İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/774 E. 2023/902 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/774
2023/902
10 Kasım 2023
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/60 Esas
KARAR NO : 2023/969
DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 15/01/2018
KARAR TARİHİ : 06/12/2023
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16/10/2016 tarihinde ... plakalı aracın sürücüsü olan davalı ...'un tam kusuru ile sebebiyet verdiği kaza neticesinde ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı, maddi ve manevi zararının oluştuğu, davalı ... ve zmms sigortacısı olan davalının söz konusu zarardan sorumlu olduğunu belirterek 10.000,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkili olmadığı, dava öncesi başvuru şartının yerine getirilmediği, sorumluluklarının poliçe teminat limiti, gerçek zarar ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğu, mahkemece kusur ve maluliyet yönünden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik zararlarının zmms poliçe teminatı kapsamında olmadığı, taşımanın hatır taşımasına dayandığı, hatır taşıması nedeniyle hesaplanan tazminattan indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığı, mahkemece kusur ve tazminat hesabı yönünden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, davacının zararını ispat etmesi gerektiği, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA:
Dava, 6098 Sayılı TBK'nın 71 ve 2918 Sayılı KTK'nın 85 ve devamı maddeleri kapsamında açılan motorlu araç işletilmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
DELİLLER:
-...nin 16/03/2018 tarihli yazısı ve eki poliçe ve hasar dosyası,
-Tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırmaları,
-İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosya sureti,
-Davacıya ait tedavi kayıtları,
-Trafik kusur bilirkişi ...'in 11/11/2019 tarihli kusur raporu,
-Ege ATK nun 31/03/2020 tarihli maluliyet raporu,
-Davacıya ait nüfus kayıt örneği,
-İzmir İl Emniyet Müdürlüğünün 27/11/2020 tarihli yazısı ve eki,
-İzmir SGK' nun 10/01/2021, 12/01/2021 tarihli yazısı ve eki,
- İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 24/11/2021 tarihli maluliyet raporu,
-İstanbul ATK 2. Üst Kurulu tarafından düzenlenen 15/12/2022 tarihli maluliyet raporu,
-Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 16/05/2023 tarihli aktüer raporu.
-Karşıyaka ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosya sureti,
-İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosya sureti,
-Davalı ... tarafında sunulan ibraname ve feragatname.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacının, 16/10/2016 tarihinde yolcusu olduğu, dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davalı ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ve dava dışı ... yönetimindeki ... plakalı araçların çok taraflı, yaralamalı, ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazasına karıştığı, kaza neticesinde kendisinin bedensel zarara uğradığı iddiası ile ... plakalı aracın sürücüsü ile bu aracın zmms sigortacısı olan davalı sigortadan iş bu dava ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu, davalı sigortanın davacının dava öncesi başvuru yapmadığı, yetkili mahkemelerin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu, sorumluluklarının poliçe teminat limiti, gerçek zarar ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğu, mahkemece kusur, maluliyet ve tazminat hesabı yönünden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, tazminattan hatır taşıması sebebiyle indirim yapılması gerektiğini savunduğu, diğer davalı ...'un kusursuz olduğu, kusurun diğer sürücüye ait olduğu, davacının maluliyetinin bulunmadığı, talep edilebilecek tazminat miktarının fahiş olduğunu savunduğu, taraflar arasında davacının dava öncesi başvuru şartını yerine getirip getirmediği, mahkememizin yetkili olup olmadığı, davacının davaya konu kazada yaralanıp yaralanmadığı, bedensel zararının bulunup bulunmadığı, maluliyeti var ise oran ve süresi ile bundan kaynaklı maddi ve manevi zararının ne olduğu ve davalıların sorumlu olup olmadığı hususlarında uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacı ile davalı ... (...) Sigorta A.Ş arasında doğrudan sözleşme ilişkisi bulunmadığı, uyuşmazlığın sorumluluk sigortalarından kaynaklandığı, mutlak ticari dava niteliğinde olduğu, diğer davalı yönünden ise davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu, davanın aynı hukuki ilişki ve nedenden kaynaklandığı, davalılardan biri hakkında verilecek hükmün diğerlerini etkileyecek nitelikte bulunduğu, söz konusu uyuşmazlığın birlikte çözümlenmesi ve karara bağlanmasının gerekli olduğu, tüm davalılar yönünden davanın birlikte yürütülmesi gerektiği anlaşılmakla mahkememizin görevli olduğu değerlendirilmiştir.
Davalı ... tarafından davacının dava öncesi başvuru şartını yerine getirmediği savunulmuş ise de, davaya konu kazanın 16/10/2016 tarihinde meydana geldiği, mahkememizce davacı vekilinden dava öncesi başvuru belgelerinin istenildiği, davacı vekili tarafından 09/12/2020 tarihli dilekçe ekinde başvuruya ilişkin dilekçe ve mail yazışmalarının sunulduğu, buna göre dava öncesi başvuru koşulunun yerine getirildiğinin kabulü gerektiği anlaşılmakla davalının bu yöndeki usule ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.
Davalı ... tarafından mahkememizin yetkisine itiraz edilmiş ise de, davacının yerleşim yerinin İzmir ili Kemalpaşa ilçesi olduğu, davaya konu kazanın İzmir İli Konak ilçesinde meydana geldiği, söz konusu mahallerin mahkememiz yargı çevresi içerisinde yer aldığı, 6100 sayılı HMK'nun 7 ve 16 maddeleri uyarınca tüm davalılar yönünden ortak yetkili mahkemenin İzmir mahkemeleri olduğu anlaşılmakla davalının yetki itirazı mahkememizce yerinde görülmemiştir.
Davacının dava dilekçesinde 10.000,00 TL maddi tazminat talep ettiği, ancak maddi tazminat talebinin hangi zarar kalemlerine ilişkin olduğunu bildirmediği, bunun üzerine mahkememizce davacı vekiline talebini açıklamak, somutlaştırmak ve ayrıştırmak üzere süre verildiği, davacı vekilinin 12/08/2020 tarihli dilekçesi ile dava dilekçesinde talep edilen 10.000,00 TL maddi tazminatın 500,00 TL'sinin SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri, 4.500,00 TL'sinin bakıcı gideri, 5.000,00 TL'sinin ise maluliyet nedeniyle oluşan zarara ilişkin olduğunu beyan ettiği, bunun üzerine mahkememizce davacı vekiline maluliyetten kaynaklanan tazminat talebinin geçici ve/ veya sürekli iş göremezlik zararlarından hangisine veya hangilerine ilişkin olduğunu bildirmek üzere yeniden süre verildiği, davacı vekilinin 09/10/2020 tarihli dilekçesi ile maluliyete ilişkin talep edilen 5.000,00 TL tazminatın sürekli iş göremezlik zararına ilişkin olduğunu bildirdiği, böylece davacının maddi tazminat talebinin 500,00 TL'sinin SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri, 4.500,00 TL'sinin bakıcı gideri, 5.000,00 TL'sinin ise sürekli iş göremezlik zararına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu kazaya ilişkin adli soruşturma yürütüldüğü, soruşturma neticesinde davalı ... aleyhinde taksirle bir kişinin ölümü ile birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesinin 27/04/2017 tarih, ... esas, ... karar sayılı ilamı ile adı geçen sanık sürücünün bilinçli taksirle tam ve asli kusurlu olarak bir kişinin ölümü ile birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçunu işlediğinin kabulü ile neticeten 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizce dava konusu kazada davacı, davalı sürücü ve dava dışı üçüncü kişilerin kusur durumlarının belirlenmesine yönelik olarak dosyanın trafik kusur bilirkişisine tevdi edildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen 11/11/2019 tarihli raporda, davalı araç sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki ... Plakalı aracı ile Mustafa Kemal Sahil Bulvarını takriben Balçova istikametine mevcut hızı ile seyir halinde iken Polis evi karşısı virajlı alana geldiğinde aracının kontrollünü kaybedip gidiş istikameti sağında bulunan delinatör(plastik) dubalara aracının sağ kısmı ile çarptığı, çarpmanın etkisi ile seyir dengesini kaybederek sol istikametine doğru savrulup orta refüj beton bariyerlere çapıp aşarak karşı yön istikametinden Konak İstikametine doğru seyir halinde olan dava dışı sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ve dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ...(...) plakalı resmi araca çarpıp durması sonucu ... plakalı araç sürücüsü ölümü ve birden fazla kişi yaralanmasından dolayı ölümlü yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davalı araç sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki ... Plakalı aracı ile gece vakti meskun mahal asfalt kaplı aydınlatmanın yeterli 30 km hız tahditli üç şeritli tek yön konumlu viraj yola gereken dikkat ve özeni göstermediği,1.55 promil alkollü araç kullanıp kural ihlali yaptığı, aracının teknik özekliklerini dikkate almadığı, aracının hızını yolun icap ve şartlarına uyarlamayıp kanun ve yönetmelikle belirtili hız sınırları üzerinde bir hızla seyrettiği, görüş alanını etkin kontrollü altında bulundurmadan tedbirsiz ve kontrolsüz seyir halinde iken virajda önündeki araçları tehlikeli biçimde sağında geçmeye tevessül ettiği, bu tavrı nedeni ile yaratmış olduğu tehlikeli ortamda aracının kontrollünü kaybedip kendi yol bölümünde tutma becerisini gösteremediği, istikametinin soluna doğru savrulup beton bariyerli orta refüjü çarpıp aşarak karşı yön şeritte gelen davacının da içinde olduğu dava dışı iki araca çarparak durması sonucu, tedbirsiz dikkatsiz ve özen yükümlülüklerine aykırı araç kullanıp sebebiyet verdiği ölümlü yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası olayında 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/b ve 48/5 maddelerini ihlal ettiğinden %100 asli derecede tam kusurlu olduğu, Dava dışı müteveffa sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile gece vakti meskun mahal üç şeritli tek yön konumlu yolda kural ve nizamlara uygun kendi yol bölümde seyir halinde iken, davalı sürücünün kusuru ve hartasından dolayı virajlı yol bölümünde alkollü ve yüksek hızla seyir yapıp kontrolünü kaybederek orta refüjü aşıp aracının üzerine düşerek çarpmaya maruz kalması olayında kazayı önleme adına yapabileceği bir durumun olmaması nedeni ile atfı kabil kusuru olmadığı, dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ...(...) plakalı resmi aracı gece vakti meskun mahal üç şeritli tek yön konumlu yolda kural ve nizamlara uygun kendi yol bölümde seyir halinde iken, davalı sürücünün kusuru ve hatasından dolayı virajlı yol bölümünde alkollü ve yüksek hızla seyir yapıp kontrolünü kaybederek orta refüjü aşıp önce dava dışı müteveffa sürücü ...'ün idaresindeki araca çarpıp savrularak aracının ön kaput Üüzerine düşerek çarpmaya maruz kaldığı ani gelişen olayda kazayı önleme ve kurtulma adına yapabileceği bir durumun olmaması nedeni ile kusuru olmadığı, davacı yolcu ...'ın ise müteveffa sürücü ...'ün idaresindeki ... plakalı sayılı araçta yolcu konumunda olup meydana gelen kazaya etken faktörü ve kusuru olmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce davacının zararının bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla maluliyetinin belirlenmesi yoluna gidildiği, bu kapsamda ilk olarak Ege ATK'dan maluliyet raporu düzenlenmesinin istenildiği, Ege ATK'nın 31/03/2020 tarihli maluliyet raporunda, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği hükümlerine göre davacının sürekli iş göremezlik oranının % 39,1, geçici iş göremezlik süresinin ise 18 ay olarak tespit edildiği, davalılarca söz konusu rapora itiraz edilmesi üzerine mahkememizce dosyanın İstanbul ATK'ya gönderilmesine karar verildiği, İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 24/11/2021 tarihli maluliyet raporunda, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği hükümlerine göre davacının sürekli iş göremezlik oranının % 32, geçici iş göremezlik süresinin ise 18 ay olduğu ve davacının başka birisinin sürekli bakımına muhtaç olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 3 ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceğinin tespit edildiği, bu rapora da taraflarca itirazda bulunduğu, mahkememizce taraf vekillerinin itirazları ile söz konusu raporlar arasında çelişki bulunması sebebiyle dosyanın İstanbul ATK 2. Üst Kuruluna gönderildiği, İstanbul ATK 2. Üst Kurulu tarafından düzenlenen 15/12/2022 tarihli maluliyet raporunda, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği hükümlerine göre davacının sürekli iş göremezlik oranının % 32, geçici iş göremezlik süresinin ise 18 ay olduğu ve davacının başka birisinin sürekli bakımına muhtaç olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 3 ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceğinin tespit edildiği yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce davacının sürekli iş göremezlik tazminat taleplerinin yanı sıra bakıcı gideri, SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri olduğu dikkate alınarak dosyanın aktüer doktor bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen 16/05/2023 tarihli raporda, davacının maluliyetinin %32 sürekli sakatlık, 18 ay geçici iş göremezlik ve 3 ay geçici bakım ihtiyacı olarak dikkate alındığı, hesaplamada davacının gelirinin asgari ücret olarak dikkate alındığı, dosya kapsamındaki belgelere göre davalı ... şirketi tarafından davacıya yargılama aşamasında 349.627,12 TL ödeme yapıldığı, davalı ...'un %100 kusurlu kabul edilerek hesaplama yapıldığı, kaza tarihi itibariyle zmms poliçe teminat limitinin 310.000,00 TL olduğu, TRH 2010 Yaşam Tablosu Progresif Rant Yöntemi uygulanarak yapılan hesaplamada davalı ... tarafından yapılan ödeme tarihi itibariyle yapılan ödemelerin davacının zararını karşılamadığının tespit edildiği, bunun üzerine güncel verilerle yeniden hesaplama yapıldığı, bu kapsamda yapılan hesaplamada davacının bakiye sürekli iş göremezlik zararının 1.372.808,85 TL, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinin 4.000,00 TL, bakım giderinin ise 4.941,00 TL olarak tespit edildiği yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve dosya kapsamında toplanan tüm deliller bir arada değerlendirildiğinde; Davacının, 16/10/2016 tarihinde yolcusu olduğu, dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davalı ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ve dava dışı ... Yönetimindeki ... plakalı araçların çok taraflı, ölümlü, yaralamalı trafik kazasına karıştığı, mahkememizce alınan 11/11/2019 tarihli trafik bilirkişi kusur raporuna göre, davalı sürücü Uğur'un sevk ve idaresindeki araçla seyir halinde olduğu sırada yola gereken dikkat ve özeni göstermediği, hızını yol durumuna göre ayarlamadığı, yasal sınırın üzerinde alkollü olduğu ve orta refüjü aşmak sureti ile karşı yönden gelmekte olan ve davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu araca çarpması olayında asli %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının ve bu araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı ve kusursuz olduğu, davalılarca kusur raporuna itiraz edilmiş ise de, bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmenin meydana gelen kazanın oluş biçimi, kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, yeniden rapor alınmasının yargılamaya katkı sağlamayacağı dikkate alınarak mahkememizce davalılar talebi yerinde görülmemiştir.
Maluliyet yönünden ise İstanbul ATK 2. Üst Kurulunun 15/12/2022 tarihli maluliyet raporuna göre davacının 16/10/2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle %32 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 18 aya kadar uzayabileceği, 3 ay boyunca geçici bakım ihtiyacının olduğu, davalılarca söz konusu rapora itiraz edilmiş ve yeniden rapor alınması talep edilmiş ise de, Yargıtay 4 ve 17(Kapatılan). Hukuk Dairelerinin 2021 yılı ve sonrasındaki yerleşik içtihatlarına göre maluliyete ilişkin alınacak raporların kaza tarihine göre 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerektiği, buna göre kaza tarihi olan 16/10/2016 tarihi itibariyle yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği hükümlerine göre davacının maluliyetinin tespit edilmesi gerektiği, maluliyet değerlendirilmesinin rapor tarihinde mevcut evrak doğrultusunda kişide mevcut olan arıza ve hastalığa göre yapıldığı, bir raporda mevcut olduğu tespit edilen hastalıkların bir başka raporda iyileşmiş veya vasfı değişmiş olduğundan her iki raporun farklı olabileceği, ayrıca bazı arızaların farklı maddelerde değerlendirilebildiği ve bunun hangi maddede değerlendirileceğine ait kesin yönergeler bulunmadığı, takdirinin hekimin tercihine bırakılmış olduğu, bu nedenle farklı oranlar çıkabildiği, bu durumların yönetmelikten kaynaklandığı, bu nedenle Ege ATK'nın 31/03/2020 tarihli raporu ile İstanbul ATK 2 İhtisas Kurulunun 24/11/2021 tarihli raporları arasında çelişkiden bahsedilemeyeceği, ilave olarak davacının İstanbul ATK'nun ön raporları doğrultusunda mahkememizce yargılama aşamasında hastaneye sevk edildiği ve son sağlık durumunun tespit edildiği, dava konusu kazaya ilişkin tüm tedavi kayıtlarının dosyaya kazandırıldığı, ayrıca bizzat muayene edildiği, açıklanan nedenlerle İstanbul ATK 2. Üst Kurulunun 15/12/2022 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, buna göre somut olayda davacının geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle %32 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 18 aya kadar uzayabileceği ve başka birisinin 3 ay süre ile bakımına muhtaç durumda olduğunun kabul edilmesinin ve dikkate alınmasının gerçek zarar ve hakkaniyete uygun olduğu mahkememizce değerlendirilmiştir.
Mahkememizce alınan 16/05/2023 tarihli doktor aktüer bilirkişi raporunda TRH Yaşam Tablosu Progresif Rant Yöntemine göre davacının geliri asgari ücret olarak esas alınarak yapılan hesaplamada davacının bakiye sürekli iş göremezlik zararının 1.372.808,85 TL, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinin 4.000,00 TL, bakım giderinin ise 4.941,00 TL olarak belirlendiği, davacının yargılama aşamasında davalı ... tarafından sunulan ibraname uyarınca davalı ... yönünden 11/05/2022 tarihli celsede feragat beyanında bulunduğu, davalı ... yönünden maddi ve manevi tazminat taleplerinin devam ettiğini bildirdiği, mahkememizce davacı vekiline 23/06/2023 tarihli celsede değer arttırım yapmak üzere kesin süre verildiği ancak davacı vekilinin kesin süre içerisinde ara karar gereğini yerine getirmediği, bu nedenle mahkememizce dava dilekçesinde talep edilen miktarlar üzerinden uyuşmazlığın değerlendirildiği, bu kapsamda yapılan değerlendirmede, davacının maddi tazminat taleplerinden davalı ... yönünden feragat ettiği, bu feragat nedeniyle davalı ... yönünden davanın reddi gerektiği, davalı sürücü ... yönünden ise davalı sigortanın yapmış olduğu ödemenin sürücü olan davalı ... yönünden ödemenin güncel tutarınca sorumluluğu sona erdirdiği, bakiye kısım yönünden davalı ...'un sorumluğunun devam ettiği, mahkememizce alınan aktüer raporuna göre davalı sigortanın yapmış olduğu ödeme güncellenerek mahsup edildiğinde davacının bakiye 1.372.808,85 TL sürekli iş göremezlik zararı bulunduğu, bu zararını davalı ...' dan talep edebileceği, davacı tarafından bu zarara ilişkin olarak 5.000,00 TL talep edildiğinden taleple bağlı kalınarak bu miktarın hüküm altına alınması gerektiği, davacının davalı ...'a ilişkin SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri ve bakıcı gideri talepleri yönünden ise davalı sigortanın ibra edilmiş olması ve davalı ... tarafından davacıya yapılan ödemenin davacının aktüer bilirkişi tarafından hesaplanan bu zararlarını karşılıyor olması nedeniyle reddi gerektiği, davalı ...'un trafik kaza tarihi olan 16/10/2016 tarihinde temerrüde düştüğü, davacının sıfatı, meydana gelen zararın niteliğine göre talep edilebilecek faiz türünün yasal faiz olduğu, mahkememizce alınan kusur, 15/12/2022 tarihli ATK 2 Üst Kurulu maluliyet ile aktüer doktor bilirkişi raporlarının oluşa ve dosya kapsamı ile usul ve yasaya uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu anlaşılmakla davacının maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede ise, yukarıda izah edildiği üzere davalı ...'un kazanın meydana gelmesinde asli %100 kusurlu olduğu, yine mahkememizce alınan İstanbul ATK 2. Üst Kurulunun 15/12/2022 tarihli maluliyet raporuna göre davacının %32 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 18 aya kadar uzayabileceği ve başka birisinin 3 ay süre ile bakımına muhtaç durumda olduğu, buna göre manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatmak, bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmek, bir teselli, bir savunma ve ruhu tatmin etmek amacıyla insan yaşamının kutsallığı çevresinde olayın oluş şekline, tarafların kusur oranlarına, meydana gelen yaralamanın niteliğine, davacının yaşına, yaşanan olaydan doğrudan etkilenmesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına özellikle 26.6.1966 gün ve 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının içeriğine ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimine, oranına, niteliğine, günün ekonomik koşullarına ve manevi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vermemesi ilkesi ile 155 promil alkollü olmak ve orta refüjü aşmak suretiyle söz konusu kazaya bir kişinin ölümü ve birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet veren davalı sürücü yönünden manevi tazminat miktarının olayın ağırlığını ortaya koyması, hukuka aykırılığı özendirmemesi ve benzer olayların bir daha yaşanmaması için tedbir almasını sağlayacak caydırıcı fonksiyonu bulunması gerektiği ve davacının manevi tazminat talebinin makul olduğu dikkate alınarak 50.000,00 TL üzerinden kabulünün hak ve nesafet kurallarına uygun olduğu, meydana gelen kazada sürücü ve haksız fiil faili olarak %100 kusurlu olan davalı ...'un açıklanan nedenlerle davacının uğradığı manevi zarardan sorumlu olduğu, davalı sürücünün kaza tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, tarafların sıfatına ve dava konusu uyuşmazlığın niteliğine göre talep edilebilecek faizin yasal faiz olduğu anlaşılmakla davacının manevi tazminat talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:
DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE,
-
Davalı ... Sigorta A.Ş yönünden 6100 sayılı HMK'nun 307 maddesi uyarınca feragat nedeniyle davanın REDDİNE,
-
Davacının maddi tazminat talebinin davalı ... yönünden KISMEN KABULÜ ile 5.000,00 TL maddi tazminatın 16/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... den tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
-
Davacının manevi tazminat talebinin KABULÜ ile 50.000,00 TL manevi tazminatın 16/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... den tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
-
Alınması gerekli 3.757,05 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 1.024,65 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.732,40 TL karar ve ilam harcının davalı ...'ten tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
-
Davacı tarafından yapılan 1.024,65 TL peşin harç, 1.650,00 TL bilirkişi ücreti, 4.130,00 TL ATK rapor ücreti, 429,05 TL müzekkere. tebligat. posta giderinden oluşan toplam 7.233,70 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabulü ile kısmen reddi sebebiyle tarafların haklılık oranına göre (55.000,00/60.000,00=0,91) 6.582,66 TL'nin davalı ...'ten tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
-
Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1. 4. maddesi uyarınca takdir edilen 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'ten tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
-
Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/1. 4. maddesi uyarınca takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'ten tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
-
Davalı ... kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden reddolunan maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1. 4. maddesi uyarınca takdir edilen 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,
-
Davalı ... Sigorta A.Ş lehine vekalet ücreti takdir edilmesine YER OLMADIĞINA,
10-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,
Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı.06/12/2023
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:38