İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/953 E. 2023/688 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/953
2023/688
22 Eylül 2023
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/953
KARAR NO : 2023/688
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 15/05/2017
KARAR TARİHİ : 22/09/2023
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Davacı şirketin kamyon, tır vb. Büyük araç tamir ve bakımı, satışı, yedek parça satışı ve 7/24 yol yardım hizmeti işi ile uğraştığını, davalıya ait araçlara da tamir, bakım, yol yardım hizmeti verildiğini ve yedek parça satışı yapıldığını,
Davacı şirket ile davalı borçlu arasında 2014 yılından itibaren süregelen ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap bakiyesinden dolayı davacı şirketin anapara alacağı olarak 11.516,06 TL alacaklı olduğunu, cari hesap ekstresi ve faturanının sunulduğunu,
Davacının ödenmeyen faturalardan kaynaklanan alacağı için İzmir ... İcra Dairesi'nin ... sayılı icra dosyası ile takip yapıldığını, ticari defter kayıtları incelendiğinde 11.516,06 TL alacağın olduğunun görüleceğini,
Davalı borçlunun icra dairesine verdiği itiraz dilekçesinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı şirketin alacağının likit olduğunu,
Haksız ve kötüniyetli itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davacı şirketin dava dilekçesi ve eklerini 09/06/2017 tarihinde tebliğ aldığını, iddiaların asılsız olduğunu,
Davacı araçlarının bir defa servise gittiğini fakat abartıldığı gibi faturadaki işlemlerin yapılmadığını,
Kesilen faturanın tebliğ edilmediğini, kendilerine bilgi verilmediğini,
Başlatılan icra takibinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle itiraz edildiğini, davacı şirket yetkilileri ile görüşme taleplerinin geri çevrildiğini,
Bilirkişi incelemesi ile belgelerdeki imzaların kendisine ait olmadığının ortaya çıkacağını, fatura ve sevk irsaliyelerinin incelenmesi sonucunda araçların davacı şirketi servisinde olmadığınını saptanacağını, araçların şehir dışında olması nedeni ile delil sunma hakkını saklı tuttuğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe :
15/04/2019 Tarihli Bilirkişi Raporu, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 16/02/2023 Tarihli yazısı, İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, T... A.Ş.'nin 15/05/2018 Tarihli yazısı, ... Bankası A.Ş.'nin 09/04/2018 Tarihli yazısı dosyamız arasına alınmıştır.
SMMM ...nün 15/04/2019 Tarihli Bilirkişi Raporunda; Davacının davalıya kestiği faturalara göre muhtelif tarihlerde davacı tarafından ... ve ... plakalı araçlara tamir, bakım onarım hizmeti verildiği, iş emri davacının ticari defterlerinde davalı ... ile olan ticari ilişkiyi gösterir cari hesabın 120.035.0405 kodlu hesapta takip edildiği tespit edildiği, davacının takip tarihi itibariyle 11.516,06 TL davalıdan alacağının yerinde olduğu tespit edilmiştir.
Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İcra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.
Taraflar, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir. İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Her davada olduğu gibi, itirazın iptali davalarında da ispat yükü büyük önem taşır. Kendisine ispat yükü düşen taraf bunu yerine getirmezse, açtığı ya da aleyhine açılan davayı kaybeder. 4721 sayılı yasanın 6. Maddesine göre; ”kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. İtirazın iptali davalarında, davacının davalı ile aralarında mevcut olduğunu iddia ettiği hukuki ilişkiyi ve buna dayanarak borcun varlığını ispat etmesi bu yönde delil göstererek ispat hakkını kullanması gerekir. Bu davalarda davalı ise borcunun olmadığını yahut ödediğini, borcu bulunmakla birlikte maddi hukuka ilişkin ya da usul hukukuna ilişkin sebeplerden dolayı borcu ödeme zorunluluğunun bulunmadığını, kendisinin, davacının iddia ettiği ilgili hukuki ilişkinin tarafı olmadığı gibi hususları ispat etmek bu yönde savunmalarını delillendirmek zorundadır. Mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmediği, itiraz sebeplerini de itirazın iptali davasında ileri sürebilir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi'nin 17/11/2022 tarih, ... Karar sayılı ilamında; İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı taraf davalıya ait 2 adet aracın araç bakım onarım hizmetini yaptığı iddiasıyla fatura ve cari hesaba dayanarak icra takibi yaptığı, davalının itirazı üzerine itirazın iptali davası açıldığı, davalı tarafın cevap dilekçesinde fatura ve iş formlarındaki imzaların kendisine ait olmadığnı ileri sürmüş ise de sonrasında davalının kardeşine ait olduğunun belirlendiği, davalının 13/03/2018 tarihli celsede davalı ...'ın" şimdi bana gösterilen söz konusu belgelerdeki imzalar bana ait değildir, benim iki adet aracımı davacının servisine götürmüştür ancak onun parası da 8.000,00 TL dolayında bir miktar olarak davacı tarafa ödenmiştir. Davacı tarafa ödenmemiş bir borcum yoktur. " şeklindeki beyanının ödeme savunması niteliğinde olduğu görülmüştür. Davacı delilleri arasında açıkça yemin delilinin de gösterildiği, davalı yana yemin hakkının hatırlatılmamasının yerinde olmadığı, yemin hakkının hatırlatılması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinden, HMK nun 353/1-a-6 maddesi gereğince, yerel mahkeme kararın kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " şeklinde karar verilerek Mahkememizin ...Karar sayılı kararı kaldıırlmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve istinaf mahkemesinin ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde, yeminin kesin delil oluşu, yemin teklif edilmesi halinde iddianın başka delillerle artık ispatının mümkün olmayışı, yerine getirilen yeminin uyuşmazlık hakkında kesin delil oluşturduğu, yemin teklifinden bulunan tarafın yeminin hukuki sonuçlarına katlanması gerektiği, yemin teklif edenin yeminin eda edilmesi halinde savunmalarının aksinin ispatlanmış olacağı anlaşılmakla davacının yemin delili ile davasını ispat ettiği tespit edilmiş, alacağın likit olduğu da defter kayıtlarından anlaşılmış ve davanın kabulüne, icra inkar tazminatına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
-
Davanın KABULÜNE,
-
İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan İTİRAZIN İPTALİ İLE TAKİBİN DEVAMINA
-
Hüküm altına alınan alacağın %20 si olan 2.303,21 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-
Alınması gerekli 786,66 TL karar ve ilam harcının davacı tarafça peşin yatırılan 129,76 TL harçtan mahsubu ile kalan 656,90 TL nin davalıdan tahsiliyle HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
-
Davacı tarafça yatırılan 129,76 TL peşin harç, 31,40 TL başvurma harcı, 400 TL bilirkişi rapor ücreti, 285,00 TL tebligat ücreti olmak üzere toplamda 846,16 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-
Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde BIRAKILMASINA,
-
Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 11.516,06 TL nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-
Karar kesinleştiğinde artan gider ve delil avansının yatırana İADESİNE,
Dair, miktar bakımından kesin olmak üzere davacı-davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/09/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:49