu , 5521 sayılı yasanın 1. Maddesinde "İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi"nde iş mahkemelerinin görevli olacağının düzenlendiği,davacı ve davalı arasında işçi işveren ilişkisinin bulunduğu ve davanın İş Yasasında düzenlenen hak iddiasından doğduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliği göz önüne alındığında 5521 sayılı İş Mahkemeleri Yasasının 1. Maddesi gereğince davaya bakmanın İş Mahkemesinin görev alanı içerisinde kaldığı, Türk Ticaret Kanunu İle Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair 6335 sayılı yasanın 2. Maddesi ile 6102 sayılı yasanın 5. Maddesinin değiştirildiği, bu değişiklik sonucu, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanacağının belirlendiği, davanın açıldığı tarih itibariyle davaya bakmanın İş Mahkemesi'nin görev alanı içerisinde kalıp, Mahkememizin görev alanı içerisinde olmadığı, görev hususunun kamu düzeni ile ilgili dava şartı niteliğinde olup, yargılamanın her safhasında ve resen nazara alınmasının ve 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmesinin gerektiği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine , Mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
- Davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,
Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
-
Taraflardan birinin HMK' nın 20. maddesi uyarınca iki hafta içerisinde başvurarak talepte bulunması halinde dosyanın görevli İzmir İş Mahkemesi’ne gönderilmesine,
-
Harç ve yargılama giderlerinin 6100 Sayılı Kanunun 331. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi uyarınca, görevli mahkemece değerlendirilmesine,
-
Taraflardan birinin 2 hafta içerisinde gönderme talebinde bulunmaması halinde Mahkememizce resen davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek aynı karar ile harç ve yargılama giderlerinin hüküm altına alınmasına,
Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 20/02/2024
Başkan ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Katip ...
E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12