SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/936 E. 2024/14 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/936

Karar No

2024/14

Karar Tarihi

10 Ocak 2024

T.C.

İZMİR

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/936 Esas

KARAR NO : 2024/14

DAVA : İtirazın İptali

DAVA TARİHİ : 25/11/2022

KARAR TARİHİ : 10/01/2024

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.

İDDİA VE TALEP:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin cari hesap dökümünden de görüleceği üzere davalıya iş nedeniyle 121.457,70 TL nakit ödeme yaptığı, bu ödeme karşılığında davalının herhangi bir iş yapmadığı ve nakdi de iade etmediği, müvekkilinin cari hesapta davalıdan alacaklı göründüğü, yapılan bu ödemenin tahsili amacıyla müvekkil şirket tarafından borçlu davalı aleyhine İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi açıldığı, davalının takip konusu iş bu borcu ödemediği ve ödeme emrine itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek davalı borçlunun İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP VE SAVUNMA:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin ortakları dava dışı ... ve ..., müvekkil şirketin ruhsatlarına sahip olduğu Diyarbakır İli Kulp ilçesinde yer alan maden sahalarına yatırım yapmak için müvekkil şirketin müteveffa ortağı ... ile 25.04.2014 tarihinde hisse devir sözleşmesi yaparak müvekkil şirketin %20 hissesinin ...'a devredildiği, ancak devralanlar tarafından sözleşmede yazılı taahhütler yerine getirilmediği, maden sahalarına yatırım yapılmadığı, bu nedenle müvekkil şirketin eski ortağı müteveffa ... tarafından hisse devir sözleşmesinin iptali için dava açıldığı, İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesinin 31.03.2021 tarihli... karar sayılı kararıyla hisse devri iptal edildiği ve bu kararın 02.07.2021 tarihinde kesinleşmesiyle hisselerin müteveffa ...mirasçıları adına tescil edildiği, müvekkil şirketin kayıtları dava dışı devralan tarafından tek taraflı olarak tutulmuş olduğu, müvekkil şirketin ilgili muhasebe kayıtlarının olduğu süreçte hiçbir faaliyeti ve çalışması bulunmadığı, davacı yan ödeme emrindeki borcun sebebine borçlu şirkete verilen borç ve cari hesap alacağı yazarak müvekkil şirkete borç verdiğini ve bu nedenle bu alacağın oluştuğunu iddia ettiği, ancak ödeme emrinin ekinde borç vermek işleminin sebebini ve hukuki dayanağını göstermediği, bu nedenle müvekkil şirketin kaynağı ve sebebi belli olmayan bu borcu ödemek gibi bir yükümlülüğünün bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DAVA:

Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

DELİLLER:

-İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyasının örneği,

-Bilirkişi ...'un 24/05/2023 tarihli raporu,

-Bilirkişi ...'un 31/10/2023 tarihli raporu,

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır.

İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre;

i) İlamsız takip yapılmış olması,

ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,

iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.

Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-1663 E., 2021/1070 K. sayılı kararında da değinilmiştir.

Dava yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi gereğince ispat yükü, Kanun’da özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir.

Bu açıklamalar göstermektedir ki, itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.

Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının, davalı aleyhinde cari hesap alacağına istinaden İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında 121.457,70 TL alacak üzerinden takip başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya 31/12/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 03/01/2022 tarihinde yasal süresi içerisinde yetkiye, borca ve ferilerine itiraz ettiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, takibin durduğu, davalı borçlunun takibe itirazı üzerine davacının iş bu itirazın iptali davasını ikame ettiği ve davalının itirazının takibe konu alacak ve ferileri üzerinden iptalini talep ettiği, davacının davalı ile aralarında sözleşme ilişkisi bulunduğu, bu sözleşme uyarınca davalıya nakit ödeme yapıldığı, davalının sözleşmeye konu işi yapmadığı ve almış olduğu ödemeyi iade etmediği, davalıdan alacağının bulunduğu ve takibe yapılan itirazın haksız olduğunu iddia ettiği, davalının ise davacı şirketin davalı şirkete ait maden sahalarına yatırım yapmak amacıyla hisse devir sözleşmesi imzaladığı, ancak davacı şirket ortaklarının taahhütlerini yerine getirmediği, devir sözleşmesinin iptali için açılan davanın davalı şirket ortağı mirasçılarının lehine sonuçlandığı, davalı şirket defter ve kayıtlarının davacı şirketin ortağı olan ve hisseleri devralan kişilerce tutulduğu, kayıtların gerçeği yansıtmadığı, taraflar arasında herhangi bir alacak verecek ilişkisi bulunmadığını savunduğu taraflar arasında icra dairesinin yetkili olup olmadığı, davacının cari hesap alacağının bulunup bulunmadığı, alacaklı ise alacaklı olduğu miktarın ne kadar olduğu, takipte talep edilen faiz oranının uygun olup olmadığı ve takibe yapılan itirazın haksız olup olmadığı hususlarında ihtilaf bulunduğu anlaşılmıştır.

Her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesini ilgilendiren nispi ticari dava niteliğindeki uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olduğu belirlenmiştir.

Mahkememizce taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, ilişki var ise bu ilişkinin ticari defterlere ne şekilde yansıdığı hususunda taraf defterlerinin bilirkişi tarafından incelenmesine karar verildiği, bu kapsamda öncelikle davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için davalı vekiline meşruhatlı davetiye çıkartıldığı, davalı vekiline dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak 2019- 2020-2021 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarını sunmak veya bulunduğu yeri bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, davalı vekilinin ticari defter ve kayıtların bulunduğu adresi bildirdiği, mahkememizce davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde mahalinde inceleme yapılması için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin24/05/2023 tarihli raporunda, davalının davaya konu uyuşmazlık dönemine ilişkin defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, kendisi lehine delil vasfına sahip olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin açık hesap ilişkisi olarak deftere yansıdığı, takip tarihi itibariyle davalının kendi defterlerinde davacıya 115.793,70 TL borçlu olduğu şeklinde kayıt bulunduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.

Mahkememizce davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için davacı vekiline dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak 2019- 2020-2021 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarını sunmak veya bulunduğu yeri bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, davacı vekilinin ticari defter ve kayıtların bulunduğu adresi bildirdiği, mahkememizce davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde mahalinde inceleme yapılması için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin 31/10/2023 tarihli raporunda, davacının davaya konu uyuşmazlık dönemine ilişkin defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, kendisi lehine delil vasfına sahip olduğu, davacı defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 121.457,70 TL alacaklı olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.

6100 sayılı HMK'nun 222.maddesine göre ticari defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamasının şart olduğu, ayrıca bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerin sahibi veya halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunların aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmemesi yahut defter ve kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerler ile ispatlanmamış olması gerektiği, diğer tarafın anılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtları birbirini doğrulamayan ticari defter ve kayıtların sahibi aleyhine delil olacağı, somut uyuşmazlıkta mahkememizce alınan bilirkişi raporlarına göre taraflar arasında açık(cari) hesap ilişkisi bulunduğu, davacı defterlerinde davacının davalıdan 121.457,70 TL alacaklı göründüğü, davalı defterlerinde ise davalının takip tarihi itibariyle davacıya 115.793,70 TL borçlu olduğuna ilişkin kayıt bulunduğu, taraf defterlerinin sözleşme ilişkisini ve takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 115.793,70 TL alacaklı olduğunu teyit ettiği, davalı tarafından icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ise de İİK'nun 50, TBK'nun 89 ve HMK'nun 10 maddeleri gereğince İzmir icra dairelerinin yetkili olduğu, davalının yetki itirazının yerinde olmadığı, buna göre davacının iddiasını ve asıl alacağının varlığını taraf defterlerinin uyuştuğu 115.793,70 TL tutarında ispat ettiği, bu durumda ispat külfetinin yer değiştirdiği davalıya geçtiği, davalının borçlu olmadığına ilişkin savunmasını ispat etmesi gerektiği, davalı tarafından davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının davacı şirket yetkililerince tutulduğu, gerçeği yansıtmadığı savunulmuş ise de, ticari defter ve kayıtların TTK ve ilgili Vergi Mevzuatı uyarınca tutulması gereken, açılış ve kapanışları onaya tabi olan zorunlu defter ve kayıtlar olduğu, bu kayıtların aksinin davalı tarafından aynı ispat gücüne sahip yazılı delille ispat edilmesi gerektiği, davalı tarafından bu yönde herhangi bir yazılı ispat vasıtası sunulmadığı, ayrıca her ne kadar davalı cevap dilekçesinde yemin deliline dayanmış ise de, davalının savunmasının ileri sürülüş biçimine göre dava konusu uyuşmazlıkta davalının yemin deliline başvurması olanaklı olmadığı gibi 6100 sayılı HMK' nun 226/1-c maddesi uyarınca da kanunen mümkün olmadığı, buna göre davalının takibe itirazının 115.793,70 TL alacak tutarında yerinde olmadığı ve itirazında haksız olduğu, tarafların sıfatı ve dava konusu uyuşmazlığın niteliğine göre talep edilebilecek faiz türünün avans faizi olduğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporlarının usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, ayrıca uyuşmazlığa konu alacak miktarı taraf defterlerinde kayıtlı olduğundan likit olduğu, davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal şartlarının oluştuğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:

  1. Davanın KISMEN KABULÜ ile İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 115.793,70 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

  2. 115.793,70 TL alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 23.158,74‬ TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

  3. Alınması gerekli 7.909,86 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 1.466,91 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 6.442,95 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,

  4. Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvuru harcı, 1.466,91 TL peşin harç, 2.750,00 TL bilirkişi ücreti, 133,00 TL müzekkere. tebligat. posta giderinden oluşan toplam 4.430,61‬ TL yargılama giderinin davanın kısmen kabulü ile kısmen reddi sebebiyle tarafların haklılık oranına göre (115.793,70/121.457,70=0,95) 4.223,99 TL'nin davalıdan tahsili davacıya ÖDENMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

  5. Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1. 4. maddesi uyarınca takdir edilen 18.526,99 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,

  6. Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1. 4. maddesi uyarınca takdir edilen 5.664,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,

  7. 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,

  8. İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun 2022/701 sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. 11. 13. maddesi uyarınca davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekillerinin ve davalı vekilinin yüzüne açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/01/2024

Katip ... Hakim ...

E-İMZA E-İMZA

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

delillerİtirazınİptaliizmirhüküm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:35

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim