İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/840 E. 2023/972 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/840
2023/972
6 Aralık 2023
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/840 Esas
KARAR NO : 2023/972
DAVA :Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/10/2022
KARAR TARİHİ : 06/12/2023
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12.03.2022 tarihinde ... adına kayıtlı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkilin maliki olduğu ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarptığı, kaza nedeniyle davacıya ait araçta yüksek maddi hasar oluştuğu, meydana gelen kazada tam ve asli kusurlu olan aracın kaza tarihi itibariyle ... Sigorta A.Ş. tarafından ... nolu poliçe ile zorunlu trafik sigortalı olduğu, kaza neticesinde oluşan zararın tazmini maksadıyla davacıya ait araç için Kasko poliçesini tanzim etmiş olan ...Sigorta Şirketine başvurulduğu ve sigorta şirketi tarafından kazaya ilişkin açılan ... numaralı hasar dosyası kapsamında araç onarımının tamamlandığını belirterek şimdilik 100,00 -TL değer kaybı tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt(avans) faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davalı sigorta şirketin yerleşim yerinin İstanbul olması sebebiyle HMK madde 6/1 gereği İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu, zarar gören kişilerin sigorta kuruluşuna hiçbir şekilde başvurmadan sigorta kuruluşu aleyhine doğrudan doğruya dava yoluna gitme hakları bulunmadığı, değer kaybının ZMMS Sigortası Genel Şartları A.5.a maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA:
Dava 6098 Sayılı TBK'nın 71 ve 2918 Sayılı KTK'nın 85 ve devamı maddeleri kapsamında açılan motorlu araç işletilmesinden kaynaklanan maddi tazminat (değer kaybı) isteğine ilişkindir.
DELİLLER:
- Kaza tutanağı,
-Sigorta bilgi ve gözetim merkezinin 02/11/2023 tarihli yazısı ve eki,
-...A.Ş' nin 03/05/2023, 29/11/2023 tarihli yazısı ve eki,
-Bilirkişi ...'in 09/04/2023 tarihli raporu.
-Bilirkişi ...'ın 14/06/2023 tarihli kök raporu ve 19/10/2023 tarihli ek raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
12/03/2022 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile davalı sigortanın zmms sigortalısı olan ... plaka sayılı aracın çarpışması neticesinde çift taraflı, maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, davacının işbu dava ile ... plakalı araçta meydana gelen hasara ilişkin olarak değer kaybı talebinde bulunduğu ve zararın ... plakalı aracın zmss sigortacısı olan davalı sigortadan tazminini istediği, davalı sigortanın ise mahkememizin görev ve yetkisini itiraz ettiği, davacının dava öncesi dava şartı zorunlu arabuluculuk şartını yerine getirmediği, davacının zararının bulunup bulunmadığı varsa ne olduğunun zmms genel şartlarına göre bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiği, sorumluluklarının poliçe teminat limiti, gerçek zarar ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğunu savunduğu, taraflar arasında mahkememizin görevli ve yetkili olup olmadığı, davacının dava şartı arabuluculuk şartını yerine getirip getirmediği, dava konusu kaza nedeniyle davacının değer kaybı talep edip edemeyeceği, edebilecek ise miktarının ne kadar olduğu ve davalının sorumlu olup olmadığı hususlarında ihtilaf bulunduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasında doğrudan sözleşme ilişkisi bulunmadığı, davacının sorumluluk sigortacısı olarak davalıya husumet yönelttiği, davanın niteliği itibariyle mutlak ticari dava olduğu, mahkememizin görevli olduğu değerlendirilmiştir.
Davacının dava öncesinde davalı ile dava konusu uyuşmazlığa ilişkin arabuluculuk görüşmesi yaptığı, dava şartı zorunlu arabuluculuğun yerine getirildiği anlaşılmakla davalının arabuluculuk şartının yerine getirilmediğine ilişkin usuli itirazının reddine karar verilmiştir.
Davaya konu kazanın İzmir ili Karabağlar ilçesinde meydana geldiği, davacının İzmir ili Bornova ilçesinde ikamet ettiği, söz konusu mahallerin mahkememiz yargı çevresi içerisinde olduğu, HMK nun 16 maddesi uyarınca mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmakla davalının yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce davacıya ait aracın sicil ve geçmiş hasar kayıtları ile dava konusu kaza nedeniyle görmüş olduğu onarım işlemlerine ilişkin kayıtların ilgili kurumlardan istenildiği ve dosyaya kazandırıldığı görülmüştür.
Mahkememizce davacı sürücüsü, davalı sigorta sürücüsü ve üçüncü kişilerin kusur durumlarının belirlenmesine yönelik dosyanın trafik kusur bilirkişisine tevdi edildiği, bilirkişinin 09/04/2023 tarihli raporunda, davacı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile 2961 Sokağı takriben seyir halinde 2959 Sokak kavşağına geldiğinde aracının sağ ön yan kısımlarına, sağı 2959 sokaktan düz seyir ile kavşağı geçmek isteyen davalı sigorta poliçeli araç sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracının sol ön köşe kısımları ile çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davacı taraf araç sürücüsü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı 2961 Sokak üzerinde seyri sırasında, trafik işaret ve levhaları ile belirtilmemiş olan olay mahallindeki kontrolsüz kavşağa yaklaşırken/girerken, trafik güvenliği açısından, hızını azaltması, kavşak başına geldiğinde, gerekiyorsa durması, yolu kontrol edip kavşaktaki sağından gelen ... plakalı sigortalı araca yol verdikten sonra yolun müsait olmasına müteakip seyrine devam etmesi gerekirken, aksi bir davranışla seyrine devam etmek suretiyle önüne gelen sigortalı araç ile çarpışmak sureti ile kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 84 ve 57 maddeleri uyarınca kusurlu olduğu, davalı sigorta poliçeli araç sürücüsü ...'in ise sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracı ile 2959 sokağı üzerinde seyrine devam ederek 2961 Sokak başına geldiğinde, sol tarafından gelen davacı araç sürücüsüne göre, kavşakta sağdan gelen araç sürücüsü olarak ilk geçiş hakkına sahip olduğu anlaşılsa da, olay mahalli kontrolsüz kavşağa yaklaşırken/girerken, aynı kavşağa farklı kollardan başka araçlarında girebileceğini ön görüp hızını azaltması, yan kolları gözeterek, bu yeri yavaş ve dikkatli bir şekilde geçmesi gerekirken bu durumu dikkate almadan önlemsiz vaziyette kavşağa giriş yapıp, sigortalı araç ile çarpışması olayında, davacı araç sürücüsüne göre az da olsa kusurlu olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce davacının zararının bulunup bulunmadığı, varsa ne olduğu hususlarının belirlenmesine yönelik olarak dosyanın makine mühendisi bilirkişisine tevdi edildiği, bilirkişinin 14/06/2023 tarihli kök raporunda; 12.03.2022 tarihinde meydana gelen kazada davacıya ait ... plaka sayılı aracın ön kısımlarından aldığı darbe sonucunda sağ ön çamurluk ve sağ ön kapının değiştirilerek sağ ön kapı direk sacı ve sağ marşbiyel sacının doğrultma yapılarak boyanması ile karoseri onarımının tamamlanabileceği, meydana gelen kazada araçtaki hasarın pert-total işlemine tabi tutulacak düzeyde bir hasar olmadığı ve aracın onarımının ekonomik olacağı, araçta meydana gelen değer kaybı için aracın özel ve tüzel kullanım şekli, bakım-onarım durumu,vaki kaza öncesindeki hasarlı-hasarsız hali, yaşı, kilometre durumu ve değerini etkileyen tüm faktörler dikkate alınarak, Yargıtay kararları doğrultusunda aracın hasar meydana gelmeden öncesi kaim değeri ile meydana gelen hasar sonrası 2.el piyasa kaim değeri arasındaki farka göre belirlendiği, buna göre 12.03.2022 tarihindeki kaza öncesinde ... plaka sayılı aracın mevcut hali ile 2.el piyasa rayiç değerinin 285.000,00 TL ve kaza sonrası 2.el piyasa rayiç değerinin de 270.000,00 TL olabileceği, aracın 2.el satışı esnasında 15.000,00 TL değer kaybı meydana gelebileceği yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, mahkememizce bilirkişiden aracın kasko değeri ile serbest piyasa rayici arasında oluşan çelişki ile davacı itirazları doğrultusunda ek rapor düzenlenmesinin istenildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen 19/10/2023 tarihli ek raporda, kök raporda aracın kaza öncesi rayiç değerinin 385.000,00 TL olarak tespit edilmesine rağmen rapora maddi hata sonucu 285.000,00 TL olarak yazıldığı, aracın kaza öncesi rayicinin 385.000,00 TL olduğu, aracın kaza sonrası onarılmış haldeki değerinin ise 360.000,00TL olarak tespit edildiği, buna göre araçta kaza nedeniyle meydana gelen değer kaybının 25.000,00 TL olduğu, davalı sigorta sürücüsünün %25 kusurlu kabul edilmesi halinde talep edilebilecek değer kaybı zararının 6.250,00 TL olarak belirlendiği yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve dosya kapsamında toplanan tüm deliller bir arada değerlendirildiğinde; Davacıya ait ... plakalı araç ile davalı sigortanın zmms sigortalısı olan... plakalı aracın çarpışması neticesinde çift taraflı, maddi hasarlı kazanın meydana geldiği, mahkememizce alınan trafik bilirkişi raporuna göre davalı sürücüsünün geçiş üstünlüğü kendisinde olmasına rağmen kontrolsüz kavşağa yaklaşırken hızını yavaşlatmadığı, mevcut hızı ile kavşağa giriş yaptığı, kazanın meydana gelmesinde az da olsa etken olduğu, davacı sürücüsünün ise sağdan gelmekte olan davalı aracına geçiş üstünlüğü tanıması gerekirken bu kurala riayet etmediği, kazanın meydana gelmesinde etken olduğu, davalı sigorta tarafından kusur raporuna itiraz edilmiş ise de meydana gelen kazanın oluş biçimi, taraf sürücülerinin kaza tutanağına yansıyan beyanları bir arada değerlendirildiğinde davacı sürücüsünün asli %75 kusurlu, davalı sürücüsünün ise tali %25 kusurlu olduğunun kabul edilmesi gerektiği, mahkememizce alınan kusur bilirkişi raporunun hakkaniyete ve somut olaya uygun olduğu, yeniden kusur incelemesi yapılmasının yargılamaya katkı sağlamayacağı, davalı sürücü ile onun eyleminden sorumlu olan kişilerin meydana gelen zarardan sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu, dava konusu kazada davacıya ait aracın, sağ ön çamurluk ve sağ ön kapı kısımlarından hasarlandığı ve hasarlanan parçaların niteliğine ilişkin taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, her ne kadar davalı sigorta tarafından 7327 sayılı yasa ile 2918 sayılı KTK'nun 90 ve 93 maddelerinde değişiklik yapıldığı ve değer kaybına ilişkin hesaplamanın zmms genel şartlarına göre yapılması istenilmiş ise de Anayasa Mahkemesinin 29/12/2022 tarih ve 2021/82 esas sayılı dosya kapsamında 7327 sayılı yasa ile KTK'nun 90.maddesinin 1.fıkrasına eklenen 2.cümlenin iptaline karar verildiği, iptal kararlarının derdest dosyalar yönünden uygulanmasının zorunlu olduğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının usuli kazanılmış hakların istisnasını teşkil ettiği, Anayasa Mahkemesince bir kanun hükmünün iptal edildiği bilindiği halde görülmekte olan davaların anayasa aykırılığı saptanan kurallara göre görülüp çözümlenmesinin Anayasanın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği, bu kapsamda iş bu davada Türk Borçlar Kanunun haksız fiile ilişkin hükümleri, KTK hükümleri ile genel şartların bunlara aykırı olmayan hükümleri ile bu doğrultuda yeni genel şartlarla çeliştiği durumda Yargıtayın genel şartlarının yürürlüğe girmesinden önceki yerleşmiş içtihatları doğrultusunda uygulama yapılması gerektiği, bu nedenle değer kaybı talebi yönünden tazminat hesaplamasında davacının taleplerinin genel hükümlere ve serbest piyasa rayiçlerine göre değerlendirilmesi gerektiği, mahkememizce alınan makine mühendisi bilirkişi ek raporunda davacının serbest piyasa rayiçlerine göre kusur değerlendirilmesi yapılmaksızın 25.000,00 TL değer kaybı zararının bulunduğunun tespit edildiği, davalı tarafından bu rapora itiraz edilmiş ise de kaza tarihi itibariyle dava konusu aracın niteliği, özellikleri, kullanım şekli, geçmiş hasar kayıtları ve ülkemizin ekonomik koşulları ile meydana gelen hasarın boyutuna göre bilirkişi tarafından belirlenen değer kaybı zararının makul olduğu, davalı sigortanın soyut iddia ve itirazlarını destekler somut herhangi bir delil sunmadığı, bu nedenle mahkememizce hesap yönünden yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına ilişkin talebin reddedildiği, davacının davalı sürücünün %25 kusuruna karşılık 6.250,00 TL değer kaybı zararının bulunduğu ve bu zararını talep edebileceği, davalı sigortanın ise kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın 05/05/2021-05/05/2022 tarihleri arasındaki dönemde ve kaza tarihi itibariyle zmms sigortacısı olarak zmms teminatı kapsamında kalan davacının değer kaybına ilişkin zararından sorumlu olduğu, davacının yargılama aşamasında 30/10/2023 tarihli dilekçesi ile dava değerini arttırdığı, değer arttırım dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği, davacının dava öncesinde davalı sigortaya 08/07/2022 tarihinde müracaat ettiği, davalı sigortanın 22/07/2022 tarihinde temerrüde düştüğü, davacının bu tarih itibariyle temerrüt faizi talep edebileceği, davacının sıfatına ve dava konusu aracın niteliğine göre somut uyuşmazlıkta uygulanması gereken faizin avans faizi olduğu, mahkememizce alınan kusur ve zarar gören davacıya ait aracın değer kaybı bedeline ilişkin hesaplama yapan makine mühendisi bilirkişi kök ve ek raporunun yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda kaza tarihi itibariyle serbest piyasa rayiçleri ile dosya kapsamı ile usul ve yasaya uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu anlaşılmakla davacının değer kaybı talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacı vekili davacının zorunlu arabuluculuk görüşmelerinde kendisini vekille temsil ettirdiğini bu nedenle arabuluculuk aşaması için vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiş ise de, 21/09/2023 tarihinden itibaren yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 16. Maddesi ile 29/05/1957 tarihli 1957/4-6 sayılı İçtihadi Birleştirme Kararının birlikte değerlendirilmesi zorunludur. Hüküm tarihinde yürürlükte olan 2022 yılı AAÜT 16. Maddesinde; "...- (1) 1136 sayılı Kanunun 35/A maddesinde uzlaşmasağlama, arabuluculuk, uzlaştırma ve her türlü sulh anlaşmalarından doğacakavukatlık ücreti uyuşmazlıklarında bu Tarifede yer alan hükümler uyarıncahesaplanacak miktarlar, akdi avukatlık ücretinin asgari değerlerinioluşturur.
(2) Ancak, arabuluculuğun dava şartı olması halinde, arabuluculuk aşamasında avukat aracılığı ile takip edilen işlerdeaşağıdaki hükümler uygulanır:
a) Konusu para olan veya para iledeğerlendirilebilen işlerde avukatlık ücreti; arabuluculuk sonucunda arabuluculukanlaşma belgesinin imzalanması halinde, bu Tarifenin üçüncü kısmına görehesaplanan ücretin dörtte bir fazlası olarak belirlenir. Şu kadar kimiktarı 28.750,00 TL’ye kadar olan arabuluculuk faaliyetlerinde avukatlıkücreti, bu maddenin (c) bendinde yer alan maktu ücretin dörtte bir fazlası olarak belirlenir. Ancak, bu ücret asıl alacağı geçemez.
b) Konusu para olmayan veya para iledeğerlendirilemeyen işlerde avukatlık ücreti; arabuluculuk sonucundaarabuluculuk anlaşma belgesinin imzalanması halinde, bu Tarifenin ikincikısmının ikinci bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre öngörülen maktuücretin dörtte bir fazlası olarak belirlenir.
c) Arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ilesonuçlanması halinde, avukat, 4.600,00 TL maktu ücrete hak kazanır. Ancak,bu ücret asıl alacağı geçemez.
ç) Arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ilesonuçlanması halinde, tarafın aynı vekille dava yoluna gitmesi durumunda müvekkilinavukatına ödeyeceği asgari ücret, (c) bendine göre ödediği maktu ücret mahsup edilerek, bu Tarifeyegöre belirlenir..." düzenlemesi mevcuttur.
Maddenin başlığı Arabuluculuk, uzlaşma ve her türlü sulh anlaşmasında ücret olup, madde de bu faaliyetler sırasında Avukat ile temsil edilme sebebiyle hak kazanılan Avukatlık ücretine ilişkindir. Arabuluculuk sürecinde Avukat ile temsil halinde hüküm tarihine göre 4.600,00 TL ücrete hak kazanıldığı açıktır. Dolayısıyla Avukat ile temsil olunan taraf için bu borç doğmuştur ve yukarıda belirtilen İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu bir yargılama gideridir. Ancak maddenin (ç) bendinde; "...aynı vekille dava yoluna gidilmesi durumunda müvekkilin avukatına ödeyeceği asgari ücret, (c) bendine göre ödediği maktu ücret mahsup edilerek, bu tarifeye göre belirlenir..." hükmü nazara alındığında aynı vekille dava açılıp, temsil edilme halinde eldeki davada olduğu gibi davacı taraf lehine hükmolunan vekalet ücreti içerisinde bu miktarında olduğu kabul edilmelidir. Aksi halde yargılama gideri olarak kabul edilen Avukatlık ücreti (ç) bendi göz ardı edilerek 17.900,00+4.600,00= 22.500,00 TL olacaktır. Halbuki (ç) bendi uyarınca mahsup yapılması zorunlu olduğundan davacı için 17.900,00-4.600,00=13.300,00 TL tarifeye göre dava sırasında temsil, +4.600,00 TL'de arabuluculuk sürecinde aynı vekil ile temsil edildiğinden hak kazanılan yargılama gideri olan avukatlık ücreti 17.900,00 TL'dir. Mahkememizce davacı yararına dava ve duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden vekalet ücreti hüküm altına alınmış olmakla ayrıca arabuluculuk aşaması için 4.600,00 TL vekalet ücreti takdirine gerek olmadığından davacı vekilinin arabuluculuk aşamasına ilişkin olarak vekalet ücreti talebinin reddi ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.(Benzer yöndeki karar için bkz. Yargıtay 9. H.D'nin 19/04/2022 tarih ve 2022/3979 esas, 2022/4838 karar sayılı ilamı)
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:
-
Davanın KABULÜ ile 6.250,00 TL'nin 22/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
-
Alınması gerekli 426.93 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harç ve 105,03 TL ıslah harcı toplamı 185,73 TL harcın mahsubu ile bakiye 241,20 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
-
Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvuru harcı, 80,70 TL peşin harç, 105,03 TL ıslah harcı, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 131,25 TL müzekkere. tebligat. posta giderinden oluşan toplam 2.397,68 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili davacıya ÖDENMESİNE,
-
Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1. 4. maddesi uyarınca takdir edilen 6.250,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
-
Davacının arabuluculuk aşaması için vekalet ücreti talebinin REDDİNE,
-
6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,
-
İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun ... sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. 11. 13. maddesi uyarınca davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 341 vd. Maddeleri uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/12/2023
Katip ... Hakim ...
E-İMZA E-İMZA
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:03