SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/656 E. 2023/820 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/656

Karar No

2023/820

Karar Tarihi

19 Ekim 2023

T.C.

İZMİR

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/656

KARAR NO : 2023/820

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 26/08/2022

KARAR TARİHİ : 19/10/2023

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili Mahkememize verdiği 26/08/2023 havale tarihli dava dilekçesinde; davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı serbest bölgede gerçekleştirilen bir takım işçilik bedellerine ilişkin davacı şirket adına 23 adet KDV dahil fatura kesildiğini, davacı şirket tarafından KDV dahil tüm kalemlerin ödendiğini, faturaya konu işçiliklerin büyük bir kısmının serbest bölgede ve hayata geçirildiğini, davalı tarafa gönderilen İzmir ... Noterliği ' nin 27/05/2022 tarih...yevmiye numaralı ihtarnamede de belirtildiği üzere hukuk sistemi ve mevzuat uyarınca fazla ve yersiz ödenen vergi ödemelerinin iadesinin gerektiğini, Gelir İdaresi Başkanlığı'ndan tebliğ edilen 27/04/2022 tarihli ... sayılı özelge gereğince davalı tarafa 30 adet fatura üzerinden fazla ve yersiz ödenen fatura toplamı olan 981.473,18 TL tutarın davacı şirkete iadesinin gerektiğini, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu' nun 1/1. Maddesinde ticari, sınai ve zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye' de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV' ye tabi olduğunu, 17/4-I maddesinde serbest bölgelerde verilen hizmetlerin KDV' den istisna olduğunun hüküm altına alındığını, aynı kanunun 8/2. maddesine göre vergiye tabi bir işlem söz konusu olmadığı veya KDV' yi fatura veya benzeri vesikalarda göstermeye hakkı bulunmadığı halde düzenlediği bu tür vesikalarda KDV gösterenlerin bu vergiyi ödemekle mükellef olduklarını, serbest bölgelerde verilen hizmetlerde istisnanın usul ve esaslarına dair açıklamalara KDV Genel Uygulama Tebliğinin ''IIF-4.9. Serbest Bölgelerde Verilen Hizmetler İle Bu Bölgelere İlişkin Yük Taşıma İşleri'' başlıklı bölümünde yer verildiğini, Türkiye'de yerleşik veya serbest bölgede faaliyet gösteren firmalar tarafından bilfiil serbest bölge içinde ifa edilen hizmetlerin KDV' den istisna olduğunu, bu işleri yapanların serbest bölge içerisinde faaliyette bulunup bulunmamalarının istisna uygulamasına engel olmadığını, fazla ve yersiz hesaplanan ve hazineye ödenen vergilerin iadesine ilişkin esasların yer aldığı Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği' nin '' I-C/1.1. Fazla veya Yersiz Uygulanan Vergi'' bölümünde fazla veya yersiz hesaplanan ve hazineye ödenen verginin Maliye Bakanlığı' nın belirleyeceği usul ve esaslara göre işlemi yapan mükellefe iade edileceği söz konusu iadenin yapılabilmesi için işlemle ilgili beyanların düzeltilmesi ve fazla veya yersiz hesaplanan verginin satıcı tarafından alıcıya geri verilmesinin şart olduğu hususlarının düzenlendiği ve çeşitli örneklerle açıklamalara yer verildiğini, KDV' den istisna olduğu halde KDV hesaplanması halinde hesaplanan verginin kanunun 8/2 maddesi uyarınca ödenmesinin gerektiğini, bu şekilde fazla ve yersiz ödenen verginin ise aynı maddenin bakanlığa verilen yetkiye istinaden yapılan düzenlemeler çerçevesinde iade edilebileceğini, davacı şirkete verilen ve fiilen serbest bölgede ifa edilen hizmetlerin KDV kanununun 17/4.ı maddesi gereğince KDV' den istisna olduğunu, faturaların dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, 23 adet faturaya ilişkin toplam 761.972,18 TL KDV bedelinin fazla ve yersiz şekilde davalıya ödendiğini bu nedenle iadesinin gerektiğini, 6100 sayılı HMK' nın 390. Maddesi uyarınca davalı tarafın haklarının elde edilmesi süresince zorluk çıkaracağının açık ve net olduğunu, bu sebeple iadesi istenen bedel tutarınca davalı firmanın taşınır taşınmaz banka hesaplarına tedbir konulmasının mahkemeden talep edildiğini belirtmiş ,23 adet faturaya ilişkin 761.972,18 TL fazla ve yersiz ödenen KDV bakiye bedelinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, iadesi istenen toplam tutar ederince ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile davalının taşınır taşınmaz veyahut banka hesaplarına tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili Mahkememize verdiği 25/10/2023 tarihli cevap dilekçesinde; TTK m.18/II maddesinde “Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi gerekir” düzenlemesinde yer alan “basiretli iş adamı” ölçütünün sadece TTK m.18/II’de yer almadığını, acenteliğe ilişkin TTK m.110/II hükmünde ve kollektif şirkette tasfiye memurlarına ilişkin TTK m.286 da da yer aldığını, basiretli iş adamı ölçütünün bir kusur ölçütü olup her tacirin yaptığı veya yapmadığı iş ve işlemlerin sorumluluğunu ve bu sorumluluk nedeni ile ortaya çıkabilecek kusurun zararını çekmekle mükellef olduğunu, dava konusu olayda, davacının dava dilekçesinde iddia ettiği üzere 30 adet faturanın davalı şirketçe kesildiği ve 981.473,18 TL yersiz ödemenin davacı şirket tarafından yapıldığını, bu kadar fazlaca fatura işleminde ve miktar olarak yüksek bir meblağda davacı şirketin, davalı şirkete bir ikazı olmadan hep ve sürekli bu şekilde işlem tesis edilmesinin art niyetli değilse davacı şirketin kusuru olduğunu, genel hukuk normu olarak da hiç kimse kendi kusurundan yararlanamayacağını, TTK MADDE 21/2 maddesinde " Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. " düzenlemesinin bulunduğunu TTK 18/II ile ilgili sorumluluğun TTK 21/II maddesi bağlamında değerlendirdirildiğinde yaptığı işlemlerde basiretli davranmayan davacı şirketin faturaları aldıktan sonra da kendi özen ve dikkat yükümlülüğünü yerine getirmediğini, faturaları aldıktan çok sonra eldeki bu dava ile ilgili başvuruda bulunduğunu, faturalardan en yeni tarihlisinin 2019 yılına ait olduğunu ,yasal süresi içerisinde uhdesine ulaşan faturalara itiraz etmeyen kendi ticari defterine işleyen davacı şirketin bu davayı açmasının usule, yasaya ve hukuka tamamen ve açıkça aykırı olduğunu, davacı şirketin, davalı şirketin kendisine kesmiş olduğu faturalara itiraz etmeyip ticari defterlerine işlemiş olsa da sonradan fark ettikleri anda davalı şirketle YMM ... aracılığı ile iletişime geçtiğini, Yeminli Mali Müşavirlik Karşıt İnceleme Tutanağı düzenleyerek fazladan ödedikleri vergi iadesini talep ettiğini, dilekçe ekinde sunulan bir kısım Yeminli Mali Müşavirlik Karşıt İnceleme Tutanakları ile bu tutanaklarla ilgili vergi dairesinde yapılan işlemlere ait kayıtlar celp edildiğinde davacı şirketin fazla ödediği vergileri, ilgili kurumdan alabildiği ve davalı şirketin bu hususta kendilerine yardımcı olduğunun görüleceğini, davalı şirketin, davacı şirketçe kendisine gönderilen tüm Yeminli Mali Müşavirlik Karşıt İnceleme Tutanaklarını gereğince tanzim ettiği ve davacı şirketin fazla ödediği vergilerin iadesi hususunda yardımcı olduğunu, bu işlemler sonrasında davalı şirkete bu konuda başkaca Yeminli Mali Müşavirlik Karşıt İnceleme Tutanağı düzenleme talebi gelmediğini, gelmiş olsa davalı şirketin aynı samimiyetle bu formları da doldurup ilgili merciye teslim edebilecek olduğunu, davacı şirketçe ilgili vergi dairesine başvuru yapılmasının dava açmadan önce elzem bir nokta olduğunu, davalı şirket ile davacı şirket arasında dava konusu faturalar ile ilgili Yeminli Mali Müşavirlik Karşıt İnceleme Tutanağı düzenlenip düzenlenmediği ve düzenlendi ise vergi iadelerinin alınıp alınmadığı hususunda YMM ...'ın tanık olarak dinlenilmesinin ve ilgili vergi dairesine müzekkere yazılarak bu hususun sorulmasının talep edildiğini, dava ile ilgili olarak, davalı şirketin, faturayı düzenleyen olarak dava edildiğini ancak, her ne kadar faturayı düzenleyen davalı şirket de olsa davacı şirket fatura kalemlerinden, davalı şirketin kasasına girmeyen KDV alacağından bahisle davayı açtığını, bu alacak kaleminin davalı şirketin değil ilgili vergi dairesinin uhdesine davalı şirketçe yatırıldığını, bu sebeple davanın davalı şirket aleyhinde sonuçlanması halinde yersiz ödeme yapılan vergi dairesine rücu hakkının saklı kalmak kaydı ile Maliye Hazinesi'nin sorumluluğunun doğacağını, Hazine Ve Maliye Bakanlığı'nın davaya fer’i müdahil olarak katılımını teminen, kuruma davanın ihbar edilmesinde davalı açısından hukuki yarar bulunduğunu, dava dilekçesinin 2. Sayfasının 2. Paragrafında ''....30 adet fatura üzerinden fazla ve yersiz ödenen vergi olan toplam 981.473,18 TL tutarın müvekkil şirkete iadesi gerekmektedir.' dendiğini ancak dilekçenin sonuç ve istem kısmında 23 adet faturaya ilişkin 761.972,18 TL fazla ve yersiz ödenmiş .... ... ödenmesine' dendiğini ve dava dilekçesinin içeriği ile sonuç kısmının çeliştiğini, bu durumun bahsedilen Yeminli Mali Müşavirlik Karşıt İnceleme Tutanakları ile 7 adet faturanın iade alınmış olabileceği sonucunu doğurduğunu, hal böyle iken Yeminli Mali Müşavirlik Karşıt İnceleme Tutanaklarına her zaman cevap veren ve davacı şirkete yardımcı olan davalı şirketten bu kere neden iş bu tutanakların düzenlenmesi istenmeden dava yoluna gidildiğinin anlaşılamadığını, ödemelerin Yeminli Mali Müşavirlik Karşıt İnceleme Tutanağı gereğince vergi dairesi aracılığı ile davacı şirkete yapıldığını, ön inceleme aşamasında davacı şirketin ilgili vergi dairesine başvurmak sureti ile iş bu dava konusu alacaklarını tahsil etmek imkanı var ise anlaşma durumunun nazara alınacağını, ilgili alacağına kavuşmasını teminen Yeminli Mali Müşavirlik Karşıt İnceleme Tutanağı talep edilmesi halinde davalı şirketçe bu tutanakların gereğinin yapılacağını, davalı şirket ile davacı şirket arasında herhangi bir husumet bulunmadığını, davacı şirketin, davalı şirketin hak ediş ve alacaklarını ödememesi ile ilgili fatura alacağına dayalı cari alacak ile ilgili icra takibi ve iş bu icra takibine dayalı itirazın iptali davası mevcut olup onun dışında davacı şirkete teslim edecek bir mal ve ödenecek likit bir borcu bulunmadığını, ihtiyati tedbirin şartlarının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu’nun 389/1. maddesinde genel olarak düzenlendiğini, yasa hükmüne göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğini, davalı şirkete 2018/2019 yıllarında kesilen faturalarla ilgili dava açan davacı şirketin, uzun zamandır ticari hayatına devam eden kredi notları ve ödemeleri muntazam olan yeterince mal varlığı bulunan davalı şirkete karşı ihtiyati tedbir talebinde bulunmasının kötü niyetli olduğunu, davalı şirketin borçlarını her zaman tam ve eksiksiz ödemekte iken hesaplarına dava miktarı kadar tedbir konmasının ticari hayatına zarar vereceği ve telafisi imkansız zararlara yol açacağını, dava konusu alacağı kabul manasına gelmemek kaydı ile dava konusu faturalar ve alacaklar ile ilgili hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu belirtmiş, davanın Hazine ve Maliye Bakanlığı'na davanın ihbar edilmesine, davacı şirketin ihtiyati tedbir talebi ile haksız ve yersiz yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekilinin talebi doğrultusunda dava İzmir Vergi Dairesine ihbar edilmiş, ihbar olunan vekili Mahkememize verdiği 13/04/2023 tarihli dilekçesinde;

Ege Vergi Dairesi Müdürlüğünün... vergi kimlik numaralı

mükellefi... Endüstri Mekanik Mühendislik Enerji Taahhüt Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin fatura

dönemlerine ait KDV beyannamelerini ekte sunduğunu, düzeltme

beyannamesi verilmediğinin görüldüğünü,

konuya ilişkin Gelir Kanunları KDV ve ÖTV Grup Müdürlüğünün 27.04.2023 tarihli ve ...

sayılı yazısında belirtildiği üzere; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; 1/1'inci

maddesinde, ticari, sınai, zirai, faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, 17/4-ı maddesinde, serbest bölgelerde verilen hizmetlerin KDV'den

istisna olduğu hüküm altına alındığını, aynı Kanunun (8/2)nci maddesine göre, vergiye tabi bir işlem söz konusu olmadığı veya KDV'yi

fatura veya benzeri vesikalarda göstermeye hakkı bulunmadığı halde, düzenlediği bu tür vesikalarda KDV gösterenlern, bu vergiyi ödemekle mükellef olduklarını, serbest bölgelerde verilen hizmetlerde istisnanın usul ve esaslarına dair açıklamalara KDV Genel

Uygulama Tebliğinin ''II/F-4.9. Serbest Bölgelerde Verilen Hizmetler ile Bu Bölgelere İlişkin Yük Taşıma İşleri'' başlıklı bölümünde yer verilmiş olup, Türkiye'de yerleşik veya serbest bölgede faaliyet gösteren firmalar tarafından bilfiil serbest bölge içinde ifa edilen hizmetler KDV'den istisna olduğunu, bu işlemleri yapanların serbest bölge içinde faaliyette bulunup bulunmamaları istisna uygulamasına engel olmadığını, fazla ve yersiz hesaplanan ve hazineye ödenen vergilerin iadesine ilişkin esasların yer aldığı Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin ''I-C/1.1. Fazla veya Yersiz Uygulanan Vergi'' bölümünde, fazla veya yersiz hesaplanan ve Hazineye ödenen verginin, Maliye Bakanlığının belirleyeceği usul ve esaslara göre işlemi yapan mükellefe iade edileceği, söz konusu iadenin yapılabilmesi için işlemle ilgili beyanların düzeltilmesi ve fazla veya yersiz hesaplanan verginin satıcı tarafından alıcıya geri verilmesinin şart olduğu hususları düzenlendiğini ve çeşitli örnekler ile açıklamalara yer verildiğini, KDV'den istisna olduğu halde KDV hesaplanması halinde, hesaplanan verginin Kanunun 8/2'nci maddesi uyarınca ödenmesi gerektiğini belirtmiş , davacının talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Dava konusu edilen alacak isteğinin haklı olup olmadığı ve haklı ise talep edilebilecek alacak miktarının belirlenmesine yönelik olarak dosya ve taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan 02/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda; her iki yana ait 2019-2020-2021-2022 yıllarına ilişkin yasal defter ve dayanağı muavin kayıtların birbiri ile uyumlu olduğu, bu yasal kayıtlar içerisinde dava konusu yapılan 761.972,18.TL lık KDV bedeline isabet eden 23 adet davalı tarafından davacı adına tanzim edilen 23 adet hizmet faturasının her iki yana ait kayıtlarda mevcut olduğu, davalının davacı adına düzenlediği ilki 29.11.2019 tarihli, sonuncusu 29.09.2021 tarihli olmak üzere toplamda 23 adet, 4.233.178,77.TL matrah, 761.972,18.TL KDV olmak üzere 4.995.150,95.TL lık ihtilafa konu olan faturalara (son fatura tarihinden hareketle) yaklaşık 8 ay sonrasında yersiz ve haksız KDV düzenlemesi/tahsilatından hareketle itiraz edildiği görülmüş olup bu hususta takdirin Mahkemeye ait olduğu, bahse konu faturaların davalının davacı yana vermiş olduğu kurulum hizmetine yönelik olarak düzenlenmiş faturalar olduğu, davalının söz konusu faturalardan doğan 761.972,18.TL lık KDV tutarını davacıdan tahsil ederek ilgili vergi dairesi adına düzenlemiş olduğu KDV beyanları dahilinde tahakkuk ettirdiği ve süresi içerisinde bu KDV bedellerini ilgili vergi dairesine ödediği, davalının iddia ettiği şekli ile davacının Serbest Bölgede faaliyet göstermekte olduğundan hareketle dava konusu faturaların KDV siz olarak tanzim edilmesi gerekeceği şeklinde taraflarına herhangi bir ikazda bulunmadığı ve yaklaşık 4 yıla yaygın dönemdeki 23 fatura yönünden de davacının davalı yana yapmış olduğu yazılı ve sözlü hiçbir uyarının bulunmadığı anlaşılmakta olup bu hususta takdiri mahkemeye ait olduğu, İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı Gelir Kanunları KDV ve ÖTV Grup Müdürlüğüne yapmış oldukları 13.04.2022 tarihli özelge talep formuna verilen görüş yazısı içeriğinden hareketle: Serbest bölgelerde verilen hizmetlerde istisnanın usul ve esaslara dair açıklamalarda KDV Genel Uygulama Tebliği ' nin “II/F-4.9.Serbest Bölgelerde Verilen Hizmetler ile Bu Bölgelere İlişkin Yük Taşıma İşleri” başlıklı bölümünde yer verildiği, Türkiye’de yerleşik veya serbest bölgede faaliyet gösteren firmalar tarafından bilfiil serbest bölge içinde ifa edilen hizmetler KDV den istisna olduğu, bu işlemleri yapanların serbest bölge içinde faaliyette bulunup bulunmamalarının istisna uygulamasına engel olmadığı, KDV den istisna olduğu halde KDV hesaplanması halinde hesaplanan verginin kanunun 8/2 nci maddesi uyarınca ödenmesi gerektiği, bu şekilde fazla ve yersiz ödenen vergi ise aynı maddenin Bakanlığın verdiği yetkiye istinaden yapılan düzenlemeler çerçevesinde iade edilebileceği yönünde görüş verildiği, dolayısıyla takdiri mahkemeye ait olmak üzere davacının davalıdan 4 yıllık çalışma süreci içinde davalının tanzim ettiği ve 23 adet hizmet faturalarına isabet eden 761.972,18.TL lık fazla ve yersiz tahsil edilerek ilgili vergi dairesine yatırılan KDV tutarlarına yönelik beyanlara ilgili düzeltmelerin yapılması ve bu KDV bedellerinin ilgili vergi dairesinden geriye tahsil edilerek davacı yana ödenmesinin gerekeceği görüş ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.

Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda ; davacı tarafça davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı serbest bölgede gerçekleştirilen bir takım işçilik bedellerine ilişkin davacı şirket adına 23 adet KDV dahil fatura kesildiği, davacı şirket tarafından KDV dahil tüm kalemlerin ödendiği, faturaya konu işçiliklerin büyük bir kısmının serbest bölgede hayata geçirildiği ve ifa edilen hizmetlerin KDV den istisna olup fazla ve yersiz ödenen vergi ödemelerinin iadesinin gerektiğinden bahisle oluşan alacağın tahsiline yönelik olarak davalı hakkında Mahkememize dava açıldığı , taraflar arasında davalının davacı yana vermiş olduğu kurulum hizmetine yönelik ticari ilişki bulunduğu ve söz konusu ilişki kapsamında davalı tarafından ilki 29.11.2019 tarihli, sonuncusu 29.09.2021 tarihli olmak üzere toplamda 23 adet, 4.233.178,77 TL matrah, 761.972,18 TL KDV olmak üzere 4.995.150,95 TL lık fatura düzenlendiği , düzenlenen 23 adet hizmet faturasının her iki yana ait kayıtlarında da mevcut olduğu, davalının söz konusu faturalardan doğan 761.972,18.TL lık KDV tutarını davacıdan tahsil ederek ilgili vergi dairesi adına düzenlemiş olduğu KDV beyanları dahilinde tahakkuk ettirdiği ve süresi içerisinde bu KDV bedellerini ilgili vergi dairesine ödediği, 3065 sayılı KDV Kanununun; 1/1 maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye’de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu, 17/4 maddesinde, serbest bölgelerde verilen hizmetlerin KDV den istisna olduğunun hüküm altına alındığı, aynı kanunun 8/2 maddesine göre, vergiye tabi işlem söz konusu olmadığı veya KDV yi fatura veya benzeri vesikalarda göstermeye hakkı bulunmadığı halde düzenlendiği bu tür vesikalarda KDV gösterenlerin bu vergiyi ödemekle mükellef oldukları, KDV Genel Uygulama Tebliği ' nin “II/F-4.9.Serbest Bölgelerde Verilen Hizmetler ile Bu Bölgelere İlişkin Yük Taşıma İşleri” başlıklı bölümünde yer verildiği üzere Türkiye’de yerleşik veya serbest bölgede faaliyet gösteren firmalar tarafından bilfiil serbest bölge içinde ifa edilen hizmetler KDV den istisna olduğu, bu işlemleri yapanların serbest bölge içinde faaliyette bulunup bulunmamalarının istisna uygulamasına engel olmadığı, fazla veya yersiz hesaplanan ve Hazineye ödenen vergilerin iadesine ilişkin esasların yer aldığı KDV Genel Uygulama Tebliğinin “I-C/1.1.Fazla veya Yersiz Uygulanan Vergi” bölümünde fazla veya yersiz hesaplanan ve Hazineye ödenen verginin Maliye Bakanlığının belirleyeceği usul ve esaslara göre işlemi yapan mükellefe iade edileceği, söz konusu iadenin yapılabilmesi için işlemle ilgili beyanların düzeltilmesi ve fazla veya yersiz hesaplanan verginin satıcı tarafından alıcıya geri verilmesinin şart olduğu hususlarının düzenlendiği, söz konusu düzenleme doğrultusunda davalı tarafça beyanların düzeltilmesi ve fazla veya yersiz hesaplanan verginin satıcı tarafından alıcıya yani davalı tarafından davacıya geri verilmesinin gerektiği, taraflar arasında hizmet sözleşmesine dayalı ticari ilişki bulunduğu ve dava konusu edilen alacağın söz konusu ilişkiye dayalı olduğu , dava konusu edilen alacağın TBK 146. Maddesi gereğince 10 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğu ve dava tarihi itibariyle zaman aşımı süresinin dolmadığı , davalının zaman aşımı definin reddinin gerektiği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış , davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davanın KABULÜ ile, 761.972,18. TL' nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  2. Alınması gerekli 52.050,32. TL harçtan peşin alınan 13.012,58 TL harcın mahsubu ile bakiye 39.037,74 TL harcın davalı tarafça tamamlanmasına ,

  3. Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 112.676,00. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  4. Davacı tarafından yapılan 12 davetiye gideri 113,00. TL, bilirkişi inceleme ücreti 1.250,00 TL ,posta masrafı 59,00 TL olmak üzere toplam 1.422,00. TL yargılama gideri ile davacı tarafça yatırılan 13.104,78. TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına ,

Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere hakim İbrahim Halil Şayak'ın karşı oyu ve oy çokluğu ile verilen karar davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...'nün yüzüne karşı, açıkça okunup usulen anlatıldı.19/10/2023

Başkan ...

E-imzalıdır

Üye ...

E-imzalıdır

Üye ...

E-imzalıdır

Katip ...

E-imzalıdır

(Karşı Oy)

Karşı Oy: Davacının, davalı ile aralarında eser sözleşmesinden kaynaklanan ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davalı tarafından düzenlenen faturaların bedellerinin KDV dahil olarak davalıya ödendiği, ancak söz konusu işin KDV den istisna olduğu, davalıya yapılan KDV ödemesinin yersiz olduğu, iadesi gerektiği istemiyle işbu davayı ikamet ettiği, dava konusu uyuşmazlıkta verginin konusu ve mükellefiyette hata iddiası bulunduğu, mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesinde taraf defterlerinin uyumlu olduğu, davalı tarafından düzenlenen tüm faturaların davacı defterinde kayıtlı olduğu, davacının son fatura tarihinden yaklaşık 8 ay sonra faturalara itiraz ettiği, davacının davalının sebepsiz zenginleştiğine ilişkin herhangi bir iddiasının bulunmadığı, nitekim davalı tarafından davacıdan tahsil edilen KDV tutarlarının ilgili vergi dairesine beyanname ile bildirildiği ve ödendiği, bu halde davacının husumeti kamu idaresine yöneltmesi gerektiği, davalıdan talepte bulunamayacağı, ilgili kamu idaresinin ikincil mevzuata dayanarak davacıya dava öncesi vermiş olduğu cevapların işbu dosya kapsamında davacının iddiasının ve alacağının varlığının kabulü için yeterli olmadığı görüşümde olduğundan sayın çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılmıyorum.

Üye ...

E-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

''ııfmadde(HizmetizmirSözleşmesindenKaynaklanan)Alacak

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:10

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim